Papatya falı açar gibi: Seçim zamanında olacak.. Hayır, seçim tarihi erkene alınacak…

23
Reklam

Önünde dolu dolu iki yıl varken AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın partisine seçime hazırlık hedefini koyması ne anlama geliyor? Uzun zamandır Doğu ve Güneydoğu’dan uzak durulurken, açılışlar vesilesiyle Diyarbakır’a gidilip ‘‘Açılım sürecini biz değil onlar durdurdu’’ açıklaması yapılmasının anlamı nedir?

Güncel iki soru.

Bu sorulardan bir erken seçimin ufukta olduğu sonucu çıkarılıyor. 

Erken seçim konusu ne zaman gündeme taşınsa hemen itirazlar da duyuluyor. Haklıca itirazlar bunlar. Türkiye’nin giderek daha da boğucu hale gelen sorunları var ve iktidar bunlarla başetmekte zorlanıyor. Kamuoyunun yakından izlediği bir dizi iddia ve ithamın da odağında iktidar. Ülkede daha öncelerde de sıkıntılar yaşanmıştı, ancak bu defa intihar vakaları artışa geçti, devlet imkanlarıyla pahalı eğitimler almış başarılı genç profesyoneller -doktorlar, mühendisler, binlercesi- geleceklerini yabancı ülkelerde aramaya başladı.

İktidar cephesinin beklediği gelişmeler var ve onlar bir türlü gerçekleşemiyor. Son seçimlerde oyu yüzde 13’e ulaşmış, altı milyon oy almayı başarmış HDP’nin kapanması ve ona oy verenlerin gidecek adres bulamaması bir beklenti. Ancak AK Parti’nin kendisinin vaktiyle yaptığı parti kapatmalarını imkansız hale getirecek anayasal değişiklikler Anayasa Mahkemesi üyelerinin kapatma kararına varmalarını zorlaştırabilir.

Refah Partisi’ni Millet İttifakı’ndan koparmak da galiba boşa çıkma ihtimali yüksek bir başka beklenti. 

Yeni kurulmuş, liderleri AK Parti’nin başarılı göründüğü dönemlerde önemli görevler üstlenmiş isimler olan partilerin kendilerini tanıtmaya fırsat bulamadan seçime gidilmesi de iktidar cephesi için önemli. Ancak, son zamanlarda yeni partilere ilgide de artış fark ediliyor.

Moraller bozuk.

Reklam

Kamuoyu yoklamaları AK Parti’nin ve iktidara destek veren partilerin oy tabanlarından çözülüş yaşandığına işaret ediyor. ‘‘Bu Pazar seçim olsa’’ diye başlayan soruya gelen cevaplar, ilk seçimde iktidar değişikliğinin kaçınılmazlığını, yeni cumhurbaşkanını da karşı ittifakın çıkaracağını gösteriyor. 

İktidarın ciddi bir medya desteği var ama orada da destekte gevşemeler fark ediliyor. Eskisi kadar güçlü savunmalar azaldı, en sağlam destekçiler farklı konularla top çeviriyorlar… 

Böyle bir ülkede seçim tarihini bir-iki yıl öne almak iktidar cephesi için bir tür intihar anlamına gelir.

‘‘Erken seçime hazır olun’’ yolundaki uyarılara itiraz edenlerin gerekçeleri sağlam.

O halde?

Benim görüşüm belli: Ben uzun sayılabilecek bir süreden beri seçimin belirlenmiş 2023 tarihinden önce yapılacağı görüşünü savunuyorum. İtirazcıların gerekçelerinin de bu savımı doğruladığına inanıyorum. İktidar cephesinin en iyi günleri şimdiler; her geçen gün iktidarın önümüzdeki seçimden başarıyla çıkmasını daha da zorlaştırıyor. Şansını deneyecekse, iktidarın bunu vakit geçirmeden yapması -yani seçim tarihini erkene alması- gerekiyor.

Aslında siyaseti yakından gözleyen herkesin bildiği bir gerçeği bir kez daha hatırlatayım: Hiçbir iktidar seçim tarihini zamanından önceye almak istemez; her iktidar vatandaşın kendisine verdiği yönetme yetkisini son güne kadar kullanmayı tercih eder.

Erken seçim ancak bir zorunluluk sonucu ortaya çıkar.

Reklam

Zorunluluk, şartların iktidarın lehine olduğu ve zamanında yapılacak bir seçimde şansın azalması ihtimaliyle de ortaya çıkabilir. Siyasi tarihimizde bunun pek çok örneği var. 

İktidarın seçim tarihini erkene almak istemesinin ilk elde akla gelmeyen başka sebepleri de olabilir. Cumhurbaşkanlığı için anayasanın belirlediği kısıtlamayı aşmanın bir yolu olduğu için de iktidar erken seçimi göze alabilir.

Seçim tarihini erkene almak daha çok muhalefetin zorlamasıyla olur.

Muhalefet cephesi bizde bir an önce seçime gidilmesini istiyor, şartlar da oldukça müsait olmasına rağmen bunu zorlayamıyor. Kamuoyu yoklamaları iktidar cephesinin kan kaybettiğini gösterdiği halde, bu durumu yönetim değişikliğine dönüştürmeyi beceremeyen bir muhalefet var ülkemizde. 

Bir kez daha sorayım: O halde?

Yukarıda artı ve eksileriyle ihtimalleri sergiledim. Kabaca. Bu tablodan kesin bir sonuca ulaşmak mümkün görünmüyor. Muhalefetin seçimi zorlaması hayli uzak bir ihtimal, iktidarın durduk yerde seçim tarihini erkene alarak kendi ömrünü kısaltmasını beklemek de saflık olur.

O halde erken seçim zor.

Buna karşılık, TBMM’den seçim tarihini erkene alma kararı çıkarmadan zamanında gidilecek bir seçimde, iktidar cephesinin çok önceden ilan ettiği ismin cumhurbaşkanı adayı olabilmesinin önünde anayasal engel var.

Cumhurbaşkanları ancak iki dönem için seçilebiliyor anayasaya göre. Tayyip Erdoğan iki kez seçildiği için yeniden aday olamaz. Anayasaya göre bunu aşmanın tek yolu, TBMM’nin seçim tarihini erkene almasıdır.

Seçim tarihini erkene almadan Tayyip Erdoğan’ı yeniden aday gösterebilme formulü arayışı var, ama galiba o formül henüz bulunamadı. Tayyip Erdoğan’ın aday olamayacağı bir seçimde Cumhur İttifakı zorlanır. Yalnız cumhurbaşkanı seçiminde değil, milletvekili seçiminde de…

Ben ‘Erken seçim kaçınılmaz’ görüşümü koruyorum.

ΩΩΩΩ

Reklam

23 YORUMLAR

  1. Seçimin ne zaman yapılacağı belli değil… Ancak demokratik ülkemizde her zaman sandıktan çıkan kararına uyulmuştur.. Uyulmadığı zaman darbe oluşmuştur. Şunu asla unutmamak gerekir ki… Şayet iktidar seçimi kaybederse tıpış , tıpış gitmelidir. Aksi olur sandıktan yine RTE çıkar kazanırsa o zamanda muhalefet tıpış tıpış RTE tebrik eder… Her iki olası sonuç her iki grubun taraftarları , fanatikleri tarafından kabul edilmesi gereken bir zorunluluktur. Bu demokrasinin tıpış tıpış bir gereğidir. Aksi halde hepimiz , ülkemiz kaybeder.. Yani herkes aklını başına tıpış tıpış tıpış alsın….

  2. Yahya bey hakıl olarak şöyle diyor:
    “Seçim demokrasi ile yönetilen toplumlarda belirli aralıklarla yöneticilerin yönetim başarılarını ölçmek, başarısızlarsa başkalarını yönetici olarak atamak için yapılır.”
    Peki ya başarılılarsa?
    O zaman seçimler geçersizdir deyip çamura mı yatıyoruz, nasıl oluyor?

  3. Yahya bey “hukuk ve adaletin olmadığı yerde her tür seçim şaibelidir, baştan geçersizdir.” buyurmuşsunuz da; elhak öyledir!
    Peki ya şu “8.000 fark yetmez deyip 800.000 fark yeme uğruna iptal edilen seçimler…” de geçersiz midir, yoksa istemem yan cebime koy filan mı diyorsunuz???

  4. Sayın Koru gene birilerine nightmare olacak bir yazı yazmış. Umarım bu yazı nedeni ilede 40 – 50 senelik okurlarını kayıp etmez.:)))

    Erdoğan’ın troller’i, sayın korunun yazılarından neden bu kadar korkuyorlar? Aradan 5 sene geçmış yazdıklarının tamamı abartısız harfi harfine doğru çıkmasına rağmen bunlar halen daha yalanlamaya ve suçluları kurtarmak için onların suçlarını yeni doğmuş bebeklere yamalamya devam ediyorlar. Yoksa bunların bu kadar saldırgan olmaları yazarın yaziları tamamı gerçekleşmış olduğu içinmi?
    Evet abartısız gerçekleştiği için ,saldırıyorlar.

    Genelikle erdoğan’a secde eden troller’ın hepsi sayin Korunun sadık okuyucular oluyor ve aşağıdakı link’deki troller tarafından yazılan yormların aksine her yazdığı gerçekleştığı için panikliyorlar ve sitede fazla yorum yapılanlar listesinde duran yazıya 5 senedır durmadan yorum yapiyorlar.
    Galiba o yazı sitetede durmaya devam ettikçe bunların uykuları kaçiyor. Uykuları kaçmasi normal.
    Troller’e göre Dünyaca belgelenmış ve suçlular Türkiyede ortalıkta cırıt atarken birden bire kendi işbirlikcileri itirafçı olup onları dunyaya belgeler eşliğinde deşifre ettikleri’den dolayı
    köşeye sıkışanlar hareket alanının genişletmek içerdeki halkı uyutmak ve gündemi saptırarak içeriyi uyutuyorla fakat suç ortakları itirafcılar vasitasi ile İstikbal’da Lahor’da yargilanmak’tan kurtara bilmelerinin yolu içerdeki seçim sistemini değıştırıp ölene kadar diplomat sıfatların koruya’bilmeleri için’de iyice otoriter’leşiyorlar.

    Troller’ın korkulu ruyaların’dan olan linklerden sitede çok yorum yapilanlar listesinde, 3. Sıradaki yazının linki.

    https://fehmikoru.com/darbenin-beyni-gulen-olabilir-mi/#comment-62351

  5. Papazın haşhaş koklamış müritleri
    Çözülmeyin seçim yakın gidecekler
    İtirafçı olmayın Haçlılar namusunuza dokunmaz
    Onlara sığının
    Hatta ülkenizi onların işgaline hazırlayın
    No haşhaş no kokain

  6. Seçim demokrasi ile yönetilen toplumlarda belirli aralıklarla yöneticilerin yönetim başarılarını ölçmek, başarısızlarsa başkalarını yönetici olarak atamak için yapılır. Türkiye artık bir demokrasi değil şahsım cumhuriyetidir. Demokrasi amaç değil araçtır diye başa gelmişlerdi, laiklik kaldırılabilir demişlerdi; adı gibi büyük olmaktan uzak, lider kuklası illetvekillerinin oluşturduğu meclis tamamen işlevini yitirmiştir. Ne denetim görevi yapıyor (tüm araştırma önergeleri AKP ve kuyruğunca red ediliyor) ne yasama görevi yapıyor (tüm kararlar Beştepe’de alınıp hık deyiciler tarafından güya meclisten geçiyor). Özetle TC’de artık demokrasi yoktur. Tüm açıklanan rakamsal değerler sahte, verilen her türlü mahkeme kararı şaibelidir. TC suçlu cenneti olmuş hukuk yok edilmiştir. “Bunların seçimle ne ilgisi var?” diyecek malum aklıevveller; hukuk ve adaletin olmadığı yerde her tür seçim şaibelidir, baştan geçersizdir. Trafoya giren kediler, seçimden sonra geçerli sayılan mühürsüz oy pusulaları, 8.000 fark yetmez deyip 800.000 fark yeme uğruna iptal edilen seçimler gördük biz. TC’de silah taşıma izni olanlar (asker ve polis) dışındakilere envanterlerden yok edilerek ne idüğü belirsiz kişilere verilen silahlar eşliğinde yapılacak seçim baştan şaibelidir. Hiç bir siyasal islam referanslı yönetim ülkesini iç veya dış savaşa sokmadan, memleketi kan gölüne çevirmeden iktidarı bırakmamış olması seçim oyununun cilasıdır. Sonuç olarak Türkiye’de zamanında ya da erkene alınmış bir seçimin hiç bir değeri yoktur, değeri olmayacaktır. Her haltı birlikte yiyip ortağına terörist ilan edip “yanıldık” diye sıyrılanlar, çözüm süreci diye başlayıp her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını unutup yeniden aynı yola girenler iktidarı bırakmamak için her yolu deneyeceklerdir. Kendi getirdikleri üçüncü dönem aday olunamaz, % 50+ 1 oy kıstaslarını neden dillendirmediklerini sanıyorsunuz?

    • Yahya bey her seçimden önce böyle şeyler diyorsunuz, sonra da utanmadan sıkılmadan yine tıpış tıpış sandığa gidip oylarınızı kullanıyorsunuz ama, ne iş???
      Demokrasi var mı yok mu?
      Yoksa niye oy veriyorsun?
      Efendim?

  7. Seçimlerin zamanında yapılması mümkün olmadığı her kesim artık çok iyi biliyor. Artık bütün kesimler erken seçim tarihini bekliyor. Ama gidişat her geçen gün kötüye gidiyor. Şu ortamda erken seçimi dahi zorlayamayan muhalefet yapılacak olan seçimde iyi organize olamaz ise yine nal toplamaya devam eder. Şöyle geriye dönüp baktığımızda her gelen yıl bir önceki yıldan kötü oluyor gelecek yıl da bu yıldan iyi olma ihtimali asla görünmüyor. Bu gidişatı Ülkeyi yönetenlerin görmemesi mümkün değil. O halde erken seçim o bu yılın sonbaharında olma ihtimali son gelişmelerle daha da belirginleşti. Yani seçim hamleleri başlamış durumda. Partiler taraflarını belirleme ve ittifaklar kendine çekme girişimleri de hız kazandı. Bu iş de en kazançlı çıkacak parti, seçimin kazananı belirleyecek parti olacaktır. Kim çok verirse onun tarafında olacak ve seçimi kazanmasını sağlayacaktır.
    Başka bir seçenek ise yeni kurulan partilere, bu partilerden sürpriz çıkma ihtimali yüksek. Ülkenin en büyük sıkıntısı ekonomi olunca, tek çözüm olarak geçmiş de ekonomiyi iyi yönetmiş bir partinin lideri iyi performans göstermesi durumunda çok iyi bir çıkış yakalayıp sürpriz yapabilir. Sebebine gelince yirmi yıllık bir iktidar ve karşısında yirmi yıllık muhalefet, iki tarafında söylemleri yirmi yıldır aynı. Artık halk bir çıkış yolu arıyor. Bu seçim 2002 seçiminin bir tekrarı olma ihtimalini de yüksek.

  8. Bundan kolay ne var ! Reyiz’in , tekrar cumhurbaşkanı adayı olmasının önündeki engel bir kararnameye bakar ! Gerisi hikaye !
    İtirazı olan ? !

  9. Seçim 2023 yılında olur yada erken seçimi AKP kazanırsa ne olur?
    Sadece sorunlarımız katlanır.
    Şu anda kişi başına düşen borcumuz 120.000 TL.
    2022 de 250.000 TL
    2023 te 500.000 TL olur.

  10. “Kellim kellim la yenfa”

    AK tolgalı reis haykırdı: Hazır olun seçim ilerde !
    Bir yaz günü geçtik kanal istanbuldan kafilelerle,

    Bin audili akınlarda çocuklar gibi şendik!
    Bin audili o gün arazide, kendi hırslarımıza yenildik.

    Kahya Kemal Beyaudili/2021

    “Bilin ki Allah kendi yolunda sağlam örülmüş bir duvar gibi kenetlenmiş saflar halinde çarpışanları sever. ” Saff-4

    • Sebil bey valla siz milleti “saflar halinde çarpışmaya” davet ederken osman bey sanki biraz daha mülaim bir çizgide duruyor gibi ama yine de iyimser temkinlilik pozisyonunda kalıyorum:
      “Sinirli, Agresif insanlara karşı kazanmak için sakin olmak gerekir.

      Allah bize Taktik veriyor.

      Firavuna giden Musaya Allah sesleniyor.

      Fakat ona konuşurken yumuşak bir üslup kullanın! (O zaman) belki söz dinler, ya da en azından (daha ileri gitmekten) çekinir. Taha 44”

      Özellikle şu;

      “Allah bize Taktik veriyor.
      Firavuna giden Musaya Allah sesleniyor.”

      kısmı beni biraz düşündürüyor ama neyse:))))

  11. Vatandaşlarda yanlış Kanı var!

    Neymiş efendim eskiden yoksulluk varmış, kuyruklar varmış.

    Hayır millet yanılıyor.
    önceleri bir Ailenin 7-8 Çoçuğu vardı.
    Evin bireyi Tek çalışması ile bunun kadar nüfusa hiç zorlanmadan bakıyordu.
    Ve bu çocukları hem evlendirip, hem Ev eşyalarını alıyordu.

    Şimdi ise 2 çoçuklu bir aile geçinmek de zorlanıyor.
    Bir Aile’yi ayakta tutmak için Evin bireyi çalışıyor , Hanımı çalışıyor ve çoçukları çalışıyor geçinmekte zorlanıyor.

    Nerden Nereye geldik Evin bireyin çalışması yeterken Şimdi Tüm Aile çalışıyor.

    Milletin yanıldığı ise Seri üretimden Arabalar ucuzlamış her yerde araba var, Cep telefonları seri üretiminden ucuzlamış herkesde cep telefonu var.

    Bunları teknoloji ve günümüzün şartları sağlamıştır. Erdoğan değil.

    Evet neymiş, Adamda 5000 Tl’lik telefon varmış bununla zenginliği kıyaslıyorlar. Bir insan sevdiği veya hobi duyduğu şeyi alabilmek için boğazından kısar.

    Neymiş millet partisinde kim cumhurbaşkanı olacak kusura bakma Erdoğan erken açıklayıp adaya hertür yıpratma stratejisi yapacağını biliyoruz.

    Erdoğan Kasım paşalı Eli maşalıdır. Erdoğan ordan kükreyip, Deniz baykal ordan kükreyince bu durum Erdoğanın hanesine puan oluyordu.

    Kemal Kılıçdaroğlu CHP başına gelince Erdoğan kaybetmeye başladı.

    Sizde bilirsiniz ki Birden bire yıkılma olmaz sabredin Kemal Kılıçdaroğlu hedefine ilerliyor.

    Kemal Kılıçdaroğlu herkese adelet dağıtacak, herkesi kucaklayacak.

    Sinirli, Agresif insanlara karşı kazanmak için sakin olmak gerekir.

    Allah bize Taktik veriyor.

    Firavuna giden Musaya Allah sesleniyor.

    Fakat ona konuşurken yumuşak bir üslup kullanın! (O zaman) belki söz dinler, ya da en azından (daha ileri gitmekten) çekinir. Taha 44

    • “Deyin ki; elinizden geleni yapın..” Hûd 93,121.
      Çünkü artık;
      İradeleri tamamen felç olmuştur.
      Kötülükten başka birşey düşünemezler,
      Kötülük dışında bir konuda karar veremezler,
      Kötülükten başka bir şey yapamazlar,
      Yalalandan başka bir şey söyleyemezler,
      Zerre helâl yeseler soluğu acil serviste, yoğun bakımda alırlar.

    • Osman bey “Milletin yanıldığı ise Seri üretimden Arabalar ucuzlamış her yerde araba var, Cep telefonları seri üretiminden ucuzlamış herkesde cep telefonu var.” buyurmuşsunuz da;
      Sizin araba, telefon fiyatlarından pek haberiniz yok galiba???
      Eğer dediğiniz gibi fiyatlar ucuz geliyorsa, bu güzel bişeydir heralde, tam olarak neden yakındığınız pek anlaşılmıyor, ucuzluk mu var, pahalılık mı, biraz açar mısınız?
      Firavunu musayı karıştırmadan ama, çünkü bu mısırın değil bizim içişlerimizle ilgili bir sorudur!!!

  12. Güler misin ağlar mısın?
    “Yeni kurulmuş, liderleri AK Parti’nin başarılı göründüğü dönemlerde önemli görevler üstlenmiş isimler olan partilerin kendilerini tanıtmaya fırsat bulamadan seçime gidilmesi de iktidar cephesi için önemli.”
    Yani bu yeni tabela partilerini kuranları biz tanımıyor muyuz? Partiler yeni de başındaki zevat akpartiden emekli mutemetler değil mi?
    İlahi..:)))

    • evet o mutemetler ayrıldıkları zaman doların 2,5 – 3 lira bandında ve diğer dünya ülkeleriyle barışık olduğumuz mutemetler o mutemetler ayrıldı başımıza gelenlere bak aynen başlıkta kullandığın gibi gülermisin ağlarmısın seninde işin zor ama devam azimle insan neleri delip geçer

      • Neslihan hanım, bakıyorum sizde sevgili didem gibi döviz kurlarıyla bozmuşsunuz ama “o mutemetler ayrıldıkları zaman doların 2,5 – 3 lira bandında” olmadığını hepimiz biliyoruz değil mi?
        Ya da o mutemetlerin devri saadetinde doların 2,500.000 – 3.000.000 lira bandında olduğunu???
        Baran bey IQ demişken, şu mevzuya da bi el atarsan sevaba girmiş olursun, göreyim seni, ha gayret!!!

    • H. Gayret! aslında herkesden uyanık geçiniyorsun ama iyice deşifre olmuş durumdasın. merak etme kimlik bakımından değil, zeka bakımından.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız