Ertuğrul Özkök’e yanlış bilgi vermişler…

11

“Gazetelerde yazamıyorsun, sonunda kendini internete atmak zorunda kaldın da ondan böyle yapıyorsun” denileceğini bildiğim için konuya girmek istemiyordum; ama Ertuğrul Özkök, hem de taa Cartagena/Kolombiya’ya kadar gidip sıkıcı bir medya yöneticileri toplantısından sevindirik bir edayla “Merak etmeyin, gazeteler hâlâ hayatta; hatta her geçen gün ilgi artıyor” anlamına gelen bir yazı yazınca…

Eh, öyle olunca, ben de dayanamadım işte…

Dünyada hâlâ her gün 2.7 milyar kişi günlük gazeteyi kâğıttan okuyormuş… Gazeteler 168 milyar dolar satış ve reklam geliri elde ediyormuş…

Ne diyeyim, Allah gazete sahiplerinin mutluluğunu artırsın…

Peki gerçek ne?

Amerika’nın itibarlı araştırma şirketi PEW her yıl bu zamanlarda ‘State of the News Media’ (Haber Medyasının Durumu) başlığıyla bir rapor yayımlar. Bu yılın (2016) raporu, daha öncekiler gibi, yazılı medya için hiç de hoş olmayan bir tablo çiziyor.

Rakamlar ABD’den; ancak ABD’de başlayan trendler, malum, oradan başka ülkelere de yaygınlaştığı için, hiç kuşkunuz olmasın, vereceğim oranlar, üç aşağı beş yukarı dünyadaki eğilimi de yansıtıyordur.

 

Başkanlık seçimi haberleri nereden?

Şu günlerde Amerikalılar başkanlık seçimine yoğunlaşmış durumdalar ve haberleri her zamankinden daha yakından izliyorlar. Haber almak için nereye başvuruyorlar? Gazetelere mi?

Tabii gazeteleri her gün bayiden alan veya abone olup kapısına kadar getirtenler de var, ama onların oranı yalnızca yüzde 20. Bu yılın şubat ayında yapılan araştırmada, “Geçen hafta seçim haberlerini hangi kaynaktan izlediniz?” sorusuna muhatap olan kişilerin üçte ikisi, yaklaşık yüzde 65’i, “Dijital ortamlardan” cevabını vermiş…

PEW şirketi, 2012 seçimlerinin bulgularıyla karşılaştırıyor son oranları. Bir önceki seçimde aynı sorunun yönetildiği kişilerden “İnternetten” diyenlerin oranı yüzde 36 imiş…

İnternet üzerinden erişilen haber ve yoruma ilgi 4 yıl içerisinde neredeyse bir misli (yüzde 36’dan yüzde 65’e) artmış…

Birkaç günlük internet sitesi deneyimim bana bir şey öğretti: İnsanlar haberler ve yorumları hareket halindeyken izleyip okuyorlar… Kendi siteme girenlerin yaklaşık yüzde 70’i cep telefonu veya tablet üzerinden erişiyor buraya.

Araştırma da bu gerçeği rakamlıyor: ABD’de de oran masa-üstü bilgisayarlara karşı mobil cihazlarda yarıdan biraz fazlaymış…

Nedense bizde pek rağbet edilmeyen ‘podcast’ (sesli haber veya yorum) ABD’de giderek yaygınlaşıyormuş. Bazı gazeteler ve dergiler geleceğin teknolojisi olarak bilinen ‘virtual reality’ (sanal gerçeklik) imkânını da denemeye başlamışlar. Bu yöntemi şimdiden kullanmaya başlayanlar arasında New York Times, Wall Street Journal, CNN de varmış…

 

Reklâm gelirleri

Ertuğrul Özkök yazısında “Yazılı basının reklâm gelirleri artıyor” müjdesini biraz da “Dijital geriliyor” havasında veriyor. Sevincini kursağında bırakmak istemem, ama PEW araştırmasının duyurduğu gerçek farklı: Reklâm pastasının dağılımı dijital lehine hızla değişiyor.

2015 yılında 59.6 milyar dolar dijital medyaya (arama motorlarına, sosyal medyaya, haber sitelerine) gitmiş ABD’de… 2014 yılından yüzde 20 fazlasıyla… Daha önceki artış oranı yüzde 15-17 arasındaymış…

Toplam reklâm gelirlerinin (183 milyar) yüzde 33’üne ulaşmış dijitale verilen reklâmlar. (Bir önceki yıl bu oran yüzde 28).

Lâfı uzatmayayım; işte linkini veriyorum, merak eden PEW araştırmasının bütününü sitesinden indirip okuyabilir.

Gazeteler ölmemeli elbette, daha da serpilip gelişmeli. Dijital üzerinden erişilen haber kaynaklarının önemli bir bölümü gazetelerin internet siteleri zaten. Ancak, “Yazılı medya dijital karşısında güçleniyor” tezinin gerçekleri pek yansıtmadığını da bilelim.

ΩΩΩΩ

11 YORUMLAR

  1. Evet gazete okuyan bir kitle var ama sosyal medya aracılığı ile takip eden kitlenin büyüklüğünden haberdar değilmiş gibi yazmış olmaları çok ilginç.
    Fehmi hocam güzel bir şekilde dile getirmiş, her ortamda basına olan güvensizliğin görüldüğü bir ortamda internetin bu kadar takip edilmesini de tuhaf karşılamamak lazım.

  2. Elma armut durumu olmuş bu karşılaştırma E. özkök diyorki yazısında tirajlar çıkıyor bunun da nedenini çin ve hindistan ancak amerikada tirajlar düşmekte diye de ekliyor. Sizin verdiğiniz rapor ise tamamen amerika raporu ve Özkök ün söylediğini doğruluyor . Gazeteler gelişmekte olan ülkelerde halen okur buluyor. Digital gelirleri ise öncelikle google facebook dan arındırıp öyle vermek lazım o zaman gerçek büyüklük ortaya çıkacaktır

  3. Ancak ülkemizde medya yandas, cikarci ve rüzgara göre yön belirleyenlerin hegomonyasinda. TV-lerde öyle. Böylesi bir cemaate fikir hürriyetinden bahsetmek mümkünmü. Yazili ve sözlü Türkiye medyasi susturulmus. Kürdün sesi solugu kesilmek isteniyor. Yandas medya ne diyor? Iki dudak arasinda cikacak kelimelere göre tavir takiniyor, haber yapiyor. Yazik bu ülkeye.

  4. Ben yıllardan beri gazete okur iken artık gazete okumuyorum. Gazete çıkartmanın maliyetini gazete ve haber kalitesinden değil de, iktidar/güç/para sahiplerinin desteğinden sağlayanların çoğunluk olduğu bu zamanda ben haberleri ve gazetenin vereceği hizmeti sosyalmedya/digitalmedya dan takip ediyorum.
    Böylece daha kaliteli, net ve objektif haber alma şansına sahip oluyorum.
    Ne dersiniz gerçek böyle değil mi?

  5. Fehmi Koru beyin yazılarını severek okuduğumuz bir büyüğümüz.Teknolojiyi basına öğreten dersem büyük laf etmiş olabilirim.Fakat İzmir li olması büyük bir olay.

  6. Paçası olamayacaklar Hürriyet’te yazabildiği halde F.Koru neden yazdırılmıyor acaba soruma yanıt gibi bir yazıyla karşı karşıyayız. L.Gültekin’den başka yazısı okunup sözü dinlenecek bir dinci çıkmayacak vesselam.

  7. Sayın Koru neden şu düşünce: “Gazeteler ölmemeli elbette, daha da serpilip gelişmeli.”?
    Gazeteler kâğıda basılmayıp da dijital ortamda iş görünce ölmüş mü oluyor? Siz PEW’in araştırma sonuçlarını nereden aldınız? Kâğıda basılmış olsaydı siz bu kadar mesefaden bunu takip edebilecek miydiniz? Gazeteler ilk çıkarken acaba “Tellallar iyiydi.”diyenler de olmuş mudur?
    Dünya değişiyordu, değişiyor ve değişecek. Şu mantık -ki aslında his demeliyiz- sizin gibi değişime ve gelişime açık birinde dahi var ve diğerlerini varın siz düşünün. (Bu cümlemi hemen aşağıda hatırlatacağım.) Yeni dünyanın iletişim araç ve usulleri çok farklılaştı. Buna direnmemeliyiz. Bakın, usulleri de dedim. Artık mimikleri sembolize eden işaretler var. Bunlar bile iletişimde çok önemli hale geldi. Meseka yukarıdaki cümlem. Bakın az önce okuduğunuzda nasıldı ve şimdi nasıl bir bakın:
    “Şu mantık -ki aslında his demeliyiz- sizin gibi değişime ve gelişime açık birinde dahi var ve diğerlerini varın siz düşünün. 😊 :)”
    Aslında ben oraya koyduğum gülücük işaretinin temsil ettiği ruh haliyle söyledim. Gerçekten farklı oldu.
    Yazınız iletisi bu tam olarak bu değildi, belki; ama ben özellikle bir cümlenizden ötürü bunun üzerinde durmak istedim. Hatta bunun üzerine bir yazı da çıkarırsın sanıyorum.
    Selam ve saygılarımla…

  8. Fehmi hocam. En güzeli de ( yirmi küsur yıldır okurunuzum) günlük bir iki köşeye mecbur kalmadan üstüste istediğiniz sayıda yazı yazabilmeniz.

YORUM YAP