Dün ‘darbe’ bekliyordu.. Bugün de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tezviratla sonuç alma peşinde..

10
Michael Rubin, darbe bekledi

Dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun.. biri kalkıp.. bir başka ülkenin cumhurbaşkanı hakkında.. “Artık yolun sonuna geldi” diyen bir mesaj atarsa.. o kişinin akıl sağlığından kuşku duyulur…

Michael Rubin denilen kişi.. bunu.. hem de sadece bir mesajla yetinerek de yapmıyor.. üstelik mesajlarını akıl almaz ithamlarla da süsleyerek.. ilgili ilgisiz herkesin bilgisi dahiline sokuyor…

Hem de Türkçe yazıyor…

Akıl alır gibi değil.

Kim bu Michael Rubin?

Hakkındaki bilgi notunda vaktiyle Pentagon’da çalıştığı kaydı var. Neo-Con tayfasını kanatları altında barındıran American Enterprise Institute (AEI) bünyesinde Amerikan askerlerine değişik konularda dersler verdiğini de bu arada öğreniyoruz.

Neredeyse her gün bir şeyler karalayacak kadar da işlek bir kalemi var.

Yazılarının bütünü Türkiye ve Tayyip Erdoğan üzerine.

Son yazısı (24 Mart) ‘Faking It: Europe-Turkey Relations’ (Miş gibi davranmak: Avrupa-Türkiye ilişkileri) üzerine. Bir önceki (21 Mart) ‘Erdogan Wants Ataturk’s Honor’ (Erdoğan Atatürk’ün saygınlığının peşinde); ondan bir önceki de (20 Mart) ‘Is Erdogan Copying From Khomeini’s Playbook’ (Erdoğan Humeyni’nin Oyun Planını mı Kopyalamış) başlığını taşıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı ABD’nin Türkiye’yi izleyen kamuoyu önünde ısrarla gözden düşürmeye çalışıyor Michael Rubin.

Amerikan Musevi Cemaati’nin yayın organı sayılabilecek entelektüel ağırlıklı ‘Commentary’ dergisi de Rubin’in kullandığı platformlardan biri. Oradaki son yazısı (22 Mart) ‘Erasing Atatürk’ (Atatürk’ü Silmek) başlığını taşıyor.

Görüyorsunuz, akıl sağlığından kuşku duymak ve araya mesafe koymak yerine, bütün derdi bir ülkenin Cumhurbaşkanı ile en pespaye ölçülerde mücadele etmek olan biri.. Michael Rubin.. bunu yapmak için kendisine geniş bir platform bulabiliyor.

Nerede? Amerika’da…

Rubin ‘darbe’ bekledi

Daha önce ismini duymamış olanlarınız “Ne istiyor bu adam?” diye sorabilir, ya da “Saplantılı biri işte” diye kendisini görmezden gelmeye kalkabilir.

Oysa bir başka yönden de önemi var Michael Rubin’in: 15 Temmuz (2016) darbe girişiminin olabileceğini –daha doğrusu, olması gerektiğini– aylar öncesinden yazan birkaç Amerikalı’dan biriydi o.

Diğer ‘darbe-sever Amerikalılar’ ile birlikte kendisini 27 Temmuz 2016 tarihinde burada konuk etmiştim.

Okuyalım:

“Aynı raporda görüşlerine yer verilen bir isim, vaktiyle Pentagon’da çalıştığı özellikle belirtilen, American Enterprise Institute’ten Michael Rubin.

Rubin, şu sıralarda, ABD ordusunun rütbelilerine dersler veriyor.

Şimdiye kadar alıntılar yaptığım Amerikalı kalemlerden çıkmış ‘darbe bekleyen’ yazıların en kıdemlisi ona ait. 24 Mart 2016 tarihinde –darbe girişiminden 4 ay önce– Newsweek dergisinde çıktı. Başlığından niyet dışa vuruyor: “Türkiye’de Erdoğan’a karşı bir darbe olacak mı?”

“Olur mu veya olabilir mi?” değil, “Olacak mı?”

En baştan, “Türkiye’de durum kötü ve daha da kötüye gidiyor” diyor Rubin ve anlatmaya ekonomiden başlıyor…

Yazının bir yerinde, denk düşürüp, şu soruyu ortaya atıyor: “Türk ordusu Erdoğan’ı devirir ve etrafındakileri parmaklıklar arkasına gönderirse, bunu başlarına bir şey gelmeden başarabilirler mi?”

Cevabı da hemen yapıştırıyor: “Evet.”

ABD seçimle meşgul olduğu için Obama yönetimi darbe yapanları azarlamaktan öte bir şey yapamazmış zaten…”

Darbe girişiminden sadece 4 ay önce bunları yazan biri.. o yazısından bir yıl sonra, bugünlerde.. başka her türlü işini gücünü bırakmış.. Türkçe “Erdoğan’ın sonu geldi” mesajları atıyor.. aynı çizgide mesajlar içeren yazılar kaleme alıyor…

Akademisyen kimliği bulunan biri için utanılacak bir durum bu.

Çabuk unutuyoruz, onun için ara sıra hatırlatmak gerekiyor: ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine ulusal güvenlik danışmanı olarak seçtiği, ancak Rusya ile bağları ortaya çıkınca istifa etmek zorunda kalan Mike Flynn, Türkiye’de ‘darbe girişimi’ yaşandığı gece, Cleveland’ta katıldığı bir toplantıda, kameralar önünde şu konuşmayı yapmıştı:

”Muhtemelen çoğunuz bilmiyor. Şu an Türkiye’de bir darbe oluyor. Ben de bizimle eğitim görmüş Türk Ordusu içinde bulunan yakın bir arkadaşımla görüşüyordum devamlı olarak. Türk Ordusu başarılı olacak mı olmayacak mı bilmiyorum, ama izleyenler bilir ki Türk Ordusu birçok yıldır baltalandı şimdiye kadar. Seküler olan bir ülkenin Obama’ya yakın olan Erdoğan’ın altında tekrar İslamcılığa kayışını gördük. Ondan dolayı ne olacağını görmek çok heyecan verici. Türk Ordusu’ndan şimdiye kadar gelen açıklamalardan bir tanesi ‘NATO ile sorumluluklarımızı, BM’ye olan sorumluluklarımızı tanıyoruz’ demeleri.’ Dünyanın bilmesini isteriz ki biz seküler bir ulus olarak görünmek istiyoruz’ demekteler. Önemli olan bu.”

https://www.youtube.com/watch?v=us_3P7-tX80

Michael Rubin Mart 2016’da ‘olsun’ istiyor.. Mike Flynn 15 Temmuz gecesi ‘oldu’ diye seviniyor..

Aynı Rubin şimdi de..

Zor bir dönemden geçiyoruz.

ΩΩΩΩ

10 YORUMLAR

  1. Michael Rubin Mart 2016’da istediği darbeyi “Türk ordusu Erdoğan’ı devirir ve etrafındakileri parmaklıklar arkasına gönderirse, bunu başlarına bir şey gelmeden başarabilirler mi? ”Cevabı da hemen yapıştırıyor: “Evet.”

    Mike Flynn’da ”Ben de bizimle eğitim görmüş Türk Ordusu içinde bulunan yakın bir arkadaşımla görüşüyordum”, ”Türk Ordusu’ndan şimdiye kadar gelen açıklamalardan bir tanesi ‘NATO ile sorumluluklarımızı, BM’ye olan sorumluluklarımızı tanıyoruz’ demeleri.’ Dünyanın bilmesini isteriz ki biz seküler bir ulus olarak görünmek istiyoruz’ demekteler. Önemli olan bu.”

    Michael Rubin’de Mike Flynn’ da tezlerini ve beklentilerini Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden temellendirmişler; TSK’nın, Türkiye’de Demokrasiye müdahalelerindeki serencamını da göz önünde bulundurduğumuzda Rubin ve Flynn çok büyük bir şeyi başarmamışlar.

    TSK’nın Türkiye’de ki demokratik sisteme müdahaleleri ve bundaki ABD katkılarını düşündüğümüzde adeta demokratik bir Türkiye istenmemektedir. İstenen, bölgede ABD çıkarlarının sağlanmasında yine ABD eliyle destek/dizayn edilmiş bir TSK’nın vesayeti ile idare edilen bir Türkiye.

    Ülkemizde Ak Parti iktidarının ilk dönemlerinde askeri vesayetin geriletilmesinde ABD ve AB’nin katkıları da yadsınamaz.

    Soru şu: ABD ezeli partneri TSK’nın ülke yönetimindeki etkisini azaltarak (vesayet odağını opere ederek) Erdoğan’a alan açmayı sağladıktan sonra şimdi ne oldu da ”Atatürk’ün saygınlığının peşinde olan Erdoğan’ı ordunun eliyle opere etmeğe başladı?

    Erdoğan’ın rahmetli Yazıcıoğlu’na ”bir süre onların dediğini yaparız, sonrasında da dirsek gösteririz” (A.Dilipak) dediği hafızamda canlandı.

    Rahmetli Yazıcıoğlu ”Fil ile girdiğin yataktan ezilerek çıkarsın” demiş. (Prof. Dr. Abdürrahim Karslı)

    Hangisi de galip gelse.. ülkem çoook hırpalanıyor!

  2. Bunlarin hepsi kisisel cikar karsiligi lobi ve algi olusturmasi yaratan isimler. Flynn darbeden sonra Turkiye tarafindan “kiralandi”, Turk Disisleri ve Enerki Bakanlari ile gorustu, Gulen aleyhinde yazi kaleme aldi. Turkiye’nin Ortadogu’daki onemi hakkinda konusma yapti v.s. Bunlari da hatirlayalim.

    Her ulkede cesitli cikar gruplarinin ve kliklerin olmasi normaldir. Turkiye’nin hatasi kendisine karsi calisan kliklere degil toptan ulkelere tepki gostermesi. Her isin bir yolu yordami var ama su anki yoneticiler sadece kirip dokuyor.

    Zaten genelde iki sorun var:
    1) Cumhurbaskani ve genelde AKP iyi niyetli ama donanimsiz.
    2) Son 3-4 yildir Avrasya Klik’inin etkisi altinda Cumhurbaskani, resmen kullaniliyor.

  3. Kuran ve diğer mukaddes kitaplar uygarlığın bin yılda bir yenilendiğini söylüyor. İsa’nın mucizevi doğumunu bu uygarlıkların başlangıç tarihi olarak alıyorlar. Bugün insanlık ikinci bin yılı tamamlayıp üçüncü bin yıla gitmektedir.
    İnsanlık merkezi uygarlıklardan halk uygarlığına geçmek üzeredir. Kapitalizm, sosyalizm ve karma sistemler sorunları çözemiyor. Kanlı ya da kansız insanlık üçüncü bin yıl uygarlığına, altıncı İslam uygarlığına, ikinci Kuran uygarlığına geçmektedir. Sermaye ve devlet tekeli, ortak tekel geçmişte kalacaktır.
    Sorunları devlet çözemiyor. Öyle bir bürokratik ve siyasi çark oluşmuş ki AK Parti intihar ediyor. Bunu neden yapıyor anlamak şimdilik imkansızdır. 7 yaşındaki bir çocuğun yapmayacağı akılsızlık yapılıyor. İki zehiri birden içiyor. Olağanüstü hal ve başkanlık sistemi. Çocuk bile ikisini bir arada yürütmez. Biri biter, biri başlar.
    Buna rağmen Sermaye başaramayacak ve mağlup olacaktır. Bu kehanet değil, bilimin verdiği sonuçtur.

  4. yabancıların türkiyede ki referanduma ilişkin açıklamalarına bakıyorum da bu insanlar yaptıkları ile evete hizmet etiklerinin farkında degil mi?
    yada istedikleri bu mu yani ters algımı bilemiyorum ancak referandum ile biz yani halk ne bekliyoruz yada ne istiyoruz millet olarak arzu ettigimiz konularmı referanduma gidiyor
    bu halkın bir ferdiyim sahi nasıl bir türkiye arzu ettigimi soran olsa herhalde ötekisinin olmadıgı bir türkiye isterdim
    çocuklugum emine şenlikoglu gibi yazarları okumakla geçti çok ama çok sıkı bir akit gazetesi okuruydum babam 1987 yıllarında türkiye gazetesine abone idi yani gündem takip etmek çocuklugumdan gelme bir alışkanlık oldu bende
    mesela sayın ahmet necdet sezerin bir ramazan günü içtigi suyun haber oldugunu hatırlarım müslüman bir ülkede biraz saygı lütfen haberlerini okumuştum yada ürkege degil erkege oy verin diyen siyasteçimize inanıp verdigim ilk oy gelir aklıma benim ve benim gibi düşünenler için herhalde hüsran yada merve kavakçı olayını hatırlarım başörtüsüde öteki kesime aitti bir zamanlar. Mesela öyle bir cumhurbaşkanı hayal ediyorum ki bir perşembe gecesi herhangi bir ilimizde herhangi ber cemevine de gidip orada bulunan kardeşlerimizle kucaklaştıgını hasbihal etigini düşünüyorumda ülkemizde hoyratça karşılanmazdı diye düşünüyorum yada hilal ile haçın savaşı bu denildigi zaman ülkemiz vatandaşları içinde gayrı müslümlerinde oldugunu bilmiyor muyuz sahi referandumda evet çıksa ne olacak ülkemizde öteki düşmalaştırılmayacak mı ne olacak o zaman olacakta şimdi neden olmuyor ve neden benim ülkemde tepki çekecegini bilen insanlar benim ve çocuklarımın gelecegi ile alakalı bir olayı ekseninden koparıp kimlik eksenine sokulmasına sebep oluyor

  5. Fehmi beye bu yazısından dolayı teşekkür ediyorum. Bazı arkadaşlarımız hala meseleyi anlamayıp kimlerle kol kola girip Hayır dediklerini birdaha düşünürler inşallah. Allah akıl fikir versin.

  6. Sanki Avrupa ve Amerika referandumdan EVET çıkması için el ele vermiş . Hollanda’nın , Almanya’nın AKP mitinglerini ülkelerinde yasaklamaları , Avrupa Parlamentosunun (Daily Sabah’ın parlamento içerisinde dağıtımını yasaklaya kararları) , ABD’li yetkililerin tutumu meydanlarda Sayın Cumhurbaşkanı , AKP li bakan ve yetkililer tarafından evet kampanyasında malzeme olarak kullanılmaktadır… Bütün bunlar gösteriyor ki batının bu tavrı içeride evetçilerin elini güçlendirmekte . Hayırcıların elini zayıflatmaktadır. Neden batı böyle yapıyor..? Nedeni açık… Çünkü esasında batı referandumdan evet çıkmasını istiyor… Böylece demokrasiden , katılımcı etkin parlamenter sistemden uzaklaşmış , ülkenin yarısı diğer yarısından hoşlanmayan (bu evetçiler ve hayırcılar için ortak geçerliliktedir.) bir ülkeye ekonomik ve siyasi , askeri alanda her türlü yaptırımı uygulamak daha kolaydır. Dışlanmış bir ülke olacak olan Türkiye orta doğu değerlerine daha yakın olacağından biraz daha ilerisini düşünürsek parçalanması , işgali daha kolay olacaktır…
    ONUN İÇİN DEMOKRASİMİZE , ÇOĞULCU PARLAMENTER SİSTEMİMİZE LÜTFEN SAHİP ÇIKALIM …Daha ileri taşıyalım..

  7. Fehmi bey bahsettiğiniz bu yazar Trumpun rusya ile olan ilişkilerini ortaya çıkaran yazar değilmi?
    Flynn işinden edendede Rubin, ayrıcada. bizim CB hakkindada onur kırıci ve suçlayıcı iddalaridada bulunuyor. Keşke onlarıda yazsaidiniz, belki bir yetkili çıkıp onu yalanlardı.
    Yalniz Rubin şimdiye kadar ne idda etti ise, o iddalarinin hepsi gerçekleşti.

YORUM YAP