Zaaflarımız yüzünden her alanda hezimete maruz kalabiliriz…

41
Reklam

Milli takımımızın Avrupa kupası (Euro 2020) kapsamında son karşılaştığı İsviçre’nin yıldız oyuncusu Xherdan Shaqiri, maç sonunda, “Türkiye’nin zaaflarını biliyorduk, onların üstüne gittik” demiş…

Zaaflarımızı değerlendiren İsviçre maçı 3-1 kazandı, takımının 2 golünü de Shaqiri attı.

Futbol günümüzde bilimsel yöntemlerle oynanıyor. Hocalar yalnız kendi takım oyuncularının en iyi hangi mevkide başarılı olacaklarını belirleyip herbirine özel taktik vermekle kalmıyor, rakip takımı da en ince ayrıntılarına kadar inceleyip her oyuncunun nasıl pasifize edileceğini de değerlendiriyor.

Saha kenarında hocanın yanında ellerinde tabletleriyle oturan yardımcıların taktik değişikliğini oyunculara sıkça hatırlattıklarını görüyorsak bundandır. 

Maç sırasında her oyuncuyla ilgili bilgileri izleyicilerle paylaşan spikerlerin elindeki verilerden çok daha ayrıntılısı takımların elinde var; ayrıca karşılaşmaya hazırlanırken her takım rakibin son maçlarını tekrar tekrar izleyerek zaaf belirleme çalışması da yapar. 

Her takım sahaya rakibin zaaflarına göre belirlenmiş bir oyun planıyla çıkar.

Bazıları milli takımımızın 2002 yılında dünya üçüncüsü olduğunu hatırlayıp benzer bir başarıyı şimdi de bekledi; oysa, bugünkü futbol 2002’de oynanandan çok farklı. 

Takımımızı dünya üçüncüsü yapmayı başarmış teknik direktöre, neredeyse tamamı yabancı takımlarda top koşturan oyunculara sahip olmamıza rağmen Euro 2020’den tek gole karşılık 8 gol yiyerek 0 puanla dönmemizin sebebini yanlış yerde aramamak gerekiyor.

Reklam

Biz kendimize -boş yere- güvenerek sahaya çıkıyoruz, rakipler bizim zaaflarımıza güvenerek…

Kazanan onlar oluyor.

[Karar gazetesinde yazan İlahiyat profesörü, tefsir hocası Mustafa Öztürk’ün genel olarak futbola özelde de ülkemiz futboluna dair iki gün önce yazdığı yazı dolgun içeriği ve isabetli tespitleriyle beni çok şaşırttı. Değme futbol yorumcusuna şapka çıkartacak yazısını futbola ilgi duyanların okumasını tavsiye ederim.

Shaqiri’nin tespiti siyasette de geçerli

Yazıya taze futbol haberi ve Shaqiri’nin değerlendirmesiyle girdim, ama meramım onun o sözünün iç ve dış siyasette de geçerli olduğunu hatırlatmak.

İç siyaseti her gün bu açıdan değerlendiriyorum zaten; bugün zaaf konusuna dış siyaset üzerinden bakmayı düşünüyorum.

En son Brüksel’de Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bir zirve oldu. NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları bir araya geldiler ve örgütün 1930’lu yıllar perspektifini belirlediler. Ayrıca korona salgını yüzünden uzun süredir yüz yüze görüşme fırsatı bulamamış liderler, zirvede buluşmuşken bu eksikliği gidermeye de çalıştılar.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da başta ABD başkanı Joe Biden olmak üzere pek çok ülke lideriyle zirvede baş başa görüşmeler yaptı.   

Reklam

Diplomaside değişmeyen kural, liderlerin zirvedeki ve ikili görüşmelerindeki çerçeveyi karşı ülkenin diplomatlarıyla yaptıkları ön temaslarla diplomatların belirlediğidir. Konunun uzmanları ön görüşmelerle liderlere pek az ucu açık kalmış konu bırakırlar.

Mümkün olduğu kadar sürpriz yaşanmaz bu yüzden…

Her heyet aylar öncesinden zirve ve ikili görüşmeler için hazırlık yapar.  

Görüşmelerde en son dokunuşla istenilen sonucun alınabilmesine giden yol futbolda başarıyı getiren yöntemden farklı değildir.

Zaaflara göre hazırlanılır.

O sebeple, önemli zirvelere veya ikili görüşmelere gidilirken, ülkeler kendi çizgilerine getirmek istedikleri ülkelere kendi açık-gediklerini göstermek istemez, buna karşılık görüşeceklerinin zayıf noktalarını belirleyip ondan istedikleri sonucu almaya çalışırlar.

ABD ile ilişkilerinde Türkiye -daha doğrusu AK Parti hükümeti ve özellikle AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan– ABD başkanıyken Donald Trump’ın zaaflarını kullandı.

Rahip Branson olayı bu anlamda işe yaradı.

Trump’ın Rusya ile ikircikli ilişkileri kullanılmak istendi, bir dereceye kadar bu da yararlı oldu.

ABD Biden’le değil de Trump’la katılıyor olsaydı, bu NATO toplantısı, Türkiye, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için, başarının zirve yapması haline dönüşebilirdi.

Türkiye’nin oyun planına uygun bir liderdi Trump ve Trump’lı ABD ile ‘siyaset-diplomasi oyunu’ Türkiye’nin bildiği bir tarzdı.

Zaafları iyi bilinen biri Trump.

Joe Biden’li ABD Türkiye için zorluklara sahip.

Buna karşılık Türkiye’nin zaafları fazlalaştı.

Zirveyle ilgili değerlendirme yapılırken bu farklılaşmayı akılda tutmak gerekir.

Dış siyaset içeriyi de etkiler

Brüksel’de neler yaşandığını bugün bilmek zor, yarın bugünleri yazacak tarihçiler bizim arşivimizde ikili görüşmelerle ilgili yazılı belge bulmakta zorlanacaklar. 

Görüşmelere adetten olduğu halde konuşmaları not etmek -ve gerektiğinde notlarla uyarmak- üzere diplomatlar alınmadığı için…

Ancak şunu söyleyebilirim: Amerikalılar -ve öteki Batılı ülkeler de- muhataplarının zaaflarını kullanmakta mahirdirler…

Türkiye’nin zaaf teşkil etme ihtimali bulunan eksik-gediklerini süratle ortadan kaldırması şarttır. Aksi halde, önümüzdeki dönem, Türkiye’nin dış ilişkileri açısından ciddi sıkıntılara uğramasını getirir.

Dışarıdan gelecek sıkıntılar da, hiç kuşkusuz, iç siyaseti etkileyecektir.

İçeride şu sıralarda yaşananlar zaafları daha da büyütüyor.

Milli takımımız Euro 2020’ye her biri oynadıkları takımda günümüz futbol anlayışına uyum sağlamış oyuncularla gitti, ancak sahaya eski oyun tarzıyla çıktı; sonucu gördük, görüyoruz.

Siyasette de aynı duruma düşmemek için ülkenin eski dünyada geçerli özelliklerinden -en önemlisi de zaaflarından- uzaklaştırılması gerekir. 

Bugünkü kadroyla, olmazsa yeni kadrolarla…

Aksi halde yenilgi kaçınılmaz.

ΩΩΩΩ

Reklam

41 YORUMLAR

  1. Ben bıraz Kürtce (Grmanjece) anliyorum ve adap PKK demiyor Deniz bütün Kürtistanın kızı Kürtlerin kızı, oda önceki şehitlerimiz gibi herkesin evladı diyiyor. Ama aşağıdaki iftiraci havuz adamın dediklerini saptırıyor.

    Íngilizcesinide kopiledım. Bakın bakalı hiç PKK kelimesi geçiyormu, orda.
    Istiyen bu linkteki video’yu dinlesin.

    https://www.yeniakit.com.tr/video/hdp-binasinda-oldurulen-deniz-poyrazin-babasindan-teror-orgutu-pkk-propagandasi-55817.html

  2. Ben bu gün, bazı işlerim nedeniyle oldukça geç kaldım. Yorumlara şöyle hızlıca bir göz gezdirdim ; milli maçlardaki hezimete pek dokunan olmamış .Bu nedenle ben konu hakkındaki görüşlerimi kısaca dile getirmek istiyorum; tabii ki bu saatteki yorumun yayınlanması maalesef gece yarısını bulur , o da ayrı bir konu !
    Evet, 3-0, 2-0 ve nihayet 3-1 lik hezimetlerle bu defteri kapattık !
    Yılda 3,2 milyon euro ücret alan Şenol Güneş’in ise konuyla ilgili açıklamalarını da okudum .Sorumluluğu kabul ediyor ama yönetime ve millete hesap vereceğini , istifa etmeyi düşünmediğini beyan ediyor !
    Adamın istifa etmek gibi bir derdi yok ! Bekleyelim ancak yönetimin de hesap soracağını sanmıyorum !
    Millete ise ne hesap verecek !
    Konuyla ilgili bir çok köşe yazsını okudum , bu adamın yaptığı bütün yanlışlıkları teker teker saymışlar .Ama kendisi hiç mi hiç oralı değil ! Maşallah ne onur ne haysiyet varmış ; peki bizim yerlerde sürünen onurumuz ve haysiyetimiz ne olacak !
    Tabii ki bir de futbolcular meselesi var ; 9 tanesi AB liglerinde top koşturan bu futbolcuların hiç bir varlık göstermemesinin bir bedeli, bir hesabı yok mu ! Daha doğrusu olması gerekmez mi!
    Yönetim hesap vermez, teknik sorumlu hesap vermez, futbolcu hesap vermez ! Ooohhh ne ala memleket !
    Yahu burası dingonun ahırı mı behey zalimler !
    Herkese iyi geceler

      • Herşeye maydanoz olmayı marifet sayan arkadaş.
        Falakaya falan gerek yok.istifa etseler yeter. Grupta zar zor bir gol atmış sıfır puan çekmiş bir takımın teknik direktörü hala işimin başındayım diyor.
        Balık baştan kokmuş bir kere.
        Üzüm üzüme baka baka kararırmış derler.
        Bunlar artık koruç olmuşlar.
        Maydanoz dedim ama aslında maydanoz çok güzel bir bitki.
        Kokan ağızlara birebir tavsiye ederim.

    • Suç oyuncuların değil, oyun kuramayanın. Oyuncular gayet liyakatlı, yetenekli. Çalıştırılan klüplerde el üstünde tutulup kendilerini ispatlamışlar. Damat değiller sonuçta yada dayı oğlu. Bu takımın başına getirdiğiniz “yerli ve milli” teknik direktör ise bu işten anlamıyor. Aynı Türkiye’nin hali. Ülkenin potansiyeli, genç nufüsu, coğrafyası herşeyi yerinde. Ama başa bir tane liyakatsız adamı getirmişsiniz. Sonuç ortada. Yüksek enflasyon, yüksek kur, yüksek işsizlik, yüksek kayıp. Kaybettiğimiz yıllar ve zarar üstüne zarar. Buna layık değiliz elbette. Bir tripod ve kameralık işleri kaldı. Ha gayret.

  3. Futbola gelirsek. Dünyanın en değerli futbolcularından bir takım oluşturmuşsunuz. Ama başına “yerli ve milli” bir zihniyet oturtmuşsunuz (Şenol hoca kusura bakmasın ama öyle :). Dünyadan kopuksunuz. Ne dünyayı ne takımınızı ne de rakiplerinizi doğru okuyabiliyorsunuz. Bu durumda takımı da oyunu da yenilgiye götürmeniz kaçınılmaz. Ülkenin düştüğü durum da aynen bu. Zihniyet bozukluğu. Milleti de bozuyor bu zihniyet. Ama az kaldı. Bir tripod bir kameralık işleri kaldı. 11. Video işi bitirecek diye bekliyoruz artık. Kelleler yavaş yavaş gidiyor. Sona doğru azimle. Bastır reis.

  4. Bir uluslararası sözleşmeyle ilgi Adalet Bakanlığı bürokratına “Bu sözleşme tamamen Türkiye’nin aleyhine. Bu sözleşmeyi ben uygulamam” dediğimde bana şunu söylemişti: “Maalesef dediğiniz doğru. Bakanlar, başbakanlar neyi imzaladıklarını bilmiyor. Yeter ki şatafatlı bir tören olsun. Bizleri de dinlemiyorlar. Basıyorlar imzayı”
    Yani ” bas bas paraları Leyla’ya” modunda bir dış politika icra ediliyor.
    Buradan ne çıkar?
    Aklınıza ve ahlakınıza havale ediyorum.

  5. Ülke Nereye Gidiyor

    İzmirdi hdp binasına yapılan baskın sonucu katledilen vatandaşın babası “o bizim değil kürdüstanın çocuğu, biz varlığımızı dağdakilere borçluyuz, devletle savaşa hazır olun” demiş
    Bundan önce benzer olaylarda “artık barış olsun, bu kavga bitsin” mealindeki açıklamalar yapılırdı. İzmir bile bu kişilere bir aidiyet duygusu vermediyse, dağdaki kalkışmaya bel bağlıyorsa ülke bir felaketin eşiğinde demektir. 28 Şubatta bu başörtülü milletvekiline haddini bildirin diyenler aldıkları sürekli yenilgi sayesinde fikirlerini değiştirdiklerinin söylüyorlardı oysa son abd başkanı ile görüşmede başörtülü tercümen görünce kudurdular, cumhuriyetten intikam alınıyor” şeklinde açıklamalar yapıyorlar. İşte bu guruha babacan, davutoğlu ve gül destek veriyor. Müslümanlar bilmelidirler ki chp nin onlara kini asla bitmez. İktidara geldiklerinden göreceksiniz; başörtülü öğretmenleri, hakimleri saçlarından süreyerek atacaklar bulundukları makamlardan. Kötü günler geliyor. en geç 2023 iktidar değişikliğinden sonra intikam duygusu ile heryerden saldıracaklar. Uluslararası sistem ak partiye çoktan sildi. Bakmayın doğrudan ve sert açıklamalarına ara verdiklerini, içerdeki adamları bu açıklamalar iktidara yarayabilir diye uyarmış olmalı.
    Ünlü şair süleyman çobanoğlu 2023 sonrası müslümanların başına gelecekleri önceden yazmış sanki;
    seni ağıllardan çıkartacaklar
    süreklerle, kargılarla, ilençle
    kurşun kaynayacak damarlarında
    gözünün ağına kan dökecekler

    sana tunç ve çelik fırlatacaklar
    ve er kancıklığı, kadın hasedi
    sevmeksizin taptıkları her şeyi
    sırtında bıçaklar köreltecekler

    sana itlerini hırlatacaklar
    boyun eğişlerin yalıyla keskin
    aya ulumandan yapılmış göğü
    hırçın ırmaklarla kışkırtacaklar

    sana öksüzlerden ad koyacaklar
    kovulmuş, itilmiş tanrı kuşları
    gökten ve topraktan doğmaman için
    ağaçtan yağmuru kemirecekler

    etini kemikten sıyıracaklar
    senin kar mavisi bakışlarını
    ve en soğuk doruklara gömdüğün
    ıssız merhameti kanırtacaklar

    sana yerde bir yer vermeyecekler
    allah’ın alnına sürdüğü aşkı
    mavi içgüdünü kusana kadar
    rüzgarı yasınla bağırtacaklar

    yel ıslık çalıyor, bilmeyecekler
    öksüzler kuzeye çağrıldığında
    hiç iz kalmayacak senden geriye
    insan, insanlıktan yarıldığında.

    • Akp de reisi de çoktan tükendi, sıfırı tüketti. Artık bu düşmanlaştırma işi de bitecek. Ne kadar provokasyon yaparlarsa yapsınlar gidecekleri bir yer kalmadı. Yolsuzluğun zirvesini yaptılar, bunları da bütün dünya gördü. Başörtüsü falan bunlar için salatanın sosundan öte bir şey ifade etmiyor. Yedikleri dolarlar önemli. Uyuşturucu, kara para, rüşvet, silah ticareti. Bunlara elbette dur denecek. Bir tripod ve kameraya yenileceksiniz …

    • Sayın hd, değerli paylaşımınız için çok teşekürler; bu şiirin de anlattığı, sn.bernarın da uzunca bir süredir muştulayıp durduğu “çok büyük kanlı altüst oluşlara” tam tekmil hazır ve alesta bekliyoruz; ilk adımı atan önce düşer, buyursunlar!!!
      Rabbilalemin gecinden versin, allah göstermesin ama yazıldıysa; hoşgeldin sefageldin devrim!!!

    • İzmirdi hdp binasına yapılan baskın sonucu katledilen vatandaşın babası “o bizim değil kürdüstanın çocuğu, biz varlığımızı dağdakilere borçluyuz, devletle savaşa hazır olun” demiş
      ben bu beyana hiç bir yerde rast gelmedim, siz nerede okudunuz?
      link atar mısınız?

      muhalefette başörtülü eşleri olanların destek verdiğini söylemek ne kadar makul?
      başörtülü öğretmenleri, hakimleri saçlarından süreyerek atacaklar-mış bulundukları makamlardan.
      babacan, davutoğlu, saadet partisi bunlara destek veriyor öyle mi???
      Allah akıl fikir versin ne diyeyim.

      neredeyse din elden gidiyor diyecekler,
      en yüksek faizi veren ülkelerden biri olurken din elden gidiyor diyen yok,
      yolsuzluk endekslerinde tırmanırken din elden gidiyor diyen yok,
      israf hat safhaya gelirken din elden gidiyor diyen yok,
      gelir dağılımı eşitsizliği büyürken din elden gidiyor diyen yok
      ,bu nasıl bir din anlayışıymış böyle.
      din sizi yolda görse sopayla kovalar.

      • İzmir’de katledilen Deniz Poyraz’ın babası “Biz varlığımızı dağdakilere borçluyuz, devletle savaşa hazır olun” demiş, öyle mi? Belli ki, “Nasıl olsa kimse doğru mu, yoksa benim giriştiğim bir istismar mı diye araştırmaz. Yazdığımı okur, okur okumaz da doğru kabul edip inanır” diye düşündünüz.

        Deniz Poyraz’ın PKK’ yandaşı Mezopotamya Haber Ajansı’na verdiği ropörtaj, orijinal video olarak söz konusu ajansın Internet sitesinde duruyor. Belki ahlakı, dürüstlüğü, istismar girişimlerini kaygı edinen bir Müslüman çıkar ve sizi utandırır.

        Müslüman kimliğinizle, Müslümanları korkutuyor, her zaman yaptığınız gibi, yine insanları birbirlerine düşürmeye çalışıyorsunuz:

        “Müslümanlar bilmelidirler ki chp nin onlara kini asla bitmez. İktidara geldiklerinden göreceksiniz; başörtülü öğretmenleri, hakimleri saçlarından süreyerek atacaklar bulundukları makamlardan. Kötü günler geliyor.”

        Türkiye’de Müslümanlar sadece AK Parti’ye oy verenler mi?

        Size söyleyecek söz bulamıyorum.

        • (1) Ahmet Hakan Kürtçe biliyor mu?
          (2) Karşılaştır bakalım Ahmet Hakan’ın cümlesi ile sahip çıktığın kişinin cümlelerini. Sonra da bu ikisinin çakma cümlelerini orijinal cümlelerle karşılaştır:

          Ahmet Hakan: ““Biz, dağlarda direnen aslanlara borçluyuz. Şu anda düşmanın tank ve toplarının önünde direniyorlar. Deniz, benim denizim değil, Kürdistan’ın denizidir”.

          HD: ““o bizim değil kürdüstanın çocuğu, biz varlığımızı dağdakilere borçluyuz, devletle savaşa hazır olun.”

          Baba Poyraz’ın sözleri:

          “Zulme karşı binlerce Deniz var. Kızım kimyasalla öldürülenlerden farklı değil. Kızım Sêvêlerden, Pakizelerden farklı değil. Lokman Birlik panzer arkasında sürüklendi. Kızım onlardan farklı değil. Mehmet Tunç şehit oldu. Deniz ondan farklı değil. Biz ne kadar yapsak da azdır. Biz bu halka hala borçluyuz. Ne kadar bedel ödesek de halka borcumuz bitmez.”

          “Şehit hepimizin şehididir. Herkesten tek istediğim; birlik olalım. Kürt halkının, HDP’nin başı sağ olsun. Tayyip ve ekibi elinden gelse tüm Kürdistan’a, Suriye’den Irak’a saldıracak. Kürt halkının mücadelesiyle bunu başaramayacaklar.”

    • “son abd başkanı ile görüşmede başörtülü tercümen görünce kudurdular, cumhuriyetten intikam alınıyor” şeklinde açıklamalar yaptılar.”
      Kudurmalarının sebebi, tercümanın Amerkali olmasından dolayı olmasınmı?

      Neyse bunlar hıç değilse Başörtülüleri doğum hane kapılarında bekleyip bebekleri ile birlikte lohusa anneyi hapise atmamıştılar. Öğle terörist vatan hainliğı ile suçlamiyordular. Sadece Şeriatçı diyiyordular, Şeriat Allahın kanunu olduğu için saygılı bir kelime.
      .

      O Milletin vekili olabilmek için TC vatandaşı olmak şart olmasına rağmen TC vatandaşlığından çıkmış ABD vatandaşı birisini 28 Şubatcıların ekmeğine yağ sürmek için millet vekili seçtirenler ACABA bugünlerın temelinimi atmak içinmi yaptılar?

      Daha sonra o hanım yani Türkçe okuduğunu zannetmiyorum çünkü ABD ‘de okulunu birdiğini biliyorum .ne kadar Türkçe biliyor orası bize karanlık o başörtülü tercümanın anası şu an cumbur cemaat Türkiyede adam kalmamış gibi devletin üst kademelerine yerleştırılmış bir kaç maaş alanlar, Türkiyeyi kötülemek için ABD ‘de New York gibi büyūk şehirlerde elele kilo melrtce insan zincir oluşturdular ve TVlerde bacak bacağa atip Ağızlarına gelen en kötü kelimeleri TC devleti için kullananlar şımdi gelmiş milletin vergileri ile köşelik oluyorlar.

      ABD vatandaşı teyze IBB bursu ile gittiği abd’de kendi işlerini yapmak için güya doktora yaptı.
      Türkiyeyi soyanlar ve BAŞÖRTÜLÜLERÍ terörist olarak ilan edip sülalece yok ediyorlarken tek kelime neden etmiyorsunuz.
      O yabancı uyruklu kızların sarayda ne işi var?
      Türkiyede O Kızı cebinden çıkaracak kadar hem Türkçeyi hemde Îngilizceyi o kadar çok bilen varken neden o kizı tercüman olarak yanına aldı?
      Neden aldı biliyormusunuz?
      Biden’a verdiği tavizlerden kimselerin haberi olmasın diye.
      Bu gibi taktikleri genelde suçlu insanlar yaparlar.

  6. Ekranda bir fotoğraf. Ortada Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sol tarafında, karapara aklama suçundan hem ABD hem de Türkiye tarafından aranan ve halen Avusturya’da göz altında tutulan Sezgin Baran Korkmaz.

    Onun yanında, halen ABD’de tutuklu bulunan, ABD devletini dolandırdığını itiraf eden ve 103 yıla mahkum edilmesi beklenen Amerikalı ve Sezgin Baran Korkmaz’ın suç arkadaşı Jacob Ortell Kingston.

  7. chp milletvekili çetin arığın şöyle bir iddiası var;

    “AKP eski milletvekili Mehmet Metiner, bozuk saat misali arada bir doğruları söyler ve sonra da çark eder. Metiner, AKP Bilecik eski Milletvekili olan ve halen Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğü görevini yürüten Fahrettin Poyraz’ın nerelerden maaş aldığını açıkladı. Nasıl bir baskı altında kaldıysa sonra Twitter hesabını kapattı. İlgili genel müdür de bu twiti yalanlandı”
    diyor.
    ayrıca,
    “Poyraz, genel müdürlük dahil 10 yerde de yönetim kurulu başkanlığı yapıyor. Bu 10 yerden de yönetim kurulu başkanlığı maaşı alıyor. Bu kadar yerden maaş alan kişi, Türkiye’de tarım ve hayvancılığın sorununu çözebilir mi? Çiftçi Tarım Kredi Kooperatifleri’ne gırtlağına kadar borçlanmışken, traktörünü satarken, bu sorunları çözmesi gereken kişinin 10 yerden maaş alması, yönetim kurulu başkanı olması vicdani midir, ahlaki midir”
    soruyor.

    “Davut Arpa, Bilecik AKP Gençlik Kolları’nda görevliyken, o dönem Bilecik Milletvekili olan Fahrettin Poyraz’ın danışmanlığını yaptı. Poyraz, genel müdürlüğe getirilince, danışmanı Davut Arpa’nın da Tarım Kredi Kooperatifleri’ne Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmasını sağladı. Genel müdür yardımcılığıyla da yetinilmemiş, toplam 4 yerde yönetim kurulunda da görevlendirilmiş.”

    Dr. Fahrettin Poyraz, 22, 23 ve 24’üncü dönem AKP Bilecik Milletvekili olarak görev yaptı. 24’üncü dönemde Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Başkanlığı görevini de yürüttü.
    maaş aldığı yerler;

    1-Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü

    2- GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

    3-Tarım Kredi Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı (TAREKSAV) Yönetim Kurulu Başkanı

    4- Tarım Kredi Holding Yönetim Kurulu Başkanı

    5- Bereket Tekaful Yönetim Kurulu Başkanı

    6- Bereket Emeklilik Yönetim Kurulu Başkanı

    7- Bereket Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı

    8- GÜBRETAŞ Maden A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

    9-Tarım Kredi Sera A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

    10-Tarım Kredi ve Kooperatifleri ve Birlikleri Sosyal Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

    11- AKP eski milletvekili olarak emeklilik maaşı alıyor.

    AKP Bilecik eski Gençlik Kolları Başkanı Davut Arpa, 2012-2017 yılları arasında TBMM’de 24, 25 ve 26. dönemlerde milletvekili danışmanı olarak görev yaptı. 2017 yılında Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nde Genel Müdür Danışmanlığı görevini yürüttü. Arpa, bu kurumda 2018 yılında İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı görevine getirildi. 2018-2020 yılları arasında İnsan Kaynakları Daire Başkanı olarak görev yapan Arpa, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu’nun 23.02.2021 tarihli kararı ile Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.
    maaş aldığı yerler;

    1-Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdür Yardımcısı

    2- Tarım Kredi Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı (TAREKSAV) Yönetim Kurulu Üyesi

    3- Tarım Kredi Holding Yönetim Kurulu Üyesi

    4- Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Sosyal Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi

    5- Tarım Kredi Birlik Yönetim Kurulu Başkanı.

    eğer bu iddialar doğruysa,
    ben şahsen doğru olup olmadığını bilmiyorum,
    iki, üç yerden maaş alan bürokratları eleştirdiğim için bu haberden sonra artık bu eleştirilerimin haksızlık olduğunu düşünmeye başladım o nedenle alıntılıyorum.

  8. Sayın yazar “Türkiye’nin oyun planına uygun bir liderdi Trump ve Trump’lı ABD ile ‘siyaset-diplomasi oyunu’ Türkiye’nin bildiği bir tarzdı.” buyurmuş;
    Bizansta oyun bitmez…
    Zirvenin yıldızı; tesettürlü oldukları için çocukken devletin okullarından atılmış ama şimdilerde cumhurbaşkanımıza tercümanlık yapan başörtülü türk kızıdır, itirazı olan?

    • Başörtüsünü yiye yiye bitiremediniz. O akp’nin bir tane kadın bakanı var. Kadına verdiği değer İstanbul anlaşmasından bir gece kararnamesi ile çıkması ve her gün sokakta kadınlar bıçaklanırken öldürülürken ve de akp aval aval bakarken görüldü. Milleti başörtüsü ile kandırmayı bırakın. Millet de kanmıyor artık bu saçmalıklarınıza.

        • Başörtüsüne gelmeden önce hesap verin. Her gün kadınlar öldürülürken, hangi hakla İstanbul sözleşmesinden çıktınız? Bir mafya babasını hapisten çıkarmak için kadın katillerini ve zorbaları ne hakla affediyorsunuz? Bunların hesabını elbette vereceksiniz. Kadınlara yaptığınız bu zulümler cezasız kalır sanmayın. Kadını ikinci sınıf gören bu zihniyet mutlaka tarihin çöplüğüne atılacak. Ha gayret.

  9. Sıkıntılı ve hastalıklı durumlarda teşhisi doğru koymak gerekiyor.
    Herkes ülkenin problemli olduğunu kabul ediyor iktidarından muhalefetine kadar .
    problemin temelinde adam yokluğu yatıyor.
    1 İktidar güç ve kudret sarhoşluğunda yılların verdiği iktidar sarhoşluğu baş döndürüyor ve herşeyde kendini haklı görüyor. kendinde inanılmaz güç devşiriyor. Amerikalı bunu 3 yüzyıl önce görmüş ve başkanlığı 2 dönemden sonrasına vermemiş .Bilimsel olarak kanıtlanmış yöneticiler 8-10 yıl sonrasında verimsiz oluyor ve sapmalara başlıyor. Bunu değişmez kanunla sabitlemek lazım .
    2 Muhalefet öylesine bi çareki muhalefet lideri kendinde başkanlık gücünü görmüyor ve bilmem kaç senedir Sürekli yeniliyor .Onynda 8 yıldan sonra görevi mutlak sürekli bırakması gerekiyordu bırakmadı .
    Ülke ikisinin arasında sıkıştı kaldı .Aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık çare
    Yeni ve denenmemiş insanları ortaya çıkarmalıyız. CHP bunu denedi Muharrem ince partisinden yuksek oy aldı ama yıllanmış başkan izin vermedi.
    AKP çıkardı yine yıllanmış başkan izin vermedi. partisinin en yüksek oy oranını aldı BİR ÖNCEKİ BAŞBAKAN .
    peki ne yapmalıyız ? Önce futbol takımı tutar gibi parti tutmayacağız. Sorarım size hangi CHP li Muharrem inceye oy verecek .cesaretiniz var mı ?
    AKP de meydana çıkacak ER KİŞİ bile yok
    ya böyle 2 ileri bir geri debelenip duracağız ya da herkes taşın altına elini koyacak.
    VARMIYIZ.

  10. 2002 ile 2020 arasındaki fark, 2 ile 0 ın yer değiştirmesidir. 2002 de başarılı olduk. Siyasete gelince, AKP, milletin sadece oyunu değil duasını da almıştı. Dua edenler arasında “Akıl*İman Sentezi”ne yakın bir çok “duayen” vardı. 2020 ye doğru durum yıldan yıla çok farklılaştı: duaların kabulünü zorlaştıran ameller çoğaldıkça başarısızlıklar arttı. Dua edenler “ezberine inanan” partizanlar also gerek! Sözde akıllarını kullanan siyasiler de bu işi “ezberine” yapıyor.

  11. isviçre-türkiye maçından mucize çıkarmaya çalışacaklardı.
    mucize gerçekleşmedi.
    neden acaba?
    belki de mucize bile bazı şartlar istiyordur.
    ülkenin zaafları belli;
    yolsuzluk, israf, rantkafası.
    böyle bir şer üçgeninde kalan ülkede mucize kabilinden işler olmaz, mucize için temiz bir yürek yani mahal gerekir, ara ki bulasın.
    ülkemizin en önemli sorunu insan yetiştirmek.
    iyi futbolcu, iyi siyasetçi, iyi akademisyen, iyi gazeteci, iyi hukukçular, iyi mühendisler ve diğer pek çok alanda iyi bilim insanları. az sayıda olan iyiler yurt dışına gidiyor, beyin göçü muazzam. kalan üç beş iyinin de yaşamasına izin vermeyen bir sistem var.
    o nedenle hemen hemen her alanda geri kaldık,
    o nedenle milli gelirimiz düşüyor,
    o nedenle üreten değil, tüketen bir toplumuz,
    o nedenle itibarı arabalarda uçaklarda arıyoruz,
    o nedenle paramız pul olmuş durumda,
    o nedenle yolsuzluk batağındayız,
    topluma değil, kendine hizmet etmeyi öncelikleyen insanlara yer açılan bir düzende -çünkü herkes kendi gibisiyle olmak istiyor- toplum değil, bireyler zenginleşir, toplum değil, bireyler kalkınır, toplum değil, bireyler kazanır.
    toplumun değil bireylerin kazandığı yerde de hamaset kazanır,
    kutuplaştırma kazanır,
    fakirleştirme kazanır,
    yozlaştırma kazanır.
    böyle bir yerde mucizelere yer yoktur.
    pembe gözlüklerin gerçekliği yoktur.
    tek umudumuz akıl ve sağduyu.
    ve biraz da cesaret,
    gerçekleri görecek cesaret.

    • Didem hanım bakıyorum işleri iyi basite indirgemişsiniz; hadi döviz kuruna endeksli eleştirilerinizi anlıyoruz da bu futbol maçlarına bakıp da memleke millete, hükümete sövüp saymanıza gerçekten bir anlam veremedim? Kusura bakmayın ama cırcır böceği gibi sürekli aynı nota aynı ritm…
      Stadyum magandaları gibi yaz günü boynunuzda atkı, başınızda koni şapka, ağzınızda parti düdüğü; bilmem ki. …

      • döviz kurlarına,
        rakamlara,
        sayılara bakıp anlam veremeyenlerin yorumlarımdan anlam çıkarması gerçekten olası değil zaten, burayı geçelim.
        cırcır böceği gibi aynı nakarat arayanlarda havuz medyaya baksınlar,
        sınırlarımızı aşıyoruz,
        zincirlerimizi kırıyoruz,
        yükseliyoruz,
        uçuyoruz,
        kaçıyoruz.
        binbir gece masallarından rahatsız olan yok,
        iş acı gerçeklerin tekrarına gelince
        bilmem ki
        anlamam ki…

      • Şenol Güneş te aynı modda.
        Geobbels taktiği :Asla hatanı kabul etmeyeceksin.
        Neymiş oyuncular tecrübesizmiş.
        Futbolcunun tecrübeli olanını tercih etseydin.
        Yoksa Merkezin faiz oranı gibi milli futbolcuları da saray mı belirledi?

  12. Avrupa Şampiyonasında bizden kötüsü yok.
    Bizim gibi sıfır (0) puan,1 gol bir tek B grubundaki Danimarka var.
    Ancak Danimarka’nın attığı gol 1, yediği 3. Yani averajı -2.
    Bizim attığımız 1, yediğimiz 8. Yani averajımız -7.

  13. İyi şeyler olduğunda görmemek için kafayı kuma gömenler en ufak bir aksiliği kara propaganda için kaçırmıyor.İşine yarayacakları filin kısmını bize göstermekten çok lezzet alıyorlar.
    İngiltere vaklarda kırıldığında ingiltereyi görmez biraz düzelince hemen ingiltereye bak derler.
    Bizler aşıda rekor kırdığımızda sus pus.
    Kırk yıldır alınamayan karabağ zaferini görmez.
    Libya yı ABD,Rusya,Fransa nın elinden aldığımızı görmez.
    Yüzyıllık enerji hüsranımızı kırıp yıllarca yetetcek gazı bulduğumuzu görmez.
    Gençlikleri ayasoyfa açılsın mitingleri ile geçenler ayasofya açılınca görnenemek için gözlerini kapatır.
    Birçok ülke kapımızda bizden silah almak için sıraya girmişken görmemek için takla atar.
    ilk gördükleri olumsuzlukta sizi beyaz efendiler böyle eder diye ahkam keserler.
    Beyaz efendileri de sizi de yeneceğiz.

      • Herhalde bunlardan ABD de Fransa da olmuyor değil mi?.
        Anavatan ABD de neler oluyor neler.
        Daha düne kadar Afrika ülkleri ile boıy ölçüşüyordun.
        Bugün Polonyası ukranya sı Macaristanı silah almak için kapıda.
        Tweetleriniz kaça katlayacaksız merak ediyorum.
        Çağın kara progpanda aracı sosyal medyada kurulmuş robotlar gibisiniz.

          • Kamerlara yakalaırsa özür yoksa her yıl yüzlerce polis şidderi ile ölen ve hatta bırak özrü göklere çıkarılan polis mevcut.
            Siz Türkiye de olan hiçbir iyi şeyi görmeyip en ufak aksilikte aldığınız emirlere tweetlerle ikiye katlamnız buraları yaşamaz diye diye bu vatana düşman olmanız artık mide kaldırmaz bir hale geldi.

  14. Ağustosta Yüksek Askeri Şûra var. Komuta kademesini istedikleri gibi şekillendirilip gitmemek üzere iktidarda kalmayı planlıyorlar.Bunun farkedilmemesi için kamuoyunun oyalanacağı başka gündemlere ihtiyaç var.

  15. Dünya kupasında Dünya rekoru kıran futbolcumuz futbolu bıraktıktan sonra , yabanci bir footbolcu ile ortak football takimi alacakları zaman zorla vazgeçirtip millet vekili yapan, erdoğan daha sonra emrini dinlemediği için.
    futbolcumuzu terörist vatan haini ilan etti. Oysaki onlar tecrübeli , mesleğını sevip ve hakkını verenlerı sırf kendi siyasi çıkarları için harcamasalar.
    Milli takım en azından onların tercübelerı’den yararlanır.

    NATO zirvesinde bûtün liderler ikili görüşmelerinde konuşulanlari ve alınan kararları kendi kamu oyuna açıkladı bizimkiler harıç.

    O zirvede Erdoğa değilde Abdullah Gül olsaydı Joe Baden ona her istediğini kabul ettirebilirmıydi?

    Ben şahse ne konuşuldüğunu tahmin ettiğim için hiç merak etmiyorum.
    Türkiyeyi dünyadan soyutladılar.

  16. Bazen olmuyor.buna başka anlamlar yüklememek gerekir.bu takım degilmiydi dünya şampiyonu fransayi yenen bu takımın 3 oyuncusu Fransa şampiyonun 3 aşı değil mi
    Bazen olmuyor olamıyor

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız