AK Parti’den telaşlı uyarılar geliyor; anketler bu defa farklı sonuç mu veriyor yoksa?

72

Biliyorum, bu yazıyı okuduğunuza göre siyasetle yakından ilgilisiniz ve öyle olduğunuz için de seçimlere iki hafta kadar bir süre kalmışken kamuoyu yoklamalarının verdiği sonuçları merak ediyorsunuzdur.

Yalan yok, en az sizler kadar ben de merak ediyorum.

Geçmiş seçimlere nazaran bu defa hemen fark edilen bir durum var: Kamuoyu yoklamaları bu defa pek paylaşılmıyor.

Eskisi kadar sık yapılmıyor, ama yapanlar da sonuçlarını paylaşmıyorlar.

Kamuoyu yoklaması, eğer gerçekten yapılmışsa, hayli yorucu ve masraflı bir iştir. Çok sayıda nitelikli eleman çalıştırmak, onların ham verilerini değerlendirecek bir teknoloji ve kadro alt-yapısına sahip olmak gerekir; bunun masrafını da birileri üstlenmelidir.

Genellikle partilerdir seçime ilişkin araştırmaların finans kaynağı…

AK Parti her dönemde değişmiş olsa da en az üç ayrı kurumu bu amaçla kullandığı gibi, bünyesinde de gelen kapsamlı araştırmaları değerlendirecek bir kadroyu bulundurur.

Meral Akşener ve İYİ Parti’nin de bir araştırma kurumuna görev verdiğini biliyorum.

CHP ve Saadet Partisi’nin çalıştığı kurumlar da mutlaka vardır.

ABD’de her partinin ve her adayın yanında güvendiği bir anketçi vardır; orada seçime az kala günlük hatta saatlik (telefonla) anketler bile yapılır.

Köşelerden telaş hissediliyor

Bu konuya bugün eğilmemin bir gelişmeyle ilgisi bulunuyor; daha doğrusu dün karşıma çıkan iki yazıyla…

Yazılar AK Parti’nin itibar ettiği iki gazetede, parti içerisinden haber alabilecek konumdaki iki kalemden çıktı. İlki (Star‘dan Yalçın Akdoğan) bir ara bakanlık da yapmış olan ve önümüzdeki dönem de milletvekilliği devam etmesi beklenen biri; diğeri de (Sabah‘tan Fahrettin Altun) AK Parti’ye stratejik destek sağlayan SETA‘nın başında ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın uçağının konukları arasında görmeye alıştığımız bir isim.

Yalçın Akdoğan‘ın yazısının başlığı “Anketler yine çuvallayacak mı?”, Fahrettin Altun‘un yazısının ilgili bölümünün başlığı ise “Kamuoyu araştırmalarına böyle muamele etmeyin!”

Şaşırtıcı.

Kamuoyu yoklamaları yapılıyorsa bile pek paylaşılmıyor, paylaşılanlar da henüz AK Parti’yi alarma geçirecek sonuç bildirmiyor; buna rağmen anketlerin çuvallamasından ve onlara itibar edilmemesi gereğinden söz etmenin bir anlamı olmalı.

Güvendiğim kurumlardan MetroPoll‘ün saha çalışması üç hafta önce (11-17 Mayıs) sonuçlanan, bu ay başında yayımlanan son (Mayıs 2018) raporunda öyle alarma geçilecek bir durum görünmüyordu.

“Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyunuzu kime vereceksiniz?” sorusuna gelen cevaplara göre Tayyip Erdoğan en az yüzde 45.9 oy oranı ile rakiplerinden ileride; AK Parti oylarının da en az yüzde 42.5 olacağı anlaşılıyor.

“En az” demem bu rakamların kararsızlar dağıtılmadan önceye ait olması. Yoksa kararsızlar dağıtıldığında AK Parti oyları yüzde 45.8’e çıkıyor.

Deneklerin yüzde 56.8’i cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda biteceği kanaatinde.

Mayıs ayı ortalarında durum buydu.

AK Parti’nin en az benim kadar anket meraklısı olduğu anlaşılan sözcüsü Mahir Ünal da “Biz cumhurbaşkanımızı yüzde 55’in üzerindeki bir oyla seçmeliyiz ki kimsenin bahanesi kalmasın” gibi bir iddiayı da seslendirdiği son açıklamasında, “İkinci tur ihtimali yok, anketler yüzde 53-56 bandında” cümlesiyle kamuoyuna ‘müjdeyi’ vermiş bulunuyor.

Durum böyleyse, köşe yazılarına yansıdığı görülen bu telaş niye o zaman?

Yoksa AK Parti’nin yaptırdığı son anketlerin sonuçları parti sözcüsünün verdiği oranlardan farklı mı?

İnsanın aklına böyle bir soru da geliyor işte.

Kurumlar değil sözcü konuşuyor, acayip olan bu…

Akla bu sorunun gelmesinin bir sebebi var: Geçmiş sandık tecrübemizde, seçim sonuçlarıyla ilgili açıklamalar genellikle AK Parti’nin araştırmalarını emanet ettiği kurumların başındaki kişiler tarafından yapılırdı.

Referanduma günler kala, o kurumlardan birinin başkanının “Evet oyları yüzde 60 çıkacak” açıklaması yaptığını herhalde hatırlıyorsunuzdur. Sonuç o rakamın çok altında gerçekleşmiş, referandum kıl payı farkla kabul edilmişti.

2014 Ağustosunda yapılan cumhurbaşkanlığı seçimine üç gün kala, yine AK Parti’ye çalışan bir başka kurumun başkanı, sonradan 6 puan aşağısında gerçekleşecek seçim için, yüzde 57 beklentisini açıklamıştı.

Beşer şaşar, bazen anketler de yanılır.

ABD’deki son başkanlık seçiminde anketler Hillary Clinton‘u önde gösteriyordu, Donald Trump kazandı. Bedrettin Dalan İstanbul’a bir kez daha başkan olmaya hazırlandığı seçimde  kamuoyu araştırmaları yüzde 60’ın üzerinde sonuç beklerken, CHP adayı Nurettin Sözen sandıktan çıkıvermişti.

[Dün gece, bir iftar sohbetinde, ANAP’ta bakanlıklar yapmış bir isim, Dalan’ın beklentisinin yüzde 80’in üzerinde olduğunu kişisel görüşmelerini naklederek anlattı. Bazen gözler körleşebiliyor.]

Bir uyarı daha

Bu seçimde ne olacak?

AK Parti’nin araştırma işini emanet ettiği kurumların yöneticileri yine sonradan kendilerini mahçup bırakan ileri tahminlerde bulunacaklar mı? Yoksa son güne kadar AK Parti sözcüsünün ‘bant aralığı’ ifadesini kullanarak ilettiği tahminlerle mi yetinilecek?

Henüz erken; güvenilir araştırma kurumları seçimlere kadar en az iki kez daha sahaya çıkıp vatandaşın ne düşündüğünü rakamlara dökecektir.

Ancak onların da bir uyarısı var: Bu defa vatandaş görüş açıklamaya pek gönüllü görünmüyor, oturup görüş açıklayanların da gerçek düşüncesini söylediğinden emin olunamıyor…

Belki de AK Parti’nin itibar ettiği köşelerde çıkan uyarılar, bize veya kamuoyuna dönük değil, kendi zihinlerini rahatlatma amaçlıdır.

ΩΩΩΩ

72 YORUMLAR

  1. Bernar Bey ya da Bernar abi neredesin ya hu? Tamam yorumların çok uzundu ama gene de okuyordum. Azıcık kısa yazarsan daha iyi olur demiştim. Ama sen artık yazmıyorsun. Tamam sen kazandın gene istediğin gibi uzun uzun az. Hiç yazmamandan ıyidir. 🙂
    Bu yazdıklarımı okursan üç kere masaya vur. Muhabbetle, esen kal. :))

  2. Ben aslında, daha önceden de, yani referandumda, mhp+akp iktidarı daha iyi şartlarda iken ve 1.5 milyon mühürsüz oy geçerli kabul edilerek yüzde 50’yi zor geçmişken, şimdi çok daha kötü şartlarda yüzde 50’yi geçmesinin ancak öncekinden çok daha büyük bir hile ya da daha büyük bazı gelişmeler bir de hdpnin baraj altında kalması halinde mümkün olabileceğini,bunun haricinde cumhur ittifakının %50’yi geçmesinin mümkün olmadığını yazmıştım. Daha farklı şeyler de yazmıştım ama oraya girmeyeceğim.
    Konuyu şimdi farklı argümanlarla ele almak istiyorum:
    -Önce anketlerden başlıyalım. Herkes biliyor ki bu dönemde insanlar görüşlerini belirtmekten imtina ediyorlar. Yani görüşlerini belirtmek istemiyorlar. Bir anket firması yetkilisi, eskiden bir anket için 40 kişiye gittiklerini, şimdi ise 120 kişiden biri ile zor anket yaptıklarını açıkladı.
    Anket firmalarına görüşlerini belirtmekten çekinen kesimin muhalif olduğu herhalde herkesin malumu. bu durumda, anketlerde muhalifler adına görüş bildirenlerin, ortama rağmen, muhalefet lehine görüş bildirdikleri kabul edilirse, muhalefetin oy oranının en az anketteki kadar olacağı ortaya çıkar. Yani anketlerde muhalefetin oyu %42 ise bu en az %42’dir gerçekte ise bunun üzerindedir. ancak tahmin edilemeyen bölüm, ne kadar yüksek olduğudur ya da olacağıdır.
    Remses araştırma şirketinin bugün diken.com sitesinde yayınlanan anket sonuçlarına göre durum şu şekilde:
    Cumhurbaşkanlığı
    Erdoğan: Yüzde 41.7
    İnce: Yüzde 26.1
    Akşener: Yüzde 16.7
    Demirtaş: Yüzde 11.4
    Karamollaoğlu: Yüzde 3.9
    Görüleceği gibi, muhalefetin, (hdpnin barajı geçmesi durumunda) oy oranı toplamları %50’yi geçiyor.
    Yalnız burda dikkat edilmesi gereken bir nokta var: ince için %26.1 çıkıyorsa, sandıkta inceye %26:1’in üzerinde oy çıkacağı kesin, ancak seçim ikinci tura kaldığında (erdoğanın karşısında şu an ince kalacağı varsayılarak ince olarak düşünüldü durum) incenin alacağı oy, bütün muhalefetin oylarının toplamı olmayabilir. Yani incenin oy oranı = 26.1 + 16.7 + 11.4 + 3.9 = % 58.1 olmayabilir.
    İncenin oyunun bütün muhalefetin oylarının toplamı olmayabileceği, daha az olacabileceği anlamına geldiği gibi, daha fazla olabileceği anlamına da gelebilir. ancak normalde daha az olma ihtimali biraz daha yüksektir.
    Fakat bir miktar oy kaybı olsa bile, %50’nin altına düşmesi çok çok zor. (hdpnin barajı aşacağı hesap edilerek yapılan hesaplama bu)
    Yani anketler, muhalefetin seçimi kesinlikle alacağını söylüyor. (en kötü ihtimalle ikinci turda) hatta muhalefet ciddi bir farkla kazanabilir.
    – daha farklı noktalardan seçime bakacak olursak, şunlar dikkati çekiyor.
    1: akpnin meydanlarda eski kalabalığı ve eski coşkusu yok. Bunun karşısında muhalefetin, özellikle de incenin meydanları hem coşkulu hem de kalabalık görünüyor. En önemlisi ise coşku. coşkusuz kalabalık düşüncede de kararsızlığa yakınlığı ifade eder. İstanbulda yapılan kudüs mitinginde bile hem akpnin önceki mitingilerine nazaran daha az kalabalık vardı hem de pekçok kişi erdoğan konuşurken alanı terkediyordu. (bu durum farklı illerdeki konuşmalarda da görüldü. hatta akpnin seçim beyannamesinin yapılacağı salondaki boşlukları ve dışarda hiç kalabalık olmaması durumunu fehmi bey de yazmıştı)
    2: liderlerin televizyonda izlenme oranlarında erdoğan, temel beyin bile gerisinde kalmış ki temel beyin oy oranını anketler çok düşük gösteriyor. İncenin proğramı ile zaten kıyas bile yapılamıyor.
    3: Sosyal medyada incenin takip edilirlik sayısı, erdoğanı geçmiş bulunuyor.
    4: erdoğan artık konuşmalarında teklemeye başladı. prompter olayından sonra zonguldakta da zonguldak demekte zorlanması da ruh halinin bir yansıması.
    5: muhalefetin sadece oylarını birleştirmesi değil, seçim güvenliği için de işbirliği yapması, seçimde hile ihtimalini ortadan kaldırmıyor fakat klasik hileleri zorlaştırıyor. sahte seçmen üretimi konusunda muhalefet birşey yapabilir mi bilemiyorum. ancak oyların hileli sayılması gibi yöntemlerde zorlanılacağı açık.
    – Önceki yorumlarımda erdoğanın en önemli rakibinin hdp ile dolar olduğunu yazmıştım. bütün çabasının özellikle bu ikisi üzerine yoğunlaşacağını yazmıştım. dolar konusunda 50 puan faizden kaçanlar şimdi 400 puanın üzerinde faiz vermeye başladı. dünyada arjantinden sonra en yüksek reel faiz veren ikinci ülke olduk.
    doları düşüyor ama bu sefer de faiz yükseliyor.
    diğer tarafta ise hdpyi barajın altında tutmak için şimdi kandil operasyonunu gündeme getirdi.
    Ancak genellikle akla pek gelmeyen birşey var. O da papazın her zaman pilav yemediği. 16 yıldır kandil konusunda dişe dokunur (bir kez kandile kara operasyonu yapıldı o da abdnin “çıkın” demesi ile yarım bırakıldı) hiçbirşey yapmayanların, seçim arifesindeki operasyonu istediği etkiyi yapmayabilir. büyük bir zafer dışında yapmayacağı da açık. Büyük zaferin ise abdnin çabası olmadan olma ihtimali yok. Abd bu çabayı gösterir mi bilemiyorum. yapılan ya da yapılacak gizli pazarlıklarda verileceklere bağlı.
    Ayrıca pkk ile çatışmada umulan hdpnin oyunun düşmesi, savaşın nasıl olduğu ile de ilintili. mesela saldırıyı pkk yapsaydı bu kesinlikle hdpnin oylarını düşürecekti. ancak saldırıyı pkknın yapmaması durumunda hdpnin oyunu düşürücü etkisini, kürtlerin akpden uzaklaşmasını hızlandırıcı etkinin dengeleme ihtimali var.
    Yani akpnin bu seçimlerden çıkma ihtimali yok denecek kadar az.

    • iktidarın iktidarını sürdürebilmek için yapabileceği (kandilden sonra ya da terör olaylarından dışında) o da muhalefeti bölmek. muhalefet arasında çeşitli şekillerde nifak çıkarmak ya da muhalefetten bazılarını satın almak. bu çabalar da ne kadar karşılık görür bilemiyorum. Ancak akp artık TAMAM gibi görünüyor.

    • Neredeyse tüm muhalefet partilerinin sandık kurullarına üye verdiği, tüm seçmenlerin bu üyelerin kontrolunda oy kullandığı, tüm oyların bu üyeler tarafından sayıldığı, toplandığı ve tutanak haline getirildiği, tüm sandık sonuç tutanaklarının bir nüshasının bu üyeler tarafından partilerine iletildiği, sayılan oyların bu üyeler tarafından mühürlenerek seçim kurullarına teslim edildiği, tüm tutanakların partiler tarafından toplanıp hesaplanıp YSK nın sonuçlarıyla kontrol edildiği bir sistemde, bahsettiğiniz hilenin nasıl yapılacağını makul ve mantıklı bir biçimde açıklayabilirmisiniz acaba?
      Bu iddia sadece seçim sonucuna itiraza şimdiden hazırlanmak ve o gece bazı sokak hareketlerini şimdiden meşru göstermek amacına matuftur ve hiçbir ciddi ihtimali içermemektedir.

      • necip bey! kafanı gerçeği bulmak için değil de akpyi savunmak için çalıştırmaya çalıştırıyorsun. eğer biraz düşünsen sen bile sorduğun soruların cevabını bulursun.
        mesela sandıkların taşınmasını ne yapacaksın. mesela birden fazla yerde oy kullanan seçmenleri nasıl tespit edeceksin. bunlar devletin yapabileceği şeyler. zaten öyle olduğu için boş arazilerde bile insan oturuyor gibi seçmen yapıldığına ilişkin haberleri okuyoruz.
        sadece sandıkların taşınmasından 170 bin hdp oyunun etkilendiği söyleniyor.

        • Merak ettiğim için soruyorum Sandıkların taşınması derken Sandıkları zaten her parti kendi
          toplamını aldıktan sonra taşımıyorlar mı? Sandıklar taşınmadan her parti genel merkeze sonucu bildirmiş olmuyor mu? Birden fazla yerde oy kullanan seçmen chp ye oy veriyor olamaz mı? Bunları ille akp mi yapıyor? Boş arazilere insan taşınıyor haberleri mi var ölülere oy kullandırılacak haberleri gibi mi
          seçim sonuçlarını etkileyecek oranda hile, böyle taşıma suyla olacak şey mi. Biz 10 milyon muyuz üç beş oy yüzdeyi değiştirecek ….

        • Sandıkların taşınmasından etkilenen seçmen sayısını YSK açıkladı 144000 ve bunlar dağ başında uzak yerlerde oturan vatandaşlar. Pkk baskısından kurtarmak ve sandık güvenliği için yapılan bir işlem. O kadar anlaşılmayacak, komplo teorisi döşenecek bir mevzu değil. Seçmen kayıtları bütün partilere iletiliyor. Birilerinin uydurduğu gibi birden fazla oy kullanabilecek mükerrer seçmen varsa bütün partiler bunları tespit edebilir. Bu memleketin yaptığı en düzgün işlerin başında seçim geliyor. 60 milyona yakın seçmenin oy kullandığı bir ülkede her şey açık ve şeffaf gidiyor. Gerçeği bulmayı isteyen bir kafa bunları görebilir esasında. Gerektiğinde Akp yi savunmaktan gocunmadığım için bu durumu sanki olmaması gereken birşey gibi sunmana gerek yok. Demokrasi varsa isteyen istediği partiyi savunur. Sadece kendinize çalışan bir demokrasi mi istiyorsunuz siz?

          • necip bey! muhtemelen sizin dini inanışınız doğruların tespitinin haram olduğunu söylemiş. onun için sizinle doğruları bulma ihtimalimiz yok.

          • Şu işe bakın: Güçlü bir bölge ülkesini geçtik, bin yılda bir gelen bir dünya liderinin elinde oyun kuran, yedi düvele haddini bildiren, terör örgütünün belini kırıp onu bitirmek üzere olan ülkemiz, daha oy sandıklarına sahip çıkmayı beceremiyor! Bu ne iş! 🙂 Tam “Artık yeni Kemal Sunallar, Şener Şenler çıkmıyor artık” diye yazıklanırken, sayenizde neşeli bir Ramazan geçiriyoruz!

  3. Cumhurbaşkanı danışmanlarından sadece Yiğit Bulut ve Yalçın Akdoğan’ın dışındakileri bilmiyorum. Umarım diğer danışmanlar hepsi bunlargillerden değildirler. 3. dönemin savrulmaları, bunlargiller gibi danışmanların Erdoğan’ın etrafına doldurulmasıdır. Kişiye tesir edemiyorsan çevresine tesir edersin ve netice alırsın. Ustalık döneminde c.başkanının danışmanlarını değiştirdiler ve netice de onların istedikleri gibi cereyan ediyor.
    Yalçın Akdoğan’ın sözlerine değer atfedip, bunun üzerine yorum yazarak sadece yorulmuşsunuz ama bana kalırsa zaten siz bu yazıyı yazacaktınız da Akdoğan’ın yazısını buna bahane yapmışsınız…
    Bir de, ne çok uyarıp duruyorsunuz, aylardır. Oyuncuları mı, yoksa seyircileri mi? Oyuncuları gazete köşesinden uyaramazsınız ki, onları soyunma odasında uyarmanız lazım. Hatta, oyun esnasında saha kenarından yapılan uyarıların (neredeyse) hiç etki etmediği de bilinmektedir.

  4. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum yaratılani severim yaratandan dolayı o kişiler zalimde olsalar asla beduva etmem,fakat zalimlerin suçsuz günahsız insanlara sirf kendi menfaatları için ftira atarak hayatlarını maf etmek için cadi avi yaparken o zalimlerden korkup menfatıma yani bana değmeyen yılan bin yaşasın deyipte Yüce yaratcımızın sosyal yaşamimizda nasıl hareket etmemize dair emirlerini’de onlardan yani İftiraci ve zalimlerden korkup da sineye çekecek kadarda korkak vede bir çok insan gibi bende merhametsiz ve vijdansiz değilim ve aslada olamam, çünkü o sifatlar şeytana ait olan sifatlardır bir insana uymaz.uysada bile yakışmaz.
    Ben şahsen yüce Rabbimin bana verdiği akilla ve kullarına dünyaya geldiği andan itibaren başayan yolculuklari süresince tehlikeli yollara sapmaması için gönderdiği rehberede neyin iyi neyin kötü ollduğu açikca yazarken kalkipta birilerinin kin ve nefretine karşi şeytan ile hareket edecek kadar İman cahili olmadığımi zannettiğimden dolayi susupta zalimlerin ortak arkadaşlari olan şeytanlara karşı hiçbir şey yapa yani onlarla mucadele imkanim olmadığı için en azindan onları gene onlar ve onlara kayitsiz şartsız inanip yardım edenlere Tabbiki dillede olsa bazi temenim olacaktir o temenlieri onlar fazlasi ile hak ettiklerine inandığım için ,birdaha yazayim Zalimler için yaşasın cehennem, bu bir temenlidir (haşa ben kim oliyorumda kalkip insanları cehenneme göndereyim) hiç kusura bakmayin ben zalimlerin zülmüne göz göre dua edecek değilim Tabbiki zalimler için YAŞASIN cehennem diyeceğim hemde bır değil miliyonlarca kez ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENEM . Zalimlerin dostu asla ve asla benim dostum olamaz onlarla dost olaupda zaten 24 saat bize vesvese veren şeytanlarimi sevindireyim?

    Özer bey, sizin bani AHİRETİ berbat etmemem uyarınız yukardaki benim onlar için temeni ettiğim vasiflar herhalde benim AHİRETİME deryada bir damla dahi olsada faydasi olacağına garantim olmassa dahi Her sabah namazda okuduğum “Vduduha ( “4.Ayet.Ve kesinlikle senin için sonu önünden (Ahiret dünyadan) daha hayırlıdır.”)
    ve Vel Asir, sürelerini tipki diğer sureler gibi mealen manalarını(mesajlarını) çok iyi anladığım için Ahiret hakkinda beni birazda olsa umutlandıriyor.
    Malum ya kimin cennete kimin cehenneme gideceği hiç belli olmaz, çünkü son nefese kadar şeytanla mucadele eden insan oğlu dünya saltanatı ve makalmları için geçmişte insanlara yaptıklar iyilik ve hızmetlerinin sevabının yerini nasıl günahlara bıraktığına bizlerde şahit oliyiruz ve öğle gözükiyorki olmayada devam edeceğiz.
    Mesela en canli örneklerden biride Riza zaraf olayi.
    Not:Dün bu siteye ismim verilerek yapılmış olan yorumlara cevap vereceğime dair not yazmadan önce bazi yorumcu arkadaşların o yorumlara getirdikleri eleştiriler benim notumdan önce yayinlanmış olsaide bugün tekrar cevap yazmama gerek kalmazdı fakan not yazdığım için yukardaki cevabi yazdım yoksa yazmazdım, çünki yorumcu arkadaşlar gereken cevapları vermişler.
    Kendilerine teşekt ediyorum.

  5. alman 1. kanalında az önce kürt seçmen bir bayana sanıyorum eşinin durumundan dolayı oy kullandırılmadığı kadının avukatıyla gittiğinde ancak oy kullanabildiği haberi vardı birçok kürt seçmenin aynı durumla karşılaştığı haberi yapıldı konsolosluk yetkililerininde bu durumun ankaradan kaynaklandığı açıklandı

    • Akpartiden once yurtdisinda oy kullanmak mi vardi? Tesekur edip oyunuzu kullancaaniza bi de alman polisinin zagarligini mi yapiyorsunuz! Devlet baskanini halk secsin mi dedik hayir dedin, baskanlik sistemi olsun mu dedik hayir dedin. Simdi ne halt yemeye konsolosluk kapilarinda hir cikariyorsun ki?

  6. Acaba vatandaş neden açık bir şekilde fikrini açıklamaktan kaçınıyor yoksa bunun ülkemizdeki demokrasinin seviyesiyle ilgisi olmasın yada sonradan akp li olanların yılların dava insanının yani yılların ak parti ve geldiği köke hizmet insanların en küçük samimi hasbi nezaket dahilinde yaptığı eleştirilere bile tahammülsüzlüğü olmasın

  7. Bence de anket şirketlerini zorlayacak kaygan bir zemin var. Parti yöneticilerinin veyâ partilere yakın isimlerin yaptığı değerlendirmeleri birçok yönde yorumlayabilirsiniz. Sayın Koru da yorumlamış ama son yıllardaki muhalif tavrı bu yazısına da etki ettiğinden fili yine tuttuğu yerden tasvir etmiş. Şu an parlak bir yıldız misâli kariyerinin son demini yaşıyor gibi. Üzülürüm…

  8. 3-4 ay önce yapılan anketlerde %15’in üzerinde görünen İyi parti ve Akşener desteği son anketlerde %10’un altında gösteriliyor. Bunda yapılan karartmaların ve engellemelerin de etkisi olabilir elbette ama bu kadar fark oluşturacak bir durum yaşanmadı. MHP oyları da tam tersine %5’lerden %10’lar seviyesine çıkarıldı ki MHP popülaritesini bu seviyede yükseltecek bildiğim hiçbir şey olmadı, tam tersine MHP’ye çok daha fazla tepki var.

    Muhtemelen anket şirketlerine baskı yapılıyor.

    Benim şahsi fikrim Akşener ve İyi Parti %15, MHP %5 civarında oy alır, bu oranlara yakın olmayan anketler bence gerçekçi değil.

    Yoğun bir ülkücü desteği bulunan bulunduğum il ve ilçelerinde MHP teşkilatları geçen sene olduğu gibi İyi parti’ye geçtiler. Hayatım ülkücü hareket içinde geçti, şu anda iktidara yakın olmanın sağladığı menfaat birlikteliği dışında kalan ülkücülerin tamamının İyi parti’ye destek verdiğini çok iyi biliyorum. Destek vermek bir tarafa MHP ve Bahçeli’ye çok ciddi tepki var. Menfaat birlikteliği yapanların bir kısmının da İyi parti’ye oy vermeleri yüksek ihtimal.

    Hadi ilk tur için bir tahmin de de bulunayım: Erdoğan(AKP + MHP): %43, Muharrem İnce: %27, Meral Akşener: %14, Selahattin Demirtaş: %11, Temel Karamollaoğlu: %4, Doğu Perinçek: %1

    Bu yazdıklarım da burada dursun, beşeriz, şaşabiliriz elbette. Ben sadece sahadan gözlemlerimi yazdım.

  9. Kesin Sonuç
    Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçileceğine kesin gözü ile bakabiliriz. AK Parti’nin mecliste ekseriyeti temin etmeyeceği de söylenebilir. Sonuçlar bellidir. Belli olmayan meclisin nasıl çalışacağıdır.
    Bütün partilerin listeleri Sermaye tarafından hazırlandı. Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu mecliste yoktur. İyi Parti, Demokratik Parti, Uzan’ın Genç Parti’si gibi adı bile hatırlanmayan partilere dönüşecek. Meclise HDP girecek mi, Saadet Partisi grup kurabilecek mi? Sorular bunlar.
    İyi Parti grup kuramayacak, zannediyorum. Sermaye’nin etkisi %7 civarındadır. Genç Parti bu kadar oy alabildi mi? HDP grup kurabilecek mi? Saadet Partisi anahtar parti olacak. Ezber tahminler bunlar. Muharrem İnce’nin çok acemi bir siyasetçi olduğu ise Ordu komutanına yaptığı saldırıdan anlaşılıyor. Bir cumhurbaşkanı bir ordu komutanının apoletlerini nasıl sökebilir? Demek ki Ordu’ya darbe yapacak. Bu da Ordu’nun darbe yapmasına sebep olacak demektir. Bu söz Erdoğan’ın birinci turda seçilmesini sağlayacaktır.
    AK Parti’ye oy vermeyeceklere tavsiye ediyorum Saadet’e oy versinler. Böylece Saadet denge partisi olur. Ben öyle yapacağım.

    • Kusura bakmayın ama “Bir Cumhurbaşkanı bir ordu komutanın apoletlerini nasıl sökebilir” cümleniz ve bunu takip eden çıkarımlarınız düpedüz saçmalık. Yönetici kadrosu belirsiz, liderinin kim olduğu dahi açıklanmamış, kapkaranlık noktaları özellikle aydınlatılmayan bir bir darbe girişimini müteakip, o meşum teşebbüse katılmadığı sabit olan bir ordu komutanının tasfiyesi sonucunda selefi olarak göreve başlayan bir general, TSK’nın ordu komutanı olarak değil de, bir siyasi partinin ilçe teşkilatı gibi alenen şakşakçılık yaparsa, onun apoletlerinin sökülmesi zarurettir. Yıllarca askerlerin siyasi alana müdahelesini eleştiren, sözde askeri vesayet üzerinden bitmek tükenmek bilmez bir mağduriyet yaratarak oy devşiren bir kesimin, cumhurbaşkanı adaylığı söz konusu olan birine G.K Başkanını kullanarak aba altından sopa gösterilmesi, ordu komutanlarının siyasetçilerin şakşakçısına dönüştürüldüğü bugün gelinen noktada, bu kepazeliklere ses çıkarmak bir tarafa, bunları desteklemesi son derece ibret vericidir.

  10. Neredeen nereye.S-400 ler sarayı korumak için alınıyor deyen cumhurbaşkanı adayımız,içişler bakanı iken subayın biri gelirsem kazığa oturturum seni.dikkatinizi çekiyorum bunu bir bakana söylüyor.o dönemin cumhurbaşkanından, başbakanından ve diğer siyasilerden herhangi bir tepki gördünüz mü.duydunuzmu veya okudunuz mu.ben şahsen duymadım.bugün domates fabrikası kuracak adayımız apolet sökebilecek duruma geldiyse demek ki 16 yılda çok şey değişmiş.

  11. Bence anket firmalarının çok bir hükmü kalmadı. Yanılma payları yüksek gerçekleşeni bir yana, tek bir partiye taraflı çalışan ve propaganda elamanı olarak iş gören anket firmalarına da bir gerek kalmadı. Ciddi çalışan bir iki firmanın değerlendirmeleri ise medyanın azizliğine uğramakta, aksi tesir gösterir diye halktan kaçırılmaktadır.

    Peki meraklı seçmen ne yapmalı?

    Yapacağı şey şu: Liderleri izlemeli..onların hal ve hareketleriyle mimiklerine dikkat edip sözlerinin arka planını deşmeli. Yani vücut dilini okumalı…Bu konuda en verimli neticeyi verecek, vücut dilini de en iyi kullanan lider, bence Erdoğan’dır.
    En iyi veriyi onun hareketlerinden, çıkışlarından elde edebiliriz, çünkü sürecin işleticisi o. Hem yeni sistemi kurgulayan da o. Bu yüzden işi en zor olan lider de o.
    Başkanlığı garantilemiş olması yetmiyor, meclis çoğunluğunu da elde etmesi olmazsa olmazı..aksi durum, ya yeniden erken bir seçim yada yelkenleri suya indirmek olacak ve Erdoğan’ın bir iddiası da kalmayacaktır. (MHP ve İYİ Partinin mecliste yeterli çoğunluğu elde etmesi, Erdoğan’nın başkanlığını onaması ve yasam faaliyetlerinde ona destek olması imkan dahilindedir)

    Bu durumda en hareketli olan lider en çok veriyi ortaya salacaktır.
    Diğer liderleri de takip edebilirsiniz vaktiniz ve imkanınız varsa… -imkan, medyanın sunacağıyla ilgilidir o da Akşener ve Demirtaş için ketum davranıyor-

    İnce’nin potansiyel rakip olarak sunulması Erdoğan’ın moraline doping etkisi yapıyor, lakin ikinci tura kalacağı temenni edilen İnce, ikinci turda sağ seçmenin Erdoğan’a yüklenmesinin yolunu açacaktır ki, bu yüzden medya onu parlatıyor.

    Diğer bir veri elde etmenin yolu ise yabancı basın ve devlet yetkililerinin konuyla ilgili demeçleridir. İngiltere’den yakın zamanda ”Erdoğan seçilir ama meclisi elde etmesi risk” mealli açıklamaların ardından Almanya, Merkel ‘in ağzından seçim sonrasına Erdoğan’ı ülkesine davet etti. Bir diğeri de Çavuşoğlu’nın ABD mesaisi sonrası Suriye’de ”işbirliği” mesajları, seçim sonrası ABD’nin Erdoğan’lı bir Türkiye öngörülerini sergiliyor.

    Bunlar ve ülkemizdeki anket firmalarının durumu kafa karıştırıcı diyenlere önerim: Erdoğan’nın yüz ifadelerine ve mimiklerine bakarak ve onu takip ederek, seçim sonuçları ve meclis aritmetiğine dair tahminlerinize en çok veriyi ondan elde edebilirsiniz.

      • mehmet bey, önceden basında yayınlanan davetin, sonrasında ise yalanlandığını kaçırmışım, olabilir. ama konu davet değil ki, dış basın ve dış ülke yetkililerinin ülkemiz seçimleri hakkındaki tavır ve öngörülerini de hesaba katarak seçim tahminlerimizde bir veri olarak kullanabileceğimize dairdir.
        Yanılmış olabilirim ama yalancı değilim. bana ”yalancı” ithamında bulunacağınız kadar sizi yanılttığımdan dolayı sizden ve okuyucudan özür dilerim

        • Merkel ve sarkozy birlikte turkiyeye gelip bizden -dizleri ustunde- ozur dileyecek ve ab uyeligini kabul etmemiz icin yalvaracaklar. O zaman boyle bilmem hangi ulkenin sisman basbakanindan davet aldik ya da randevu vermis gibi yalanlara basvurmaniza gerek kalmayacak:)

    • Hasan bey Mekelden davet konusunda yalanlama geldi.davet etmems.
      Vucut dili konusuna gelincce millet Erdoganin her dedigine inaniyor her dediginide alkisliyor.
      Bugunde uzaya arac gonderdik diyiyor gene alkislaniyor.
      Lafla peynir gemisi yurumez ama uzaya arac gider.

  12. HUKUK VE ADALETİN HAKİM OLMADIĞİ ÜLKELERDE GERÇEK FİKRİNİ AÇIKLAMA ZARAR GÖRME ENDİŞESİ DOĞURUR.BU SEBEPLE ÜLKEMİZDEKİ BU DURUM ANKET SONUÇLARİNİN YANILMA PAYINI ARTIRIR GÖRÜŞÜNDEYİM.
    BİR HİKAYE VARDIR .BİR ÜLKEDE ZALİM BİR YÖNETİCİ BÜYÜK BİR HAVUZ YAPTIRIR.KÖYLÜLERE AKŞAM SAĞDIKLARI SÜTLERİ GECE GETİRİP BU HAVUZA BOŞALTMALARINI SÖYLER.BÜTÜN AHALI BUNA HİÇBİR İTİRAZ YAPMAZ KABUL EDERLER. İDARECİDE ETRAFINA HALKININ KENDİSİNİ NE KADAR SEVDİĞİNİ EMİRLERİNE İTİRAZ ETMEYİP MEMNUNLUKLA KARŞILADIKLARINI ÖVÜNEREK ANLATIRMIŞ.
    SABAH OLMUŞ İDARECİ VE EFRADI İLE HAVUZ BAŞINA GİTTİKLERİNDE HAVUZUN SÜT DEĞİL SU İLE DOLU OLDUĞUNU GÖRÜNCE ŞAŞIRMIŞLAR.MEĞER VATANDAŞ GECELEYİN HERKES SÜT DÖKERKEN BEN SU DÖKSEM ANLAŞILMAZ DİYE DÜŞÜNMÜŞ.KORKU ATMOSFERİN DEKİ İFADELER GERÇEĞİ ASLA YANSITMAZ.
    BİR ÜLKE GÜVENLİK GÜÇLERİ AĞIRLIKLI VE İSTİHBARAT RAPORLARIYLA YÖNETİLİYORSA VATANDAŞIN GERÇEK DÜŞÜNCESİNİ ÖĞRENMEK ZORLAŞIR.

  13. Anketlere artık güvenmiyorum.
    AKP tüm basını satın aldığı gibi anket şirketlerini de ele geçirmiş durumda.
    AKP için herşeyin bir fiyatı var.
    Birçok kerli ferli siyasetçi dükkanı kapatıp kapağı AKP ye atmadı mı?
    Bu nasıl oldu sanıyorsunuz.
    S.Soylu,N.Kurtulmuş,M.Destici,D.Bahçeli,T.Türkeş hepsi muhalif değillermiydi.
    Üstelik mevcut iktidara en ağır eleştirileri yapmıyorlamıydı.
    Çok değil 2 yıl önce D.Bahçeli RTE yi destekleyecek deseler kim inanırdı?
    Birçok siyasetçiye dükkan kapattıran AKP anketçilerede muhakkak bir iş geçmiştir.
    Türkiye olmaz denilen şeylerin olduğu bir ülke.
    Enflasyonun ve doların düşmesi, faizlerin inmesi, milli gelirin artması hariç…

    • Anketçiler enteresan adamlar. Mesela Sonar Başkanı Hakan Bayrakçı , bundan 15 gün önce Meral Akşener %20 civarı , Muharrem İnce %21 oy alacak diyordu. Birden ne değiştiyse dünkü programda Meral Akşener %9 , Muharrem İnce %36,5 oy alacak diye söyledi. Oyların bu kadar kısa sürede bu kadar fazla değişmesi bence de imkansız.
      Yani ortada gerçekle , realiteyle uyuşmayan birşeyler dönüyor. Buna eminim.

      • Türkiye gibi şeffaflığın dip yaptığı ülkelerde saman altından çok sular yürür.
        Bizde gazetecilik yandaşlık ve candaşlık seviyesinde olmasa, masa başından kalkıp sahaya çıksalar,gerçekten gazetecilik yapsalar çok şeyler ortaya dökülür.
        Ama olmuyor işte.
        Herkes birilerinin adamı.
        Akşamları Tv lerdeki tartışma programlarına bakıyorum kısa süreli.
        Çünkü uzun süre izlemeye midem dayanmıyor.
        Adam koskoca rektör olmuş utanmadan sıkılmadan yandaşlık yapıyor.
        Bilim adamlığı filan hikaye.
        Allah bilir nasıl öğretim üyesi oldu.
        Anketçiler desen zaten tüccar.
        Her an daha çok verene satabilirler.
        Neyse dert çok inşaallah derman da bulunur.

        • Bizim H.K. ye sorsan simdi herkes doktorali olsa ne guzel gelisir kalkinirdik filan diye baslar. Hepimiz bi docent olsak chp iktidari da kesin zaten… Piyasa, favori tv dizisine yetisebilmek icin elinde canta evine kosa kosa giden profesorlerle dolu:) abartmanin geregi yok.

      • Çevremden biliyorum, Akşenerden İnceye dönüşler oldu. Sebebi Akşeneri yok saydılar ve medyada hiç görünmüyor. Tamamen bitirdiler. Maalesef adaletli bir sistem değil bu. Gücü olan sonuna kadar kullanıyor.

  14. mezkur iki yazar da okuduğum yazarlardan değil, ama yorum yapmadan önce yazılarını okudum elbette ve-fakat mezkur telaşı bulamadım desem inanır mısınız?
    ben sizin yazınızda daha çok telaş gördüm doğrusu fehmi bey. Beşer şaşar, bazen anketler de yanılır derken umarım yanılır der gibisiniz.
    16 yıllık bir iktidarın sonunda ciddi bir ekonomik kriz varken dolar 5 tl ye dayanmışken eğitim-hukuk-basın sorunlu iken bir liderin ve partisinin güvenilir firmaların anket sonuçlarındaki oranlar son derece şaşırtıcı değil mi aslında. hala iktidar partisi neredeyse iki tur fark atıyor. medyayı çok kullanmasına bağlayarak, daha çok para harcamasını öne sürerek isteyen oyalanabilir. ama sorun her zaman söylediğim gibi muhalefette. liderleri dinlemeye zaman ayırıyorum ama polemikler beni yoruyor. günlerdir apolet polemiği dinliyoruz ve bana kalırsa ince bu polemikle anılacak. asker ve siyasinin ilk defa birlikte türkü söylediği, birbirini alkışladığı dostça birlikte çalışabildiği yurt içi ve dışı pek çok operasyonun cari olduğu asker-siyasi birlikte yoğun mesai harcandığı bir tablo var önümüzde. chp zihniyeti gelemediği iktidarlara darbe taşları döşer sonra darbelere karşı olduğunu söyler şimdi de apolet sökmeye niyetlenir. ilk işim askerle aramı açmak demenin Türkçesi olsa gerek. Erdoğan geçen ay gülenle görüşmedi ise kuruluş tarihinde görüşmesinin anlamı nedir allasen. bizi meşgul etmeye zaten değerli kısa zamanını bunlarla geçirmeye değer mi??? anketler böyle açık ara gitmesin neetsin. sayın akşenerin vaadleri bana biraz abartılı geliyor ve s-400 lerin sarayı korumak için alındığı duyumu da, kim fısıldıyorsa. ne yapacaklar sarayın etrafına mı kuracaklar s-400 leri, yok artık…bu kadar sıkıntılı bir zamanda biraz daha kaliteli polemikler bulunamaz mı diye düşünüyorum şahsen illa polemik olacaksa gündemde…anket sonuçları beni fazla şaşırtmıyor doğrusu.
    0.5 oyu gözüken perinçek dahil her liderin kendini kazanıyor sanması, ilk turda kendi lehlerine sonuçlanacağı iddiası işin doğası gereği zannedersem ve bir de bazı muhalefet liderleri için seçim sonrası mızıldamak yatırımı. akp trafo kapılarını kapatmalı ve içeri kedi girmesine izin vermemeli…

    herşeye rağmen seçim sonuçları ne olur bilmem, öyle öğretildiğim üzere bir şey dilerken ya da dua ederken her zaman olmayabilse de sonuç istekli olmaktan ziyade açık uçlu istekte bulunmayı yeğlemeye çalışırım çünkü hayırlı olanı ben bilemem. o nedenle Erdoğan-akp kazansın demekten çok hayırlı olan kimse onlar gelsin diyorum. Yüce Allah bu milleti zelil etmesin, aziz eylesin.

    • S-400 ya da baskaca hava savunma sistemleri, fuzesavar fuze sistemleri tum stratejik noktalarda bulundurulmak zorunda oldugu gibi milli sarayin cevresinde de konuslandirilmalidir. Baskomutanlik karargahi 15 temmuzda oldugu gibi ilk hedeftir, tedbir sart!

  15. Öngörümlerimde genelde yanılmam.Bu seçim Ak Parti için hiç kolay geçmeyecek.Seçimin ikinci tura kalacağı net.8 Temmuz’da Erdoğan’ın karşısında İnce’nin olacağı da net.Dün akşam Akşener de bunun sinyalini verdi ve İnce’nin ikinci tura kalması durumunda Erdoğan karşısında şansının olmadığının altını çizdi. Ancak İnce öyle bir gaza geldi ki (getirildi mi desek?) başkanlığı ciddi ciddi alacağına inanıyor.Erdoğan’ın tek şansı bence İnce gibi bir rakibi olması.

    • Ne dersiniz, Akşener’de, Cumhurittifakının yeni bir (gizli) üyesi mi? Yani seçim sonrasına meclis çoğunluğunu kaybedecek AK Partiye, İYİ Parti meclis grubunun yasama faaliyetlerinde yardımcı olacağına ”bir göz kırpma” gibi bir şey mi Akşenerin ki?
      Doğrusu Gül’ün adaylığına engel olan Akşener’e, bir jest gerekli seçim sonrasında…
      Bir komplo teorisi gibi algılanmazsa büyük bir ”siyaset mühendisliği” ile karşı karşıyayız galiba…
      Anketlerin ne önemi kaldı ki?

  16. Güvenli veri, oldukça zor elde ediliyor; elmas gibi kıymetli.
    Güvenli veri, güvenli koşulla ilgili olduğu akıldan çıkarılmamalı.
    Güven umudu değil planlamayı artırıyor; umut güvenin sarsıldığı dönemlerde iş başı yapıyor;taa güvenden hiç bir şey kalmayıncaya dek.
    Toplumumuzda umut var; sanırım hep sürecek.
    Planlama inşaatın dışında görülmüyor.
    Veriler umuda bulanmışsa sabit değildir. Çünkü umudun sahası çok geniş; mutlak güvensizlik çizgisi günümüz koşullarında neredeyse olanaksız.Var olanlar giderek ortadan kaldırılmakta.
    Veriler umutlu. Yüzeyden seçilmeyen yer değiştirmeler ortam sıkışması, ısınmasına koşut “can”lanıyor.
    Özetle doğrusu, belirsiz.

    • önceki yorumlarımdan bir tanesinde, amerikadaki ve ülkemizdeki kamuoyu yoklamalarındaki yanılmanın mekanizmasının henüz teşhis edilemediğini yazmıştım. amerikada trumpın kazanmasına ilişkin bazı teoriler olsa da bu sorun tam olarak ortaya konulamadı.
      fakat ülkemizin şu anki durumu için, bahsettiğiniz nokta, “insanlar düşüncelerini ifade etmekten korkuyor bu nedenle anketler yanıltıcı olabilir” tespitinin ötesinde anlam taşıyor.
      Dünkü yorumunuzun kazaen olmadığını da böylece görmüş oldum. memnun oldum

      • Zafer kime karşı?
        Sefer nereye?
        Kim size emir verdi?
        Siz kimsiniz?
        Neden durmayı hiç düşünmezsiniz?
        Sürekli koşturan sağlıklı düşünebilir mi?
        Varış noktası neresi?

          • Saka yapiyorsunuz ! Turist ömer uzay yolunda filmindeki computer in cevabini veriyorum size = MANTIK DIŞI 😀

    • roze, özer ataçın yazısından mı alıntı yaptınız yoksa siz özer ataç mısınız bilemiyorum. her iki durumda da tavrınız hoşuma gitmedi.
      Eğer özer ataçın yazısından alıntı yaptıysanız bunu belirtmeniz gerekiyordu. yok eğer özer ataçın kendisi iseniz, başka yerde yazıp da buraya başka bir isimle yazmanız birazcık insanları aldatma gibi olmuş.

  17. Bu seçim içeriği ve şekli itibariyle öncekilerden farklı hususlar içerdiği için anket şirketleri bulgularını doğrulayacak referanslara sahip olmadıkları için iddialı çıkışlar yapamıyorlar. Ayrıca vatandaş için siyasal ortamda fazla bir değişiklik olmadığı için karar değişikliği olmadığından ortalıkta fazla heyecan görünmüyor, günü geldiğinde sandığa gidip oyunu verecek ve malum sonuç ortaya çıkacak, yeni sistemi kuranlar sistemin ilk işleticisi olacaklar. Bazı durumlarda hassas bilgilerin açıklanmaması da bir taktik olabilir. Örneğin Hdp nin durumu anlaşıldığı kadarıyla bıçak sırtında, barajı geçememesi durumu iktidara çok büyük avantaj sağlayacak. Hatta İp nin bile baraj sınırında olduğu hissedilmekte.İktidarın bunu bilse de bangır bangır bağırması akıllıca bir taktik olurmuydu acaba? Bu seçim ilk olması hasebiyle hassas dengeler içerdiği için iktidarın da muhalefetin de bazı açılardan ketumiyeti normal bana göre. Ama bu ketumiyeti bu yazıda da olduğu gibi iktidar ve cumhur ittifakının geride olduğuna bağlamak da ihtimallerden biri tabii ki. Ama bu ihtimal bana göre pek yüksek değil. Zaten artık kimse bu tür iddialardan, anket sonuçlarından etkilenmediği, oyunu bilinçli kullandığı için bu tür sanılar da fazla etkili olamıyor.

  18. Anketler bir yana , iki turlu olmasa da bir önceki C.başkanlığı seçimine öncelikle bir bakmak gerek. Bundan önce C.başkanlığı seçimi nasıldı ? Sonucu nasıldı ?
    Tek turlu bir seçimdi ve Sn.C.başkanı %52 oyla kazanmıştı. Peki o seçimden bugüne neler yaşandı ? Seçimin sonucuna etki edebilecek neler oldu ?
    1- Ekonomi o dönemdeki gibi iyi değil. Vatandaşın ekonomik kaygıları var. Dolar 1 TL’ye inecek diyen AKP li ekonomistler ve siyasiler , dolar 4,60 TL olunca bunu dış ekonomik saldırıyla millete anlatmaya çalışıyorlar ki , bu tamamen doğru değil. Ödevini yapmayan öğrencinin ” Öğretmenim elektrikler kesildi de yapamadım ” demesine benziyor.
    2- FETÖ olayı gibi toplumun bir bölümünü biçip , mahvedip , asıl muhataplarına (10 yıl ortaklık edenlere, ne istediylerse verenlere) hiç birşey olmadığı bir süreç yaşandı , hala da yaşanmaya devam ediyor. Siyasi ayak ortaya çıkarılması beklenirken , bir de seçmen ayağından bahseden bir lider çıktı ki , adama sorarlar , gücün vatandaşa mı yetiyor ? , AKP li ortaklarını bir FETÖ taramasından geçirdin mi ? Bak FETÖ ‘ ye ne istediyseler vermişler , bak FETÖ Türkiyenin yetiştirdiği en büyük alimmiş ! diyenlerle ortaksın , Nerede bu FETÖ’nün siyasi ayağı? Neden ortaya çıkmıyor diye. Ondan sonra sen seçmeni tara. Bu da gücünün yettiğine , dişinin geçtiğine şeklinde bir mücadele yapıldığı gerçeğini ortaya çıkarıyor.Bu mücadele ile bir yere varılmaz. Sadece mağdur üretilir.
    3- Bir OHAL ortamı ve insanların özgürce görüşlerini açıklamaktan çekindikleri bir ortam var. Anketlere asla güvenilmez.
    4- AKP’nin 2. turda karşısında Muharrem İnceyi görmek istediği bir seçime gidiyoruz. Özellikle Doğan Medya CNN Türk ekranlarında dünkü yorumcular bir anda nasıl olduysa daha önceki fikirlerini değiştirdiler , Sn.Meral Akşener’ in oy oranını %9 larda gösteridiler , Sn. İncenin oyu %36,5 olarak gösterdiler. Vatandaşa Akşener’in hiç şansı yok, İNCE’ye oy verin yönlendirilmesi yapıldığı kanaatindeyim. Çünkü Sn.C.Başkanı 1.turda %48 lerde kalıp kazanamasa bile , muhalif muhafazakar kanat 2. turda SOL bir partinin adayına oyunu vermek istemeyecek , eli mühüre gitmeyecektir , gitse de eli gidenler kerhen Sn.C.başkanını tercih edecektir.
    5- En güçlü devrinde %52 ile seçim kazanan Sn.Cumhurbaşkanı’nın AKP lilerin aç tavuğun kendisini darı ambarında gördüğü gibi ilk turda %58 ile seçimi kazanması tamamen bir hayaldir.Hayalin ötesinde ÜTOPYA dır.
    SONUÇ : Muhalefetin bu saatten sonra yapacağı çok bir şey yok , 2.turda Sn.C.başkanının tekrar seçileceği , parlamentoda ise çoğunluğu kaybedeceği bir seçime doğru gidiyoruz.

    • Musa Bey;
      1. turda RTE na oy vermeyen seçmen 2. turda neden versin?
      Diyorsunuz ki sağ seçmenin eli sol bir adaya oy vermeye gitmez.
      Bu işin sağı solu kalmadı artık.
      Hani şer bildiğiniz şeyden hayır çıkabilir deniyor ya…
      Bence AKP nin başkanlık sistemini dayatması belki de hayır getirecek.
      Partilerini ittifaklara zorlanması belki de Türkiye de kimsenin beceremediği sağı solu bir araya getirme işini becerecek.
      12 Eylül darbesinden sonra eyvah demiştim ama sonra baktım ki yaşadığım ilçede birbiriyle kanlı bıçaklı olan solcularla sağcılar kolkola gezmeye başladılar.

      • Hayırlısı ne ise o olur inşallah Sade Vatandaş . Ama bunlar bir tahmin . Doğru da çıkabilir , yanılabilirim de. Benim öngörüm bu yönde tezahürünü istemesem de böyle olacağı yönünde.

        • Hayatinda kac kere ekonomik verilere bakarak oy kullandin? Oyle olsa simdi akpartiye oy verirdin! Chp secmeni sence ekonomik duruma bakip bakip sonra da chp ye mi oy veriyor saniyorsun? Hangi mhp li ekonomik gostergelere bakarak mhp ye oy verir ki? Milletimiz herkes kadar butcesine bakar ama oyunu kullanirken sadece kendi ideolojisine bakar…

          • Ecevit’in önüne bir esnaf tarafından yazar kasa atılması müdavimi olduğun A Haber de devamlı gösterilirdi , Ne çabuk unuttun be H.Gayret .

      • Özer bey , RTE’ye MHP lilerin oy vereceği noktasında bir ıskalama yaptığımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz . İYİ partiye giden MHP lilerin dışında kalan MHP de kalan MHP lilerin de en az 3 te ikisi RTE ye oy vermez. Cumhur İttifakında , MHP nin varlığı sadece kendine yarar. Bütünüyle tüm MHP liler RTE yi desteklemeyecek. Tıpkı referandumda olduğu gibi. Size saçma gelebilir ama MHP’ye oy verip c.başkanlığı seçiminde Akşenere oy verecek insanar bile var . Bir anlamı yok gibi görünse de MHP seçmeni ÜÇ HİLALE oyunu verir , ama yıllarca kendisine ” Fatihayı bilmez , milliyetçiliği ayaklarım altına aldım , biz insanlarla geziyoruz ”( Bozkurtları hayvan olarak sayıyor ) hakaretler etmiş birine oy vermez. Bu hatayı Bahçeli daha önce de yaptı. Ülkücülere çok afedersiniz ” İt ” diyen Rahşan hanımın DSP sinin olduğu koalisyona girdi , 2002 de baraj altı kaldı. Seçmenin sağı solu hiç belli olmaz Özer bey. Tarih tekerrürdür.

    • Fetoculerin temizligi baslayali beri ilk kez mi secim yapiliyor? Her seferinde akparti oylari daha da artti! Hashasilerin inlerine girdikce milletimizin hukumete destegi iyice artiyor, bunu goremiyor musun?

  19. Fehmi Bey iki köşe yazısına göndermede bulunarak Ak Parti çevrelerinin telaşlı olduğunu ifade etmiş.Ben o iki yazıda hiç telaş göremedim.Olsa olsa Akşener’i
    %20’nin üzerinde gösteren anketlerin çuvallayacağını söylemiş oluyorlar.

    Doğru olan Ak Parti’nin seçimi çantada
    keklik gibi görmemesidir.Aksi takdirde hem teşkilatı,hem seçmeni rehavete kapılır.Nitekim 12 Haziran seçimlerinde
    Ak Parti’nin o güne kadar girdiği bütün
    seçimleri kazanmış olmasının da etkisi
    oldu.Seçmen,bütün seçimler kazanıldı,
    nasıl olsa bu da kazanılır rehavetine kapıldı.

    Esasen Anamuhalefet M.İnce’yi aday göstermekle başkanlık seçiminde iddialı
    olmadığını peşinen kabul etmiş oldu.

    Vekil seçimlerinin sonucunu tahmin etmek
    biraz daha zor.HDP’nin barajı aşamaması durumunda Cumhur ittifakının çoğunluğu
    sağlaması kesindir.Barajı aştığında da
    Cumhur’un kazanma ihtimali yüksek. Çünkü 1 Kasım seçimlerinin sonucuna göre Ak Parti+MHP oyları %60’ın üzerinde.
    MHP oylarının hepsi Akşener’e gidecek değil ya.

  20. Ben şahsen etrafımda daha önce ERDOĞAN ve AK partiye oy vermiş ama bu defa vermeyeceğim diyen birine rastlamadım…ama varsa bile istisna oldugunu söyleyebilirim..burada SÜPRİZ MHP dir yani MHP Nin ve tabanının alacağı oy hem MECLİS i şekillendirecek hemde İLK TURMU Yoksa 2 nci turmu bunu ortaya koyacaktır.MHP nin en az YÜZDE 8-11 Aralıgında oy alacagını düşünüyorum bu durumda Meclis çogunlugunu CUMHUR İTTİFAKI açısından sorunu olmaz ama CUMHURBAŞKANLIGINDA mhp nin ERDOĞAN a desteğinin bu kadar olacagını sanmıyorum ve bu rakamı 4-6 arasında olacagını düşünüyorum RTE nin kendi oyu yüzde 48 ise 52-54 bandını yakalar yok oyu 45 ise 49 ve 51 bandında kalır…yani heriki durumda bile 2 nci tur ERDOĞAN İÇİN GARANTİDİR….Benim vatandaş olarak yorumum bu …ha benmi elbette CUMHUR İTTİFAKI VE ERDOĞAN diyeceğim…

    • 1 sene önce %49 hayır diyenlerden sizin yorumunuza göre %3-4 RTE’ye dönenler olacağını söylemişsiniz. Neden böyle bir şey olsun? Referandumda hayır verenlerin bu seçimde Erdoğan’a oy vereceğini mi düşünüyorsunuz? O günden bu güne iyiye giden bir şey yok, o gün Hayır cephesini Kılıçdaroğlu gibi düşük bir profil taşıyordu, bugün Akşener, İnce, Demirtaş ve hatta Karamollaoğlu gibi yüksek profilli ve karizma sahibi liderler var. Nasıl oluyor referandumdan daha iyi bir sonuç bekleyebiliyorsunuz?

      Diğer taraftan MHP’nin %11 oy alacağını söyleyenler bence sahayı hiç takip etmiyor, MHP bu seçim itibariyle tarih olacak…

  21. Bu seçimde anketlere güvenilmez, çünki insanlar kaygılı, sosyal medyada görüyoruz, bel üstü çalışan iddialı parti taraftarı yok, bir tarafta 2. sınıf araçlar için ödenecek rakamı paylaşıp Osmangazi köprüsünün geçiş ücretinin 146 lira olduğunu haykıranlar, bir tarafta cami mahlasında kraliçe çok yaşa yazan resimler paylaşanlar, sosyal medyadaki paylaşımları görüyorsunuzdur, taraflar seçimi kazanmak için her yolu meşru görüyorlar, göz göre göre yalan söylüyorlar. Bir anket tecrubemi analatayım sizde kısadan hisse artık ne çıkarırsanız; üskdarda simit sarayında oturuyoruz bir arkadaşla, gelen anketör arkadaşın sorularını yanıtladık, isim soy isim yazdı, sonra telefon numarası istedi, ben tereddüt gösterdim ama diğer arkadaşım verelim dedi verdik. Anketler böyle yapılıyorsa muhalif düşüncesi olanlar nasıl ifade edicek, ifade edebilecekmi? Ha biz doğruyu söyledik, bence seçimin ilk turda bitmesi için AK parti oylarının açık ara önde görünmesi lazım, 53-56 bandı kurtarmaz.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here