‘ByLock’ konusunu yeniden düşünmeye ne dersiniz?

14
ByLock... Akıbeti Balyoz'a dönmesin...

Sabahın köründe okuduğum gazetede sıradan edasıyla bir haber yer alıyordu.

Okuyalım:

Manisa’da FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında “ByLock” kullandıkları iddiasıyla gözaltına alınan 36 zanlı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında “ByLock” kullandıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı çıkarılan 250 şüpheliye yönelik çalışma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında 33 şüphelinin daha gözaltına alındığı, böylelikle yakalanan şüphelilerin sayısının 128’e çıktığı belirtildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 61 zanlıdan 36’sı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, 25’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gözaltındaki 67 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında “ByLock” kullandıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı çıkartılan 250 şüpheliden 82’si, 15 Temmuz’da gözaltına alınmış, bu zanlıların arasında örgütün esnaf yapılanması ile kamu görevinden ihraç edilenlerin de bulunduğu öğrenilmişti.”

Bu bugünün gazetesi haberi; dün de başka il veya ilçelerden benzeri operasyon haberleri vardı; hiç kuşkum yok, yarın da başka bir yerlerde yine topluca gözaltına almalar yaşanacak…

ByLock ve kanıt olma değeri

FETÖ ile mücadele ediliyor ve bu konuda en önemli kanıt telefonlara indirilen ‘ByLock’ programı ya.. onun gereği böyle yerine getiriliyor.

Benim anlamakta zorlandığım konu şu: Telefonuna o programı indirmiş kişilerle ilgili çalışmayı MİT hayli zaman önce bitirmiş bulunuyor. Tam 215 bin 92 kişi programı telefonuna indirmiş. Hepsinin ismi ve telefon numarası belli. MİT, yaptığı çalışmayı, gereğinin yerine getirilmesi için, aylar öncesinden ilgili devlet birimlerine ulaştırmıştı.

Sorum şu: Eğer her ‘ByLock’ kullanıcısı ‘FETÖ örgütü üyesi’ sayılacak ise neden Manisa’daki kullanıcılara yönelik ‘operasyon’ şimdiye kadar geciktirildi?

Devlet nasıl ‘ByLock’ kullanıcılarını biliyor ise.. telefonuna o programı indirmiş olan kişiler de kendilerini biliyor ve polisin bir gün kapılarına geleceğinden haberdarlar demektir.

Her gün onlarca, hatta yüzlerce kişinin aynı gerekçeyle gözaltına alınması bu yönüyle dikkat çekici: O insanlar bir gün kapılarına gelineceğini bildikleri halde kaçmak yerine başlarına geleceğin gelmesini bekliyorlar…

Gözaltına alınanlardan önemli bir miktarı yargılanmak üzere tutuklanıyor; tutuklama sebeplerinden birinin delillerin karartılması, diğerinin de kaçma ihtimali olduğunu artık ezbere biliyoruz.

Haklarında hukuki işlem yapılan bu insanlarla ilgili ‘delil’ ByLock programı kullanmak olduğuna göre.. ortada ‘delil karartma’ ihtimali yok demektir; aylardan beri sırf o sebeple insanlar gözaltına alındığı ve tutuklandığı halde ByLock kullanıcıları kaçmadığına göre.. her iki ‘tutuklanma’ sebebi birden ortadan kalkmış olmuyor mu?

İsterseniz saflığıma verin, ama bu soru benim beynimi kurcalıyor işte.

Yalnızca telefonlarında ‘ByLock’ programı kullananlar değil, bir ‘ByLock’ kullancısı tarafından telefonla aranmış olanlar bile ‘şüpheli’ sayılıyor; bunu da Cumhuriyet gazetesi davasında yargılanan gazetecilerden bazılarına atfedilen ‘suç’tan öğrendik. İddianamelerde böyle bir suçlama var.

Peki de, bir insan arandığında, kendisini arayan kişinin telefonunda ‘ByLock’ programı yüklü bulunduğunu nasıl bilebilir?

Biliyorum, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında başlatılan mücadele sırasında bu tür sorular sorulması hoş karşılanmıyor.

Taban.. orta.. ve tavan…

En başlarda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kullandığı tabirle, ‘FETÖ’ bir piramide benzetilmiş ve “Piramidin tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet” tanımı yapılmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tespiti, 22 Ekim 2015 tarihinde, Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) heyetini kabulünde dile getirmişti.

Bu tespitten, ‘tavan’ın hukuken sorumlu tutulacağı, ‘orta’da yer alanların ticari çıkarlarına gem vurulacağı, ‘taban’ın da aydınlatılıp kazanılmaya çalışılacağı sonucunu çıkarmıştım.

Öyle olmadı.

Taşradan gelmiş veya evi uzak olup örgütsel bağı bulunmadığı halde yurtlara sığınmış öğrenciler, kendilerinden yaşça büyük birilerinin talebi üzerine ‘ByLock’ indirmek zorunda kalmışsa.. sevdiği bir dostu, örgütle hiç ilgisi bulunmadığı halde bir işadamına, bir akademisyene “Aramızda haberleşmede bunu kullanalım” masum teklifiyle programı indirttiyse..

Ben ‘ise’ kuşkusuyla yazıyorum, ama böyle emrivakilere muhatap olmuşların sayısının hiç de az olmadığını biliyorum.

‘Taban’ bir tarafa, piramitle hiçbir biçimde ilgisi bulunmayan insanlar bile ‘ByLock’ yüzünden çile çekiyor.

Kimi tutuklu, kimi ise kalbi çarpa çarpa kendi kapısının çalınmasını bekliyor…

Geçenlerde içerisinde 400’den fazla ismin yer aldığı ‘ByLock’lı gazeteciler’ listesi yayımlandı, şöyle bir göz gezdirdim; ‘FETÖ’ bağlantısı hiçbir biçimde söz konusu olamayacak kişiler de vardı listede.

Etrafta ‘ByLock’ın örgüt ilişkisi için en önemli kanıt sayılmasının ‘FETÖ oyununa gelmek’ olabileceği de konuşulmaya başlandı.

Ne yapılmalı

Galiba tekrar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘piramit’ tespitine dönülmesi ve hain darbe girişiminde yer almış, darbecileri yönlendirmiş, yaptıklarına destek çıkmış, yani ‘ihanete’ sapmış olan ‘tavan’ ile hukuken hesaplaşılırken.. iş hayatını o yapıyla iç içe kurmuş olanların ticari bağlarını koparmalı.. ancak aslında o yapının mağduru sayılabileceklerle ilgili kanaat de yeniden gözden geçirmeli…

ΩΩΩΩ

14 YORUMLAR

  1. Türkiye’de yaşanmış Müslüm Gündüz Ali Kalkancı olayı vardır. Şeyhler, müritler, aşuklar ve maşuklar, hepsi senaryo gereği oyunculardı. Al Kalkancı şeyh idi ama Arapça Kuran bile okuyamıyordu. O oyun yazılmalı ve sahnelerde oynanmalıydı.
    ByLock olayı nedir?
    Sermaye yarım bin yıldır Kuran düzenini yok edip, Tevrat düzeni ile dünyayı tek Sermaye devleti haline getirmek istiyor. Yarım yüz yıldır son aşamasına gelmiştir. Buna engel Akevler’in Adil Düzeni’ni benimseyen Necmeddin Erbakan onu örnek alan Humeyni, onu örnek alan Gorbaçov ondan yararlanan Amerikan halkı bu projeyi engelledi.
    Sermaye bunun kaynağını kurutmak için önce Gülencilerle işbirliği yapıp onların arasına kolayca haberleşmelerini sağlamak için ByLock telefon hattı icat etti. İlerde yakalayıp hapishaneye atılacak isimleri bunları dağıttı. Tüm devlet kurumları o zaman Gülen adına yapılan bu Sermaye tuzak hareketini destekliyordu.
    Sermaye’nin özel haberleşme ağı vardır ama bunu belki 100 en çok bin kişi kullanır. ByLock sadece tuzak telefon ağıdır. Türk Ceza Kanununun birinci maddesi yürürlüktedir,” suç sayılmayan ve cezası belirtilmeyen bir fiilden dolayı kimse suçlanamaz, cezalandırılamaz”. Telefon suçlu olmaz. Suç telefonda konuşulandır. Demek ki bugün olanlar, Sermaye’nin planını uygulamadan ibarettir. Biz mi kazandık Sermaye mi? Peki bu oyunlar nedir?
    Kimse merak etmesin bu, Türk siyasetidir. Önce anlamazlıktan gelir, istenenleri yapar ama sonunda gereğini yaparlar. Gülen’i, Erbakan’ı veya Erdoğan’ı tanrılaştıran Müslümanlar bugün onun uyarısını alıyorlar. Ümit ederim ki akıllansınlar.

  2. Fehmi bey yazınıza aynen katılıyorum. Eşimin telefonuna eylül 2014 de bu proğramı isteği dışında yüklemişler.(sohbet esnasında holde çantasındaki telefonu alarak). Tabii orada bu proğramına ne olduğunu dahi bilmiyor. Bu emri vakiye çok bozulmuz ama birşeyde diyememiş. Neyse bu olaydan hemen sonra irtibatını tamamen kesti ve proğramı sildi. Bizim tarafımızdan atılan tek bir mesaj yok. Savcıya diyoruzki bunu kullanmadık yazışmalar ortada bakın. Hiç birşey söylemiyor. Bu adaletsizlik geçer gider ama sosyal dokumuzda kapanmaz yaralar açıyor. Rabbim bu ülkeyi Fetö cülerden temizlesin.Samimi müslümanları da muhafaza buyursun

  3. Maalesef öyle. Abim 5 aydır tutuklu ve bu örgüt ile hiç bir bağlantısı olmadığı halde bylock var dendi ve alındı. Evlerinde kalmamış yurtlarına gitmemiş sohbetlerine katılmamış hiç bir derneklerine sendikalarına üyeliği olmadığı halde terörist diye yargılanıyor lütfen bir çare

  4. Sn.Koru sizin yazınızdan kurunun arasında yaşında yandığını söylediğiniz anlaşılıyor. Ancak bu proğramı (ByLock) indiren tesbit ediliyor fakat konuşmaları tesbitedilemiyor mu? Görüşmelerinde Suça bulaşanlarla ilgili hemen işlem yapılsın…Buna kimsenin diyeceği olamaz. Bu yapıyı 15 temmuz,yada 17/25 aralık sürecine kadar tanıyamayanlar,gerçekten aldananlar (yapının tabanı) suçlu mudur?
    Birde pkk ‘nın SİLAHLI örgüt olduğunu bilerek ve isteyerek destekleyen memur,iş adamı,esnaf,sanatçı bozuntusu,siyasetçilerin mal varlıklarına neden el konulmuyor,yakınlarına ve kendilerine neden vatan haini muamelesi yapılmıyor…Bu sorularıma birisi cevap verebilir mi?

  5. sansür iyidir de yan etkisi olmasa. yorum yazanlar gittikçe azalıyorlar. yorum yazanın azalması da önemli değil de, yazıyı okuyan da azalıyor. halbuki insanlar, “hakikaten çok güzel yazdınız”, “siz gerçekleri söylüyorsunuz”, “sizler çok iyi insanlarsınız” deseler ya da bunu söylemeseler bile yazıları okusalar ne güzel olur. bu okurlar kötü insanlar. sansürleyince siteye bile uğramayabiliyorlar.

  6. Acaba bir insan hangi sebeple tel bylock indirir bunu sorgulamak lazım diyelim ki yanlışlıkla tavsiyeyle indirilen tel ne amaçla kullanıldığını sorgulamamışlar mı

  7. Sayın Koru ,

    Yazdıklarınız sonuna kadar doğru tespitler. Dahası silah taşımak başka suç o silahla suç işlemek başka. Bu programın bilgi kaynağına ulaşıldığı ve yazışmaların içeriğinin de elde olduğu söyleniyor. O zaman suç teşkil eden bir yazışma var mı ona bakmak lazım gelmez mi ?
    Diğer taraftan Adalet ülküsünün var olabilmesi için soruşturma safhasının çapraz kontrole tabi tutulması ilkesi çoktandır göz ardı ediliyor. Polis soruşturmasının altına imza atıp hiç incelemeden mahkemeye sevk eden savcılar . Abimin iddianamesinde polis tutanaklarında şöyle dedi böyle dedi diyenler mahkemeye çağrıldıklarında yok öyle demedik deyiverdiler. Bu bizim ifademiz degil dediler. ilk tutuklama zamanında felaket tellallığı yapanlar hakkinda son zamanlarda bu işlerden nemalanmak maksadıyla bu tür eylemlerde bulunduklarına dair bilgileri ortaya çıkaran yeni savcılık şikayetleri gündeme gelmeye başladı. At izi it izine çok fena karıstı ayıkla ayıplayabilirsen !

    http://www.mersinimecehaber.com/m/mersin/murat-altindere-ye-dolandiriciliktan-7-yil-hapis-istendi-h13209.html

  8. Bakın gerçekte kullanmamış sadece indirme teşebbüsunde kalmış biri 9 aydır tutuklu ?
    Bir tane msj göstermemişler bu ne kadar ahlaki hukiki vicdanidir??
    Eger gerçekten kullanmamışsa bu yattiğı yillarin hesabini kim verebilir ? Sırf bu yüzden kendini ve eşini de görevden aldılar davada başka somut hiç delil yok ! Sadece indirme teşebbüsunde kalmış program yüzümden 2 insanın hayatı mahvedildi futbolcu vs olunca bırak ögretmen asker polis olunca tutukla … Lütfen sadece adalet adalet

  9. Fehmi bey, öncelikle şunu belirteyim ki
    Ülkemizde açık hatlar var. İsteyen gidip bu hatlardan alabiliyor. Bir diğer hususta, baZı insanların yanlarında çalıştırdığı personele aldırdığı ve kuşlandığı hatlar mevcut.
    Şuan bahsettiğiniz kişilerden belkide bir çoğu kendi adlarına alınan hatlardan habersiz veya haberdar olsa bile kullanıcısının ne yüklediğini bilmiyor olabilir kanaatindeyim. Aksi halde demiş olduğunuz gibi bu kişilerin 1 yıldan beri kullanıcısı olduğunu bilmelerine rağmen gidip kendilerini savunmamış ya da ilgili mercilere müracaat etmemiş olmasını başka türlü izah edemiyorum.

  10. Sayın Koru, bylock hususundaki tespitleriniz yerinde. Piramitin tepesini ve ortasını oluşturan ihanet ve ticaret kısmın da “milat” olmamalı bence. Biliyoruz ki özellikle büyük şirketler de kişiler paravan. Şirketlerin asıl sahipleri fetö. Bu emanetçiler ceketlerini alıp şirketten ayrılmamış ise fetöden de ayrılmamıştır. Gerçi bunların içinde milleti en çok yaralayan, parlamentoya halâ dokunulmamasıdır. Maalasef olan gene taban da olan “ibadet” kısmına oluyor. Bunlarda da işi “şirk” noktasına kadar götürüp gülen’i putlaştıranlar ayıklanmalı.

  11. İndirmedim kullanmadım demekten yoruldum artık. Yargılanıyorum ihraç edildim. 2013 2016 yılları arasında 5000 TL İHH ya bağış yapmışım. Hem de 2500 TL memur maasimla. Devletimin hukumetimin sonsuz arkasında durmusum. Bu köpeklere her zaman sözümü sakınmadan söylemişim. Hakkımda tanıklık yapmaktan bile çekinmemiş insanlar. Ailemden bağlantısı olan yok. Sonda BTK bana 8 online olmuşsun diyor hem de 1 saniye. Bu işte bir iş var Fehmi Bey. Allah rızası için aktarın Cumhurbaşkanımıza. Yalvarıyorum bittik tükendim. Bu bir kumpas. Artık bundan emin olduk. Bylok kullanan en ağır cezayı alsın
    Ama içinde fetoculerin kol gezdiği o operatör bence bilerek bazı insanların başını yedi. Araştırılsın, bilirkişiler baksın. Ama bu zulüm bitsin.

  12. Neden yazılara yapılan yorumlar için gerekli onay uzun süreli örneğin 1 hafta beklemeye alınıyor,
    Bu platformda bulunuyorsak fikirleri sadece dinlemek için değil karşı tezleri de iletmek içindir.

  13. Keşke artık sizin gibi düşünseler.Bende sendika yüzünden ihraç edilen binlerce öğretmenden biriyim.Komidyon bir unutama yine iltisak falan olursa iş kötü.Artik suçu olan ihmali olan kim varsa onu bulsunlar
    ….

  14. Adresini bulabilirsem/gönderirsen 2 belge göndereceğim
    İlki bylok listesindeki bilgi: hat IMEI nolu telefon.
    İkincisi isnat edilen hat ve tlf da byl olmadığına dair SSMŞM tesbit rapuru.
    Sonuç: şehit kardeşi yargılanıyor, son khk ile 14 yıl önce şehit kardeşi kon, girdiği hemşirelik işinden ihraç, sesini duyan, belgeye bakan yok.

YORUM YAP