Korkmak mı? O da ne? Burası ‘Korku Cumhuriyeti’ mi?

37

TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimi Komisyonu‘nun CHP’li bir üyesi oturum bittikten sonra takipçilerine Twitter’dan şu mesajı atmış; benim çok sonra haberim oldu: ”Fehmi Koru’ya, ‘İslamcılar’ın söylediklerine güvenilmez mi?’ diye sordum… ‘Olaylardan ortaya çıkan sonuç ne yazık ki bu’ diye cevap verdi.”

Bir yanlışlık var; ben orada ‘İslâmcılar’ diye bir sözcük kullanmadım; çünkü durum daha vahim: ‘Dindar’ diye tanımlanan herkes, –İslâmcısı da İslâmcı olmayanı da– son gelişmeler yüzünden töhmet altında… Şu ana kadar ortalığa dökülen yalanlar, dolanlar, hakka tecavüzler, uçaklardan atılan bombalarla insan canı almalar…

‘Dindar’ bilinen geniş kitleyi sadece ‘sözlerine güvenilmez’ kılmıyor…

Çok daha vahim sıfatların bizlere yakıştırılmasını getiriyor.

Allah’ın bildiğini kullardan ne saklayacağım: Kendi mahallemin insanlarına ben bile başka gözle bakmaya başladım; farklı kesimlerden insanların algısının ne olabileceğini bilmez miyim?

Milletvekilimiz ‘ilk darbe girişimi’ gözüyle bakılan 17/25 Aralık’tan sonra…

Oturum sırasında, AK Partili üyelerden biri, benim ”AK Parti ile o zamanlar Cemaat denilen kümeleşme çeşitli sebeplerle yol arkadaşlığı yaptılar; ama her zaman iki taraf da birbirinden kuşku duyarak” tespitimin ‘yol arkadaşlığı’ bölümüne takıldı. Elindeki bir nottan okuyarak ”Böyle bir şey yok” anlamına bir şeyler söyledi.

Fark edildiyse onun sözü üzerine ben usulca çantamı karıştırdım, ama sonra yapacağımdan vazgeçtim.

Yoksa çantamdan kendisinin 17/25 Aralık (2013) tarihinden bir ay sonra (27 Ocak 2014) yayımladığı bir yazıdan şu satırları üyelere aktaracaktım:

”Genellikle Gülen Cemaati tabanı ile Ak Parti tabanının önemli bir bölümü, inanç, düşünce ve yaşam tarzları itibariyle aynı veya birbirlerine çok yakın. Hatta bazı il ve ilçelerde, ‘mütevelli heyet üyeleri’ ile Ak Parti yönetici veya üyelerinin aynı kişiler olduğu, son çatışma ortamında en fazla rahatsızlığı da bu kişilerin çektiği biliniyor.”

Görüldüğü gibi, milletvekilimiz, ‘yol arkadaşlığı’ tanımından çok daha ileri bir geçişlilikten söz ediyor…

Neyse. Bilgimi kendime saklamayı yeğledim.

Sebebi şu: Aynı Komisyon’da daha önce dinlenen ‘Prof.’ unvanlı bir ‘bilirkişi’, daha ağzını açar açmaz, sonunda ”Defol” ve ”Sen defol” çağrılarına kadar varan bir gerilime yol açmış; şimdilerde kimse onun orada ne anlattığından değil, bu çığrışlardan bahis açıyor…

Öyle bir duruma ben düşmek istemedim.

Emaneti yerine getirdim

İstanbul’dan Ankara’ya bir gün önce (19 Ekim Çarşamba) eşimle birlikte karayoluyla gittim. Her zaman yaptığım gibi, tünele varmadan anayoldan çıkıp Bolu Dağı’ndaki bir dinlenme tesisinde öğle yemeği yedim.

AK Partili siyaset adamlarının yıllar boyu tercih ettiği ‘İsmail’in Yeri’nden biraz ileride, karşı tarafta bulunan ‘Cafer Usta’da…

Ben hep orayı tercih etmişimdir.

‘İsmail’in Yeri’ de, sahibi ‘FETÖ’cü’ damgası yediği için, şimdilerde kapalı…

Tesiste otururken yanıma gelen gençten biri, kendisini ‘müteahhit’ ve çevre ilçelerinden birinde AK Parti’nin bir önceki ilçe başkanı olarak tanıttıktan sonra konuya girdi.

Konu şu: Bir gün önce çok sayıda polis işyeri ve evine gelip arama-tarama yaptıktan sonra kendisini ‘FETÖ’cü’ ithamıyla Savcılığa sevk etmiş…

”Sağolsun Savcı Bey ithamla ilişkim bulunmadığını anladı da şu anda serbestim” dedi ve ekledi: ”Bunu bana reva gören şerefsiz rakibim, parayla tuttuğu birine bu ihbarı yaptırmış, bunu da tespit ettim…” İtibarını zedelemek için…

Kendisi Bolu’dan ülke geneline şöhreti yayılmış Ekrem Doğanay Hoca‘nın öğrencisiymiş; ”Bilirsiniz, rahmetli Ekrem Hoca o çevreyle ilgili olumsuz görüşlere sahipti ve bunu her fırsatta ifade de ederdi” de dedi.

”Benim olayımı Allah rızası için anlatın” diye bitirdi sözlerini…

Görev alınca yerine getiririm. Ben de Komisyon’a bu olayı aynen aktardım.

Evlerinde kalan kız-erkek gençlere, o evin abisi veya ablası tarafından, ”Daha kolay birbirimizle anlaşmak için” masum sözleriyle ortada ‘FETÖ’ yokken indirilen Bylock programının şimdi canlar yaktığını da…

Komisyon çalışıyor...
Komisyon çalışıyor…
Korkmaktan korkarım

Neden olduğunu oturum sırasında da anlamadığım soruyla galiba bunları anlattıktan ve ”Tavsiyem bu tür yanlışlıkların önüne geçilmesi; aksi halde, yani eğer böyle yanlışlıklar yapılıyorsa, onların çıkacak faturası siyasi iktidara kesilir” anlamına gelen iyi niyetli birkaç sözden sonra karşılaştım…

CHP’li bir üye, bana, ”Korkmuyor musunuz?” diye sordu.

Yazarlık ve gazetecilik geçmişim daha eski de 30 yıldan fazla bir süredir her Allah’ın günü en az bir yazıyla okurların karşısına çıkıyorum. Her yazıyı yazarken ”Acaba birini haksız yere incitir miyim?” tedirginliği yaşar ve böyle bir şeye geçit vermemeye çabalarım.

”Acaba yazımla birine zarar verir miyim?” tedirginliğini her gün duyan ben, yazarlık hayatım boyunca bir kez bile, ”Acaba bu yazıyla kendime zarar verir miyim” diye düşünmemişimdir…

”Demirden korkan trene binmez” özlü sözünü bilenler ne demek istediğimi anlayacaklardır.

Politika da korkarak yapılmaz, gazetecilik ve yazarlık da…

Bu iki uğraş alanının insanları korkuyorlarsa o ülkede işler artık çığırından çıkmış demektir…

İstihbarat biliyor mudur?

Oturumu sonradan gözümün önünden geçirdiğimde bir nokta öne çıktı: AK Partili vekiller Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ı sadece bir ‘lider’ olarak değil, bir ‘ölçü koyucu’ olarak da görüyorlar…

Misal. Üyelerden biri bana ”Ne yani, siz şimdi ‘darbe önceden biliniyordu mu diyorsunuz? Halbuki Cumhurbaşkanımız o gece hareketlenmeyi eniştesinden duyduğunu söylemedi mi?” sorusunu yöneltti.

Yöneltir, oraya ben her türlü soruya cevap vermek üzere gittim.

O geceki hareketlenmeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘eniştem’ dediği kişi de haber vermiş olabilir. Ancak benim orada dediğim şu:

”Türkiye ciddi bir devlet. İstihbarat örgütü taa Osmanlı günlerine dayanıyor. Birden fazla da istihbarat örgütü bulunuyor ülkemizde. Eğer ‘bunların hiçbiri, binlerce kişinin hazırlığına katıldığı bir darbe girişiminden haberdar olmamıştır’ deniliyorsa, bunu benim aklım kabul etmez…”

Sizin eder mi, bilemiyorum.

Ben Böyle Gördüm
Ben Böyle Gördüm

Bir son not: CHP’li üyelerin hepsi ‘Ben Böyle Gördüm: Cemaat’in Siyasetle Sınavı’ kitabımı didik didik ederek okumuştu.

Yanımda götürdüğüm bir nüshayı Komisyon başkanı Reşat Petek‘e hediye ettim.
ΩΩΩΩ

37 YORUMLAR

  1. Hafta icinde çoğunlukla yazilarinizi okuma firsati bulamadigimdan hafta sonlarinda topluca okuyorum sırasıyla.
    Önce münasebetsiz sorular adli yazinizi okudum ve yorum kisminda bir soru sormuştum (yoneticilerin darbeden haberi belkide katkisi vardi mi demek istiyorsunuz diye)ama sonraki günlerde acikca cevap vermissiniz. Gec okumanin dezavantajlari 🙂

  2. Acaba bu sayfada benim kadar yorum yaAn baska bagimli varmi
    Nedenmi bunu yapiyorum
    Fehmi bey Turkiyede pek az bulunan cevherlerden biri, o kitleleri etkileyebilecek guce sahip.
    Samimiyetimle soyluyorum turkiyenin su anki feto probleminde tabanin ve orta sinifin kesinlikle fetodan kopmasini ancak ve ancak turkiyede fehmi bey bir kalemde halledecek guce sahip.
    Acaba dedim fehmi bey chpli vekil nedemek istedi size “korkmuyormusunuz” derken
    Baksana niceleri hapislere girdi, niceleri tehdit aliyordur su siralar, nice siyasiler uyuyamiyorlardir eger konusursak feto aleyhine; karsi atak gelir diye.
    Neticede adamlar cirkef.

  3. Burasi bir Korku Cumhuriyeti mi?
    Evet!
    Nereden mi biliyorum?
    Çok basit.
    Çünkü ben dahil bir çok yorumcu gerçek adlarımızla yorum yazmaya çekiniyoruz da ondan.

  4. Filler tepisiyor evet. Cimenler de alet oluyor. Filler in basin ayagida baris numaralariyla cimleri uyutuyor. Korkmak yok yola devam. Konusmadiktan sonra neden ve kimden korkacaksin
    Bildigini soylemeyen dilsiz seytandir derler inancliysaniz sizde seytansiniz. Chpli vekilin ne demek istedigini acaba burada kac kisi anladi

    Hadi bakalim cesurlar isbasina.Fehmi bey umarim bu yazimda kesi tiye ugramaz

    • Sayin okur benim kastim korkak olun ve susun demek degil… Elbette dogru bildigimizi soyleyecegiz. Ama birinin veya birilerinin gudumuyle degil. Objektif kriterlerle kendi oz dusuncelerimizle…. Dogruyu soylemekteki uyariniz hepimiz icin cok onemli ve dini kriterimiz… Cok haklisiniz bence… Ama kast etmek estedigim su insanlara dogru bildiklerini soyletmedikleri icin bu durumlar yasandi… Soyleyenlerde ya munafik oldu ya dokulen yaprak ya vatan hayini yada terorist….

  5. Oyun buyuk…. Anerikada olupta seni bos burakacaklae ve seni kontrol etmeyecekler oylemi… Veya Amerika destegiyle geleceksin ve seni bos birakacaklar ha…. Herkes uyanik olsun…. Filler tepisiyor cimenler dikkat etsin….

  6. Hic yadirgamadim cevabinizi fehmi bey
    Uzun zamandir mikemmel yazmaga devam ediyorsunuz
    Ozledigimiz fehmi bey geri geldi
    Yasasin demokrasi

  7. ”Politika da korkarak yapılmaz, gazetecilik ve yazarlık da…
    Bu iki uğraş alanının insanları korkuyorlarsa o ülkede işler artık çığırından çıkmış demektir…”
    Doğru söze ne hacet, gel gör ki kimse korktuğunu söyleyemediği gibi korkuyorsun diyene de tahammül sınırı yok.
    Acaba fetönün alt kademesi olan ibadet çiler siyasetçilermiydi ki millet vekili bu şekilde konuştu.
    ”Genellikle Gülen Cemaati tabanı ile Ak Parti tabanının önemli bir bölümü, inanç, düşünce ve yaşam tarzları itibariyle aynı veya birbirlerine çok yakın. Hatta bazı il ve ilçelerde, ‘mütevelli heyet üyeleri’ ile Ak Parti yönetici veya üyelerinin aynı kişiler olduğu, son çatışma ortamında en fazla rahatsızlığı da bu kişilerin çektiği biliniyor.”
    Evet siyasetin belli kısmı kandırıldı kurtuldu, Belli kısmı masum ibadet çi oldu işin içinden sıyrıldı. Acaba başka ibadet çi yokmuydu.

  8. Çok türbülanslı badireler atlattığınızı meslektaşlarınızın söz-yazılarından anlıyoruz… birçoklarına Paratonerlik yaptığınızı da… fakat hiçbir okuyacunuza hissettirmediniz… Dünya gazeteciler gününüzü kutluyorum… Türkiye (10 Ocak)ile birlikte…

  9. Fehmi Bey yazısının başlığıyla buranın korku cumhuriyeti haline geldiği mesajını vermek istemiş gibi geldi bana? Her ne kadar “demirden korkan trene binmez” falan dese de.

  10. Allahım varlığı sorusunu her insan kendi içinde sorgulamis ama ateist olmadığına, Hristiyan olduğuna ve hz. isanin babası olduğuna, biz Müslümanlarsa olduğuna ve doğmayıp dogurmadigina iman edip bunu kalben tastiklemisizdir . Bizlerin bu kanısı haktır ve elhamdülillah hak olanı görüyor ve iman ediyoruz. Daeş feto Hizbullah El Kaide vs. terör orgutlerinin müslüman kisvesi ile dunya medyasında muslumanlara zarar verdiği gerçeğini bizler görüp tüm bu yapilanlarin amacının muslumanligi karalama lekeleme ve zulum ederek muslumanlara firsat vermeme olduğunu bilirken bu karalamaya ortak olan çanak tutan sizlerin korktuğu ne doğrusu asıl soru bu bence?
    Yazınızda değineceğim o kadar çok şey varken ben sadece bir kısmına parmak basmak istiyorum.
    ”Fehmi Koru’ya, ‘İslamcılar’ın söylediklerine güvenilmez mi?’ diye sordum… ‘Olaylardan ortaya çıkan sonuç ne yazık ki bu’ diye cevap verdi.”
    Peygamberimiz hz.Muhammet(sav) peygamberlikten önce el emin olarak güvenilir kişi olarak bilinirKen ve islambayragina sancaktarlim ettigimiz şanlı tarihimizde konstantinepoliste
    hristiyanlar; “bizler hristiyanlarin kalpagini görmektense Müslümanların sarigini görmek isteriz ” derken siz bu kutlu şerefli yolda yürüyen islam bayragini taşıyan insanlara camur atmaktan leke dusurmekten KORKMUYORSUNUZ . Ama şunu çok iyi bilin ki islam sancağı içimizdeki hainlere firsatcilara yalancılara iki yüzlülere rağmen 7 kıtada dalgalanacak ve sizin torunlarınız sizlerden nefretle utançla bahsedecekler.

    • Korktuğumuz şu. Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına çekip boğmak istediklerinden endişe ediyoruz. İktidarın ve Rusya yanlısı paşaların da bu tuzağı anlamamış olabileceği endişesi taşıyoruz. Enver Paşa da Türk ve İslam sancağı taşıyordu ama hırsı aklının önüne geçti ve sonuç malum. Yoksa derdimiz ne Erdoğan ne Gülen ne de bir başkası, derdimiz vatanımız Türkiye.

  11. Adamsin hocam. Seviyorum sizi. Ama lutfen darbe ve etrafinda gelisen hadiselere daha cok deginin. Bir de mumkunse yazi sayisini gunde ikiye cikartin:))

  12. Bu tiynet ve zihniyetteki birisi AKP.yi eleştirseydi, böyle birisiyle ayni görüşte olduğum için üzülürdüm. Zırvanın tevil götürmediğinin örnekleri okadar fazla ki, vak”ayi adiyeden sayılır oldu. Sayın Koru”ya iyi oluyor diyeceğim de gönlüm razı olmuyor. Gerilimi arttırmamak için, bildiklerininbir çoğunu söylemeğen bir münevvere böylesine seviyesiz ve gerçek dışı saldırıda bulunmak ancak “dünya lideri”nin azat kabul etmez kölelerine yakışır.

    Aslında bu yazdıklarım abesle iştigaldir. “Hasmın sitemini anlamamak hasma sitemdir”desem acaba anlar mı?
    Çok şüpheli!.. Medya özgürlüğü istemediğimiz kadar var yandaş, candaş ve paydaş medya için elbet.
    Bir cümlesi doğru: “İstihbaratın bilinmemesine neden bu kadar şaşırdınız?” Çok doğru… Özellikle 15 Temmuzdan sonra… “İçindeki pisliği kusmak çzgürlük değilse” SEN ÖZGÜR SAYILMAZSIN arkadaş!

  13. İlker Başbuğ Paşa’nın da ifade ettiği gibi ‘darbe girişimi baştan başarısız olacak şekilde planlanmıştı’. Bunun sonucunda TSK başta olmak üzere Devletten, Türkiye’nin menfaatinin Batı yanlısı olmaktan geçtiğini düşünen Atlantikçi-Kemalistler ve Fethullahçılar tasfiye edildi. Bunun sonucunda ya Türkiye’nin ekseni Doğu’ya kaydı ya da ‘Erdoğan+Avrasyacı-Kemalistler ittifakı’ Batı’nın yeni ve gizli partneri oldu. Bu ihtimallerden hangisi gerçek olursa olsun durum, 31 Mart vakası ile II.Abdülhamit’in devrilmesine ve iktidarın İttihat-Terakki tarzı bir zihniyete geçmesine benzemektedir. Bunun sonucu ise İmparatorluğun ‘küçük çöküş’ yerine ‘büyük çöküş’ yaşaması olmuştu. Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren ‘15 Temmuz Vakası’ mutlaka araştırılmalıdır. Komisyonun asli görevi bu olmalıdır. (Devleti ele geçirmeye çalışmak densizliği, darbe teşebbüsü ve darbe tuzağı da araştırılmalıdır şüphesiz ancak esas resmi unutmadan).

    • Hangi derdimize yanalım? Darbe ve-veya teşebbüsü de mertçe olmalı, kalleşçe değil. “Harp hiledir” düsturu burada geçerli değildir. 15 Temmuz serüveni klasik savaş değildi, ikbal, iktidar mücadelesiydi. Tabiri caizse birbirlerini kullananarak ayrı maksatlarınında büyük mesafe kateden taraflar Ya sen-ya ben noktasına 17-25 dönemecinde geldiler,O zamana kadar onyıl süreyle iktidarın görmezden gelme stratejisi,kendisinin sahip olmadığı, devlet kadrolarına sızıp yerleşmelerine göz yumduğuGülen cemaati potansiyelinden faydalanmağıı kurgulamıştı.Nitekim el altında tuttuğu bu gücü askere karşı kullanarak stratejisinin birinci ayağını tamamladı,yargıdaki ikinci el kadroyla da kurguladığı amaçlara büyük ölçüde ulaşılınca,yani deyim yerindeyse yarıfinal tamamlanınca,finale kalanların şampiyonluk güreşine sıra geldi.İlk hamle Gülen”in pehlivanından geldi:17-25 dalma girişimi…Güreş iyice kızışıyordu.Adeta taktik savaşı vardı.Usta pehlivanlar açık verir gibi yaparak,rakibi OYUNA GETİRİR. Savaşlarda da olur bu..Bilinir,Taktik icabı merkezden geri çekilerek Hilal düzenini alır.Rakibin bu oyununa gelen karşı güç geri çekilen merkez cenahının peşine düşünce yan kollar birleşerek.Acul, atak rakip ablukaya alınarak işi bitirilir.
      15 Temmuzda bu uygulanmıştır.USTALIK mücadele sonrası da devam ediyor.Milyonlarca seyirci “ağzı açık “seyrediyor.Favullü hareketleri protesto edenler statdan çıkarılıyor.Bu yönde,sosyal medyada hergün bu minval yorumlar yazmağa çalışıyorum.Beni benden çok düşünen dostlar elimi tutmağa kalkışarak,”Kalğınhuzur evinin
      remi kuruluş olduğunu unutma, seni atarlar.”diyorlar. ve ilave ediyorlar,”oradan atmakla yetinmez,içeri atarlar”
      Ne yazar,açık,cezaevinden-kapalıya geçmiş olurum okadar.

      • orhan hocam sen ne yapmışsın yaa.. aslında süper bir analiz yapmışsın. çarpışan 2 güç var bu güçlerin bir birine yaptıkları oyunlar. bence komplo teorisi değil, çok güzel analiz yapmışsın

  14. ancak küçük beyinleri kandırabilir sözünü yazan yorumcuya güldüm demek ki dedim beyin badel büluğ büyümeye devam eden bir organmış ki aldananların beyinleri büyüyerek sorun aşılmış…

  15. sayın mara aşagıda isimlerini yazacagım gazeteciler neden kovuldu sizce
    1 FATİH ALTAYLI havalimanı inşaatını gezdim ortalıkta hiç bir hareketlilik yok dedi şimdi sadece bmw nin çekişine ve skodanın bagajına gibi absürd yazılar yazmaya başladı.

    2 SEVİLAY YÜKSELİR (YILMAN) oy verecegi partiyi açıkladı eşiyle beraber kovuldu

    3 FEHMİ KORU şu anda sitesinde sizinde benimde özgürce yorum yapabildigimiz yazar röportajında okudugum kadarıyla ht gazetecilik odanız dursun maaşınızıda alın ama YAZMAYIN dedigini biliyoruz sizce neden

    4 ALİ BAYRAMOGLU oda gazetesinde yazdıgı yazılara yapılan baskı nedeniyle ayrıldı

    BU KORKU İMPARATORLUGUNA GÖTÜRÜR BİZİ ŞAHSEN BEN HALEN BİR ÇOK İSMİN YAZISINI İNTERNETE YASAKLI SİTELERE GİRİŞ SİTELERİNDEN GİRİP OKUYORUM SİZCE BU İNSANLAR NEDEN YASAKLI YADA SİTE YASAKLANINCA MUHATABI OLAN OKUYUCUYA ULAŞMIYORMU

    • Sn Mustafa Güz,
      Birkaç örneği bırakıp da Sözcü gazetesi YaZar’larını okuyunca korku imparatorluğunda olmadığınızı anlayacaksınız. Sonra bu iktidar bahsettiğiniz gibi zorba ordaydı bu halkın yüzde 50 oy vermezdi.
      Saygılar.

  16. tetik çekenle tesbih çekeni bir tutan müslüman hamisi görünümlü iktidar 28 şubatta dindarlara yapamayıpda yarım kalan zulmü zalimce yapmaka .kendi elimizle oy verdiğimiz bu zalimlere hayır oylarımızla inşallah sonlarını görmek nasip olur inşaallah.

  17. Sn Fehmi Bey İslamcı kime denir? dindar kime denir? Nasıl ve neye dayanarak bir genlleme yapıyorsunuz? Fetullah Gülen cemaatinin islamcı ya da dindar mı olduğunu söylüyorsunuz? Buna deliliniz nedir? Fetullah gülen apaçık bir Amerikan ajanıdır ancak küçük beyinleri kandırabilir, burdan islamcıların güvenilirliği sorgulandı sonucu çıkmaz. Allahın bildiğini kuldan mı saklayacağım benim mahallemdeki kişilere bakışım değişti demişsiniz. Şimdi Allahın bilmediği hiçbirşey yok öyleyse herkes gizli mahrem şeylerini söyleyin nasılsa Allah biliyor.
    Sonra AKPlinin yazdıklarına değiniyorsunuz siz Fetullah nobel almayı fazlasıyla hakediyor diye yazmamış mıydınız?
    Sonra İstihbaratın bilmemesine neden bu kadar şaşırdınız? Bir şeyin doğru olması için sizin kafanıza oturmasına gerek yok. Adamlar devletin her tarafını ele geçirmiş, bilgi akışını bir şekilde engellemişler bu kadar basit.
    Son olarak da birçok yazınızda Türkiye medya özgürlüğü yok der gibi yapıyorsunuz. Nasıl bir özgürlük istiyorsunuz merak ettim. Bazı gazete yazarlarının cumhurbaşkanına küfür etmedikleri kalıyor, hergün serbestçe aynı hakaretleri yapmaya devam ediyorlar. Dava açılınca da cıyak cıyak bağrıyorlar rahat yazamıyoruz diye, siz kimsiniz be kendini bilmezler, öyle içindeki pisliği kusmaya özgürlük denmez diye düşünüüyorum. Bu konuaki görüşleriniz nelerdir?
    Selamlar.

    • Adamlar devletin her tarafını ele geçirmişse o zaman 15 Temmuz darbe girişimi neden çok cılız kaldı ? Bu işte bir çapanoğlu var, bu kesin.
      Geçmişte Sn. Erdoğan dahil pek çok Ak Partili Gülen’i fazlasıyla övmüştü !
      15 Temmuz’da Erdoğan devrilmeye çalışılmadı tam aksine yolu açıldı. Emperyal güçler Türkiye’yi nereye sürüklemek istiyor bunu anlamaya çalışıyoruz.
      Baştakilerin iyi niyetli olması yetmez Enver Paşa da iyi niyetliydi.
      Not : Hakaretamiz yazılar yazanları burada savunacak kimse çıkmaz.

      • Adamlar 17-25 Aralıktan beri tasfiye ediliyorlar, var olan bütün güçleri ile darbeye kalkıştılar, Gk Başkan yaveri, Cumhurbaşkano yaveri, birçok general onlardan ve iletişimi engellediler.darbe hiç de cılız da kalmadı, birkaç saatte 240 kişi öldüğü düşünülürse. Darbenin başarısız olmasının birçok sebepi var. Devletin hepsi FETÖcü olsa halkaysa karşılığı yoksa kimi yönetecek?

      • Adamlar devletin her tarafını ele geçirmişse o zaman 15 Temmuz darbe girişimi neden çok cılız kaldı ve darbe olacagı biliniyordu diyen Cengiz gibi arkadaşlar var. Cevabım şudur:
        1. Evet fetö çoğu kritik kurumda elemanı çoktu, MİT hariç çoğu kurumda da etkindi. Darbe öncesine bakarsak emniyette cemaat etkisi kırılmıştı zaten, 17-25 den sonra yargının üst tarafında cemaat azalmıştı. Askeriyede vardı ama hepsine hakim değildi.
        Askeriye’deki tüm cemaat tarafından giren subayların destek verdiğini de düşünmüyorum, bazıları çekimser kalmış olabilir.
        2. Darbe yüzdeyüz cemaat merkezlidir. TRT yi basan ve yakalanan Sürat teknoloji çalışanları, Türksatı basan Samanyolu çalışanları, Genelkurmayda görüntülenen eylaet abileri bile kanıt olarak yeter.
        3. Cemaat halk desteğinin hala devam ettiğini zannetti ama yanıldı. Sahte 1 milyonluk zaman abone sayılarına da güvenip cemaatçi emniyetçileri vekil adayı gösterdi ama %1 i bile geçemedi toplam oy sayıları. Yani bir şekilde cemaatle ilişkisi olmuş taban siyaset olarak %90 AKP yi destekliyor.
        4. Erdoğan darbe hazırlığına dair söylentiler duymuş olabilir. Zaten bu askerler ihraç edilecekti darbe olmasaydı da. Yani darbeciler cemaatçi olduklarından ihraç edilmeden önce son şanslarını biraz da plansız ve vahşice denediler. İstihbarat zaafiyeti tamamen yok da denemez tabi insanlarımızın ölmesine izin verilmemeliydi.
        Ama bu tür darbe girişimi de TR tarihinde ilk oldu.

        • Daha 3-4 hafta önce Hükümet yetkilileri bunca tasfiyeden sonra dahi TSK’da ‘FETÖ’cülerin oranının %60 olduğunu söylediler. Bu durumda 15 Temmuz darbe girişiminin cılız kalması açıklanamıyor. Kimileri her halükarda Cemaati veya Erdoğanı savunma derdinde kimilerinin derdi de Türkiye’yi savunmak.

  18. Hikmetinden sual olunmaz derler. İnsanların anlayışları farklı seviyelerde. Sizin hemen görebildiklerinizi, bazılarının anlayabilmesi zaman alıyor. Bu arada da kurunun yanında yaş da yanıyor. Tek tesellimiz batın aleminde görülen bir takım hesaplarla ve El Adil ismi geregince tüm bunların bir imtihan sebebi olarak var olması.

  19. Yine kaliteli bir yazı. Yine teşekkürler.

    “Yazarlık ve gazetecilik geçmişim daha eski de 30 yıldan fazla bir süredir her Allah’ın günü en az bir yazıyla okurların karşısına çıkıyorum.” cümlenizdeki “her Allah’ın günü” yerine “Allah’ın her günü” ifadesini kullansanız…

    Saygılarımla..

    • ”Allah’in her günü” diye bir deyim/deyis Türkcede yoktur. Dogrusu yazarin yazdigi gibidir. Liselerdeki anlatim bozuklugu konusunu fazla ciddiye almis olmalisiniz..

  20. Eee, “cicim ayları” na bir çeşni zamanı geldi. Fehmi Koru da eleştirilir elbet. İkinci Atatürk olmak gibi dillendirilmesi değil, hayal edilmesi bile muhal olan rijit bir duygu taşıması abes olacak bir yazar, “korkmaktan değil, bence bu defa korkmamaktan korktu. Çantadan çıkardığı metni, sayın Koru metanetle okumalıydı. Çantadan çıkanların, “NEYSE” engellemesiyle sezsiz, sedasız çantaya dönüşü, topluma ağır faturayla dönüyor. Yazıdaki artıların fazlalığı bu eksiyi kolayca gideriyor. Teşekkürler.

    • Fehmi bey hikmetli hareket etmiş.Karşılıklı konuşmalar, sözlü ifadeler yanlış anlaşılmalara daha müsaittir.Ayrıca İstihbarat konusunu ele alırsak: Birçok istihbarat teşkilatına sahip bu ülkenin yöneticileri yanıldıklarını ifade ederek kendilerini temize çıkarabiliyorken, hüsn-ü zan ederek bu örgüte katılmış avam tabakası neden samimi bulunmuyor. Halbuki avamın yanılması daha kolaydır ve istihbaratı felan da yoktur. Yöneticiler maalesef kabahatlerini halka fatura ediyor.

YORUM YAP