Bir fotoğrafın bana hatırlattıkları…

6

Türkiye gazetesinde bugün bir fotoğraf gördüm; Fuat Uğur’un sütununda yayınlandı.

Yukarıda benim de sizlerle paylaştığım fotoğrafta, biri otururken diğeri ayakta çay içen iki kişi ile elinde bardağıyla yazarın kendisi var.

Eski günlerden bir fotoğraf.

Yer HBB televizyonu imiş… Yazar, “Zamanında böyle bir televizyon vardı”  diyor…

HBB Televizyonu

Vardı ve bir şey söyleyeyim, ekranlarında en çok tartışma programlarına yer veren ve özel televizyonlar arasında ben dahil pek çok kişinin ilk ekran deneyimlerini konuk olarak yaptığı bir kanaldı HBB.

[HBB, ‘Eyç Bi Bi’ diye telâffuz edilir, bazıları onu ‘Habibi’ diye okurdu.]

Sonradan MHP’den milletvekili olacak Mithat Melen mesela, orada Duvar adıyla bir tartışma programı yapardı. Yeni Şafak gazetesini en dışa açık döneminde yönetmiş Selahattin Sadıkoğlu’nu HBB yayın yönetmeni olarak hatırlıyorum. Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi ile Takvim yazarı Bülent Erandaç da Ankara büroda muhabirdiler.

Kanalın başında da onlara bu özgürlükçü ortamı sağlayan Bülent Öztürkmen bulunuyordu.

Yazısından o sırada HBB haber dairesi başkanı olduğunu öğrendiğimiz Fuat Uğur, iki gün önce de, Hürriyet gazetesinden Rahmi Turan tarafından ‘solcu olduğu için’ kovulduğunu duyurmuştu.

Her eğilimden gazeteciyi bağrında barındıran bir kanaldı HBB

[İşin en ilginç yönü, bir zamanlar kendisini ‘huzur veren gazete’ olarak tanımlayan fotoğrafın yayınlandığı Türkiye gazetesi, şimdilerde bayağı keskin birkaç isme sütunlarını açmış durumda; en hiddetli ve şiddetli tartışmalar da TGRT ekranlarında yapılıyor. Zaman iddiaları da törpülüyor.]

Ünlü Mercümek olayı sırasında Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan’a ekranını açtığı gibi, Susurluk skandalı patladığında herkesin merak ettiği kişileri gazeteci Behiç Kılıç yine orada, HBB‘de, ağırlamıştı.

Sanat dünyasından İclal Aydın ve İpek Tuzcuoğlu gibi pek çok ağır isim de ilk kez HBB ekranlarında programcı olarak görünmüşlerdi.

Eskiler “Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” derlerdi; öyledir.

Bir büyük yanılgı

Yeniden fotoğrafa dönelim:

Fuat Uğur, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı henüz İstanbul’un çiçeği burnunda belediye başkanı olduğu günlerde konuk etmiş HBB’de. Birlikte çay içtikleri oturan kişi o; Tayyip Bey

Ayaktaki ikinci kişi?

Onun için, “Samimi söylüyorum, orada neden bulunduğunu hiç hatırlayamadığım İlhan Kesici’nin bu sohbette söylediklerinden aklımda kalan tek şey davudi sesiyle yaptığı CHP tarzı eleştiriler ve muğlâk ifadelerdi. Tabii bir de ne kadar zayıf olduğu. Şimdi maşallah ense kulak yerinde ve hayli cüsseli” ifadelerini kullanmış Uğur

Ben ise ilk baktığımda, fotoğraftaki ikinci kişinin farklı biri olduğunu düşündüm; hâlâ o kanaatteyim: O dönemde ve sonrasında da Tayyip Erdoğan’ın yanından hiç ayrılmamış olan Mücahit Arslan o kişi…

Şimdi AK Parti’nin Ankara milletvekili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da başdanışmanlarından…

İyi de insan, hem de hatırlayamadığı için kuşkuya düşmüşken, “Acaba bir başkası olmasın?” diye düşünmeli değil miydi.

Fuat Uğur düşünmemiş işte, bir başka zaman programının konuğu İlhan Kesici sanmış ikinci kişiyi…

Hafıza bazen böyle aldatır.

[Fuat Uğur’u 15 Temmuz’dan aylar önce (Nisan 2015’te) Gülen yapılanması içerisinde yer alan askerlerin ‘darbe’ hazırlığı yaptıkları, devletin de onların bu hazırlığından haberdar olduğuna dair iki yazısından da hatırlayacaksınız.]

İlhan Kesici sürprizi

Fotoğraflı yazıdan CHP’nin 2019 Ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP’nin adayı olarak İlhan Kesici’nin düşünüldüğünü de öğreniyoruz.

Zaten CHP milletvekili şimdi Kesici. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu muhtemelen kendisi aday olmayacak; eğer olmayacaksa ve parti içerisinden birini aday göstereceklerse isabetli bir aday İlhan Kesici olur.

[Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir belediye başkanı seçildiği 1994 seçiminde karşısındaki en önemli rakibi İlhan Kesici’ydi; o zaman ANAP’tan aday olmuştu Kesici… Daha sonra milletvekili seçildiği DYP’ye 2002 yılındaki kongresinde genel başkan adayı gösterilmişti.]

CHP cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olarak onu çıkartırsa, eskiden içinde yer aldığı ‘sağ’ sayılan partilerin tabanına hoş geleceği için bunu yapacaktır.

Görüyorsunuz bir fotoğraf insana neyi, neleri hatırlatıyor.

Has Bilgi Birikim, Eyç Bi bi, ya da Habibi

HBB adının açılımı ‘Has Bilgi Birikim’di. Kanalın patronu Bilgi Has’ın ismiyle de bir çağrışım olarak bu isim düşünülmüş olmalı.

İlk HD yayın yapan kanaldı da HBB

Ne oldu HBB’ye?

Bir ara yeniden canlandırılacağı söylentisi çıkmış, söylenti kanala geçmişte emek verenleri de heyecanlandırmıştı, ama olmadı. HBB’ye tahsisli frekanslar da bir başka gruba devredilmedi bildiğim kadarıyla ve hâlâ öyle bir şans var.

Konuşturan ve konuşulan bir kanaldı HBB…

ΩΩΩΩ

YAZIYA NOT:

HBB‘de yönetici konumunda bulunmuş bir meslektaşla konuştum; fotoğrafa başka yönlerden de itiraz etti. HBB‘de öyle bir çay ocağı yokmuş, hiçbir zaman da olmamış. “Tayyip Bey’li, Mücahit Arslan’lı fotoğraf başka bir yerde çekilmiş olmalı” dedi o meslektaş ve ekledi: “Kanala İstanbul Büyükşehir belediye başkanı gelecek, hele onun adı Tayyip Erdoğan olacak ve biz kendisini çay ocağında konuk edeceğiz; böyle bir şey asla olamaz…”

Anladığım kadarıyla Fuat Uğur HBB’de fazla kalmamış.

YAZIYA İKİNCİ NOT:

“Fehmi Koru da topa girdi” demeseler.. yazılarımdan –hatta okurların mesajlarından– bile haber yapmalarına alıştığım için itiraz etmeyecektim.

Neyse…

Ben yazılarımı sabah erkenden yazıp 06.00’dan önce siteye yerleştiriyorum. Bu yazının siteye konma saati 05.30.55…

OdaTv sitesinde aynı konu saat kaçta yer almış?

Haberin gövdesinde o bilgi var: 12.31’de…

Ben o saatte tarafıyla da görüşüp yazıma yukarıdaki ilk notu da eklemiştim.

Şimdi kim kimin topuna girmiş oluyor?

Ayıp oluyor ama…

6 YORUMLAR

  1. Karşı karşıya gelen iki kişi ne kadar zıt fikirde olursa olsun fikirlerinden dolayı birbirinden ayrı düşmez tartışırlarsa her gün hatta her saat beraber olmak isterler. Böylece serbest görüşmeler ve tartışmalar milli birliği oluşturur. Tartışırken birbirinden etkilenir, ortak fikirler doğar. Her ikisi de birbirinin görüşünden yararlandığı için iki taraf da gelişir.
    Yüz yüze gelen insanların birbirlerinin eksikliklerini söylemesi, hakkı tavsiye etmesi, sabrı tavsiye etmesi gerekir. Gıyabında birbirini kötüleme gıybet denilen kötü bir iştir ve günahların en büyüklerinden sayılır.
    Sermaye kamplar kurar ve tarafları destekler ve birbirinin aleyhinde konuşturur. Fikir yerine hakaret sahneleri ortaya çıkar. Kısır çekişmeler içinde topluluk geri bırakılır. Çağdaş yazarlar bir araya gelmeli, bir kooperatif kurmalı ve ülkede milli basın oluşturulmalıdır. Doğruyu öğrenen halk o yayın organının yanında yer almalıdır. Bunun için bir dergi yeter.
    Halk yazarları desteklemelidir. Adil Düzen iktidarında ülkenin yirmiye yakın başyazarı vardır. Bunlar milletvekili gibi maaşlarını alır, dokunulmazlıkları vardır. İstedikleri basın organında yazarlar ve istedikleri yayın organında konuşurlar.
    Her musibet bir başarının müjdesidir. Kovulan çağdaş yazarlarla görüşmek isterim.

  2. Fehmi Bey, Fuat Uğur konusunda bundan sonra daha dikkatli olmalı. Mücahit Arslan’ı bize İlhan Kesici diye sunmasının nedeni 2019’a yönelik bir planlama. Erdoğan kendine karşı yeni bir İnsanoğlu beklentisi içerisinde…

  3. Fehmi Bey HBB ilk hd değil, ilk stereo ses yayını yapan kanaldı. Pal sistem karasal yayın yapardı. 20-25 yıl önce hd yayın sadece Japonya’da mevcuttu.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here