İktidar cephesi kazanırsa sorun yok, peki ya kaybederse? Bu bir uyarı yazısıdır…

50

Seçime fazla vakit kalmadığına göre, herhalde sandıktan çıkacak sonuçla ilgili spekülatif düşünceleri ifade etmeye artık başlayabiliriz.

İlk sorum şu: İktidar cephesinin seçimden galip çıktığını veya seçimi kaybettiğini nasıl anlayacağız?

Eskiden, yerel seçimlerde partilerin performansları, büyükşehir uygulamasıyla birlikte varlıklarına son verilmeden önce İl Genel Meclisi için kullanılan oylara bakılarak değerlendirilirdi.

Şimdi büyükşehirlerde İl Genel Meclisi yok ve böyle bir değerlendirme de yapılamıyor.

Üstelik bu defa bir sorun daha var: 31 Mart’ta yapılacak olan seçimde her parti her yerde seçime katılmıyor; ittifaklar oluştu ve belirli yerlerde bir parti ittifak ortağı lehine aday göstermeyebiliyor. İstanbul ve Ankara’da MHP’nin büyükşehir belediye başkanı adayları yok; partililerin AK Parti adaylarına oy vermeleri bekleniyor.

İstanbul içerisinde Beşiktaş ve Şişli gibi ilçelerde AK Parti aday göstermedi; o ilçelerde AK Parti seçmeninden MHP’nin gösterdiği adaylara oy vermeleri isteniyor.

Muhalefetin oluşturduğu ‘Millet İttifakı’ için de aynı durum söz konusu; orada da CHP ve İYİ Parti bazı illerde birbirlerinin adaylarını destekleyecek.

Böyle bir durumda partilerin toplam oylarını belirlemek o kadar kolay olmayabilir.

Reklam

Ne olacak o halde?

İktidar cephesinden beklenen kazanmalarıdır

Herhalde iktidar cephesinin elinde tuttuğu belli başlı kentlerde kaydedeceği başarıya bakarak hüküm vermemiz gerekecek…

En başta da AK Parti açısından Ankara, İstanbul, Bursa, Balıkesir ve Antalya’da… MHP açısından da Manisa, Mersin ve Adana’da…

Seçim akşamı bütün gözler bu kentlerde alınacak sonuçlar üzerinde yoğunlaşacak.

İktidar cephesini oluşturan partiler (AK Parti ile MHP) şimdi de ellerinde bulunan belediye başkanlıklarını yeniden kazanmışlarsa ‘Cumhur İttifakı’nın ve onu oluşturan iki partinin başarılı olduğuna hükmedilecek.

Böyle bir durumun fazla bir sorun çıkartmayacağını şimdiden söyleyebiliriz. İktidar cephesi bugüne kadar olduğu gibi hem yerelde hem de ülke genelinde iktidar olmayı sürdürecek demektir.

Ekonomik sıkıntılar ve kendilerinin seçim kampanyasının merkezine taşıdıkları ‘beka sorunu’ iktidarın üstesinden gelmesi beklenen dertler olmayı sürdürecektir…

Reklam

Ya tersi olur ve iktidar cephesi önemli kent belediyelerini kaybederse?

Geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı ve genel seçimden büyük bir başarıyla çıkmış olan iktidar cephesinin yerel seçimde de aynı başarıyı göstermesi doğaldır. Medya gücü, göz kamaştıran propaganda mekanizması ve AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın seçim gününe kadar devam edeceği anlaşılan günde bazen iki üç ile uğrayarak yaptığı dev mitingler de bu beklentiyi artırıyor.

Normali, iktidar cephesinin bu seçimde de ipi göğüslemesidir.

Ben yine de sormadan edemeyeceğim: Ya tersi olur ve iktidar cephesi kayba uğrayan taraf olursa?

Geçmişte olan tekrarlanabilir (mi?)

Geçmişte iki çarpıcı örnek var: 7 Haziran 2015 seçimi ve 2017 anayasa referandumu… İlkinde, AK Parti’nin oyları tek başına hükümet kurmasını imkansız kılan bir gerilemeye uğramış (yüzde 40.66), ikincisinde de ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ kıl payı sayılabilecek az bir oyla kabul gördüğü referandumda çok sayıda büyük kentte ‘Hayır’ oyları ‘Evet’ oylarını geçmişti.

‘Hayır’ oylarının önde çıktığı büyükşehirler bu kez de sürpriz yapabilir.

Öyle bir durumda ne olur?

Aslında yapılacak olan bir ‘yerel seçim’, sonucu nasıl gerçekleşirse gerçekleşsin, tabloya bakılarak siyasi dengeleri etkileyecek gelişmelere kapı aralamasının beklenmemesi gerekir.

Fazla uzak olmayan bir geçmişte halktan destek görmüş bir iktidar ülkeyi yönetiyor. Yerel seçimde kazaya uğradı diye bu durumdan neden etkilensin ki?

Soruyu böyle soruyorum, ancak cevabın o kadar kolay olmadığını ben de biliyorum. Özellikle iktidar cephesinin bu seçime yaklaşımı ve yürüttüğü kampanyanın dili, bir genel seçim havasına -hatta ondan da ileri bir havaya- soktu ülkeyi. ‘Beka sorunu’ deyiminin damga vurduğu bir seçim kampanyası yürütülüyor. İktidar cephesi seçimi kendilerinin ve iktidarlarının ‘beka sorunu’na da çevirmiş durumda.

Zaten, AK Parti’nin itibar ettiği gazetelerin yayınlarına, ekranlara AK Parti savunması için çıkan yorumcuların söylemlerine bakılırsa, muhalefet, yerel seçimi, AK Parti’yi iktidardan, Tayyip Erdoğan‘ı da cumhurbaşkanlığından uzaklaştırmak için bir vesile olarak görüyor.

Bu tez ısrarla işleniyor.

Muhalefetin kendi söyleminde böyle bir beklentiye hak verdirecek bir ton yok oysa.

Dıştan bakıldığında, iktidar cephesinin “Bize oy vermez ve yerelde kaybettirirseniz, muhalefetin erken seçim dayatması başlar, iktidar tehlikeye düşer, ülkede istikrarsızlık olur” denklemiyle halkı istikrardan yana tavır almaya ve iktidar cephesine oy vermeye teşvik için kullanılan bir kampanya malzemesi denilebilir buna.

Ancak bu malzemenin yoğun bir biçimde kullanılması, iktidar cephesinin seçimde ağır bir yenilgiye uğraması halinde, muhalefet hareketlenmese bile toplumda ‘değişim’ beklentisini artırabilir.

İktidarın ‘bekası’ işte o zaman tartışmaya açılabilir.

Evet, bu yazıyı da, iktidar cephesini hassas bir konuda uyarmak amacıyla kaleme aldım.

Uyuyan canavarı uyandırmamak ve cini şişeden çıkartmamakta yarar var.

ΩΩΩΩ

50 YORUMLAR

  1. Senatör Anning’in kafasında yumurta kıran Will Connolly’den mesaj var!

    Olay nedeniyle polisin ifadesini aldıktan sonra serbest bıraktığı 17 yaşındaki Will Connolly, Twitter hesabından paylaşımda bulundu. Kendisinin başı yumurta olayıından dolayı belaya girerse hukuki savunma masrafları için açılan kampanyada şimdiye kadar toplanan paranın 42 bin dolara yaklaştığı kaydedildi. Bu parayı saldırıda mağdur olanlara bağışlayacağını söylemiş ve şöyle devam etmiş:

    “İnsan olmaktan son derece gurur duyduğum bir andı. Şunu bilmenizi isterim ki Müslümanlar terörist değildir ve terörün dini yoktur. Müslümanların bir terör toplumu olduğunu düşünenlerin hepsi Senatör Anning gibi boş kafalılardır. Herkese desteği için teşekkür ederim. Bana ‘egg boy (Yumurta Çocuk)’ ismini verdiğinizi duydum.”

    Will’i, Türkiye’den bir başka gençlik grubu Çanakkale kutlamaları için Türkiye’ye davet etmeli ve ağırlamalı. Sembolik değerde bir jest olmuş olur. Yurt dışında Türkiye’nin Will gibi genç arakadaşlara da ihtiyacı var. Hatta Dışişleri Balanlığının tespit edeceği bir gençlik grubu olabilirse daha iyi olur. Bunlar basit şeyler, ancak internasyonal ölçüde tarihi bir terör olayı gerçekleştirilmiştir. Türkiye hedef tahtasına konulmuştur. İslamofobik senatörün kafasında yumurta kıran genç belki de bir müslümanın, hatta Türkün yapması gereken protestoyu yapabilmiştir…

    Will Connolly benim adamım,
    Ben onu alkışlayanlardanım!..

  2. Sn. Erdoğan’ın işi güç gerçekten. Seçimlerden sonra, “Yahu bir ay içinde bir ittifakın oyları yüzde 5 eriyip yüzde 52’den yüzde 47’lere geriler mi? Güvendik bunlara, verdik seçim kampanyası işini. Muhalefete mi, Derinceli Doğu’ya mı çalıştılar, hiçbirimiz bilmiyoruz. Bildiğimiz, kampanyanın bize hiç mi hiç yaramadığı. Yanılttılar, aldattılar bizi” dese, “Yahu arkadaş, arada bir de sizi aldatmayan birileri çıksın. . .” homurtuları yükselebilir. “İyi bir ekiple çalıştık. Yaradan’a şükürler olsun, fazla oy kaybı yaşamadık, yüzde 46 da iyidir, başarıdır” dese, bunun alıcısı kaç kişi olur?

    Harbiden zor iş!

  3. Erdoğan, M. Akşener’den sonra şimdi de M. Yavaş’ı tehdit ediyor cezaevi imalarıyla. A Haber, M. Yavaş hakkında, bilgisayarındaki müstehcen görünütler dolayısıyla soruşturma açıldığı haberini paylaşıyor. Akit Gazetesi, halkın Kılıçdaroğlu’nun asılmasını istediğini dillendiriyor.

    Erdoğan’ın seçim kampanyasını yürütenler kimler, bilmiyorum. Aramızda bunu bilen var mı?

    • İstemez sayın Avam, hiç, ama hiç endişeniz olmasın. Devlet Bahçeli kaçın kurrasıdır, bilmez misiniz?

      Yemek berbatsa, lokanta müşterisinin ahçı yamağına değil ahçıya şarlayacağını bilmez mi Bahçeli?

      Çekilecek yine köşesine, AK Parti oylarının yüzde 25’in altına düşmesini bekleyecek. Yani, sizin hiç hoş karşılamayacak göründüğünüz talebi dillendirmesi için önümüzde 1, 1,5 yıl kadar daha var. 🙂

  4. Türkiye’deki asıl sıkıntı Muhalefet boşluğudur(yada hiç yok),Yahu bu millet 9 defa yenilen hala ortaya çıkıp sıkılmadan konuşan adama oy vermez İnan’ın Tayyib Erdoğan kendi kendisinin karşısına Paltosunu koysa ,Kemal Kılıçdaroğlundan fazla oy alır

    • Sayın h.a. muhalefetin sefaletini(özellikle chp yi) ödüllendirmek için sandığı dört gözle bekleyen bir ordusu olduğunu da hepimiz biliyoruz ama:) az da değil; yaklaşık her 4 seçmenden biri! Ee, tabii eğitim seviyesi yüksek insanların hali de bi başka oluyor yani:))) doktoralı, sci yurttaşlarımızın tercihlerine saygılıyız; yine de bir umut bu seçimde chp seçmeni de bir parça budanır gibime geliyor…

  5. H. Gayret Bey, size Cumhur İttifakı saflarından bir rakip çıkıyor, pek farkında değilsiniz. Hayli zamandır böylesine gevrek gevrek gülümsememiştim -aklına sağlık Başbuğ Türkeş! Arkasından, “Vatan sevgimizin gereği olarak aşağıdaki banka hesap numarasını ateşleyelim sn. Koru okurları” gibisinden yeni talepler gelmez inşallah!’ 🙂

    “Siyasi görüşümüz ve hayata bakışımız ne olursa olsun Erdoğan’ın bu konjonktürde gücünden kaybetmiş gibi gözükmemesi için vatan sevgisi ortak paydasında buluşmamız ve onun arkasında durmalıyız. Bu siyasetin değil, vatan sevgimizin bir gereğidir.

    • Sn.bernar; daha önce burda muhalif elemanlar tarafından sayın koru için yardım sandığı kuralım ya da bağış kutusu koyalım gibisinden tuhaf öneriler olmuştu ama çok şükür unutmuştuk..! Hani şu geçen ağız dolusu, şöyle dobra dobra özürler dileyip temennalar çektiğin baran arkadaş yok mu; işte mucitlerinden biri de oydu sanki..? Özür barana var ama bayana yok tabii..! Bayan yorumculara kabalık etmekte başarılısınız ama şöyle içten bi özür duymak henüz mümkün olmadı yani… Siz kendi tarlanızda ordan oraya video linki yetiştirmeye çalışan kaplumbağaların terbiyesini bi verin de gerisini sonra konuşuruz..:)

      • Bakın MHP Ordu İl Başkanı Köksal Yılmaz, şehirdeki AK Parti seçmenlerinin iktidara tepkili olduğunu dile getirdikten sonra, şöyle söylemiş:

        “AK Partiliyi AK Parti’ye oy vermeye ikna etme görevi de bize düştü.”

        Böyle çatlak ses çıkarılır mı? Bu tür akla zarar açıklamalar yaparak ittifakın altını ufaktan ufaktan oymak da neyin nesidir, sayın Gayret?

        AK Partilileri partilerine oy vermeye ikna görevi MHP’lilere düşmüş. Laf mı bu şimdi?

        Köksal Yılmaz çıksın özür dilesin önce. Sonra sıra bana gelsin 🙂

      • Haksızlık yapıyorsunuz. Videoda Cumhurbaşkanı’mızı çok çok üzen, ona “Eyvah. . . Eyvah. . . Bakın üzülüdüm, çok üzüldüm” dedirten ben değilim ki? Yeniden yollayayım mı linki? Görmek ister misiniz? 🙂

  6. Sayın Koru seçimle ilgili iktidara yani Cumhurbaşkanımıza uyarıda bulunuyorsunuzda sizi ve sizin gibi yazarları kim dinliyor kim ciddiye alıyorki ciddiye alsaydı dokuzuncu köyden kovulup youtube ortamında yazı yazma durumunda olmazdınız.Sakın yanlış anlamayın sizin yazılarını hergün düzenli ve istikrarlı olarak her gün ve senelerce okuyan beğenen ve takdir eden bir insan olarak söylüyorum.Fakat daha öncede yazdığım gibi bir siyasi genel başkan olan Sayın Meral Akşenerin tehdit edildiği bu günde Sayın Mansur Yavaş ın tehdit edildiği bir yerde ne yazılabilir ne söylenir bilemiyorum.Bakım sayın Cumhurbaşjanımız Mansur Yavaş için”Seçime böyle gidilse dahi kendiside. Bedel öder,Ankaralı da”bunun üzerine ne söylesem boş bu yüzden şimdiye kadar bu konu hakkında yazınız gelinceye kadar yorum yapmamayı düşünüyorum.Saygılarımla.

  7. Yeni Zellanda’daki CAMILERIN taranmasi’de AKP genel başkani ve Türkiye Cumhurbaşkani Dünya ve Ummet liderimiz RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A seçim propagandası içın CAN Simidi olurkan, bu durum Önce Dünyalıları şaşırtı sonrada “KORKUTTU” yalniş anlaşilmasın Dünyalılar Erdoğandan değil kendi vatandaşlarinin hayatlarinı tehlikeye düşürdüğü için korktular.
    Bu link Y Zellanda Dişisleri Bakanının Erdoğana tepkisi.

    https://tr.sputniknews.com/amp/asya/201903191038271743-yeni-zelanda-peters-erdogan-katliam-goruntu/

    ABD medyasi ve Senatörleri Y Zellanda olayinda neden Trumpi ve ABD yi sorumlu tuttuklirinin sebebini Erdoğanin sayesinde Şimdi daha iyi anladim……..

    Bu Arada Izmirde Izmrlilere kurtuluş savaşıni de hatirlatmak istedi, ne seferde Yunan hükumetini korkuttu.

  8. “Uyuyan canavarı uyandırmamak ve cini şişeden çıkartmamakta yarar var.” milli iradenin tecellisi ya da uyanışı neden bir canavara(!) benzetiliyor ki? Ayrıca milletimiz gayet uyanıktır da; itirazı olan?

    • Bu benzetmeyi Sn.yazar geçmiş seçimlere bakarak yapıyor Sn.H.Gayret.
      Örneğin :
      DSP ile koalisyon yapan Bahçeli’nin , 2002 deki seçimde barajı geçememesi gibi.
      Dikkat edersen MHP den bahsetmiyorum. MHP ye saygım büyük. Barajı geçemeyen Sn.Devlet Bahçeli idi. MHP gönüllerde her zaman barajı geçer.

  9. Şişli ve Beşiktaş’ta MHP’nin aday çıkarması yeğlendiğine göre, O Bölge seçmeni için MHP daha LARJ ve yakın görülmüş, desene. MHP AKP’ye nazaran O Bölge seçmeni için daha UYARLI ! görüldüğüne göre
    İşimiz Allah’a kalmış.
    Kimin kaybettiğinin en açık göstergesi, herkesin yerini (kalesini) koruyup koruyamadığı ve yeni kazanımları. Aksi takdirde, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak…
    Mahalli (yerel) seçimler genel seçimle tam paralellik arz etmez, sadece., bir işaret verir, yönü gösterir. Zira, Mahalli seçimlerin ayrı özelliği, hassaten adayların yerliliği ve kişiliğinin kısmen önemi var.
    ” Düzen değişmedikçe, kimsenin şikayete hakkı yo” diyemeyiz. Zira, “DÜZEN” in ” YAZILIMINI”
    düzenliyen KRİPOLAR geniş Halk kitlelerini ve din mensubunu DÜZÜYOR, sömürüyor, çaktırmadan ısırıyor ve soyuyorsa, bazı yerlerde KRALLIKLARI koruyor, diğer yönden, “hürriyet, Müsavat, Demokrasi …” palavraları ile UYUTUYORSA ne yapmalı ? Kimin eli , gözü kimin cebinde, dininde, namusunda, kazancında ? Mes’ele bu
    muammayı ÇÖZEBİLMEK.
    Bu yüzden, Dinini, Yarasına Dokunan gerçek eşkiyayı bilmiyen kimse FELAH bulamaz. Nitekim,
    ezan Türkçeleştirilirken, FELAH kelimesi oluğu gibi yerinde bırakılmıştır.
    HDP biliyor ki, AK Parti, muhalefet Partileri kadar ÇETİN CEVİZ olamaz.
    Martta yapılan bir seçimin Hükumet aleyhine sonuçlar getireceğine aylar önce işaret edilmişti.
    Hükumetin bu yüzden zorlanması sürüyor.
    Madem gönüllü müslüman olmuşuz, Vatan Sevgisi kadar, Dinimizin Faziletlerini öğrenip yaşamazsak, ayaklar altında ezilmiye ve sürünmiye mahkum oluruz. Dini ihmal edenlerin birlikteliği, yeni ÇANAKKALE Yazmalarına da yeterli olabilecek midir ?

  10. artık parlamenter sistemde değiliz. parlamenter sistemin kodlarıyla düşünmek, yorum getirmek gereksiz üstelik faydasız. artık partiler yok, bloklar var. kimin ne kadar oy aldığı yerine %50 mantığı var. yeni sistem üzerinden düşünmemiz gerekir.
    iktidar bloğu kazanırsa muhalefetin, muhalefet bloğu kazanırsa iktidarın kendine bir bakması gerekecek. genel seçimde yenilgi almak yenilgidir de yerel seçimde elinde olandan aza düşmek yenilgi değil midir? lakin bizde muhalefet yenilgiye alışıktır, olsun yine de biz kazandık yorumu getirip aslında ortada bir tuşe ya da şah mat yokmuş gibi günün akışına dönmeye alışıktırlar. sonradan neden kaybettiklerini de araştırmaz, onu bile mesele etmezler. kaybetmediler ki neyi sorun edecekler değil mi ama? akp öyle değil, şimdiye kadar hiç bir seçimi kaybetmedi. 7 haziran seçimini bile tek başına hükümet kuracak kadar oy almasa da açık ara kazandı. başkanlık seçimini de % 60 alacak değildi ya. bir ülkede % 50 yi geçmek ne demek anlamak isteyen demokratik ülkelere baksın. akp bu seçimde oy düşüşü yaşayabilir ama bu oran yüksek olursa bu büyük bir yenilgi demektir. sonuçları olur.
    olmalıdır da.
    sayın koru ekranlarda tartışma programları izlemiyormuş, yanlı olduğunu düşünüyor. benim izlediğim programlarda kaç iktidar taraflısı varsa o kadar muhalefet taraflısı birlikte tartışıyorlar. gerçi benim de programlara eleştirim var, mesela hep aynı insanları çıkarıyorlar, genellikle konuya yaklaşımını hatta ne söyleyeceğini biliyor oluyoruz. ama sayın koru bu programları izleseydi programlarda pek çok chp milletvekilinin yer aldığını ve seçimde cumhur ittifakı oy kaybedecek olursa bunun sonuçlarının genel seçime gitmek ve üstüne üstlük sistemi tekrar tartışmaya açmak olacağını söylediklerini duyardı. bu çok tepki çektiği için seçim sürecinde bu konunun altını çizmiyorlar. ama olacak olan budur. bu seçimin genel seçim havasına girmesinde bu beyanatların rolü yok mu yani?
    yeni Zelanda olayı sandığımızdan çok daha ciddi bir tehdit içeriyor. Hollanda da silahlı saldırgan bir türk çıktı. bir kaç silahlı saldırının failini de türk gösterdiniz mi film tamam olur. yani aramızda tartışmaya hiç gerek yok.kim kazanırsa kazansın sandığa saygı duyacağız. kim kaybederse de kendine çeki düzen versin.

    • Hanımefendiye katılıyorum, Sayın Koru bu aslında size eleştiri yazısı olacaktır. Üstelik bence ağır da bir eşeltiri. Siz benim gözümde ki zinhar abartmıyorum ülkemizdeki en iyi gözlem yapan, en objektif, aurıca herkesin takdir ettiği gibi bilgi kaynaklarını en iyi kullanan birisiniz, ayrıca edindiğiniz bilgiyi tek başına yorumlamak yerine konuya vâkıf “bir dost” ile birlikte yorumlama cömertliğine de sahipsiniz. Dolayısıyla yorumlarınız da o derece sağlıklıydı. Şimdi size ne oldu da hala eski sistemin mantığıyla düşünüyorsunuz. Tamam önceki denemelerde desteklediğiniz hatta önerdiğüniz başkanlık sistemine bu defa (nedense) karşı çıkmıştınız ama referandumda onayladı millet ve artık ülke cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetiliyor artık partiler kazanmıyor yada kaybetmiyoe çünkü partilerin iktidarda olmk gibi bir görevi yok. Bunu sanirim Kemal Ve CHP si gibi AKP milletvekilleri de tam anlamamışlardı ki sanırım siz de bir çok meslektaşınız gibi anlamamışsınız. Sizin anlamamış olmanız yahut öyle davranmanız oldukca şaşırtıcı. Anlayıp anlamamamış gibi davranıyorsanız diyecek kelime bulunamaz zaten. Artık partiler iktidar olmuyorlar biiir. Bu hükümette görüldüğü gibi vekiller bakanlık alamıyorlar ikiiiii. Artık koalisyon kurulmasına gerek yok çünkü hükümetin göreve başlaması için meclisten güvenoyu almasına gerek yok. Dolayısıyla güvenoyu için birilerine ulufe dağıtmasına da gerek yok. Sayın yazar, sayın yorumcular ve sayın okurlar… Efendim size bir soru: Adam pkk davasından hüküm giymiş dikkat edin pkk davası diyorum, bir kişi bilmem nereye başkan olmuş bu insanlar belediyelerin parasını pulunu bu katiller örgütüne vermiş makina teçhizat kullandırmış adam vermiş resmi plakalarla katillere kamuflaj olmuş. Sonra Tayyip Erdoğanın başkanı olduğu devletin savcısı bunu belgelemiş, o devletin kontrol ve ceza vermeye yetkili kurumları da bukişileri cezalandırmış hukuksal takibata almış vs vs.. sonra başka bi seçim gelmiş Tayyip erdoğana “ülkeyi satıyor” diyenler kendi partilerinde o saydığım çerçevedeki kişilerden bazılarını malum partiden seçilemeyecekleri için kontenjan açmışlar. Üstelik terör örgütü iltisakını terör destekciliğini ve hatta zaman zaman kandilden eylem sipariş etmişliğini, kendi sözcüleri defaatle ve övünerek güçlerini burdan aldıklarını söylemelerine rağmen görmezden gelsek bile, kendi tanımlarıyla “marksist, materyalist, ateist ve sosyalist” bir oluşumun adayları nasıl olur da atatürkçü, milliyetçi, oldukca muhafazakar partilerin listelerinde yer alırlar ve bu normal olur. Ayrıca ülkenin içişleri bakanı bu teröristleri görevden almakla mükelleftir. (bunlar terörist değildir diyenler bu yazının muhattabi asla değildir) bundan dolayı nasıl despot denebilir yahut o Devlet başkanına nasıl diktatör denebilir. Bu katil sürülerinin hiç mi kbahati yoktur.

    • Biz çok eşliliğe karşıyız kardeşim; ideal olanı tektir(1 eş yani!). Eğer birazdan lafı 15 temmuzdaki 250 şehidimizin katili fetöcü haşhaşilerin affına getireceksen hata edersin, benden söylemesi! Ayrıca insanları genetik kodlarına göre ayırmak ırkçılıktır; sen önce kendine türkçe bi nick name al da ondan sonra gen haritası neyim konuş şarap fıçısı! Mesela “kımız kırbası” ya da “yayık ayranı” gibi bişey… Kimin ne mal olduğunu da gerçekten anlamak istiyorsan cüzdanına bak: içinde “1dolarlık banknot” varsa mankurttur; yoksa insandır..! Okej?

      • Vaktim olsa ve degecegini dusunsem uzun uzun cevap yazardım, ama bu kadın da benim gibi düşünüyor. Dunyayi bilen (ve muhatabını kandırma derdi olmayan) her insanin benzer düşüneceğini tahmin ederim.

        https://t24.com.tr/yazarlar/fusun-sarp-nebil/katliam-videosunu-gostermek-kime-yarar,21992

        Yine de, su kadarini söyleyim: Fethullah Gulen ve takipcilari ile siyasal islamcıların bir farki, ilkinin, digerini 1300-1400 yıl geriden takip ediyor olmasıdır. Ikincilerin gozu kapalı takip ettigi kisi hayattadır hic olmazsa.

        Ayrica, her ikisi de bir sekilde yahudi kardeşlerimizi takip ederler.

        Diger bir konu da, başkomutan, Fethullah Gülen ve takipcilarine ne istediyse vermişti, ama çıkarlar catisinca, isler degisti. Baskomutan bir istifayi bile kendine çok gorurken, sıradan Fethullah Gülen sempatizanlarının islerinden olması ve/veya hapislerde sürünmesi tabii ki bir zulumdur. Belki de AKP’nin gorevi, kendi kendini imha etmeden once, Fethullah Gulen ve sempatizanlarini imha etmek; gorunuse bakılırsa, bunu en iyi bileceklerden biri sensin gibi geliyor.

        Ikinci vesaire es konusunda, islam alimlerinin ne dediğine bakıver. Ben de onlardan adim.

        Sarap yerine birayı öneririm. Icindeki serbet otunun cesitili faydaları var. Alkol oranı düşük oldugundan, bir nevi fermente gidadir. Ame herseyde olduğu gibi, azi karar, cogu zarar.

        P.S. Son paragrafin disindakilerin bir faydası olacagini düşünmüyorum ama…

  11. Doğal Sonuç
    Herkesin aynı günde oy kullanması, seçimin gizli yapılması, ekseriyet sistemi, merkezi yönetim, seçimleri bu günkü duruma getirmektedir. Yarışmayı çatışmaya götürmüştür. Düzen değişmedikçe kimsenin bundan dolayı şikayetçi olmaya hakkı yoktur. Mücadele edeceğiz, yenen yaşayacak.

  12. Yazarımız o kadar güzel algı yapıyor ki mesala
    “AK parti ve MhP bazı yerlerde birbirleri adına seçimden çekilirken ,CHP -İyi parti de diğer tarafta” diyor
    ama nedense HDP nin birçok yerde Millet ittifakı adına seçimden çekildiğiden hiç bahsetmiyor ve ısrarla gözden kaçırıyor.
    Nedir kardeşim sizdeki bu takkiye ve gizlilik.
    Anladık HDP yi de kendinize benzettiniz onlarda tedbir yapıyor anladık da pek beceremiyorlar en küçük sorunda hemen tehdit ediyorlar “Bizim sayemizde seçileceksiniz” diye.Yani sizin kadar güzel tedbir yapamıyorlar.Yazık.
    Korkmayın 4 benzemez kazansada 7 haziran daki gibi bir araya gelmek ayrı birşeydir kavga başlar aralarında.Rahat olun.Reis bu çaylaklara bırakmaz meydanı.
    Bahar gelecek ama bu Türkün Suriye deki baharı olacak.
    Pensilvanya kaçaklarına boşuna ümit vermeyin sayın yazar onlar dünya vatandaşı olmaya devam etsinler.

    • Hdp belki bir çok yerde Cumhur ittifakı adına adayını çekiyor nereden biliyorsunuz. S.Temelli’nin son dakikada yaptığı açıklama bile Sayın Yavaş’tan milliyetçi oyları koparıp Akp’nin adayına kazandırmaya yönelik bir hamleydi. Tabi ters tepti…Hdp Sayın Yavaş’ı desteklese milliyetçi oyların kaçacağını bile bile açıktan desteğini belli eder mi?

      • Çok komiksin, HDP Cumhur adayını desteklemek için adayını çekiyor lafı inanılmaz, Milli ittifaka oy verecek olanlar Tayyip düşmanları, onların kafasını kessen nefretlerinden vaz geçmezler, burada CHP tehdit ediliyor, sakın bizim yardımımızı yabana atma seni mahvederiz tehdidi.

        • Bu tehdit ile HDP’liler, Sayın Yavaş’ın çevresinden Mhp’lilerin uzaklaşacağını ve seçimi kaybettireceklerini bilimiyorlar hesaplamıyorlar mı? Birde şöyle bir şey var madem iktidar kanadı Chp’nin, Hdp oylarını alacağını iddia ediyor ve rahatsız oluyorsa kendileri neden çıkıp hiç bir hdp’linin oylarına talip değiliz diyemiyorlar.Hani hdp’den bu kadar rahatsızsan sende çık hdp kitlesinden oy moy istemiyorum de bizde samimiyetini görelim değil mi?

    • Sayın yazar gibi Karar gazetesi yazarları gibi kimi tarafsız ayağı, kimi uyarıcı akp’li ayağı ile Erdoğan’ın yenilmesi için sinsi, sinsi yazılar yazıyorlar, gerçek Ak Partililer bu yazarlara çok dikkat etmeli, Ak Partili gibi değil muhalefetin istediği gibi Akp’li olanları iyi tanımalı.

    • Cumhur ittifakı gece gündüz HDPKK ya küfrediyor.
      Binde biri kadar karşı taraf yapsın.
      Zaten en üst düzeyde açıklama yapıldı daha neyin açıklamsını bekiyorusun.
      HDP nin bu işi faş etmesinin sebebi ise aba altından birbirlerine sopa gösteriyorlar çünkü belediye meclis üyelikleri paylaşıldı beledeiyye başkan yardımcılıkları için pazarlıklar devam ediyor ve ara ara birbirlerine sopa gösteriyorlar da
      Bu kadar aleni bir işi bile örtbas etnek için nasıl taklalar atıyorsunuz bem onu anlamıyorum

    • “19 Mart 2019 at 09:06” deki son cümle üzerine:

      Keşke Başkanımız ülkede yaşıyorken, hatta kendi ülkesinin “Vatandaş Başı” iken biraz da “Dünya”da yaşadığını görebilse ve biraz da dünya vatandaşı olarak beyanat verebilmiş olsa! O kapasite malesef yok! var diyebilen bunu net olarak izah etsin!

      Kendi ülkende seçim meydanlarında çay poşeti dağıtırken populist bir yaklaşımla “PIRT” yapabilirsin. Ancak, bu “pırt”ın koskoca bir “ZART” olarak algılanacağı bir “Dünya”da yaşadığını hesaba katması gerekir insanın.

      • Sn. H. A. Kim bilir belki de dünyada yaşadığının bizden daha fazla farkındadır da o yüzden böyle davranıyordur. Bir süredir farklı kesimlerce ” rtö or aktö is downloading” başlığında yazılara/yorumlara rastladinizmi bilmiyorum, içi boş yazılar değil yazılanlar/söylenenler.

          • One minute! Dünya 5ten büyüktür! Dünya lideri mi arıyorsunuz sayın h.k.? Bakıyorum rumuzunu baran yanlış yazmış ama hiçbişey demiyorsun? Biz bi harf hatası yapsak merdiven gibi bi şiir dayardın şimdiye…

          • İçerikten bir kasıt olmadığı anlaşılıyor Sn H. Gayret. Bu arada, Will Connolly için şiir yazamağa değer! bir şeyler yazdım da zaten…

  13. Cumhur İttifak’ın oylarında bir düşüş olsa bile ülkeyi 2023’e kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurduğu hükümet yönetecek.Erken seçim falan da olmaz.Erken seçim muhalefetin de,iktidarın da işine gelmez.

    Bütün hesaplar 2023’teki seçim için yapılıyor.İktidarın
    da,muhalefetin de hesabı 2023’e yönelik.

    Durum böyle olunca “Ya iktidar yerel seçimleri kaybederse” sorusunun
    kısa vadade fazla bir anlamı yok.Başka bir ifade ile 2023’e
    kadar bunun somut bir sonucu olmaz.

    Şahsi kanaat olarak Cumhur İttifakı’nın toplam oy oranının
    %50’den fazla olacağını ve şu andakinden daha fazla büyükşehirde başkanlığı
    kazanacağını daha önce söylemiştim,tekrarlıyorum.

    1 Nisan’da muhalefetin, muhalefet yanlılarının, muhalefetin itibar ettiği gazetecilerin sevinemeyeceğini şimdiden
    söylemek erken olmayacaktır.
    Görünen köy kılavuz istemez.

    • Sokak pek öyle demiyor.Benim binamda bile daha önceki seçimde penceresine sayın Erdoğan’ın afişini asan komşumuz,ailesi ile beraber bu seçimde sandığa gitmiyor.Zaten bu seçimin en önemli belirleyicisi Akp’li olup sandığa gitmeyen kesim olacak. Birde düşünün genel seçim normalde şimdiki yerel seçimden sonra yapılacaktı.Ülkenin bozulan şartlarını gören hükümet özellikle genel seçimi geriye çekti.Bu bile hükümetin ülkenin bozulan şartlarına göre erken seçim yaptığının kanıtı.Genel seçim normal tarihinde yapılsaydı Cumhur ittifakı yüzde 51’i zor alırdı.Şahsi görüşüm 2-3 yıl aralığında genel seçim sandığı önümüze gelecek.

      • Hamdullah Bey’e katılıyorum.Çevremde bugüne dek görmediğim kadar muhalif insan var.Bu insanlar düne kadar Ak Parti seçmeniydiler.Ekonomik tablo,işsizlik insanımızı gerçekten derinden yaralamış vaziyette.Geleceğe umutla bakamayan vatandaşın yüzü güler mi! Dün bir markette, aldığı üç parça şeyin 75 tl ettiğini gören bir teyzenin yüzündeki şaşkınlığı ve parası çıkışmayınca aldıklarının bir kısmını geri verirkenki mahcubiyetini görünce hüzünlendim.Böyle olmamalıydık dedim içimden.Evet böyle olmamalıydık.

  14. Sayın Koru 31 Mart seçimde kim kazanırsa kazansın; balkon konuşmasında Türkiye’nin bütününe hitap edecektir. Bütün Türkiye’yi kucaklayıcı cümleler sarf edecekler. Seçimden önce milletin duygularıyla oynamaya gerek yok. Halk televizyon açamaz oldu. Hakaretler küfürler iftiralar diz boyu…
    AKP bu seçimde gerçekten kaybedeceğini bildiği için yapmadığı hakaret karalama ve iftiralar kalmadı. AKP’nin bütün ağır topları Ankara için topyekün çaba harcıyorlar.
    Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’a yalan yanlış bilgi veriyorlar. Şırnak’ta doğal gaz yoktu ama varmış gibi söylediler. Bizim parti İstanbul’da aday çıkarmasına rağmen Cumhurbaşkanı canlı yayında halkın huzurunda İstanbul’da Saadet Partisi Büyükşehir Belediye adayı yok dedi. Bu nasıl bir çelişki, nereden baksan tutarsızlık.
    Gerçekten halkın refahını yükseltecekler kazansın. Bu seçimde adaylar üzerinde yoğunlaşmak yerini sanki Ülke savaşa hazırlanıyor havası veriliyor. Yazık günah işsizlik fırladı ekonomi çöktü, soğan patates dışarıdan gelmeye başladı ama bizim siyasetçiler bir koltuk daha fazla kazanayım diye halkı birbirine küstürüyorlar.
    Hayırlısı ne ise o olsun. A B C X parti fark etmez; gerçekten hizmet yapabilecek olan kazansın.
    SAYGILAR SEVGİLER

  15. Peki İzmir i kaybederse chp Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığı bırakır mı… Bu bir uyarıdır ona göre…. ekşiıkşın…veya şişli yi… veya Eskişehiri….. ekşiışkın.. faydası çok…sen rahat ol Fehmi bey…..üzülme o kadar… fani dünya…Allah uzun ömür versin Bahçeli de gitse Erdoğan da gitse biz de gitsek kervan yola çıktı bir kere…

  16. yerel seçim de başarılı olan muhalefet ülkeyi Genel seçime zorlayacaktir bu tabii olan bir şey ama siz bu tabii olan bir şeyi bile olmayacakmis gibi yazıyorsunuz amaç iki oy tirtiklamak muhalefetin lehine

  17. Kim kazanirsa kazansın Türk halkı kayip edecek.
    Bizim millet politikacilar için canlarini vermeye razi olurlar onlarin yalnişlarını eleştirmek ve görmek şoyle dersun asla ve asla kabulenmezler.
    1999 da ABD Öcalani Türkiyeye teslim ettmesine bizimkiler pek sevinmemiştiler hatta teslim ettmelerine şüphe ile yaklaşmiştilar.

    Halbuki o zaman ABD gerçekten PKK olayini bitirmek istiyordu ve PKK yi bitirecek Tek kişide Öcalandi. Bana göre halende öğle!

    O zaman bizimkilerde ABD lilerin Riza zarafla anlaştiklar gibi,Öcalanla Anlaşama yaparak terörü bitirebilirdiler, bitirmediler çünkü koltuklari sallandığı zaman hemen TERÖRI harekete geçiriyorlar.Tıpkı AKP nin mecliste çoğunluğu kayip ettiğinde barış sürecini bitirdiği gibi.

    Terör siradan vatandaşlarin hayatini karartırken politikaciların hayat sitandartlarını yükseltiyor. Maalesef son 60 yılda telef olanlarin hepsı siradan vetandaşarin evlatlari.

    Rahmetli Muhsin Yazıcı oğlu, bu olayi iyi bildigi için güvendiği arkadaşlarinı de yanina alarak MHP den ayrıldiki Millete gerçek anlamda hizmet edebilsin.
    Çünkü Rahmetli 1980 öncesi gençliğe kurulan tuzaklari cok iyi biliyordu.
    BBP kuruluş sürecinde bende bayaği aktifidim ve o zaman sadece Rahmetli Yazicioğlu ve onun gibi ığdamla yargilanmiş birkaçı kişi hariç onunla yola çıkanl diğerler arkadaşlarini taniyinca aninda onları biraktim ve birdahada oraya adim atmadım.

    Yazicioğlu, çok dürüst, calişkan ve dini bütün bir insandı. Maalesem kim terörü bitirmeye niyetlendi ise bedelini canlari ile ödediler. Bunlardan biridi Rahmetli Özaldı

    Ne Tukiye nede Türk halkinin bu kadar iftiraya, hakarete, meydan okumalara ve israfa dayanacak gücu ve enerjisi kalmadı.

    • ABD ÖCALAN’ ı verdi FETÖ yü aldı 1999 yılında Türkiye aleyhine kullanacak birini( maşayı ) her zaman buluyor maalesef. FETÖ O gün bu gündür ABD nin düdüğünü çalıyor son icraatı 15 Temmuz darbe girişimi oldu

    • Muhsin Başkanın Şehadetinin üzerinden daha bir kaç gün geçmişti ki, kafaları karıştıran şu diyalog yayınlandı Fethullah Gülen’in konuşmalarının yayınlandığı herkül.org internet sitesinde;

      ‘’.. SORU: Adet-i ilahiye açısından, iman hizmetinin bir neferi olma liyakatini ortaya koymayanların dairenin dışına itilmeye müstahak olacakları ifade ediliyor. Bu itibarla, irtidat kavramının gönül erlerine bakan yanları var mıdır? Bir ilâhi tokatla kenara atılmamak için liyakat mutlaka şart mıdır; bu konuda, fazl-ı ilahiye ne ölçüde bel bağlanmalıdır?..’’ Soruda acaba, “iman hizmetinin liyakatini ortaya koyamayıp dairenin dışına itilen” ve “bir ilahi tokatla dışarı atılan” ifadelerinden, kim kastediliyor ki?.. Alperen dendiğinde kim kastediliyorsa ‘’bir ilahi tokatla dışarı atılan’’ da o olsa gerek.. Bunu da çok seçilmiş ifadelerle Fethullah Gülen şöyle yanıtlıyor; ‘’… Onca kin ve garez yüklü insanın her gün daha farklı bir komplo kurduğu bir dönemde, şayet gönül erleri, liyâkat peşinde koşuyorlarsa ve davaya ehil insanlar olmak için çırpınıyorlarsa, o ölçüde menfi neticelere istihkaktan uzak durmuş sayılırlar. Aksi halde, ne kadar liyâkat kaybına uğruyorlarsa, o nispette de derdest edilip bir kenara itilme istihkakıyla karşı karşıya kalmış olurlar….”
      Öyle diyordu bu zat…ve haklı çıkarıyordu kendisini…
      Muhsin yazıcıoğlu görmüştü bunların karanlık yüzünü ve şöyle diyordu şehid olmadan önce…””” bizim tarlayı başkaları sürmüş meğer“”””Yazıcıoğlu, Rahip Santora, Danıştay, Hrant Dink ve Zirve Katliamı sanık ve tetikçileri ile Dink cinayetini azmettiren Yasin Hayal”in BBP ve Alperen Ocakları ile ilgisi olduğu iddialarını ve büyük abi Erhan Tuncel”in kendisi ile aynı karede fotoğraflanmasının tesadüf olmadığını kendisinin ve partisinin derin bir komplo ile karşı karşıya kaldığını düşünüyordu. Bu amaçla emniyet kökenli genel başkan yardımcılarından birini bu olayları araştırmak için görevlendirmişti. Yapılan araştırmalarda ilginç ve karanlık önemli ipuçlarına ulaşıldığı iddiaları ortaya atılmış bu hususta kamuoyu dahi bilgilendirilmişti…
      Helikopter havada iken, savaş uçaklarının da aynı bölgede eğitim çalışmalarını yoğunlaştırmaları, üç savaş uçağının helikopterin uçuş güzergâhının olduğu bölgede havada olması nedeniyle helikopteri kaza veya kasıtlı bir şekilde jetlerin düşürme ihtimali uzmanlara göre oldukça güçlü görünüyor….Nurdan nerde bu pilotlar ve komutanlar…. tahmin edersin herhalde…..
      Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
      Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.

    • Neyse ki yurt dışında olup da vatanını milletini düşünen birileride var Serdar Turgut gibi… Adam gibi adam… öyle şarapçı gibi öyle kindan gibi kişilikler yok olup gidecek vatansız olmayacak…. ne diyor bugünkü yazısında…””Yeni Zelanda’daki barbarlık sayesinde o karanlık bağlantıların nelere yol açabileceğini sanırım herkes artık görmüştür.Kukla katilin vermeye çalıştığı mesaj net ve açık. Hedefte Türkiye ve Erdoğan var.Washington’da yıllardır tanıdığım ve ulusal güvenlik camiasının içinden tecrübeli bir isim, “Silahın üzerindeki kelime ve tarihlere bakarsanız, bunun şifrelerini bu profildeki bir insanın kendi başına bilebilmesi mümkün değil. Onun eline bu silah böyle hazırlanıp tutturulmuş olmalı. Onun konuşup karanlık bağlantıları anlatacağını veya buna ömrünün yeteceğini hiç sanmıyorum. Net görünen şu ki global karanlık güçlerin hedefinde Türkiye ve Erdoğan var” dedi.Uzunca süredir yazıyorum Başkan Erdoğan global düzeyde oynanmak istenen karanlık oyunlara karşı nerdeyse tek başına mücadele eden lider olarak ortaya çıktı.Bu yüzden siyasi görüşümüz ve hayata bakışımız ne olursa olsun Erdoğan’ın bu konjonktürde gücünden kaybetmiş gibi gözükmemesi için vatan sevgisi ortak paydasında buluşmamız ve onun arkasında durmalıyız. Bu siyasetin değil, vatan sevgimizin bir gereğidir.”””

      • Turkiye’ye Erdogan ve zihniyetinden daha fazla zarar verip yerinde debelendirebilecek bir alternatif bulmak mumkun olur mu bilmiyorum. Muhalefetin yetersizliğinden bahsediliyor. Turkiye de bir hükümet olmasa bile, ülke icin Erdogan ve AKP’den daha az zararlı olur. Hatta Bahçeli bile idarede olsa ki olacak şey degil, ama farz-u muhal olsa bile, Turkiye’ye Erdogan kadar zarar veremez. Turkiye icin Erdogan’in idaresini secmek, susuzluğunu gidermek icin deniz suyunu secmek gibidir; hic icmesen hayatta kalma şansın daha fazla!

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız