Raund 3: Ertuğrul Özkök hatırına, CHP’nin içini karıştırmayı amaçlayan kumpasın senaryosunu açıklıyorum…

40
Hürriyet’ten..

Ertuğrul Özkök, sağolsun, “Külliye’ye giden önemli CHP’li” konusunu ele aldığı yazısında yine bana dokundurmuş.

Yazdığı şu

“Güzel ülkem çok gizli kaynak gördü, ama Türkiye olalı Talat gibi böyle bir ‘kaynak’ görmedi…

“Kimdir bu ‘süper kaynak Talat…’

“Bir zamanların Fehmi Abi’si olsa şak diye anında bulurdu.

“Derdi ki…

“Bu olaydan kim yarar sağladı ise odur.”

Aynı gün, onun yazısını okumadan önce yazdığım yazıda, beklediğini yapmış olduğumu sanıyorum.

Reklam

Türkiye şu sıralarda bu son yaşadığımız türden ‘kumpas’ ürünlerine çok açık bir halde. 

[Ben Türkiye diyorum, ama konu global. Dünyanın pek çok ülkesinin siyasi hayatlarında en sık kullanılan sözcüklerin başında bizdeki ‘komplo’ veya ‘kumpas’ sözcüklerinin o ülkelerin dillerindeki karşılığı geliyor. Evet, Amerika’da Trump’ın ağzından da o sözcük düşmüyor. En son, İsrail’de Netanyahu, siyasi rakiplerinin kendisine ‘komplolar’ yaptığını söyledi. Trump ve Netanyahu’nun ikinci en çok kullandıkları sözcük de ‘darbe’. Muarızlarının kendilerine ‘siyasi darbe’ yapmaya kalkıştıklarını söylüyor bu ikili.]

En fazla şaştığım, yakın geçmişte birkaç kez ciddi kumpaslara sahne olmuş olan CHP’nin bu defa da tuzağa düşmesi. Bir önceki genel başkanları Deniz Baykal’ın koltuğunu kaybetmesiyle sonuçlanan kumpası hatırlayın. Şimdiki olay da, başından sonuna kadar, kimlikleri henüz keşfedilmemiş kumpasçıların yazdığı senaryo istikametinde gelişti ve öyle de devam ediyor.

Kumpasçıların senaryosunda yer alan kişilerin hepsi o senaryoda yazılı rollerini oynadı şimdiye kadar.

Senaryoyu açıklıyorum

Herhangi bir gazetede veya internet üzerinden yayın yapan haber sitelerinden birinde yayımlansa pek az ses çıkaracak bir haber CHP’li kitlelerin itibar ettiği Sözcü gazetesi kullanılarak büyük bir gürültüye dönüştürüldü.

Haberin bütün unsurları bir çırpıda verilseydi, pek çok kişi “Hadi canım, öyle şey olmaz, yalan haber işte” tepkisini verebilirdi; ama öyle olmadı. Önce “CHP’li önemli bir kişi” diye anılan biri sunuldu. Böylece “Kim olabilir?” merakı uyandırılmış oldu. 

Ertesi gün, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu yine CHP’li kesimin en çok izlediği bir sabah programında kamuoyu önüne çıktı ve orada “Külliye’ye giden CHP’liler oldu, ben onlardan haberdarım” demek isterken, sanki habere konu edilen ‘CHP’den önemli kişi’nin kim olduğunu biliyormuşcasına bir hava oluştu ve o da bunu bozmadı, bozamadı. 

Reklam

Aynı gün Külliye’den ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan meydan okuyucu yalanlamalar geldi. 

Ertesi gün ilk haberi yazan yaşlı gazeteci “Gazeteci kendisine emanet edilen bilgiyi açıklamaz” tavrından vazgeçti ve haberinde sözünü ettiği CHP’li kişinin Muharrem İnce olduğunu açıkladı. CHP’li İnce de derhal “Külliyen yalan” diye ortaya atıldı ve bu yalanı yaşlı gazeteciye verenin adının açıklanmasında ısrarcı oldu.

Yaşlı gazeteci bu defa “Gazeteci kaynağını açıklamaz” iddiasından da vazgeçerek kendisine yalan olduğu ortaya çıkan haberi veren kişinin internet medyası sahibi gazeteci Talat Atilla olduğunu faş ediverdi.

Üç gün üst üste ve her gün yeni bir unsuruyla karşılaşarak haberi tartışıp durduk.

CHP ekseninde…

Oysa, ilk günkü haberde ismi verilmeden Talat Atilla’nın “Külliye’ye yakın biri” olduğu yazılıydı. Talat Atilla’nın AK Parti’ye ve doğal olarak Külliye’ye yakın biri olmadığı ortaya çıktı.

Yine ilk gün ona bilgiyi veren kişinin “Külliye’den biri” olduğu ileri sürülmüşken, ismi faş olan Talat Atilla, “Bana o bilgiyi CHP’den biri verdi” demesin mi?

Görüyorsunuz, senaristler bütün ayrıntıları düşünmüşler, hatta gönüllü ve gönülsüz rol üstlenenlerin neleri ne zaman söyleyeceklerini bile öngörebilmişler. Diyaloglar onların yazdığı biçimde ve öngördükleri zamanlamayla herkesin önünde sahnede okunmuş oldu.

Merak gıdıklayan entrika dolu bir polisiye veya siyasi roman okur veya onlardan yapılmış bir film/dizi izler gibi büyük keyif alıyorum; ancak yine de CHP’lilerin bu kadar kolay kumpaslara düşmesini anlamakta zorlanıyorum.

CHP’lilerin sormadığı soruları soruyorum

Acaba CHP lideri ilk gün Sözcü’de çıkan haber üzerine kendisine “Mutlaka canlı yayına çıkın” aklını veren/ler/i hatırlıyor mudur? Çıktığı programı da aynı kişi/ler kendisine tavsiye etmiş olabilir mi? Her şey olup bittikten sonra, o programda kendisine, “Külliye’ye çıkan CHP’liyi biliyor musunuz” sorusunun sorulmasını da aynı kişilerin program sunucusuna tembih edip etmediklerini araştırmış mıdır Kemal Kılıçdaroğlu?

Bence bu tür sorular CHP’nin aklına gelmiyor…

Tıpkı, kendisine “Abi elimde bomba gibi bir haber var, yüzde yüz doğru bir haber, yaz, bomba gibi patlayacağını göreceksin” diyen gazeteciye, “Kardeşim sen de gazetecisin, sitelerinde köşelerin var, neden kendin yazmıyorsun?” sorusunu sormayı düşünemeyen çok itibar ettikleri gazetenin yaşlı başyazarı gibi CHP’liler…

Ertuğrul Özkök bu olayın CHP’nin içini karıştırmayı amaçlayan bir kumpas olduğu kanaatinde.

Yazısının en doğru bölümü bunu açıkladığı satırlar…

[Ertuğrul Özkök, Hürriyet’in başına, Rahmi Turan’ın çok kısa sürmüş genel yayın yönetmenliği sonrasında gelmişti. Rahmi Bey kendisinin selefidir.]

ΩΩΩΩ

40 YORUMLAR

  1. Bugün yorum yazmamaya karar verdim,
    Onun için sadece yorumları okudum Mim, Hamza, Baran, Hasan,Turgut, H.K. F.K.T,ve diğer AKPye muhalif Beylerin! yorumlarını okukudukaça okuyasım geldi! Hatta bazi
    Paragrafları tekrar tekrar okudum hakikaten beni çok güldürdüler vede bazı bilmediklerimi de öğrenmiş oldum.

    Yalnız, yorumcu arkadaşların yazmayı unuttukları bir olayıde Ben hatırlatmak istiyorum 2011’de MHP’li milletvekili adaylarına yapılan kaset kumpası Hani şimdiki ortağı can simidi MHPye o zaman bunların kurduklari kumpas sayesinde yüzde elli oy ile iktidarlarını garatilediler.ya.

    Yorumcu arkadaşlar o kadar çok kumpas olay var ki onun için en önemli olan MHP kumpasını unutmanız normal! Sadece hatırlatmak istedim hepinizin Ellerinize sağlık.

  2. CHP üzerinde oluşturulan sansasyon olay ile hiçbir partinin oyu ne artar nede azalır. Fakat akil uzmanların karşı çıkmasına rağmen “BEKA meselesi olan Suriye harekatında elzem ihtiyaçtır” diye satın alınan S-400’lerin Ankara’ya konuşlandırılması Cumhur İttifakı’na kayda değer oy kaybettirir. Bu meseleyi küllendirip unutturmayı düşünüyorlardı. Fakat bu füze ve uçaksavarların F-16’lara karşı verdiği tepkiyi garanti edebilmek için alçaktan test uçuşları teknik bir zorunluluktu. İyi de kulakları sağır eden bu alçaktan uçuşları halka nasıl anlatacaksınız, muhalefetin bu çelişkiyi sonuna kadar kullanacağı açıktı.

    Gçeci de osla, her şyein bir hal ylou vardır. S-400 ha ! Al sna daha gzüel bir hkiyae. Mhuarerm İcne Edroağn ile sradya gröüştü mü gröüşemdi mi? Hida tratşın bkalaım.

    Ey CaHePa. Kfayı klulan, ouyna glmee.

  3. Hiç sevmem kendilerini….Sizin çok sevdiğiniz Sözcünün yazarı Yılmaz Özdil bile sizin kadar bu olayı savunmuyor….Bak ne diyor hazretleri…

    Atatürkçü ve yurtsever kimliğiyle tanınan Chp’lileri partiden kovarken… “Kefere Kemal” diyenleri, yetmez ama evet diyenleri, aslında Chp’li değilim diyenleri, Chp’ye geçerek partimi değiştirdim ama çizgimi değiştirmedim diyenleri, ulusalcılar Chp’den giderse Chp güçlenir diyenleri, altı ok’un sorunlu olduğunu söyleyenleri, özerklik modeli önerenleri, Türk milleti yerine Türkiyeli denmesi gerektiğini anlatanları Chp’de kim milletvekili yaptı…

    Chp’yi yuvası olarak benimseyenleri, çocukluğundan beri Chp için mücadele verenleri kapının önüne koyarken, en sevilen, en çalışkan, en başarılı Chp milletvekillerini, milletvekili listesinden silerken… Pkk avukatlığı yapanları, Anayasal vatandaşlık tanımı değiştirilmeli diyenleri, tekke ve zaviyelerin yeniden açılmasını önerenleri, said-i nursi şakşakçılarını, feto’ya saygılar sunmamızı isteyenleri, Kıbrıs’a Rum gözlüğüyle bakanları, Hdp’ye oy isteyenleri, 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendirenleri, Atatürk posterine tahammül edemeyenleri, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyemeyen ikinci cumhuriyetçileri, Chp’ye kim monte etti?

    Tayyip Erdoğan mı?
    Devletin kilit noktaları mı?
    Saray mı?
    Chp’yi dağıtmak için parayla adam tutanlar mı?

    Chp’yi bu zihniyet yönetirken, Chp’ye zarar vermek için Akp’ye gerek var mı?
    Kılıçdaroğlu, Saray’a giden Chp’li yazısını doğruluyor, isim vermek istemiyorum diyor…
    Yok öyle!
    O kişiyi bildiği halde disipline vermemesi, partiden atmaması, partide barındırması, suçtur. Parti suçudur.
    Hem bu ismi açıklamayacaksınız.
    Hem parti içinde tutacaksınız.
    Hem de, kurultayda Kılıçdaroğlu’nun karşısına rakip olarak çıkacak her adaya, Saray’ın adamı diyeceksiniz öyle mi?
    Parti yönetimi değişmeli diyen herkese “Chp’yi dağıtmak için saraydan para almış” damgası yapıştıracaksınız öyle mi?

    ‘İŞİ GÜCÜ BIRAKMIŞ CHP’Yİ TARTIŞIYORSUNUZ’ DİYENLERE

    BUNU bize değil de…

    Durup dururken sersem bir iddiayla ortaya çıkan Sözcü yazarı Rahmi Turan’a söyleyeceksin delikanlı!

    *

    Bunu bize değil de…

    Bu sersem iddiayla ilgili olarak, “Biliyorum, şaşırmadım, doğrudur” diyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na söyleyeceksin delikanlı!

    *

    Bunu bize değil de…

    “Bu tezgâhı partim kurdu, Rahmi Turan da işin figüranı oldu” diye bas bas bağıran Muharrem İnce’ye söyleyeceksin delikanlı!

  4. Talat Atilla kimdir? Haberin kaynağını tanıyalım.

    3. Ulusal Palandöken Ödül Töreni yapıldı (28 Nisan 2019). Beyoğlu Emek Sineması’nda (yeni adı Grand Pera Emek Sahnesi) düzenlenen gecede; Canan Barlas’ın A Haber’de yayınlanan Canan Barlas’la Gündem adlı programı Yılın Siyaset Programı seçildi. Gecede, A Spor sunucusu Cüneyt Şen de Yılın Spor Yorumcusu seçildi. Törende ‘Yılın Haber Ajansı’ ödülüne İhlas Haber Ajansı (İHA) layık görüldü. Türkiye’nin En İyi Gazetesi Star olurken ödülü Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak kaldırdı.
    3.Ulusal Palandöken Ödül Töreninde ”Yılın Siyaset Yazarı” ödülüne ise Talat Atilla layık görülmüştür.
    Not : RADEV tarafından verilen Yılın Gazetecisi ödülünü de Talat Atilla almıştır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a tazminat ödemek için evini satması hakkında yaptığı haber ile 2018 Aralık ayında ”Özel Haber” ödülünü almıştır.

  5. Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısında konuşan Yavaş, Gökçek’in sözlerine yanıt verdi. “Şimdi ben bir özür dileyeceğim. Yalan değil ama yanlış var onu düzelteyim” diyen Yavaş, vakıf ve gruplara verilenlerin sadece otoparktan ibaret olmadığını şu sözlerle açıkladı:
    SN MANSUR YAVAŞ İTİRAFI
    “Şimdi ben bir özür dileyeceğim. SOS Vakfı 13, Korkutata ailesi 110, Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor 9, Keçiörengücü 28 otopark aldı demiştim. Gökçek beni yalancılıkla itham etti. Yalan değil ama yanlış var, onu düzelteyim. Söylediği kadar SOS Vakfı’nda otopark yok; ama başka şey var. Belediye’nin 13 parça malı SOS Vakfı’na verilmiş! 4 adet Hacı Bayram Veli türbesi çevresinde büfe, 1 adet Çamlıdere’de iki katlı Ankara evi, 3 adet otopark işletmesi (Mavi Göl Otoparkı 1628 araç kapasiteli) 50. Yıl Otoparkı, (593 araç kapasiteli) Yenişehir Çok Katlı Otoparkı, (944 araç kapasiteli) 4 adet Kocatepe Çok Katlı Otopark üzerinde ticari ünite, 1 adet Dikmen Vadisi’nde ticari ünite SOS Vakfı’na verilmiş.”
    BU GİDİŞ İYİ DEĞİL BIRAKIN YALANI DOLANI İŞ YAPIN İŞ VARSA HATA VARSA USULSUZLÜK VERİRSİN MAHKEMEYE.HALK SİZİ ORAYA AJAN VE SAVCI OLARAK GETİRMEDİ.ANKARA NEYSE DE İSTANBUL SOS VERİYOR SAHİPSİZ KALDI BECERİKSİZLERİN ELİNDE .YAPMAK ÇOK ZOR AMA BOZMAK İSE EN KOLAYI

    • Şunu öğrenmiş olduk : SOS Vakfı’na 13 adet otopark değil de 3 otopark ve ayrıca 10 adet başka gelir getirici Belediye imkanı verilmiş. Ahmet Bey Mansur Yavaş’a şunun için kızıyor herhalde :
      “Adı üzerinde SOS Vakfı. İmdat, yardım edin diyen bir vakfa yardım edilmeyecek de kime edilecek”

  6. 1- Rahmi turan, neden “külliyeye yakın bir kaynağım” diye yalan söylediğini açıklamadı.
    2- Rahmi turan, kaynağının “yüzde 1000 doğru tekzip edilmesi mümkün değil” dediğini yazdı. Talat Atilla böyle bir güvence verdi mi? Verdiyse nasıl emin olduğunu açıklamalı.
    3- Talat atilla, birçok yerden haberi teyit ettiğini kılıçdaroğluna da bir şekilde onaylattıktan sonra haberden emin olduğunu açıkladı.
    – Atilla, hangi kaynaklardan haberin doğruluğunu kontrol ettiğini açıklamalı. nasıl emin olduğunu açıklamalı.
    – kılıçdaroğlu atillayla ne telefonda ne de yüzyüze yıllardır görüşmediğini açıkladı. Atilla neden yalan söylediğini açıklamalı.
    – Talat Atilla, önce, kılıçdaroğlu veya chpden kaynaktan açıklama gelmezse kaynağını açıklayacağını belirti, ancak daha sonra kaynağını ne olursa olsun açıklamayacağını ifade etti.
    – Talat Atilla, kimi, neden tehdit edip, tehdidinden neden vazgeçtiğini açıklamak zorunda.
    4- Muharrem ince, genel merkezden birilerinin kumpas kurduğunu açıkladı ancak bu konuda herhangi bir ispat sunmadı.
    – Ayrıca, sayın ince, erdoğanla görüştüğü ileri sürülen tarihte, birlikte olduğu birkaç şahit ile iftirayı çok kolaylıkla çürütebilirdi. Ancak bu yolu hiç tercih etmedi. sadece chp genel merkezinden birilerini suçladı. suçlaması ile ilgili de herhangi bir kanıt sunmadı. eğer bu konuyu ispat edemezse sadece iftiracı olarak kalır.
    – Ayrıca, sayın ince, önce, genel başkanıma karşı yarışa girmem dedikten sonra, seçimler bittiğinde hemen başkanlık hesapları içine girerek, chp genel başkanı olma ihtimalini sıfırlamışken, chp genel merkezi neden ince aleyhine böyle bir kumpas kursunki. ayrıca yeni parlayan imamoğlu gibi bir gerçek de dururken.
    – İnce, birilerini kumpas ile suçlarken, insanların bu gerçeği düşüneceğini de hesap etmeli. yoksa hesabı ters tepebilir.
    5- Uğur dündar, sanki chp içinden birileri kumpas yaptığı ile ilgili yorumlar gerçekmiş gibi konuşmaya başladı. Oysa dündar, incenin külliyeye gidip gitmediğini bilemez. incenin gölgesi değil. erdoğanın da gölgesi değil. yorumlarının da bu çerçevede olması gerekirdi.
    – Ayrıca uğur dündar, haberi kimlerin kendisine getirdiğini açıklamalı ki, kumpas olarak yorumladığı olayı kimlerin tezgahladığı ortaya çıksın.
    – Bana göre, bu, dündarın, yıldırım ile imamoğlu proğramını yapmaktan vazgeçmesinden sonra, ikinci falsosu.
    6- kılıçdaroğlunun ,”Bana da ‘Bazı CHP’liler saraya gitti’ şeklinde duyumlar geldi. Öteden beri geliyor. Elinizde kanıt varsa seslendirirsiniz. Kanıt yoksa seslendirmezsiniz. Sadece bana değil, birçok kişiye gitti. “Dedikodudur” dedim. Doğru mudur, yanlış mıdır, bilmiyorum. Erdoğan’ın CHP’yi karıştırma girişimi için ‘Doğrudur’ dedim.” şeklindeki açıklamasını hala vermemiş olan sözcü gözetesi, chp içindeki tartışmaları ise manşetine çekti.
    – Kılıçdaroğlunun açıklamasından haberi olmayan sözcü gazetesinin, chp içindeki çalkantıdan anında haberinin olması günün mana ve önemine uygun bir davranış.
    7- Ülkeyi batırdığı halde cumhurbaşkanlığını ortaya koymayıp, tam tersine birkaç tane daha emniyet kemeri bağlayan sayın erdoğanın, böyle bir konuda cumhurbaşkanlığını ortaya koyması insanın gözlerini yaşartıyor.

  7. Haberi yapan gazete hükümete en şiddetli muhalefeti yapan gazete,yani Sözcü, Rahmi Turan kökten muhalif,Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıktığı kanal aşırı muhalif,haberi ilk fısıldayan internet sitesi sahibi Talat Atilla Ak Parti’ye ve Külliye’ye mesafeli biri..

    Bütün bunlara rağmen CHP bu işten zararlı çıktı diye kumpası başkaları kurmuş olsun.Güldürmeyin adamı.

    Halbuki bazan “evdeki hesap çarşıya uymaz”.Bu ülkede evdeki hesabın çarşıya uymadığı sıklıkla görülür.CHP’nin hesabı da çarşıya uymadı,o kadar.

    Fehmi Bey’in bu yazısı da CHP’yi
    temize çıkarmaz.

    Yazımı Abdurrahim Karakoç’un bir
    mısraı ile bitireyim:”Kırk sandığa sığmaz
    bir kirli gömlek.”

    • Bu CHP de kumpas kurmadan duramıyor Bekir abi! Yıllardır önüne gelene kumpas kurduklarindan artık kumpas kuracak kimse kalmayınca, boş durmayalım kendi-kendimize kumpas kuralım demişler:))
      e kolay değil tabi.. Bir taraftan ABD diğer taraftan Putin Rusyası Kemal Kılıçdaroğlu’nu! mengeneye alıp sıkıştırdıkça biyandan da partiden istifalar ve gittikçe artan huzursuzluk.. ya bir daha iktidar olamazsak endişesi.. hatırlasana abi, seçim öncesi ‘kazanamazsak kazığa oturturlar’ korkusu… sen seyret bak daha neler göreceğiz.

      • Barancığım,Kılıçdaroğlu bir kumpas
        sonucunda koltuğa oturmadı mı?Oturdu.Bunu cümle alem bildiği gibi sen de biliyorsun.Şimdi de Kılıçdaroğlu’nun kolguğunu muhafaza etmek için rakibine kumpas kuruluyor.Durum bundan ibaret.Ortada çok karmaşık bir durum yok aslında.

  8. Rusya’dan 2,5 milyar dolar karşılığında satın alınan S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’nin test edilmesi için, 25-26 Kasım 2019’da Ankara’da F-16 uçaklarının alçak irtifada uçacakları Valilik tarafından kamuoyuna duyurulmuş.

    E hani S-400’ler Suriye harekatı için kullanılacaktı, Ankara’da ne işleri var? CHP üzerinde oynanan oyunun esas nedeni bu olmasın. Eğer bu siyasi sansasyon olmasaydı TV kanalları mecburen bu konuya ağırlık verecekti, görmezden gelecek havuz medyası ise suçüstü yakalanmış olacaktı. Halbuki şimdi çok daha önemli bir milli! meselemiz var.

    Acaba Rahmi Turan’dan milli (olduğu sanılan) bir görev için yardımcı olması mı istendi? Bunu isteyenler Erdoğan’ın arkasındakiler değil de Bahçeli’nin arkasındakiler olmasın. Zira yaratılan bu sansasyon ile hiçbir partinin oyu ne azalır nede artar. O halde amaç S-400 fiyaskosunu halkın dikkatinden uzak tutmak çabasıdır.

    • Tam bir müşrik çabası. Yok s-400.. yok Bahçeli lafları… Napsan boş ve çöp sözler…Adam gibi kabul edin elinizde patladı bu olay…Gözleri var görmezler. Kulakları var duymazlar…iftiracının oyunu yatsıya kadar….

      • Bu akşam birçok kanalda haberleri izledim. Haberlerde Ankara’da S-400 testi için alçaktan F-16 uçuşlarıyla ilgili bir habere rastlamadım. Daha sonra siyasi tartışma programlarına sırasıyla baktım, hepsi de CHP tartışmalarıyla ilgiliydi. Buna göre ortaya attığım tez görmezlikten gelinemez.
        Sahi S-400’lere ne oldu. Hani Suriye harekatında kullanılacaktı? CHP’nin bazı zaaflarını gerekçe gösterip Cumhur İttifakı’nı aklayamazsınız. O iş başka bu iş başkadır.

  9. Keşke Muharrem İnce aynen şimdilerde olduğu gibi yandaş basını C.Başkanlığı seçimleri sırasında da arkasına alabilseydi.Demek ki o zamanlar kendisinin farkına varılmayan yeteneği bu dönemde yandaş basının da dikkatini çekmiş te Ona değer vermeye başlamışlar;buyurunuz bir havuz problemi daha! Bu arada hal ve gidiş, Adalet,ekonomi,işsizlik,S 400 ler ,Suriyeli sığınmacılar,kurulacak yeni partiler, Suriye’nin kuzeyi- Fırat’ın doğusu…ne ki?Erzurum yayla!

    Başka bir konu da Fehmi beyin de bahsettiği üzere Trump ile Netenyahu’nun kendilerine darbe yapıldığına ilişkin iddiaları.Rivayetçiye malum olduğuna göre Holywood bu konu üzerine de film çekmeyi düşünmeye başlamış.Konu üzerinde ilk olarak ” Başkan’ın Adamları” filminin benzeri bir senaryo planlarlarken,durumdan haberdar olan Trump ile Netenyahu’nun örnek ” Love Story” olsun ısrarlarının da etkisiyle sonuçta senaryoyu “Salak ile Avanak” tan devşirmeye karar vermişler.Filmin adı da ” Turp mu?Neden yahu?” olacakmış…Neyse kıssadan hisse;yavaş yavaş ta olsa otursun bakalım yerlerine bütün taşlar;bir dünya ki ancak zamanla gerçeğe uyanır akleden başlar.

  10. Kimi yaftalarsa yaftalasınlar, istedikleri iftirayı atsınlar; gerçek artık yola çıktı, onu kimse durduramayacaktır…..
    Son olay ellerinde patladı….Rabbim çok büyük….Yesinler birbirlerini….

    • Müşrikler hep böyle davranmıştır. Hadiseler lehlerine geliştiği zaman “Rabbim çok büyük” derler. Fakat hadiseler aleyhlerine geliştiği zaman “Bu sıkıntı ile Allah bizi sınıyor herhalde” deyip kurbanlar kesmeye, 33’lü ve 99’lu dualar okumaya başlarlar. Onlara göre Tanrı Kozmos İmparatoru’dur ve Dünya’daki siyasi gelişmelerle de yakından ilgilenmektedir. Erdoğan namazlarını aksatmadığı, içki içmediği ve ailesinin kadınları başörtülü olduğu için Allah ondan yana davranıp bu konularda daha eksik olan CHP’ye tuzak kurmuştur veya bu tuzağı her kim kurmuşsa onlara yardımcı olmuştur.
      Evet mesele anlaşılmıştır.

      • Münafıklar hep böyledirler.Aramızda bizdenmiş gibi davranırlar.Her şeyi onlar bilirler.Olaylar istedikleri gibi gelişmezse etrafa saldırırlar..Yalanları ellerinde patlayınca utanmazlar..Doğruya doğru eğriye eğri demezler..

        • Bu Kemal bey Ergenekon’un avukatı mıydı sanki birara Türkeş bey!
          O gün öyle savunursa bugün de böyle karıştırırlar işte. haksız mıyım?

        • “Aramızda bizdenmiş gibi davranırlar” cümlesiyle kimleri kast ettiniz? Erdoğan’ın yanındaymış gibi duran Bahçeli’yi mi yoksa Bahçeli’nin yanındaymış gibi duran Erdoğan’ı mı? Cumhur İttifakı kerhen oluşmuştur. Erdoğan’ın da Bahçeli’nin de birbirleri hakkında eskiden söylemiş oldukları halen geçerlidir. Her iki taraf da fırsat kolluyor, bunu pekala siz de biliyorsunuz. Bilmiyorsanız da öğrenin artık.

  11. Acaba bu son olanların dış politika ile de alakası var mıdır? Diye bir soru sormam gerekti kendime ve sordum.

    Açıkçası alakalı da buluyorum: 13 Kasım ABD ziyaretinden mutlu bir şekilde döndü Erdoğan ve ayağının tozuyla iç politikaya yönelik çalışmalara başlamış oldu. Oysa 13 Kasıma kadar ülkemizin yoğun gündemi Suriye ve orada ABD ile Rusya’nın vermiş olduğu sözleri tutmayışı, TSK’nın yeni bir Kuzey Suriye operasyonu yapacağı, S 400, F35’lerin gündem olduğu dış politika sorunlarıyla birlikte içeride EYT, ekonomik kriz, yeni kurulacak partiler, AK Partiden kopacak milletvekilleri, zamlar gibi içeriye yönelik sorunlar ile boğuşuyorduk.

    ABD ziyaretinden sonra her şey bıçak kesildi; en önemli meselemiz CHP imiş gibi gündem tamamen o oldu ve biz iç-dış sorunlarımızın hepsini bir kenara bırakıverdik.

    Bütün bu olanlarda bir tuhaflık yok mu sizce de?
    Uykularımızı kaçıran dış ilişkiler-sorunlar; içeride o çetrefili sorunlar yumağı siyasetin gündeminden düşüverdi birden?

    CHP’ye değil Kılıçtaroğlu’na bir operasyon çekildiğini ve önümüzdeki en erken seçime onsuz gidilmesi üzerine bir operasyon olduğunu düşünenlerdenim ki; Kılıçtaroğlu 21 Mart ile 23 Haziranda çalışmalarının semeresini topladı ve aynı ivmeyi devam ettiriyor. Henüz yeni partilerde kurulmuş değil.

    Bunun dış politika ve ABD ile olan ilişkisi nedir diye sorulabilir: Bu gidişle demokratik zeminde, CHP’li Kılıçtaroğlu’lu- Millet ittifakı -Akşener’in son dakika golü olmaz ise- hemen ilk seçimde AK Parti iktidarına son verecek bir sonuç alması kuvvetle muhtemeldir ve bu ülkenin 17 yıldır uygulanan siyasetini değiştirecektir. Bu ise (HDP’yi ayrı tutarak ifade ediyorum: bir nevi “Milli Mutabakat Hükumeti”) ABD’nin bölgesel çıkarları için AK Parti iktidarının sağladığı kazanımların sonu olmasa bile azalacağı, sorgulanacağı sonucunu doğuracaktır.

    Bence bu yüzden Trump, 13 Kasımda Ermeni Tasarısı ile S 400 sorunlarını derin dondurucuya, olmasa da soğutucu bölümüne kaldırarak Erdoğan’a iç siyasette manevra kabiliyeti sağlamış oldu.

    Çok keskin bir dönüşle gündemin iç politikaya evrilmesi başka hangi neden/ler/le olabilir?

  12. bu görüşme hakkında bir detayı hatırladım.9 kasım 2019 tarihli sözü edilen bu görüşmenin, saraydaki güvenlik kameralarının görüntüleri vardır mutlaka.chp sözcüsü kamera kayıtlarını yayınalyın çağrısı ayptı.numan kurtulmuş,görüşme olamadı,olmayan görüşmemn kayıtı olmaz açıkalamsını yaptı.görüşme geerçekten olmasa idi,akp sözcüleri ve yalaka basını kamere kayıtlarını gösterir işte bakın böyle bir görüntü yok yaygarasını yapardı.erdoğan,muharrem ince ile gizli görüşmeyi yapmış olmalı ki,kamera kayıtlarını yayınlamıyorlar.bundan sonra e olur,yayınlarlar mı?yayınalmaları zor.o zman görüşme olamdı iddiaları çöker.herhalde,kamera kayıtlarını silmekle meşguldürler.eğer kayıt silinmiş diyecek olursa da,kamera arızası vardı,onun için görüntü yok diyebilirler.kabataş yalanını hatırlayın.o zman da ,başörtülü hanım kardeşimize deri eldivenli vandallar saldırdı diye bir yan uydurmuşlar,elimizde kamera kayıtları var demişlerdi.yayınaldıkları görüntülerde saldırı filan yoktu.ortada normal gelip giden insanalrın görüntüsü vardı.aynı oyunalrı bu erdoğan-ince görüşme kayıtları içn de yaparlar.saygılar.

  13. Daha önce yazmıştım. yeniçağ gazetesinde derin devlet muharrem inceyi istiyor diye belirtmiştim.

    Kemal Kılıçdaroğlu bunu öğrenince m.inceyi birden geri plana çekmişti.

    Deniz baykal, sert ,agresif siyaset oluşturmuştu.

    Ak partiye böyle biri lazım.

    Kılıçdaroğlu sakin yapıya sahip, eninde sonunda ak partiden bu milletin kopacığını bildiği için

    sokak eylemleri olmadan güzel götürüyor.

  14. Eğer ki Kemal kilicdaroglu Fox tv çalar saat programında söyle bir şey deseydi: “CHP’li hiç kimse gizli gizli saraya gidemez, gitse bile o görüşme sadece kendisini bağlar deseydi” bu konu bu kadar uzamazdi. Bu iddiayı yazan yazar hep geri adım atmaktadır. Kemal kılıçdaroğlu ilk günde hata yaptı. O konuya deginmeseydi eminim çok itibar kazanırdı. Şimdi bu asparagas haber sadece iktidara yaradı. Kemal kılıçdaroğlu yapacağı en iyi sey: bir an önce istifa etmeli yerine Hamza cebi veya görsel tekin geçmelidir.

  15. CHP’li kitlelerin itibar ettiği Sözcü gazetesi kullanılarak büyük bir gürültüye dönüştürüldü.Önce “CHP’li önemli bir kişi” diye anılan biri sunuldu. Böylece “Kim olabilir?” merakı uyandırılmış oldu. “Külliye’ye giden CHP’liler oldu, ben onlardan haberdarım” demek isterken, sanki habere konu edilen ‘CHP’den önemli kişi’nin kim olduğunu biliyormuşcasına bir hava oluştu ve o da bunu bozmadı, bozamadı. Aynı gün Külliye’den ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan meydan okuyucu yalanlama geldi ve muharrem ince saraya giden ben değilim dedi.CHP’li İnce de derhal “Külliyen yalan” diye ortaya atıldı ve bu yalanı yaşlı gazeteciye verenin adının açıklanmasında ısrarcı oldu(henüz,Muharrem ince nin adı geçmemişti.İnce,herhalde ismini ifşa edileceğini tahmin edip ön yalanma yaptı).Gazeteci,Rahmi Tıran,CHP’li kişinin Muharrem İnce olduğunu açıkladı. CHP’li İnce de derhal “Külliyen yalan” diye ortaya atıldı ve bu yalanı yaşlı gazeteciye verenin adının açıklanmasında ısrarcı oldu,CHP içinde kendine kompla kuran bir çete var dedi.Bunn içinde sray yok,erdoğan suçsuz dedi.erdoğan nın avukatlığına soyundu.Ne d eolsa beraber oynuyorlardı bu kumpas oyununda çünkü.Rahimi Turan haber kaynağının Talat Atilla olduğunu faş ediverdi.Medya haberi Chp ekseninde tartışırken,yandaş medya CHP yönetimi ve genel başkan Kılıçsdaroğlu nu suçladı.Talat Atilla, “Bana o bilgiyi CHP’den biri verdi” dedi,erdoğan ve diğer akp lierin CHP ye olan saldırısına destek verdi. Senaristler bütün ayrıntıları düşünmüşler, hatta gönüllü ve gönülsüz rol üstlenenlerin neleri ne zaman söyleyeceklerini bile öngörebilmişler.İşte ,Sayın Fehmi Koru nun analizine ben de ilave katkı yaparak belirttim.Bir kumpas var,ama CHP ye ve onun idarcilerine,özellikle Kılıçdaroğlu na yapılan bir kumps var.erdoğan ın ,öteden beri CHP düşmanlığı biliniyordu zaten.erdoğan,CHP de genel başkan beğenmiyor.Önce Deniz Baykal a kafaya taktı.Onun özelini gizli kayıta aldırdı,yandaş medyada haber yaptırdı ,görüntü yayanlattı.Baykal ı Chp gnelbaşkanlığından istifya mecbur bıraktı.Yetmedi,Baykal rutin bir hastane muayenesine gitti,oradan felçli olarak aylar sonra çıkabildi.Aylarca tedavi yetmedi,yurdışında tedavi oldu.Hale sıhhatıni kavuşabilmiş değil.erdoğan, bu sefer kafayı Kılıçdaroğlu na taktı.Muharrem İnce yi başkanlık seçimi öncesi saraya çağırdı.Bu buluşma sonrası İnce değişti.Seçim sonrası İnce,ben CHP den fazla oy aldım çıkışı ile ,Chp nin adayı olduğu halde kendini ön plana çıkardı.CHP genel başkanlık seçiminde seçimi kaybetmesine rağmen peşini bırakmadı,Kılıçdaroğlu ce CHP yönetimini suçlayarak devren çıkarma cve koltuğa yerleşme oyunalrına devam etti.CHP genel kurulunu olağanüstü toplamak için seferber oldu.Yeterli imza yasal gün içinde toplayamayınca,sahte ve mükerrer imzalar topladı.Bu kafi gelmedi.Muharrem İnce,erdoğan ın desteği ile,CHP nin genel başkanlık koltıuğuna oturmayı kafasına koymuş.erdoğan ve adamalrı,zaten CHP nin başına ince yakışıyor demişti.Bu konuda kendlierinin medyadaki açıklamaları var.erdoğan,CHP nin başına niçin ince yitirmek istiyor?CHP nin iyiliğini mi düşünüyor?Herhalde buna aptallar kanar.CHP nin ii ne kadar kaynar ve CHP liler ne kadar birbirine düşerse, erdoğan ın iktidarda kalma arzusu o kadar artacak ve ağzını suyu o kadar akacak.Gün, CHP lilerin birlik olma günüüüüüdür.Gün, erdoğan ve ince nin komlolarını boşa çıkarma günüdür.Saygılar.Not:09 lkasım 2019 daki, ince nin saraya davet konusunda; şimdiye kadar istihbarat almadım.Olayları ve açıklamaları inceledim,önceki olay,tavır ve sözleri inceledim;tahlil ederek gerçeklerin farkına vardım.

  16. Hemen hergün siyasi konuları yazıyorsunuz.Meslek aşkıyla medya ve gazeteci arkadaşlarınızın problemlerini de fazlasıyla dile getiriyorsunuz. Dün 24 Kasım öğretmenler günüydü. Bu konuya hiç değinmediğinizi üzülerek belirtmem gerekir. Senede bir kere köşenizde yer almayı hak etmiyor mu bu konu ?

    • İsmail bey! Her yazar değişik konularda yazar Fehmi Bey siyaset yazarıdır Eğer siz öğretmenler gününü kutlanmasını Fehmi bey sitesinde okumak ve görmek istiyor diyorsanız Sinan Eskicioğlu bunu yaptı aynı gün yazı yazı günü olmamasına rağmen. Ocak medyayı ziyarete tıklayın her istediğiniz konuyu yazan yazarlar var oradan gerekli bilgileri Arzu ettiğiniz olayları okuyabilirsiniz.
      sağlıklı mutlu kalın

      (Ziyaret Edin)

    • faysal, kendi analiz yeteneğin olmayınca işine gelen bir yazı bulunca mal bulmuş mağribi gibi olmuşun.
      – Mahfi eğilmez türkiyenin önemli ekonomistlerinden birisidir ve doğru, söylediği dikkate değer.
      – Yukardaki cümlemden, mahfi eğilmezin söylediğinin doğru olduğunu anlarsın. Ama değil, mahfi eğilmez herne kadar söylediği dikkate değer bir kişi olsa da, söylediklerinin yanlış olma ihtimali de var ki ben yanlış olduğunu düşünüyorum.
      – 3 nedenle eğilmezin yanlış değerlendirdiğini düşünüyorum.
      -1- Eğilmez, kankinin yayınladığı verilerden yola çıkarak bir yorum yapıyor.
      -2- Bu ülkeyi bu duruma getirenler iktidarda, yani arabayı duvara toslatanlardan nasıl bir başarı beklenebilirse, bunlardan da öyle bir başarı beklenebilir.
      -3- Ekonomide bunlara rağmen bir toparlanma olsa bile, bunların heran tekrar herşeyi bozma kabiliyetinden en ufak bir şüphem yok.
      – Bir de, lütfen link vermek yerine, eğilmezin doğru bulduğun düşüncesini ve kendi düşünceni yazıver.
      – Ayrıca, senin zekana da bir katkıda bulunayım: Hatta, bugün gayet neşeli kalktım yataktan, onun için birkaç katkıda bulunacağım.
      – türkiye 82 milyonluk bir ülke. toplam çalışan sayısı ise 28 milyon olarak tahmin ediliyor. Yani sigortalı ve sigortasız. yani kayıt dışı dahil. Çalışabilir yaştaki nüfusun ise ancak yarısı çalışıyor. bunların epey bir kısmı da kayıtdışı.
      – İşin diğer boyutuna gelince, mesela sen, haketmediğin bir konumdasın. Senin gibi binlerce kişi var bu ülkeye yük olan, haketmeden rahat yaşayan. Ya da başka bir ifade ile açıklayım, sürekli arabayı biryerlere çarpan acemi şoföre normalde kimse iş vermez ama türkiyede bütün arabalar acemi şoförlere verilmiş. yani işi iyi yapması mümkün olmayan kişiler o işin başına getirilmiş.
      -Böyle bir ülkeden birşeyler bekleyen olur mu?
      – Olabilir. İnsan hani. hangimiz hata yapmıyoruz ki.

      • ilave! 2 tane çok çok önemli unsuru unuttum.
        – Yani bu ülkenin batması için olmazsa olmaz 2 önemli unsur. Üstteki unsurların hem nedeni, hem heybede olanı.
        -1- Faizin, enflasyonun nedeni olduğunu zannediyormuş gibi görünen, işsizliğin, iş arayanların artmasından kaynaklandığı açıklamasını yapan, iskandinav ülkelerinin erken emeklilik nedeniyle battığını size yutturmaya çalışan ve ülkeye televizyon ile buzdolabının bile akp sayesinde geldiğine insanları inandırmaya çalışan bir mukaddes kişi..
        -2- Yukardakilere ek olarak, daha doğmadan bu mukaddes kişinin, chpnin 45 kişilik sınıflarında okuduğuna bile kurana el basacak senin gibi şakşakcılar.
        – Bu 2 temel unsur olmadan bu ülkenin batması mümkün değildi.
        – Bu 2 temel unsur var iken de, bir ülkenin düze çıkması mümkün değil.
        – Ülkemiz öyle şanslı bir ülke ki, bu 2 unsurun da ülkemizde number 1’ı var.

    • Mahfi Eğilmez ekonomide dibe çöküşün durduğunu hatta biraz iyileşme sinyalleri olduğunu söylüyor. Her akşam kumar oynayıp sıklıkla kaybeden bir kişi, daha az kumar oynamaya başlarsa bu o kişide bir iyileşme alameti sayılabilir. Verdiği veriler de bunun gibi. Fakat siz bunu ekonominin iyileştiği şeklinde yorumlamışsınız. Abdurrahman Yıldırım’ı ise geçiniz, sözüne güvenilip de kuyuya inilecek bir ekonomist değildir.

      • Sayın mim merhaba! faysalın konuyu anlamak gibi derdi olsa, sayın eğilmezin, ekonomi kötü dediği zaman da konuyu anlar.
        Onun derdi şakşakcılık yapmak. şakşakcılık yaparak anlamadığı işlere yönetici olabilmek. arabayı duvara toslatsa bile “aferin” almak.
        – Onun için, ne söylesen boş. umutsuz vaka. çıkarı herşeyin üstünde olan, yaşamı şakşaka bağlanmış bir zat-ı muhterem. Başka türlü davranamaz.

        • Aslında onların sayesinde gerçekleri daha iyi açıklama fırsatımız oluyor. Yani iyi bir kontrast oluşmasına yardımcı olarak resmin daha iyi görülmesini sağlıyorlar.

  17. Sayın Fehmi Koru’nun senaryosunun gerçekliğini destekliyecek tek bir somut bulgu göremedim ben yazıda, muhtemel ki benim eksikliğimdir lakin kaynağın saraya yakın biri denmiş de uzak biri çıkmış, Kılıçdaroğlunun medyadaki o kadar luzumsuz demeci varken böyle bir konuda bozmadı bozamadı ikilemi oluşturmak… Şahsen ben CHP ye kumpas kurulduğu konusunda hiç ikna olmadım aksine CHP ye İBB seçim sürecindeki oyların tamamının tekrar tekrar sayılmasına rağmen seçim sonuçlarına itiraz haksızdır minvalindeki yazıların benzeri bir destek yazısı gibi geldi.

    • Alper! merak ettim, senin chpye kumpas kurulduğuna ikna olma ihtimalin var mı?
      – Hayır, sadece ihtimali sordum.
      – Varsa, söyle ona göre deliller gösterelim.
      – Mesela 4 milyon işsiz ki bu 4 milyonun nasıl olduğu konusunda da ilave açıklama yapabilirim.
      – mesela iflaslar, konkordatolar, mesela yanan fabrikalar, mesela 4 milyon suriyeli, mesela intiharlar, mesela cinnetler, mesela doların durumu vs vs ikna edememişken, nasıl bir veri seni ikna edebilir. Bir de bu konuda ufacık bir ipucu verir misin?
      – Seni ikna edebilecek hangi kuvvet var. Din, vicdan, insanlık, iman, hiçbirşey etkilemiyor. kaya gibi sağlamsın yani.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız