Komplolar Amerikası: İki aday da hayırlı değil, ama Trump kazanırsa Amerika kaybetmiş olacak…

16
Komplo arıyorsanız ABD'ye bakacaksınız...

En baştan yazıya bir NOT ile gireyim: Bugün yeni bir girişim başlatıyorum: İnternet üzerinden yorum… Bunun için YouTube‘da bir ‘Fehmi Koru Kanalı’ açıldı; ilk yorum ziyaretinizi bekliyor. İsteyen rahatlıkla ulaşabilir.

Linki:

Şimdi yazının kendisine geçebiliriz.

….

Yazılarımın en yakın takipçisi eşim…

Dün akşam, muhabbet nereden açıldıysa, “Trump’ın beklediği, kendisini başkanlığa taşıyacak açıklama geldi mi?” diye soruverdi.

Geldi, geldi de, siz gelmedi sayın…

Hatırlayın, üç gün önce ne yazmıştım:

Artık Julian Assange Londra’da kendisini kapattığı Ekvador Büyükelçiliği balkonundan mı açıklamayı yapar, yoksa ona izin verilmez de Assange adına birileri Berlin’de bir basın toplantısı düzenler ve orada mı açıklanır, bilemiyorum; bildiğim, yapılacak açıklamaların ABD’de kimin başkan seçileceğini belirleyecek içerikte olacağı… / Donald Trump’ın beklentisi bu.”

Trump, seçimde kendisine yardımcı olsun diye yapılacak açıklama yüzünden, basınla buluşmasını bir gün sonraya ertelemişti.

Hayal kırıklığına uğramıştır…

“Turpun büyüğü heybede” deniliyordu

Ülkemizde yerel seçimler en son 30 Mart 2014 tarihinde yapıldı. 17/25 Aralık ile başlayan hükümeti devirme, Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatını bitirme operasyonunda sadece üç ay sonra…

Bilen biliyor, o seçim öncesinde de dengeleri değiştirecek bir şeyler olmasını hacı bekler gibi bekleyenler vardı.

Video görüntülü yeni açıklamalardı beklenen…

Bir vâde de verilmişti: 25 Mart…

Seçimden beş gün önce ortalığa öylesine dehşetengiz yeni tapeler ve video görüntüleri saçılacaktı ki, en hararetli AK Parti taraftarının bile sandık başında eli ona oy vermeye gitmeyecekti…

“Turpun büyüğü heybedeymiş” diyen diyeneydi.

Hayal kırıklığı yaşayan bizde de çok olmuştur o zaman…

ABD’de Trump’ın eli böğründe kaldı

Fox-TV ABD’de Trump’ın en büyük destekçisi… Hillary Clinton ve eşi Bill Clinton’u gözden düşürecek bütün haberler ilk orada başını gösteriyor…

Bu defa da öyle oldu. Bombayı Fox patlattı: Bill Clinton’un başkanlık dönemi bittikten sonra kendisine meşgale olarak seçtiği az gelişmiş ülkelerle ilgilenmesine kolaylık sağlayan Clinton Vakfı (‘the Clinton Foundation’) ile ilgiliydi bomba…

Meğer FBI, bir yıldan uzun bir süredir yakın takibe almış vakfı, savcılığın devreye girmesi an meselesiymiş…

Trump kampı bu haber üzerine büyük bir kampanya başlatma hazırlığına girdi.

Wikileaks'in eline geçen Clinton Vakfı raporuyla ilgili e-posta...
Wikileaks’in eline geçen Clinton Vakfı raporuyla ilgili e-posta…

Sonuç? Daha gün batmadan bu haberin doğru olmadığı ortaya çıktı.

FBI’da birileri, Guardian gazetesine göre, Clinton’lara ‘Deccal’ sıfatını lâyık görecek derecede düşman birileri, kendi başlarına sanki böyle bir soruşturma varmış da sonunda bir dava konusu olması mümkünmüş gibi bir haber uydurup, kulaklara fısıldamışlar…

ABD’de böyle bir şeyin olabileceği sizlere makul gelmeyebilir; ama gerçek bu…

İsimler de var: Bu işler FBI’ın New York bürosunu yakın zamana kadar yöneten Jim Kallstrom’un başının altından çıkıyormuş… Adam Clinton saplantılı biriymiş, onlardan “Mafya Ailesi” diye söz ediyormuş… Onun uydurduğu senaryoyu New York’un eski belediye başkanı Rudolf Guilliani’ye fısıldamış FBI’cılar… Guilliani de Fox-TV ekranında, çarşamba günü, “Yarışı etkileyecek büyük sürprizlerimiz olacak” demiş…

İki gün sonra FBI başkanı seçime müdahale anlamına gelen mektubunu göndermiş; ardından da ‘Clinton Vakfı’ aracılığıyla suistimal yapıldığı haberi patlatılmış…

NYT Clinton safında

New York Times (NYT) bu seçimde Hillary Clinton’u destekliyor; FBI’ın devre girmesi üzerine hemen kolları sıvayıp “Ne oluyor?” sorusuna cevap teşkil edecek bilgileri gazete sayfalarına taşıdı.

Ona göre, Trump’ı en fazla destekleyen Breibart internet gazetesi yazarı Peter Schweitzer’in ‘Clinton Cash’ adıyla yayımladığı kitapta ileri sürülen iddialardan ibaretmiş vakıf haberi. Breibart sitesi ‘anti-Semitik’ haber ve yorumlarla doluymuş zaten. Site, yazarının kitabının film versiyonunu da hazırlayıp dağıtıma vermiş…

Bu kadar mı? Hayır.

Hepsinin arkasında Robert Mercer adlı milyarder işadamı varmış…

Sıfırdan ülkenin en zenginlerinden biri olmayı başarmış Mercer, adaylıktan düşene kadar, Ted Cruz’u desteklerken, Cumhuriyetçiler’in tek adayı o kalınca, mesaisini ve parasını Trump’a harcamaya başlamış…

Yanında yer alan beyinleri de Trump’ın kampına taşıyarak…

Kampanyayı yöneten Kellyanne Conway ile kampanyanın CEO’su Steve Bannon (eskiden Breibart’ın başındaymış) Mercer’in en yakınlarıymış…

Vallahi son zamanlarda okuduğum en harika ‘komplo teorisi’ gibi geldi bütün bu bilgiler bana…

İçinde İngiliz Guardian ve ABD’nin New York Times gazetelerinin adları geçmese, benim bu bilgileri derlediğim olanı özetleyen İsrail gazetesi Haaretz olmasa…

Emin olun inanmayacaktım.

Walid Phares: Filistinli kıyımcısı, Müslüman karşıtı...
Walid Phares: Filistinli kıyımcısı, Müslüman karşıtı…
Phales dışişleri bakanı olursa

Konu üzerinde çalışırken karşıma çıkan bir isimle dün Sabah gazetesinde karşılaşıverdim: Walid Phares ile…

Phares seçim kampanyasında Trump’a dış politika konularında danışmanlık yapıyor. Amerikan-Türk Konseyi’nin (ATC) toplantısına katılıp bir de konuşma yapmış. Zaten yakın zamana kadar Bahçeşehir Üniversitesi’nin Washington şubesinde çalışıyormuş Phares

“Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü (Gülen’le irtibatlı, FK) kişilerin Clinton Vakfı’na bağışta bulunmuş olması şoke edicidir” beyanatı vermiş Sabah’a Phares

Esas şoke edici olan böyle birinin ATC toplantısına davet edilmesidir…

Derhal Washington Post’tan okuyalım:

“Walid Phares Lübnan iç-savaşı sırasında meydana gelen katliâmın sorumlusu Hıristiyan milis grubunun üyesiydi; daha önce sürekli ABD yönetimini İslâmi bir eğilimi olmakla suçlamıştı.”

Yarın yapılacak seçimde Trump kazanırsa Phales muhtemelen ABD’nin dışişleri bakanı olacak…

Biliyorum, Türkiye’de pek çok kişi, bazıları iktidara yakın nice insan, ABD seçiminde sandıktan Donald Trump’ın çıkmasını arzu ediyor; Hillary Clinton’un ülkemizle ilgili politikalarının olumlu olmayacağı düşüncesiyle…

Özal da Cumhuriyetçi Parti adayı kazansın istemişti

Türkiye yalnız bu seçimde değil, genellikle ABD’deki her seçimde, Cumhuriyetçi adayın başarılı olmasını arzular.

Sandıktan Bill Clinton’ın çıktığı ilk seçimde (1992) de Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Türkiye, onun değil rakibi Baba Bush’un seçilmesini beklemişti. Seçileceğine de inanıldığı için, o akşam bizim sefarette yapılacak kutlama partisine, yalnızca Cumhuriyetçiler davet edilmişti.

Clinton’un seçildiği anlaşılınca kutlama partisi iptal edilmişti.

O sırada seçimleri takip için Washington’daydım da oradan biliyorum.

Bir Türk’ün sahibi olduğu Cities Restoranı ise Demokratlara yatırım yapmıştı; çağrılıların Demokrat Partili olduğu Cities partisine Büyükelçi Nüzhet Kandemir gecikmeli katılmıştı.

Kim kazanır yarınki seçimde?

Ortada görünüyor, ama yine de belli olmaz…

Trump zaten yapacağını yaptı; seçilmese bile onun gibi ırkçı, İslâm-karşıtı, kadınlara meta gözüyle bakan ve fırsat bulduğunda sarkıp en aşağılık muameleleri yapabilen, vergi kaçakçısı, serveti ve bağışları konusunda yalan söyleyebilen, cehaleti dizboyu olan biri Amerika gibi bir ülkede oyların neredeyse yarısını alabilmiş olacak…

Kaybetse de kazanmış sayabiliriz…

ΩΩΩΩ

16 YORUMLAR

  1. Gunaydin Fehmi bey abicim. Sanirim siz yine bugun ABD secimlerini yazarsiniz, secimin sonucu belli olsa bile…
    Bu arada sizin pop-sosyolog heyecanli seyler yaziyor, bir goz atin isterseniz…

  2. Aslini sorarsaniz hillary politikalari cok dsha cumhuriyetci
    Trump ta eski bir demokrat
    Trumpin kadrosundaki ny eski belediye baskani cunhuriyetci ama demokrat cizgiye daha yakin
    Chris christie keza oyle
    Trumpi ozden destkekleyen hicbir cumhuriyetci yok aslinda
    Onlarda biliyorlar trumpin sinsilikligini
    Konusmalari chmhuriyetcilere damardan vermek icin bakmayin siz onun soylemlerine
    Gizli el gidisattan cok memnun.
    Silah endustrisi satislari eminim tavan yapti
    Lobbystler para basiyor.
    Kim ister trumpi.
    Ama adama bravo yinede

    Bu arada en begendigim yorum bugun L.M.Baylanin yorumunun son kismi harika olmus”””
    Her ikide bir, “dostumuz Amerika” diyenlere de bir çift sözüm var:
    “Şartlara, zamana ve zemine göre renk değiştiren ikiyüzlü yalaka ve bukalemun tipli bir dostum olacağına, mert bir düşmanımın omasını yeğlerim..”
    Bu sözüm anlayana..
    “Oğlum sana söylüyorum, gelinim sen işit” mukabilinden..””:::

    • Kenan bey bir şeyi hatırlatmak istiyorum,Amerikada kim kazanırsa kazansın kanunları çiğniyemez anında tepe takla gider.Basit bir örnek,Trump,”ben kazanırsam Hilleriyi hapise atacağım” Dedi buna en başta kendi partisinden tepki geldi ve ona desdek verenlerden birçoğu desteğini çekti. Şöyle dediler,”sen kim oluyorsunki bu lafi ediyorsun sen hakim misin? mahkememi,” anında Hilleriye karşı 7,8 puan kayip etti.Amerikada kim kazanırsa kazansın halkı ve devleti için kanunlar çerevesinde hızmet verir kanunlar ustu değildır.Hoşça kalın.

      • size katılmıyorum. batıda, “kılıfına uydurma” geleneği yaygındır. yapılan işler görüntüde kanun dairesinde yapılır. julian assange örneği ortada

  3. Amerika da her şey bol ancak sırlar ülkesinde başkan olacak adam kıtlığı var bu aralar …öyle ki babası bırakıyor oğlu alıyor kocası bırakıyor karısı alıyor… sırlar hep aile içinde kalıyor..

  4. …………………
    Bugünkü, yorumum kısa olacak..
    Amerika deyince, “savaşlar” geliyor aklıma..
    Hülasa, canı cehenneme..
    Zira,
    “Savaşların galibi yoktur. Ortada sadece sonuçları vardır” diye düşünüyorum.
    Ortadoğu’nun “Kanlı Coğrafya”sı önümüzde duruyor..

    ………………..
    Bu arada, Hürriyet yazarı, Abdulkadir Selvi’nin bugünkü yazısına değinmeden geçemeyeceğim.
    GENAR,dan bir araştırmanın sonuçlarını yayınlamış..
    Sayın, Selvi işini iyi yapıyor.. Sürekli, “erk”i elinde bulunduranların yanında ve yakınında gezinen bir isim..
    Benim de hiç sevmediğim tiplerden yani..
    GENAR’ın kurucu başkanı Mustafa Şen, Erdoğan’ın danışmanı idi.. Halen, http://cihannuma.org/ da bu çalışmalarını sürdürüyor.. Diğer yöneticisi, İhsan Aktaş’ın da ondan geri kalır bir yanı yok..
    Hülasa, bu isimlerin bütün derdi, Ak Parti adına “PR” araştırmaları yapmak..
    Anlaşılan o ki, sipariş usülü bu “koro”ya Abdulkadir Selvi’de dahil olmuş..
    Hiç, yakıştıramadım doğrusu..
    Bugünkü yazısını yazmadan önce, keşke Ahmet Hakan’a bir danışsaydı..!!

    ……………….
    Her ikide bir, “dostumuz Amerika” diyenlere de bir çift sözüm var:
    “Şartlara, zamana ve zemine göre renk değiştiren ikiyüzlü yalaka ve bukalemun tipli bir dostum olacağına, mert bir düşmanımın omasını yeğlerim..”
    Bu sözüm anlayana..
    “Oğlum sana söylüyorum, gelinim sen işit” mukabilinden..
    ……..

  5. Fehmi Bey daha önceki yazılarınızdan birinde Clinton’u başkan yaptırmak için karşılarına Trump gibi birisini çıkardıklarını yazmıştınız yanlış hatırlamıyorsam. Bu yazınızın sonunda da kısa ama öz bir Trump tarifi yapmışsınız. Böyle birisinin ABD’de seçilemeyeceğini, başkan olamayacağını, hatta cumhuriyetçilerin arasından bile çıkacağını düşünmüyordum (hoş başkanlık seçimleri daha yapılmadı). Ama yazınızın en sonundaki tespite yüzde yüz katılıyorum. Böyle birisi ve temsil ettiği düşünce(!) fena halde kazandı. Hem de sadece Amerika’da değil tüm Avrupa’da da. Bunun böyle olmasının belki de en büyük nedeni İslami slogan kullanan terör örgütleri ve çıkarları uğruna bu terör örgütüne açıktan gizliden destek veren kimliği ‘İslam’ olan devletler. (Muhalif kesimlerin iddia ettiği üzere bizim devletin de bu terör örgütlerine silah sağladığını düşünmüyorum. Ama sesimizi en başta daha bir yükseltebilirdik.) Bunları yazarken sorunun sadece bizde olduğunu iddia etmiyorum ama tabiri caizse öyle kozlar verdik ve veriyoruz ki.. Şu anda başa baş giden ABD seçimleri aslında çok açık ama şaşırtıcı bir sonuç: Aşırı sağın aşırı yükselmesi. Şaşırtıcı diyorum çünkü sizin de Trump’un bu denli iddialı olacağını düşünmediğinizi sanıyorum(yanılabilirim). Yazınızın sonundaki Trump’u anlatan paragrafı tüm dünyanın bildiğini düşünüyorum ve bunu bilmelerine rağmen sırf Müslüman ve göçmen karşıtlığıyla ona oy vereceklerini görüyorum. Ayrıca hal-i pürmelalimiz de ortada (müslüman coğrafya olarak). Ne diyelim Allah sonumuzu hayretsin.. Ayrıca Clinton’a değinmemem beni Clinton’cu yapmasın. Son olarak derleme haber tadındaki yazınız için teşekkür ederim…

  6. Merhaba
    Fehmi KORU’nun yazılarını soluksuz okuyordum. Anasayfadaki görüntülü haftalık yorumuda göre çok sevindim. Ülkemizde gündem çabuk akıyor görüntülü yorumları hergün ve akşam hatta canlı yapıp bizlere ulaşsa daha güzel olurdu.

  7. Fehmi bey,Bu sabah FBİ o e-mailerde soruşturma yaplacak her hangi bir suç unsuruna rastlamadığını ve dosyanin kapatıldığına dair Hilleri Clintonıa bir mektüp gönderdı. Şu an Hilleri bir eyalette seçımi kazanması kesinleşti.Burada Pazar gece saat 21:12 TV haberlerınde Clintonun İlerde olduğunu söyliyorlar.Seçimi kazanacak gibi.

  8. Fehmi bey, hani Julian assange acaip belgeler açıklayacaktı, bu açıklamalar sonrası kimin başkan olacağı belli olacaktı. Heyecan yapmıştınız ama dağ fare doğurdu

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here