Seçim zamanında yapılacak ise yeni gelişmeler neden o iddia ile çelişiyor?

50
Reklam

İktidar cephesi ya herkesi aldatıyor, ya da senkronize hatası yapıyor…

Muhalefet ne zaman ‘erken seçim’ genel başlığı altına girecek bir cümleyle kamuoyu karşısına çıksa, ‘Cumhur İttifakı’nı oluşturan cephenin sözcülerinden azarlama havasında açıklamalar geliyor.

Kim bilir kaç kez ‘‘Seçim 2023’te yapılacak’’ cümlesi tekrarlandı.

Benim gibi AK Parti lideri de olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Cumhur İttifakı’ tarafından yeniden cumhurbaşkanı adayı gösterilebilmesi için bunu zorunlu gördüğünden seçim tarihinin erkene çekileceği kanaatinde olanlar bile, bunca tekrardan sonra, ister istemez ‘‘Galiba yanlıştayız’’ tereddüdü yaşamaya başladı.

Son zamanlarda çevreme ‘‘Galiba anayasal zorunluluğu aşmak için bir formül bulundu’’ demeye bile başlamıştım.

Anayasaya göre (m. 101) bir kişi yalnızca iki kez cumhurbaşkanı seçilebiliyor. Tayyip Erdoğan ilki 2014, diğeri 2018 yıllarında olmak üzere iki kez cumhurbaşkanı seçildi. Sistemin değişmiş olmasının bu durumu etkilemesini getirecek bir madde yok anayasada. Tek istisna (m. 116), TBMM’nin seçim tarihini erkene alması. Ancak o durumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yeniden aday olma kapısı açılıyor.

Formül?

Görünürde bu kısıtlamayı aşmak için başka bir formül bulunmuyor.

Reklam

İşte bu sebeple, ara sıra tereddüde düşsem bile, seçimlerin 2023’ten önce yapılma ihtimalini hala yüksek görüyorum.

Her yeni gelişme, iktidar cephesinden yeni çıkış da bana bu ihtimali hatırlatıyor.

Kıbrıs ve Afganistan

En son yaşanan iki yeni gelişmeye bu açıdan yaklaşabiliriz.

Kıbrıs’ta geleneksel politikayı değiştiren ciddi bir adım atıldı. Türkiye uluslararası arenada bundan böyle iki devletli çözümü savunacak…

Zor bir politika bu. Kıbrıs’ta BM tarafından tanınmış, Avrupa Birliği tarafından üye olarak kabul edilmiş bir tek devlet var. Bizim ‘Kıbrıs Rum Yönetimi’ dediğimiz varlığı, BM ve AB, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adıyla biliyor ve öyle tanıyor.

Bizim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak tanıdığımız devleti tanıyan bizden başka bir ülke yok.

Haksızlık mı? Evet, haksızlık. 

Reklam

Türkiye KKTC’yi adadaki ikinci devlet olarak uluslararası gündeme tanıtmayı planladıysa, bunun altyapısının çok önceden hazırlanmış olması beklenir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yeni politikayı Kıbrıs’ta açıklamasının hemen ardından daha önceden söz alınmış birkaç ülkenin daha KKTC’yi tanıması bu beklentinin bir parçası olabilirdi.

Öyle olmadı, ama… Türkiye’nin Kıbrıs politikası değişti, fakat Kıbrıs’taki statüko hala aynı…

Afganistan konusu da ilginç bir seyir izliyor.

Konu NATO Zirvesi sırasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, oradan çekilme kararını açıklamış ABD’nin başkanı Joe Biden’e yüz yüze görüşme sırasında teklif edilmişti. ABD ve NATO ülkeleri askerlerinin Afganistan’dan çekilmesi üzerine Kabil Uluslararası Havalimanı’nın güvenliğinin Türk askerleri tarafından sağlanması teklifiydi bu.   

Joe Biden’in teklifi ilginç bulduğu duyurulmuştu. ABD’li diplomatlar Türkiye’nin böyle bir görevi üstlenmesinden memnun olunacağını açıkladılar.

Tek ve güçlü itiraz, Batılı ülkelerin askerlerini çekmesiyle birlikte Afganistan’ın bütününe yeniden hakimiyet kurmaya hazırlanan Taliban örgütünden geldi. 

Askerimiz havalimanının güvenliğini sağlamak gerekçesiyle Afganistan’a gittiğinde Taliban örgütü muhtemelen Kabil’e de erişmiş olacak…

Batılı ülkeler askerlerini çekme kararı almakla Afganistan’ı Taliban’a terk etmiş oldular.

Tabloya bakarak çıkartılacak sonuç şu: ABD’nin ‘‘Türk askeri güvenliği sağlasın’’ tavrı Türkiye’nin ve özellikle de bu kararı verip uygulatacak olan hükümetin lehine değil. 

Nitekim, Türkiye ile ABD arasında var olan sorunların hiçbirinde Washington’dan bir yumuşama havası fark edilmiyor.

ABD Türkiye ve AK Parti’ye Afganistan konusunda ‘‘Gel, gel’’ diyerek hayırlı bir iş yapmıyor…

O halde?

Senkronize hatası yoksa

Hem Kıbrıs hem de Afganistan konusundaki yenilenmiş politikalar orta ve uzun vadede AK Parti’yi zor durumda bırakabilecek girişimler. Bir tek kısa vadede iç politikada -o da belki- işe yarayabilir her iki politik tavır.

‘Dünyaya meydan okuyan Türkiye’ görüntüsünü belli bir seçmen kitlesine vermeye yarayabilir.

Kısa vadede ama…

İki yıl sonra 2023’te yapılacak seçime gidilirken Kıbrıs’ta atılan yeni adımın yol açabileceği sıkıntılar ile Afganistan’da başlayacak ‘yeni Taliban dönemi’nde baş gösterebilecek çatışmacı ortam tabloyu iktidar aleyhine bozabilir.

Yani?

Ortada bir senkronize hatası yoksa, iktidar seçim tarihi konusunda herkesi aldatıyor demektir.

Seçim tarihi için 2023’ün bekleneceğine dair iktidar çevrelerinden gelen güçlü açıklamalara rağmen, ben, bu iki yeni gelişmeye bakıp, seçimin biraz daha yaklaştığını düşünüyorum.

ΩΩΩΩ

Reklam

50 YORUMLAR

  1. Erken Seçim 2022 Haziran ına kadar yapılmak zorunda. Aksi taktirde Anayasada yer alan maddeye göre normal vaktinde yapılacak seçimlere 1 yıldan az süre kaldı ise erken seçim yapılamaz. Dolayısıyla erken seçim için son tarih Haziran 2022. Aksi taktirde Erdoğan aday olamıyor

  2. Amerikan Chest Foundation’ın yayınladığı verilere göre, son 10 yıl içinde Türkiye’deki kuruluşlara sağlanan destek miktarı belirlendi.

    İçlerinde Hrant Dink Vakfı, İKSV, Mezopotamya, Medyascope gibi kuruluşların olduğu listede toplamda sağlanan destek fon tutarı 3 milyon 535 bin 574 dolar oldu.

    Yaşanan tüm bu gelişmeler bir yana, geçtiğimiz günlerde Twitter’dan bir kullanıcı Medyascope’u kastederek “Stajyerlere para vermiyorlar.” açıklamasında bulundu.

    Şahıs, isim vermeden eleştirdiği Ruşen Çakır tarafından Twitter’da engellendi.

    Sen paraları cukka yap. Emekçiyiz de , solcuyuz de, çalışanlara bir kuruş koklatma.

  3. Seçim erkene alınınca tekrar Cumhurbaşkanı seçilme hakkı varsa her seçimi erkene alırsın ömür boyu Cumhurbaşkanı başkanı seçilirsin böyle bir saçmalık dünyanın hiçbir yerinde yoktur.
    Ne olursa olsun mevcut Cumhurbaşkanı tekrar aday olacaktır her zaman olduğu gibi ben yaptım oldu. Olmasada oldu bile….
    Bizim hukuk sistemimizde de ucu açık yoruma dayalı bir sistem var hangi tarafa istersen o tarafa gidebiliyor.
    Seçim erkene alınacak ama en uygun ortam aranıyor. Yeni siyasi hamleler yapılıyor. Kırsal kesimin oylarını gözden çıkarılarak yeni arayışlar içine girmesi de anlaşılır gibi değil.

    • Ahmed bey “…böyle bir saçmalık dünyanın hiçbir yerinde yoktur.” demişsiniz de, bizde de yok zaten???
      Bizim sistemde meclis(dikkat; cb nin kendisi değil!) tutup seçimi erkene alırsa mevcut cb yeniden aday olabilir, çünkü onu bu duruma -yani vaktinden önce bir seçime- meclis zorlamıştır; ama sizin de değindiğiniz gibi sonsuza dek değil tabii:)

      • Önemli olan mevcut sistemde Cumhurbaşkanı seçim erkene alınmaz ise tekrar aday olamaz olamayacaksa, erkene alınınca tekrar adaylık hakkı olunca seçim ne kadar erken alınırsa o kadar görev yapabilir yok bir dönem yapar deniliyorsa burada bir çarpıklık yok mu?
        Mevcut sistemde,mevcut cumhurbaşkanı isterse bir değil bir kaç defa seçilebilir herhangi bir yasal engel olursalar o engellide kaldırmaya yetkili zaten.
        Bu sistemde yasada kanun da tek elde değil mi?

  4. Erdoğan 2023 te aday olabilir mi?
    Yeni gündemleri bu. Gündemin bu şekilde ilerlemesinde fayda var.

    Anayasa, bir kişi iki kereden fazla cumhurbaşkanlığına aday olamaz diyor.

    Bu anayasa bunu 2017 yılında demiş.
    Hukukta hiçbir kanun “makabline şamil” olamaz, geriye işlemez.
    Erdoğan, 2014’te cumhurbaşkanı olmuştur ama “eski” anayasaya göre olmuştur.
    2018’de de bu sefer “yenisine” göre…
    Yeni anayasa eskisini “kadük” eder ve etmiştir.
    Yani, Erdoğan’ın bir kere daha aday olma hakkı vardır. İlki sayılmaz.
    Yürürlükteki yasaya göre asıl 2028’de aday olamayacaktır.

    Bu tartışma muhalefete ne kazandırır ne kaybettirir.
    Ben bu tartışmanın muhalefet tarafından sürekli gündemde tutulması taraftarıyım.

    Bu tartışmayı sosyal medyada sürekli gündemde tutanlar:

    Sözcü
    Cumhuriyet
    Odatv
    Yeniçağ gazetesi
    Karar gazetesi
    Birgün
    Evrensel
    T24
    Yurtdışı kaynaklı fetö kanalları

    Yenilginin kokusunu şimdiden almış görünüyorlar.

  5. Osman aga dün “Osman
    22 Temmuz 2021 At 11:14
    AKP partisinin son halini betimleme yaparsak, Denizde boğulan yüzücünün son hali gibi “Denizde son çırpınışları””
    buyurmuş da;
    18yıldır ha bugün ha yarın gitti gidiyorlar diye atıp tutuyorsunuz, sonra da benim oyum nerde bilmem ne muappetine sarıyorsunuz!

  6. Afganistan konusunda genel kültür düzeyinde bilgi sahibi olduğumu peşinen ifade etmek isterim. Dolayısıyla bizim askerimizin buradaki görevinin esas amacının ne olacağını anlamış değilim. Kabil havalimanını korumaktan bahsediliyor ; bütün mesele bu mudur ? Burayı korumakla her şey halledilmiş mi olacak !
    Zavallı Afganistan , adı var kendi yok bir ülkeden farksızdır.Yaklaşık olarak 10 sena Rusya’nın , daha sonra da 20 sene ABD nin işgali altında ve bir yandan da terör örgütlerinin cirit attığı , var olanını da kaybetmiş, bitmiş , tükenmiş bir memlekettir .O nedenle bu ülkeye asıl asker değil ; devleti , bütün kurum ve kuruluşlarıyla çağdaş bir şekilde yeniden teşkil
    edecek sağlam, tam donanımlı güçlü bir bürokratik kadroya ihtiyaç var.Bu kadronun başarılı olabilmesi için de her şeyden önce toplumun bütün katmanlarıyla işbirliği ve elbirliği yapmak , asgari düzeyde de olsa anlaşmak gerekir.Asker de emniyet ve asayiş açısından hem bunlara yardımcı olur hem de askeri teşkilatlanmayı sağlamaya çalışır.
    Her şeye rağmen tabii ki devleti yönetenlerin bu konuda bizden çok daha ileri görüşte ve sağdulu, gerçekçi ve akılcı olması icabeder .
    Herkese iyi bayramlar ,selamlar , saygılar

    • celalabad tan vahan koridoru Çin’e geçişi sağlıyor. vahan koridoru eski ticaret yolu/ipek yolu güzergahı ve tacikistanı pakistan keşmir den ayıran tampon bölge ingiltere hindistan rusya iran tarihi kapışmalarını ifade eden”büyük oyun” un oynandığı bölgeler. 2009 yılında amerika çinden vahan koridoruna açılan batı sincan kapısını açmasını istiyor. Çin ise huzursuzluk çıkar gerekçesiyle açmıyor. Amerika türkiye’ye o koridoru açtırmaya çalışabilir. türkiye diplomatik varlığımızı sürdürmemizi sağlayacak diyorlar. yani orada yaşanacak olaylarda amerika biz askerlerimizi çektik olaylarla bir alakamız yok diyebilecek. türkiyenin hesabı ise amerikada aleyhine yürüyen davaları kapatmak. başka gayeleri de var mutlaka. sizce Biden mı Erdoğanı kandırır, Erdoğan mı Biden’ı kandırır? tam h.gayretlik bir soru sordum hocam:)

    • Alibey gerçekten de sadece uluslararası kimi araştırma kuruluşlarının paylaştığı raporlarla ilgili değil afganistan konusuyla ilgili de bilginiz maalesef genel kültür düzeyinin de altında görünüyor…
      “Dolayısıyla bizim askerimizin buradaki görevinin esas amacının ne olacağını anlamış değilim.” diyerek de durumu açıktan kabul etmişsiniz zaten…
      Şöyle ki; bu yıllardır devam eden bir nato görevidir, şimdi başta abd olmak üzere nato geri çekiliyor, yenildiler, sovyetlerbirliği gibi!
      Türkiye daha önce de şimdi de isaf bünyesinde kabil havaalanını yönetti işletti; belki bundan sonra da kendi başına bu işe devam eder…
      Bu havaalanının bilinen en önemli özelliği uyuşturcu sevkiyatıdır ve kıymetli bir sektördür!
      Başıboş bırakılamaz, tabii tek konu narkotik işleri değildir…
      Türkiye o bölgede diğer paydaşlarla, özellikle rusya ve pakistanla(iran ve çin dahil) ortak bir çözüm üzerinde uzlaşabilirlerse;
      afganistan belki de yakın gelecekte huzura kavuşur, ne dersiniz?

  7. Bu ülkede biraz yaşayınca anlarsınız ki burada hiç bir problem çözüme kavuşturulmaz, hep sürüncemede bırakılır ve böylece rant yenmeye devam edilir.

    Hangi problemi ele alırsanız böyledir. Yıllar geçer ama o problemler aynı şekilde tekrarlanarak devam eder.

    Örneğin her sene Karadeniz’de sel felaketi yaşanır, afet bölgesi ilan edilir, sus payı paralar dağıtılır ve talana devam edilir.

    Deprem olana kadar rant talan yenir iyice, deprem olunca ahlar vahlar, Allah’ın takdiri hikayeleri çekilir. Sonra yola devam aynı şekilde.

    Darbe artık olmaz denir. Ama mutlaka senesi gelince darbe yapılır. Allah’ın lütfu yakıştırmaları yapılır. Devleti yönetenler hiç bir sorumluluk almaz ama illa bir günah keçisi de bulunur.

    Kürt sorunu bir yüz yıl daha geçse çözülmez. İlla sürüncemede bırakılır. Çünkü bu en büyük iktidarda kalma ve rant yeme gerekçesidir bazılarına.

    Eğitim, üretim, çarpık şehirleşme, gelir dengesizliği, vergi dengesizliği, fırsat eşitsizliği, vatandaşlık hakları, insan hakları, hukuksuzluklar her ne konu ele alırsanız alın, mutlaka ve özellikle çözümsüzlüğe mahkum edildiğini göreceksiniz.

    O yüzden gençlerden soranlara batıya batıya diyorum. Boşuna gençliğinizi heba etmeyin burada. Ne siz ne de sizden sonra gelenler bir şeyi değiştiremeyeceksiniz.

    • Ender arkadaş sanki biraz abartıyor; yahu hadi içerde böyle, karabağı kim çözdü, libyayı kim rayına soktu, suriyeye kim ayar verdi, akdenizi nasıl parselledik? Oralara da gelseydin biraz…

  8. Türkiye Kıbrıs’ta işgalci durumunda hala uluslararası kabullere göre. Bunu değiştirecek hiç bir açılımı da beceremedi. Azerbaycan dahil kimseyi ikna edemedi. Ortada sefil bir şekilde yaşayan ve hiç büyüyemeyen bir yavru vatan kaldı.

    Üstüne Türkiye her türlü pis işini ada üzerinden yaptı ve yapmaya devam ediyor. Uyuşturucusundan, mafyasına kumarına, muhabbet tellallığına, kontrgerillasına kadar. Türkiye güya ülke olarak tanıyor ama seçimlerine müdahale ediyor her türlü işine karışıyor.

    Yetmezmiş gibi şimdi de inşaat beton çöplüğüne döndürmeye ve yolsuzluk ihraç etmeye karar vermişler.

    Adalılar kendi kaderlerini kendileri ellerine almadan rüştlerini ispat etmeye çalışmadan daha iyisi olmayacak. Ancak bu yavru öyle kötü yetiştirildi ki böyle bir şansı da olmayacak gibi. Etrafımızda gördüğümüz 40 yaşına kadar ana baba evinde oturan asalak gençler gibi.

  9. Nurdan abla burda herkesleri kula tapmakla, ona buna kulluk etmekle suçluyor ama bakıyorum kendisi dışardan yemlenen gasteci taslakları konusunda gayet rahat görünüyor:
    “Cahalete bakın! Yahu bir yerde deprem oluyor, Kizil Haç Hillal demeden bütün dünya oraya yardım ediyor.
    Şimdi ABD 1 miliyon AB 1 miliyon olmak üzere Fakır ülkelere Aşı yardımı yaptı.
    O yardımlar insan yaşatmak için hiç bir karşılık beklemeden nasıl yapıld’ı ise Haberleşme hızmeti yapanlar’a da yardım yapilması neden tehliklei olsun?”
    Nurdan abla kızılhaçın sağa sola bazen yara bandı ya da incil broşürleri filan gibi insani yardımlar gönderdiğini biliyorduk da kimi ülkelerin parazit gastecilerine para pompaladıklarını vallahi yeni duydum?
    Haberlerden mahrum kalmayalım diye demek vatikanın kiliselerde müminlerden topladığı bağışları bizim çocuklara akıtıyorlarmıl da haberimiz olmamış?
    Nankörlük tabii…

  10. Almancı arkadaş dün “H. Gayret, işin hesabı kolay. Evinizde ne varsa, araç dahil bir gözden geçirin, ne kadarı Türk üretimi ve ne kadarı da yabancı isimli firmaların üretimi.” buyurmuş;
    ben de öyle yapıyorum, avrupadaki elektronik ve beyazeşya, eveşyası mağazalarını dolaştığım zaman sürekli her yerde aynı türk markalarını görüyorum ve onlara bakarak konuşuyorum zaten:)
    Ha almanların sendikası bilmem nesi onların olsun; havayolu ya da başka bir sektörde grev yapmak isteyenler çıkarsa istifa edebilirler, yerlerine geçip çalışmak isteyen adam çok bizde…

  11. Sayın Koru ,
    Mütememmim cüzlerin hasıl olması lazım gelir, Henüz puzzle ın parçalarını nasıl bir araya getiririz alıştırması aşamasındayız. 2023 Haziran yerine , Mayıs olur , olur da seçmen son üç ay ki duruma göre karar veriyormuş. O tarihe kadar rüzgarın yönünü nasıl çevireceğiz onun derdindeyiz.
    Her türlü fikre açığız efendim. Yeter ki bize yeni oylar sağlasın. Eksikliğimiz deneyip görmeden sonuçları hesap edemiyoruz. Terorist elebaşının kardeşine devletin resmi yayın organında konuşma fırsatı vermeye kadar. Daha nice uçuk kaçık uygulamalar göreceğiz. Kamil olan her sistem doğal büyümesini tamamladıktan sonra , daha daha diyen cahiller ortaya çıkar da denenmişi sanki yeni gibi ortaya sürer. Halbuki Allah ın sünnetidir. Kemal den sonra zeval vardır derler..Zira Kemal O nun sıfatıdır.

  12. Yapılan yorumların pek çoğu haklı olabilir. Ama şimdi demokrasi önceliğimiz olmalı. Bu seçimi de cumhur ittifakı kazanırsa, elimizdeki tek gücümüz olan seçme hakkımız bir daha olmayabilir. iyi düşünelim!! Cumhur ittifakı adayının karşısına kim çıkarsa oyum kayıtsız şartsız olarak ilk seçimde onadır.

    • Demokrasi olmadan toplumların daha iyi yönetilmelerini sağlayabilecek yönetim şekli varmış gibi anlaşılıyor bu cümle. Öyle bir durum yok tabii.

      Ayrıca niye toplum yönetiliyor. Koyun mu bunlar? Demokrasi devletin yönetim şekli. Toplum devleti yönetsin diye birilerini seçiyor, ama denetimsiz de bırakmıyor.

      Ne demokrasi, ne yönetim, ne yönetişim hiç biri anlaşılamadı bu topraklarda.

      • Ender arkadaş “Ne demokrasi, ne yönetim, ne yönetişim hiç biri anlaşılamadı bu topraklarda.” buyurmuşsunuz da; hakkaten yukarda yazdıklarınızdan da pek bişey anlaşılmıyor?
        Nerdeyse doğru bir ifade kurabilmişsiniz ama onu da sonraki yorumunuzda düzeltmişsiniz(!)
        “Demokrasi olmadan toplumların daha iyi yönetilmelerini sağlayabilecek yönetim şekli varmış gibi anlaşılıyor bu cümle. Öyle bir durum yok tabii.”
        Niye ki?
        Sosyalizm ya da komünizm neden demokrasiden daha kötü oluyormuş?
        Nerden biliyorsunuz öyle olduğunu?
        Milli komünizm neden daha iyi olmasın?
        Bi engeli, eksiği mi var, çok mü kötü, neyi eksikmiş, niye demokrasiden kötü ki?
        Bilen de yok; sık babam sık!!!

  13. Bizim bulunduğumuz bu bölgede bir terrsti yakalamak, hatta dağları delip! kanal kazıp üstüne köprü yapmak gibi şeyler beğenilir ve önemli bir çoğunluk tarafından destek bulabilir, nedenini ben bilemem.
    Batıda ağaç dikmek köpek sevmek daha çok like’lanır.
    Kıbrıs Cumhuriyeti demiş mi? demiş!
    Güney Kıbrıs diyor mu? Demiyor!
    Yüzsene beklesen sana “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” der mi?…..
    Başka sorum yok!

  14. Bir soruna değinmek istiyorum.
    Kurban Kesimi konusu.
    Artık günümüzde insanlar, bizden önce gelenler gibi kırsal ve zor şartlarda yetişmiyor.
    Memur veya masa başı çalışanların ortak sorunu Kurban kesmeyi bilmemesi.

    Bunun için belediyeler bu soruna inmeli Her şehirde kurban kesim yerleri olmalı. parasıyla kurbanlar kesilip verilmeli. Buda planlı, proğramlı sistematik olmalı.

    Kurban eti dağıtımı:

    Eskiden fakir ile zengin aynı mahallede oturuyordu. Dağıtım işi kolay oluyordu.
    Şu an kişiler Sitelerde oturduğu içi çevresi hep zengin, fakirlerde varoşlarda oturduğu için Kimse et Dağıtamıyor.

    İstanbul belediyesi kurban yardımlarını kavurma yapıp Fakirlere dağıtıyor.

    Ayrıca Her şehrin belediyesi, Zenginlerden dağıtacağı kurban etini payınıda alıp kavurma yapıp fakirlere dağıtması uygun olur.

    • Osman aga “İstanbul belediyesi kurban yardımlarını kavurma yapıp Fakirlere dağıtıyor.” buyurmuşsunuz da elhak öyledir!
      Madem borsa kurulmuş, ben de sorayım;
      derilerini ne yaptıklarıyla ilgili bir bilgi var mı sizde?

      • Artık kimse Deri toplamıyor, sahte deriler çıkınca, deri işleme zor olduğu için kimse para vermiyor. Hiçbir kuruluş deri toplamadığı için malasef çöpe attık.

  15. Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi öncesinde bile Cumhurbaşkanının kim olacağı konusu en büyük fırtınaları koparan siyasi iklimi hazırlardı. Şimdi çok daha önemli. Ankara’nın kurtları hazırlıklarını yaptı ve hizipleşme ve cepheleşmeye başladı bile. Reisi cumhurun hasta olduğu izlenimi veren o son tişörtlü videonun müsebbipleri de bunu taammüden piyasaya verdiler. Bu bir tesadüf değildi. Cumhurbaşkanının canını korumak için binlerce kişilik koruma ordusu var. İtibarının korunması için de iletişim ordusu vardır muhakkak. İtibarının düşürülmesine hizmet eden bu videonun dolaşıma salınmasında kasıt olmaması düşünülemez. O zaman akla şu soru geliyor; Bu organizasyonun arkasında kim var ya da bu desorganizasyonun sorumluları kimler. Böyle adamlar hep vardı. Ecevitin en yakınında da vardı. Reisi cumhurun çevresinin de bu tiplerden beri olmadığı anlaşıldı. Yeni bir ayak oyununu en kati delili olarak bu videoyu görüyorum

    • Ozan bey mevzudan haberim yok; “Cumhurbaşkanının canını korumak için binlerce kişilik koruma ordusu var. İtibarının korunması için de iletişim ordusu vardır muhakkak.” buyurmuşsunuz ama pek değil; özellik aa ve trt ağzına kadar fetöcü dolu, ayıklanan bikaç kişi de istanbul ibb de işbaşı yaptılar bile…
      “İtibarının düşürülmesine hizmet eden bu videonun dolaşıma salınmasında kasıt olmaması düşünülemez.”
      Bu her ne ise, türden fırsatları yaratmak için pusuda bekleyen kimi elemanların olduğu bi gerçek; Devletimiz zengin nasılsa…

  16. Beyler, bayanlar “Abbas yolcu”

    Ekrem imamoğlu (İstanbul) ve Mansur yavaş(Ankara) kazandıklarında Erdoğan Şöyle söylemişti bunlar “Topal ördek” demişti.

    Yani Meclis çoğunluğu bizde, Bunların Meclise getirdiği konularda bizim kararlar geçer demişti.

    AKP :%25 ve MHP %7 toplam %32

    Cumhurbaşkanlığı ise Erdoğan: %40-42

    Bu oranlara bakılınca Parti olarak baya bir düşüş var Ve meclis çoğunluğu muhalefete geçiyor. (Kazanma oranıda zor.)

    Bu sonuçlarda parti Çok düşük alıyor hızla eriyor. AKP’de Karizmatik bir lider kalmadığı için işleri zor.

    • Osmanaga “Bu oranlara bakılınca Parti olarak baya bir düşüş var Ve meclis çoğunluğu muhalefete geçiyor. (Kazanma oranıda zor.)” buyurmuşsunuz da, yalnız dikkatinizi çekerim;
      belediye meclisleri ya da başkanlıkları anket sonuçlarına göre dağıtılmıyor haberiniz olsun!
      Seçimlerden sonra birbirimizi üzmeyelim diye şimdiden uyarıyorum, ona göre…

      • O Chp şırketinin anketi zannedersem, Chp nin oyunu da yazsaydın bari.

        Bu sene yapılan bütün şirketkerin anket ortalaması Chp nin oy oranını yine yüzde 20-25 bandında gösteriyor.

        2002 genel seçimi yüzde 19
        2007 genel seçimi yüzde 21
        2011 genel seçimi yüzde 26
        2015 genel seçimi yüzde 25  (haziran )
        2015 genel seçimi yüzde 25   ( kasım)
        2018 genel seçimi yüzde 22

        Peki halkın büyük bir çoğunluğu neden Chp ye güvenmiyor?

        X-Y-Z kuşakları da niye Chp ye güvenmiyor?

        Tonlarca algı çalışması yapılmasına rağmen, yalan siyaseti yapılmasına rağmen Chp nin oyu niye yerinde sayıyor.

        Mesala ekonomiyi çözerse yine Erdoğan çözer sonucu çıkıyor. Ekonomiyi Chp çözer diyen bir tane anket sonucu görmedik.
        Son seçimde pensilvanya oyları yüzde 20 gösteriyordu. Sen yine biraz insaflı atmışsın.

  17. “Tek istisna (m. 116), TBMM’nin seçim tarihini erkene alması. Ancak durumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yeniden aday olma kapısı açılıyor.”
    Cümlesi, 2002 lerdeki D.Baykal boğazda filan kişi ile görüştü. Birilerinin siyasi önünü açtı..
    Niçin açtı!? Sorusunun gündeme getirilip bu seferde…
    3. Kez yol açmak isteyenlere: hele bir önceki ser’i sır’ı açıklayın bakiimm!
    Ne kazandınız ne kaybettiniz? Görelim.
    Tartışması mı açmak istediler? Sorusunu getirdi aklıma.
    (Bence herkes şansını denemeli burası demokrasi, cumhuriyet ülkesi. Gül kokusu da olur dikende, başkasının taşeronluğuna da soyunan olur, gerçek vatanperver de).
    En iyi olan kazansın.

    • Bilader ““Tek istisna (m. 116), TBMM’nin seçim tarihini erkene alması. Ancak durumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yeniden aday olma kapısı açılıyor.” demişsiniz ama akp dışındaki tüm partiler birleşse bile meclisten bir erken seçim kararı çıkartmaya sayıları yetmiyor, farkında mıyız???

  18. Dünya islami uyanış kurultayında Türkiye’yi temsil edeni okuyunca ben de erken seçim olacağını düşünüyorum.
    Konuşma esnasında uyuma sahnesinin kesilmeyip (bilerek yapıldığını düşünüyorum) yayınlandığını görünce ben de erken seçim olacağını düşünüyorum.
    Bazılarını tutuşmuş vaziyette görünce ben de erken seçim olacağını düşünüyorum…

  19. Ak parti, demek ümmet demektir. Ahamit demektir. Biz islamın son ordusuyuz ( suudi, ırak, Mısır…ordusu batının emrinde) Ak partinin bitmesi demek Kudüsun, İslamın ve Türklüğün bitmesi anlamına gelir. Bu yüzden bu necip ve seçilmiş millet bin kere seçim olsa reise oy verir. Siz seçimle kafanıza yormayın. Haçlı ittifakının, siyozmin, abdnin, israilin, cıa…. gibi yerlerin hipnozundan kurtulun.

    • Allah’ım 2022 de de bunları dejavu gibi tekrar tekrar temcit pilavı yedirir misali..
      ABD haçlı siyon israeil Suud ırak mısır Suriye ..
      Kim kaldı geriye!?

      • Sayın Aklımı Koru; bu sıraladığınız sorun ya da kelimelerin yarıdan fazlası 2002de bırakın sorun olmayı, gündem bile değildi; “temcit pilavı” diye yıllanmış, sündürülmüş mevzulara denir; mısırın suudilerin filan o kadar suyu çıktı mı ki???

      • bu inancı daha çok laik kesim yerleştiriyor. iktidarı ümmetçi siyaset gütmekle eleştiriyorlar. bu eleştirileri duyan saf anadolu insani iki siyasi kanattanda bu söylemleri duyunca inanmasın da ne yapsın?

    • Allah Allah , yahu bu Ahmet21 de ne ola ki !!?? Her neyse …
      Yahu Ahmet kardaşım , en eyisi biz bu Reyiz hazretlerini ‘ebedi başkan ‘ yapalım ! Ne dersin , yakışır yani ! Atatürk’ten , İnönü’den ne eksiği var ki ! Bence hiç öteberiyle uğraşmaya gerek yok ! Haydi hayırlısı bakalım !

    • Atatürk’ün yaptıklarını sata sata bitiremediler.
      Torunlarımızın torunlarını borçladırabildiler.
      Torunlarımızın torunlarının torunlarını daha borçlandıramadılar.
      Daha cezalandırmama garantili hırsızlık projelerini bitiremediler

    • Helal olsun mücahit kardeşim sağol varol nurol bu kutlu dava zatı aliniz gibi inanmış adanmış yüreklerle zafere ulaşacak inşaallah

  20. İktidar ne diyiyor’ise, onun tam tersini yapiyor.
    Seçim yok dedi ise çok yakında baskın seçime giderler.

    Bugünkü,Türkiye saat ile dünkü Senetörlerin Türkiye toplantısı, sankı
    yaramaz çocuğa “sen bunu yap bunu yapma! Yaparsan dayak yersin,” gibı kararlar alirken Mültecileri misafir ettiğimizi ve Afganistn hava alanını bekçilik yapma teklifini taktir ile karşılıyoruz dediler.

    Biden’nın Erdoğana güvenmediğinin’de özelikle bir kaç kez belirttiler. O toplantı’da konuşulanları okuyunca
    Ülkem adına çok üzüldüm ve utanç duydum. Senetörlerde kendi kendime çok kızdım.
    11,Ağustos’da bizim eyaletin Demokırat partililerin pikniğı var bizim genel hükümet senetörüne sitem edeceğım, sankı erdoğan Türklerin babası, onun her türlü yalnışını Türklerin hepsi yapmış gibi konuşuyorlar.
    Görüşmenin kapanış konuşmasının son iki paragrafi.
    ××××××××
    Komisyon başkanı Menendez oturumun kapanışındaHDP’nin kapatılması olasılığına istinaden bu kadar büyük bir kitleyi temsil eden bir siyasi partinin yasaklanmasının adil seçimlere gölge düşüreceğini kaydetti.

    Menendez’in Suriye’de YPG’nin rolünün gelecekte ne olacağı sorusu karşısında Nuland, Suriye Demokratik Güçleri’nin IŞİD’le mücadelede değerini kanıtladığını söyledi ve Suriyeli Kürtler’le temas içinde olmaya devam edileceğini kaydetti.

    Menendez, Türkiye’ye ilgili olarak doğu ve batı arasında köprü olması gibi eski umutların devam ettiği, ancak “belki de bu umutların Erdoğan yönetiminde gerçekçi olmadığı” sözleriyle oturumu kapattı.
    ×××××××

    • Sırf içeride seçim kazanmak için bizi dünyaya rezil ediyorlar.
      Bizim ülkemiz 20 sene önce bu dan çok daha Moderne ve saygın bir ulkeydi. Şimdi 0.

    • Nurdan hn, Isıd düşmanını yaratıp sonra Yp. Dostları! ile de ötekini yok ettim ayakları kokmadımı sizce?
      HDP Suriye YPG sacayağı ayan beyan yazınızda bile ortada iken,
      Beğenmediğiniz tramp olsaydı bile bu işi hangi köprüden geçip te yapabileceklerini sandınız?
      Deli Dumrul bile köprüyü kapatır dı bu durumda bence.
      (Birden aklıma geldi bu Biden köprü möprü derken, bunun için mi ha bire heryere köprü yapmaya saldırıyorlar acaba?😂😂😭).

  21. Merkel Türkiye’den memnunum mültecilere iyi bakıyorlar, ama AB üyesi olması zor demiş.

    Yani sevgili Merkel oldu mu şimdi. Biz sizin bedava bakıcınız mıyız? Tamam şimdi mevcut topal ördek iktidar gelecek üç beş milyar Euro için o insanlara sefilleri oynatıyorlar burada. Ama bu iktidar gidici, unutmayın.

    Yarın bu düşük iktidar gittiğinde kapıları sıkı sıkı kapatmayı bırakacağız. Sizin bedava bakıcınız değil bu ülke. Ucuz köle işçi havuzu da değil. Çöplüğünüz de değil.

    Bakmayın siz bu Akp’nin milleti ucuz köle olarak Avrupa’ya pazarladığına. O işler öyle değil. Bu millet eninde sonunda Avrupalı olacak. Siz de verdiğiniz sözleri mecburen tutacaksınız.

    Türkler yüzyıllardır Avrupa’da ve bu değişmez. Bu sefil iktidar gittiğinde masaya oturacağız ve hakkımızı alacağız.

  22. Hem Kıbrıs’ta hem Afganistan’da Türkiye haddini bilmeyen kabadayı gibi davranıyor. Kıbrısta bir devlet varsa, oranın vatandaşları varsa siz kimsiniz de gidip oraya dayatmalarda bulunuyorsunuz. Saray, Meclis, park yapacağım bir sürü zırvalar. Yada devlet ilan edeceğim. Kim size o görevi verdi. Aynı durum Afganistan’da oluyor. Kendi kendine gelin güvey olma durumu. Amerika’yla pazarlık yapıyor. Afganistan’ın devletine halkına sordun mu, nereden kendine görev çıkarıyorsun.

    Tam bir kendini bilmezlik durumu. Artık ne yapsalar boş. İstanbul gitti, Ankara gitti. İstedikleri kadar takla atsınlar. Bittiler, şimdi hesap zamanı geliyor. Yaptıkları tüm yolsuzlukların hukuksuzlukların hesabını tek tek verecekler. Londra mahkemeleri kurtaramayacak, ABD de.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız