Gerilim romanı okumayın; yüzyılın gerilimi bu yazıda.. Hepsi gerçek…

10
New York / Manhattan Savcısı Audrey Strauss ..

Hayli zamandır “Ha şimdi ortaya çıkacak” diye beklediğim için galiba yalnız ben heyecanlanıyorum. Pek çok ülkeyi ve lider düzeyindeki insanları içine alan bir büyük skandal taçları düşürebilir, seçim sonuçlarını etkileyebilir…

‘Komplo teorisi’ diye gözden düşürülmeye çalışılan iddiaları sonunda ciddiyetinden kuşku duyulmayacak bir özgeçmişe sahip kadın savcı dikkate almışa benziyor.

“Nasıl olsa bana hiçbir şey olmaz” rahatlığıyla kendine güvenen ve bu sebeple de saklanıyor sanıldığı halde hakkında soruşturma yürüten makamlara fazla uzak olmayan bir malikanede günlerini geçiren kadının kapısına FBI ajanları gitti ve şimdi onlarca önemli kişi “Acaba bizim ismimizi de verecek mi?” telaşında.

Konuyu genel hatlarıyla bilmeyen yok.

Konunun özeti

Jeffrey ve kendisine ait adadaki malikanesi..

En yakın dostları devlet ve hükümet başkanları olan Jeffrey Epstein adlı biri küçük yaştaki kız ve erkek çocukları istismar etmekten hapse atıldı. 

Hakkında ilk öğrenilen, Epstein’in ABD’de ve Avrupa’da muhteşem malikanelere sahip olduğu, hepsi de önemli görevlerde bulunmuş ve halen gözler önünde olan önemli kişileri oralarda ikramlara gark ettiği olmuştu.

“Epstein’in dünyanın en pahalı mülklerine sahip olacak zenginliği nereden?” sorusu sorulmadı değil, o soruya hep ezberden “Akıllı yatırımları sayesinde” cevabı verildi.

Reklam

Krallar, devlet başkanları, bakanların onun cömertliğinden yararlanmakta oldukları da ortaya çıkmıştı.

Jeffrey Epstein gözaltına alınınca vaktiyle kendilerini istismar ettiği ve önemli dostlarına da istismar ettirdiği genç kadın ve erkekler “Beni de, beni de” diyerek ortaya atıldılar.

İddialarını destekleyecek fotoğraflarla birlikte…

İngiltere Kraliçesi’nin oğlu Prens Andrew ve o sırada 15 yaşında olan Virginia Roberts.. Arkada görülen kadının ismi Ghislaine Maxwell..

Kraliyet ailelerinden isimler, bir zamanlar devlet başkanı olmuş ya da sonradan başkan olacak isimler de görülüyordu o fotoğraflarda… Kol kola, kucak kucağa oldukları kızların yaşları 14 gibi çocuk sayılacak yaşta olabiliyordu.

Adamın ciddi bir yatırımcı olmadığı, servetinin kaynağının bilinmediği de ortaya saçılan bilgiler arasındaydı.

Epstein yargılandı ve ağır hapis cezası aldı.

Unutulmaya yüz tutmuşken birdenbire adamın cezaevinde intihar ettiği duyuruldu.

Mafya’nın ‘ölüler konuşmaz’ kuralının bu defa çocuk istismarcısı Epstein için işlediği düşünüldü.

Reklam

Ve konu yeniden unutulmaya terk edildi.

O noktadan itibaren içimdeki kuşkucu ben, “Bakalım gerçek ne zaman ortaya çıkacak?” sorusunu, bazen alçak perdeden bazen etrafımdakileri rahatsız edecek gürültüyle, dillendirmeye başladı.  

Adamın göründüğünden daha derin bir yönü olduğunu düşünüyordum.

Sıradan biri neden kendisine arkadaş olarak Bill Clinton’u, Donald Trump’ı, İngiltere Kraliçesi’nin oğlu Prens Andrew’u ve benzerlerini seçer. Onları eğlendirirken de, her ülkede ağır cezalık bir suç olan, öğrenildiğinde arkadaşlarını zor durumlara düşürebilecek türden çocuk yaştaki kız ve erkekleri kullanır?

Neden?

Benim zihnim şöyle çalışır: Böyle biri davetlilerini eğlendirirken malikanelerinin her tarafına gözle fark edilmeyecek cihazlar yerleştirmiş ve her şeyi kayıt altına almış olabilir… Sonradan bunu kendilerine hissettirir de… Artık kimin için çalışıyorsa, kendisine o muazzam mali kaynağı kim/ler sağlıyorsa, onların arzuları istikametinde sonuçlar alınabilmesi için…   

Olabilir mi?

Ghislaine Maxwell isimli bir kadın

Böyle düşünmemin sebebi, Jeffrey Epstein’in hemen yanı başında yer alan, o yeni arkadaşlar edinmeye çalışırken kendisi de  adamın arkadaşlarını eğlendirmede kullanacağı çocuk yaştaki kız ve erkekleri bulmayı beceren birinin varlığıydı. 

Jeffrey ile Ghislaine..

Ghislaine Maxwell adlı bir kadının…

Skandal ilk ortaya çıktığında hemen her fotoğraftan sırıtan kadın görüntüsü Ghislaine’e aitti.

Epstein cezaevinde intihar ettirilirken onun en yakını olan Ghislaine ortadan kayboluvermişti.

Bilen bilmeyen “Saklanıyordur” diyorlardı.

Önceki gün malikanesine giden FBI ajanları Ghislaine’i öyle saklanır halde bulmadılar.   

Maxwell soyadı dikkatinizi çekti mi?

Robert Maxwell dünyanın en büyük medya patronlarından biriydi. İngiltere merkezli medya imparatorluğuna dünyanın dört bir tarafından gazeteler ve televizyonları da katarak devasa bir güce sahip olmuştu. 

Ghislaine onun kızı işte.

Robert Maxwell

Turgut Özal, cumhurbaşkanı iken, başını ağrıtan Erol Simavi’nin sahibi olduğu Hürriyet’ten kurtulmak için Maxwell’in onu satın alması için aracı olmuştu.

Akıbeti Epstein gibi oldu Robert Maxwell’in. Kızının adını verdiği yatıyla seyahat ederken öldüğü haberi geldi. Denize düşüp öldüğü… Birileri “İntihar etti” dediler…

Büyük ihtimalle o da intihar ettirilmişti.

Ölümünün ardından çalışanlarının emeklilik primlerini iç ettiği ortaya çıkmıştı.

Maxwell’i İsrail sahiplendi ve onu Musevi inancına göre kıyamet günü ilk diriltileceklerin yattığı Kudüs’ün Zeytin Dağı eteklerindeki değerli mezarlığa defnettiler.

Konunun uzmanı Gordon Thomas, Martin Dillon ile birlikte yazdığı bir kitapla onun “İsrail’in süper casusu” olduğunu duyurdu. (Kitabın adı: ‘Robert Maxwell: Israel’s Superspy – The Life and Murder of a Media Mogul’).

Şu günlerde İngiltere’de herkes, bir başka kitabı, Dylan Howard’ın bir süre önce çıkan ‘Epstein: Ölüler Konuşmaz’ (‘Epstein: Dead Men Tell No Tales’) kitabını okumakla meşgul.

Hem okuyor, hem de Epstein’in en yakın arkadaşları arasında yer alan Trump, Clinton ve Prens Andrew’un ülkelerinin İsrail’e yönelik politikalarına bir de o kitapta anlatılan ‘şantaj’ iddiası gözüyle bakıyorlar.

New York’taki kadın savcı bakalım konuyu o yönüyle de didikleyecek mi?

ΩΩΩΩ 

Okumak isteyecekler için:

Maxwell’in Mossad için çaloşan bir süper casus olduğunu söyleyen Gordon ile Epstein’in çirkin işleri Mossad adına yaptığı iddiasını vurgulayan Howard’ın kitapları..

10 YORUMLAR

  1. İsrail devleti sırf Yahudi diye böyle rezil işlere karışmış birini en değer verdiği mezarlığına gömmez. Belli ki eski medya patronu Robert Maxwell İsrail adına casusluk yapmış ve lobi faaliyetlerinde bulunmuş ve bunda da oldukça başarılı olmuş.

    Olayın kendisine gelince. Çıtır yaştaki gelişmiş kızlarla gönül eğlendirmek dünyanın her yerinde zenginler ve iktidar sahipleri arasında istisna denilemeyecek bir eğlence şeklidir. Batı, doğu veya İslam ülkeleri fark etmiyor. Fark eden bir taraf var ama, böyle olaylar gelişmiş ülkelerde bir şekilde ortaya çıkıyor, savcılar harekete geçiyor ve birgün polis kapıya dayanıyor. Skandala yol açanlar ya ağır cezalar alıyor yada intihar! ediyor. Az gelişmiş ülkelerde ise skandallar ortaya çıkmıyor, ceza skandalın faillerine değil skandalı ortaya çıkartanlara veriliyor.

    Sadece bu örnek dahi neden bazı ülkelerin gelişmiş diğerlerinin ise gelişmemiş (kibarca az gelişmiş-gelişmekte olan) olduğunu açıklamaya yeterli olabilir.

    İngiltere Kraliçesi’nin küçük oğlu Prens Andrew’in de bu skandala karıştığı ortaya çıkınca veliaht Prens Charles kardeşini saraydan kovmuş ve maaşını kesmişti. Türkiye’de ise çocuk istismarı yaşanan Ensar Vakfı iktidar tarafından korundu ve bir şirket üzerinden 8 milyon dolar bağış yapılarak da ödüllendirildi.

  2. Bir sattır televiziyonda istanbulun tarihcesini anlatiyorlar.
    Şu an Mimarisine sıra geldi.
    Belliki Aya Sofyayi anlatacaklar.
    İSTANBULDA namaz kılacak cami kalmadı Aya Sofyayi cami yapacaklar.
    Tabii oyları eriyor, onun için DIŞ DÜŞMAN YARATACAKLAR.
    H Gayret siz buna ne dersiniz?
    Ben şahsen Aya Sofyayı siyset pilavına sos yapmak için uğraşiyorlar.

    • Nurdan abla, bu meseleyi geçen gün ermeni patriği çok güzel özetledi; “ayasofyada fotoğraf çekmek için oraya buraya koşuşturan turistleri görmektense alnı secdeye varan müminleri görelim daha iyi” dedi, ben de aynı düşüncedeyim ama şart da değil, müminleri müze gezerlerken görmek de güzeldir.
      Yalnız ayasofyada sadece ortodoksların değil gregoryen ermeni cemaatinin ve katoliklerin de mübarek günlerinde ayin düzenlemelerine müsaade edilmelidir; çünkü orası sadece ortodoksların değil, protestanlar hariç tüm isevilerin malıdır. Bayramda seyranda sultan ahmetin yetmediği günlerde namaz zaten kılınır, mevzuyu diye konuşulan işe bak…
      Hürmetle…

  3. Jeffrey’nın intihar olayını Televiziyonda 20 20 proğramında bir savcı anlattı.
    Adam 183 boyunda kendini astığı yer 175.
    Ip boynunun yan tarafını kesmış ve elleride arkadan bağlı resimleri ile her şeyi açıkladı.
    ABD de bu tip mahkümların bapishanede tek başına kalması yasak olmasına rağmen adamı tek hücreye koymuşlar gene her yarım saate bir kontrol etmek zorunlululuğa rağmen, o gece 8 saat kontrol edilmemiş kamareler çalışmamış, ismini unnuttum görevlilerden birisi Jeffery ziyatete gitmiş, gardiyanı başka bir yere göndermışler.
    Kısacası adami konuşmasın diye boğarak öldürmüşler.

    Populist politikacılar seçmenlerine her zaman gerçek yüzlerini değı sahte yüzlerini gösterirler ve sırlarını bilenleride anında şeytanlaştırarak hayatlarını karatırlarki onların zamparaliklarını ve yolsuzluklarını kimseler duymasın ve bilmesinki onlar hep tokmak gibi milletin tepesine vurup ekmeğini ellerinden alsınlar.

    Bir gün önce; Jeffery ‘nin en sadık dostu olduğunu söyleyen Trump ertesi gün “ben bu adamı tanımam” deeyince gazeteci “birlikte resminiz var” diye sorudu.

    Trump, “ben tanınmış biri olduğum için herkesle resmim olur”, diyip kestirip attı.

    Trumpin şansızlığı ABD başkani olması; çünkü ABD’de bu tip başkanların Medya canına okuduğu gibi hakimler,savcılar ve avukatlarda emirle değıl kanunla iş yaparlat.

    Populist liderler; oyunlarını iyi oynarlar, ve avlarını aninda çiynemeden yutarla.

    Bizim 15 Temmuz kahramani genaral ve uğruna hasret türküleri sölenen Gülen ve cemaatı
    Nasıl itibarsızlaştırıdılar.
    İşte bõyle bir olaya ABD gibi bir ûlkede raslayamazsınız.

    Cünkü bunların medyaları emir almaz hakimleri ve savcılaride kanunları uygular.

    Taha Kıvaç yazı dizisine populist liderlerden başladığı için, bende onlardan örnek verdim.

    ABD nin dünya lideri olmasının nedeni! Medyası, ve Yargısının emirle değıl kanunlarla çalışmaları’dır
    Avukatlarda öğle bizdeki gibi başkan istedi diye cübbelerine ilik açtırmazlar.

    • Nurdan abla “itibarsızlaşma” dediniz de 15temmuzda bi askeri helikoptere atlayıp firar eden, bi grup kara–havacı komandomuz vardı, onlar memlekete ne zaman dönecek bi bilginiz yok mu? Maşallah abd basını ve avukatlarını herbişeyini biliyorsunuz, bizim bu soytarılar yunan mahkemelerinden sığınma hakkı almışlar, bitek boş helikopteri gönderdiler, noolacak o tiyatrocuların hali, bi çaresine bakılamaz mı acaba?

  4. Üzeyir garih maxwell kadar şanslı değildi, bırakın zeytindağına gömülmeyi zeytinburnu taraflarında bi müslüman mezarlığında ölü bulunmuştu hem de! Onun da ailesi abd ye göç etmeyi tercih etmişti olaydan sonra… iş ortağı alaton ise hala türkiyededir heralde?
    Vaktiyle vehbi koçun cesedi de mezarından çıkarıldıktan sonra bir çuval içersinde zombiler gibi aylarca ortalıkta dolaştırılmıştı, tuhaf bir olaydı…
    Benim favorim ise hep sabancı cinayeti olmuştur; içinde sabancıların, doğanların ve o.eğinin adının da geçtiği bir polisiye romana kim hayır diyebilir ki? Çaycı güzeli dhkp–c militanı fehiye de işin cabası tabii…

  5. Eğlenmek bu kadar pahalı olmamalı bence…
    Anlatılan ölümler günümüzde olsaydı ruslar yapmıştır deyip geçilirdi ama o zamanlar kgb de çok pasifti belki…
    “New York’taki kadın savcı bakalım konuyu o yönüyle de didikleyecek mi?”
    Hadi hayırlısı, bakalım kim kimi didikliyor?

    • Çok değerli kardeşim, H Gayret!
      Öncelikle Taha kıvaç vasıtası ile tekrar buluştuğumuza memnun olduğum’u belirterek sorduğun sorunun cevabını tartışalim.
      Soruna malesef ben cevap verebilecek konuma sahip değilim.
      15 temmuzun görûnen yönüne’de şahsen ben zerre kadar inanmiyorum ve
      ayni zamandada millete yutturulanların tam tersi oldüğu kanısındayım.
      Neden inanmadığımın sebebini yazarsam burada yayınlanmayacağını iyi bildiğim içnde boşuna kendimi yormak’ta istemiyorum.

      Hapishaneleri dolduranlar yani suçsuz ve günahsızlar hariç,
      Iki taraflı oynayanlar bir araya gelmiş sırf çıkarlarını düşunerek kendi çeplerini doldurmak içın ülkeyi felaketten felaket sürükliyorlar…..

      Cemaat konusunda ben kendi düşuncemi şimdilik tek bir cümle ile acıklamakla yetineyim.
      İnsanları Dinle kandırarak yani DİNİ kullanarak soyup soğana çerirenlerın her zaman sonu felakettir.
      Siz milletten fakır öğrenciler ( ilk başlarda belki doğu olabilir) için yardım toplayın daha sonra o paralarla birilerine iş yeri acarak kârına ortak olun.

      Allah CC dürüst çalışana yardım etteği kadar milleti kandıranlaride misli ile perişan eder.

      Maalesef şu an Türkiye sahte DİN cambazlarına teslim edilmiş durumada.
      Allahu Taâla bizi koyun değil insan yarattı ve
      biz insanlara, diğer varlıklara verdıği sorumluklardan fazlasını verdi.
      Örnek: Meleklet Günah, işlemzken Şeytanlar’de sevap kazanmaz
      Hayvanlarıa gelince beyinleri olmasına rağmen bunların ikisindenede muâflar, çünkü onlar düşnemez konuşamaz sadece iç gügüleri ile hareket ederler.

      İnsanlar ise özelikleri gereği hem günah işler hemde sevap kazanır.
      Ayricada İnsan oğlunun aydınlanması için Peygamberler ve onlara indirilen kitaplar ile birlikte insanlığa rehber olarak gönderildi.
      Peki biz bunlardan ne kadar yararlaniyoruz?
      Ne karadr yaralandığımızide burdaki yorumlardan rahtlıkla anlaya biliyoruz.
      Hoşca kain.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız