Vaka sayısı azalmıyor, aşılamada hala gerideyiz.. Bunun faturası beklenenden ağır olabilir…

17

Yeni değil, dünyada aşı uygulaması başladığı ilk günden itibaren, özellikle bizde Çin aşısının tercih edildiği belli olur olmaz, kiminle karşılaşsam “Aşı olacak mısın?” sorusuna muhatap ediliyorum. Onun için bu yazının en başında sizlere de cevabımı duyurmak istedim.

Elbette olacağım. Bir an önce maskeden kurtulmak istiyor ve tam anlamıyla özgürlüğüme kavuşma yolunda ilk adımı atmaya hazırlanıyorum. Aşının hangi ülkede kimler tarafından üretildiğini de önemsemiyorum. Sıranın bana da gelmesini bekliyorum.

Sıra ise bir türlü gelmiyor.

En son bildiğim, 75 yaş üstünde olanlara duyuru yapıldı ve kendisine duyuru gelenler bildirilen yerlerde aşılarını oldular. Günlerdir sıranın bir alt yaş grubunda olan bizlere gelmesini bekliyorum; belki geldi de bilgisi bana ulaşmadı endişesiyle her gün SMS üzerinden 2023’e mesaj gönderiyorum. Şu cevap hiç değişmedi: “COVİD-19 aşılaması için öncelikli grupta değilsiniz.”

Yani sıra henüz 70 yaş üstü gruba gelmedi.

E-nabız üzerinden de sorgulamak mümkün, ama ben yine de daha kolayıma geldiği için SMS üzerinden sorguluyorum. O yöntemi sizlerle de paylaşayım: SMS’e büyük harfle ASI yazıp bir ara verdikten sonra ardına TC kimlik numaranızı ve en sona da yine bir ara vererek kimliğinizin seri numarasının son dört rakamını ekleyip 2023’e gönderiyorsunuz. Aşı sıranızın gelip gelmediğini en kestirmeden öğrenmenin yolu bu. 

Zengin ülkeler, fakir ülkeler

Aşı konusunu ciddiye alan ve vatandaşlarını bir an önce aşılamak için bayağı çaba harcayan ülkeler var. Genellikle zengin ülkeler bunlar. Fakir ülkeler ise hala aşıyla tanışmış değiller. Tereddüt yaşadığı için geç başlayıp arayı hızla kapatma çabasına giren aslında zengin ülkeler de bulunuyor.

Reklam

“İsrail vatandaşlarını aşılılıyor mu” merakını yazı konusu yapan çıktı. Almanya’da iki Türk bilim insanının ürettiği aşıyı alıp vatandaşlarının bütününü aşılamayı ilk başaran ülke oldu İsrail. Bunu da aşıyı üreten şirketle yaptığı özel anlaşmayla sağladı. Anlaşmaya göre, İsrail aşıyı ilk ve çok sayıda alacak, buna karşılık aşının yapılanlar üzerindeki etkileriyle ilgili bilimsel bulguları şirketle paylaşacak.

Muhtemelen bu anlaşma sayesinde aşı fiyatında da indirim elde etmiştir İsrail.

İsrail muhasarası altındaki Filistin’de ise halkı aşılama başlamadı. Sağlık personelinin tümüne bile yetmeyecek kadar az miktarda aşıyı Filistin’le paylaştı İsrail. Hepsi o kadar. Filistinliler korona konusunda kendi hallerine bırakılmış durumda.

“Filistinlilerin aşı ihtiyacıyla ilgilenelim” diyeceğim, ama bizde de aşılama işi beklenenden yavaş gidiyor. Sıra henüz 70 yaş üstüne gelemedi. Üreticilere aşı siparişinde gecikildiği anlaşılıyor. 

Yoksa yerli üretim aşı mı bekleniyor?

Aralarında doktor dostların bulunduğu ortamda bu soru gündeme geldiğinde bilebilecek durumda biri, “Çok bekleriz” dedi. Aşı üretiminde ihtisaslaşmış ‘Hıfzıssıhha Enstitüsü’ on yıl kadar önce kapatılmış. O enstitü faaliyetine devam ediyor olsaymış, şimdiye çoktan korona aşısı konusunda mesafe alınırmış…

Enstitü kapatıldıktan sonra değişik bulaşıcı hastalıklara karşı aşılar yurtdışından temin edilmeye başlanmış.

Biri, “Domuz gribi aşısı milyonlarca doz dışarıdan satın alındı, o zaman başbakan olan Tayyip Bey aşının menşeiini kuşkulu bulduğunu ve kendisinin kullanmayacağını açıklayınca hepsi çöpe gitti” bilgisini paylaştı.

Reklam

Hiç değilse kuşkulu bir aşı vatandaşa yapılmamış, fena mı?

Birkaç yıl önce bir rahatsızlık yüzünden hastaneye yattığımda benimle ilgilenen deneyimli bir doktor mutlaka olmam gereken aşılar üzerine benimle konuşmuştu. Onun yönlendirmesiyle hastanede bir-iki aşı oldum. “Zona hastalığına da aşı bulundu, 50 yaş üzeri erkekler zona için kritik yaş grubu sayılıyor, siz de o gruptasınız, aşısı ülkeye geldiğinde olmanızı tavsiye ederim” demesini de not etmiştim.

Kötü bir rahatsızlık zona. Vücudun değişik yerlerinde sinir uçlarına musallat oluyor, müthiş rahatsızlık veriyor. Birkaç meslektaşın başına geldiğini hatırlıyorum.

Bir yurtdışı seyahatte, uğradığım bir marketin eczane bölümünde isteyene zona aşısı yaptıklarını görünce doktorumun tavsiyesi aklıma geldi, oldum. 

O ülkenin vatandaşlarına bedavaydı aşı, benden para aldılar, pahalıydı.

Aynı markette değişik aşılar vatandaşlarına ücretsiz yapılıyordu.

Normale çabucak dönmezsek kötü

Şu korona döneminde aşı gelene kadar doktorlar zatürre aşısı tavsiye ettiler. Ben korona aşısını beklemeyi yeğledim.

Kafası karışıklar milleti aşı konusunda yanlış yönlendiriyorlar. Normala dönmemiz ancak aşılanmamızla mümkün olabileceği halde kendi kafa karışıklıklarını başka insanlara da geçirme yolunu tutanlar var. Korkarım pek çok ülke bizden önce normale dönebilecek, bizler geride kalacağız ve bunun cezasını pek çok alanda çekeceğiz.

Normala dönmemizin gecikmesi durumunda, alınan haklı tedbirler yüzünden düşülmüş ticari hayatın felç hali, uzun sürecek, esnafın kendine gelmesi gecikecek. İşyerini kapatmadan umutla bekleyenler de çoktan kepenk indirmişler arasına katılacak. Başta hizmet sektörü olmak üzere pek çok alan muattal hale gelecek. Turizm büyük yara alacak.

Ülke gündeminin tartışma maddelerinin başında aşı konusu gelmesi gerektiği ve hükümetin bu alanda ciddi teşvik edilmeye ihtiyacı bulunduğu halde, suni gündemlerle meşgul olmamız üzücü. ABD’de vaka sayısında büyük düşüşler yaşanıyor, aşılar işe yarıyor besbelli. Vaka sayısında bir ayda yüzde 65 gerileme görülmüş orada. Ölü sayısı 450 bini aşan ABD’de her geçen gün bir öncekinden daha az ölüm vakasıyla karşılaşılıyormuş.

Bizde ise vaka sayısı artıyor.

Zona için ‘sinir uçları hastalığı’ demiştim ya, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşandığı türden öğrencileri direnişe sevk edecek yanlış kararlar ve ardından verilen kırıcı mesajlarla ülkenin sinir uçlarıyla tam bu sırada oynanmasının bir anlamı olmalı.

ΩΩΩΩ

17 YORUMLAR

  1. Fehmi Bey, Merhaba;

    Yazınızda bahsettiğiniz Zona Aşısı ile alakalı ülkemizde bir gelişme var mı?
    Annem ve babamda Zona görüldü ve tekrar nüksetti.

    Tedarik edebiliyormuyuz ülkemizde.

    Saygılarımla.

    UMİT CEYLAN

  2. Virüsten, sinir uçlarından bahsetmiş Fehmi Koru. Boğaziçini gündemde tutmak belki bütün zoru. CB de bundan aşağı kalmak istemiyor öğrencilerden. Karşılıklı atışmalar! tabi ama hangi taraf doğru?

    Sinir uçları deniyor siyasi bu tür öğrencilere. Milyonlarcası içinde bu defa Boğaziçililere.. Kullananları var; olayda LGBT var, Kabe var. Allah selamet versin, akıl fikir versin şu “Bizimkiler”e.

    Öğrenciler toplumun filizlenmiş akıl uçları. Aralarına tabiki serpiştirilmiştir kıl uçları. Ülke güllük gülistanlık değil, Boğaziçi; Boğaz işi! Doğaldır kıllık yani, çok kabardı hazinenin borçları….

    Toplumdaki sinir uçlarına örnek istiyorsanız işte buyrun bir örnek. Tahrik üstüne tahrik. Gelinen nokta tam bir ibretlik!

    https://www.sabah.com.tr/video/haber/kan-donduran-goruntu-kar-kureme-tartismasi-katliama-dondu-video

    Virüsten açıldı, Boğaziçi Üniversitesinden. Basındaki gördüğüm manzaralar kötü. Şahsen ürkütücü durum. Ülkenin gençleri birlik olmuş, kalabalık. Dert büyük! Virüse meydan okurcasına hepsi bir arada!

    Muhalefete uyar, birlikten kuvvet doğar! Ama boşvermişlik! güya üniversiteli, akıllı bunlar! Sözde tedbir de almışlar, maskeleri var! Yan yana oturanlar, ayakta omuz omuza olanlar. Söyleyin o maskeler ne işe yarar? İşin şakası yok! virüs daha güçlü, çok daha cüretkar. Onun da bir yaşam mücadelesi var. Bunun için uzamış o vantuzlar. Tam da böyle kalabalık ortamlar arar! Böyle beraberlikten hastalık, sefalet doğar…

    Bir araya gelmeleri yasaklanmalı, sağlık gerekçesiyle. Başka dertlerin arasında bu bir dert değil. Yoktan ilave dert yaratmak! Sanal aleme taşısınlar dertlerini.

  3. Sayın,Boğaz içi Şangur Şungur, Rumuzu ile yazan yorumcu arkadaş!

    Boğaziçi olayları’ını başlatanlar õğrenciler değil’de”Boğaziçine” yani onun arazisine gõz koyanlar tarafından bilhasa başlatılmasınmı?

    Mâlum Devlet üniversitisi olduğu için orasi devlete ait! Tıpkı Tank, şeker fabrkaları ve bunlara benzer devlete ait diğerleri gibi bir akibete beklediği idalar epeyce fazla.

    Mâlum! Bizde basın’ın susturulduğu için bu tip işler proje sahipleri için, çantada keklik.
    Hemde bizim sıradan siyaseticlerin oyunçağı olmuş halka üniversite ve yeşil alan gibi yerler fazla gelir. Ankara söğutözü halkın nefes almasını sağlayan bir yeşil alan’idi çevresindeki ve içindeki ağaçlar kesilerek Ak Saray yapıldı…

    Şimdi Boğaziçi Istanbulun en gözde yeri ve nerden baksan birileri için, iyi rant eder!

    Sağ olsun, kenarda köşede kalmış kanunlari ve kişilerin gerçek niyetlerini’in neler olduğunu açığa çıkarip milletin dikkattine sunacak bilge insanlar ve yazarlar vasıtası ile geleceğe yõnelik birilerinin pilanları doğrultusunda yapılmak istenenleri anlatanlar, sayesinde bizler’de haberdar oluyoruz.

    Birisi, Boğaziçi olayları’nı irdeleyen bir yazi yazmış, ve o yazıda kimler ne amaçla başlatarak neye hizmet ettiği noktasını tam hedeften vurmuş.

    InşAllah millet ve 600 parmakların arasından milleti ve ülkeyi düşunenler çıkarda oynanan oyunları millete anlatıp firsatçıları etkisiz hale getirirler.

    Hatırlarsak AK Saray ABD nin genel hükümet binası gibi bütün bakanlıklar ve meclis için yaptıracaklarıni söyleyerek orayi yaptırmışlardı.

  4. Çin Dünya Sağlık Örgütün’ün görmemzlikten geldiği virüs’ü üreterek dünyaya bedavadan yıldırım hızı ile dağıttı! Dağıtması’nın nedeni virüs’ün dağılım esnasında õnceden hazırladıkları (maske) gibi virüs’ten korn’mak için kullanılan diğer malzemeleri çok hizli bir şekilde sattı! Bu konuda çok başarılı oldu.
    Esas ve 2.hedefi ise! Herksten önce anti virüs “(AŞI)” üreterek Dünyayı az sömürmüş gibi biraz daha sömür’ip dünya piyasaları’nı tamamen konturol altına alip kendi rejimini kuvetlendirmek.

    Yalnız Çinin bu hevesi ve umudu aşı’yı Demokırası ülkelerin onlardan önce bulup piyasaya hızlı bir şekilde dağılması’nı sağlamaları nedeni ile istedikleri son hedeflerı’nı tam
    tuttura’amamlarına rağmen bizim gibi yağ var un var onu yapaca aşçlarda var fakat bunlar’dan normal hak dışında’ki elitlerin pek yarları olmayacağın’dan dolay onlar kendileri menfaatları doğrultusun’da Çini kazandırmaya devam ediyorlar.

    Hatırlamakta fayda var! Virüsten ilk Trump haberdar olmasına rağmen kamu oyundan gizledi ve süreklide yalan virüs yok diyerek millete maske dahi taktırtmadi ve o arada’da 5 -6 tane suçsuz Zencileri polis tarafında halkı gözü önünde yalan ihbarlar’la öldürülüp bütün ABD ye virüsü’n yayilmasına adeta yardımcı ounmasına sebep oldu.

    Ben ABD ve Kanada’da geliştirilen ilaçlara hiç güvenmiyorum.
    Ağrı kesicileri dahı beni hasta ediyor önceden bilmiyir’dum.
    Zaten doktorları’de makineler ne derse onu uyguluyor.
    Bence ABD’nin en iyi doktorlari doktor gibi hasta muayene edip ilaç yazan Hemşireler, onlar tam teşihis koyuyorlar.
    Aynen bizim doktorlar gibiler.
    Aşıya gelince burada şu an sağlıklı olanlar için 70 yaş ve üzerine aşı yapılıyor.Ben Nisanda, 70 giriyorum.
    Fakat o arada aşı olmayı düşnmiyorum. olacak olsamda Türk ailenın bulduğ yani Avrupa’da bulunan aşıları tercih etmeyi düşüniyorum.

    Hakikaten Maske virüsten koruyor.
    Ben maskelerimi kendim diktim iç taraf tamamen pamuklu diş taraf polyester, kulak arakası’na değil boyun ve kafama baş örtuyu örtükte sonra geçiriyorum, diğeride yuvarlak öylece boynuma geçirip istediğim zaman ağzımi rahatlikla kapatıp aça biliyirum.
    Burada genelde Latinolar, Zenciler ve Trump taraftarı beyazlar maske takmiyorlar.
    Onlardan ancak maske ile korunabiliniyor.onun için iyi koruyucu maske gerekli.

    Yüceler yücesi Rabimiz, tez günlerde Herkese sağlıklı ve huzurlu yaşamak nasip eder ÍnşAllh.

  5. Ekonomide bir deyim vardır “Kötü para iyi parayı kovar” diye. Ülkemizde kötülük iyiliği kovuyor. Kötü gazeteci iyi gazeteciyi kovuyor. Cehalet bilimi boğuyor. Ülkenin özgür beyinleri sistematik olarak kovalanıyor. Geriye fakirlik, cehalet ve lümpenlik kalıyor. Allah sonumuzu hayr etsin.

  6. Geçen hafta Portekiz’deki vakaların % 60 ının İngiltere’de ortaya çıkan mutasyondan olduğu açıklanmıştı.
    Bu haber/bilgi doğruysa müthiş bir yayılma/bulaş hızı demektir.
    Yani normal virüsün bir yılda ulaştığı rakama bir-iki ayda ulaşması demek.
    Brezilya ve Güney Afrika mutasyonlarının bulaş hızını bilmiyorum.
    Mutasyonların ölüm oranları ise tartışılıyor.

  7. Siyaset çözüm üretmek demek. Bizdeki siyaset ise laf üretmenin ötesine gidemiyor. Hiç bir soruna çözüm bulamadıkları gibi, herşeyi berbat hale getiriyorlar. Enflasyonu, kurları, işsizliği, ekonomiyi, fakirliği, eğitimi, terörü, aşıyı, velhasıl hiç bir şeyi çözüme kavuşturamıyorlar. İktidar yapamıyor bunu. Demokrasilerde ise çare tükenmez. Beceremeyenler kenara çekilmeli ve başkalarına fırsat tanımalı. Hep illa ben oturacağım derseniz ona demokrasi demezler. Seçim acilen yapılmalı ve bekleyen problemlere artık çözüm bulunmalı.

  8. “Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşandığı türden öğrencileri direnişe sevk edecek yanlış kararlar ve ardından verilen kırıcı mesajlarla ülkenin sinir uçlarıyla tam bu sırada oynanmasının bir anlamı olmalı.”
    Gösterilerin durmasını yatışmasını kim istemiyor?
    Sadece Boğaziçi ve benzer konular konuşulsun ki gerçek gündem unutulsun isteyenler kimler?
    Bir de ne olursa baskımızı artırırız hesabı yapanlar kimler?
    Birgün daha açık yazarsınız, yazarız inşallah…

  9. Çözüm şu yandaş arkadaslar bu Recep kararınız milleti 20 yıl önceki fakir hale donusturdu millet bedava ak parti aleyhtarı olmadı sihalar ve hastaneler eyvallah ama o yollar yokmu garanti yıllar bir yolun maliyetinin on katı ödenecek olan yerler millet geçmediği yerlere maalesef para ödüyor vakıflara oralara buralara harcana korkunç miktarda paralar var milletten vergi üstüne vergi alınıyor sonuç gıda fiyatları neredeyse Almanya ile esitlendi sorarım haka bu ülkeyi bu Tayyip’in duzeltecigine siz inaniyormusunuz

  10. ”””Ülke gündeminin tartışma maddelerinin başında aşı konusu gelmesi gerektiği ve hükümetin bu alanda ciddi teşvik edilmeye ihtiyacı bulunduğu halde, suni gündemlerle meşgul olmamız üzücü. ””
    Sayın KOru size günlerce bırakın bu seçim mevzularını önemli sorunlarımızı tartışalım dedikçe yatıp kalkıp SEÇİM SEÇİM diye tutturdunuz.Neyse ki gerçek gündemi hatırladınız.
    Taraf tutmak iyidir ama mesele memleket olunca orda biraz durmak gerekiyor.
    Daha nice sorunlarımız var her kesin çözüm ile gelmesi gerekiyor . Yoksa hamasi nutuklarla bu işler yürümüyor. sadece saldırı var Erdoğan gitsin ülke karışsın peki sonrası alternatif üreten var mı yok. Neden gölge kabine yok ? neden belediyeler bir arpa boyu ilerlemiyor. İstanbul da yaşıyorsanız trafiğin ne hale geldiğini görüyorsunuz. UKOME denen bir merkez var neden bir icraati yok. Neden neden ? Eski kötü idi kabul ya yenisi . Sizce gelen gideni arattı mı ?

    • neden mi seçim yazıyor du?

      çünkü iktidar sizin de sıraladığınız ve sıralayamadığınız daha büyük sorunların da müsebbibi.

      yani sorun üretenler sorun çözemezler de ondan.

    • Hiç merak etmeyin Ahmet Bey ! Bu memleket , koskoca Atatürk öldükten sonra bile karışmadı, şimdi hiç karışmaz ! Kaldı ki RTE nın nasıl iktidara geldiğini hepimiz biliyoruz . Hasta haliyle ve koalisyonla ülkeyi yönetmeye çalışan ve ‘benden sonra ne olacak ‘ endişesiyle bir türlü ayrılmak istemeyen rahmetli Ecevit ,apar topar seçime girince üç koalisyon ortağı da barajda boğuluvermiş , buna mukabil yeni kurulan ,hiç bir yönetim tecrübesi olmayan , kadrosunu bile tam kuramayan AKP milletin umudu ve neticede iktidar olmuştu . Demokrasilerde her zaman alternatif mevcuttur , ayrıca tebdili mekanda da ferahlık vardır !
      NOT: Herkese zatürre aşısını olmalarını tavsiye ederim .Piyasada 270 liraya satılan ve ebedi koruyuculuğu olan aşılar vardır, eczacılar onu iyi bilirler ve yardımcı olurlar.
      Herkese selamlar ,saygılar

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız