Taha Kıvanç Kulis’i: Ankara konuşuyor, isimler de telaffuz ediyor

46
Almanya'da Merkel'in yerine aday politikacılar..
Reklam

Bugünkü yazıyı “Ankara’dayım, aktaracaklarım var” diyen Taha Kıvanç’a emanet ettim. Aşağıda onun izlenimlerini okuyacaksınız…

İkinci Meşrutiyet’in ilanı sonrası Osmanlı başkenti İstanbul’da gözlemlediği coşkulu havayı, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif, biraz da alaycı bir dille, uzunca şiiri “Süleymaniye Kürsüsü’nden”de yansıtır. 

“Bir de İstanbul’a geldim ki, bütün çarşı, pazar / Naradan çalkalanıyor, öyle ya… Hürriyet var” diye başlar şiirin bu bölümü. Okuyunca o devirde insanların nihayet özgürlük geldi sevincini doyasıya yaşadığını anlarsınız. 

Gecikmeden, bir süre sonra, hayal kırıklığına evrilecek delice bir sevinç…

Ben de şimdi Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’dayım ve bunun tam tersi bir havayla karşılaşmanın şaşkınlığı içerisindeyim.

Mağmum (kapalı, sıkıcı) bir hava var Ankara’nın siyasi mahfillerinde.

İnsanların dili çözülmüş gibi. Daha önceleri içinizden yanlarına yaklaşmak gelmeyen tipler illa bir şeyler anlatacaklar.

Erdoğan Bayraktar’ın sonradan hafifçe kendini tekzip etse de mikrofon uzatıldığında anlattıkları türden iç dökmelere hazırlıklı olmak gerekiyor. Onun “Benim Rıza Zarrab’la bir işim olmadı, 17/25 Aralık sürecinde ben o dosya içerisinde yer almamalıydım” demesi bir burukluğun dışa vurumu. Sonrasında söyledikleri, eski bakanın o dosyanın ilk kez gündeme geldiği günlerde (2013) NTV kanalına bağlanıp anlattıklarından farklı değil.

Reklam

Neyse.

Ankara’dan İstanbul’a taşınmam sonrası başkentteki gelişmeleri onun gözünden izlemeye devam ettiğim siyasi gözlemci bir dostum var. İlk karşılaşmamızda kokladığım kasvetli havayı aktardığımda bana hak verdi. Ağzından çıkan ilk cümle “Herkeste bir arayış var” oldu.

Ne arayışı? İş aramaya mı başladı birileri?

“Hayır, hararetle aday aranıyor” dedi dostum.

Abdülkadir Selvi’nin yansıttığının aksine, yapılacak ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’ın aday olmama ihtimali giderek ağırlık kazanmış. AK Parti’nin öndegelen isimleri bir araya geldiklerinde “O olmayacaksa kim?” sorusuna cevap aramaktaymış.

Dahası, AK Parti’de rotaya uyum konusunda herkesin ağzına baktığı kişilerin tavırları onların da farklı aday konusunu ciddiye aldıklarını düşündürüyormuş…

Bana bunları anlatan dostum grup halinde yapılan gayrı resmi müzakerelerde konuşulanları aktarırken isimler vererek kimin ne söylediğini de tespitlerine ekledi.

“Oğuzhan Asiltürk de gündemde” dedi dostum.

Reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan‘la görüştüklerini, Kıbrıs çıkartmasında yanı başında yer aldığını biliyordum, ama yine de biraz tuhaf oldum.

Yoksa, cumhurbaşkanı adayı o mu olacak?

Güldü ve başıyla olumsuz işareti yaptı. “Cumhur İttifakı içerisinde aday belirleme konusunda ismi en çok geçen kişi o” dedi dostum. Galiba 2018 sürecinde Temel Karamollaoğlu’nun Millet İttifakı içerisinde üstendiği başkan adayı belirleme çalışmasının benzeri, Cumhur İttifakı içerisinde şimdi ondan bekleniyormuş…

Bunu konuştuğumuz günkü Hürriyet gazetesini açıp bana şu haberi okuttu: 

“Merkel’in koltuğu için TV’de kapıştılar – 26 Eylül seçimlerinde emekliliğe hazırlanan Başbakan Merkel’in yerine aday olan üç partinin adayı televizyonda ilk tartışma programına çıktı. Moderatörlüğü Pınar Atalay ile deneyimli gazeteci Peter Klöppel yaptı.”

Almanya’da bir koltuk için ortaya hemen üç aday çıkıvermiş…

Benim zihnim derhal 1989’a, Turgut Özal’ın kendisi cumhurbaşkanı adayı olunca partisini ve hükümeti emanet edeceği kişiyi belirleme sürecine gitti. 

Muhalif basının “Büyük Türk Büyükleri” adını takmakta gecikmediği 18 kişilik bir liste açıklamıştı Özal.

ANAP başkanlığı ve başbakanlığa uygun görülen en az 18 kişi vardı ANAP’ta.

Şimdilerde partiler cumhurbaşkanlığına aday gösterecek isim bulmakta zorlanıyor.

O dönemi birlikte gelişmeleri gözleyerek ve sonunda 18 isim arasında anılmamış Yıldırım Akbulut’un başbakan olarak ilan edilmesine herkesle birlikte şaşırarak geçirmiştik dostumla.

“İş o noktaya gelir ve olağan aday yerine yeni bir isim çıkarma ihtiyacı gerçekten belirirse, bir de bakmışız, Binali Yıldırım cumhurbaşkanı adayı oluvermiş…”

Dostumun beklentisi bu yolda.

En kritik görevler için hep onun ismi hatırlandı çünkü.

Sürekli bakanlık yaptı.

Başbakan arandığında görev ona düştü.

TBMM başkanlığına seçtirildi.

Kritik İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin ancak onunla kazanılacağı düşünülerek AK Parti adına yine o aday gösterildi.

Cumhurbaşkanlığı?

Neden olmasın?

“İyi de, o seçimi kaybetti Yıldırım Bey” dediğimde muhatabımın yüzünde muzipçe bir tebessüm belirdi.

Dostum, AK Partili yazar ve yorumcuların “Tayyip Erdoğan mutlaka aday olacak” iddialarına da, dışarıdan gazel okuyanların “Yenilse de bulunduğu yeri asla bırakmaz” türü tezviratlarına da gülüp geçiyor.

“Merak etme, ilginç bir seçim dönemi yaşanacak ve sonunda ülke rahatlayacak” dedi bana.

İnançla.

Ankara konuşmaya ve konuşunca isimler de telaffuz etmeye başlamış görünüyor.

ΩΩΩΩ

Reklam

46 YORUMLAR

  1. Nurdan abla “Nihayi sonuçta,Taha Kıvanç, Umutlu haberler ile aramıza döndü.” buyurmuşsunuz;
    “Welcome Back. Mister Kívanç.”

    “yolcu
    1 Eylül 2021 At 08:51
    efsane geri dondu.
    bence bu site de iki! yazi olmali bir taha kivanc. digeri sayin koru.”
    Dur yolcu, biraz ağırol!
    Eğer “bir tanıdığımın tanıdığının tanıdığı demiş ki…” türünden yazılara meraklıysanız bizim yorumcularımızdan sayın yk nın paylaşımlarıyla da iktifa edebilirsiniz kanımca:)

  2. Didem hanım “lakin nihayi sonuçta adam yetiştiremediğimizin, genç ve sağlıklı insanların önünün kesildiğinin resmidir.” buyurmuşsunuz da; elhak öyledir!
    Ama “adam yetiştirmek”ten kastınız damızlık boğa ya da mankenlik kursları filan değildir umarım?
    Bir de, izmir belediyesinin okuryazarlık kursları işe yaramış görünüyor;
    “nihayi sonuçta” ifadesi oldukça yenilikçi cesur bir kullanım olmuş, kutlarım:)
    Kendisi muhtacı nimet bir dede/
    Nerde kaldı gayrıya himmet ede!

    • bu nasıl bir çaresizlik hali ki,
      “adam yetiştirmek”ten kasıt damızlık boğa ya da mankenlik kursları filan olmasın diyor, ve
      “nihayi sonuç” tan bir anlamsızlık çıkarmaya çalışıyor,
      eskiden yine bir parça eli yüzü düzgün bir entellektüellik,
      az biraz mizah anlayışın vardı,
      şu hale bak!
      giderek tıpkı akp gibi
      dökülüyorsun…

  3. Nihayet,Taha Kıvanç, Umutlu haberler ile aramıza döndü.

    Bence, AKP için Erdoğan’ın aradığı lider Ahmet Nesinin 2003 de Fıransa’ya iltica etmesine neden olan! A Gülün AKP içinde büyütüp besledığı ve kendi makamını hediye ettiği YOL ARKADAŞI için şöyle açıklamış; Dünyanın ve Türkiyenın başına öğle bir bela geldiki o beladan kaçıyorum.”
    Geçmişe dönüp baktığımızda A Şener olayında dahıl her zaman birleştırıcı ve adate Erdoğan’a koruyucusu’ olan 11.C Başkanı Abdulla Gülü aday göstermek istiyor.

    Peki neden? Sorusuna cevap 17/25 Aralık 2013 de değil Türkiye’yi ABD’yi dahi şok yaşatan yolsuzluk olayında Gül Erdoğan’a sahip çıktı ve onu temize çıkarttı. Arkasından hem partiyi hemde Türkiye’yi ona altın tepside sundu.
    Büyütüp besladığı ve koruduğu kardeşi Gül ve ailesine’de dahil milletin,Türkiye’nin, ve dünyanın anasını ağlattı.

    Şimdi kesin gideceğini bilen kurt politikacı koltuğundan kalktığı an içeri önemli değıl DIŞARDA onu temize çıkaracak içerdede önceki AKP seçmenlerini tekrar partiye kazandırabilecek Sayın Gül’ü kullanacak, AKLINCA.
    Oğuzhan Asiltürk Türkiye’ye C Başkanı aramıyor. Erdoğan’a koruyucu ve kollayıcı arıyor.

    Benim bildiğım 11.first lady bunları yutmaz.
    Zaten şu anda Karadeniz Mafyası’parçalanmaya başladığı için 11.fist lady 2014 de yapamadıklarını yapabilecek seviyeye gelmek üzere.
    .

    • Nurdan abla Erdoğan kendinden başka lider aramaz, korunak, dokunulmazlık falan aramaz çünkü Erdoğan çürümüş toplumun sinesinde kendine korunaklı bir yer bulmuş. Erdoğan’dan daha fazla korunmaya, kendini güvende tutmaya ihtiyacı olan kişi Hulusi Akar. Belki o güvenebileceği bir lider arıyordur kendisini gölgeleyebilecek.

      • Baran bey! Erdoğan içeri ile ilgili bir kaygısı, zaten yok. Onun kaygısı. Diş devletlerdeki yaptikları. Dışardan adam kaçırmak ile övünen tek lider. Yaptıkları Dünya kanunlarında suç. Diğerlerini yazarsam yayınlanmaz.
        Ülkeleri veya şahısları dolar ile halledersen. Onun hesabını vermek zorunda kalırsın.
        Sudiarapistan adam kaçırır öldürür fakat övün’mez inkar eder.

        Erdoğan’ın dünyada rağbeti 2014 den sonra sıfırlandı.
        Erdoģan ne eder eder Türkiyede Kazanır”AM” Dış devletlerden borç alamaz. İşın ucunda rant kalmayıp sadece çalışmak kalınca ey dilde kalmadığı için milleti ne ile kandıracak. İster havuz olsun ister muhalefet olsun. Şahsen
        Ben türk basınına inanmiyorum. Yalan ve taraflı yayın yapiyorlar.

      • Baran bey “çürümüş toplum”dan kastınız heralde varlığını bir türlü senin ve bernar hocanın kabul etmeye yanaşmadığı, hatta yoktur dediği “türk toplumudur!”
        Doğru anlamış mıyım?

  4. Sayın Kıvanç
    Tebrik ederim.iyi eğlence bulmuşsun kendine . Varsayımsal senaryolar yazıp üzerinde fikir tartışmaları yapmak .
    Bu iş çok ciddi. Muhtemel gelişmelerin sonucu ne olabilir onun üzerine kafa yoralım. Herkes rahatlayacakmış. Kimin ne derdi var ? Son yirmi yılda herkesin refah payı artmadı mı ? Şükürsüz , kanaatsiz ,kendini bilmez nankörler müstesna .
    AB giriş kararını komiteye tevdi eden başbakan gibi biri mi istiyorsunuz ? Bir batılının sözüne kanıp , Yunanistan ın Nato ya dönmesine yeşil ışık yakan biri gibisini mi istiyorsunuz?
    Işadamlarını yurt dışı seyahaye götürüyor , sanki satacak neyimiz varsa diyen bir başbakan gibi birini mi istiyorsunuz ?
    Allahaısmarladık demeyi dindarlara mesaj iletmek için yeterli gören biri gibi birini mi istiyorsunuz ?

  5. Cumhur ittifakının adayı kim olursa olsun Erdoğan’ın alacağı oyu alacaktır.Millet ittifakı için ise en akıllıca aday Ali Babacan’dır.

    • Vegan arkadaşın görüşü makul gibi duruyor; yani bir cepheden diğerine tek oy bile geçiş yaşanmaz, en fazla yeni seçmenleri paylaşırlar, biraz da vefat eden seçmenler nedeniyle kayıplar yaşanır, hepsi bu…

  6. TA-HA neler:)

    “Oğuzhan Asiltürk de gündemde” dedi dostum. Cümlesinde koptum. Bence de çok değişik bir seçim olacak. Kılıçtaroğlu “18 seçimdir kaybediyoruz siyasi hayatım bitmeden bir zafer kazanalım, adayımız Recep Tayyip Erdoğan” diyecek bence. Hatta sık sık tekrarlıyorlar zaten “tek adam RTE” diye. Başka adam bulamayacaklar anlaşılan.
    Çok mu uçuk göründü size, ama önce fehmi koru başlattı.

  7. Binali bey güçlü bir rakip karşısında kazanamaz.Siz Hdp üzerinde uygulanabilecek stratejilere çalışın.Tayyip bey tüm kozlarını oynamadan başkanlıktan vazgeçmez.

  8. 17/25 Aralık aydınlatılmadığı sürece o zamanın bütün siyasetçileri iktidarı ve muhalefeti ile herkes adalet önünde hesap vermediği sürece Türkiye siyasetciler bu pisliğin altında ezilecek ve hep kendilerine aynı gözle görülecek ve bakılacaktır.

  9. “Bu kitle ne güzel kitle ne kitlersen kitle!”
    “Nasıl bir idareci seçerseniz öyle idare edilirsiniz”
    “Nasılsanız öyle yönetilirsiniz”
    “Nasıl yaşarsanız, öyle yönetilirsiniz”
    “Nasıl olursanız, öyle idare edilirsiniz”
    “Her Millet Layık Olduğu Şekilde Yönetilir
    “Özgürlüğün en büyük düşmanı halinden memnun olan kölelerdir.”

  10. Almanya’dan Ziraat Bankası İşlemlerine Kısıtlama

    BERLİN —
    Almanya’da bankaları denetleyen “Federal Finansal Denetleme Kurulu” (BaFin), Ziraat Bankası’nın ülkedeki iştiraki Ziraat Bank AG hakkındaki inceleme ve soruşturma sonrasında, bankanın işlemlerini kısıtlama kararı aldı.

    Banka üzerinden bazı kişilerin Türkiye’ye kara para gönderdikleri suçlamasıyla 2018 yılından bu yana işlemlerin mercek altına alındığı bilinen banka hakkında çıkan kısıtlama kararının, “Ziraat Bank’ın bankacılık ilkelerine ve şeffaflığa aykırı tutumu” nedeniyle gerekçelendirildiği öğrenildi.

  11. Fehmi bey son haftalarda yazdıklarına verilen tepkilere baktınca biraz uçmuş olduğunu gördü, topu Taha Kıvanç a atmaya karar verdi gibi görünüyor.
    Ne de olsa hayali birinin hayali fikirleri.

    • Senin bile figüran olarak rol aldığın sahnede, dünyada oynanmamış en uzun tirajlı tiyatro oyunu oynanırken,
      şikayet ediyorsun söyle neden?🛩️✈️🚤⛴️🛬🛳️🚔🚂🌉🌃🏘️🏨🏭🏦

      • Son yıllarda herkes başımıza tiyatro eleştirmeni kesildi ama bu “en uzun tirajlı tiyatro oyunu” lafını anlayan biri varsa lütfen bana da anlatsın?
        Ne günlere kalmışız…

      • Sebilpaşa sen Taha Kıvanç ın yazdıklarını bayaa ciddiye almışsın. Fehmi bey direk söyleyemediği komploları, hayali Taha kardeşine söyletiyor. Hayali senaryo kuruyor. Senin gibi sebiller de atlıyor gerçekmiş gibi. Taha Kıvanç ın uçmaya hakkı var tabiki ama Fehmi bey in yok. Gerçek olmayan bir yazıyı gwrçek olmayan bir kişiye yazdırmış Fehmi bey o kadar. Alınma. He de geç

  12. Geçenlerde Ankara da Chp yi içerden çok iyi bilen bir arkadaş anlattı.
    Kılıçtaroğlu, cumhurbaşkanlığı adayının belirlenememesi için çok stresteymiş. Kara kara düşünüyormuş. Bir yenilgiyi daha kaldıramayacağını belirtmiş. Cumhurbaşkanlığı için kendisi aday olduğunda yenilgi sonrası bir daha Chp nin başında olamam endişesini taşıyormuş.
    Son seçimde Abdullah Gülü aday gösterecekken Akşener’in yaptığı çıkıştan sonra O na da pek güvenmiyormuş. Bu kadın var ya bu kadın herşeyi yapabilir diyormuş. İmamoğlundan ise hiç hazzetmiyormuş. Bunun gözü var benim koltuğumda diyormuş.
    Muharremi düşünmüş bir ara. Çağırın gelsin demiş. Yanındakiler birbirine bakmış. Efendim biliyorsunuz O parti kurdu dediklerinde hadi ya demiş.

    Bir ara Ekmeleddin i bir daha aday yapalım demiş. Nasıl olsa kaybederse benim koltuk yine sağlam kalır demiş. Yanındakiler başkanım Muharrem ince bizim oyları silip süpürür, sizin koltuk moltuk kalmaz demişler, O ndan da vazgeçmiş.

    Yanındakinin biri Eski başkan Baykalı aday gösterelim, kaybetse bile sizin koltuk sağlamda olur dediklerinde bir an gözleri parlamış ama kaset olaylarında adamı sattıklarını düşününce bu fikirden de soğumuş.

      Efendim demiş birisi biz seçim istiyoruz ama sanki seçim zamanın da olacak. Şimdiden adayın belli olmasına ne gerek varki. Kılıçtaroğlu oh be demiş.
    Yanındakiler demiş Efendim, siz basına şöyle açıklamalarda bulunun.
    “Biz niye adayımızı açıklamıyoruz biliyormusunuz? Adayımız belli ama zarar görmesin diye açıklamıyoruz. Adayımız nefsini terbiye etmiş bir kişi. Yetkiyi alınca yozlaşmayacak bir kişi.” böyle deyin demişler.
      Bu fikir Kılıçtaroğlunun baya aklına yatmış. Pis pis sırıtmış içinden şöyle geçirmiş
    ” Nefsini terbiye etmiş kişi  bulana kadar benim koltuk sağlamda kalır”
    Sonra meyekaya üyelerini toplantıya çağırmış. Arkadaşlar Nefsini terbiye etmiş kişiyi arıyoruz fikirlerinizi bekliyorum demiş.
    Tamam demiş birisi ben hemen gidiyorum Karacaahmet mezarlığına dönünce o kişiyi söyleyecem. Öbürü hemen atlamış canlı olacak kardeşim canlı ölü adam mı bulacaksın bize ben bulurum size demiş. Herkes meraklanmış kimi bulacak acaba diye. Ben duydum demiş kaplumbağıyı bile terbiye eden bir adam var. Adı da Osman Hamdi. Onu getirelim demiş.
    Vay be demişler kaplumbağıyı bile terbiye ediyorsa kim bilir kendisi nasıldır. Kılıçtaroğlu hemen bu fikri getiren meyekaya üyesine görev vermiş. Adamı bul getir.
    O gündür bu gündür O milletvekilden haber bekliyorlarmış. Sonra O milletvekilinin kafası karışmış. Kaplubağıtı mı getirecektim yoksa adamımı diye.
      Chp yi çok iyi bilen arkadaşın anlattıkları böyle. Heyecanlandım. Kim bu Osman Hamdi veya kaplubağısı.kim.

    • Fehmi bey e sorsunlar o şıppadık cevap verir
      20 yıldır AKP nin içinde ama hiçbir günahına ortak olmayan Gül veya Babacan ı verir
      Görünür olmayan ama göbeğinde olacak kadar mahirdir kendileri

  13. “Merak etme, ilginç bir seçim dönemi yaşanacak ve sonunda ülke rahatlayacak” dedi bana.”
    Sayın yazar a söylenen bu söz, herkesin beklediği!
    Hatta çoğu vatandaşın, muktedirlerin ağzından duymak istediği cümledir belkide!
    Ama, nafile🙃 herşeyi tersine yapmak, atanmışlardan şikayet edip nerdeyse kanunlaştırmak, fakirliği yoketmek için oy isteyip işsizliği!… (Ülke ismi vermek istemiyorum)
    Dünyada çoğu ülkenin kaderiymiş bu!
    Bizde de bu tersliklerin olmaması için tüm ülkesini seven güzel yurdumuzun güzel insanları ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar!☺️

  14. sayın erdoğanın sağlık sorunlarına bağlı olarak aday olmama kararı gibi bir durum ortaya çıkar mı? her ne kadar sağlığı meydanlarda büyük uzun ve yorucu mitingleri kaldırmaya uygun gibi görünmüyorsa da son ana kadar herkesin kendisini ayakta tutmaya çalışacağını düşünüyorum. bizde koltuk bir kez kapılmaya görsün pek azı hariç çoğunu bırakmaya ancak azrail as ikna edebiliyor. makamımda öleceğim ısrarını anlamak bizler gibi siyaset hırsı yaşamamış kişiler için oldukça zor gerçekten. insan neyin yetmediğini anlamakta zorlanıyor doğal olarak. yediklerine dikkat etmeyince bazı sağlık problemleri olması sünnetullah gereği kaçınılmaz, mesela sayın erdoğanın yaşı itibariyle yerine oğuzhan asilturk düşünülüyorsa gercekten, kendisine yaşlı demek neredeyse ayıp kaçacak bu durumda.

    asiltürk gibi 87! yaşında birinin ya da kılınçdaroglunu eleştirdiğimiz gibi girdiği bütün seçimleri kaybetmiş yıldırım gibi birinin adaylık için bırak belirlemeyi adının geçmesi bile cumhur cephesi için vahlara vesile, muhalifler içinse olsa olsa fesi göğe atacak iş olur. bizler için daha bi iyisi bahçelinin aday olmasıdır. ne kadar yaşlı o kadar iyi.
    lakin nihayi sonuçta adam yetiştiremediğimizin, genç ve sağlıklı insanların önünün kesildiğinin resmidir. zamanın iktidar partilerinin kaderi yeri doldurulamayan liderlerinin ardından yitip gitmek olmuştur, akpyi bekleyen son da budur.

  15. Dilsiz konuşmayabilir ama gün gelir adaletsizlik karşısında vicdan dile gelir. Bu yalan dünyanın haram tatlısından yiyenler, hesabını gerçek dünyada’da öder.

  16. VE ÜLKE RAHATLAYACAK
    Ülkemizin rahatlaması demek, bazılarına hafakanlar basması demek.
    Hatta rahatlama ihtimalinde bile.
    Bazıların rahatlaması demek ise, ülkeye karabasanların inmesi demek, kan demek, gözyaşı demek.
    Kim bu bazıları?
    Taliban’ı kutsayanlar, Kurtuluş Savaşı verenlerle mukayese edenler, Hurafe-i Bid’a kitaplarında israfın sevap olduğuna dair ayet bulunanlar, ülkenin eğitim seviyesi arttıkça hafakan basanlar.

  17. Yanlış yazmışsınız,onlar parti içinde Merkel in yerine aday değil,parti liderleri ve Almanya da seçim var, dolayısıyla hangi si ipi önde göğüslerse o başbakan olabilecek,Almanyada beklenen sonuç da üç partili bir koalisyon hükümeti!!!

    • Sait Yılmazata bey! Gerçekten siz okuduğunuzu anladınızmı? isterseniz yazinin o kısmını birdaha okuyun.1 yazının o bölümü sayın yazara ait değil gazeteden alinma.
      2. Gazetede aynen sizin yazdığınızı yaziyor.

      ” Bunu konuştuğumuz günkü Hürriyet gazetesini açıp bana şu haberi okuttu:”

      “Merkel’in koltuğu için TV’de kapıştılar – 26 Eylül seçimlerinde emekliliğe hazırlanan Başbakan Merkel’in yerine aday olan ⭐üç
      partinin adayı⭐televizyonda ilk tartışma programına çıktı. Moderatörlüğü Pınar Atalay ile deneyimli gazeteci Peter Klöppel yaptı.”

      Almanya’da bir koltuk için ortaya hemen üç aday çıkıvermiş…

  18. AKP Parçalanacak,

    Erdoğanın sağlık durumu cidden çok kötü, seçim meydanlarında koşturmaya bu sağlık durumu dayanamaz. Hem yenilgi gibi birşeyi tatmak istemiyor, Hemde Devr-i sabık yaratmayacak birini arıyor.

    Yıkılma Çok hızlı olacak hesaplar tutmayacak.

    Şimdiden Bakanın biri ötmeye başladı 17/25 aralık gerçek, Tapeler gerçek, kasalar gerçek demeye başladı.

    Daha öncede bahsettim Muhalefet Güçlendikçe korku atmosferi karşı tarafa geçiyor.

    Ötenler dahada çoğalacak ve devletin kurumlarında susan yöneticilerde artık görevlerini yapmaya başlayacak.

    Daha sonra AKP’den milletvekillerinin kopuşlarını göreceğiz.

  19. Bana göre cb. nın kim olacağından çok daha önemli olan devlet yönetim sistemidir , asıl bunu tartışmak gerekir !
    Ancak ne idüğü belirsiz ve isminin de ne anlama geldiği anlaşılmayan ‘cb.hükümet sistemi’ bir kere başımıza bela edilmiş , bundan ne zaman , nasıl kurtulacağımız da belli değil !
    Burada önemli olan bir diğer konu da bizde siyasi partilerin hep liderleriyle özdeş olması , adeta liderin bir partisi haline gelmesi yani bir türlü kurumsal hale gelemeyişidir !
    Gelişmiş , çağdaş demokrasilerde siyasi partiler kurumsal bir kimliğe sahiptir , o nedenle lider değişimi herhangi bir sıkıntıya yol açmaz , lider de partiden önemli addedilmez .

    Herkese selamlar ,saygılar

    • Namık bey “Ancak ne idüğü belirsiz ve isminin de ne anlama geldiği anlaşılmayan ‘cb.hükümet sistemi’” demişsiniz;
      yoksa siz de mi ikide bir CHS(ne demekse?) deyip duran kıdemli yorumcu hasan günay bey gibi yeni sistemi hala tam olarak kavrayamadınız?
      Özetle şöyle:
      Türk tipi başkanlık sistemi!
      Devletbaşkanı iki turlu seçimle seçilir,
      ilk turda %50yi geçen, ikinci tura kalırsa en çok oyu alan devletbaşkanı olur, okey?

  20. Erdoğan’sız bir seçimi hangi isimle kazanabilir ki AK Parti? Demek, önümüzdeki seçimi kaybedilmiş bir seçim olarak şimdiden görüyorlar.. Erdoğan’ın aday olmayacağı bir seçimi…

    Bu kesin bir kanaat ise eğer ve Erdoğan aday olmayacak veya ona aday ol(a)maması yönünde yüksek(!) telkinler verildiyse, yumuşak bir geçişle/inişle Erdoğan kenara çekilmiş olacak, sembolik de olsa AK Parti bir cumhurbaşkanı adayı ismi ortaya çıkacaktır. Belki de buna en uygun isim, Koru’nun dostum dediği kişinin telaffuz ettiği isim, Binali Yıldırım olabilir.

    Böyle bir tabloda, AK Parti seçimi kesin olarak kaybeder -bu biraz da şuna bağlı: Millet ittifakı, ittifak etmesine ve nitelikleri haiz bir lideri aday göstermesine- ve 2002 seçiminde olduğu gibi, MHP ile lideri olan Bahçeli’de meclis dışında kalabilir. Tabi ki her değerlendirme birer senaryo içeriyor, hiç hesapta olmayan gelişmeler de yaşanabilir.

    (Şöyle de olabilir: Erdoğan her şartta aday olmaz ve yerine AK Partinin ağır toplarından birini veya dışarıdan bir ismi aday olarak gösterirse, bu, millet ittifakının oluşumunun gerekliliğini de ortadan kaldırabilir; millet ittifakı partilerinin ittifak etme nedeni -Erdoğan- ortadan kalktığı için zaten ayağı yere basmayan ittifakın oluşması hem daha güç olur veya ittifak hiç oluşmayabilir. Geçekten her yönüyle ilginç, bir o kadar da zor bir seçimin arifesindeyiz.)

    Sn. Koru’nun yeni tezi, Erdoğan aday olmayabilir, hatta “olmayacak” keskinliğinde…Yazılarında değinmeyip kendine sakladığı ve yeri geldiğinde ortaya koyacağı
    -derin- kulis bilgileri ile tecrübeli siyasilerin olgu derekesine varan kanaatlerinden mülhem tespitleri vardır muhakkak. Yoksa böylesine mühim bir konuda sıradan öngörüler sunmaz.

    Ama dostunun “Merak etme, ilginç bir seçim dönemi yaşanacak ve sonunda ülke rahatlayacak” demesi bana hiç te öyle olacağı gibi gelmiyor.

    Aşağısı sakal yukarısı bıyık misali…

    Büyük dönüşümler, büyük tahribatlar yaşadı ülkemiz son on yılda: Siyasal, kurumsal, ekonomik, sosyal ve dış politik bir çok yıkım, tahribat yaşadık. Baş döndürücü, çok hızlı işleyen ama sonuçları itibariyle en onulmaz tahribatı, sosyolojik olarak kucağımıza bırakan bir değişim: Kutuplaşma, güvensizlik, değerler dejenerasyonu, umutsuzluk, ülke geleceğine güvensizlik, kurtuluşu dışarıda aramak v.s…

    Ekonomi ile dış-iç politikada iyileşme sağlamak dürüst bir çalışmayla kısa zamanda sağlanabilir belki, ama sosyolojik, psikolojik toplumsal travmaları iyileştirmek hem zaman alır ve hem de toplumsal güveni tesis etmek için çok deneyimli, özgün, hekimlik hassasiyetinde dokunuşlar gerekebilir. Böyle bir yönetim kadrosudur ihtiyacımız olan.

    Onun için yukarıda, ‘aşağısı sakal yukarısı bıyık’ misali demek durumunda kaldım. An itibariyle ittifaklar ile aşılabilecek yönetim değişikliği durumu, gelecek açısından, ittifakın her iki kanadı için de farklı ideolojik ve dünya görüşleri nedeniyle ve tecrübeleriyle umut vermiyor. Denize düşen yılana sarılır gibi seçmenin mecbur bırakıldığı bir siyasi düzen söz konusu.

    Konjonktür özgün, hekimlik hassasiyetinde dokunuşları yapacak kadroları üretmeye müsait ama sosyolojik durum, halk psikolojisi ile siyasi kadroların bir çoğunun varlığı buna engel teşkil ediyor. Bu anafordan çıkış yeni, taptaze, dinamik kadroların “biz de varız” çıkışları ile gerçekleşebilir.

    Heyecanlı bir gelecek yaşayacağımızın emareleri baş veriyor.

  21. Ömer Faruk Gergeelioğlu gibi bir cumhurbaşkanımız olur inşallah. Ötekileştirmeyen, kutuplaştırmayan, kim olduğuna bakmayan.
    Gözü bağlı adelet tanrıçası themis gibi…

  22. Binali Yıldırım’ın Cumhurbaşkanlığına aday olması fikri…

    Cumhurbaşkanına günlük sunulan istihbarat raporunu her gün Hakan Fidan’ın pişmiş kelle gibi sırıtarak Binali beyin gözlerinin içine bakıp sunması ve Binali beyin her sabah 15 temmuzu hatırlayarak güne başlaması çok ilginç olabilir gerçekten de.

  23. Ay… Ay… Ay….. Eski ama hiç eskimeyen dost…
    Tekrar merhaba…
    Sizi aramızda dönmek… Çok mutlu etti..
    Yıkılan şahin politikalarının yaşandığı şu günlerde… Tekrar merhaba…

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız