İktidar seçimde muhalefeti hazırlıksız yakalamak ister; ‘baskın seçim’in taze bir örneği var…

39
Reklam

Sonunda beklenen oldu: Büyümeyi önceleyen ekonomik politikaları, bütçenin imkanlarını zorlayarak destekçi kitleleri umutlandıran vaatleri henüz hayata geçmeden, iktidar partisi, gelecek yıl bu zamanlar yapılması kararlaştırılmış seçimin tarihini erkene alıverdi.

İktidar partisinin aldığı karar gerekli merci tarafından da onaylandı.

Merak etmeyin “Ben demiştim” demeyeceğim, daha doğrusu diyemeyeceğim; çünkü baskın seçim kararının alındığı ülke Türkiye değil. Bir zamanlar eksenimizin oraya doğru kaydığını tartıştırıldığımız başka bir ülke: Malezya.

Ülkede bıçak sırtı bir iktidar durumuna düşmüş olan BN (Barisan Nasional) koalisyonunun ana partisi UMNO’nun gelecek yıl bu zamanlarda yapılacak seçimde iktidarı kaybetmesi bekleniyordu. Başbakan İsmail Sabri Yakub, ustaca bir çalımla, ‘baskın seçim’ planını devreye soktu ve 10 Ekim akşamı çıktığı televizyon programında meclisi feshedip derhal seçime gitme kararı aldıklarını açıklayıverdi.

Anladığım kadarıyla muhalefeti hazırlıksız yakaladı bu karar.

Öyle olmalı ki, kısa süre öncesine kadar, tıkanmış görünen politik ortamdan çıkmanın tek çaresinin seçim olduğu tezini gündemde tutan muhalefet partileri, kararın Kral tarafından da onaylandığını öğrenince, itiraz etmeye başladılar.

Kasım ve aralık ayları Malezyada muson iklimi etkisinde geçiyor. Geçen yıl muson yüzünden 50’den fazla insan hayatını kaybetti, sellerde evler yıkıldı. Muhalefet bunu ileri sürüp seçimin daha ileri bir tarihte, daha önce alınan karara uyularak 2023 eylül ayında, yapılmasını istemeye başladı.

Hazırlıksız yakalandılar çünkü.

Reklam
Malezya başbakanı İsmail Sabri Yakub..

Seçim kararını açıklamadan önce, Başbakan İsmail Yakub, ekonominin imkanlarını zorlayarak seçmenlere kendisini şirin gösterecek bir dizi karar almış bulunuyor. Çoğu bir an önce seçime gidileceği için vaat düzeyinde kalsa da, seçmenin zihninin vaatlerle çelindiği anlaşılıyor. Daha önce %5.3 olarak açıklanmış büyüme tahmini %6.5 olarak revize edilmiş, fakir fukaraya yapılan yardımlar artırılmış…

Ekonomik sıkıntıları, birdenbire artan hayat pahalılığını hissettirmeden seçime gitmek istiyor UMNO.

Nisan ayında %1.5 civarında olan enflasyon ağustos ayında %4.7 olarak gerçekleşmiş, artış sürecek gibi.

Doğal kaynaklar açısından zengin bir ülke Malezya. Petrol de üretiyor. Ukrayna savaşı yüzünden petrol fiyatının artması iktidarın yararına.

İktidar partisinin zamanında yapılacak seçime kadar geçecek süre içerisinde kendisini zora düşürecek sürprizlerle karşılaşma ihtimali de büyük.

UMNO’nun başkanı Ahmad Zahid Hamidi hakkında açılmış 40 kadar yolsuzluk soruşturmasından aklandı, ancak gelecek ay mahkeme tarafından karara bağlanması beklenen 47 başka yolsuzluk iddiası daha var Hamidi hakkında…

Hamidi’den önce UMNO’ya 2008 ile 2018 tarihleri arasında başkanlık ve İsmail’den önce 2009 ile 2018 yılları arasında ülkeye başbakanlık yapmış olan Najib Razak ülkeyi derinden sarsan büyük bir yolsuzluk skandalı sonrasında yargılanmış ve ağır cezalara çarptırılmıştı.

Bir çok dalda Oscar’a aday gösterilmiş, Martin Scorsese’nin yönettiği, Leonardo diCaprio’nun başrolünü üstlendiği ‘The Wolf of Wall Street’ filmi sonrasında başı yanmıştı Razak’ın…

Reklam

Meğer o filmin masraflarının büyük bölümünü üstlenen 20’li yaşlarındaki Jho Low adlı genç, Razak tarafından kurulmuş Varlık Fonu’nun kaynaklarını kendi parası gibi kullanmaktaymış.

Kendisinin de fonun yüz milyonlarca dolarını ABD’ye kaçırdığı skandal patlayınca anlaşılan Başbakan Razak’tan aldığı desteğin sağladığı cüretle.

Filmin yapımcısı olan Riza Aziz de Razak’ın damadı değil miymiş…

Konuyu bir başka vesileyle burada ele almıştım; ilgiyle okunabilir.

Şi̇mdi de UMNO’nun son genel başkanı Hamidi’nin başı benzer yolsuzluk iddialarıyla dertte. Onun için de bir an önce seçime gidilmesi gerekiyor.

Demek ki, Malezya’da iktidar böyle yanlışlıklara yol açabiliyor; karakteri müsait olanları baştan çıkartabiliyor iktidar.

Malezya’da birbiri ardına yaşanan bu işte.

Bizde durum ne?

İktidar kendisine çok güveniyor ve ekonomik durumdan yararlandıkları için AK Parti’ye oy verdikleri bilinen, ancak sıkıntılar yüzünden kendisinden uzaklaştığı görülen seçmenini, birkaç ekonomik jestle yeniden yuvaya döndürmenin altyapısını oluşturma gayretinde.

En son açıklanan 250 bin konut, 500 bin arsa müjdesi o seçmen kitlesine dönük bir jest.

Talep görülünce arsa sayısı 1 milyona çıkartılıverdi. 

Çekirdek seçmen kitlesinin ise kendisini asla terk etmeyeceğini hesap ediyor AK Parti, ancak onları da konser ve festival yasaklarıyla sadakatlerini sürdürmeye zorlamayı da ihmal etmiyor.

MHP’li son birkaç yılı dışarıda bırakacak olursak, ülkeyi 20 yıldır tek başına yöneten AK Parti’nin lideri de olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gün, “Yolsuzluğun olmadığı, yoksulluğun olamayacağı Türkiye’yi biz yaparız; şu an itibarıyla da onun hazırlığı içindeyiz” vaadinde bile bulunmadı mı?

Epistemolojik kopuş iddialı, büyüme odaklı ekonomik programla da halka sıkıntıları fazla hissettirmeyecek bir yol izlenmek isteniyor.

Her ne kadar “Engel yok, bir kez daha aday olabilir” deniliyorsa da, anayasadaki başka yöne çekilmesi zor ifadeye göre, birbiri ardına iki kez cumhurbaşkanı seçildiği için Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesinin önünde engel bulunuyor ve engeli aşabilmenin tek yolu da TBMM tarafından alınacak bir kararla erken seçime gidilmesi…

Malezya’da iktidarın büyük ortağı UMNO, muhalefeti ters köşeye yatırıp, 2023’ün bu aylarında yapılacak seçimi yıl bitmeden yapma kararı aldı; seçimin yeni tarihi muson mevsimine denk gelmesine rağmen hem de… Muhtemelen o da bir hesap.

Bizde iktidar sözcüleri “Seçim zamanında yapılacak” deyip durdukları için iddiamı eski gücünde tekrarlayamıyorum; ancak galiba UMNO sözcüleri de baskın seçim kararını açıklayana kadar “Seçim zamanında yapılacak” demekteymişler…

Muhalefet partilerinin kaderi hep ters köşeye yatırılmaktır.

[Şu günlerde bu son tespitime aykırı bir gelişme İngiltere’de yaşanıyor. Partisi içerisinde sert eleştirilere muhatap çiçeği burnunda başbakan Liz Truss, isyancıları “Seçime giderim ha” diye korkutuyor. Anamuhalefet İşçi Partisi kamuoyu yoklamalarında iktidardaki Muhafazakar Parti’nin hayli önünde görünüyor. Muhalefet orada hazır bekliyor.]

ΩΩΩΩ

Reklam

39 YORUMLAR

  1. -abii!..
    babama söyle emi..
    ben hiç günah yapmadım!
    -ıhh.. ıhhı ıhhı ıhhıııı..
    -altımdakini pardon altınlarımı gelin benden alın demedim ben!.. hiç demedim!..
    -onlar gelip aldılar!!! istemediler bile..
    aldılar sadece…
    -bizim evin oralar yol görmemiştir.. yani biz yolsuzuz zaten taa ezelden.
    -hırsız nerden gelmişse gelmiş işte😦😯🙁
    -almış işte ne vaar ne yooksa eldee avuçta.
    “hırsızlık yolsuzluk neyse de abi..
    arsızlık çok kötü abi!..”
    bikiyonmu..
    kodumu oturtuyo..

  2. Hocam erken seçim dedikleri istikrarsız koalisyon hükümetlerinde yaşanan kimi anlaşmazlıklar veya krizlerden dolayı zaaart diye çıkıveren bir seçim kararıdır,
    şimdi ortada böyle bir durum da yok ki seçime çeyrek kala tarihini on gün öne beş gün geriye alalım, neyi niye değiştirelim, kime ne faydası olur?
    Bölgesel/küresel seferberlik ve savaş koşullarında bir de seçimlerin ertelenmesiyle karşılaşmayalım da erkeni falan kalıversin,
    kaldı ki başkanlık sisteminde seçimi erkene alan başkan bir daha aday olmaz!
    Haa, meclis kararıyla erkene alınır diyorsanız, hayır, hiçbir partinin/ittifakın buna gücü yetmez!
    Son gününe kadar hizmete devam, durmak yok yola devam! Marrrşşş!!!!

  3. Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti’de iken yaptığı o meşhur konuşma aklıma geldi: “Gerekirse nefsimi ayaklar altına alır, her makamı elimin tersiyle iter fakat yine de bu kutlu davaya, dava arkadaşlarıma ihanet etmem.”
    Maalesef, Ahmet Davutoğlu, dün verdiği bu sözlerin hiçbirini tutamadı, şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu’na kefil olmaya kalkıyor. Daha ne kadar savrulabilir kendisi, bilemiyorum; demek ki, gerçekten dibin de dibi varmış!

  4. Seçimlere önümüzde 8 ay gibi bir süre kaldı. Bu süre altın kıymetinde. Bu süreyi kim iyi değerlendirirse seçimde o favori olacak.
    Metropoll Araştırma 17-20 Eylül tarihleri arasında 2 bin 119 kişiye “Bu pazar cumhurbaşkanlığı seçimi olsa Erdoğan kazanır mı?” diye sormuş. Ankete katılanların yüzde 48.5’i kazanacağını, yüzde 47.7’si ise kazanamayacağını söylüyor.

  5. EN HUKUKSUZ YOLU TERCİH EDECEK
    İktidarın seçim ve erken seçim taktiği merak ediliyor.
    Anayasaya ve hukuka en aykırı yol ve yöntem ne ise onu yapacaklar.
    Yapabileceği ne kadar hukuksuzluk var ise tamamını yapacaklar.
    Hedefi bu.
    Daha doğrusu mecburi istikamet.
    Bu saatten sonra hukuka dönebilme ihtimali sıfır.
    Bu durumda en hukuka aykırı yol ne?
    Bence şu:
    “–Cumhurbaşkanı TBMM’ni fesih suretiyle erken seçim karararı alınacak. Ve Anayasaya açıkça aykırı olmasına rağmen Yüksek Seçim Kurulu’ndan(ve gerekirse Anayasa Mahkemesi’nden) Erdoğan’ın 3. kez aday olmasında Anayasal ve yasal engel olmadığına dair karar aldırılacak.”
    En hukuka aykırı yöntem bu olduğu için böyle yapılacak.
    Yapabilecekleri her türlü yanlışı yaparak gidecekler.
    Benim aklıma gelen bu.
    Sizin aklınıza gelen daha yanlış varsa, mutlaka onu yapacaklardır.

    • Sizin gibi düşünen muhalefete göre mahkemeler erdoğanın elinde …hatta her şey kontrolünde.amaaa ysk kontrolunde değil.3.kez aday olabilmek için katakulle yapacak.ya her şey kontrolünde ise ysk danada istediği kararı aldırır.niye katakulle yapsın..üstelik anlamadığınız şey esas erdoğan bu katakulleyi yaparsa kaybeder.çünki erdoğan mert dürüst adam .akatakulle yapmaz …bekide seçim staratejisi erdoğanı seçilemez… şeklindeki sizin gibi kek muhaliflerin itirazları olacak.erdoğan seçilemez şeklindeki itiraz ve muhalefeti belkide çoook iyi kullanacak.bu kutuplaşma seçilemez siyaseti ancak erdoğana yarar.daha siyaseti bilmiyonuz.

  6. Nisan 2018’de erken seçim yok dedikten 15-20 gün sonra erken seçim kararı alınmıştı. Siyasetçilerin söyledikleri o gün geçerlidir ertesi gün tam zıddını söyleme konusunda Yukardan toleranslı olduklarını düşünseler gerek. Dünün kanlı bıçaklıları bugün kolkola.Şaşırmıyorum artık son örnek M. Ali Ç…ne diyelim artık

    • Çok eğlenceli ve komik: AK Parti’ye geçen CHP kökenli vekil M. Ali Çelebi’ye saldırıp “topaç” diyorlar.

      Peki, Altılı Masa ve CHP’dekileri ne yapacağız? M. Akşener, A. Davutoğlu, A. Babacan, A. Şener, B. Kuşoğlu da mı topaç? Daha sayayım mı?

      • Ergenekon davalarının savcısı olan Erdoğan’ın kurtarıcısı gene Ergenekon sanıkları. Senin kafan nasıl karışmasın Muzaffer beeyy! Sorsam kendinden çok emin olduğunu söylersin. Ama senin de kafan çok karışık çok.

  7. Benim bu günlerde kafamı kurcalayan , bir türlü cevap bulamadığım , içinden çıkamadığım başka bir konu var .
    Allahü Teala ; bu vahşi , zalim , elikanlı , katil makinesi Putine neden müdahale etmiyor !
    Bu vahşet ve katliam aylardan beri devam ediyor , ne Putin’in başına ne milletinin başına bir bela gelmedi , elini kolunu sallaya sallaya devam ediyorlar !
    Evet , bizim inancımıza göre öbür dünyada buna sebep olanlar ebediyyen cehennemde yanacak ancak bu mucazaat bu yapılanların bedeli olabilir mi , çok daha ağır bedeller ödetilmesi gerekmez mi ?
    Hepsini öbür dünyaya bırakmadan bir kısmının cezası bu dünyada verilemez mi ? Tabii ki bundan sonra ne olacağını da bilmiyoruz , belki beklentiler gerçekleşecektir ama bu yıkımlar bu katliamlar ne olacak , geri gelmez ki !
    Velhasıl kelam işin içinden cıkılmıyor !
    Ilgi duyanların katkılarını beklerim .

    • “Benim bu günlerde kafamı kurcalayan , bir türlü cevap bulamadığım , içinden çıkamadığım başka bir konu var .
      Allahü Teala ; bu vahşi , zalim , elikanlı , katil makinesi Fetöye neden müdahale etmiyor !
      Bu vahşet ve katliam aylardan beri devam ediyor , ne Fetö’nün başına ne şakirtlerinin başına bir bela gelmedi , elini kolunu sallaya sallaya devam ediyorlar !”
      MUCİB BEY GAYRETULLAH SİZİN HİZMETÇİNİZ DEĞİLDİR, OK?

    • Haberiniz yok galiba; İslam ülkeleri olaya el koyup sonlandıracaklarmış 🙂

  8. TR’de seçimin ayak seslerinin şunlar
    olacağını öngörüyorum:
    – faizin 9,97 ye indiğini gördüğümüzde,
    – enflasyonun son bir iki ayda yükselişinin
    durup, trişkadan! 🙂 1-2 puan
    ”düşmesede düşüyormuş gibi..” 🙂
    görünmesiyle..
    – seçimi kazandıracak kazma vuruşunun
    kanalistanbul katar şeyhleri şıhları ile değil,
    evlere arsaların altyapılarına vurulacak kepçe
    ile!!! olacağı anlaşıldığında 🙂
    – fakir fukaranın garip gurabanın da bir hesabı..
    olacağı seçimlerden sonra değil,
    önce anlaşıldığı zaman;
    seçim geliyoorrr.. diye biliriz. 🙂

  9. ne kadar acı değil mi?
    sayın koru müslüman bir ülke fotoğrafı koymuş önümüze,
    yine bildik manzaralar değil mi?
    bir önceki başbakan najib razak yolsuzluktan ağır cezaya çarptırılmış,
    varlık fonu kaynaklarını kendi parası gibi kullanmaktaymış.
    sonraki başbakan zahid hamidi hakkındaki 40 yolsuzluk davasından
    akanmış(şimdilik)
    47 davası daha varmış,
    baskın seçim kararları,
    seçim öncesi fakir fukaraya dağıtılan göstermelik paralar,
    zenginleşen ahlaksız yöneticiler,
    fakirleşen cahil halk.
    yolsuzluk ve yoksulluk kıskacında ülkeler.
    ne kadar acı bir tablo.

    • ibb ye ait araçta eroin bulunmuş yorumunu okuyunca yorumdaki vurguya şaşırmamak mümkün değil,
      gri listedeyiz,
      hakkında uluslararası uyuşturucu ticaretiyle ilgili ciddi suçlamaların olduğu bir ülkeyiz. orada burada uyuşturucu bulunmasına şaşıracak değilim ama
      benim şaşırdığım,
      sayın hd nin belediye başkanının eroincileri tespit edememiş mi sorusu?
      onun işi mi bu?
      eroincileri de belediye başkanının mı tespit etmesini bekliyorsunuz?
      bunca engellemeye rağmen
      işini bu kadar düzgün yaptığı yetmiyor,
      başkalarının işini de mi yapsın istiyorsunuz?
      pesss.

      • Alt alta dizip topluyorsun, sonuç çıkmıyor. Yan yana koyup hesaplıyorsun, yine sayı tutmuyor. Olmuyor, olmuyor…
        HDP’siz bir çözüm yok!
        HDP de bunu bildiği için yüksek perdeden atıp tutuyor. Ama bir başka gerçek daha var ki, HDP de tek başına hiçbir şey değil. Eti ne, budu ne?
        Demek ki…
        Hepsinin birbirine ihtiyacı var. Biri ya da birkaçı, diğerleri olmadan hiçbir şey ifade etmiyor. Hepsi birbirine eklemlense, bir araya gelse, kenetlense bile yine sınırda geziyor.
        Onlar da biliyorlar durumu. Biliyorlar, ama kayıkçı kavgasını da sürdürüyorlar. Bu gerçeğin bilinmesi işlerine gelmiyor. “Biz doğal müttefikiz” ya da “çaresiziz” deseler, “Etle tırnak gibi birbirimizden ayrılamayız” gerçeğini ortaya koysalar, seçmen ürkecek.
        Kaçak güreşiyorlar o yüzden. Şimdilik seçmeni alıştırma turları yapıyorlar. Bir de geniş kitleleri ellerinden kaçırmamak için topluma alabildiğine bir “Erdoğan düşmanlığı” körüklüyorlar.
        Altılı Masa’nın HDP’ye, HDP’nin de Altılı Masa’ya mecbur, hatta mahkûm olduğunu ilan edecek halleri yok tabii!

      • Gelir gelmez akpartili işçileri tespit etmişti ama. Milletin kalbinde ne taşıdığını bilen rabbiyessir yüzlü başkandan 3 yıl boyunca arabasında ne taşıdığınıda bilsin istemişiz çok mu?
        Şaka şaka konu sadece araba kimin kontrolünde, ne zaman kiralanmış.

        • Ne farkeder diyelim ki uyuşturucunun sahibini buldun ne olacak? Mersin limanında bir gemide uyuşturucu yakalanmış sahibine sorgulamışlar. Adam: “gemi benim siparişi de ben verdim. Tamam da ben uyuşturucu sipariş etmedim ki ben muz sipariş ettim” demiş adamı da gemiyi de serbest bırakmışlar.

          Senin asıl sorman gereken: yakalanan uyuşturucu nerde, mal nerde malı ne yaptınız? Sorusu olmalı. Ben şahsen yakalanan uyuşturucuyu ne yaptıklarını merak ediyorum!

        • çok yanlış şeyler oluyor sayın hd,
          elbette sizi tenzih ediyorum,
          öyle insanlar oluyor ki, ibb aracında uyuşturucu bulundu diye sevinebiliyor, ne yazık ki biz sayın başkan zarar görür umuduna sarılıp, metrobüs kazasından mutlu olan, yüzlerce ölü var bağıran insanları görüyoruz, insan nasıl böylesi kötü olabilir? yani iyi olsun istemezsin anlarım ama
          bir büyüğüm şöyle derdi,
          biri, dağda adam vurur, öldürür, katil olur,
          biri bağda, duyar, sevinir, kafir olur.
          uyuşturucu konusu önemli ve bu konuda ciddi sıkıntılar var, benim okula giden çocuğum var, sizin de vardır, arabadan çıkan bu uyuşturucu yarın çocuklarımızın çantasından çıkabilir, kimin kontrolünde ya da ne zaman kiralandığı önemli değil, ülkenin ve yöneticilerin ne yaptığı ve mücadelesi önemli,
          yeşil listeye alınmış,
          ciddi suçlamalarla karşı karşıya olan bir ülkeyiz,
          şakası yok bu işin.
          çok geç olmadan hepimizin hassasiyet göstermesi lazım,
          elbette kimin arabasında olduğuna bakmadan.

          rabbiyesir meselesini bilemem,
          hepimiz başkalarının yüz aynasında kendi yansımamızı görürüz,
          ekrem beyi bizler seviyoruz ama sonuçta kendisi bir politikacıdır, seveni ya da sevmeyeni olması normaldir.
          şimdi, her gelen en aşağısından en yukarısına kendi ekibini getirir, doğrudur, yanlıştır başka bir tartışma konusu, bugün akp de bunu yapıyor, chp de, kim gelirse gelsin, işçisinden yöneticisine değişir, değiştirir. ben bilmem, siz bilmezsiniz ama hepimiz bilinen, kaydı tutulan vatandaşlarız kim kimle çalışabilir sır değil, dolayısıyla bu konuda kimsenin kimseyi eleştirmek hakkı yok.
          yarın iktidar değiştiğinde de bütün kadrolar elbette değişir.
          bu tabiatı gereği böyledir.
          bir süre yorumlarıma ara vereceğim, o nedenle
          sağlıcakla kal diyorum.

          • Sizi kıran bir yorumum oldu ise helallik diliyorum. Gönül ferahlığı nasip etsin Allah.

  10. KİLİC BEY yariň Center for American Progress düşünce kuruluşunda olacak. Demokrat Parti’ye son derece yakın bir düşünce kuruluşudur. Orada kapalı bir toplantı gerçekleşecek. Bu toplantıya yaklaşık olarak 35-40 kişi katılacak. Washington kaynaklarımdan aldığım bilgiye göre; yarınki toplantıda Amerikan Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in ofisinden de bu toplantıya katılım olacak. Aynı zamanda da ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan da bu toplantıya katılım olması bekleniyor. Pentegon’dan da katılım olabileceğini ben Washington kaynaklarımdan duydum.”!!!
    Hani sadece bilim ve teknoloji alanında bilgi alışverişinde bulunacak idi.
    YALAN ile başlayanlar iflah olmaz,Dürüst beyefendinin .

    • Kim ne derse desin, 6’lı masadakiler dahil, bunların Başkan adayı olarak dillendirdikleri içinde en sevimlileri bence sevgili Kılıçdaroğlu’dur.
      Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerinde olsam bundan sonra “Güzel Kemal” derdim.
      Biraz da “Güzel Kemal sözü” versin, memleket güzelleşsin.

  11. Sayın yazar hala baskın seçim uyarılı yazılar yazıyor. Bir yıldır muhalefet erken seçim istiyor, sayın yazar erken seçim hatta bu sonbahar seçim olacağı iddialarını ısrarla yazıyor. (Aaaa sonbahar gelmiş ya) Bu saatten sonra ne zaman seçim yapılırsa yapılsın bu baskın falan olmaz. Bırakın baskın seçim oldu, basıldık, şaşırdık ağlamalarını.

    Yazının başlığı yakında burada başlayacağım İstanbul büyükşehir belediyesi hakkındaki yorumlarıma ait.

    Baksanıza ibb ye ait bir araçta 140 kg eroin yakalanmış. Troller hemen başlamış tazvirata. Yok araç 2017 yılında akpartili belediye tarafından kiralanmış falan. Halbuki ihale yasaları gereği seçim dönemini 6 ay geçecek şekilde ihale yapılamaz. Yani imamcık seçimi kazandıktan sonraki 7. ayda hiçbir eski dönem ihalesi kalmamış olmalı. Ayrıca şoförlü kiralamadan bahsediyorlar, yine aynı yasaya göre şöförlü kiralama da yapılamaz. 14. bin akpartiliyi tespit edip işten atan imamcık eroincileri üç yıldır tespit edememiş mi? Troller bunu aldığı maaş karşılığı yazıyor ama sazanlar yiyor. Tamam chp kitlesi müsaitte bu kadar da kitlenmez ki.

    • uyuşturucuyla yakalanan o araba Albayraklar şirketine ait çıktı diye ortalık yıkılıyor, aracın fotoğrafları sosyal medyada albayraklar şirketine ait araç notuyla dolaşıyor. Sen nerden takip ediyorsun albayrakların gözünden mi bakıyorsun?

      • ne biliyim belki albayraklar imamoğluna kiralamıştır. Biri arabanızı çalsa gidip araba ile banka soysa araba benim diye karakola gidip suçlu benim dersin artık. Kiralık arabanın sevk ve idaresinden kim sorumludur diye sormak istemiyorum, bu kadar da seviyeyi düşürmeyeyim.:)))

        • Aman ne seviye; “tüküreyim o seviyeye de nazar değmesin” derler bizim köyde!😂 arabada yakalanan uyuşturucunun kime ait olduğunu sen nereden bileceksin ben nereden bilecem. Polis değiliz savcı değilizki bilelim.

          Ama Türkiye’de uyuşturucu işinin yaygın yapıldığını ikimiz de biliyoruz nerden biliyoruz peki?

          1. Makro göstergelerden:

          a) uçaklarda gemilerde tonlarca kokain yakalandığından… ata uçağının yabancı bir ülkede uyuşturucu yüklü halde yakalanıp el konulmasından.

          b) hakim, savcı ve polis memurlarının kullandıkları araçlarla uyuşturucu sevkiyatı yaparken yakalanmalarından…

          c) türkiye silah sanayi geliştirme projeleri açıklanıyor ardı ardına, türkiye net rezervleri -50 milyar dolar seviyelerinde. Nereden para bulup da harcıyorlar bu silahlara? Seçim hazırlığı kapsamında bol keseden para dağıtılıyor, nereden buluyorlar bu paraları?

          Bu paraları milletten buluyorlar tabi. Onca yolsuzluk haberleri boşuna değil, fakat bunca yolsuzluk milletin öz sermayesi yeter mi yetmez elbette. Peki yolsuzlukları kutsal davalarına gerekçe yapanları yolsuzluk keser mi? Kesmez elbette! Bu işlere aracılık yapanlar da fırsat bu fırsat, nasıl olsa devlet arkamızda deyip her türlü uyuşturucu ve kara para işlerini rahatça yapıyorlar. Hem niye yapmasınlar ki Muzaffer bey gibi senin gibi destekçileri varken yaparlar tabi:😂😂😂

          2. Mikro göstergelerden

          a) Ekmeğin suyun her tür gıdanın giyim ve her tür ihtiyaç mallarının fiyatı artarken her tür uyuşturucunun fiyatının düşmesinden…mal ne kadar çok olursa fiyatlar da o kadar düşer!

          b) önceleri sadece barlardan ve hususi torbacılardan uyuşturucu temin edilebiliyorken şimdilerde kafelerden de uyuşturucu temin edilebilmesinden… buna bir örnek:

          Henüz İBB akpartideyken, BB da Kadir Topbaş zamanında bizde çalışan yaşlı ve tek yaşayan bir abla Fındıkzade’de oturan genç bir kadın arkadaşını ziyaret etmek istedi. Ben de onu götürdüm, beklememi geri götürmemi söyleyince ben de yanlarında bulundum. Genç kadın geldi bizi tramvay yolu üzerinde bulunan kafelerden birine götürdü. Giriş katı kalabalık olur alt kat sakin oraya oturalım dedi. Alt kata inince locaları görünce sordum. Aynen şöyle anlattı:

          “Gece kapanış saatine kadar herkese açık, gece kapanış saatine yakın bilenler alt kata iniyor üst kat boşalınca kepenkler kapanıyor ve uyuşturucu servisi başlıyor sabaha kadar devam ediyor” dedi.

          Sonra seçimlere yakın bir ara bir süreliğine kapandı orası ama tekrar açıldı.

          • Yorumda düşmesinden imtina ettiğim seviye “zeka” seviyesi idi. Düşürmek lazımmış bilemedim. Böyle yukarıda kalınca ulaşamayınca insan tükürüyor haliyle. Yukarı tükürmek tehlikeli dikkat edin.

  12. Sayın koru bak buna çok güldüm…
    İktidar seçimde muhalefeti hazırlıksız yakalamak ister; ‘baskın seçim’in taze bir örneği var…
    Ya bu muhalif kafalar ne kadar çaresiz ve gelecekten ümitsiz..ülkede secime şurda 7 ay kalmış..enflasyon yüzde 120.mazot 30 liraya dayanmış.6+1ve yandaşları ile birlikte diger bir ittifakta kurulmuş.daha iktidari bir nevi kötülemek için sanki iktidar sıkıştida baskın seçim yapacakmis havasi algısı vermek.😂ya ne baskın seçimi..eskiyi bilmesek…baskın seçim nedir bilmesek😂secime şurda 6 ay var.gecen gün Fahri korutürk ü okurken 7yıllık cumhurbaşkanligi döneminde 8 hükümet değişmiş..bu ülkede uzun vadeli ekonomik sosyal planlama olurmu.ülke gelişirmi.
    Birde sayin koru iktidar muhalefeti HAZIRLIKSIZ yakalamak istiyormus .😂😂😂😂😂bunca seye ramen hala muhalefet hazırliksiz ise 😂😂😂😂😂diyom diyom…bu ülkede muhalefet sorunu var.
    Sizleri ve yorumculari okudukca muhalefetin o kadar boş seyler ile ugraştigini görüyorim ki..bakiyorum durmadan herkrsin bildigi yasadigi seyleri şikayetleri söylemeyi siyaset zannediyolar.erdogan bu ülkeye yakışmıyor falan filan…ya bunlar bilgi ve care degil.cözüm ney…..
    😂bu kafalara göre çözüm erdoganin gitmesi 😂yerine de kim gelirse gelsin.yeterki erdogan gitsin.
    Millet bunu yemiyor..

    • Hedef ve amaç sadece Erdoğan’ı göndermek! Türkiye’deki muhalefetin beslendiği tek kaynak Erdoğan düşmanlığı!
      “Erdoğan giderse ne olacak?” sorusunun cevabı ise yok. En etkili isimlerin bile bu konu üzerinde düşündüğünü hiç sanmıyorum. Ayrıca, soruyorum ve cevabını da alamıyorum:
      -Mesela ABD ve Avrupa ile ilişkiler ne olacak? Tekrar geçmişe mi döneceğiz? Son dönemde emperyalizme karşı elde ettiğimiz kazanımları nasıl ve ne şekilde koruyacağız?
      Yok, tatmin edici bir cevap yok. Sadece “Merak etme, Erdoğan döneminden daha iyi olur” türünden kaçamak cevaplar var.
      Sadece tek bir hedefe kilitlenmişler. “Halk bu defa kararlı, gidecek” diyorlar. Tersi bir ihtimali düşünemiyor ve kabul etmiyor, Erdoğan’ın topladığı kalabalıkları, ilgiyi ve attığı adımları görmüyor ve görmek istemiyorlar.

  13. Kemal Bey’in ABD ziyareti…
    Türk iç siyasetinin özlü sözlerinden biri, “ABD’ye rağmen iktidara gelebilirsiniz ama ABD’ye rağmen iktidarda kalamazsınız’dı…
    ‘Dı’ sayın Erdoğan’dır. İstisnası odur. Amerika’ya rağmen, hem de kaç kere rağmen iktidarda kaldı ve şu anda da, ‘rağmen’ iktidardadır…
    CHP ve/veya 6+1 masa iktidara gelse.. ‘Rağmen’ olacak mı?.. Olmayacak. ‘Amerika’yla normalleşerek’ olacak, ‘birlikte’ sayabiliriz.
    Kemal beyin Amerika ziyaretinde ne yapıp yapmadığının, kimlerle görüşüp görüşmediğinin önemi yok. Bütün soruların cevabı bu kadardır…

  14. Herkesin eleştiri hakkı saklıdır, isteyen istediğini eleştirir, ancak bunu yuvarlak masa müdavimleri yaparsa o zaman sorarlar: “Sizi bir araya getiren şey nedir?” CHP’nin, İYİ Parti’nin, Saadet Partisi’nin Demokrat Parti’nin, HDP’nin ve AK Parti’den ayrılanların bir masa etrafında toplanmasını normal bulan zihniyet, Mehmet Ali Çelebi’nin AK Parti’ye katılmasını, Metin Feyzioğlu’nun Lefkoşa Büyükelçiliği’ne atanmasını kavrayamıyor.
    Asıl sorulması gereken, yuvarlak masanın 6’lısı ve görünmeyen ayaklarını yan yana getiren şey nedir?.. “Tayyip Erdoğan karşıtlığı” tek başına bu sorunun cevabı olamaz. Evet Tayyip Erdoğan karşıtlığı yuvarlak masanın motivasyon kaynağı, ama asıl sebebin başka olduğuna hiç kimsenin şüphesi yok.
    Halbuki 15 Temmuz sonrası hem Feyzioğlu’nun hem de Mehmet Ali Çelebi’nin neler söylediğini, neler yaptığını, hangi tavrı aldıklarını görebilseler hiç şaşırmalarına gerek kalmayacak. 15 Temmuz’dan sonra oluşan Yenikapı ruhu dipdiri varlığını sürdürüyor ve Cumhur İttifakı o ruh doğrultusunda mücadelesine devam ediyor.

  15. “Haklı olsalar bir tanesi yeterdi.” Haksız oldukları için 6’sı, 7’si daha bilmediğimiz plancıları, foncuları, akıl hocaları bir araya. Geliyor ama yine olmuyor. Olmaz, çünkü haklı değiller. Kendileri de biliyor, boşa toplandıklarını. Kendileri de biliyor, vatandaşın gönlüne giremediklerini. Kendileri de biliyor, bir tek konuda dahi aklı başında bir projelerinin olmadığını. Kendileri de biliyor kazanamayacaklarını.

  16. olayalar ulkeler kisiler akarabaliklar yapilanlar yapilmayanlar ve sonuclar ne kadar cooook birbirine benziyor. biz bu filmi yasamistik! galiba!!!

    • Kemal Bey adaylığını 11 Kasım’da açıklayacakmış. Böyle bir şey yapar mı? Bekleyip göreceğiz. 10 Kasım malum Atatürk’ün ölüm yıldönümü. Kemal Bey kendisini ikinci Kemal olarak görüyormuş. Cumhuriyet’in yüzüncü yılında yani 2023’te ikinci Kemal mottosuyla seçim çalışmalarını yürütecekmiş.
      Kemal Bey açısından bu çok iddialı bir o kadar da riskli. Dostça bir tavsiye; aman diyeyim! Ajans mı verdi bu aklı bilmiyorum ama sıkıntı çıkar bilesin. Gülünç duruma sokar sizi. Komik olur.
      Kemal Bey’in ABD gezisi sonrası ya adaylığını açıklamadan önce ya da hemen sonra Türkiye’de gündem değişecekmiş!
      Sanırım FETÖ yine bir şeyler pişiriyor.
      Kemal Bey bu tür şeylere geçmişte de tevessül etmişti. Tarihten hiç mi ders çıkarmaz.

  17. Bizde erken seçim olacağını sokaktaki ilkokul çocuğu biliyor bir tek muhalefet bilmiyor veya bilmek istemiyor.
    Çünkü hazırlığı yok çünkü başarısız olacağını bilıyor.
    Dertleri iktidara gelip ülkeyi yönetmek değil koltuklarını korumak.

    • Artık AKP’nin sokağa çıkacağı yüz yok. Muhalafet sokakta ve millettende çok ilgi görüyor.

      Muhalafet Erken deçim istediğinde sen Erken seçim isteyenlere kızıyodun.

      Erdoğanda ve kankileri Siyam ikizleri seçim zamanında olacak diyordu.

    • bu sefer kılıçdaroğlu kime ne sordu?
      vekil yada parti yönetimdekilere değil,
      direkt seçmene:
      benimlemisiniz!!!???
      (koltuklarda oturanların haberi bile yok! ahmet.
      o arada koltuklaarın oturakları terlemiştir
      ıslaklıktan kurtulmak için kıvranıp duranlar
      o işlerle ilgileniyordur senin dertliler onlar olsa gerek)

Comments are closed.