‘Hayır’ diyecekler de saygınsa.. bırakın ‘hayır’ diyebilecek olanlara geniş söz hakkı da tanınsın..

19

Yine bir muhalifine hiza verme cümlesi içinde geçtiği için olacak.. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son zamanlarda referandumla ilgili yaptığı en önemli açıklama fazla dikkat çekmedi.

Oysa, Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, referandum sürecinin en başından itibaren çevresinin hor gözle baktığı ‘hayır’ oylarına saygınlık kazandırdı.

Dediği şu:

“Biz demokrasiye öylesine inanmışız, öylesine bağlı olmuşuz ki, milletin iradesi bizim için en saygın tepe noktadır. Ve ‘Evet’ diyen ne kadar saygınsa, ‘Hayır’ diyen de o kadar saygındır. Ancak bizim eveti anlatırken bir uyarı görevimiz var.”

Referandumdan ‘hayır’ oylarının baskın çıkması durumunda akıl almaz kâbus senaryoları yazanlar vardı; bu açıklama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o durumda da ‘milli iradeye saygı’ anlayışından vazgeçmeyeceğine işaret ediyor.

Bir ihtimal daha var

Cumhurbaşkanı bu açıklamayı neden yapmış olabilir?

Akla en makul gelen açıklama, AK Parti’den iyi haber alan kalemlerin bir süreden beri aktardıkları öz-güveni artırıcı beklentilerin belirleyiciliğidir. ‘Evet’ oylarının yüzde 55-65 çizgisinde seyrettiğinin verdiği rahatlık, daha önce ‘saygın’ bulunmayan ‘hayır’ oyu verenlere ‘saygınlık’ kazandırmıştır, kim bilir?

Nasıl olsa ‘hayır’ sonucu çıkmayacak bir referandumda ‘hayır’ oyu kullananlar ‘saygın’ sayılsa ne olur?

İlk akla gelen ihtimal budur.

Ancak bunun tersinin çok yanlış olmayacağını da düşünebiliriz. Dışarıya yansıttıklarının hilâfına, AK Parti yönetimi ve Cumhurbaşkanlığı çevresi, referandumdan istedikleri sonucu alamayacaklarını görmüş ve bu sebeple şimdiden kendilerini en olumsuz akıbete hazırlamak için de bu yeni söylemi benimsemiş olabilirler.

Sandıktan ‘hayır’ oylarının baskın çıkması durumunda.. halkın aldığı karara saygı göstereceğini söylemekle.. Cumhurbaşkanı Erdoğan.. sonucun olumsuz etkisini referandum konusuyla sınırlı tutmanın yolunu.. yol yakınken böyle bir açıklama yapmakta bulmuş olabilir…

Her iki durumda da yapılan açıklama yerindedir.

Referanduma doğru bakış

Referandum sürecinin en başından beri ‘evet’ cephesinin yaptığı temel bir hata var. O da şu: Referandumlar, halka sorulan soru ne kadar ciddi olursa olsun, bir konunun açıklığa kavuşmasını sağlar; bu bakımdan etkileri sınırlıdır. Onu ‘varolma-yokolma’ veya ‘beka sorunu’ imiş gibi sunmak ve aleyhte çıkacak bir sonucu her şeyin sonu bilmek…

Ciddi bir hatadır.

Bundan 13 gün sonra, 16 Nisan günü, sandık başına gittiğimizde, iktidar partisinin MHP Grubu’ndan da destek alarak Meclis’ten geçirdiği 18 maddelik bir anayasa değişikliğine ‘evet’ veya ‘hayır’ demiş olacağız.

‘Hayır’ oyu verecekler, ara sıra kesilse bile ülkemizde 1876’dan beri var olan parlamento eksenli sistemin devam etmesini istediklerini belli edecekler..

‘Evet’ oyu verecekler ise.. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın zaten kullanmakta olduğu geniş yetkileri onayladıkları gibi.. başbakanlık makamının ortadan kalktığı yeni ortamda.. bir ‘tek adam’ görüntüsünü de tasvip etmiş olacaklar…

Önemli mi? Elbette önemli bir karar.

Bu sebeple, herkes, birebir kendisini de ilgilendiren bir konuda karar vereceğinin bilinciyle hareket edecek ve ‘evet’ derken hangi sorumlulukla bu sonuca varmışsa.. ‘hayır’ deme noktasına gelmişse, buna da ince eleyip sık dokumayla ulaşmış olacaktır…

Kendi hesabıma, ben, henüz kampanyası başlamadan önce, doğru tavrın bu referandumda ‘hayır’ oyu kullanmak olduğu noktasına varmıştım. Bütünüyle aksi yönde ikna edilmeye kendimi kapatmadan…

İkna edici herhangi bir kuvvetli argümanla şimdiye kadar karşılaşmış değilim.

Tam tersine, ‘hayır’ oyu kullanacaklara reva görülen aşırı olumsuz sıfatlar yüzünden.. kararım daha da kemikleşmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklaması yeniden karşı görüşe de kulak vermeme imkan sağladı.

Bağnazlık hoş bir şey değil çünkü.

Sağlıklı tartışma ortamı istemek hakkımız

Umarım, benzer bir rahatlama kendilerini ‘evet’ cephesi saflarına yerleştirmiş olanları da.. sürekli üzerine gidildiği için ‘tu kaka’ haline dönüştürülmüş ‘hayır’ söylemine kulak verir hale getirmiştir.

Sağlıklı tartışma ortamına ancak böyle ulaşılabilir çünkü: Her görüş kendini eşitlikçi bir ortamda ifade etme fırsatı bulur ve herkes her görüşü dinledikten sonra hangisini daha makul görmüşse ondan yana tavır alır.

Eşitlikçi olmayan bir tartışma ortamında.. bir de görüşlerden biri ‘beka’ sorunu yüzünden ‘sakıncalı’ ilan edilmişse.. sandıktan çıkan sonuç ne olursa olsun.. ülke kaybeder…

Ülke kaybederse herkes kaybetmiş olur.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, hangi sebeple olursa olsun, “Hayır oyu verenler de saygındır” derken önemli bir adım atmış oldu.

Acaba bir adım daha atıp tartışma ortamını da ‘eşitlikçi’ sayılabilecek bir rahatlamaya kavuşturabilir mi?

Onun sevmediği düşünülerek tartışma ortamından uzak tutulan kanaat önderlerine de görüşlerini açıklama fırsatı sağlayarak…

ΩΩΩΩ

19 YORUMLAR

  1. Fehmi bey
    Daha önceki yazılarınızda evet hayır konusunda ikna edilmeyi beklediğinizi yazmıştınız ama şimdi açıkça hayır kararınızı yazmışsınız
    Daha önce ki yazımda sizin hayırcı olduğunuzu söylemiştim ama yazdıklarımı yayınlamadınız
    Neden bilmiyorum ama inanın Recep Tayip ERDOĞAN ı sevmemek hayır demek için yeterli bir sebep değil artık şu dengesiz muhalefete te iki çift söz yazında gerçekten bir düşünür olduğunuzu görelim lütfen
    Daha düne kadar darbe diyenler şimdi kontrollü darbe der oldu
    Evetçileri denize gömmekten bahseden bir muhalefet var
    Sayın Deniz BAYKALI hiç anlamdım ne yapmak istiyor o kasettekiler gerçekçiydi yoksa kontrollü bir bitirme planımıydı
    Sayın Fehmi KORU lütfen şu muhalefet lideri bir yorum yapın
    Yoksa siz düşüncelerinizi Erdoğan karşıtlığı üzerine mi yoğunlaştırdınız
    Size saygım var kişiliğiniz sağlam ama hislerinize galiba gem vuramıyorsynuz
    Saygılarımla Allah yarimiz yardımcımız olsun
    HÜVEL BAKİ…..

  2. Benim merak ettiğim Fehmi bey, halk oylamasında oyunun ne olduğunu açıkça kesin bir şekilde söyleye(bile)cek mi?

    Taha bey yayınlamazsanız darılmam 😉

  3. Ben her iki grubunda istediği gibi konuştuğunu görüyorum. Kanaat önderi dedikleriniz görüşlerini gayet net açıklıyorlar. Hangi sendika başkanın neden hayır, neden evet dediğini internette görürsünüz. Hangi oda başkanının neden evet neden hayır dediğini de internette görebilirsiniz. Sanatçı yazar vb kanaat önderi kim varsa açıklamalarını konuşmalarını zaten açıkça söylemiyor mu? Bence siz biraz abartmışsınız. Bizim buralara gel Fehmi Bey her iki güruhta gayet rahat çalışıyor. Evetçiler son bir iki haftadır daha organize olduklarını görüyorum. Hayırcılar ise sürecin başında ki üstünlüklerini kaybetmiş gibiler çünkü liderlik sorunu var gibi…

  4. “Terörist”tik,”saygın” olduk
    Çocuklar gibi sevindik!
    Sanki bir hazine bulduk
    Oynamak için devindik.

    Diktatör,tek adam yok
    Büyükler yalan söylemez
    Yanlış bilen “cahiller”çok
    “Saygın olan,hayır demez.

    Aklının dikine gitme
    İllaki evete evet
    Hayır diyerek halt etme!
    Yemesen de ayda bir et.

  5. Demirel iyi başbakanlık yaptı. Özal iyi başbakanlık yaptı. Erbakan, Çiller iyi başbakanlık yaptılar. Bunlardan cumhurbaşkanı olanlar iyi cumhurbaşkanlığı yapamadılar. Çünkü iki meslek ayrı ayrı kabiliyet ve eğitim ister. Muhterem Erdoğan hatalar yaptı ama hep atlattı. Çünkü samimidir. Bilerek değil bilmeden yapmaktadır. Gerçeği görünce artık ısrar etmez.
    Erdoğan’a karşı hiç olmadım. Hatalarını eleştirdim ama daima onu savundum. ‘Evet’ çıksa da ‘Hayır’ çıksa da yine de Erdoğan’ın yanında olacağım. ‘Evet’ çıkarsa AK Parti’yi terk edeceğim. Yerine Adil Düze Partisi’nin kurulması için çalışacağım. Belki Saadetçiler yola gelirler. ‘Hayır’ çıkarsa hem Erdoğan’ın hem de AK Parti’nin yanında olmaya devam edeceğim.
    ‘Evet’ çıkarsa Erdoğan çetin bir mücadeleye girecektir. Meclis yeni seçime gidecek ve Erdoğan seçilmeyecek. Sermaye’nin planı budur. Kabul ederse biz yanında olacak ve seçilmesini sağlamaya çalışacağız. ‘Hayır’ çıkarsa Erdoğan yerinde oturacak ve iki sene sonra yapılacak seçimde Erdoğan yine cumhurbaşkanı olsun isteyeceğiz. Duamız bu olacaktır.
    Erdoğan ve Bahçeli kendi kuyularını kazıyorlar. Çıkıp halklarına “Biz yanlış yaptık. ‘Hayır’ demelisiniz.” diye beyanda bulunmalıdırlar. Bizim yapacağımız halkımızı uyarmaktır. Halk ne karar verirse biz ona göre hadiseleri tevil edecek, Allah’ın emri ise onu yapmaya başlayacağız.
    Cumhuriyetin kuruluş ilkelerinden biri de vahdeti kuvvedir. Hâkimiyet milletindir. Milletin yegâne mümessili meclistir. Tek hakim meclistir. Şimdi ise millet hâkimiyeti iki elle kullanacak. Meclis ve başkan. Beni rahatsız eden, bu anayasa tek başlıdan çift başlıya geçiş iken Sermaye’nin tersine halkı inandırmasıdır.

    • Süleyman bey farklı açıdan meseli güzel şekilde ele almış. Millet hükümeti gelecek diyorlar, Meclis’i de millet seçiyor. Milletin seçtiği Başkan’la, yine milletin seçtiği Meclis arasında zıtlaşma doğanın gereği yine olacak. Bu durumda Cumhurbaşkanlığı sistemi istikrar getirecek argümanları havada kalıyor.

    • Cumhurbaskani’nin iyi niyetinden benim de suphem yok ama altyapisindaki kimi eksiklikler artik sorun olusturmaya basladi. Kolay etki altinda kaliyor ve son 2-3 senedir Avrasya Klik’inin dedikleri dogrultusunda hareket ediyor.

      Keske eski cevresine donse, Cemil Cikcek, Mehmet Ali Sahin v.s. gibi.

  6. ben izmir de yaşıyorum. burada her yerde hayır var. her akşam muhalif ve ünlü kişilerin panelleri yapılıyor zaten hayır diyecek olanlar bilgilendiriliyor. çok zaman ise İstanbul da oluyorum. burada da en az evet kadar hayır var. basından her iki tarafı da istediğim oranda takip edebiliyorum laf sıkıntısı çekene rastlamıyorum. söylenebilecek ne fazlası var onu da bilemiyorum. burada bile herkes istediği gibi yazıyor. lafını esirgemeden çok ağır eleştiriler yazanlar var. nerde bu korku imparatorluğu. yurtdışını söylemeye gerek yok sanırım. orada evet yasaklı. izin yok. hayır baş köşede. hayırcılar da öyle.
    sonuç ne çıkarsa çıksın sonuca göre evrileceğiz hem evetin hem hayırın zorlukları olacak ve bu sonuçlar hepimizi etkileyecek.
    birçoğumuzun evet ve hayır kararı referandumdan bağımsız verilmiş başka parametreleri içeren kararlar olduğundan değiştirilmesi de pek olası değil. o nedenle ikna edici kuvvetli argümanları referandum argümanlarında aramak sevgili nasreddin hocamızın bodrumda kaybettiği yüzüğünü karanlık olduğu için avluda araması gibi en hafifinden nüktedan olur.

  7. İmam Şafinin sözü içtihat ve böyle durumlarda söylenmiş:
    “Benim görüşüm doğru ancak yanlış olma ihtimali vardır,
    Muhatabımın görüşü yanlış ancak doğru olma ihtimali vardır”
    ‏رأي صواب لكن يحتمل الخطأ ورأي غيري خطأ لكن يحتمل الصواب

  8. Bu köşeden Evet cephesinin yanlış ve mesnetsiz sözleri ele alınıp değerlendirmeler yapıldı hep çok güzel yanlışları söylemek ve konuşmak makul düzeyde cok doğrudur.

    Yalnız bu köşeden Hayırcıların mesnetsiz bir okadarda düşmanca açıklamalarını değerlendirmek gerekmiyormu mesela Kemal kılıçdaroğlunun Deniz baykalın ve konya Millet vekilinin konuşmaları izmirde denize dökeceğiz yedi sülalelerini bu ülkeden koğacağız ifadelerini neden olsun bir nebze olsu deyinilmez bu köşe artık taraflı olmuş olmazmı?

    Sadece birlik ve beraberliğe Evetciler içinmi lazım Hayırcılar için herşey bübahmı?

    Hayırın başını çeken CHP zihniyeti refarandum öncesi meclise gelmeden başladılar ve halen aynı mantıkla bu milleti kanla tehdit ediyorlar birde meseli bu cepheden baksanız.

    Hayır cephesi ve bu köşede deyişecek maddeler üzerinden mesele konuşulmuyor sadece dek adam a odaklanmış buda nekadar doğru demekki madelere söyleyecekleri bir sözleri yok

    Bu tek adam paranoyası zaten yeni söylenen birşey deyil bunu hep söylüyorlar bu söylem 2011 den bu tarafa Fetö cüler kullanıyodu

    Allah kötü söz ve kötü fillerden bizleri uzak etsin..

    • Ne yani FEToculer de oyle diyor diye “Tek Adamliga” karsi cikilmayacak mi? Zaten olayin asil noktasi bu “Tek Adam”meselesi ve sizin de bir “Evetci” olarak bunu gormeniz guzel bir sey.

      Bir insan nasil “Tek Adam” yonetimini ister, o kismi muaama bence, ama oluyor demek ki.

      Ali Bayramoglu’nin iki gun once karar da cikan yazisini herkes okumali bence. Sonra da biraz mizah icin Barbaros Hayrettin’in “Ben Sizin Babanizim” sarkisi dinlenebilir.

      Ben “Hayir” diyorum, AKP icin, Turkiye icin. Turkiye’nin AKP’ye ihtiyaci var ama kliklerin etkisinden kurtulmus bir AKP’ye.

  9. Kanaat önderleri, kendilerine görüşlerini açıklama fırsatı verilmiş olsa bile, bunu almayacaklardır.. bence. Almış olduklarını düşünelim, bunu hangi zeminde hangi zaman aralığında yerine getirebilecekler ki?
    Oy kullanmaya 13 gün kaldı. Kaldı ki pişmiş aşa su katmanın müsebbibi olmayı da istemezler.
    Halka ulaşabilmelerinin en kolay yolu da medya olduğuna göre..medyanın, bu imkanı onlara tanıyacağını hiç zannetmiyorum. Hem kanaat önderlerinden önce, bu çeşit imkanları siyasetçilerin de elinden alındı ya.. cebren ve hile ile, tutuklamalar, elektrik kesintileri, tadilatlar…

    Bu fırsat değil aslında, bir anayasal hak. Hakkını kullanmanın yolu önce kesilip sonra lütfen verilmesi.. bu bir ‘fırsat’ olarak nitelendirilme meli.. belki hak gasbı yapanların, semeresi kendine olması hesabı içerisinde bir yaklaşım.

    Bu saatten sonra tarafgirlik üzerinden okunan bir referandum, referandum olmaktan çıkmış, bir seçim havasında (meydan muharebesi), kılıçların bileylendiği hengamda kim kime neyin fırsatını versin ki?

    Bu, AK Partiden iyi haber alanların ”EVET” oylarının%55-65’ler bandında olmasının-öz güveni-içerisinde ”HAYIR” demeyi düşünenlere lütfedilen bir saygınlık.. evet; %50’in ancak biraz üzerini görebilme adına lütfedilen bir ”saygınlık”.
    Bunca olandan sonra ‘biraz demokrasi’ ‘biraz milli irade’, ‘biraz ötekine saygı’..olur ya, ”HAYIR” diyecekken ”EVET” demeye meylederler.. ‘bir oy’ evet ‘bir oy’ terazinin kefesini kırmaya yetecektir.

    Anayasal hakkını kullanmak ve iki görüşten birine sahip olmak zaten bir saygınlık, lütufa ne gerek var.

    İçten ve kendinden pazarlıklı olmanın dışında..

  10. Bütün tv kanallarında iktidar ve MHP liderinin evet mitingleri,tartışma programları hayır diyenlere hakaret eden konuşmacılarla dolu.Taciz boyutuna gelen propagandalar var.Televizyon ve haber izleyemez hale geldik.İş bu noktadayken sesini duyuramayan hayırcılar için bu anayasa değişikliği kabul edilirse hal nice olur düşünmek bile istemiyorum.Sn Cumhurbaşkanının bu sözünü nasıl anlamam gerektiğini bilemiyorum. Samimi düşüncelerimi kafamda soru işaretleri çok büyük.Alah sonumuzu hayr etsin.

  11. Fehmi bey, sizcede bizde demokirasının varlığıdan bahsederlerken bizim birşeyden anlamadığımızı zannederekmi bu lafları ediyorlar? Ben biraz önce Ocak medyayi okumak için açtığım da tam sizin yazınızın üst tarafinda hapisde yatan hakimlerin, polislerin ve diğerlerinin kaç kişi olduğunu yaziyordu, sizin yazınzı okurkende TV galiba eski Alman istibaratcısi imiş baştan dinlemediğim için tam bilmiyorum, bizdeki saraydan bahsediyordu “atom bombasına dayanıkli” fakat diş devletlerin gizli servislerinin onlari dinlemesine dayanıklı değil” gerisini yazmiyorum yazarsam sansüre takılır 15 Temmuzun kimler tarafından ve ne için yapıldığını açık açık anlatiyordu.
    Bizdeki demokırası nasıl bir demokırası ise 70 yaşını geçmış hasta bir insan oğluna avukat parası bulamiyor ve bu siteye defalarca yazdı. Orhan bey gibi yüzbinlerce suçsuz günahsız insanlari açlığa terk etmekle yetinmeyip işgence yapılan bir ülkede demokırasıden bahsetmek nasıl kabul görür, heleki bu laflar üst düzey yetkililer tarafinda edilmesine akil ve mantik kabul edebilirmi?
    Be birkaç gün önce akademisyen bir yakınımı buraya ( USA) davet ettim gelemiyeceğini söyleyince şaşırdım.Akademisyenlerin konger vb dışında yurt dışına çıkmaları yasakmış, vede onun arkadaşlarındanda çok fazla işine son verilip hapise atilanlar varimiş.Garip olanda atılanların çoğuda AKPli imiş. Sizin yazınızı okuyunca heme onlari hatırladım.
    Galiba C başkani bahsettiği hayırcılar bunlar olsa gerek. Ben bunu duydukdan sonra kendi kendime şunu düşündüm
    AKP ve diğer partililerin tahsilli ve bilim adamlarını pasifleştirmelerinin sebebi onların biyatci değil gerçekci olmalarından korktukları içinmi? Başka ne olabilitki.
    Hayırlısı Allahtan.

    • Kimilerinin,kin,öfke,öc alma gibi pirimer güdülerle,solcuların Ergenekon ve balyoz vak”alarının intikam duygusu ile
      Vicdanlarını kapattığı dramatik “Fetö” sendromundaki insancıl yaklaşımınız için teşekkür ve dua…

  12. Bu referendum her yonuyle ayaklari yere basmiyor. OHAL de yapiliyor, maddeler yeterince calisilmamis hizlica hazirlanmis. 17 yildir sahip ciktigimiz partimizin ayagina dolasabilir. Evet ciksa bile sorun. Keske su referendum isini ertelesek.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here