Ali Babacan’ı getirsinler, dolar düşer.. Gülen’i Papa ile buluşturanı biliyorum, ama..

24
Komisyon çalışıyor...

Lâfını kimselerden esirgemeyen bir işadamı dostumla karşılaştım. “Seninkiler” dedi bana, “Doların ateşini mi almak istiyorlar sahiden, yoksa ısıyı daha da artırmak mı? Eğer aklımın ermediği bir şekilde doların fiyatını sürekli artırarak Türk Lirasını iyice değersizleştirmek istiyorlarsa…”

“Hiç öyle şey olur mu? Elbette makul bir noktada tutmak istiyorlardır” cevabım üzerine de şunu söyledi: “Hiç vakit kaybetmeden Ali Babacan’ı ekonominin başına getirsinler… O hâlâ AK Parti’nin milletvekili değil mi? Piyasalar şu aşamada ekonomi yeniden Mehmet Şimşek’e emanet edilse de güvenmez çünkü…”

Dedim ya, işadamı dostum lâfını esirgemezlerden…

Ali Babacan: Düşünceli..
Ali Babacan: Düşünceli..

Babacan’ı iş kotarma peşiden biri yaptılar

Ali Babacan’a böyle bir teklif götürülse, “Aman, aman” diye kaçacağını biliyorum.

Görevlerini bırakıp sivil hayata karışacağı, üç dönem kuralı yüzünden milletvekili adayı da gösterilmediği 7 Haziran (2015) öncesinde, oturmuş, siyasi hayatı boyunca yolunun kesiştiği yerli-yabancı kişilere “Görevdeyken bana gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim” diyen bir mesaj göndermiş…

Mesajlardan biri de Robert (Bob) Zoellick’e gitmiş…

Zoellick İstanbul’daki Bilgi Üniversitesi’nin Amerikalı patronlarının yakınıymış… “Yahu böyle bir değer var, alın, üniversitenin yönetiminde yararlanın” diye adamlara not göndermiş…

İki gündür trol saldırısı altında Ali Babacan… Nezaket gereği kimbilir kaç kişiye daha yazılmış basit bir ‘teşekkür’ notunu ‘yabancılardan iş talebi’ olarak algılmak için hayli mürekkep yalamış olması gereken insanların…

Tabii ‘bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oldukları’ için “Kimdir bu Bob Zoellick?” araştırmasını da yapmamışlar…

Yapsalardı, Türkiye’nin ekonomiden sorumlu bakanının en iyi tanıyacağı birkaç yabancıdan biri olduğunu göreceklerdi.

Robert Zoellick Dünya Bankası’nın başkanıydı çünkü.

Dostuma, “Kendisi ne yapar bilmem, ama ben onun yerinde olsam…” diye başlayan bir cümle kurdum.

Eh, ben de lâfımı esirgeyecek değilim ya?

Özellikle de zihnim başka bir konuya takılıyken…

Selçuk Özdağ:Açık sözlü..
Selçuk Özdağ:Açık sözlü..

Selçuk Özdağ da sözünü sakınmayan biri, ama…

Zihnimin takıldığı esas konu, Meclis 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu başkan yardımcısı Selçuk Özdağ’ın Komisyon’da yaptığı çıkış…

Herhalde medyada genişçe verildiği için bilginiz dahiline girmiştir…

Komisyona daha kimlerin çağrılması gerektiği üzerinde konuşurlarken, söz nereden gelmişse Papa ile görüşmeye gelmiş; Selçuk Bey de şunları söylemiş:

Gülen ve Papa görüşmesine kimin aracı olduğunu biliyorum; Dışişleri Bakanlığı ve Vatikan’dan bunun sorulmasını istiyorum. Hangi parti ile ilişkisi vardır, bunu da biliyorum. Çok önemli bir isimdir, Türkiye’de yer yerinden oynayacaktır…”

Önce içimden, “Nihayet bir AK Parti milletvekili de benim ‘Ben Böyle Gördüm’ kitabımı okumuş” düşüncesi geçti.

Kitapta bayağı ayrıntılı anlattığım bir konudur bu.

Selçuk Özdağ AK Parti Manisa milletvekili; hemşehrim sayılır. ‘Açık sözlü biri’ diye uzaktan duyardım; geçenlerde yine Komisyon’dan gazetelere yansımış şu çıkışı öyle olduğunu pekiştirdi.

“Üniversitede profesör olsaydım, şimdi atılmış olacaktım; çünkü milletvekili seçildiğimde 120 bin lira kredi çekecektim, en ucuz, yüzde 0,9 ile, Banka Asya veriyordu, oradan çektim. Kriter buysa…”

Gerçekten de Bank Asya ile alacak-verecek ilişkisi bulunan pek çok devlet görevlisine işten el çektirildi.

Önemli bir çıkıştı Selçuk Özdağ’ın yaptığı…

Ben Böyle Gördüm
Ben Böyle Gördüm

Vatikan randevusunu kim aldı?

Gelelim Vatikan’da Papa ile görüşmeye…

O konuda hemen her şey en ince ayrıntısına kadar biliniyor.

Yazdım çünkü.

Kitapta o bilgilerin yer aldığı bölüm (s. 121-123) ‘Vatikan randevusunu kim aldı?’ başlığını taşıyor.

Şunu yazmışım:

“İstanbul’da ABD Başkonsolosu Deborah Jones’un düzenlediği ve benim de katılımcılarından olduğum yemekli toplantıda, Monsenyör Marovitch, ‘Vatikan ziyaretini ayarlamıştım, ama Türkiye’nin Vatikan Büyükelçiliği randevuyu iptal etti’ demişti.

“Toplantının ABD tarafınca tutulan ve sonradan Wikileaks’te metni açıklanan raporunda, Marovitch’in iddiasının başka bir bilgiyle çeliştiğine dikkat çekiliyor. Onlardaki bilgiye göre de, ziyareti (Üzeyir) Garih’in Gülen’le tanıştırdığı Abe Foxman’ın ricası üzerine New York Kardinali ayarlamış…

“Aslında anlatımlar arasında bir çelişki yok. Bir yıl önce (1997’de) için planlanan Marovitch’in ayarladığı randevuyla yapılacak ziyaretin TC Roma Büyükelçiliği tarafından iptal edilmesi üzerine, Abe Foxman devreye girmiş ve New York Kardinali John O’Connor Papa ile gerçekleşen randevuyu sağlamış olmalı.”

Amerikalılar bir dönem Gülen’in artık Türkiye’ye dönmesini istiyor hale gelmişlerdi. Özel şartlar taşıyan vizesini iptal etmişler, kendisini ziyarete gelen yakınlarını, vizeleri olduğu halde, havalimanından geldikleri uçakla geri çevirmeye başlamışlardı.

İşte o dönemde, AB’nin İstanbul başkonsolusu Deborah Jones, evinde ziyafet çekme bahanesiyle topladığı Gülen’in yakınlarına, “Söyleyin de geri dönsün” tebligatında bulundu.

O yemekte Papa ile görüşme de gündeme gelmiş, orada bulunanlardan, sonradan Roma’da tuhaf bir kazada ağır yaralanan Vatikan’ın İstanbul temsilcisi Monsönyör Moroviç, “Görüşmeyi ben ayarladım” demişti.

Jones, “Bizdeki bilgi farklı” notu düşmüştü Wikileaks tarafından ifşa edilecek raporunda ve Abe Foxman ile New York Kardinali John O’Connor adlarını zikretmişti. Bir de, Gülen’i Foxman’la tanıştırdığı için Musevi işadamı Üzeyir Garih’in…

Selçuk Özdağ kimi kast ediyor acaba?

Thomas Mİchel: Gizemli rahip..
Thomas Mİchel: Gizemli rahip..

Thomas Michel adlı rahip

Bir kişi daha, Vatikan tarafında, randevu sağlanmasında etki kullanmış olabilir…

Roma’daki görüşme fotoğrafındaki kare içerisinde o da görünüyor: Rahip Thomas Michel

Ankara ve İstanbul ilahiyat fakültelerinde dersler de vermiş olan biridir Thomas Michel. Türkçe bilir. Vatikan’daki dinler arası diyalog dairesinin başındadır…

Selçuk Özdağ fotoğrafa bakıp bir de kitabımın onunla ilgili bölümünü (s. 210-213) okumuşsa, Rahip Michel’in vaktiyle CIA’de çalışmış olabileceğini ima eden satırlardan etkilenmiş olabilir.

O imayı yapan ben değilim, ‘Papayı Öldürmek’ adıyla Türkçeye de çevrilmiş romanın yazarı Tad SzulcPapa gibi Polonya asıllı Szulc kendisine verilen raporu romanlaştırırken en merkezi yere genç bir rahibi oturtmuş, kitabın sonunda da onun Thomas Michel olduğunu yine kendisi açıklamıştır.

İyi de, CHP’lilere dönüp, “Hangi partiyle irtibatlı olduğunu da biliyorum, açıklarsam yer yerinden oynar” demeyi hak eden isimler değil ki bunlar…

CHP’ye bir dönem genel sekreterlik de yapmış Kasım Gülek mi kast edilen acaba?

Kasım Bey Vatikan’da Papa buluşmasından (9 Şubat 1998) iki yıl önce, 19 Ocak 1996’da, vefat etmişti.

Ben de merakla bekliyorum kimliğin açıklanmasını…

ΩΩΩΩ

24 YORUMLAR

  1. Sevgili akpli kardeslerim size bir kac sorum olacak sayin cumhurbaskanimiz bir acilista konusma yaparken aynen sunlari soyledi; bu ulkeyi topla mermiyle yikamayanlar ekonomik krizle yikmaya calisiyorlar! Simdi burdan ne anlamaliyiz? bu ulkeyi 14 senedir kim yonetiyor ? Ekonomi kimin elinde? Neden yaptiklari hicbir olumsuzluklari kabul etmiyorlar? Cemaat kandirdi! Pkk kandirdi! imf kandirdi! Daha vs vs.Bunlara nasil bi aciklik getireceksiniz acaba? bir akpli yilda 20 kez kandirilabiliyor mu? Fetö mu devlete sizdi devlet mi fetö ye belli degil… Dun rusya’ya kafa tutup kapi kapatanlar ertesi gun ciceklerle turist karsilamadilar mi? Simdi ayni seyi ab ye yapiyorlar biz mangal komurunu bile yurtdisindan aliyorken neyin heybeti bu? Ve bundan en cok zarar gorecek olanlar yine halk olarak bizler degil miyiz? Neden sorgusuz sualsiz biat ediliyor soyler misniz???

  2. Aynen istifa etmeleri gerekir. Etmiyorlarsa hukumet gorevden almalilardi..o komisyondan birsey cikmaz.. devlet ihalelerinin TL ye cevrilmesi guzel birsey.. MEB Feto ile iliskisi bulunmayan ogretmenleri tekrar geriye almis bunlar guzel haberler umarim bu rakamlar cogalir.. gazeteci is adami.. bunlardan sucsuzlari tahliye etmesini bekliyorum milletin coluk cocugu var.. Cumhur baskanlik yetkileri sorumluluklari halka anlatilmali.. anlatilmazsa referandumdan gecmez.. Rabbim bizleri affetsin.. hidayet versin. Devletsiz birakmasin..Rabbim kurduyle turkuyle laziyla vs Biriz. Birligimizi bozmaya calisanlara firsat vermesin. Pek cok selam ve dua ile..

  3. Sayın Koru,
    Ben “Gülen-Papa görüşmesinin ve bu görüşmenin kim tarafından ayarlandığının” 15 Temmuz Darbe Girişimi ile ilgisini anlayamadım. Komisyonun bunu niçin sorduğunu da anlayamadım. Kabul ediyorum ben AKP’li dostlarım ve troller kadar zeki değilim ama gene de bana bu sorular saçma geliyor. Darbeyi kim yapmaya kalktı? Kimlerden emir aldılar? MİT ve Genelkurmay Başkanı/Kuvvet Komutanları bundan haberdar olmadı mı? İçinde mi idiler, sonradan mı vazgeçtiler? gibi soruları sor(a)mayan komisyon tarih araştırmacılığı gibi bir işe girişmiş anlaşılan. Oldu olacak Papa II. Jean Paul’ü de mezarından soruştursunlar, belki yeni bilgilere ulaşırlar.
    Papa buluşması ile darbenin ne ilgisi olabilir? Biri çıkıp bu ve benzeri soruların komisyonda niye sorulduğunu lütfen açıklasın. Ama “bu işi FETÖ yaptı, bu belli, biz FETÖ’yü araştırıyoruz” diyorlarsa o zaman komisyon adını değiştirsin. Hem yargının yerine geçmeyelim diyorlar hem de yargılamadan yargının yerine hüküm verip infaz da yapıyorlar.
    Sayın Eseyan’ın iddiaları hoş ama ancak gülünecek şeyler. Siz ülke olarak ardarda iki lig aşağı düşüyorsunuz, sonra da kalkıp bana ekonomi komplosu kurdular diyorsunuz. AKP’nin Ak Parti olduğu günlerde dışarıdan onca övgü ve destek/para akarken niye size komplo kurmadılar acaba? Aynı etkenlerle farklı sonuç almayı beklemek pek akıllıca değil. Şu an gittiğimiz yoldan daha önce giden ülkelerin hali ortada. Tek adam rejimleri toplumlara ciddi irtifa kaybettirip duvara toslattı. Bizde de farklı olmaz. Haydi hayırlısı.

  4. Komisyon üyesi Mv. Selçuk Özdağ nihayet açıklamış. Papa ile Gülen’i görüştüren Bülent Ecevit’miş. Aman ne önemli. Papa ölmüş, Ecevit ölmüş. Araştırma komisyonu Vatikan’a yazı yazıp açıklama isteyecekmiş.

    Nedir bu komedi anlamış değilim. Bu komisyon darbe/örgüt araştırmıyor. Gerçekleri örtmeye çalışıyor diye düşünüyorum. Darbenin bir numaralı aktörleri (mağdurlar) MİT başkanı, GKB, Kuvvet Komutanları dinlenmiyor, davet bile edilmiyorlar. Bari yazılı bilgi isteyin. Bunlar yok, o zaman neyi konuşacaksınız. Bir tarihte Papa ile görüşmüş FETÖ, acaba altında ne var? Günlerce bunu araştıralım. Türksat’a gidelim, Fatiha okuyalım, ah vah edelim. Bunlarla günler geçsin. Gerçekten komedi bu, komisyon aldığı maaşları haketmiyor. İsraf ediyor. Yazık ediyor. 250 şehidin de hakkını aramıyor.

    Ahmet Zeki Üçok doğru soruları sormuş: Bu komutanlar ve MİT müsteşarı neden hala görevdeler?

    http://www.haberturk.com/gundem/haber/1328501-ahmet-zeki-ucok-genelkurmay-baskani-ve-mit-mustesari-ifade-versin

  5. AL-İ İMRAN-54:(Bismillahirrahmanirrahim) Ve mekerallahu ve mekerallahü, vallahü hayrün makirin”
    MEALİ:”Hile yaptılar, Allah onları cezalandırdı. Allah, hile yapanların cezasını en iyi verendir.”

  6. Bugün gazetelerde şöyle bir haber var:

    ABD’nin California eyaletinde bir konserde yangın çıkmış, 9 kişi ölmüş, 13 kişiden haber alınamıyormuş.

    Konser de bir depoda veriliyormuş nedense. Bu olaydan dolayı ABD’de hükümet mi suçlandı acaba?Belki de suçlanmıştır. Ben ABD basınını takip eden biri değilim. Takip edenler bizi de bilgilendirirse müteşekkir kalırız. Mesela yetkililerden istifa eden falan var mı?

    • 04 Kasım 2015, bir gece kulübünde 32 kişi öldüğü için Romanya başbakanı Victor Ponto istifa etti.

      27 kasım 2013, Başkent Riga’da bir süpermarketteki kaza sonucu 54 kişi öldü ve Letonya Başbakanı Dombrovskis istifa etti

      13 Mayıs 2014, Soma’daki maden faciasında 301 insanımızı kaybettik. Hükümette istifa eden oldu mu?

  7. Cok ilginc seyler bunlar, artik yazilarinizin bu sekilde heyacan yaratanlarinin devamini getirirsiniz.oyle zannediyorumki yeni vemacera tuten bir yazi seruveni baslayacak
    …..addin kaya
    El opme olaylari falan aslinda ana tema ve elestirilen yada tepki ceken kisim
    Bunu sizden dinlemek tabiiki cok daha baska olacak.
    Acaba el opmedeki amac neydi.
    Takipcilerine bunu nasil anlattilar.
    Hic bu konuda aciklama duymadim.

    Kabuledilemwyen yada tepki ceken gorusme degil el opme.
    Simdi turkiyedeki diyanet baskani ile almanyadan gelen din gorevlisi gorusse bunu elestirecekmi alman muhafazakar/basin/ vatandas
    Aslinda yapilan(ziyaret) amacina uygun oldugu muddetce yadirganmasi gereken degil aksine tesvik edilmesi gereken davranis
    Icerigi halka acik oldugu muddetce.

    Yutubeda dikkatimi cok cezbeden bir baska gorusme feto alparslan turkes gorusmesi.
    Cok ilginc sahne.
    Aslinda bugun okudugum bir baska yazi var en az fehmi beyin bugunku yazisi kadar ilginc dsha sonra ahmet bey iIn verirse potalariz burada
    Kizey irak, kuzey suriye kuzey golan

  8. Hızlı yol almakla herzaman erişilmez menzili maksud.. Acelesi olanlar için vazgeçilmez seçenek sayılan hızla yol almanın kendince riskleri vardır. “ACELE İŞE ŞEYTAN KARIŞIR”deyimi, bu konuda daha bir geçerlidir. Trafikte kullanılan, “acele giden, ecele gider” sloganının başka versiyonları, “hızlılık”la yol akadaşıdır.

    Özellikle bir ülke ve millet için hayati önem taşıyan yönetimle ilgili tasarruflar işleri, kırk ölçüp, bir biçmek, olmazsa olmaz ilkedir. Başkanlık konusu, birey planındaki belirgin özelliklerle şekillenen toplumun yapısı, kadim tarihi, yakın geçmişi, kültürden ekonomiye ülke gerçekleri ve uygulanmak istenilen yeni modelin evrensel örnekleri ışığında enine-boyuna ve çoğulcu değil, katılımcı bir yaklaşımla ilmi değerlendirmeği gerektirir.

    Ve sonra… İkame edilecek yeni kanuni düzenlemenin kimyası, muhtevası, tek adam profili, bünyenin reddetmeyip benimseyeceği nitelik taşımalıdır; bir cümleyle, GEÇMİŞİ, GELECEĞİNE KEFİL OLMALIDIR. Her sınıf geçen öğrenci “çalışkan” sayılmaz, Teşekkür ve takdir belgeleri olmalı..

    Bir milletin, iyi nutuk atıp, öğüt verecek lidere değil, örnek olacak öndere ihtiyacı vardır.

    Söz buraya gelince, kullandıkça yıpranmayan, bilakis parlayan özdeğişi anmazsak, hatırı kalır: “AİNESİ İŞİDİR KİŞİNİN, LAFA BAKILMAZ.” Çünkü laf karın doyurmuyor. Hele de hormonluysa, zararlı oluyor!..
    Doygunluk, tatminkarlık sadece ekonomik boyutuyla alınmasın.

    Üstünlerin hukuku yerine, hukukun üstünlüğü içte ve dışta , “düşmanlığı, düşmanları azaltıp, dostluğu, dostları çoğaltmak.” Adalet ve ehiyet olmazsa olmazını illaki gözetmek. Bir topluluğa olankin, garaz, öfkeyle adaleti, hakkaniyeti ayaklar altına almamak, biat kültürünü kayıtsız, şartsız hale getirmemek …

  9. Cumhurbaskanimiz “Faiz meselesini çözmemiz gerekiyor. Yalnızlığımı biliyorum ama mücadelemi sürdüreceğim. Kararlıyım! Faizi bir sömürü aracı olarak görüyorum ve faizi yatırımcıyı köşeye sıkıştırma aracı olarak görüyorum” dedi. Am diger taraftan devletin ve belediyelerin tum islemlerinde gecikme zammi, gecikme faizi var ve cok cok yuksek. Ayrica Hayrettin Karaman hocamizda enflasyon kadar faiz caiz diyor. Yani reel faiz haram dedi. Simdi biz isin esasini mi hedef aliyoruz yoksa kutuplastirarak gercekleri golgeleme siyaseti ile fazi yeni dusman mi ilan ediyoruz? Biraz kafam karisti acikcasi. Sahi Ali Babacan doneminde de bu reel faizler vardi, neden simdi faiz sorun oldu ki?

  10. Bu günlerde ben hep rahmetli Erbakani hatırladığımı dünde yazmıştım. Bugün de gene onu hatırladım. 1970 lerde biz her gün iki gazete aliyorduk, biri sağcı diğeri solcu gazetler idi. Ben ve kardeşim hep sipor sayfalarını okurduk, ön sayfaya hiç bakmazdık. Bir sabah ben gazeteleri kapinin önüden aldığımda solcu gazete üsteyidi, bide ne göreyim 2 tane motorsikletli hippi genç resmi (o zabanla hippiler meşhurdu) gazetenin birinci sayfasını kaplamış ve üstede şoyle yaziyor. “Erbakanin oğullari.” Gerisini yazmama gerek yok rahmetlinin Müslümanlığından tutunda ne yalanlar, iftiralar neler neler. Aradan ne kadar zaman geçtiğini hatırlamiyorum. Bir sabah gene ben gazeteleri elime aldığımda. AA bu de ne demişim. bu kez de Erbakanin sekreteri ile düşüp kalkmış onun için evlenmek zorunda kalmış falan filan Kardeşim bana şunu sordu. “Sen o hippi resimlerini hatirladınmi?” Evet hatirladim, kadeşim hayretle şöyle dedi,” ama bu adam yeni evlenmiş.” O günden sonra ikimizde o gazeteyi okumadığımız gibi elimizi dahi sürmedik. Yalnız o zaman bir taraf yalan iftira yazdığı zaman karşi tarafda onlarin yalanlarını açığa çıkarırdı. Ya şimdiki trolar hep bir ağızdan liç kampanyalari başlatiyorla onlara mualif olan basin yayin kuruluşlaride yok edildi. Allahdan Çok geçmeden bilmiyerek kendi kendilerini yalanliyorlar. Fehmi bey herşeyi çok güzel açıklamış. Bunlar acaba herkesi kandırdıklarınımi zannediyorlar, yoksa gerçekdenmi bu kadar bilgi eksiklikleri var. Ali Babacanın e-maillerini yayınlamşlar sanki onlardan başka İngilizce bilen yok. insanların gözünün içine bakarak iş ariyor diyede iftira atiyorlar, sanki bu vatan sahipleri onlarinmiş gibi çik git diyecek kadar basitleşiyorlar. Allah Doğruların yardımcısı olsun. Allaha emanet olunuz

  11. Bank Asya ile alacak verecek ilişkisi olduğu için, Zaman gazetesi okuduğu için kamudan atılma söylemini abartılı buluyorum. Bunlar ancak tali işaretler olabilir kişinin fetö ile derin ilişkisine.

    Ancak Devletin, Bank Asya’yı mercek altına almasından sonra, fetönün talimatıyla başka bankalardan kredi çekip Bank Asya’ya yatırmanın masum bir hareket olduğu söylenemez. Bilakis örgütle sıkı bir işbirliği içinde olunduğuna, oranın talimatlarına göre hareket edildiğine delalet eder.

    Yasal faaliyet gösteren bir bankanın batmaması için çalışmak suç mu?söylemi örgütle bağlantının üstünü de örtmez. Sadece kişinin uyanıklığını gösterir.

    Kamudan atılanlar,biz bu örgütün böyle olduğunu bilmiyorduk, orada bulunduğuma çok pişmanım, Türkiye’ye bu kötülüğü yapan fetöyü kınıyorum diyebiliyorlar mı? Yoksa hala bu bir senaryo mu diyorlar?

    Önde gelenleri, abileri, kod adıyla çalışan “hizmet hareketi”mi olurmuş? 40 Yıl hareketin içinde bulunan insanlar, örgütün dinleme merakından bahsediyorlar. Tecessüsü en büyük günah sayan bir dinin mensubu olanlar bunu nasıl yaparlar?

    Hülasa nereden baksan bu örgütün ne mal olduğu ortaya çıkıyor. Dolayısı ile hala bu örgüte sempati besleyenlerle Devletin yollarını ayırması, kusura bakma seninle çalışamam demesi normaldir. Ancak orada bulunmaktan dolayı derin bir pişmanlık duyması,adeta tevbe-i nasuh yapması kişi için hafifletici sebep olarak görülebilir. Ayrıca açıkça suç işledikleri sabit olmayanların içeri atılması konusunda kılı kırk yarmak gerektiğini söylemeye bile hacet yoktur.

    Bir de fetöcüler,iktidar muhalifleri, doların fırlamasına seviniyorlar mı, yoksa üzülüyorlar mı acaba? Bunun için bize cevap vermeleri gerekmez. Kendi vicdanlarına cevap vermeleri yeter.Belki de bu iktidardan kurtulmak için ekonominin dengelerini bozmak da bir yöntemdir diyebilirler. O zaman da üzülüyor numarası çekmesin kimse bize. Dostluğun da düşmanlığın da samimisi makbuldür bana göre.

    • Tecessüs,en büyük günah olmaktan ziyade
      büyük günahlardan biri.Cümledeki “en” fazla.

      K.Kerim’de لا تجسسوا/Tecessüs etmeyiniz!
      buyruluyor.

      • Markar Esayan’ın bugünkü yazısının
        son paragrafı:

        “Sistem değişikliğinin son düzlüğe girmesiyle döviz üzerinden yaşadığımız saldırı dikkati çekmektedir. Vatandaşın şunu sorması lazım: Neden küresel finans sistemi benim hükümet sistemimle bu kadar yakından ilgili? Cevabı basittir. Bu değişiklik ile Türkiye’yi etkileme, kontrol etme ve sömürme güçlerini kaybedeceklerdir. Sadece bu durum bile bu değişikliğin ne kadar hayırlı olduğunu kanıtlamaya yeterlidir.”

        • Markar Esayan’ın yazdıklarından sonra Yiğit Bulut’un aşağıdaki sözlerini de okuyunca , hakikaten taşlar yerlerine oturuyor! Böyle bir ortamda Ali Babacan’a yer olmaması gayet normal.

          “Suikast sadece fiziki olmaz. Sadece insani kimliğimle bir şey söylemek istiyorum. Beni yanlış anlayan da anlasın. Ben eminim ki bir çok merkezde telekinezi, uzaktan etkileme ve daha bir çok yöntemle Recep Tayyip Erdoğan’ın ölmesi için çalışma yapılıyor. Onun yok edilmesi için uzaktan tesirler gönderiliyor.”
          https://www.youtube.com/watch?v=24Nt4mOMyWE

        • Bekir bey.Size göre Fetullah terör örgütü.Lideri hakkında bir kaç sorum olacak lüfen cevaplarmisiniz
          1.Fetullah Gülen, zenginmi veya her hangi bir mal varlğı varmi?
          2.Siz şimdiye kadar onun akrabalarından her hangi birisinin lüx bir hayat yaşadığını duyup veya gördünüzmü?
          3.”AKRABALARİNDAN”Her hangi birisini devlette (bakan,genel müdür vb) olduğunu duydunuzmu?
          4.Dünyanın birç çok ülkesinde onu tavsiyesi ile açılmış iş yerleri ve okullar var, bunların her hangi birisinin açılış’ina katılp kendisini alkişlattığını duydunuzmu?
          5.Bu kadar insanlari fetocu diye hapise tikip malları mülkleri yağmalandi ya bu “ÖRGÜT” lideri dediğiniz bir günde çıkı olanlara sokaklara dökülün dediğini duyup veya gördünüzmü?
          6.Fetocu diye tutuklananlardan veya onların akrabalarından her hangi birisinin küfür,iftira, bed dua, ellerine kelepçe takanlara karşi kötü bir harake vb duyuo, okuyup,gordünüzmü?
          7.Bu cemaat neden AK partisi iktidara geldikten sonra halk tarafindan bu kadar nefret edildiklerini de anlatirmisiniz? Ne olduda bu cemaaten olmiyanlar 2002 kadar bunlari çok severken adate bunlara düşman oldular? Aslinda ben bunu çok iyi biliyorum buraya yazarsam yazim yayınlanmaz. onun için sizden cevap vermenizi isdirham ediyorum. Sağlicak kalin.

          • Saygıdeğer Nurdan hanım; size daha öncede srmuştum ama yanıt alamadım veyahut görmediniz. Darbeyi kim yaptı Nurdan hanım? Siz sanırım çok ”UZAKLARDA” yaşıyorsunuz. tabanın bu kadar mağdur edilmesine, bank asya veya aktif sen gibi uygulamalrla insanların işinden gücünden edilmesine şiddetle karşıyım, bunu ifade edeyim.
            Doğru Fethullah GÜLEN in, Akrabalarından hiç kimse yok devlet kademelerinde. Adamın mottolaşmış müritleri bütün devlet kademelerinde, kollektif olarak kendilerinden olmayanları silip süpürmüş, ”KENDİ” siyasi gündemlerinide devlete dikta ettire ettire, devletin çökmesine, daha doğrusu iç savaşa ramak kaldı. siz neden bahsediyorsunuz ? türk toplumunun bunlardan nefretini görmek için gelin ve biraz yaşayın Türkiyede.İnsanlarla biraz konuşun, ne hocaymış, ülke direkten döndü, müritleri hala daha olan biteni görmüyor, göremiyor, daha doğrusu görmek istememekte. Allah sizi ıslah etsin.
            Bu arada devletten uzaklaştırılarak aç açık ve işsiz bıraklıan safiyane duygularla bu cemaate bir şekilde bulaşmış kişilerede devlet sahip çıkmalı. Toplumsal bir sorun olarak büyümeden, bir şekilde halledilmeli. Keza bu insanların bu şekilde toplumsal dışlanmaları mezhepsel veya islami olarakta farklı bi yönelime kayabilir.

          • Sayın Nurdan; Fetö’cü tayfasının çeşitli kamu kuruluşlarında köşe başlarına yerleşmelerini ve aynı tayfanın 17-25 aralık ve 15 Temmuz darbe girişimlerine nasıl bir izah getiriyorsunuz? merak ediyorum.

        • “tecessüs,en büyük günahlardan biridir.” tesbitini yaptıktan sonra Varsayım cümlelerinin alameti farikası olan, “delalet eder,tali işaretler, diyebiliyorlar mı? ,Bu örğüte hala sempati besleyenler, derin bir pişmanlık la tevbe-i nasuh yapmalı..(.Bir de,etkin pişmanlık şartı ilave edilmeliydi!).. Bunların hepsi, tecessüs ürünü değil mi?

          Kerim kitabımızın,”tecessüs”ihtarını hatırlattıktan sonra,tecessüs ağırlıklı bir yazı yazmak, nasıl nitelendirilir, takdiri okuyanlara bırakıyorum. Müslümanın mutlaka yapmaması gerekenlerden ikisi de, biliyorsa doğruyu söylemek, bilmiyorsa susmak ve hükmettiği zaman, bühtandan kaçınarak adaletle hükmettir.

          Niyet okuyarak, ahkam kestikten sonra, “vicdan”dan bahsetmek tam bir tezat..

          Zulme rıza zulümdür. Adaletle hükmetme sürecinden önce, faraziye ve negatif duygularla yapılan sakıncalı tasarruflarlar zulmen yapılmış olur.

          Bank-Asya 4 ay önceye kadar resmen kapatılmamıştı. Yazılacak çook şey var..
          Onyılı aşkın ahbap-çavuş ilişkisi, -17-25- 2013 Aralık vakıası, yani usulü yanlış, sonucu devlet için faydalı olay olmasaydı bozulacak mıydı acaba?.
          Kandırılmak, yanıltılmak lüksü olmaması gereken büyüklerimiz için mazeret olabilen gerekçeler, hayat tecrübesi olmayan gençler için niçin geçerli sayılmıyor?
          İslami düsturlar, hukukun”beraati zimmet”ilkesine uyuluyor deniliyorsa ,ne diyelim… Son söz Bismillahi rahmanirrahiim “Mekerallahü mekren hayrul makirin.”

          • yası rumuzuyla yazan arkadaş elimde babamın baglı bulundugu tarikatın huzur yolu adı ile basılmış bir kitabı var ve kitabta bir mürşidi kamil kendisine baglı olan müridinin her şeyinden haberdar olur diye yazıyor gülenin mottolaşmış müritleri diye bir ifadeniz var ben gülen camiasıyla alakalı bir kişide degilim ama bizim inanç kültürümüzde büyüklerin hikmetinden sual olunmaz anlayışı yada mürşid olarak görülen kişinin yaptıgı işlerde bununda vardır bir hikmeti inancı etkili olabilirmi yani mottolaşmış mürit lik varsaki bende varolduguna inanıyorum bu inanış sadece gülen camiasına has bir tavır degildir

    • Yurtdışındakilerin sevindiği kesin… Ama, bu ülkede yaşayıp, gelecek bir ekonomik krize sevinmek ahmakça… O kriz geldiğinde 2001 krizinden de kötü olacağı belli… Doların yükselmesine sevinen var mıdır bilmem… İnsanoğlu bu … bazen ahmakça düşünceler geçen aklından …. Ancak, krize birilerinin sevinip sevinmediği önemli değil, krizi önlemekle yükümlü iktidarın ne yaptığı ve ne yapacağı önemli olan…

YORUM YAP