İYİ Parti misyonunu tamamlamış görünüyor.. Tepedeki istifalar bunun işareti…

31

İYİ Parti’de işler iyi gitmiyor. ‘‘Benden bu kadar’’ diyerek kenara çekilme arzusunu beyan etmiş genel başkan Meral Akşener Kararından dönmeye zor ikna edilmişken, gerekçelerini onun genel başkan olarak devamının yanlışlığı üzerine oturtan partinin üç kurucu üyesi istifa ediverdi.

Bir önemli gerekçeleri de istifa edenlerin, 24 Haziran seçiminde CHP ile ittifak yapılması…

Üç üye de parti için ‘ağır top’ sayılacak isimler: Prof. Yusuf Halaçoğlu, Prof. Özcan Yeniçeri ve Nevzat Bor… Üçü de Ülkücü kesim için ‘simge’ sayılabilecek isimler…

’Hiç bir mazeret başarının yerini tutamaz’ özlü sözü bu olayla da bir kez daha doğrulanmış oluyor.

Başarısız mıydı İYİ Parti?

Aslına bakılırsa yeni kurulmuş ve o kısa zaman aralığında iddiasına uygun bir yapılanmayı gerçekleştirememiş bir parti olarak İYİ Parti’nin 24 Haziran’da yapılan seçimde aldığı oy için başarısız denilemez. Yüzde 10 barajını aşabileceği görüntüsünü verdi İYİ Parti.

Başarısızlık’ daha çok Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olarak partisinin oyunun (yüzde 10) altında bir oy (7.3) almasıyla ilgili.

İstifa edenler bu yönden haklı sayılabilirler.

Ancak istifa açıklamalarında yer alan ‘‘Parti CHP ile ittifak yaptı, bu sebeple AK Partili tabandan oy alamadı’’ tespiti gerçeklerle örtüşmüyor. Seçim sonrasında yapılan araştırmalar İYİ Parti’nin en fazla oyu AK Parti’nin bu seçimde kaybettiği 8 puan içerisinden aldığını gösteriyor.

Daha da önemlisi şu: Bugüne kadar yapılan seçimlerde İYİ Parti’nin de büyük oranda kendisini yerleştirdiği ‘milliyetçi’ zeminin kaydettiği en yüksek oy 24 Haziran seçimine ait. MHP’nin (yüzde 11.1) oyuna İYİ Parti’nin oyunu (yüzde 10) eklediğimizde bu gerçekle karşılaşıyoruz: Yüzde 21.1…

MHP’nin içerisinden çıktığını varsaymamız gereken ve rahatlıkla ‘MHP 2.0’ diye adlandırılabilecek bir yapıda kurulmuş olan İYİ Parti sayesinde Meclis’te her zamankinden daha fazla sayıda birlikte hareket edebilecek milliyetçi bir grup (49+43=92 milletvekili) yer alıyor.

Tek başına girseydi MHP’nin oyları ne kadar artarsa artsın milletvekili sayısının sınırlı kalabileceğini daha önceki seçim sonuçlarından biliyoruz: 7 Haziran 2015: Oy oranı yüzde 16.29, milletvekili sayısı 80; 1 Kasım 2015: Oy oranı 11.90, milletvekili sayısı 40).

İYİ Parti bir ‘milliyetçi zemin projesi’ olarak başarılı bile sayılabilir.

Bugünkü tablo Bahçeli+İYİ Parti’nin eseri

Meral Akşener ve arkadaşlarının MHP dışında ve büyük çapta MHP tabanına hitap eden bir parti kurma tehdidi söz konusu olmasa, MHP lideri Devlet Bahçeli, AK Parti’yi iktidarda tutmaya yaradığı açık girişimlerini birbiri peşi sıra yapar mıydı?

AK Parti iktidarda, Tayyip Erdoğan kendisine ‘Başkan’ diye hitap edilmesini yeğleyen Cumhurbaşkanı ve Türkiye ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ ile yönetiliyorsa bugün, ülkemiz bunu, İYİ Parti’ye ve Devlet Bahçeli’ye borçlu.

Hiç kuşkusuz bugünlere Meral Akşener sayesinde gelindi. Hem de onun milletvekili olamama fedakarlığını da üstlenmesi sayesinde…

Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyduğu için milletvekili olamadı Akşener; milletvekili sıfatı taşımayan birinin partilere genel başkanlık yapması çok zordur.

Gelelim, istifa edenlerin gerekçelerini oturttuğu CHP ile ittifakın yanlışlığı konusuna…

Açıkçası, CHP yardım elini uzatmasaydı İYİ Parti’nin seçime katılması ve Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adaylığı mümkün olamazdı. CHP ve onunla yapılan ittifak İYİ Parti için bir can simidi oldu.

Zarar muhasebesi yapılacaksa, İYİ Parti’ye değil, CHP’ye zarar verdi ittifak…

Bundan sonra ne olur?

Kurultayı var İYİ Parti’nin ve kurucu kadrosunda Meral Akşener’le genel başkan olarak yola devam kararlılığı söz konusu. Kendisini ‘misyonunu tamamlamış’ hisseden birinin liderliğinde ne kadar yol gidilebilirse İYİ Parti de siyaset arenasında o kadar ilerleyecektir.

Zor bir yol önlerindeki…

ΩΩΩΩ

31 YORUMLAR

  1. Ey oğul diye başlayan sözler ne güzel! Herbiri Akıl-Iman sentezi ürünü. Osmanlılar bu ana prensiplerle kuruldu. En başta, Allah’a iman var. İnsan var. Nefs var (haram-helal var). Akıl var. Kalp var. Bilgiye önem var. İşi ehline vermek var. Toplum var. Ülke var… :

    «Toplumu yöneten de, diri tutan da irfandır… »

    “….En büyük zafer nefsini tanımaktır… »

    “…Ülke, idare edenin, oğullan ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir….. Ülke sadece idare edene aittir…»

    “…Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur…”

    Ne muazzam tespitler ki bunları Kuran’dan öğreniyoruz. Bu değerlere yakın oldukları dönemlerde hep başarılı oldular. Allah onlari tercih etti. Osmanlıların başarısız olduğu dönemler bu prensiplerin uyulmadığı bunlarla çelişkili yaşandığı dönemlerdir ki yakın tarihimizde ve bugün olan da budur. Neticede yıkıma götüren de budur. İşte onun içindir ki AKIL-İMAN SENTEZİ !…..

  2. ‘ABD’yi TL korkusu sardı, TL’nin yıldızı parlıyor’

    Hemen heyacanlanmiyalim, devamini okuyalim…

    ‘Doların fırlaması, Türk Lirasının değer kaybetmesi A Haber’in bazı haberlerini tekrar gündeme getirdi…
    A Haber’in 9 Aralık 2016 tarihinde yayınlanan ekonomi bülteninde “Dünya TL seferberliğini konuşuyor”, “TL’ye Destek Sistemi Değiştirebilir” ve “TL’nin Yıldızı Parlıyor” gibi ifadeleri kullanması son günlerde artan dolar sonrası sosyal medyada gündem oldu.

    Nisan 2017 ki REFARANDUMUN hazirligi idi. Tipki bu gunlerdeki belediye secimler icin servise konulan
    ABD seneryosu gibi. Bu seneryo, Trump icin bayagi moral oldu bir eyalette on secimlerde 2016 ki basarisinin ustunde bir oy aldi ve 11 fanatigi on secimi kazandi bakalim 3 ay sonra ne olacak.
    TL 10 liraya mi cikacak yoksa Trump o eyaleti kayipmi edecek.
    Bizim M ince biraz daha CHP yi icine kapatsin belki bir koltuk kapabilir.

  3. Partiler ihtiyaca binaen kurulur deniliyor elbette bu toplumsal dinamikler açısından doğrudur. Peki kader bir hadisenin olmasına neden cevaz veriyor? Mesela bu memlekette çok sevilen rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu şehit olana kadar siyasette kaybeden olmasına rağmen siyaset yapmaktan vazgeçmemiş ve halkın kalbinde ve inşaAllah Hakkın kavlinde değerli olarak takip ettiği prensip ve mefkureden ödün vermeksizin yoluna devam etmiştir. Bu rahmetlinin hiç seçim kazanamamasından dolayı haksız olduğuna delalet eder mi? Elbette etmeyecektir seçim kaybı istatistiksel bir durumdur hatta kirli siyasetin tek objektif parametresi olan sandık çok farklı sebepler ile dolar boşalır. Siyasette en büyük meşruiyet vicdan ve kibir terazisi ile tartılır. Hiç seçim kazanamamış bir siyasetçi vicdanlarda meşruiyetini koruyorsa ”Galiptir bu yolda mağlup” denebilir. Hatta bunu birilerinin söylemesi bile gerekmez semaya dua için açılan eller bunu tescil eder. Bir diğer önemli konu kibir halidir ki siyaseti içten içe çürütür, mütevazi görünürken bile insan kibirli olabilir. Kibir halde, tavırda, itibarda, etrafa topladığı yancılarda kendini gösterir de nasıl eriyip bittiğini anlayamadan siyasette kibir Ergenekon dağının erimesi gibi eritir de kimse farkına varmaz. İyi parti başarısızlığı özelinde ilkesel olarak karamsarlıktan ziyade prensip düzeyinde bir siyasi akımı kadük ve anlamsız yapan kendimce önem verdiğim iki sebebi yani vicdanlarda meşruiyet ve umumi kibir hastalıklarını yazdım. Vesilem Rahmeti Rahmana kavuşan sandık zaferi olmayan bilge Muhsin başkana rahmet duası ve bürokraside oluşan vicdan noksanı kibirli yapılanmanın uzun dönemde ateşin odunu tüketmesi gibi siyasi meşruiyeti tüketmesine işaret etmek içindir.
    Son söz:Asırlar ötesinden gelmeli, hak olmalı ve taravetini korumalı !
    “- Ey Oğul!
    Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana…
    Güceniklik bize; gönül alma sana.
    Suçlamak bize; katlanmak sana.
    Acizlik yanılgı bize; hoş görmek sana.
    Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.
    Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana.”
    “- Ey Oğul!
    Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.”
    “- Ey Oğul!
    Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı.. Allah (c.c.) yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hakk yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin.”
    “Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va’d edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.”
    “Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir.”
    “Milletin kendi irfanı içinde yasasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.”
    “En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.”
    “Ülke, idare edenin, oğullan ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştürdüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar, yaşatamadılar.”
    “İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkamaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar, laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir…”
    “Akacak kan boş yere akmamalı. Ona yol ve yön lazım. Zîra kan, toprak sulamak için akmaz. Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.”
    “Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı. Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.”
    “Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat, bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz.”
    “Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az.”
    Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekin zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da… Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin.”
    “Sevgi da’vanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez.”
    “Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman, geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.”

  4. doların 5.30 civarı olduğunu da unutmayalım.
    -her zaman 50 liralık benzin alan yandaşlar da duysunlar.
    – soyuyorlarsa sadece onları soymuyorlar, esas ülke soygununa katılmayan, kendi emeği ile geçinmeye çalışan bizim gibileri soyuyorlar.

  5. Eğer ayteacher’a sorsaydım mission’nun türkçe karşılığının görev olduğunu söylerdi.
    Herhalde fehmi beyde misyonu görev anlamında kullandı.
    Yazıdan anladığım kadarıyla fehmi bey diyor ki: “iyi parti, mhpyi akpye yanaştırmak için mhpye karşı oluşturuldu. böylece, koltuğu korumak isteyen mhpliler akpye yanaştılar. şimdi iyi partinin görevi bitti.”
    – Öncelikle doğru anlamış mıyım emin değilim ama “‘missiyonunu tamamlamış’ hisseden…” cümlesindeki “misyonunu tamamlamış” bölümünün tırnak içinde verilmiş olması koruyu doğru anladığım konusunda beni ikna ediyor.
    – Böyle bir iddia, bilinen veriler için de (ya da bizim bildiğimiz veriler içinde) dile getirilemez görünüyor. yani veriler böyle bir iddiayı uçuk bir komplo teorisi düzeyinde bırakıyor. Ancak fehmi beyin özel bilgileri olabilir. Ona birşey diyemem.
    – Fakat özel bilgi de olsa, teoride bazı soru işaretleri var. Mesela: mhpnin ak parti yanında tutulması gerekmiyor mu? yani mhpnin ak partiye yanaşması istendi ve meral akşener bu misyonla hareket etti ise, mhp cumhur-başkanlık sistemine ve seçimlerde erdoğana destek verdiğinde iş bitiyor mu? Bana pek iş bitiyor gibi gelmiyor. bundan sonra da mhpnin akpnin yanında olması gerekir gibime geliyor. bu noktada meral akşenerin misyonunu tamamladığı tezi biraz şüpheli oluyor.
    – ayrıca, seçimlerin yorumlarında, iyi partiye oy verenlerin daha seküler yaşam süren ülkücüler olduğu konusunda yorumlar yapılıyor. yani daha farklı ifade edilecek olursa, iyi partinin tabanını şehirli ülkücüler oluşturuyor ve artık bunların mhp çatısı altına dönmesi pek mümkün görünmüyor. yani, demem o ki, iyi parti nin varlığını sürdürmesi için zorunlu olan tabanı mevcut görünüyor. Böyle olunca da, akşenerin misyonunu tamamladığı hissinde olsa bile iyi partinin siyasi yaşamdan silineceğini iddia etmek pek mümkün görünmüyor. meral akşener iyi partide devam etmeseydi bile iyi parti yoluna devam ederdi diye düşünüyorum. iyi partide, meral akşenerin aday olmayacağını açıkladığında aday çıkmamasının ve akşener ısrarının esas nedeni, şu an akşener haricindeki kadrolar arasında akşenerden sonrakilerde henüz pekçok eşit mevcut. ancak zaman içinde, parti oturdukça birileri daha bir öne çıkacaktır. işte o zaman, akşenerden sonra, kolaylıkla aday çıkabilecektir.

  6. Şu an Türkiye muhalefti ve ihtidari ile tek bir kişinin kaprislerine alet olmuşlar,ve onun yazdığı muhalefeti yönlendirme seneryosunda maalesef baş röleri gene muhalefet partiler oynamakta.

    Eğer muhalefet son ABD ile olan çakma problemlerin baş rölünü oynamak yerine işin aslını ortaya çıkarmak için uğraşsaidi!
    Birilerinin Türkiye diye bir derdi olmadığnı onların tek bir amaci olduğunu oda milleti birbirine düşürüp oylarını alimp makamlarını korumak.
    TC yi iflasina yol açacak yaptıkları yalnışlardan kurtarabilmek için Trump gibi bir cambazla tuzağina nasıl düşdüklerini ortaya çikarsa idiler o zaman muhalefetin gerçekten kendi menfaatlari (koltuk kapma yarış(değil vatan millet derdi olduğunu halk görür ve öğrenmiş olurdu.
    Millette 16 senedir mağrdurları oyniyarak nasıl kandırıldıklarını öğrenmiş olurdu, neredee o koltuk derdinden kurtaracak dürüstlük.

    ABD sendurumu olanlara bir soru.
    Sizin dünya ve ümmet lideriniz çocuklarinı neden Türkiyede değilde ABD okuttu?
    Onlaraın masraflarını üstkenen iş adamına Türkyenin nelerini peşkeş cekti?

    ABD ile uyutulmayi bırakın NATO toplantısından sonra TC nin iflasına neden olacak Poster olayını gundeme gelmesininin nedenini araştırın..

  7. Üstakılın muhalefete becertebildiği tek proje iyiparti oldu. Hoş, ekmel amca projesi de başarılıydı, en azından m.inceden yaklaşık 10puan fazlası vardı:) iyiparti chp den gitgel yapan 15 maraba sayesinde seçime girebilmiş değil ki, ysk zaten onaylamıştı katılan partiler listesini. Cb adaylığı deseniz, akşener 100bin imzayı rahatça bulabilmişti! Yani bu chp yardımı iddiası biraz abartılıyor sanki… Kendilerine hayrı yok ki onların:) Şimdi de iyiparti sarsılıyormuş; beter olsunlar, kendi başlarını yesinler işşşallah!!!

  8. Bizim için Imf den uygun faizli bi kredi anlaşması kotarır artık içgüvey şeriat dedemiz:) yanına da bi kasa anansla maklube tepsisini de yaydık mı, değme keyfimize:) yalnız o ç.altanın meme fetişisti tosuncuklarının bahsettiği çok büyük altüst oluşlar sırasında açığa çıkacak olan ‘sosyal öfke’ varıp da mapus damlarını ateşe vermese bari!!!

  9. İyi parti dağlıyor mu
    Ayrılanlar değil.
    Kalanlar karar verecek
    Görüntü iyi değil
    Ama yinede iyi parti
    Yani iyi çalışırlarsa CHP çöktüğü, HDP bittiği yerde boşluğu doldurabilir
    Her iki partinin tabanınıda okşayarak, beklentilerine cevap vererek ortak akılda buluşursa yeniden şahlanabilir
    Ayrılanlar zaten bir varlık göstermediler.
    Belkide hayırlı.
    Çünkü İyi parti DP, AP partisinin, sağ duyunun yerini alabilir
    Geç kalmış değil
    İyi partinin iyi olma şansı hala var
    Değerlendirebilirlerse tabii

  10. sayın yorumcular Partiler toplumsal ihtiyaçtan talepten dolayı kurulurlarsa kalıcı olurlar. İçer den ve dışarı dan dayatmalarla kurulurlarsa siyasi ömürleri uzun ömürlü olmazlar. İyi parti toplumsal ihtiyaçtan dolayı kurulmuş bir parti değil iç diş güçlerin talepleri ile kurulmuş bir proje partidir(Ak Partiyi mecliste zayıflatmak için). Ak parti 2001 de kurulurken toplumsal bir talep vardı ki ilk seçim de %34 oy alarak iktidar oldu dış ve iç güçlere, medya ya, bütün vesayet odaklarına rağmen. sayın AKŞENER 28 Şubat sürecinde vesayete karşı dik durdu milletimiz bunu hep takdir etti ama MHP yi bölen bir siyasetçi olarak algılamaya başladı, FETÖ nün projesi olarak yaptığını düşündüler . Artık şunu herkes görsün sayın ERDOĞAN aday olursa milletimiz tercihini ERDOĞAN dan yana koyar karşısında başka bir Ak partili de(GÜL, ARINÇ, YILDIRIM…) olsa fark etmez. sebebi bence şunlar çalışkan, işini takip eden, dersine iyi çalışan, fırsatçı değil,topluma güven veren, gerektiğinde dik ve omurgalı durabilen, cesur gözü kara her şeyi siyaseten yaptıklarını ve yapamadıklarını gerekçeleri ile topluma anlatıyor. toplum neden başaramadığını biliyor yaparsa ERDOĞAN yapar kanaati oluşmuş toplumda

  11. Fehmi Bey “Abdullah Gül’ü çatı aday yapmazsanız sonunuz böyle olur”
    mu demek istedi bu yazısında acaba?

    Bence daha baştan İP’in dolduracağı bir boşluk yoktu.Bir proje partisi idi ve akıbeti de diğer proje partileri gibi olacaktır.

    Kırk küsur milletvekili çıkarabilmeleri bir başarıdır.Ancak bundan ötesi yoktur.

  12. bekir bey türkiyede idam cezası varken kaç pkk’ lı, kaç tecavüzcü, kaç tane adi katil idam edilmiş. idam edilenler; adnan menderes ve arkadaşları, deniz geçmiş ve arkadaşları, 12 eylülde yaşı küçük olduğu için yaşı büyültülerek idam edilen ve kenan evrenin bir sağdan bir soldan astık dedikleri.. türkiyede mahkemeler siyasi amaç uğruna kullanıldıkça idam cezası geri dönüşümü olmayan facialara neden olur. ergenekon davasında 3 yıl yatan bir rütbeli şu an terfi edip general oldu. demek ki suçsuzmuş. bu rütbeli idam edilseydi hesabını kim verecekti.. idam yerine adil mahkemeler ve caydırıcı cezalar olmalı..

    • Ahmet bey yorumda belirtigimgibi mesele kanun deyil. uygulama. suçlu olan. onu uygulamaya geçirmeyendir. kim. hangi iktidar olursa olsun eğer bu milletin kanına vatanına göz dikmiş seri katıl apo gibi birisi idam edilmiyorsa tamda milliyetçi bir parti nin hükümet ortağı olduğu bir dönemde. Guvenmemekte haklısınız malesef yöneticiler halkın talebi yerine dünya konjektörü dikkate alınıyor bu konuda bizi eleştiren ülkeler her halti yiyor.

      İnsanin ağrına giden bu ülkenin vatandaşı olduğunu idda edip tersi görüşler beyan edenr.
      Bu bir insanı meseledir ne şu nede bu parti veya düşünce meselesidir

      İnşallah bu idam meselesi çözülür ve uygulanır. katiller alçaklar vatan hayinleri cezasını bulur.

      • Devletin işi, pek matah bir şey yapıyormuş gibi onu bunu idam etmek değil, suçluların ortaya çıkacağı ortamın önüne geçmektir. İdamın adam öldürme, tecavüz gibi suçlara karışanlar üzerinde en ufak bir caydırıcılıığa sahip olmadığı defalarca kanıtlanmış bir gerçek. Siyasal nedenlerle adam asmanın ne anlama geldiğini de Ahmet Bey özetlemiş zaten. Aradan onyıllar geçti; bugün hala pek çok Anadolu kasabasında evlerde Adnan Menderes’in resmine rast gelirsiniz. Deniz Gezmiş’leri astılar -bugün marjinalleşmiş olsalar da, 1980’lerde Deniz Gezmiş’in siyasal geleneğine sahip çıkan düzinelerce örgütte onbinlerce insan onun anısını yaşattığını düşünüyordu. Abdullah Öcalan gibi megaloman bir tip nasıl oldu da bunca insanın lider bellediği görlemli bir lider haline geldi sorusunu sorun idamı geri getirmek için yanıp tutuşmadan önce. Asmakla hem onu daha yüceleştirmiş olursunuz, hem de yenilerinin ortaya çıkmasını engelleyemezsiniz. Üç bilezik için komşusunun canına kıyan, pilajda boş şezlong bulamadı diye onun bunun kafasını kıran, eşini sokak ortasında bıçaklayan öldüren, hastasıyla ilgilenilmiyor diye doktora hemşireye saldıran, kendi çocuklarının namusuna göz diken hastaların haberlerini gündelik olarak okuyoruz. İdam olmadığı için mi bu yozlaşma ve artan suç oranları? Yoksa devletin sorumlu olduğu aş iş eğitim sorunlarını çözemediği için mi?

  13. Nurdan, iyipartiden ayrılan profların ne mal olduğu konusunda yerden göğe kadar haklısın, ne ülkücüler arasında ne de çamlıbelin mal pazarında zerre kadar özgül ağırlığı olmayan çemiş memur eskileridir kendileri… Yalnız bu yargı kararlarıyla ilgili görüşüne katılmıyorum. Mahkeme heyeti sanıkların cinsel yaşamıyla ilgili verileri dikkate alarak karar vermez. Yani bebeğin kırkı çıkmış mı, sanık lohusa mıdır ya da diğer performanslarına bakılmaz. Bu gibi konular bizim “avam” arkadaşın da belirttiği gibi ‘evrensel hukuk kurallarını’ bağlamaz yani…

  14. İyi Parti CHP nin söylemiyle CHP seçmenini yanına çekme taktiği güdeceğine daha islamcı bir söylem tuttursaydı ve ittifakı da Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile yapsaydı daha başarılı olurdu.
    Malum milletimiz Allah ile aldatılmayı seviyor.

    • Saadetli vatandaş, beklenen salih zat çıkar gelir çarpılırsın valla! Gayretullahtı, fetullahtı böyle şeylere dokunmaya gelmez, benden söylemesi:)

  15. Bu memlekette kac yıldır her secimden sonra muhalif partilerde bir kargaşa yaşanır ve kavgalar bazen karakol veya mahkemede biter oturupta bu millete çözüm üreteceklerine koltuk kavgası yapıyorlar. Allaha şükür ki bu ülkeyi bunlar yönetmiyor yoksa halimiz nolurdu. belki birileri şimdi diyecek halimiz iyimi şimdi evet ülkede belli başlı olumsuzluklar var bunlar iç ve dış gelişmelerde yaşananların sonucu bazilarida zamanında tedbir almanyadan kaynaklanıyor Inşallah bizi yönetenler bu olumsuzlukların farkına varır ve bunun için mücadele ederler belkide ediyorlardır.

    Yorumcunun biri bugünkü yazıyla hiç alakası olmadığı halde idam konusuna girmiş ve ben tesbitlerini okuyunca şaşırdım.
    Ve soruyorum
    1. Sizin evladiniz ve eşiniz gözünüzün önünde canice katledilse ne düşünür nasıl bir yol izlenmesini talep ederdiniz

    2.Yetiştirip büyütülüp 20 yaşında vatani görevini yapmak için askere gönderiyorsunuz veya okutup Öğretmen veya Doktor oluyor veyahut polis.Ne uğruna kimin adına hangi dava uğruna dağa çıkmış birilerinin daseronu alçak katiller o evladinizi bakıyorsunuz birgün katletmişler. canice tepkiniz nolur. aynı düşüncelere sahip olurmusunuz .

    3.Bir gece evinizde oturuyorsunuz ve bakiyorsunuzki birileri Bu ülke nin tankıni topunu uçağını ve silahını çalmış size savaş ilan etmiş yakmış yıkmış hiç acimadan katletmiş yüzlerce masum vatandaşı ve binlercesini yaralamış.sizce bu gayri meşru abd çocuklarına ne ceza verirdiniz.
    4.Kücucuk çocuklara tecavüz ede.n küçük bedenleri hunharca katleden canilere ne ceza verilsin isterdiniz
    Sa Destici gayet yerinde bir talepte bulunmuş suçlu olan bu talebi dile getiren deyil bunu talep etmeyen ve uygulamayanlardır.

    Sizler Allah cc den dahamı sefkatlisiniz dahamı merhametlisiniz.idam yanlış olsa idi.
    Allah cc kuranı kerime kısas ayetini koyarmiydi.
    Meselelerin doğruluğu önemli olan kimin talep ettiği deyil.

  16. Türkiyede sağ partilerin iktidar alternatifi yine sağ partiler olmuştur.
    Seçmenin ana gövdesi buradadır.
    İYİ partinin şuanki görüntüsü bir sağ parti gibi değil,MHP nin türevi şeklindedir.
    Milliyetçi partiler dünyanın her yerinde küsurat partileridir.
    Halkın çoğunluğunu kucaklayamazlar.
    İyi parti başrol oyuncuları aşırı milliyetçi bagaj taşımamalıdır.
    Eski ANAVATAN veya DOĞRUYOL Partileri gibi muhafazakar -liberal ve herkesın çok fazla nefret etmediği bir parti olmalıdır.
    Türkiyede liderler demokrasisi olduğundan iş karizmatik lider bulmaya kalıyor.
    GEÇMİŞ HİKAYESİ OLAN KARİZMATİK LİDER BULUNDUĞU AN YOLUN ÇOĞU ALINMIŞ DEMEKTİR.
    MERAL hanim çok iyi bir çikiş yaptı izlediği siyaset başarisini perçinlemedi.
    Yaptığı bencil tavirlar ,Türkiyede liderin partiden önde olma geleneği dahi kendisine fayda sağlamadi.
    Şimdiye kadar geçmişinde gösterdiği paradoksal tavırlar güveni sarsıyor.
    Sanki başkanin ilk turda kazanmasi için devlet tarafindan görevlendirilmiş gibi anlaşıldı.
    Halk o kadar çaresizlik sendromuna yakanlanmiş ki;Geçmişinde başarili bir hikayesi olan mufazakar bir lider bulsa koşacaktir.
    İYİ partinin bu kadar sürede bu kadar oy almasi halk yeni liderini arıyor demektir.
    İYİ parti silkınıp eski tüfek milliyetçi figürleri sahnenin önünden en azından arkaya çektiğinde ikin ci MHP versiyonu görüntüsünü önlemiş olacaktir.
    BİZİM YENİ KARİZMATİK SAĞ LİDERLERE ÇOK IHTIYACIMIZ VAR.BU DURUM BU GÜN Kİ İKTİDARIN DA DAHA AZ HATA YAPMASINA VESİLE OLACAKTIR.

  17. İyiparti yanlış söylem ve eylemleri nedeniyle ciddi oy kaybetti.bunu çevremde çok net gözlemledim rumeliliyim muhafazakarım hep ak parti yada mhp ye oy verdim.Akpartiden ekonomi ve kutuplaşma nedeniyle rahatsız olan seçmen sayısı kaybettiği oydan çok fazlaydı.eğer ip dp Sp İttifakı kurulsaydı bu ittifakta baş gibi süleymancıların lideri gibi isimler aday yapılsaydı daha fazla oy alırlardı.ilk kopuşlar CHP İttifakı ile oldu.bazı Ülkücüler dindarlar ve en ilginci bazı eski merkez sağ seçmen ip ten koptu.son dönemdeki incinin kalabalık mitingleri ve seçim 2. Tura kalacak ve rakip ince olacak havası ise olaya tuz biber ekti.meral hanım em baştan itibaren kullandığı aşırı Kemalist teorik ve entellektüel dilde yanlıştı

  18. Türkiye’nin durumu
    Türkiye’de oyun dış Sermaye ile Ordu arasında cereyan eder. Sermaye kendi tarihi geleneğini sürdürmek için başkanlık sistemini getirtmek istemiş, Ordu da bunu kendisinin organize etmesi için MHP’yi devreye sokmuştur. Sermaye İyi Parti’yi kurarak CHP’yi güçlendirmiş, Saadet’i de ona katmıştır. Sonunda İyi Parti %7 oyla Sermaye’nin gücü kadar oy almıştır.
    İyi Parti’nin devam etmesi için bir gerekçe kalmadı. Şimdi siyaset bakımından Sermaye başarılı olamamıştır. Türkiye’yi dengeli iki partiye indirememiştir. Mecliste beş grup oluşmuştur. Ordu’nun isteğine uyarak AK Parti ve cumhurbaşkanı icraatlarında serbest bırakılmıştır.
    Geçmişteki yap-işlet-devret siyaseti ile enflasyon artık şekillenen üçlü rakamlara doğru koşmaktadır. Bu, Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışına doğru gitme gibidir. Türkiye güçlü bir devlettir. Zengin bir devlettir. AK Parti aklını başına toplar Adil Düzen’e, Milli Görüş’e, Akevler’e, kurucu arkadaşlarına dönerse hem kendini hem de ülkeyi çok rahatlıkla kurtarabilir.
    Yapacağı şeyler basittir. Hazine, Altın bonosunu çıkaracak ve arz ve talep kanunlarına göre karsız alıp satacaktır. Tüm peşin ödemeler Türk Lirası ile yapılacak ve tüm borçlanmalar ise altın senedi üzerinden yapılacaktır. Böylece enflasyonun etkisi sıfırlanacaktır. Ondan sonra da tüm faizler sıfırlanacaktır.
    Dış borçlarda ise Dolar mal borcuna, faiz kedileşmeye, borç iç borca, borç iştirake çevrilecek devletler arası borçlanma yerine firmalar arası borçlanma olacak, devlet garantisi olmayacaktır.
    Yap-işlet-devret modeli ile yapılanların hisse senetleri çıkarılacak tüm dünyaya satılacaktır. Dünyadaki Müslümanlar bu paylarını alarak Türkiye’de hisse sahibi olacaklar. Türkiye’ye yabancı sermaye değil yabancı emek çekilecek. Türkiye faaliyet merkezi olacaktır. Yap-işlet-devret modelindeki kapasite tamamlanmış olacaktır.
    Muhterem Başkanımız’a bu görüşlerimi anlayarak anlatacak biri çıkarsa onun bunu yapacağına inanıyorum. Bu görev de Gürsoy Erol ile Bünyamin Demir’e düşmektedir. Süleyman Akdemir’e düşmektedir. Kazım Erten’e düşmektedir. Bunlar isterlerse bu sözlerimi Başkan’a anlatabilirler.

  19. Türkiyenin siyasi partiler ve halkın eğilimleri.
    Aslında hangi parti iktidar olursa olsun eninde sonunda devlet tarafından hizaya getiriliyor.
    Ülkemizin ana damarı milliyetçi-muhafazakar karakterdedir.
    Kemikleşmiş bir CHP kesimi vardır.
    Genelde tuzu kurular,devlet bürokrasısının ana omurgasi,genelde ortanın üstü yaşlı sabit gelirli,ailede herkesin genelde çaliştiği veya emekli olduğu orta ve üst gelir grubuna ait kesimdir.
    Sosyal ve değerler yapısı açısından toplumun büyük kesiminden ayrışıyorlar.
    Kurucu iradenin ilkelerini canı gönülden desteklemişler ve desteklemektedirler.
    Devletın sahipleri ile kandilerini özdeş hissederler.
    Devletle aynı dokuda olmanın verdiği güç ve gururla halkı maraba olarak görme psıkozundadırlar.
    Halkın ana gövdesinin büyük oranı milliyetçi-mukeddesatçı muhafazakar olduğundan aynı dili konuşan partileri aşkla benimserler.
    Bu geniş halk kitlesini kucaklayan partiler kendinden biri olarak gördükleri karizmatik liderleride bulduğuna inandığında iktidara giden yolun iyiniyet taşları döşenmiştir artık.
    Sağ liderler dediklerimiz halka ilk önceleri devleti tabanımızın istediği doğrultunda dönüştüreceğini vaad ederler.
    İktidara gelince ilk önceleri bazı denemelerede girerler fakat durumun vahameti ve kendi gücünü düşündüğünde yelkenleri indirmeye başlarlar.
    Bir müddet sonra Çin efsanelerınde anlatılan EJDERHA hikayesi gerçekleşir.
    Onun için herzaman demem o ki,kim iktidar olursa olsun işin varacağı yer burasıdır.
    ister CHP,ister İYİ parti veya kim olursa olsun şimdiye kadar iktidara geldiklerinde uğrayacakları mutasyon bellidir.
    Yalnız CHP doğuştan bu mutasyona uğradığından devletle doku uyuşmazlığı yaşamaz.
    Halkın çoğunluğu da CHP oy verip iktidar yapmaz.
    Tek bir yol kalıyor ,halkın çoğunluğu her defasında heyecanlanıp bu sefer karizmatik liderimiz devleti bizim dokumuza uygun olarak dönüştürecek diye büyük beklentılerle sandiğa koşar.
    Şimdiye kadar hep hayal krikliği yaşayarak ,devletin değil karizmatik liderlerinin dönüştüklerini gördüklerinde,bundada vardır bir hayır derler.
    Tek umud halkın kendisindedir.Halkın çoğunluğu özellikle nitelikli çoğunluğu evensel kabul ettiğimiz temel değerleri benimsediği ölçüde iktidar da devlette iyi ye doğrulara doğru evrilecektir.
    Halkın ekseriyeti(özellikle nitelikli kesimi) evrensel değerleri benimsediğinde ,o nun iradesi sandığa yansıyacaktır.
    İŞTE BAZI LARININ SÖYLEDİĞİ GİBİ MİLLİ İRADE GERÇEKLEŞTİĞİNDE MİLLETLE -DEVLET FELSEFESİ ARASINDA UYUŞMAZLIK OLMADIĞINDAN ,İKTİDARLARİ DÖNÜŞTÜRME İHTİYACI DA OLMAYACAKTIR.
    DEVLETLE MİLLETİN BARİŞMASI DENİYOR BUNA.
    ŞUANDA HALKIMIZ LAYİK OLDUĞU İDARE İLE İDARE EDİLMEKTEDİR.
    ÇOĞUNLUK MEMNUN OLDUĞU SÜRECE SORUN YOK DİYEBİLİRİZ.
    GİDİŞAT İYİ GÖRÜLMÜYORSA AYDINLARIN İKAZLARINA KULAK VERMENİN KİMSEYE ZARARI OLMAZ AKSİNE ÇOK FAYDASI OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

    • Devletin dönüştürdüğü karizmatik liderlerden kastınız herhalde mehmet ağar, erkan mumcu ve akşener gibilerdir? Nihayet halkımız da kendilerini buruşturup siyasetin geridönüşüm kovasına atıvermiştir. Halkın nitelikli çoğunluğu derken halihazırdaki devletbaşkanımızı seçen %52den söz ediyorsanız evet, devletin idaresini başkanlık sistemine dönüştürdük! Ya da nitelikli kesim dediğiniz yalnızca chp seçmenleriyse; onlar şimdilerde imza listeleriyle meşgul, yaş mı kuru mu diye? Ama kim bilir, bi bakmışsınız onlar da devletin partisini dönüştürüvermişler! Zaten bahsettiğiniz evrensel değerlere uygun bi dönüşümü başarabilecek diplomalara da sahip kişiler bunlar:) bana kalırsa; biz gene de kendi bildildiğimiz karahalkın değerlerini sandığa yansıtmaya devam edelim derim. En azından hepimiz doktoralı olana kadar… :)))

  20. Bugünlere, Erdoğan’ın kendisine “Başkan’ diye hitap edilmesini yeğlediği günlere gelinmesini, Akşener ve Bahçeli’ye borçlu olunduğunu söylüyor ya Koru; akabinde, Akşener’in Cumhurbaşkanlığı, partisinin de genel seçimlere girebilmesini de CHP’ye borçlu olduğu tezini işliyor ya, bunda haklı.

    Dediği gibi: CHP’nin Akşener ve partisine olan desteği olmasaydı bugünkü tablo nasıl olurdu? Bilemem…
    Lakin, verileri bir araya topladığımda bu ve bugüne kadar süregelen siyasi tabloyu hepten CHP’ye borçlu olduğumuzu söyleyebilirim.

    Baksanıza, uzunca anamuhalefet döneminde hep iktidara yaramış, onun oyunu artırarak devam etmesine sebep olmuştur CHP.

    Böyleyse, önrmemizden şu sonuç çıkar: CHP, AK Partinin (iyi-kötü) bütün icraatlarında pay sahibidir ve en az AK Parti kadar övülmeye de yerilmeye de müstehaktır!

    Nasıl ama..orta yolu buldum, değil mi?
    Artık şimdi ‘büyük meclis koalisyonu’ ile döviz ve enflasyon oranlarını alaşağı etme çalışmalarını başlatsınlar ve millete biraz rahat yüzü göstersinler. Hazır Trump’a karşı da ağızbirliği etmişken, ekonomiyi düzeltmeye de bu şekilde devam etsinler.

    Oradan birileri şöylece fısıldıyor sanki: “Olur mu azizim. AK Parti başarı hanesine yazılanlardan diğerlerine zırnık bile göstermez.
    Varsa yoksa “kötü adam” muhalefettir”.

    Allah var, muhalefet de bu rolünü başarıyla ifa ediyor.

  21. Ben İyi Parti’nin misyonunu tamamlamış olduğundan pek emin değilim. Her daim “zinde” güç odaklarının 2,5 yıl kadar sonra (belik daha da önce) kaçınılmaz hale gelecek ve AK Parti’nin çökmesi ile sonuçlanacak seçimlere şimdiden hazırlık yaptığından da kuşkum yok. AK Parti’nin yerel seçimlerden (ki erkene alacaklar ve bu yıl içinde olacak yerel seçimler) yine iyi sonuçlar alarak çıkacak olması, bu partinin onu takip eden ilk erken seçimlerde çökmesini engellemeyecek. AK Parti’den umudu kesmiş yığınların hatırı sayılır bir bölümü, hem CHP hem de MHP’den uzak milliyetçi laikler. Bunlar için, MHP 2.0 algısından ötelenmiş bir İyi Parti, oy verilir bir seçenek. Bence, üç MHP’li kurucunun istifa etmesinin de işaret ettiği gibi, partiyi doğumundan gelen “muhalif MHP’liler” damgasından kurtarmak için, eski MHP’lierin parti yöneticileri arasındaki ve teşkilatlarındaki görünürlüğü kırılacak. Merkez sağa daha yakınlaştırılmış bir İyi Parti ile CHP arasında zorunlu ortaklık için zemin hazırlanacak. Yeni yüzler göreceğiz hem İyi Parti hem de CHP’de 2019’dan itibaren. AK Parti’ye kızgın ya da küskün yığınlar için bu iki partinin de olabildiğince ‘yeni’lenip parlatılması gerekecek. Umarım bu oyun tutmaz, ilk erken başkanlık seçimlerinden dindar-muhafazakar demokratların öncülüğündeki bir kitle partisi ezici bir üstünlükle çıkar ve oyunu bozar.

  22. Maalesef siyasal yaşamimiz beceriksiz hadsiz capsiz bencil kişilerin başkan olduğu partilerle yönetiliyor.Madem bir siyasi parti kurdun en ufak bir dalga da neden gemiyi terkediyorsun .Bu memlekete ne faydan olabilir.Diğer bir başkan yenile yenile doymuyor boylesi bencil parti ihtirasi ile dolu bir adamdam ne hayir gelir bu memlekete .Lider olsa memleketi duşunüyor olsa gelin kardeşim ben beceremedim daha iyi yapacak birilerin önunu acar ancak nerde işte talihsiz memleketimin başindaki cibilliyetsiz adamlar al birini vur öbürune ne farkları var!!!

    • Sn.bernar, senin de emin olduğun tek şey halkın yarıdan fazlasının oyuyla 5 yıllığına seçilmiş çiçeğiburnunda devlet başkanının gidici olduğu herhalde? Misyonmuş…

      • O çiçeği burnunda devlet başkanı halkın yarıdan fazlasının oyuyla (52,5) seçilemeyeceğini bildiği için seçimleri erkene aldı. Yerel seçimleri de erkene alacak ve yine iyi bir oy performansla tamamlayacak yerel seçimleri. Ama, bu, yönetme kirizi derinleşmiş olmasına, halkın memnuniyetsizliğinin artmasına rağmen, salt güvenilir bir muhalif parti olmadığı için böyle olacak.

        Ağustos sonu, Eylül başından itibaren çok çarpıcı bir yoksulluk ve işsizlik yaşayacağız. Bir avuç kibirli zenginin halkın yaşadığı sıkıntıya kayıtsızlığı daha gözlenir hale gelecek. O kibirli zenginlerin halkı mehter ile yıllarca yönetiblecekleri varsayımları daha da sırıtacak. Memnuniyetsizlik ilkin küskünlüğe, zamanla öfkeye dönüşecek. Öfkeyi kontrol altında tutmak daha çok baskı aracını devreye sokmayı gerektirecek. Erdoğan’ın zaten yaşamakta olduğu yönetememe kirizi daha da derinleşecek. Erken seçimlere gitmek kaçınılmaz hale gelecek. Halk, bu kez, seçim öncesi parlatılan, seçimden hemen sonra unutulan Afrin, Kandil operasyonu gibi aldatmacalara kanmayacak. Erdoğan’ı terk edenler dindarlar olacak.

        Sermaye, rıza üretemeyen iktidarlara fazla katlanmaz. Bir siyasal iktidarın rıza üretme kapasitesini gözler, tıkanma başaldığını gördüğünde, ‘yeni’ bir ‘umut’ yanılsaması yaratmak için ‘yeni’ gibi göstereceği seçenekleri yakın geleceğe hazırlar. Ne var ki, sermayenin masa başı projeksiyonlarının gerçek yaşamda işleyeceğinin garantisi yoktur. Milyonları masa başı projeksiyonlarla biçimlendirmek kolay iş değildir. Benim gerek ve ihtiyaç olarak gördüğüm dindar-muhafazakar demokrat bir kitle partisi yaratılıp bu oyunu bozmaz ise, sermayenin yakın gelecekteki alternatifi halka ‘yeni’ olarak yutturulmak istenecek bir seküler-milliyetçi devlet koalsiyonu olacaktir. Bu koalisyonun yapacağı ilk iş IMF ile anlaşmak olacaktır.

        Ben, gönlümden geçen bunlar olduğu için yazmıyorum bu yorumları. Kendimce, muhtemel yakın dönemi okumaya çalışıyorum. Saadet’in desteklemeye zorlanacağı, HDP’nin gönüllü olarak destekleyeceği bir CHP + İyi Parti koalisyon işbirliği beni sevindirmez. Sadece, partiyi dindarların elinden alıp bir avuç seküler-yalaka yeni yetme sermayedara peşkeş çektiği için, dindarlığın içini boşaltıp partisini devletçi bir parti haine getirdiği için, dindarları susturup bir avuç seküler lumpeni gazeteci kılığında baştacı ettiği için, halkı bir yandan kapitalist tüketim kültürüyle, diğer yandan hamasetle zehirlediği için, adaletsizlik ve baskıyla ayakta kalacağını sandığı için, ahlaklı ve adaletli dinfarların kitle partisinin yolunun açılmasına vesile olacağı için, kibrin sonunun ne olacağını halkın tokatını yiyerek anlamalarını istediğim için, Erdoğan ve AK Parti’nin çöküşünü görmek istiyorum. Hepsi bu.

        İslam’ın üzerine titrenmesi gereken adalet, hürriyetleri gözetme, vicdana ve kardeşliğe sahip çıkma, br ülke yönetimini halkı meşveret mekanizması ile koruyup kollayan, yolsuzluk ve kul hakkı yemekten uzak duran yöneticilerin eline verme gibi ilkeleri önemlidir, değerlidir. Kibirlendikçe kibirlenen, tek adam olmak uğruna yola çıktığı herkesi itibarsızlaştıran sıradan bir lidere terk edilemeyecek kadar önemli ve değerlidir.

        Mesele bundan ibarettir.

  23. Ne kadar koltuk sevdalısı cebini ve sülalesini düşunen insan varsa devleti soyabilmek için artist gibi her türlü kılığa giriyorlar.

    Testicide meclise girer girmez iğdami getirtirmek için kanun teklii verecekmiş….
    Acaba oda Kenan Evrenin yaptığını mi yapmak istiyor! “Haksızlık olmasın diye bir sağdan birde soldan astık.” Demişti ya.

    Testicide bebeklerden asmaya başlar.
    Oda şöyle der herhalde “haksızlik olmasın diğe bir kiz bir erkek bebek asacağız.”

    Milliyetçi ve muhafazakrlar Türkiyenin sorunları değil koltuklarını sabitletmek için iğdam ve terörist iftiraları için mesayi yaparlarken, Gazeteci Ecde zindandan İşıt üyesi kadının 3 çocuğuna yardim edilmesi için yardım istiyor.

    HDPli millet vekilide lohusa, hamile, yeni döğum yapmış kadınları zindana tikmak kanunen yasak olduğunu yetkililere hatırlatip kanunu uygulattımakla meşgul.

    CHP 15 milket vekilini onlara ödünç vermeseidi seçimlere dahi giremezdıler.
    Bey efendiler hiç sıkılıp utanmadan kalkmiş başarisizliklarının sebebi kendileri olmasını bile bile Akşeneri ve CHP yi suçliyorlar.
    TC profösölerinin ve hocalarının ne kadar başarılı oldukları son ınavlarda ve dünya sıralamasındaki ünüversitelerin konumundan belli.
    Demeki Akşener haksız yere istifa etmemiş!
    Demeki Akşener, bunlara sormadan itifaka girmesinde ve akabinde haksız yere istifa etmemiş.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here