IŞİD bildiğimiz türden bir belâ değil.. Modern bir belâ.. Masharipov’u öyle değerlendirmeliyiz

13

Yılbaşı gecesi Reina‘da 39 kişiyi öldüren caninin yakalanması çoktandır kötü haberler almaya alışmış ülkemiz insanına iyi geldi.

Bunda caninin canlı yakalanması önemli bir unsur elbette…

Abdulgadir Masharipov‘un canlı yakalanması arkasındaki örgüt ve kendisi gibi teröre bulaşmış veya bulaşmaktan çekinmeyecek başka tetikçiler hakkında bilgi sahibi olunmasını getirebilir düşüncesine bağlı bir sevinç bu.

Nitekim, gazetelerdeki yorumlar da bu yolda.

Acaba caninin aramızdan biri olmayışı, aynı caddeleri, sokakları paylaşmadığımız uzaklardan gelmiş birine eylemin yaptırıldığı düşüncesi de sevinmemizin bir başka sebebi olabilir mi?

Galiba öyle.

Kimsenin sevincini kursağında bırakmak istemem, ama bu iki unsur da karşımızdaki örgütün nasıl bir akla sahip olduğunu gösteriyor ve o akıl sevinmememiz için yeterli bir sebep…

IŞİD modern dönemin başımıza belâ ettiği bir örgüt

Reina canisinin eylemini IŞİD (DEAŞ da deniyor) adına yaptığına herhalde hiç kuşkumuz yok.

Örgütün kendisi de eylemi üstlendi zaten.

IŞİD gibi örgütler, çekirdek kadrosunda, varoluşunu temellendirdiği ‘ideoloji’ ile aralarında birebir irtibat kurulabilecek kişiler bulunsa da, iş eyleme gelince, çok daha farklı bir veri-tabanından yararlanmayı bilir.

Reina canisinin kişiliğiyle ilgili bilgiler ve kendisini harekete geçiren dürtüler bilgimiz dahiline girdiğinde, ”Hani bu adam IŞİD’çiydi?” sorusunu sorma ihtiyacı duyabiliriz.

Aynı örgütle irtibatlı yapılmış 2016 yılına ait eylemlere baktığımızda görünen bu çünkü: Kendisi de ‘gey’ ve içine girip insanları taradığı kişilerle müdavimi olduğu o ‘geybar’da daha önceleri buluşup sohbet etmiş Orlando canisi… Paris’te, Brüksel’de, Berlin’de kanlı IŞİD eylemlerini gerçekleştirmiş tiplerin dinin en temel esaslarıyla ters düşen davranış biçimlerine sahip olması…

Muhtemeldir ki, Reina canisi de o tiplerdendir…

İlk günden ortalığa dökülen ifade kırıntıları doğruysa, birinden aldığı talimatlarla harekete geçtiği anlaşılıyor; öyle olabilir de. Sonuçta bu tipleri istenen gürültüyü kopartacak hedeflere yöneltmek için motivasyonlarını her daim yüksekte tutmaya yarayacak yönlendiriciye ihtiyaç duyulabilir.

Yine bilgiler doğruysa kaydıyla söylüyorum; ‘yönlendirmeye muhtaç bir IŞİD eylemcisi olmak’ Reina canisini, diğerleri arasında bir ‘istisna’ durumuna getiriyor.

Avrupa’da ve ABD’de sahneye konulan IŞİD eylemleri ‘lone wolf’ denilen kendi başına buyruk kişiler tarafından hayata geçirilmişti.

Kuşku duymaya başlasak herhalde yanlış bir iş yapmış olmayız.

Meselâ şu sorumun içinde yer alan kuşku: Gerçekten kendisini yönlendiren biri/leri var idiyse.. o birileri nasıl olup da bu adamın canlı ele geçmesine izin verdi?

Bu tür eylemlerin genel adı ‘intihar eylemi’dir ve böyle bir işe girişen kişinin, eylemi sonunda ölmesi bir kuraldır.

ABD’de, Avrupa’da eylemlerinin sonunda hayatta kalmış kişi yok; onlardan hareketle ulaşılan ‘bağlantılı’ kişiler var ancak…

Türkiye’de de öyle olmadı mı? Ankara’da Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov‘u öldüren genç polis memuru, kendisini teslim olmaya ikna etmeye çalışanlara, ”Ben buraya ölmeye geldim” cevabını vermemiş miydi?

IŞİD fazla uzağımızda sayılmaz

Yılbaşı gecesini kana bulayan caninin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayışı, itiraf etmesek bile, hepimizi rahatlattı.

”IŞİD adına eylem yapan uzaklardan gelmiş biri…”
Rahatlamayalım derim.

Sebebi şu: Yılbaşı eylemi öncesinde yılbaşını kutlamaya hazırlananlara karşı kampanya açanlar bizden birileriydi ve eylem sonrasında ”Oh olsun” anlamına gelen mesajlar da Türkçeydi…

Her eylem, ‘ideoloji’ açısından başarılı olmuşsa, aynı türden eylemler için birer reklâm malzemesidir de…

Fransa’nın Nice kentinde Bastille Günü’nü kutlayan kalabalığın üzerine kamyonunu süren eylemcinin yaptığı, birkaç ay sonra, bir başka eylemcinin eline geçirdiği kamyonla, bu defa Berlin’de Noel için kurulmuş pazaryerine dalıp insanları biçmesi eylemine esin kaynağı olmuştu.

”Eylem yapılacak” istihbari bilgisi geldiğinde, her ülkede şimdilerde ilk yapılan iş, kamyon trafiğinin önünü kesmek oluyorsa.. sebebi budur.

Reina eylemcisinin bıraktığı yerden alıp benzer gürültüyü koparacağını düşündüğü bir başka eylemle devam ettirme sevdasına sahip olabilecek kişiler içimizde yaşıyor mu yaşamıyor mu?

Şimdilerde sormamız gereken soru budur.

Hem sormalı, hem de verilecek cevaba göre tedbirler almalıyız.

IŞİD örgütünün ideolojik cazibesini ortadan kaldıracak ikna faaliyetlerine de ağırlık vererek…

Endişemi paylaşıyorum

Adamın yakalandığına sevinmiyor muyum? Elbette ben de seviniyorum. Sevincimi dünkü yazımda fazlasıyla belli ettim de.

Olaya olduğundan öte anlamlar yüklemek ve bunu yaparken yeni eylemler için propaganda malzemesine döndürmek yanlışına düşmemizden endişeliyim.

Her şeyde mübalağa ederiz de, bu defa sonuç almaya yönelik bir tevazu içerisinde davransak ne olur?

Bütün istediğim bu.
ΩΩΩΩ

13 YORUMLAR

  1. Bir masum, mağdur, mazlum için kaç suçlu, zalim şüphelisinin serbest gezmesi reva görülebilir? Şu uygar! dünyada sınırları keşmeķeş ülkelerle, üç yanı deniz dört yanı terör örgütleriyle çevrili kaç devlet şiddetten uzak kalabildi? 10 yılda bir komplo teorisinin yanlış olduğunu kaç kişi isbat edebilir? Vs…

  2. Dönelim şu anayasa değişikliğine. Diyelim ki 2019 da aynı 2014 gibi bir durum ortaya çıktı. Üç aday var ama bu sefer Akparti ilk turda % 51 geçemedi. İkinci turda da CHP ve MHP nin ortak adayı Ak partinin adayından daha fazla oy aldı ve seçildi.
    Meclis çoğunluğu Akparti de ama Cumhur – başkan karşı taraftan. Teknik olarak bu olabilir mı ? Olur. ,Olursa ne olur ? Biri bana anlatsın benim kafam karıştı. Bu duruma getirebilecek bir anayasa yi ne demeye ister Akparti ?

  3. Cani sadece kiralık bir katil de olabilir. Önce bazı hedeflere tek tek ateş ettiği, sonra emin olmak için bazılarına tekrar ateş ettiği ve sonra da hedef şaşırtmak için rastgele ateş edip terör süsü verdiği de ihtimal dahilinde olan bir olayla karşı karşıyayız.

  4. Önceki bir çok terör olaylarında olduğu gibi hep tetikçinin üzerinde duruluyor. 15 Temmuz ile Adil Öksüz, Ankara’da Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov‘un katilinde olan gibi Reina’da da olan bu.. En azından biz kamuoyuna öyle gösteriliyor.

    Türkiye, terör olaylarından en ‘çok çeken’ bir ülke. PKK terörü 10 binlerce cana, milyarlarca dolar maddi kayba mal oldu/oluyor. Şimdi de terörün çok çeşitliliği ile kallavisini yaşıyoruz.

    Ne zaman dizlerimiz üzere doğrulsak (hep öyle denir), bir tekme, bir tekme daha sırtımıza.. bi daha, bi daha.. Bunu önceleri her on yılda bir askeri müdahaleler ile yaşardık, şimdi hepsi birden.. On yılı geçmeye ramak kala şaşılırdı ki bu sefer post-modern, e-muhtura çeşitleri türedi. 1984 Eruh’la başlayan PKK terörü devri daiminde bile 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz gibi mel’anetler sayesinde ”her 10 yılda bir DARBE” geleneğimiz bozulmadı. Nedir bu Allah aşkına?

    Şimdi Abdulgadir Masharipov‘u yakaladık. Diyelim ki Adil Öksüz’de yakalandı.. Ne olacak sizce? Arkasındaki bağlantılara ulaştığımızda bunların kim olduklarını mı öğrenmiş olacağız. ..hadi öğrendik. Bundan sonra IŞID ve diğerleri eylem yapamaz hale mi gelecek ülkemizde. ..köklerine mi ineceğiz?

    PKK’nın Kandil üst düzey yöneticilerinin yakalanmasına dair ”kırmızı bülten” kararı daha yaklaşık iki yıl önce yayınlandı yanılmıyorsam. Oysa ki İran, PJAK ile beraber Karayılan’ı sınır dışı etmişti çok uzak olmayan yakın zamanlarda. Yani..

    Yani yeter artık!.. Sinek(ler) ile uğraşılacağına BATAKLIK(LAR) kurutulsun..

    • Bir de; Andrey Karlov‘un yakalandıktan sonraki servis edilen görüntüleri acıları hafifletmiş, yüreklere su serpmiştir az da olsa.. Geri dönüşlerden anlaşılan bu..
      İşini bilen biliyo..

  5. Eylemleri ve eylemcilerinin verdiği görüntü IŞIT”ın İslamiyetle yakından -uzaktan ilgisi olmadığını,aksine İslamiyete zarar verici dolaylı algı oluşturmakla görevli olan kurmaca lejyonerlerden oluşturulduğu sırıtıyor.
    “Mücahide” kadınları elbette görmüşsünüzdür.Bu görüntü bile ktek başına önemli bir göstergedir.
    Kanlı olayın icrası ve sonrası 15 günün irdelenmesinin yorumunu uzmanlar fazlasıyla yapıyor.
    Bir de Fehmi beyin analizlerini okuyunca düşünde,düşün!
    Beyin cimnastiği benim gibi yaşlılara ağır geliyor,onun için ahkam kesmeyeceğim.
    Takip etmekte olduğum,Meclis görüşmelerinde,AKP Milletvekilleri tebrikatta bulundu,kimi mi?İçişleriBakanını..
    Olaylardan,artı veya eksi puan çıkarmağa pek meraklıdır toplumumuz;hem de,”karıncadan yağ çıkarırcasına”
    Etrafın aydınlanması ve olayın biraz soğuması beklenmeden ağzı olan,hele de ehil olmayanlar azıcık susmalı.
    Ve olay,önemli meselelerin önünde paravan yapılma hesabına tevessül edilmeye..

  6. Son zamanlarda yaşanan tüm olaylara bakınca. Sevemedik birbirimizi diyorum.herseyi sevdik de insanı Sevemedik hele de bizi yaratandan ötürü sevmemiz gerekirken . Seveni de boğduk yok ettik. Herkesi öfke nefret esir almış. Bunu burda yapılan yorumlarda bile görmek mümkün. Hal böyleyken insana herseyi yaptırmak ta kabul ettirmek de mümkün. Ya benim gibisin ya yoksun durumu mevcut. Allah in dahi sorumlu tutmadı ği fikir denilen şeyden herkesi mahkum ettik…

  7. Bizim şimdi kanka olduğumuz komşumuz, Afganistan da kayıp ettiğ savaşın faturasının karşi koalisyon ortaklaraına çok ağır ödetiyor, hemde kedinin fare ile oynadığı gibi oynuyarak, sizmisiniz müslümanlarla birlikde bize karşi savaşan!
    Ben 2011 den bu tarafa RT international (Rusyanin uluslararasi TV) kanalının tartışma proğramlarını izliyorum.
    Türkiye hakkında o kadar sert yayınlar yapıyorlardı.Hedeflerinde 80℅ C Başkanın ailesi ve kendisi idi,işid da yardım ediyorlar onlardan petrol aliyorla bunlara benzer yayınlar belgeler vb her gün saatlerce ayni şeyleri tekrar tekrar yayınlardı. Şimdi güya bizimle dostlar fakat İslam dininın bir numaralı düşmanlarılar.
    Şimdiki hedeflerinde İslam,Amerka, Nato, Avrupa,ve Obama var.Geçenlerde U.S. Elektirik sistemlerine siber ataklar yapiyor dediler 2 gün sonra bizim yetkililer elektirik kesintisinden Amerkayi sorumlu tuttular.
    Özbeklere Akiska Türklerini, Kırgızlara Özbekleri, öldürtüler.Bunlar gibi olaylari Rusya her zaman çok iyi becerir! Onun için diş politikada kimse düşmanda olmadığ gibi dosta olmaz barışcı ve iyi bir siyasetci başarılı olma şans daha fazla olur.
    İçerde hatalar yapılırsa bedeli o kadar ağır olamaz.Örnek verecek olursak İstanbulu askerler batırdı Dalan inşa etti, Sözen yıktı Erdoğan yaptı.Fakat diş politika içerdeki gibi değil en ufak sarsıntının bedeli çok ağır olur.
    Rus uçağı düşürüldüğünde Türk politikacıların demeçleri şöylemlerı Rusların eline onların arayıpda bulamadıkları kozlari verdiler ve onun maddi manevi zararı ortada.
    Fehmi bey her zamanki gibi bu yazısındada yetkililerin dikkatli olmalarının önemini anlatiyor ve uyariyor.
    Sayın Koru gibi gazeticiler olayların gidişatını ilk andan itibaren herkesden iyi onlar ve bilirir.

  8. Var olan sistem, var olan dünya düzeni yani bizim tanımlamamızla var olan “ZALİM DÜZEN” sadece sorunlar ve bu bağlamda “TERÖR VE TERÖRİSTLER” üretir hale geldi…
    Neredeyse her gün ülkemizde veya dünyanın bir yerinde “TERÖR OLAYLARIı” irili ufaklı olarak oluyor ve bu “zalim düzen” var olduğu sürece de hep var olmaya devam edecek…
    Neden?
    Biz bu musibetlerden ibret ve nasihat alıp gereğini yapalım diye…
    Ne zamana kadar devam edecek?
    Biz yapılması gerekenleri yapıncaya kadar devam edecek…
    Çare nedir?
    Çözüm nedir?
    Tedavi nedir diyenlerdenseniz…
    Bugünkü yayımlanan yazımdan örnek cümleler vereyim:
    1
    “İnne hâzâl kur’âne yehdî lilletî hiye akvemu ve yubeşşirul mu’minînellezîne ya’melûne’s-sâlihâti enne lehum ecren kebîren / Şüphesiz ki bu KUR’AN en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan müminlere kendileri için bir mükâfat olduğunu müjdeler.”
    *
    2
    “Medeniyetleri Kur’an düzeni ile karşılaştırarak incelememiz gerekmektedir…”
    EVET…
    “KUR’AN DÜZENİ”…
    *
    3
    “a) Güveni sağlayacaksınız; yani insanların malları, canları, ırzları (nesilleri) ve işleri güven altında olmalıdır…”
    a ŞIKKI İLK MADDE; ÜÇ MADDE DAHA VAR…
    “KUR’AN DÜZENİ” YANİ “İSLÂM/BARIŞ DÜZENİ” BÖYLE BİR ŞEY…
    4
    TAMAMINI MERAK EDENLERE;
    http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/7165/SonEk/0/Resat-Nuri-Erol/Inne-Hazal-Kurane-yehdi-ve-Yubessirul-Muminine
    *
    SELAM VE DUA İLE…
    RNE

  9. terör örgütlerinin ideolojik cazibesi ortadan kalkmaz, cazip ideoloji kıtlığına kıran girecek değil. sapmaya istekli insan kıtlığı olmadığı gibi… kaldı ki işin içinde sadece ideoloji yok. esenlerdeki evde bir simit parası bulunmadı herhalde. örgütlerde herkese her ay tıkır tıkır dolar üzerinden maaş ödeniyormuş . kim ödüyor bunca parayı. yine de vekalet savaşlarının normal savaşlardan ucuza geldiğini söylüyorlar. vardır herhalde bir hesabı…

    not : 1000 e yakın şehidimiz 800 civarında gazimiz var. çoğunda organ kaybı olan gazilerimiz. askerimiz polisimiz tüm güvenlik güçlerimiz onlar biz evimizde rahat oturalım diye hayatlarını hiçe sayıyoriçerde dışarıda canlarını organlarını bize siper ediyorlar. o insanlar mübarek insanlardır o ayaklar da mübarek ayaklardır bana göre………..

    • Fiili başkanlığa geçtikten sonra başımıza gelmedik kalmadı. Terör, darbe, binlerce ölü, şehit, yaralı, son derece güvensiz bir ülke, ekonomisi ve geleceği belirsiz. İktidardaki siyaset bu felaketlerin sorumluluğunu hiç üstüne almıyor. Hep dış güçler, üst akıllar sorumlu. Muhalifler dağınık, onların hiç bir fikri yok ki birşey demiyorlar. Bu kadar problemi çözmek için göstermelik soruşturma komisyonları dışında birşey yapan yok. Üstüne üstelik tüm siyasetin tek işi var bu günlerde: fiili başkanlığı, yasal başkanlığa dönüştürmek. Bunu meclisin iradesini ipotek altına alarak, açık oyla ve hukuksuz bir şekilde yapıyorlar. Peki ne değişecek? Bu problemlere nasıl bir çözüm getirecek bu başkanlık? Mevcut demir yumruk yönetim daha da sert olacak. Demokrasi daha da azalacak. Susanlar daha da susacak. İstenen bu mudur? Ve bu bir çözüm olacak mıdır? Dünyadaki örnekleri olmadığını gösteriyor. Hukukun üstünlüğünün olmadığı, kuvvetler ayrılığının olmadığı anti-demokratik yönetimlerin ne ekonomik ne de istikrar yönünde başarılı olması mümkün değil. Bugün basını, aydınları susturarak bunu saklayabilirsiniz bir süre daha milletten. Ama güneş balçıkla sıvanmaz. Yaşarsak göreceğiz sonuçlarını acı bir şekilde.

      Bütün bu olan bitene millet ne diyecek referandumda gerçekten merak ediyorum.

      • fiili başkanlıktan çok önce 30 yıl kadar önce önümüze konan haritalar bugünlerin habercisiydi . okuyabilmemiz gerekirdi olmadı.. ama asıl tuhaf olan hala okuyamıyor olmamız. gerçekten çok acı…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here