İktidar her fırsatı değerlendiriyor; seçimin favorisi muhalefet ama kazanmanın şartları var…

38
Reklam

Bir Fenerbahçe taraftarı olarak içim yansa da dün Kadıköy’deki derbiden üç golle galip çıkan Galatasaray’ı kutlayarak yazıma başlamak istiyorum.

İlk gol geldikten sonra bile, maçı birlikte izlediğimiz yakınıma, “Merak etme, bu maçı yine biz kazanırız” dediğimi de itiraf olarak buraya kaydedeyim.

Kadro takviyesi yapmış Fenerbahçe ve başına getirilen Portekizli hoca ile ilgili olumlu gürültünün etkisi altında kaldığımı anlıyorum.

Ne yapalım; futbol bu, yenilgiyi bundan sonraki karşılaşmalardan zaferle çıkarak telafi etmek ve şampiyonluğu kazanmak yine de mümkün.

İşte futbol ile siyaset arasında kurulan benzerlik burada son buluyor. Futbolda telafi mekanizması var, ancak siyasette sandıkta yaşanan yenilginin telafisi için beş yıl beklemek gerekiyor.

Bu gerçeğin en fazla farkında olması beklenebilecek siyasilerin tavır ve söylemlerine baktığımda bu gerçeğin tam farkında olmadıkları kanaatine varıyorum. 22 yıl boyunca girdiği neredeyse bütün seçimlerden başarıyla çıkmış iktidar bu gerçeğin farkında olduğu izlenimini veriyor; buna karşılık, aynı dönemde yapılan hemen bütün seçimlerden yenilgiyle çıkmışlar ile henüz denenmemiş yeni partilerin temsil edildiği masa, son maç öncesi Fenerbahçe taraftarı görüntüsünde.

Futbolda sahaya kazanma umuduyla çıkıp oradan başı önde ayrılınabiliyor.

Siyasette de durum aynı.

Reklam

Görebildiğim kadarıyla, ‘6’lı masa’ diye adlandırılan muhalefet, zamanında veya tarihi erkene alınmış bir seçimden zaferle çıkacağından çok emin. Liderler aksi yönde bir ihtimali akıllarından bile geçirmediklerini fazlasıyla belli ediyorlar.

Her buluşmaları sonrasında açıkladıkları metinlere de yansıyor bu güven.

Partilerin liderlerinin söylemlerine de…

Onların bu güveninin taraftar kitlesince paylaşıldığını sanmıyorum. Taraftar kitlesi o arzuyu taşıyor, ancak sonuçtan liderler kadar emin görünmüyor.

Liderler ile onlara yakın duranların kendilerinden ve kazanacaklarından emin halleri taraftar kitleyi kaygılandırıyor bile olabilir.

Kamuoyu yoklamalarına da mı bakmıyorlar?

Değişik şirketlerin araştırmaları seçimin çantada keklik olmadığının işaretlerini veriyor oysa. İki ittifak -Cumhur ve Millet ittifakları- anketlerde birbirine yakın oylarla sıralanıyor. Arada hala kime oy vereceğini kararlaştırmamış bir %10+ ile HDP seçmeni olan bir diğer %10+ var.

Muhalefet HDP’yle arasına mesafe koyuyor, iktidar bunun hep öyle kalmasını sağlamak için elinden geleni yapıyor zaten. Kararsız kitle ise kararını sandığa kadar vermeye niyetli değilmiş gibi; o kitle bir türlü azalmıyor çünkü.

Reklam

İktidar kararsızları hedefleyen çıkışlarını sürdürüyor; hatta HDP’nin oylarında bile gözü var. Bir yandan HDP’li seçmenin kafasını karıştıracak yasal girişimin sonuçlanmasını beklerken, bir yandan da beklenen gerçekleştiğinde bir miktar oyun oradan kendisine akmasını sağlayacak söylemler geliştiriyor iktidar.

Yenilemez mi 22 yıllık iktidar?

Elbette yenilenebilir. 22 yıl herhangi bir iktidarın seçmene bıkkınlık hissi vermesi için yeterinden daha uzun bir süre. Yalnız bu bile seçimi muhalefetin kazanmasını sağlayabilecek bir unsur. Kaldı ki, iktidarın, sürekli oy verenlerinin kendisinden kaçmasını getirecek hayli kalabalık bir yanlışlar listesi de var.

Sahaya ezik bir moralle çıkması gereken taraf iktidar; muhalefetin ise yüksek morale sahip olması için hayli fazla sebebi bulunuyor.

Değişik eğilimden insanları çatıları altında bulunduran altı partinin iktidarı seçimde yenilgiye uğratma amacıyla bir araya gelmeleri dahi tek başına önemli. Her buluşmaları sonunda yayınladıkları metinlere yansıyan Türkiye için öngördükleri yenilikler de ilgi çekiyor. Her liderin temsil ettiği kitlenin iktidar destekçileri arasında uzantıları olduğu da biliniyor.

Adı üstünde ‘muhalefet’ bu; hiçbir liderin elinde iktidarın kullanabildiği türden imkanlar yok; herhalde onlara oy vermeyi düşünenler ve düşünebilecek olanlar arasında kendilerinden vaatler dışında bir şey bekleyen yoktur.

Onlardan beklenen, ileri vaatler de değil.

Umut.

Evet, kitleler muhalefetin kendilerine seçimi kazanacakları ve kazandıktan sonra da ülkeyi iyi yönetecekleri umudunu vermesini bekliyor.

Uzun yıllar şampiyonluktan uzak kalmış Fenerbahçe taraftarının kaliteli oyuncu ve deneyimli hoca transferlerinden sonra sahip oldukları bu yılın farklı sonuçlanacağı umudu gibi bir umut.

Var mı böyle bir umut siyasette?

Seçim kazanma şartları

Seçimleri kazanmanın birkaç unsuru var. Muhalefet onlardan bazılarını karşılıyor, bazıları hala eksik. Seçime daha aylar olduğuna göre eksikler giderilebilir, var olanlar biraz daha takviye edilebilir ve seçimi muhalefet de kazanabilir.

Tek bir şartla: Bundan böyle, yani sandık başına gidilene kadar, hiçbir yanlış yapılmaması şartıyla…

Her yanlış muhalefeti başarıdan uzaklaştırmakla sonuçlanabilir.

Kafa karıştırıcı çıkışlar olmamalı.

Vaatlerin yerine getirilebilir olmasına dikkat edilmeli.

Zaten kendilerine oy verecekleri bilinen kitlelere ek olarak yanlarına çekmeleri gereken kararsızları akıllarından hiç çıkarmamaları da şart.

Elinde zaten muhalefete karşı kullanabileceği malzemeler bulunan iktidara yeni malzeme sağlamaktan da vazgeçilmeli.

En önemlisi de, seçmenin karşısına çıkartılacak cumhurbaşkanı adayının tek bir partiyi temsil edenden öte bir kişiliğe sahip olması…

‘Millet İttifakı’ milletin bütününün benimsemekte zorlanmayacağı bir adayla seçmen karşısına çıkmak zorunda; tek tek partilerin yönetim kademeleri -hatta taraftar kitlesi- belirlenen adayı içlerine tam sindiremeseler bile…

Futbolda gol yemeyeceksiniz ve skora katkılarda bulunacak bir golcünüz de olacak.

Elinde sihirli değnek olduğu varsayılan bir teknik direktörün maçı kazanmak için yeterli olmadığını dünkü derbide yaşayarak bir kez daha anladık..

Ne demiştim, tekrarlayayım: Futbolda bir yenilgi yolun sonunu getirmez, onun telafisi var; siyasette ise durum farklı. Yenildiniz mi…

Beş yıl daha bekleyeceksiniz.

Bilmem anlatabildim mi?

ΩΩΩΩ

Reklam

38 YORUMLAR

  1. Bu olan devalüasyonla Iktidarin kayip etmesi gerekirdi ama Cumhur ittifaki kazanabilir

  2. Dünkü derbi de fenerbahçe favori gösteriliyordu. Ben favori takımın kazanamayacağını, geçmişte de favori takımın kaybettiği bir gerçeği ile tarihin tekerrür edeceğini tahmin etmiştim.
    Gelelim siyaset maçına, bu maçta da takımların rakip kaleye atacakları goller değil kendi kalesine atacağı goller belirleyecektir.

    Bun durumu siyaseten açıklayacak olursak, bu seçimi muhalefet kazanamayacak iktidar kaybedecek.
    Bir başka taraftan bakacak olursak, Cumhur İttifakı 2018 seçimlerinde kendi partilerinin oy toplama kadar oy alamazken, bu ekonomik şartlarda seçim kazanma İhtimali nedir acaba?

  3. Yazarımızın 11.Kasım.2022 tarihli “Diyelim bu pazar seçim oldu…” başlıklı yazısına yaptığım yorumun bir bölümü ektedir. ”
    “…3- Yanıldım ve altılı ganyan masasının adayı kazandı diyelim. Durum daha da vahim olacaktır. Geçmişte arkalarına teneke takmadığımız kalan siyasetçileri mumla arıyoruz ya; zamanında CB.nı bile seçemeyen… Onların çeyreği etmeyenlerden aralarında yapacakları kavgalardan başka şey beklemeyin….”
    Altılı Ganyan Masası seçimi kazanmadan saçmalamalarını sürdürüyor. Kazanmalarından Allah korusun. CB altı liderin emrinde olacakmış denilebilir her kafadan çıkan saçmalamalarının özeti olarak. Bunlar ya sayı saymasını bilmiyor ya da dayak yememişler. Seçimi kazanmamak için her tür saçmalığı, her ortamda ve her fırsatta yineleyen bu çapsızlardan medet umanlara acıyorum.

  4. Bu köşede uzun uzun masal anlatanların çok önemli bir eksikleri var, giriş yapmadan konuya dalıyorlar, ben naçizane örneğini aşağıda takdim ediyorum :
    ‘ Bir varmış , bir yokmuş ,evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer pire iken , cüceler tellal iken , ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken…., ‘

  5. girin tbmm nin sitesine bir bakın muhalefet vekilleri sgk ile ilgili ayrı ayrı bir sürü kanun teklifi vermişler. yahu bunları birleştirerek veremiyor musunuz? sizin ortak bir çalışmanız yok mu? şimdi gittiniz manava iki kasa domates var ama bir kasa domates alacaksınız. kasalardan birinde çok az çürük var diğer kasanın ise çoğu çürük hangisini tercih edersiniz? 🙂

  6. 6’lı masanın LNGB, Istanbul sözleṣmesi, HDP gibi kendi aralarında tabu konuları var.

    Geliṣmiṣ demokrasilerde aile kavramı süratle değiṣiyor.

    Avrupa‘da 17 ülke eşcinsel çiftlere evlilik açtı. Avrupa dışında, on üç ülke daha eşcinsel evliliği yasal hale getirdi. Sayı gittikçe yükseliyor. Bu ülkelerde aile yok olmuyor, insanlar yaṣam tarzlarına göre bir araya gelebiliyorlar ve insan haklarına saygı süratle büyüyor.

    Türkiye’deki tabu konularının hepsini saymadım.

    6’lı masadaki partilerin, bu kadar tabu konuların olduğu bir Türkiye‘de, seçim öncesi koalisyon proğramına benzer bir çalıṣma içine girerek, insanlarda umut uyandıracak bir proğram yapmaları çok zor.

    Seçim öncesi yapılan bir koalisyon proğramı, koalisyon partilerinin seçim kampanyasının kapsamını ve içeriğini sınırlar. Bu nedenle koalisyon görüṣmeleri seçimden sonra olur.

    6’lı masada olabilecek en ufak bir görüṣ ayrılığını dört gözle bekleyen baskıcı bir Tek Adam rejiminden ülkeyi kurtarmak isteyen 6’lı masanın iṣi kolay değil.

    • İstanbul sözleşmesi iptalinin ardında bir çok sebep sıralanabilir ama gerçek sebep LGBT konusunda okullarda eğitim verilmesini isteyen madde itirazlara sebep yapılıyor.

      Halbuki İS, LGBT konusunda verilmesini istediği eğitime bir müfredat dayatmıyor. Yani müfredatı tamamen MEB’e bırakıyor. Temel sorun ise ne muhalefette ne iktidarda ne de eğitimbilimcilerde genel olarak cinsel eğitim özel olarak da LGBT konusunda doğru düzgün müfredat hazırlayabilecek yetkinlikte insanların olmaması. Bu konularda mükemmel seviyede müfredat hazırlayacak bilim insanlarımız var ancak onlar da siyasette kabul görmüyor.

      Genel olarak ülke siyaseti normalleşmeden de bu konular sağlıklı tartışılamayac galiba.

  7. Altılı masaya çok güvenmemek gerekir. Altılı masada yer alıpta, sayın Erdoğan için çalışan liderler olabileceğinide bilmek gerekir. Mesela Sayın Ali Babacan bir önceki seçimde görünürde Sayın Erdoğan için çalışıyordu. Fakat daha sonra muhalefetin adayının tesbit işlerinin tam göbeğinde olduğunu söylemiştir. O yüzden kimin kimle göründüğü çok önemli değil, kimin gerçekte kiminle olduğu önemlidir. Sayın Erdoğan seçimin tehlikeye düştüğünü gördüğü anda masa bileşenlerinin bir kısmını kendi yanına çekebilir.

  8. ‘ Iyi Parti , seçimde birinci olacak ve Meral Ablamiz da basbakan olacakmış ‘ !
    Beri yanda Kılıçdaroğlu da CB. adayı olmak için yanıp tutuşuyor, CHP. liler de illa bizimki aday olsun hevesindeler !
    Ömrü hayatında seçim kazanıp iktidar yüzü görmeyen bu CHP. nın adam olacağı yok velhasıl kelam !
    Korkarım biz bu AKP. nın elinde oyuncak olmaya devam edeceğiz!

  9. Muhalefetin kazanması için çok gayret sarfettin, muhalefetin bunu değerlendirmesi gerekir, ancak Allah’a çok şükür, bu millet nankör değil, yapılanları görüyor ve takdir ediyor, yoksa Erdoğan ile karşılaştırılacak bir lider ortada yok, kalite farkı yüzde doksan, ancak hayatta bir de nankörler vardır, bir dindar olarak Allah’ın verdiği milyarlarca nimeti görmeyip Laiklik diye dinsizliği öne sürenlerin Allah’ı anmayıp, ananları da yerin dibine sokan nankörler Erdoğan gibi bir lideri de anlayamazlar, bu milletin ona olan sevgisini sadece kendilerinin yaptıkları gibi verilen yardımlara bağlarlar. Erdoğan Fener Bahçeli, ancak Fenerbahçe taraftarının çoğunluğu nefret ediyor, Galatasaray’ın stadında Erdoğan’ın gösterdiği gayreti kimse inkar edemezken açılışta Erdoğan’ı yukaladılar. BU karakterde insanlardan memlekete iyi bir lider seçmesi beklenebilir mi? ancak kendi menfaalerine uygun zavallı parmaklarında oynatabilecekleri bir lider seçerler. Çok şükür Ak Partisi içinde sahte AKP liler ayrıldı, dönek parti başkanlarını yağlasalarda ballasalarda kamu oyu yoklamalarında aldıkları oy yüzde biri bulmuyor, ben olsam bu kadar Dışişleri ve Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı yapmış kişilerin bu durumda ellerini kafalarına koyup karakter tahlili yapmaları gerekir. Tabi o anlayış sahibi olabilirlerse.

    • Alis harikalar diyarından dönemeyecek bu gidişle!
      Kılıçdaroğlu bulunmaz nimet! aslınds onu anlamıyorlaarrr!! diyen biri var mı musti?
      Babacan dolar =₺ =1 lira yaptıı.. böyük adamdıırr diyen var mı?
      Bu laikler varya laikler direk Allah la irtibat kurmak istiyorlar biliyon mu!
      aracı tefeci komisyoncu olmadan olurmu?!?!

  10. seçim tarihi ve kararı ile herşeyin farklı olacağını tahmin ediyorum.
    -küçük partiler! dediğiniz içlerinden bir cevher! çıkma ihtimali %50+1 olamaz mı?
    -mevcut hükmedenlerin iktidarı kaybedeceği ve ana muhalefet bile olamayacağını mı düşünüyorsunuz? yanılıyor olabilirmisiniz?
    -ortada demoklesin kılıcı gibi tepesinde sallandırılan ÜLKENİN, SEÇMENİN VE SİYASETİN çanına ot tıkayan oyunun bitmeyeceğini mi varsayıyorsunuz?
    Her oyunun bir sonu vardır!
    Her kasa hazine kiler depo silo sandık birgün biter, boşalır!!!
    Hiçbirşey sonsuza kadar sürmez!
    Şekil değiştirir, derisini değiştirir, son moda ayipon tilifona resmini koyar basar bir tuşa vee..
    bakmışsın kız olmuş oğlan oğlan olmuş kız😂
    son söz:
    seçmeni iktidardakilerden kurtarmak! için çıkmayın yola! o yolları birileri yaptı😂
    meşhur dış güçlerin taşeronluğunu yapmaya hiç heves etmeyin boşuna!😡
    iş aş rahat huzur adalet eşit işe eşit ücret adil paylaşım vaad ediyorsanız buyrun gelin.
    aylığınızı verelim, sizde bize hesap verin!
    YETER!

    • Erdoğan karşıtı tüm vatandaşlara tek bir sorum var: Sizin hayalinizdeki Türkiye’de Davutoğlu’nun söz sahibi olduğu bir yönetim mi var gerçekten?
      Erdoğan karşıtlığı hariç hiçbir konuda anlaşamayan 6’lı masanın unsurlarının bu şekliyle millete vadettiği sadece kaos değildir de nedir?

  11. “… 22 yıl herhangi bir muhalefetin seçmene bıkkınlık hissi vermesi için yeterinden daha uzun bir süre. Yalnız bu bile seçimi iktidarın kazanmasını sağlayabilecek bir unsur. Kaldı ki, muhalefetin, sürekli oy verenlerinin kendisinden kaçmasını getirecek hayli kalabalık bir yanlışlar listesi de var.”

    Beş yıl daha bekleyeceksiniz.

    Bilmem anlatabildim mi?

    • 2028 seçimleri geldiği zaman, parlamento seçim kararı alırsa, cumhurbaşkanımız 3. kez aday olabilir. Anayasa 3. kez adaylığın da önünü açık tutuyor. Onlar 2’nci kez çok görüyorlar ama bizim anayasamız 3’üncü kez aday olma ihtimalini açık tutuyor.

  12. 20 yıllık bütün iktidarları yenmek zordur çünkü 20 yıl iktidarda kalmanın tavizlerinden yararlanan geniş bir kesime uzanmıştır. kaldı ki, bugün olsun, geçmiş tarihte olsun dünyanın en acımasız, kötü diktatörlerinin ülkelerine bakalım yine de destekleyen bir halk kesimi mutlaka vardır. iktidarların gücü, parası, medyası ve kurumları etkileme, baskı altına alma kolaylığı da vardır.
    iktidar bugün akp gibi görünse de çok uzun bir süredir akp değil üstelik ne kuruluş kadrolarından fazla isim kaldı ne de vaat ve ilkelerinden. dolayısıyla seçmeninin zaten neredeyse yarıya yakın bir kısmını kaybetti. bir dönem kıpırdamaya başlayan oyları da yine düşüşe geçti bunca vaade rağmen.
    bunun öncelikli nedeni, bu ülkenin sorunlarını çözerse akp çözer inancının yıkılmış olması ve sayın korunun çok doğru bir şekilde altını çizdiği üzere kendi seçmeninin umudunu yitirmiş olması var, maalesef ülkede yaşayanlar yarınlarından, çocuklarının geleceklerinden kaygı ve üzüntü duyuyorlar ve ne ekonomi, ne hak, hürriyetler ve adalet alanlarında ya da yolsuzluk mücadelesinde ortada hiç bir şey olmadığını hiç bir düzenlemenin gelmediğini görüyorlar.
    bu, erdoğan türkiyesidir.
    ekonomik sorunlarımız çok büyük ve cidden kaygı verici, seçim sonrası ülkeyi ekonomik olarak ciddi ve çok daha büyük sıkıntılar bekliyor, eğitimden yargıya tarımdan hayvancılığa ve adaletsiz paylaşıma, yolsuzluk oranlarına çok büyük sıkıntılarımız var ülkenin bu sıkıntılarının üstüne çok büyük bir kutuplaşma da yaşıyoruz her toplumun kaldırabileceği bir stres yükü olur bizimki her ne kadar yüksek olsa da sonuçta bir sınırı var.
    muhalefet çok parçalı bir yapıdan meydana geliyor bu bizim için büyük bir kazanım.
    önce bir araya gelemez dediler ama geldi,
    anlaşamazlar dediler ama anlaştılar,
    dağılır dediler ama dağılmadı.
    ortaya normalde kimsenin çok fazla itiraz edemeyeceği sağlam bir metin çıkardılar ve ortak aday da anlaştılar bunların tamamı bizin coğrafyamızda ve bizim gibi ülkelerde büyük kazanımdır. muhalefete yönelteceğimiz en büyük eleştiri kendilerini çok iyi anlatamıyor oluşlarıdır, her partinin bir seçmen profili var, muhalefet partileri kendi seçmen profiline uygun hitap ediyor ama daha geniş ve toplumun her kesimine hitap etmeleri gerekiyor daha sade, daha basit, daha net ve açıklayıcı bir iletişim geliştirilmesi çok önemli. kendilerini daha iyi ifade ederlerse kararsız kesim üzerinde daha etkili olabilirler. özellikle sistemin daha iyi anlatılması pek çok denklemi değiştirecektir.
    ben güçlü bir siyasi okuması olan sayın erdoğandan bile bir sistem değişikliği önerisi bekliyorum, önümüzdeki aylarda bugünden çok farklı açılımlar olabileceğini düşünüyorum
    oy saikinin eskiden ana başlıkları vardı ama artık seçmenlerin davranışlarına büyük ölçüde etki eden gerçekler değişen dünyayla büyük oranda değişiyor, dindar, muhafazakar, seküler, milliyetçi, solcu, liberal artık siyasiler tarafından eski, içi boşaltılmış kavramlar. bunu en iyi yine sayın erdoğan görüyor bence, konut vaadi, eyt, üç kuruş maaş zammı iki kuruş mutfak yardımı ile bu seçimin kazanılamayacağını da en iyi onun anladığını sanıyorum.

    türkiyeleşememiş, pkk nın organik uzantısı olmaktan kendini kurtaramamış hdp, bu seçimi belirleyecek olan kilit parti ne yazık ki. hem iktidar hem muhalefet bu gerçeği görmezden gelemez, 6 milyona yakın seçmenin oyu da zaten yok sayılamaz. seçmen her zaman partiyle aynı görüşte olmayabiliyor çünkü, partiyi her şeye rağmen mecliste ve meşru sınırda tutuyor bu da saygı duymamız ve anlamamız gereken bir gerçek. bu seçmenin kıymetini hepimiz bilmeliyiz ve hdp ile meşru zeminde hem iktidar hem muhalefet bir araya gelmelidir.
    2023 ülkemiz için büyük değişikliklerin yaşandığı bir yıl olacak,
    hayırlara vesile diyelim.

    • ddm hanım bu seçim kusurları ve eksilikleri olsa da bir yanda 2018 model bir araba ile diğer yanda ne zaman tökezleyeceği şarampole yuvarlanacağı belli olmayan 6 şöförlü 6+1 parça toplama bir arabayı oylaycağız ki bu arabaya kaskoda yapmıyorlar zorunlu sigorta bile olmuyor ki muayeneden bile geçmiyor maalesef. uçuruma gitmek istemeyenler doğru tercihi yapacaktır:)

      • burası ülkenin uzun bir dönemine şahitlik etmiş, önemli, aydın, iyi eğitimli gazeteci/yazarlarının birinin platformu,
        katılır katılmazsınız, seversiniz sevmezsiniz ama ülke gündemi, sorunları ve gerçekleri üzerine düşüncelerini, görüşlerini, öneri ve eleştirilerini ciddi bir birikim ve tecrübeyle yazıyor.
        yorumculardan da beklenen görüşlerini yazmak, artı bir değer katmak.

        lakin bazılarının ortaya koyabilecekleri düşünce, görüş, öneri ve eleştiri olmayınca sadece hezeyanlarını yazabiliyorlar,
        efendim,
        muhalefet, toplama arabaymış, kasko yapmıyorlarmış, muayeneden geçmiyorlarmış, uçurum, kaçırım vs.
        bari aklı başında, makul, biraz olsun ortaya bir düşünme kapasitesi, bir kalitesi olan zan ve hezeyanlar olamaz mı diye düşünüyor insan sonra da ülkenin bu durumda olmasına şaşmamalı diyor.
        sayın yazar bile benzeri nice yoruma maruz kalırken benim de sosyal bir ortamda yazdığıma göre bu saçmalıklarla karşılaşmamam, nasibimi almamam mümkün olmuyor doğal olarak,
        ben de bu durumda abuk bir benzetmeyle mevcut iktidarı yıkılmış ya da insaflı bir şekilde yıkılmak üzere olan bir binaya benzetip, içinde durmayın kaçın falan gibi vasat, basit bir yorum mu yazsam
        hezeyansa al sana hezeyan falan gibi,
        ya da her zaman yaptığım gibi böyle platformların kıymetini bilmek lazım belli bir seviyeyi korumak gerekir hem de bir vesiledir diyerek hep cevap verdiğim gibi milyonlarca seçmen hiç te sizin gibi düşünmüyor gibi nispeten makul bir cevap mı versem?

        bir yandan empati yapıyor ve anlıyorum da,
        sonuçta sayın sercan ne yazabilir?
        ekonomiyi mi, yargıyı mı, göçmenlerin durumunu mu, eğitim, tarım, hayvancılık, sanayi, para, enflasyon, yoksulluk, yolsuzluk, suikastlar, mafya…geçmiş, gelecek…
        hangi başlığı açabilir?
        neyi tartışabilir?
        go bilmese de satranç hiç yoksa tavla biliyordur herhalde.

        • Biz büyük resme bakıyoruz ddm hanım. Sizde fokshaber gibisiniz laf kalabalığı yapıyorsunuz ama boş laflar. Bu kadar gereksiz ayrıntı yazmaya gerek yok burası konferans değil. Bu kadar yazdığınız ayrıntılara bakıyorum bir de savunduğunuz altılı masaya. Ayrica merak etmeyin sokaktaki vatandaş ta ekonomiden sizden daha çok anlıyor. Kibirli konuşmayın. Ben de iktisat mezunuyum. Bu kadar eleştiriyorsunuz tamam da bir de bir bakın savunduğunuz muhalefet bunları çözecek dirayet sahibi mi?

          • hangi büyük resim sayın sercan?
            lütfedip anlatın da biz de bilelim öyleyse ve bu neyse.
            toplama araba, uçurum, kaçırım yorumunu yazan birinin yorumlarımı boş bulması benim kaçınabileceğim bir durum değil zaten. eşyanın bir tabiatı var sonuçta.
            iktisat mezunuyum diyorsunuz,
            bir yorumcuya gidip, kenar mahalle kahvehanesinde bile ucuz bulunacak bir yorum bırakmak yerine platforma ekonomi üzerine bir kaç görüş açıklayıp katkı sunun, ille yorumuma cevap yazacaksanız boş bulduğunuz konuları ele alıp, neden boş bulduğunuzu temellendirin madem, karşı görüşlerinizi, hatalı bulduğunuz noktaları yazın.
            medeni bir tartışma açın.
            geyik yaparsanız kibirli cevap alırsınız,
            burada ben mi hatalı oluyorum şimdi?
            siz önce terbiyenizi takınıp, eğitiminize, öğreniminize uygun bir yorum yazın, ben de yakışır tavırda sorunuzu cevaplayayım.

  13. HDP’nin ayrı adayla seçimlere gireceğini duyurması üzerine altılı masadan henüz bir tepki gelmedi ama masaya yakın çevreler, HDP’yi bu kararından ötürü eleştirmeye başladı. Genel kanı, HDP’nin ayrı aday kararının seçimleri ikinci tura taşıyacağı yönünde. Fakat ayrı aday çıkarılması halinde seçimlerin birinci turda, Erdoğan lehine sonuçlanması daha büyük ihtimal. Ve seçimleri kaybettiklerinde en büyük kavgayı kendi içlerinde yaşayacaklar.

    • Peki ne için kavga edecekler, İktidarı deviremidikleri için mi, 20 senedir kavga etmiyorlar da şimdi niye kavga edecekler? Eğer iktidarı deviremidikleri için kendi içlerinde kavga ederlerse iktidar da kavgalarını balkondan keyifle seyredebilecek mi?

    • hdp partisinin vekil sayısı şu anda bazılarını geçiyor!
      bu yılki seçim de de artarak devam ederlerse bu parti farklı bir kıvama bürünebilir!
      CB adayı çıkarmak zorundalar, yoksa seçim öncesi kapatılma veya bir kazaya belaya uğramaz bulaşmazlarsa, (malum ya teröristlerle kankasınız diye suçlanıyorlar yada hendek politikası pardon batağına düşüyorlar)
      seçim sonunda ç. k. ü kalkan yeni bir yol arayışına girebilir!!
      yeni yavrular doğabilir!
      her parti yavruladı hdp niye eksik kalsın ki?
      evde tek başınayı oynamak zorunda bu defa.
      kendini kanıtlamalı. Türkiye eski Türkiye değil,
      seçmen de eski seçmen değil artık.
      bozuk para gibi harcanırlar yazık olur mazallah.

  14. Sayın yazar sende biliyorsun muhalefetin seçim kazanamayacağını…… ümit fakirin ekmeği

  15. Vatandaş 7 Ocak 2023 At 23:44

    Ddm e
    ha şöyle asıl karakterini söylediğin için ne itirazımız olabilir.
    Bundan sonra diyeceğimiz Allah şer odaklarından korusun bu ülkeyi
    Yorumu Cevapla

    ddm 8 Ocak 2023 At 09:04

    deli kızın çeyizi tadındaki hezeyanlar asıl karakterimi ortaya çıkardı, şükür itiraz kalmadı bir de rüyanızda kara kargalar görüp muhalefete yorup bu ülkeye felaket getirecek kehanetlerinizi anlatsanız kim bilir ortaya daha ne karakterlerim çıkacak?
    eh bi satır dua etmekle yetinmez, bir hatim okursunuz artık.
    kehanete gerek yok ki tarihe bakmak yeterli. şimdiye kadar bu ülkeye zulümden başka ne yaptınız acaba?

    • türk parası bütün zamanların en büyük değer kaybını yaşıyor,
      geçmişte hiç bir iktidar bu utancı yaşatmamıştı,
      bu ülke için bundan büyük zulüm olur mu?

      geçmiş iktidarlar bu ülkeyi dünyanın en büyük 17. ekonomisi sıralamasına getirmişti,
      şimdi ekonomi 17. sıradan 21. sıraya düşmüş,
      bu yıl 23. sıraya düşmesi bekleniyor,
      bu ülke için bundan büyük zülüm olur mu?

      geçmişte kıbrısa asker çıkartmıştık,
      bugün yunanistanın adaları silahlandırmasını seyrediyoruz
      sondaj gemimiz nerede?
      bu ülke için bundan büyük zulüm olur mu?

      geçmiş iktidarların zamanında kurulan şeker fabrikalarından, kağıt fabrikalarına kadar kumaştan gıdaya yaptığı yüzlerce fabrikalar, yüzlerce teşekkül satıldı,
      ürettiklerimizi şimdi ithal alınıyoruz
      bu ülke için bundan büyük zulüm olur mu?

      hıfsı sıhalardan büyük üniversite hastanelerine kadar alt yapıları yok muydu?
      şimdi bunların benzerlerinin adrese teslim, içeriği devlet sırrı, dövize endeksli olmasından büyük zulüm mü var?

      geçmiş iktidarlar bu ülkeyi sefalet endekslerinde 1. sıraya hiç taşımamıştı,
      ama bugün bu ülke sefalet endeksinde 1. sırada
      bundan büyük zulüm, bundan büyük utanç olur mu?

      enflasyonun yüksek olduğu zamanlar olmuştur ama geçmiş iktidarlarla hiç bir zaman ilk 3 e girmemiştik,
      geçmiş iktidarlarla dünya enflasyon şampiyonu olmaya yaklaşmamıştık,
      geçmiş iktidarlarla arjantini hiç geçememiştik
      bu ülke için bundan büyük zulüm olur mu?

      bu ülke her zaman göç almıştır,
      geçmiş iktidarlar hiç bir zaman sınırlarımızı sorumsuzca açmamıştı,
      ama suriye politikamız sayesinde sadece suriyeden milyonlarca göçmen geldi,
      milli güvenliğimizden, demografik yapımıza kadar tehlike içindeyiz,
      bu ülke için bundan büyük zulüm olur mu?

      insanlar temel gıda maddelerini bile alamaz hale gelmiş,
      bu ülke için bundan büyük zulüm olur mu?

      geçmiş iktidarlar döneminde bu ülke bir tarım ve hayvancılık ülkesiymiş,
      şimdi her geçen gün tarım alanı azalıyor, çiftçi sayısı düşüyor,
      insanlar çocuklarına sür alamıyor,
      bu ülke için bundan büyük zulüm olur mu?

      gençler (doktorlardan yetişmiş meslek sahibi tüm insanımız)ülkeyi terk ediyor ya da terk etmeye çalışıyor,
      bu ülke için bundan büyük zulüm olur mu?

      bütün insan gücü ve kaynaklarımıza rağmen,
      neredeyse uçurumdan düşen bir taş gibi geriliyoruz,
      insanların hiç bu kadar mutsuz ve umutsuz olmadıkları bir dönemde yaşıyoruz
      bundan büyük zulüm olur mu?

      en sert yasakların olduğu zamanda bile muhafazakarlar ihlaslı idiler
      şimdi insanlar muhafazakarlara bakıp dinden imandan soğuyorlar,
      kendi yazarları bile bu gerçeği açıkça dile getiriyorlar
      bütün araştırmalar deizmin yükseldiğini gösteriyor
      bundan büyük zulüm olur mu?
      bundan büyük vebal olur mu?

      geçmişte elbette pek çok yanlışlar olmuştur, yapılmıştır, tartışılabilir,
      eleştirilebilinir ama toplamda
      tarihe bakarsanız açık ara en başarısız dönemi yaşıyoruz,
      pek çok başlık ve konuya değinmedim bile.
      dolayısıyla çok zararlı çıkarsınız,
      yerinizde olsam kehanetlerle idare etmeye çalışırım.
      tarihe bakarsak muhalefetin değil şimdiki haliyle 10X kötü olsa yine bugünden iyi yöneteceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

      • yani sizin bu yazdığınız sorunları “amerikanın güdümündeki” altılı masa mı çözecek? ne diyelim şayet kazanırsalar inşallah çözerler de ben yanılırım.

        • bu, amerikan güdümündeki altılı masa fazla ucuz, arabesk bir kesimin dışında da bir karşılığı yok, herkesin hain, ajan, dış güç olduğu masalını kimse yutmuyor artık,
          altılı masa yazdığım sorunların kimini çözecek, kimini çözmeye çalışacak, kimini de çözemeyecek bizler uçtuğumuz kaçtığımız bir dünyada yaşamıyoruz sayın vatandaş, marsa 4 şerit yol yapamayacaklar, bizim iddiamız her şekilde bugünden çok daha iyi olacağının kesin olduğudur, önce entübeden çıkacağız, yavaş yavaş sağlığımızı kazanacağız. bunu da yorumlarımda nasıl ve niçin olarak temellendiriyorum.

      • Yerden göğe kadar haklısınız; ülkenin durumunu güzel özetlemişsiniz ddm.
        Asıl büyük zulümü yazmamışsınız; Türkiye hiç bir dönem seçimler öncesi bu kadar çapsız (işini iyi yapmayan iktidar, bozulanları (her şey) düzeltebilecek bir) siyasetçiler ordusu ile baş başa kalmamıştı. Göbeğini kaşıyanlar bile yeri geldiğinde baştakileri tekmelemeyi bilebilmişlerdi.

      • İmf ye olan borçları kim ödedi, imf tahsildarlarını kim sepetledi onu da yaz bakalım!?

  16. 200 MİLYAR TL, DERHAL 400 MİLYAR OLUR.
    Şu anda ülkemizin toplam borç artışı “aylık” 200 milyar TL civarında.
    Yandaşlar borcun sadece “devletin dış borcu” olduğunu sanıyor.
    Devletin iç borç kaleminin %65’inin “dövize endeksli” olduğunun bile farkında değiller.
    Yani dövize endeksli iç borcun aslında dış borç sayılması gerekir.
    İktidar seçimi kazandığı gün, toplam aylık borç artışımız 200 milyar TL’den, 400 milyar TL’ye fırlar.
    Bir pazarlıkta, bir hesapta önce olmazlar ortaya konur.
    Önce olmazımız mevcut iktidardır.
    Hiç kimse bu iktidar kadar istese bile ülkeyi bu kadar kötü yönetemez.
    Bu kadar” imkan” daha doğrusu
    “para ve halk desteği”, Cumhuriyet Tarihi’nde hiçbir iktidara nasip olmadı.
    İktidarların yaptıkları elindeki imkan ile değerlendirilir.
    Bu kadar imkana rağmen her konuda bir yıkım tablosu.
    Bu iktidar için kullanılan ” Anadolu topraklarının Moğol İstilası ve Çanakkale Savaşları’ndan sonra gördüğü en büyük felâket” nitelemesine ve tedbirine aynen katılıyorum.
    Daha maalesef yıkım işleri bitmediği için başka ne benzetme ve mukayeseler yapılacağı belli değil.
    Seçim tahminlerine gelince benim referans sıralamam şu:
    1–Sayın Bernar,
    2–Konda,
    3–Avrasya Anket.
    Avrasya Anket yöneticisi Kemal Özkiraz bildiğim CHP üyesi ve önümüzdeki seçimlerde de CHP’den milletvekili adayı olmayı düşünüyor.
    Avrasya Anket’in bulduğu sonuçları diğer anket şirketleri 2-3 ay sonra buluyor.
    Bildiğim kadarıyla Konda periyodik yani aylık araştırma yapmıyor. Yada kamuoyuna açıklamıyor.
    Ancak seçim öncesi yapıyor. O zaman takip ederim.
    Sayın KORU’nun yazısında en dikkat çeken kısım şu:
    “….bir golcünüz de olacak.”
    maalesef böyle biri yok.
    Tarihsel dönüşümler iki şekilde olmuş:
    1–Tepeden inme:Kalıcı sonuçlarının olması ne kadar mümkün?
    2–Tabandan gelen talep ve istek ile.
    Pekâlâ en ideali hangisi?

  17. İnsanlarımız kardeşleriyle bile anlaşıp iş yeri yönetemez, miras paylaşamazken; her biri birbirinden farklı duruş ve politikalara sahip bu 6’lı sizce nasıl ülkeyi yönetecekler? 90’larda üç partinin bile altı aydan fazla koalisyon hükümeti sürdüremediğini hatırlayanlar, bunun retorik bir soru olduğunu bilirler.
    Milletin bu senaryonun gerçekleşmesine izin vermeyeceğinden yüzde yüz emin olduğum için de neyse ki hep retorik olarak kalacak.

  18. sn Koru siyasette olduğu gibi futbolda da sonuçları ongoremiyorsunuz.Hakemin tum tercihlerini fenerden yana kullanmasına ragmen( formadan çekiyor ,ayağına basıyor vs. vs) fener kazanamıyor.Siyaset te sadece Erdoğan dusmanligiyla seçim kazanılmıyor.

  19. Slm, eger K.K. ile seçime girerlerse kaybetme ihtimalleri çok yüksek olduğu halde bu 6’lı masa niçin bizlerin sesine kulak vermiyor? Acaba RTE’ye mi çalışıyorlar diyesim geliyor.

    • yani RTE kaybetmez, kaybettirir diyorsunuz. gorelim mevla, neyler neylerse guzel eyler…

Comments are closed.