Kadını ‘vitrin mankeni’ görenler de, başörtülü kadını ‘tarafgir’ sayanlar da yanılıyor…

78

Yeni bir yıl girdik, fakat daha ilk gününden başlayarak girmemiş gibi olduk.

Siyasiler yeni yılın ilk gününü “Nerede kalmıştık” aculluğuyla değerlendirdiler de ondan…

Yeni yılın ilk siyasi tartışması ‘vitrin mankeni’ oldu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir ziyareti sırasında yanında başörtülü bir partili kadın varmış; AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ziyaret fotoğrafına bakıp “Bay Kemal” diye başlayan cümlesini “Yanında vitrin mankeni olarak başörtülüleri taşıyor” gibi bir cümleyle bitirmiş…

Hem o fotoğraftaki kadın partiliden hem de başka kadınlardan tepkiler yağıyor…

Tabii Kemal Kılıçdaroğlu’nun da ağzı boş durmuyor…

Oysa ‘vitrin mankeni’ kavramı siyasetçiler için hiç de yabancı bir kavram değildir. Sağ-sol fark etmez, siyasi partiler, gerekli gördükleri her dönemde birilerini ‘vitrin mankeni’ olarak kullanmışlardır.

Adalet Partisi’ni 27 Mayıs darbecileri (1960) tarafından kapatılmış Demokrat Parti’nin yerini almak üzere kuran kadro, bunu, Yassıada’da yargılananların soyadını taşıyan birilerini yanlarına alarak sağlama yoluna gitmişlerdi.

Reklam

Genellikle de eşlerini veya oğullarını… 

Adnan Menderes’in üç oğlu da sağ partilerde yer aldılar…

12 Eylül darbecileri (1980) tarafından kapatılan CHP’nin yerine kurulan SHP’nin başına lider aranırken de İsmet İnönü’nün oğlu akla gelmişti.

‘Vitrin mankeni’ olarak partilerde kendilerine yer açılmış insanlara haksızlık etmek istemem; onların bazıları değerlerini ispatlayarak ayakları üzerinde durabildiler…

Dini hassasiyeti bilinen partiler için de kadın bir dönem ‘vitrin mankeni’ olarak görev yapmadı mı? Refah Partisi saflarında çok sayıda kadın geceli gündüzlü çalışmadı mı, hem de başörtülü oldukları için milletvekili yapılmadıkları halde? Onları Meclis’te uzun süre başı örtülü olmayan kadınlar temsil etti.

CHP değişiyor ve bu iyi bir şey

Sözü uzatmayayım: ’Vitrin mankenliği’ siyasi hayatımızın bildiği ve gerektiğinde kullandığı bir görev yeridir.

Kadınlar sonunda kendi ayakları üzerinde durabileceklerini göstererek onlara uygun görülmüş bu görev yerini terk ettiler ve bugün partilerde var olan değerleriyle yer alıyorlar.

Reklam

Başörtülüsü de başı örtülü olmayanı da…

CHP’nin hukuk eğitimi almış, mesleği avukatlık olan başörtülü bir kadını Parti Meclisi üyesi olarak yönetimine alması ayıplanacak, kınanacak, eleştirilecek bir durum değil, tam tersine alkışlanacak bir gelişmedir.

Vaktiyle başını örten kadınların hayatını cehenneme çeviren icraatlar karşısında sessiz kalmış, hatta zaman zaman o icraatlara yol açmış bir partidir CHP. Üniversite ve yüksek okullarda başörtüsü yasağı, yasağın uygulandığı dönemin CHP yöneticilerinin yakın takibi yüzünden uygulanabildi.

YÖK’ün yasağı kaldırma, hafifletme girişimlerine, her defasında, Anayasa Mahkemesi ile işbirliği yapan CHP set çekti.

Geriye gitmeye gerek yok: 2007 yılında AK Parti yeni cumhurbaşkanı adayını kendi içinden çıkarmak istediğinde, Abdullah Gül’ün adaylığına yine CHP-Anayasa Mahkemesi cephesi engel olmaya kalkmıştı…

Adayın eşinin başörtülü olmasını bir nakise sayarak…

Bugün CHP farklı bir yerde.

AK Parti üniversitelerde başörtüsü yasağını bütünüyle sona erdirmeyi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesi sonrasında, onun da destek vermesiyle, başardı.

Toplumsal alana başörtülülerin girebilmesinde az da olsa CHP’nin de katkısı var bugün.

Kemal Kılıçdaroğlu bunu partisi içerisinden gelen dozu hiç de küçümsenmeyecek tepkileri göğüsleyerek sağladı.

Son kurultayında da, CHP, bir başörtülüyü parti yönetimine seçebildi.

Kendi açtığı yolun CHP’yi bu noktaya getirmesinden AK Parti’nin hiç rahatsız olmaması, hatta memnuniyet duyması ve bunu her fırsatta ifade etmesi gerekmez mi?

AK Parti’nin başörtüsü yasağını sona erdirmekten de büyük başarısı, bunu CHP’yi de aynı noktaya getirerek -bir anlamda CHP’yi dönüştürerek- gerçekleştirmesidir.

Ve Fikri Sağlar olayı

Peki durum buysa, başörtülü bir yargıç tarafından muhakeme edilmeyi rahatsızlık kaynağı sayan Fikri Sağlar gibi CHP’lileri nasıl değerlendireceğiz?

Ön yargılılık? Cahillik? Körlük? 

Hepsi muhtemel. Ancak ben konuyu başka bir yönüyle değerlendirmekten yanayım.

Kadınların varlıklarını toplumsal alanda kabul ettirmeleri hemen her ülkede ciddi ve çok yönlü çabaların sonunda gerçekleşebilmiştir. İsviçre gibi bir ülke kadınların federal seçimlerde oy kullanabilmesini 1971 yılında yapılan bir referandumla kabul edebildi. [1959 yılında yapılmış bir önceki referandumda kadınlara oy kullanma hakkı İsviçre’de yüzde 67 oyla red edilmişti.]

İsviçre ve benzeri ülkelerde sürekli tartışılarak doğru sonuç bulunmuştur.

Başörtülü kadınların toplumsal hayat içerisinde görevler üstlenebilmeleri, bizde, kısa sürede sayılabilecek bir zaman diliminde, oldukça yeni gerçekleşti. Pek çok Batı ülkesi hala aynı hakkı kendi ülkeleri vatandaşı olan başörtülü kadınlara tanımakta zorlanıyor; hatta kılık-kıyafet yasaklarıyla bunun önünü almaya çalışan ülkeler bile var.

Fikri Sağlar ve benzerleri de ülkemiz kadınlarının bu çok yeni kazanılmış haklarını özümseyememişler arasında.

Muhtemelen çevrelerinde artık sayıları yüz binlerle ifade edilebilen iyi eğitimli başörtülü genç kadın bulunmadığı için…

Zaten onun gibiler siyasi hayatımızda azınlıkta kalıyor. 

Yine de onun ve onun gibilerin de başörtüsünün sandıkları türden siyasi birer simge olmadığını uygulamalarla görmeye ihtiyaçları var.

Kadınlar siyasetin her eğiliminde yer alarak ‘vitrin mankeni’ olmadıklarını duruşlarıyla ispat ettiler; şimdi sıra Fikri Sağlar’ın da içinde yer aldığı bir ‘mutlu azınlığın’ kendilerine biçtiği rolü oynamayarak, eylem ve uygulamalarıyla onları mahçup etmelerinde…

Yeni bir yıla girerken çoktan geride kalmış bir konuyu yeniden tartışma gündemine taşımayı bildik ya, bize helal olsun.

Ne diyeyim.

ΩΩΩΩ

78 YORUMLAR

  1. Uğur bey! Benim yazdıklarımı neden anlamak istemiyorsunuz? Şimdiye kadar yazdıklarım’ın her zaman arkasındayım ve aynisi yazacaklarım içinde geçerli.

    Özelikle buna iranlılar hakkında yazdıklarım ve yazacaklarım’da dahıl.
    Her millett’ın iyi tarfı’de var kötü tarafı’de.

    Iranlıları’ın iyi tarafları’nın tamami birbirleri ve ülkeleri için.
    Kötü tarafları’nın tamami’de iranli olmayanlar ve yabancı devletler için.
    (Azeri olan!Riza Zaraf örneği)

    Burada iranli kadaınlar’ın çok güçlü olduklarının altını çizip! Iran Erkekleri oonlar’ı değil, dayak atip, öldürmek tek kelime dahi ağır laf etmezler.
    Evlenirler’kende en az bir daire değerinde mihir verirler.
    Mollalar rejiminide hiç sevmiyorlar.
    AMAA ülkeleri için canlarını verırler.
    Iran devleti ırk ayrımı yapar fakat halk arasında bunu tersi uygulanır.
    Kanada Vancouver’da North Vancouver diye zengin bir mahalle var Oraya, North Tahran diyiyorlar. Çünkü oranın yarıdan fazla nufusu iranlı ve birbirleri ile aralarında tek bir olumsuz olay geçemıştır. Ben o mahallede 10 sene yaşadım.
    Oranın zengin beyazları onlardan çok çektikleri için evlerini sattıp başka mahalelere taşındılar.

    Bir örnek: iranın nufusu tükiyenin nufusundan biraz daha az olmasına rağmen ABD AB Kanada gibi ülkelerde yüksek mevkilerde görevli ve zengin işadamları ile karşılaşyoruz ve sayılaride oldukça fazla!
    Onların bulundukları mevkilerde Bizim Türkiyelı bulamassınız! Bulsanız dahı ya ocu yada bucu diye özeliklede 2011’den sonra devlet tarafından fışlenip vatan haini ilan edilmışler. Zaten buralarda yaşiyan Türkiyeliler’de ordaki ocu bucu geleneklerini buradada sürdüriyorlar.
    Biz buyuz değişmeyiz: değişmeyız çünkü cahil siyasetcilerein yalanlarına alet oluyiruz….!!!!
    Daha 3 gün önce buraya yazdım kendisini birşey zanneden sipiker; Dünyaca ünlü Prof Dr. Umut Şahine iftira atarak aklınca onunla alay etmıştı.

    Merve’cığım! CHPli tecevüzcüyü benim yazmama gerek yok çünkü CHP gerekeni yaptı.
    Ya, öldürülen zavallı Özbek kız!
    Siz isterseniz onu yazın bende arkasından bütün kadın cinayetlerini yazayım…!!! Oldumu? Merve hanım.
    Şimdi gene tepki çekeceğimi biliyorum, ama yazmasamda içimde kalır.
    Türkiyedeki kadın cinayetleri, baş örtüsü., dolaysı ile mağduriyetler ve bunların bir kısmını yaşatan erkeklere kızmıyorum! Kadınlar kızıyorum.
    O erkekleri erkekler doğur’madı! Kadınlar doğurdu!
    Işte o kadınların katili de mağdur edilenlen kapalı kadınların suçlusi’de Kadınlardan başkaları değil.

    Erdoğan gene başardı! Çin aşısı,korona,zamlar, açlıktan intihar edenleri, unutuldu.

    Sevgili: 80 cm bez parçası! Nelere kadırsin
    100 senedır sayende rant elde edenlerın sayısı oldukça yüksek Türkiyenın tek sorunu haline geldin.

  2. 3 ü de birbirinden eğitimli değerli birikimli olan Menderes’in 3 evladına konu mankeni demeniz çok ayıp.Lütfen düzeltin.Aynı şekilde davasına inanmış mücadelele eden başörtülü hanımlarada vekil olamadıkları için konu mankeni denilebilir mi?

  3. Türkiye erkekleri olsun kadınları olsun !(hamza bey gibi istisnalar hariç)

    Her konuda hem sağırlar hemde körlerr!
    Bunlar beni ve ben’im gibilerı’ni tanıyıp bilmezler! Çünkü onların beyinlerine yerleştırdıkleri gerçek olmayan hurafeler ile doldurulumuş vede asla bundanda vaz geçmiyor ve geçmezlekede…!!!!

    Biri benım irana gitmemi öğütliyor! Bir diğeri, Kıliçtaroğlu’na güzelleme yaptığımı düşünüyor!
    Biriside kalkmış bana muta nikahını hatırlatiyor!

    (Uğur bey ve Merve hanıma ayrıca cevap yazmak kaydi ile.)

    1-ben kendim ve çocuklarım için yaşayacak ülkekeri okuma yazma õğrendiğim zaman karar vermiştim!
    Nedenide , düşün’meyi, sorgulamayı, ve bir kız çocuğu olarak güçlü bir kişilik gibi her insanda olması gereken özeliklerin bir kaçına sahip olmamdı.
    2- Ben Kılıçtaroğlu’na güzeleme yapmadım onun gerçek karekterı’ni
    ve meshep’ine mensup olanların kadınlara karşı tutumlarını belirttip, Sağların’de dengesizliğini’ni yazdım.
    Aslında Sağlar güvensizlik konusunda haklı! Çünkü AKP kendi amelerine hızmet edecek islamın yasakladığı bir Din icat ettiğinden dolayı o ve onun gibiler haklılar!
    3-Muta nikahına gelince! Islamdan önce uygulanan bir nikah.
    Bu nıkan’ı Islam dnin’i yasakladı!
    Iran’in muta nikahi bizdeki halk arasındaki ismi Kar Hane (eski türkçede şimdiki ticarethane anlamı geiyoluyor)
    Bizdeki genel evlerinden farklı olarak, hayat kadınlarından vergi alıp halkın, imamların, ve devlet başkanlarının maaşlarını ödemiyorlar!
    Çünkü, iran kanunlarına göre onlar beraber oldukları müdedçe kar koca oloyorlar bu nedenden dolayı kocasının verdiği para gelir sayılmiyor.
    Size tavsiyem bu tip öngörulerinizi ve hakaretlerinizi bana değil kendiniz için kullanın.
    Çünkü ben sizler gibi kula değıl Allaha kulluk ediyorum ve bildiğim doğrular ile birlikte kendi
    görüşlerimii yaziyorum.

  4. Yıllar geçse de yeni yıllar gelse de bizim siyasetçilerin hiç değişmediğini görüyoruz. Adamlar koca koca üniversiteler bitirmiş dünyanın bir çok yerini gezmiş görmüş amma oradan kısmetine düşen hiç bir şey almamış. Cumhuriyet kurulalı bir asrı dolduruyor biz bir kelimenin anlamını bulamadık. Laiklik ilkesi ne anlama gelir çözemedik. Bu bizim solcuyum diye geçinen bazıları var ya fikri sağlar gibi.. bunadı desem az da olsa bunlardan var hala sesi çıkan. 20 yıldır tek bir parti iktidarda. Sırf bu aklı evellerin sayesinde iktidarda. Hiç bişey yapmasa da fikri sağlar gibilerine bir cevap verse iktidar da kalmaya yetiyor. ben chplilere sesleniyorum bunları içinizden temizleyin hayatımda hiç size oy vermedim ama bundan sonraki ilk oyu size vereceğim. Bu memleket de böylece boş tartışmalardan ve bu boş adamlardan kurtulmuş olur. Demokrasiye ve insan haklarına inanan herkese saygılar.

  5. Uğurbey nurdan ablaya riyakarlık öğretemezsiniz, kendisi dobra insandır, doğru bildiğinden şaşmaz, genellikle de bildiği yanlıştır ama neyse…

  6. Bir eylem, bir söz… kim tarafından gerçekleşmesi ya da söylenmesinden ziyade kimin işine yarar buna bakmak lazım. Fikri Sağlar’ın bunu bilebileceğini zannederim. O zaman Fikri Sağlar sol gösterip sağ vurmuş mu oluyor. Neyse karışık bir durum…

    • F.Sağlar hepsini herkesten iyi bilecek tecrübe ve birikime sahip biri. Koca çınar misali..
      Zaman ve mekan yokmu o aahh. Siyasetçi de geliştirmelidir kendini.
      Keşke herkes duyarlı olsa bunlar gibi.
      Ne kadar bilirsen bil, ne kadar tecrübeli olursan ol, daha iyi bilir yapacağı işi, işin ehli.
      Başı kapalı sana güven vermez ise, açık olan da ötekine güven verir mi ki!?
      Kurtulmak lazım artık kaldı bunlar geri.
      Bakmak lazım bundan sonra hep:
      Sadece İLERİ.

  7. CHP nin bir tek yolu var oylarını arttırabilmesi için. Yeminli özür dilemeliler toplumdan. Geçmişte yaptıklarını kabul etmeliler. Hataları için özür dilemeliler. “Kan emici vampirler” cümlesi için, “Burası devlete meydan okunacak yer değildir,…..Bu hanıma haddini bildiriniz” cümlesi için. “Bahriye Üçok türbanla başörtüsünün farkını anlattığı için bu katiller tarafından bombalı suikastle öldürüldü” cümlesi ve daha yedikleri bilumum herzeler için özür dilemedikce sayın yazar; ağsınızla kuş tutsanız sizi çok seven mütedeyyin insanlar bile oraya oy vermez. Deva partisi de zahiren ” Tayyibi yerinden etmek için” dahi olsa onlarla yan yana görüntü verdiği sürece ki kan uyuşmazlığı var kendinden birşeyler söylediğinde derhal onu da topa tutuyorlar… bu millet onlara oy vermez. Pişmanlık beyan etmediler çünkü. Yanına başı örtülü biri almayla değişmiş olmuyorsun çünkü. Sahtekar oluyorsun çok çok. Milletin meselesi onların başını örttüğü açtığı da değildir. Aksine başı açık olmaları bizi rahatsız etmedi etmiyor da toplumun geneli olarak. Onlar bizim hayatımıza inancımıza geleneğimize hakaret etmeselerdi bizi ikinci sınıf görmeselerdi hiç bir sorunumuz olmazdı olamazdı. Evet ordaki hanımefendiyi konu mankeni olarak kullandılar bal gibide.

    Şantiyede baret neden takılır ? Yukarıdan düşebilecek ufak tefek şeyler kafaları yaralamasın diye. Peki o hanımefendinin başında niye baret yoktu herkeste varken ? Çünkü baret olsa örtülü olduğu belli olmazdı. E o halde ? Demekki bunlar sahtekarlık yapıyor. Tıpkı seçimler öncesinde “Müftü eşi olduğunu söyleyen hanımefendi” gibi :)… “Sözde değil özde demokrat…..” cümlesinde olduğu gibi. Hani sizin çok yakın dostunuz Snn Abdullar Gül ün cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ailesi ve eşi üstünden vurdukları gibi hatırladınız mı ? Hani sizin arkadaşınızın eşini suçlamışlardı ya.. Hatta aynı dönemlerde denk mi geldi planmıydı bilemiyorum, o zamanki anayasa mahkemesi başkanı Haşim Kılıcın eşinin “halının altına girmesi hikayesi” gibi hatırladınız mı ? Tek maksadınız Tayyibi devirmek ya, en azından onu devirmeye çalışanlara omuz vermeye çalışıyorsunuz ya….

    Çok net söylüyorum ben Tayyipçiyim… Hatta bazı buranın eliti bazı zatı muhteremlerin tabiriyle “REİSCİYİM” Lakin size de kızmıyorum karşısındasınız diye. Hatta hiç kimseye karşı değilim. CHP ye de karşı değilim. Taraftarları değilim ama karşı da değilim. Hatta kızmıyorum da onlara çünkü görevleri bu. Lakin size kızıyorum.

    Yatma sırtlan gölgesinde ko aslan yesin seni
    Geçme namert köprüsünden ko su aparsın seni..

    Dizelerinde olduğu gibi, dik durun dik. Bakın geçen seçimde Sn. Abdulah GÜL eğer dik durabileydi seçimi kazanmış şimdi azısı tatlısı Cumhurbaşkanımız oydu. Bize de çok koymazdı. Tayyipler arası ilanihaye iyi olmak durumunda değil. Amma ve lakin kendisini dimdik ortaya atacak yerde yok CHP yok HDP yok bilmem ne… Her olmazı oldurmaya kalktı üstelik de ortaya çıksam mı çıkmasam mı şeklinde….. Böyle olmaz sayın Koru. Lüder dediğin adam öyle böyle çıkar ortaya kazanır yada kaybeder önemli değildir. Seçim kaybetmek gibi bir bedeli ödeyemeyecek birisi liderliğe soyunmamalıdır. Soyunursa başkalarının güdümünden kurtulamaz. Bekler sonrasında da Ahmet Mehmet birleşsin, ortamı hazırlasın beni aday yapsınlar şekline olmaz o iş. İnandığın değerlerin dışında davranmak o kadar çok belli oluyor ki. Ne yaparsan yap yeşil le kırmızı yan yana gelmiyor. KAn uyuşmazlığı var kardeşim çocuk sakat olacak illaki.

    Bilimsel gelişme mi.. Tanıyanlar bilenler canan kaftancıolğuna selam etsinler. Geçenlerde deneme de olsa uzaya roket attık 🙂 Bu sırada bir başı örtülü rektör de görev yapıyordu. KApak olsun ona.

    • Şerif bey chpnin özür dilemesi yetmez, geçmişin zulümleri için türk toplumuna tazminat da ödemelidir, o yüzden işbankasındaki hisseleri tez elden varlık fonuna devredilmelidir, kalan borçları için de mebus maaşları ileriye ve geçmişe yönelik olarak haczedilmelidir.

      • emrin olur şerif yav. chp’den özür bekleyen başka salak var mı yoksa sen numunemisin?
        – ahlaksız adamlar chp’ye ne yapacağını öğretmeye kalkıyor ya…. kendilerini adam zannediyor olsa gerekler.
        1- özür adamdan dilenir!
        (ünlemle yazıyorum ki haddini bil diye)
        2- özür, hırsızdan, soyguncudan dilenmez. haklı olandan dilenir.
        -trollükle kursağını dolduran yal müdavimlerinden dilenmez mesela.
        – yani kedi bile olsa onurlusu makbuldür.
        – şeytana yal vermek dinen caiz değil mesela.

    • “Bütün bunlara bakınca ilke sağlamlaşıyor: Trole cevap verilmez.
      Bütün bunlar mubahtır tabi. Çünkü bu yalanlar ya dava adına, ya partimiz uğruna, yahut düşmanları kahretmek için söyleniyor. Üstelik burası dârül harp. Harpte, hile de sahtecilik ve yalan da, hırsızlık- pardon ganimet de- mubahtır. Hiç biri değilse, iyi para veriyorlar kardeşim. Bu devirde iş bulmak kolay mı? ” iskender öksüz

  8. – kadrolu milletvekillerinden birisi: başörtülü bir hakimin adil karar veremiyeceğini söylemiş.
    – iyi ki bu ülkede zenciler yaşamıyor:
    – yoksa fikri sağlar zenci hakimleri beyaza boyamaya kalkardı.
    – bir insan, demokrat olmayabilir ama en azından erdoğan kadar da neyi, nasıl konuşacağını bilmez mi?
    – üstelik de sadece ne konuşacağını değil, kafasını biraz daha çalıştırıp, demokrat olmayı da becermek zorunda ise…
    – bu kadar sene milletvekilliği yapıp hala televizyonda neyi, nasıl konuşacağını bilememekten demokrasi kültürü edinmek biraz zor ama, çenesini kapatırsa hata ihtimali azalır.
    – bu ülkede insan gibi yaşamak isteyenlerin sağların düşünmeyi öğrenmesini bekleme lüksü yok!
    – sonuna ünlem işareti koydum ki fikri sağlar bile anlasın diye…

  9. Sn koru
    “ AK Parti üniversitelerde başörtüsü yasağını bütünüyle sona erdirmeyi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesi sonrasında, onun da destek vermesiyle, başardı.”

    Der
    O günleri yaşayan biri olarak Kılıçdaroğlu sonuna kadar itiraz etti ve işi anayasa mahkemesine bile götürdü şükür ki o zaman vesayet rejimi alt edilmiş yardım erecek kimse kalmamıştı CHP ye

    Şimdi sorum CHP nasıl bir destek vermişti
    Yazının akışına uysun diye öylesine mi yazıldı

  10. dedem derdi ki: “gavur ol müslüman ol, iyi insan ol” derdi:
    – buraya yazan troller “ben müslümanım” yaftası ile yazıyorlar.
    yazarkenki mantıkları: “sizi kandıracağım. bana dikkat edin!” diyor!

  11. Kadın haklarıymış!
    Pkk yandaşı Evrensel, Birgün Chp yandaşları Halktv, Sözcü,Cumhuriyet ve Chp yandaşı siteler vitrin manken lafını, basörtülülere hakaret yapıldı, kadın hakları ihlal edildi diye yutturmaya çalışıyorlar. Son bir haftadır yaptıkları aymazlıkları bastırmaya çalışıyorlar.Yersen.
    Kadın haklarıymış!
      Son bir aydır Chp il ve ilçe teşkilatlarındaki tecavüz ve taciz olayları için tık yok.
       Hdp nin kaçırdığı ilkokul çağındaki kızlar ve çocuklar için günlerce eylem yapan ve eyleme devam eden Diyarbakır anneleri için tık yok.
      Türkiye’nin bir senedir konuştuğu Muğla’da tecavüz edilip, yakılan ve varil içine betonlanan Pınar Gültekin nin katili için acılı babasını arayip davadan vazgeçmesini isteyen Chp li milletvekili için tık yok.

    Babanın feryadını izlemek isteyenler için.
    https://youtu.be/1ebPGT01hCU

  12. “-Başörtüsü dini bir emirdir.
    -Anayasamızın temellerinden olan laiklik ilkesine göre devlet yönetimi dini esas ve kurallara dayandırılamaz..
    -Bu nedenle dava reddedilmelidir.”
    Bilin bakalım bu savunmayı kim nerede ne için hangi davada yapmış?
    Savunmanın, Dünyada hiçbir İslam/başörtüsü düşmanınının yapamayacağı kısmı da var.

  13. Konu Ne?

    Sayın başörtülü kardeşlerimizin kılıçdaroğlu tarafından konu mankeni olarak kullanıldığını yazarın yukarıda verdiği fotoğrafsan da anlayabiliriz. Herkesin başında baret var bu arkadaşların yok.
    Erdoğanın ” konu mankeni” sözü kendi partisindeki milletvekillerinden bahsetmesi ile birlikte değerlendirildiğinde, chp de başörtülü sayısının az ve vekil denemeleri ile ilgili.

  14. Temel , yakalandığı amansız bir hastalıktan dolayı uzunca bir süre hastahanede yatarak tedavi görmüş .Doktorlar da , artık yapacak bir şey kalmadığına emin olduktan sonra , geri kalan günlerini evinde geçirmesi için taburcu etmişler.
    Nihayet bir gün , evinde iyice ağırlaşan ve gelişigüzel bir şekilde konuşmaya başlayan Temel yanında oturan Fadimeye şöyle der,
    – Uyy.. Fadimem ; ben herhalda obir tarafa cideyurum , sen her bir zaman hep yanumde oldin, anam eldi, babam eldi, araba çarpti , işum batti … sen hep penum yanumda turdun ! Pen korkayurum , cel obir tarafa da baraber cidelum daa.. !
    Fadime ,artık Temelin son anlarını yaşadığını ,iyice duygusallaştığını ve akli dengesinin de karışmaya başladığını , anlayışlı olmak gerektiğini düşünerek,
    – Uyy..Temelum,niçun olmasun ! Pileysun penum ev işlerum çoktir ,ha pen onlari yapayim , sen da obir tarafta hazirluk yap , peni pekle , ben da sonra celurum , tamam mi !
    Herkese selamlar , saygılar.

    • Uyy Temelum, Temelum
      Senun halun çok elum
      O ne biçum söz oyle,
      “Cel beraber cidelum”?!

      -Kız Fadime, Fadime,
      Acidun mu halime,
      Madem oyle gitmeyrum
      İnat olsun hekime!

      Tez elden pilu bitsun,
      Soyle da hekim gitsun,
      Ben cidersem uşaklar,
      Burda bensuz n’etsun!?

      Ben olmasam uşaklar,
      Birbirinu piçaklar!
      Siyaset boyle birşey,
      Oksuz kalur yavşaklar!…

  15. Chp zihniyetini, yandaşlarının açıklamalarıyla ve olayları yorumlamalarıyla okuyabiliyoruz.
      Daha düne kadar Babacan güzellemesi yapan Chpliler, Babacan 28 şubatta ailesinin gördüğü zülmü dile getirince sosyal medyada demediğini bırakmadılar.
      Fikri Sağlar ın açıklamalarını kendi yandaş sitelerinde binlerce yorum yapıp desteklediler. Daha birkaç yıl öncesine kadar, tam da Fikri Sağlar’ın sözlerini “Başörtü ayrıdır, türban ayrıdır” ayrıntısına kadar birebir aynısını CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Fatih Çekirge’ye açıklamıştı..
      Kaftancıoğlu,nun“Yuppie! Türbanlı rektörümüz olmuş, uzaya füze göndeririz çok yakında veya atom çekirdeğini parçalarız. Bunlar olmayacaksa bu sevinç niye?” demelerini unutmuyoruz.
       Türkçe ezan, Türkçe namaz, karma sema gösterisi gibi arayışlarla başkalarının hayatına burnunu sokmayı ideoloji haline getirmiş çevrelerin, CHP’ye yakın medya gruplarından nasıl ses verdikleri görülmüyor mu acaba?
       Daha dün Ayasofya ile ilgili kustukları kara propaganda ve Sözcüye destek mesajları görülmüyormu acaba?
       Chp nin bu açıklamalarını gören birisi, Chp nin türbanlı bir ablamızı açılışta boy göstertilmesini, makyaj boyama veya vitrin yapma çalışma hareketleri olarak okuması doğal bir şey değil mi. Fehmi bey daha yazısının başında”Yeni yılın ilk siyasi tartışması ‘konu mankeni’ oldu.” yorumunu yaparak Chp lilere bile helal olsun dedirtmiştir. Bunlar senin Babacan ı iktidar yaptıracak öylemi.
        Kılıçtaroglunun yaptığı ilk açıklama Lafız olarak değerli evet ama ne kadar güven verici diye herkes kendi kendine bir sorsun bakalım.
      CHP’nin Türkiye’de her dört kişiden birinin oyunu alabildiği için ittifak dışında bir seçeneği bulunmuyor. CHP’nın çatısını kurduğu bir ittifakın başarılı olması halinde yeni ittifakın lokomotif gücü de bu parti olacak.Sonra da CHP’nin içinde son 10 yılda yaşanan kadrolaşmanın bir benzeri, Türkiye’ye ve devletin kurumlarına teşmil edilecek.
    Bu senaryoda ‘dostlar’ için geriye kalan her şey verilse bile geriye ne kalır ki?

  16. 1-AKP başörtüsü yasağının devamından yana idi. Mağduriyet söylemi ile oy devşirme dışında bir derdi olmadı.Şu anda sözkonusu partiden milletvekili olan şahıs bile kendi hakkındaki AİHM kararını ve buradaki hükümet savunmasını okumamış.
    Ayrıca bir şeye mecbur kaldılar, ya başörtüsünü serbest bırakacaklardı, yada yasakları kanun ile düzenleyip uygulayacakları. Kanun ile yasakları getirseydi tüm foyası ortaya çıkacaktı.Bir de getireceği oy hesaplanınca serbest bırakıldı.Neden bu tercihe mecbur kaldı.Bir mahkemenin AYMden de geçen kararı nedeniyle.Mevcut yasaklar üniversitelerdeki AYM kararına dayanıyordu, avukatlarla igili olan TBB nin genelgesine, diğerleri yönetmeliklere.
    İktidarın temel hak ve özgürlüklerle ilgili çağdışı diğer uygulamalarından hiç bahsetmiyorum.
    2- Fikri Sağların hezeyanlarına gelince, “başörtülü bir hakimin önüne, başörtülü ve başörtülü olmayan taraf gelince tarafsız davranamayacağı ” önermesi doğru ise o zaman, başörtüsü olmayan hâkimler de bu durumda tarafsız davranamıyor demektir. Bu tür iddia ve değerlendirmelerin tam bir deli saçması olduğu açıktır.

  17. FARKLI DÜNYA GÖRÜŞÜNE SAHİP HAKİMLERİN KARARLARINI TARTIŞMAYA AÇMAK.
    Evet her adalet dağıtma makamında olanların özel hayatında farklı dünya görüşleri olmasından normal ne olabilir.
    Bu görüşler hakim sayısı kadar çeşitli olabilir.
    Hakimler kararları ile tartışılır.
    Ne yazık ki ülkemizde dün ve bugün karar vericilerin yaşam tarzları kararlarında etkili çokça tanık olduğumuz durumlar olmuştur.
    Hep bu korku her kesimde eski tecrübelerden doğuyor.
    Mesela AYM kararları üye profilinin değişmesi ile kanunlar artık daha farklı yorumlanıyor.
    İşe alma( sözde mülakat),atama ve makam atamalarının tehditleri altında ne kadar bağımsız
    olabilirlerse o kadar.
    Bir ülkenin en büyük şirketleri devletle yaptıkları işlerde bir hukuki problem yaşamaları durumunda başka ülkelerin adalet kurumlarını hakem tayın etme ihtiyacı duyuyorsa,söz ün bittiği yerdir.
    Bir eski zihniyet temsilcisinin başı kapalı hakım adıl karar veremez derken ne demek istiyor acaba.
    Bir kere şeklen dışa vuran kıyafet onun dünya görüşünü faş ediyor.
    Aynı dünya görüşündeki erkeklerde sorun yok demek.
    Onlar sarık, cüppeli ve sakallı değil.
    Eğer adıl yargılama için hakimlerin dünya görüşü etkili ise bu siyasiye göre yüzyıldır başı açık kadın hakime,sakallı (dini sakal)ve başı kapalı kadınlara negatif ayrımcılık mı yapmış demek istiyor.
    Yine erkek hakimler kiyafetinden,mesleğinden,konuşmasından tahmin ettiği kendinden farklı dünya ve yaşam tarzı olanlara adil davranmamış mı acaba sorusu akla getirtiliyor.
    Hakimler kararları ile yargılanması gerekir.
    YARGININ TERAZISINI BOZANLAR;BOZUK TERAZİ İLE YARGILAN MA BAHTSIZLIĞINA DÜŞERLER.
    Ne zaman adıl ülke olduğumuzu anlarız.
    Yabancılar tahkime bizim ülkeyi hakem gösterdikleri zaman.
    Yoksa ülkenin adı ne olursa olsun eylem önemlidir.
    Demokratik veya her ne ise ülkenin zengin şirket sahipleri,dünyanın en akıllı insanlarıdır.
    Adelet için Monarşi ile yönetilen bir ülkenin yargısını hakem seçmelerinin bir hikmeti olmalı.
    DÜNYANIN HAKİMLERİMİZE İHTİYAÇ DUYDUĞU BİR ÜLKE İSTEMEK HAKKIMIZ VARDIR SANIRIM.
    İnşallah böyle hakimlere layık bir toplum oluruz.

  18. *Çin, Ay’da tarım yapıyor, yapay zekalı robot spikeri üretiyor. *Japonya, Ay’a araç gönderiyor.
    *ABD, mars’a koloni kuruyor..
    *Hindistan 80 milyar dolarlık yazılım ihraç ediyor

    Biz de Başörtülü bacıların Başörtüsü ile uģraşıyoruz hala

    Çay var içermisin??

    • Kardeş,belki görmüşsünüzdür, yorumunuza karşı yazdığım anasayfada görünen fakat platformda yayınlanmayan bir mesajım oldu.Yanlış anlamayın,orada hakaretamiz en ufak bir cümle yoktu.Sadece sayın yazar yaptığım esprileri bazan fazla sulu buluyor ve yayınlamıyor o kadar.Yanlış anlaşılmamak adına durumu bilmenizi istedim.Selamlar.

  19. Mütedeyyin muhafazakar inançlı dini konularda az bilgili ama fazla hassas bir seçmen kitlesi,
    Yıllarca yanlış anlaşılmış, istismar edilmiş bir konu,
    Bu algıyı yok etmek için sarf edilen çaba, kaybedilen zaman,
    Bütçe yeni yıl zamları faiz enflasyon oranları, köprü yol tren,
    Salgını, aşıyı dahi geride bırakan saçma bir konu,
    “Kılık kıyafet”. Ve dön başa.
    Meşhur sazan sarmalı bumu acaba?

  20. Valla sana da helal olsun. Yeni yılda elektriğe zam yaptın, doğalgaza zam yaptın, yol ve köprülere zam yaptın ama ne yapıyon ne ediyon konuyu yine başörtüsüne getiriyon. Kimseye zammı konuşturmuyon.
    (Erdoğana söylüyorum)

    Helal olsun CHP belediyelere Asgari ücreti devletten fazla veriyorlar (3100tl)

  21. sayın akşener şu yorumu yapmış;
    “Çıkıp utanmadan kadınlara hakaret edeceğine, git önce görevini yap, kadınların güvenliğini sağla. Bu millet bu kirli zihniyetten artık bıktı”

    274 günde 369 kadın çoğu yakını tarafından olmak üzere dövülerek, bıçaklanarak, silahla vurularak, yakılarak öldürüldü.
    bir çoğu çocuklarının gözü önünde öldürülüyor ve yine bir çoğu aile fertleriyle birlikte öldürülüyor.
    “”Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) verilerine göre kadına yönelik şiddette birinciyiz. OECD’nin 2019 Tek Bakışta Toplum 2019 araştırmasına göre, örgütün 36 üyesi arasında ömürlerinde en az bir kez eşinden fiziksel veya duygusal şiddet gören kadın oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 38 ile Türkiye. ”

    sosyolojik gerçeklerden hukuka pek çok alanda alınması gereken önlemler, atılması gereken adımlar varken,
    bana kalırsa bir kadını niyet okuması yapalım -velev ki bu niyetle chp meclisine alınmış olsun- ekranların önünde başörtülü bir kadını bu şekilde nitelemek, hedefe koymak bana kalırsa yanlıştır, yakışmamıştır, rencide edicidir, etiketlemektir. siyasilerin işi korumak olmalı, etiketlemek değil. hele ki şu dönemde her türlü saygı ve koruma gösterilmesi gereken zamanda kadın ve başörtüsü gibi başlıklar üzerinden itibarsızlaştırma yapmak benim yanımda ise başörtülü bacım, değilse konu mankeni başörtülü kadın olarak nitelemek gibi anlaşılabilir.
    diyeceğim, kadınların güvenliğini sağla önerisi kesinlikle herkesin ciddiye alması gereken bir çıkıştır, her şeyden önce annelerin şiddete maruz kaldığı düşünülecek olursa yakın gelecekteki toplum sağlığı hakkında belki bir fikrimizde olur.

    öte yandan bence en önemli konu başlıklarından biri de
    “Bu millet bu kirli zihniyetten artık bıktı” meselesidir.
    dinin parsellenmesinden, araçsallaştırılmasından, alet edilmesinden
    ben gerçekten bıktım.
    sizi bilmem.
    kadın cinayetinden, yolsuzluk endekslerine,
    gelir dağılımı adaletsizliğinden, işsizliğe,
    yüksek faizden, enflasyona
    dünyada ilk sıralardayız.
    bu bir utanç tablosu değilse nedir?
    dini söylemler sahiplenen muhafazakar bir yönetim
    ve işte içinde bulunduğumuz tablo…
    yoksulluk ve yolsuzluğun istikrarlı artış gösterdiği bir ülkeyiz.
    oysa gurur duyacağımız bir yerde olmak için neyimiz eksikti?
    hala başörtüsü üzerinden tartıştığımıza göre bu sorunun cevabı aklımız/izanımız olsa gerek.

    İngiltere merkezli Vouchercloud adlı internet sitesi, dünyanın en zeki ülkelerinin sıralamasını açıkladı. 25 ülkenin yer aldığı liste, Nobel Ödülü alan kişi sayısı, nüfusun ortalama zeka testi sonuçları ve okul performansı olmak üzere üç eşdeğer kriter ile oluşturuldu. Listeye Avrupa ve Asya ülkeleri damga vurdu. Sıralamada 14 Avrupa ve 7 Asya ülkesi yer aldı. 1’inci sırada Japonya yer aldı. Japonya’yı İsviçre ve Çin takip etti.
    NOBEL Ödülü sıralamasında ise 368 ödül alan ABD 1’inci oldu. 2’nci sırada 132 Nobel alan İngiltere, 3’üncü sırada ise 107 Nobel’e layık görülen Almanya yer aldı. Zeka testi sonuçlarına göre ise 107 puan alan Singapurlular en zeki toplum… Onu 105.8 puan ile Çin ve 105.7 puan ile Hong Kong takip etti. Okul performansında da Singapurlular zirvede. 2’nci sırada Güney Kore yer alırken 3’üncü ise Hong Kong oldu.
    tahmin edeceğiniz üzere türkiye listede yok.

    Dünyanın en iyi üniversiteleri Center for World University Rankings (CWUR) tarafından sıralandı. Sıralamadaki kriterler arasında eğitim kalitesi, mezunların iş bulma oranı, eğitim kadrosunun kalitesi, araştırma sayısı, yüksek kaliteli yayın sayısı, üniversitenin dışarıdaki etkisi ve yayımladığı kitap ve makalelere yapılan atıf sayısı yer alıyor.
    tahmin edeceğiniz üzere ilk 500 üniversite içinde yer almıyoruz, ilk 500 içinde bir türk üniversitesi yok.

    610 yılında tebliğ başladı.
    622 de hicret edildi.
    hicretin 5. yılında örtünme ayetleri geldi.
    17 yıl sonra.
    ilk emir “oku”
    17 yıl da binlerce ahlak üzerine ve aklını kullanmak üzerine ayet indi. hiç birini anlamaya çalışmayıp, ve de tartışmayıp, başörtüsü tartışmasında kalan bir milletin kendini yolsuzluk ve yoksulluktan kurtarması biraz zor maalesef.

  22. Halk arasinda bir soz vardir, der ki:Bir dirhem et bin ayip orter. Yasadigimiz zamanda Basortusu Gundemi ortmeye yariyor; Capsiz muhalefet yetersizligini ortuyor, Saraylilar da sayisiz ayiplarini…
    Bunlardan ote aklima takilan bir soru var: (Hasa) Allah kendi yarattigi Sac’in gorunmesini neden yasaklar?

    • İlaç firmaları ya da kimi tehlikeli aletler gibi düşün mehmet, hani üretici otorite diyor ya; çocuklardan uzak tutun, güneşte bırakmayın, günde sadece 2–3 posta için ya da sıcakken tutmayın gibi uyarıları hatırla, insanın kullanım klavuzu yani, bunlar kurallar ömrü uzatır.

  23. Trafik ışıklarının olmadığı bir kavşağa kontrolsüz bir şekilde giren iki araç kafa kafaya çarpışır.
    Hava yastığı sayesinde burunları bile kanamayan sürücüler , ön tarafı tamamen dağılan araçlardan sürüne sürüne dışarıya çıkarlar.Erkek sürücü karşısında , oldukça güzel bir bayan olan kadın sürücüyü görünce her şeyi unutmuş ve son derece anlayışlı ve müşfik bir sesle ,
    -Hanımefendi , çok çok özür dilerim , ikimize de geçmiş olsun , çok şükür bize bir şey olmadı!
    Kadın sürücü de sağına soluna bakınıp ilk endişe ve heyecanı üzerinden attıktan sonra gayet cana yakın bir ses tonuyla ve tebessüm ederek cevap verir,
    – , Evet evet , gerçekten çok çok geçmiş olsun , çok şükür bize bir şey olmadı !
    Arkasından da adama doğru biraz yaklaşarak ve kollarını yana açarak heyecan dolu bir sesle şöyle ilave eder,
    -Biliyor musunuz , benim içime birdenbire ne doğdu ! Bu kaza belki de bizim için çok hayırlı bir başlangıç olacaktır ! Ben inanın sizi çok beğendim ! Herhalde bekarsınız , ben de bekarım ! İkimiz birbirimize çok yakışıyoruz , çok mükemmel , candan bir arkadaşlık yapabiliriz !,

    • Dini hassasiyeti olan partiler… Yazınız olan ve hala kullanılan bir ara cümle… Ne kadar istismara açık sömürülen bir ara cümle aslında sömürülen din ve ötesinde insan… Yaklaşık otuz üç yılı aşkın yazılarınızı ve camiayı takip ederim… Son khk fırtınasından dini duygularımın hassasiyetine binayen nasibimide aldım. İşinden atıldım.. Suçumu bilmiyorum.. En son halinde bilmediğini söyledi…. Ne kadar istismara açık bir cümle dini duygu hassasiyeti…. Siyasetin sömürü aracı…

  24. Eşit şartlarda kaliteli eğitim almış, dini konular dahil kültürel değerlerini özümsemiş bayanlar, işlerinde erkekler kadar başarılı olabilirler. Hiç kuşku yok. Annelik gibi önemli bir işin hakkından layıkıyla gelebiliyorsa siyaset dahil her işin hakkından gelebilirler. Nice bayanlar vardır ki akli konularda erkekleri cebinden çıkarır, silkeler solda sıfır bırakır. Bunlardan faydalanılmıyorsa toplum adına, ülke adına kayıptır, ayıptır. Aklın rehberliğine katkıda bulunabilecek potansiyeli olan kız çocukları küçüklüklerinde engellenmemeli bilakis teşvik edilmelidir. Başörtüsü dini bir simgedir inanç meselesidir, kişinin kendi tercihine kalmıştır. Tek başına bir liyakat simgesi veya siyasi tercih veya dışlanma simgesi olamaz. Siyaseten dışlayanlara bu millet seçimlerde ağzının payını vermiştir.

    Anadolu’da önemli bir kesimde mMuhafazakarlıkları nedeniyle yetişme döneminde ev hanımlığı ile şartlandırılan ve sınırlandırılan kız çocuklarının patansiyelinden faydalanabilmenin en iyi yolu onların dinen olduğu kadar eşyanın tabiatına yönelik motivasyonundan geçer. Bunun da en elverişli uygun yollarından biri matematiktir. Bu işe ne kadar küçük yaştan başlanırsa ilerde o kadar kolaylıkla uzmanlaşabilmeleri mümkündür. Devlet bu konuda teşvik edici olmalıdır motive edici özel eğitim programları geliştirmelidir. Matematik müzik gibi evrensel bir lisandır. Faydalı bir çok işin en güvenilir araçlarından biridir.

    • Sayın h.k. “Eşit şartlarda kaliteli eğitim almış, dini konular dahil kültürel değerlerini özümsemiş bayanlar”ın istatistiklere göre dünyada en fazla tacize uğradığı şehir tokyo!
      Sizce japonlar “kaliteli eğitim” mi alamıyor yoksa “kültürel değerlerini özümsemiş” oluyor?
      İlaç diye tuttuğunuz eğitim şişesinden zehir saçılıyor sanki…

      • Dinden kastım memleketteki din tabi ki. Söylediğin istatistikler doğruysa Japonların da ona ihtiyacı var. Bizimkilerin ihtiyacı da onların disipliniyle eşyanın tabiatına odaklanmak. Kız olsun erkek olsun. İhmal edilenler genellikle kızlarımız. Bunun için de matematik gerekiyor diyorum. Dinimize göre akln rehberliği esas. Aklın rehberliğine ise en fazla yardımcı olacak konulardan biri imanken bir diğeri somut olarak matematik. Onca üniversite kuruldu, matematik konusuna odaklanılsa 5-10 yıl içersinde ülkede muazzam gelişme olur. Eğitimin en ekonomik olanı matematik! Ev kültürüne, hatta dini cemaat kültürüne girmeli. Muazzam iyi sonuçları olur.

  25. Takvim yaprağı değişince ülkede herşeyin bir gecede iyiye gideceğini mi sanıyordunuz? Yanılırsınız. İktidarı da muhalefeti de boş işlerle gündemi değiştiriyorlar. Bakınız, doğumhanede polis lohusa kadını bekliyor. Sokağa çıkma yasağına rağmen insanlar çöp konteynerini karıştırıyor. Hangi dinde var bu? Din adamları (varsa) açıklarsa bilgileniriz. Birileri toptan tövbe etmeden, helalleşmeden, masum ve mazlumların hakkını teslim etmeden iyi bir beklentiye girmek boşuna…

  26. “konu mankeni”
    yazar farkında mı bilmiyorum ama ak partide veya refah partisi döneminde calışmıs onca tesettürlü kadina hakaret etmiş, “konu mankeni” imişler..insaf biraz

    • yazidan hic de oyle bir anlam cikmiyor. normalde yazilara yorum ve cvp yazmiyorum ama haksizlik olan durumlarda yazmak gerekiyor. fehmi koru gibi biri dikkatli biri boyle bir anlama gelebilecek bir soz yazmaz. bunu herkes biliyor. Lutfen. haksizlik yapmayalim…

  27. “Dini hassasiyeti bilinen partiler için de kadın bir dönem ‘konu mankeni’ olarak görev yapmadı mı? ”
    el-cevap: tabiiki hayal goruyosunuz 😉 verilen ornekler kel alaka cinsinden ..
    chp nin kemalizm dinine mensup oldugunu mezhep olarak ta pkk li olduklarini bilmiyen yok,,hal boyleyken bu kadar suni yeme gerek yok..
    f.saglar turu adamlar o fosillesmis partinin nefes borusu filan..

    “ataturkun partisi’ diye ilkek bir ayricalik sadece muz cumhuriyetlerinde olur desem abartmis olurum , onlarda bile yoktur.

    • sayende evdeki karısını metresi ile aldtıp namusu ne yaparsa yapsın, hangi naneyi yerse yesin, milleti nekadar kandırırsa kandırsın, namusu hiç bozulmayan sağcıların varlığını unutan fehmi bey uyansın!
      – hiç bozulmayan namusla gezmeyi bile beceremiyorlar…
      – atifden ders alsınlar.
      – hangi naneyi yerse yesin her zaman dindar, her zaman namuslu…
      – hacı kirlenmez. her zaman cennetlik , herzaman pislik!

  28. EN DOĞRU YORUMU ERTUĞRUL ÖZKÖK YAPMIŞ AŞAĞIDA BELİRTİLDİĞİ GİBİ:
    Önceki gün şunu artık iyice anladım. Bu ülkenin iyiye gitmesi için, şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için, Allah rızası için bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor” diyen Özkök, şöyle devam etti:
    “Yanlış anlamayın ‘Canlı yayına’ diyorum…
    Çünkü bazen öyle bir laf ediyorlar ki…
    Bir çuval inciri berbat ediyorlar…
    Kabuk tutmuş, iyileşmeye başlamış bütün yaralar yeniden açılıyor…
    Alın işte Fikri Sağlar’ın yumurtladığı lafa bakın…
    Yahu arkadaş…
    Bu ülkede artık bir başörtüsü sorunu mu kaldı…
    Bir zamanlar, senin kafandakilerin yarattığı bir sorunun ceremesini bütün bir laik kesim çekti yahu…
    Hâlâ mı anlamıyorsun…
    Neymiş başörtüsü siyasal flamaymış…
    İyi tamam bir zamanlar hepimiz ettik o aptal lafları…
    Geçti gitti…
    Halletti bu ülke o sorununu…

  29. Sn Koru yazılarınız oldukça tarafgir olmaya başladı .Bahsi geçen konunun başlangıcı IBB nin bir proğramda Kuran ı Kerim i ve ezan ı Türkçe okutmasıyla başladı ve Fikri Sağlar beyefendinin başörtülü hanımları insan yerine koymayan ( çok ağır bir ifade ama maalesef böyle ) çıkışıyla zirve yaptı ve Sn Erdoğan da buna cevap verdi .Olayın nerden zuhur ettiğini belirtmeliydiniz konu mankeninden girerseniz olmaz.
    Bir dönem başörtülü bacılar yengeler analar bu ülkede 2. sınıf insan muamelesi görmüyormuydu ? Okullara alınmayıp sırf bir bez parçasından dolayı askeri kışlaların tel örgüsü arkasında oğlunun yemin törenini seyrettirilmiyormuydu .Üniversitelerden atılmıyorlarmıydı , en temel hak olan eğitim hakkı ellerinden alınmıyormuydu ? Millet meclisinden yaka paça atılmıyormuydu ?Peki bu eylemlerin baş sorumlusu , destekçisi kızıştıranı CHP değilmiydi ? Peki ne oldu da başörtülüler CHP saflarında gözükmeye başladı .
    riyakarlık oy avcılığı değilmiydi 3 -5 başörtülünün parti içine alınması . CHP acaba bu konuda nekadar samimi ? Tarihin sayfalarına gömülen bu ilkel ayrımcılık neden tekrar hortlatıldı Sn Fikri sağlar beyi bu açıklamaya iten neydi acaba ? Sorarım size CHP acaba % 30 ların 40 ların üzerine çıkabilseydi yine bu başörtüsü hamlesini yapacakmıydı ? Bunun cevabını verebiliyormusunuz ? maalesef huylu huyundan vavgeçmiyor Önce türkçe ezan sonra 2. sınıf insan . İşte Sn erdoğan bu iki yüzlülüğe cevap vermiştir. Samimi olunsaydı hiç kimse konu mankenini gündeme getirmezdi.
    Ah Türkiyem seni nelerle uğraştırıyorlar yazık harcadığımız zamana yazık .

    • bence, bu günkü yazıyı sakin kafayla, her cümle üzerine düşünerek okursanız yorumunuzu yeniden yazmanız gerekecek. yoksa size -tarafsız bölgenin neresindensiniz?- diye sormam gerekecek.

    • sebahattiin! buğuzu sen et belki Allah buğuz ettin için seni çarpar da dünya senin gibi fitneden kurtulur.
      – ya da sağları da seni de çarpsın hangisi daha çok işe yarayacak görmüş oluruz.
      – hadi hep beraber dua edelim:
      – şimdi iki elinizi havaya kaldırıp şöyle diyeceksin: “Allahım bu ülkede insanları birbirine düşman edenleri helak et!” “Amin!”
      – dikkat et: çarpmama garantisi yok, özellikle de namussuzları çarrpma ihtimali epey fazla!

  30. Meşhur söz burada da geçerli. “Bizi kimin yönettiği değil; nasıl yönettiği önemlidir.” Hakim ve Savcı’nın kim olduğu önemli değildir. Asıl önemli olan kararlarını verirken hukuka uygun, rüşvet ve talimat almadan, iltimassız mı veriyorlar önemlidir.

    Bir hakim ve savcının erkek veya kadın olması, başörtülü veya başörtüsüz olması da önemli değildir. Son yıllarda suçun ve cezanın şahsiliği ilkesini, kanunların geriye yürümezliği ilkesini, masumiyet karinesi ilkesini, suçun ve cezanın kanunsuz olamayacağı ilkesini ihlal edenlerin çoğunluğu erkeklerdir. Bu açıdan Fikri Sağlar’ın açıklaması aynı zamanda cinsiyetçi olması açısından çok yanlıştır.

    Diğer konu ise ilkeli siyaset ile ilgili. Çoğunluk hala AK Parti’nin dini hassasiyetle hareket ettiğini zannediyor. Halbuki gerçekte AK Parti için önemli olan iktidarını sürdürebilmesidir. Yani “söz konusu iktidar ise gerisi teferruattır”. Yani başörtülü AK Parti’yi destekliyorsa değerlidir. Desteklemiyorsa değerli değildir. Anında konu mankenine dönüşebilir. Burada önemli olan AK Parti’nin tekel durumunun (Yani dindarların tek temsilcisi olma durumunun) devamına halel getirecek olayların kötülenmesi olayıdır. Ayrıca konu mankeni yine de yumuşak bir ifade sayılır. Terörist denmediğine şükretsinler.

    AK Parti için (diğer partiler de farklı değil) eğer destek geliyorsa destekleyenlerin inanışları ve ideolojileri önemli değildir. Öyle olmasa idi yüzbinlerce imam-hatipli ve meslek liseli öğrencinin üniversiteye girmesini büyük haksızlıklar yaparak engelleyen ve on binlerce başörtülü kızın üniversiteden ayrılmasına neden olan sistemin sürdürülmesini hükümet ortağı olduğu dönemde sağlayan Bahçeli ve partisi ile bugün ortak olmazdı. Bahçeli’nin “O dönemki çocuklardan özür dileriz. Onların geleceğini mahvettik.” dediği hiç duyulmadı. Ama yukarıda da ifade edildiği gibi söz konusu iktidarsa gerisi teferruattır.

    • Tespitler iniz çok hoş mirza hn. F.sağları savunacak değilim. Geçmişin siyah beyaz filmini z çağında başka gözlükle bakanlar değerlendiriverir.
      Bence bir kararı beğenmeyen üst mahkeye gider orada delilleri, gördüğünü sunar, bitti.
      Bazan bir parti yada liderinin yaptığı, savunduğunu destekliyoruz.
      O kişi/parti zamanla kendini garantiye alma ihtiyacı hissediyor.
      Yada bakıyor meydan boş!..
      Burada da seçmen giriyor devreye.
      Fakat ne yaparsa yapsınlar parti başlarının pişman olacakları işler yaptıkları görülmemiştir.
      Eksik yapılan, sonradan yanlış olduğu anlaşılan zarara uğrattıkları isler hariç.

  31. Konu mankeni aranıyorsa bence Sn Erdogan dönüp meclisteki milletvekillerine bakmalı çünkü orada bolca görebilir..Bu ülkede ilk kez sağlıkçılara ek ödeme yapılmadı, hem de Covid döneminde.. Kasım ayına ait verilmesi gereken para verilmedi, sesini cıkaran tek vicdanlı bir yonetici yok cunku hepsi sozlesmeleri ile paralarini alıyor.. Dip nokta diyorduk bazen ama sagolsunlar herseyin daha dibini de gosterdiler bizlere..

  32. Şunu bilelim ki bu ülkede, siyasiler ve siyaset kurumu, manevi yapısı itibariyle müslüman çoğunluğu olan bu toplumu din üzerinden istiamar edecek, değerlerini konu mankeni olarak dahi kullanmayı hep yeğleyecektir.. bu, yüz yıla yakındır hep böyle.

    Şimdilerdeyse bunu hem sağ hem de sol siyasiler tepe tepe kullanıyorlar. Bakmayın siz öyle Kılıçdaroğlu’nun çıkışlarına; onun veya patisinin yaptığı, AK Parti’nin elindeki bu kozu zayıflatmak veya ortadan kaldirmakla ilgili uzun vadeli bir politikadır.

    Tabi ki başörtüsü üzerinden yıllardır yaşatılan mağduriyetler, onu siyasi bir simgeye dönüşmesine veya anılmasına CHP’nin katkısı yadsınamaz ama sağ- muhafazakar politikacılar da (bazılarını tenzih ederim) başörtüsünü iktidar yolunda araçsallaştırdılar.

    Sistemin kuruluşundan bu yana dini dışlayan, kamusal alandan uzaklaştıran ve kendisini sistemin kurucusu, koruyucusu olarak konumlandıran ve hala varlığını “CHP” olarak devam ettiren günümüz CHP’si ile özdeşleşen bir ideolojik durum varlığını devam ettiriyor. Bu şuna da sebep oluyor: Tepkisel siyasi hareketlerin oluşmasına…

    Bu tür siyasi bir döngü, sistemin (devletin) işine geliyor olsa gerek..bu sayede sistem sorgulanmaktan; demokratik mi değil mi, insan hakları, devletin diğer uluslarla, uluslararası kuruluşlarla ilişkileri, ekonomik kaynakların kullanımı v.b. gibi konuların sorgulanmasından kurtuluyor.

    Bu durum, bütün toplum kesimlerinin devlet ile bütünleşmesine, aidiyet bağı oluşturmasına, toplumun terakki etmesine ve gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmasına engel teşkil ediyor.

    Bu durum kim/ler/in işine yarıyorsa?

    • Tespitleriniz çok güzel Hasan bey. Ve işin garibi zamanla bu ülkeyi kendi içinde yaşayanlardan korumaya talip!
      O kadar çok parti türüyor ki, bu defa da halk kendini bu partilerin oyunlarından, gazabından korumaya çalışıyor kendini.
      Bir parti halktan devleti, halk ise partiden tüm ülke insanlarını ve ülkeyi korumaya talip oluyor sanki! Tam bir sazan döngüsü.
      Kurtuluşa kadar savaş, tamam da git git bitmiyor bu kurtuluş yolu. Ekvatorun üstünde batıya doğru gider iken, karşına tramp, biraz daha ilerlersen çin potinleri çıkıyor karşına. Haydi yine sil baştan.

  33. Yaşar Nuri Öztürk: CHP’nin başına Cebrail getirseniz yine olmaz! “Molla” denilerek CHzp’den ayrılmak zorunda bırakıldığını söyledi…

  34. Fikri sağlar, erdoğanın ekmeyine yağ sürüyor.
    Kılıçtaroğlu ise Erdoğanın oyununu bozuyor.
    AKP nın başi açık kadın millet vekilleri haca gidip geldikten sonra meclise başörtü örterek gittiklerinde CHP onları desteklemıştı.

    Batılı ülkeler ilim bilim ile uğraşır, bizde kadınların başörtüs ile uğraşıyoruz.

    Siyasetcilerin Cahaletleri bizde iyi para ediyor.

    Alevile ve Şiiler Kadınlara çok değer verirler.
    İranlı erkekler kadınları ezmezler, ve çokta değer verirler.
    Kılıçraroğlu’nun Kadınlara karşı saygisi Alevi kültüründen geliyor. siyasetle alakası yok.

    Erdoğan kadınlara karşı çok insafsiz ve kaba. Onun için doğum yapan kadınları hastahanede kelepçeletırıp direk hapishaneye gönderiyor.

      • 100 khk’lı sana uzak olunca zulüm hak olsa gerek senin için:
        – birileri; “insan kınadığını yaşamadan ölmez” diye yazmıştı.
        – senin gibiler midemi öyle bulandırdı ki, “Amin!” diyorum.

        • Ne kadar saçmaladığını , şimdi sakin kafayla bakınca daha iyi anladığını umuyorum.
          Burda mide bulandıracak bir şey yok ki ! Onun sebebini kendi içinde araman daha münasip olur !
          Unutma hakaret sadece sahibini küçültür ! Lütfen öfkenizi kontrol etmeyi öğrenin ! Bu konuda sizi epeydir iyi tanıyorum .
          Sakin günler dilerim Hamza Bey !

        • Siz neden başkasının adına konuşuyorsunuz , onların avukatı mısınız?
          Hem adamın kuyruk gibi arkasından gidiyorsun hem de midem bulanıyor diyorsun ! Sen de yoluna git o zaman ,amma antikasın yani!

      • …cani bey; günlük olması şart mıdır bu işin ve normalde kaça malolur acaba? Mesela bizim türkmenistanda yabancıların bir türkmen kızla evlenebilmesi için bankaya 50bin dolar depozito/mehir yatırması gerekir; ayrılık durumlarında iade falan da yok depozit yanıyor! Yanlış anlaşılmasın, türkmenin safkan ahal–teke atlarından değil bildiğin kızlarından sözediyorum.
        Piyasa her yerde farklı dönüyor kanımca…

    • Ah Nurdan Hanım!Sizdeki bu genelleme yanlışlarına daha önce de dikkat çekmiştim.Dikkat ederseniz bu sebeple çok fazla eleştiriye uğruyorsunuz.Sınırlı çevreden yola çıkarak şahsi gözlemlere binaen genellemeler yapmak doğru sonuçlar vermiyor.Geçen de bu alışkanlığınız bugünkünün tam tersine sizi eleştirenlerce İranlı düşmanı ve ırkçı konumuna sokmuştu.

      Bizim toplumda kadına karşı şiddet konusunda da ben şahsen bir Alevi-Sünni farklılığı gözlemlemiş değilim.Olumlu örnek verdiğiniz Kılıçdaroğlu Aleviyken,yorumunuzda olumsuz örnek olarak verdiğiniz Fikri Sağlar da -yanlış bilmiyorsam- yine Alevi.

      İranlıların kadına verdikleri değer konusundaki yorumcuların size yönelik eleştirilerine de -üslup hariç- maalesef ki katılmaktayım.

      Genelleme yanlışları münasebetiyle yeri gelmişken Türk mealciler hakkındaki genellemelerinizin de yanlış olduğunu söylemeliyim.Daha önce birkaç kez dile getirdiğiniz bu konuyu bir daha açarsanız o vakit bir açıklama yapma niyetindeyim.
      Selamlar.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız