Okurlarla hasbihal

43

Cahit Zarifoğlu tek bir eğilime sığdırılamayacak çapta bir şairimizdi. Şiirdeki iddiası kadar düzyazıda da hemen fark edilen bir üsluba sahipti. Vaktiyle ‘programcı-çevirmen’ olarak çalıştığı TRT’de dizi olarak yakınlarda yayınlanan ‘Yedi Güzel Adam’ aslında onun ikinci şiir kitabının adıdır (1972).

Sanatçı kişiliğine ek olarak hepimizin ‘Cahit Ağabeyi’ idi Cahit Zarifoğlu.

Unutulmuş mudur, sanmıyorum. Ancak yine de ismini ilk kez burada okuyanları hakkında bir şeyler öğrenmeye ve eserleriyle tanışmaya davet ederim.

Onu bugün hatırlamamın sebebi, günlük gazete projesi üzerinde çalıştığımız günlerde (1986), bir beyin fırtınası sırasında, söylediklerimden hareketle getirdiği bir öneriydi. ”Gazeteye okur mektupları sayfasını ben yapayım” demişti rahmetli; yapmıştı da. O sıralar gazeteler 9 değil 8 sütuna atılan başlıklarla çıkardı; Cahit Zarifoğlu’nun Vedat Can takma adıyla hazırladığı o sayfa ‘9. Sütun’ adıyla epey bir müddet yayınlandı.

Bizim gazetelerde eksikliği hiç giderilemeyen bir boşluktur okurun katkıları. Bizim insanımız para verip gazetesini alır, haberlerine göz atar, köşe yazılarını okur, kimini beğenir kimine kızar, bazen çok iyi bildiği bir konuda yapılan hatayı görür, ama nedense görüş, düşünce ve hislerini paylaşmak zahmetine katlanmaz.

Yabancı gazetelerin hayli gecikmeli bayilerimize geldiği dönemlerde bile, Londra günlerimde kazandığım bir alışkanlıkla, pazar günleri çıkan ‘Observer’ gazetesini hiç aksatmadan takip ederdim. Abonesiydim. Gazeteyi yayımlayan şirket, matbaadan çıkan ilk nüshaları derhal postayla yurtdışı abonelere gönderdiği için, ‘Observer’ hiç aksamadan salı günleri elime geçerdi.

En dikkatle okuduğum iki sütun vardı gazetede: İlki, ‘Pendennis’ imzasıyla yayımlanan kulis tadında bir yazı; diğeri de, tam bir sayfaya yayılan ‘okur mektupları’ idi.

Takma isimle kulis yazma düşüncesi bende Observer’in ‘Pendennis’ köşesinden mülhemdir. W. M. Thackeray adlı İngiliz romancının en ünlü eseri ‘Vanity Fair’in kahramanıdır Pendennis; her şeye burnunu sokar, herkesle alay eder… Köşeyi kaleme alan o ismi boşuna seçmemiş…

‘Kulis’ Taha Kıvanç olarak yıllarca benimle sürdü, ama gazeteciliğe ‘okur mektubu’ alışkanlığını kazandırmada o kadar başarılı olamadım. Cahit Zarifoğlu gibi bir yazı virtüozu bu alana el attığı halde hem de…

Herhangi bir kaliteli İngiliz gazetesini açın bakın görürsünüz; okurların haberler ve yazılarla ilgili düşüncelerini aktardıkları mektuplar, çoğu kez, onları yazmaya vesile olan haberler ve yazılardan daha fazla bilgi doludur. Bazı okurların üslubu da yazarının gizli potansiyelini açık eder.

‘Fehmi Koru’nun Günlüğü’ (FKG) adını taşıyan bu siteyi yayına sokarken yazıların altına yorum koymada bayağı tereddüt ettim. Sonuçta, ‘sosyal medya’nın anonimliğe izin veren dünyasında, nasıl olsa kendisiyle irtibat kurulamayacak kadar kişiliğini gizleme imkânı olduğu için, birilerinin mesajları kötüye kullanabileceği endişesiyle…

İnternet dünyası siteyi kullanana istemediği yorumları engelleme imkânı veriyor; bu sebeple yorumlar da FKG’nde yazıların altında yer alıyor.

Yayında olduğumuz bir hafta içerisinde, kişilik haklarına tecavüz anlamına çekilebilecek birkaçı dışında, bütün yorumları yazılara göz atanlarınız okuyabildi.

Yüreklendirici mesajlarınız amacına ulaştı; yoluma daha bir kararlılıkla devam ediyorum. Henüz sınama-yanılma aşamasını geçmemiş saydığım ise, yazılarıma gönderdiğiniz yorumlar; o konuda hâlâ teşviklere ihtiyaç olduğu kendini belli ediyor.

Düşüncelerinizi yazın, benimle ve diğer okurlarla paylaşın. Sonuçta bu mecra, internet sitesi, yalnız benim görüşlerimi sizlere ânında iletmemi sağlamakla kalmıyor, sizin de yazıyı okur okumaz ne düşündüğünüzü başkalarıyla paylaşmanıza imkân veriyor.

Kullanın bu imkânı. Hakaret, çekiştirme, gereksiz çıkıntılık veya başkalarını ilzam edebilecek unsurlar yoksa, hiç kuşkunuz olmasın, yazdıklarınız burada yer alacaktır.

Madem sizlerle bugün burada sohbet ediyoruz, o halde teşekkür görevimi de yerine getireyim: Gazeteden ayrılıp bir kenara çekildiğimde, uzun yılları beni okuyarak geçirmiş kıdemli okurlardan ve özellikle çok yakınımda bulunanlarından, ”Site aç, yazılarını oradan paylaş” telkinleri hemen gelmeye başladı. İçimden “Yap” düşüncesi sürekli geçtiği halde kendimi tuttum.

İnterneti ilk keşfedip kullananlardanım. ODTÜ ve TÜBİTAK günlerinden ve ‘www’ uygulaması öncesinden… ‘www’ uygulaması başlar başlamaz, henüz başka ülkelerde bile örnekleri bulunmazken, Ankara temsilcisi olduğum gazetenin internet sitesi açması için mücadele verdim. O sayede, Zaman, meselâ Hürriyet’ten epey önce, 1995 yılı ağustos ayında, internet yayınına başlayabildi.

Buna rağmen ”internetten yazılarını paylaş” telkinlere olumlu cevap veremedim.

Yanlışlığımı ve hislerime güvenmem gerektiğini şu bir hafta içerisinde anladım.

Geçen hafta pazartesi günü burada ilk yazım çıktı. ‘Google’ siteyi ilk kez perşembe günü muhatap almaya başladı; yani bir hafta önce. Google’un sağladığı bilgiye göre, önceki hafta içerisinde ‘FKG’ sitesine uğrayan farklı okur sayısı 25 bine yaklaştı.

Kaliteli okurlar…

Aynı kaynağın gösterdiği bir şey daha var: Her gün yeni yeni okurlar siteye uğruyor, sürekli uğrayanların oranı her gün artıyor. Şimdilerde daha önce de uğramış okur oranı yüzde 35’e ulaştı; hem yeni uğrayanların her gün sayısı artıyor, hem de kalıcıya dönüşenlerin oranı…

Tereddüdümü heyecan ve coşkuya çeviren bu durumu paylaşayım ve sizlere teşekkür edeyim istedim.

Yorum yazmayı da ihmal etmeyin derim.

ΩΩΩΩ

 

 

43 YORUMLAR

  1. Fehmi Bey kişisel internet sayfanızda başarılı olmanızı dilerim.Zaten özgün tarafsız yazarları okumak isteyen insanların pek gazete aldığına inanmıyorum,bence sosyal medya üzerinden aynı olay hakkında farklı kesimleri takip edip kafamda bir senteze ulaşmak; insanı, bir grubun rüzgarına kapılmayıp kendisi olmayı sağlıyor.Sizin bu tarz kişisel sayfa açmanız umarım diğer yazarlara da örnek olur ve yazarlar bağlı bulunduğu gazetenin yayın politikasına göre yazmayı bırakıp, kalıplarda yazmayıp oldukları gibi yazmaya başlarlar.Onun için bu konu da sizin başarılı olmanızı canı gönülden istiyorum.Siftah sizden,bereketi Haktan

  2. Fehmi bey, yazılarınızı, daha çok yazılarınızda sergilediğiniz yaklaşımlarınızı, olaylara bakış açınızı özlemiştik. Acaba bu konuda Fehmi bey ne diyor, diye özgün ama bir o kadar reel tavrınızı hep takip ettik. Neticede kediye kedi diyenlerden olmak lazım. Sizi konjoktürel olarak destekleyenlerin, kendi argümanları için elverişli görenlerin gazına gelmeyecek kadar aklıselim olduğunuzu biliyoruz. Kediye dün aslan muamelesi çekerken, bugün fare göstermeye çalışanlar bizi ilgilendirmiyor. Kedi hala kedi… sizi okuyunca yalnızlık duygumuz kayboluyor, demekki bu düşüncelerimde yalnız değilim ferahlığı yaşıyoruz. Takibe devam….Yorumum yayınlanmazsa daha memnun olurum. 2009 Akparti büyük kurultayda tanıştığımızı bir ihtimal hatırlayabilirsiniz. Size Balıkesir’den yazdığımı belirteyim. Baki selamlar.

  3. fehmi bey derinlikten objektiflikten helede geniş ufukluluktan uzak nicelerinin maalesef yazar diye kol gezdiği şumemlekette doğru kimden ve nereden gelirse gelsin onu savunmayı yanlış da kimden ve nereden gelirse gelsin onada karşı çıkmayı şiar edinenlerin sayısı o kadar az ki bu da bir elin parmağını geçmeyen sizin gibi gerçek münevverlere daha çok iş düştüğünü göstermektedir .

  4. Dertler çok, ama umut her zaman daha büyük olmalı. ‘Ümmid iledir cihanda her şey!’ diye boşuna söylememişti Tevfik Fikret.
    Bulunduğumuz her yer ve zamanda yapılabilecek en iyi, en faydalı şeyin peşinde koşmak gerekiyor. Gazeteyse gazete, internetse internet.. ama sizin göreviniz insanlara ulaşmak; gördüğünüzü, düşündüğünüzü samimiyetle yazarak ulaşmak.

  5. Sayın Koru,

    “Okurlarla Hasbihal” başlığını taşıyan bu yazınıza ilişkin olarak kişisel yorum, düşünce ya da iyi dileklerini sizinle paylaşma arzusu duymuş okurlarınızın toplam sayısı (24 Haziran akşam 5:13 itibarıyla) 36. Bu okurlarınızın yeğlemiş oldukları okur isimlerini veri alırsak eğer,”Tefox” isimli okur dışarıda bırakıldığında, yalnızca bir tek okurun bayan olduğu, geriye kalan 34 okurun hepsinin erkek olduğu sonucuna varıyoruz. Bana ilginç gelen bu durumu bir olumsuz iması olarak dile getirmiyorum; ama, belki kabul edersiniz, üzerinde düşünmeye değer görünüyor.

    Saygılar,
    Bernar

  6. Yazınızı duygu yuklu bende etkilendim doğrusu. Zatıaliniz Allah için seven biri olarak siz değerli düşünce ve yorumlarınızı takip ederim.
    Şöyle izah etmek isterim sene 2000 li yıllar tam hatırlamadım ama siz kanal7 de yeni başladığınız bir dönem, o zaman dan beri sizi takip ederim.(yaşım26) Birazda babam sayesinde sizi izleme fırsatı doğdu ve yazılarınızı takip ettim. Sağduyu ve akıllı fevri davranmayan biri olarak görüyorum sizi ve yazılarınızı. Her zaman mantıklı yazılar kaleme alıyorsunuz, akçeli ve samimiyetsiz bulsaydım sizi zaten takip etmezdim. Taha Akyolu da severim sizden iyi olmasın fakat sizi bir tık daha fazla seviyorum 🙂 Bunun nedeni belkim de muhafazakar liberal bir görüşe sahip olmamdan kaynaklanabilir. 🙂 Selamlar.

  7. Saygideger Fehmi Bey,
    Ben de, uzun yillar muptelasi oldugum yazilarinizi takip eden biri olarak, hayirli olsun diyorum. Bu zamanda yazar ile okuyucusu arasindaki rabitanin koparilamiyacagi kanaatindeyim. Siz yazmaya devam ettiginiz surece, biz de sizi okumaya ve takibe devam eecegiz. Selam saygi ve muhabbetlerimle..

  8. Fehmi bey,

    Yazılarınızı okumak keyifli ve can verici,
    Bilgileriniz güncel ve derinlikli,
    Fikirleriniz size göre ve tabii ki taraflı,
    Yorumlarınız bazen isabetsiz,
    ama olsun,esas konu sizi okuyabilmek, bazen de yanlışlarınız olsa n’olur ki, “yanlışta bi nakış” derler avamlar meclislerde, sefa geldiniz.

  9. Fehmi ağabey ; ( sizi artık içimizden biri olarak gördüğüm için ağabey diyorum ) Siz ve sizin gibi olan diğer usta gazeteciler bu ülkede halkı bilgilendirme noktasında “menfaat”ten ziyade “doğru haber”i şiar edindiniz. Bu nedenle teşekkür ediyorum. Lâkin usta kalemlerimiz kendilerine çırak yetistirmiyor maalesef. Genç kalemleri yetistirme adına faaliyetlerde bulunmanız temennisiyle. Sağlıcakla kalın !

  10. Ben size bu ziyaretlerin gerçek sebebini söyliyeyim müsaadeniz ile.. 1 tabiki siz
    2 insanlar ümitsiz ve arayışta
    Ümit vadeden inandırıcı bir haber..
    Saygıyla..

  11. Fehmi bey yeni siteniz hayırlı olsun. Böyle de olsa sizi okumak zevklidir. 1995’ten beri her iki köşenizi de okur, Tv proğramlarınızı zevkle izlerdim. Tekrar görmek isteriz. Umarım aklı selim hakim olur ve siz de tekrar ekranlara dönersiniz. Türkiye’mizin sizin gibi akil insanlarımıza ve Sağduyu temsilcilerine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Doğruya doğru, Yanlışa yanlış diyecek insanlarımız azalıyor. Tekrar hayırlı olsun. Başarılar dilerim. Kalın Sağlıcakla.
    Okurunuz Van’lı Abbas Güneş

  12. Fehmi Bey öncelikle hayırlı olsun.Gündeme dair daha objektif değerlendirmeler okuyacağımız yönünde bende heyacan
    oluştu.Zaman içinde hayal kırıklığına uğramamayı ümit ediyorum.
    Genel olarak bu tür sitelerin yazarı daha özgürleştireceğini daha özgürleşen yazarın okuyucusunun da daha objektif değerlendirmeler okuyacağına inanıyorum.
    Yazar elbette çok özgür olduğunu iddia edebilir.Ne varki kamuoyundaki algı ,yazarların gazete patronlarının etkisinde olduğu yönündedir.
    Yazar ne kadar bağımsız ne kadar özgür olursa okuyucusunun okuyacağı değerlendirmeler de o kadar objektif olacaktır.
    Fehmi Bey takipteyiz.

  13. “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
    Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
    Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
    Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden,
    Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;
    Alevler içinde ev, üst katında ziyafet! ”

    “Eleyse minküm raculün reşid…” Reşid insanlarımızın artması niyazıyla, kaleminize sağlık üstadım.

  14. Yazarın okuruna, okurun yazarına ulaşabilmesi için; rotatife, kağıda, mürekkebe ihtiyaç kalmadığını en iyi bilenlerdensiniz. Bu mecra hepimize hayırlı olsun!

  15. Cahit abiyi,-Allah rahmet eylesin- bu mübarek günlerde hatırlamanız ve hatırlatmanız çok güzel. Ben 5 günden beri aksatmadan ziyaret ediyorum, bizi sevindirdiniz. Başarılar diliyorum.

  16. Fehmi Ağbi, öncelikle sizin gibi ömrünü basılı gazeteye adamış, yazılarını orada görmeye alışmış biri için kişisel bir blog açıp internet yayıncılığı yapmak aslında gazeteciliğin nereye doğru evrildiğinin göstergesi. Amerika’da artık bloglar etkin mesela. Bir Politico, bir Talkin Points Memo ve pek tabi ki Huffington Post artık göz atfı edilemeyecek birer markalar. FKG da ülkemizde pek yakında böyle bir marka olacaktır. Çünkü kovulma, sansür, yazının basılmama gibi durumları yok. İpler tamamen sizin elinizde. İleride reklam da almaya başlarsanız alın size yeni ekmek kapısı. Yılmayın, yeni medya düzeni buralarda şekillenecek. Selam ve Sevgilerimle…

  17. Bir akarsuyun kenarinda ayaklarimi yavas yavas suya daldirmaya calisiyorum.insallah yikanmaktan vazgecip ora dan uzklasmam.bu ikimizin uyumuna bagli….

  18. Üstad ben sitenin okur sayısının yüz bini aşacağı düşüncesindeyim. Yani gazetelerin tirajını aşacaksınız inşallah. Daha önce de yazmıştım. Gazetenin verdiği iki sütun bence size az. Yazının boyutunun sınırlanması da söz konusu. Bunların ötesinde siz muhtelif sahalarda birikimlerini paylaşan bir yazarsınız. İç siyaset, dış siyaset, teknoloji, kitaplar, edebiyat, biyografi, sinema, spor…Şahsen iki sütuna mahkum kalmadan aynı gün içinde değişik sahalarda fikrlerinizi okumak benim açımdan çok güzel. Kısaca sizden daha fazla yazı bekliyorum.

  19. Bence taha kıvanc bir an once canlanip aramiza donmeli. Ama 1995 _ 2002 arasindaki tadinda. Son on yilda pek suya sabuna dokunmaz bir kisilige burunmustu rahmetli. Bence siyasetin en cok ihtiyaci olan kisi taha kivanc su an. Ama soyledigim gibi dogdugu gunlerdeki taha kivanc.

  20. sizin gibi bir ustanın yazı yazmayı bırakabileceğini hiç düşünmedim….kim iktidar olursa olsun yanında tutup memleket için faydalınılması gereken birikime sahip gerçek aydın bir kişi olduğunuza inanıyorum… hele son yıllarda boy gösteren kendilerini aydın olarak topluma yutturmaya çalışan “artistleri” görünce bunu daha iyi anladım….sayınız çoğalsın inşallah…uzun ömürler dilerim…

  21. Öncelikle günlüğünüz hayırlı olsun, bunun için oldukça geç kaldınız diyebilirim. sizin gibi sürekli okur kitlesi olan ve bu kitle her yazdığınız gazetede gösterdiği traj artışı ile belli olan bir yazarın bu kadar gözden uzak kalması ve bu esnada hiç ses vermemesi (anladığım kadarı ile kitaba odaklanmaktan) doğru değildi, erken başlasanız daha etkili olurdu.

    Ben sizin internet bu kadar yaygınlaşmadan önce de yazamadığınız bir durumla karşılaştığınızı ve yazılarınızı internetten yayınladığınızı hatırlıyorum. eskiden daha yenilikçi imişsiniz imkanlar bu kadar geliştiği halde bu sefer geç kaldınız.

    bu günlük başarılı olursa ki olacaktır, bunu Periskop yayını gibi diğer yeni medya uygulamaları ile destekleyerek tecrübeyi daha ileriye taşımalısınız.

    Yazamadığınız dönemde size ulaşmak için mail göndermiştim haberturkteki mail adresinize tabi, merak ediyorum bir gazeteden ayrılan yazar mail adresini kullanmaya devam edebiliyormu, edemiyorsa gazeteye ait maili kullanması doğru olmaz sanırım.

  22. İçinde bulunduğumuz zor dönemde bu cesareti gösterip, biz takipçilerinize sesinizi ulaştırdığınız için teşekkür ve tebrik ederiz biz de. Kalite düşüyor günden güne, gerginlik daralttı göğsümüzü. Gösterdiğiniz bu cesaretin diyelim, örnek olması umuduyla; sesine, duruşuna ve cesaretine ihtiyaç duyduğumuz her aktöre.

  23. Selamlar Fehmi Bey. Bu mecradaki yeni yazı yolculuğunuz hayırlara vesile olsun inşallah. Sitenizden bu hafta başında haberdar olur olmaz yazıları ve altındaki yorumların hemen hemen hepsini okudum. Açıkçası söylemek gerekirse, çok heyecanlandım. Cep telefonumda bulunan WhatsApp uygulaması sayesinde yazıların linklerini Dostlarıma göndererek haberdar ettim. Sizi 2000li yılların başından bari kesintiler olsa bile mutlaka takip ettim. Bu zaman zarfında (15-16 yıl olmuş, dile kolay!) fikirlerinizin, görüşleriniz ve yorumlarınızın hepsine katılmasam bile, daimi takipçileriniz olarak her sabah sizin yazılarınızla güne başlamak keyif vericiydi. Özellikle “Kulis- Taha Kıvanç” yazılarınıza ayrı bahis açmak gerekiyor ama bugün değil.
    Aslında okur yorumlarını gördükçe bende yazılara yorum yazmak istedim lakin sizdeki çekinceler bende de vardı. Fakat bugün yayınladığınız “Okurlarla hasbihal” yazınızdan cesaret alarak bu yorumu yazabildim. Diyeceğim o ki, Okurlarında cesaretlendirilmeye ihtiyacı var Fehmi Bey !
    ve bilhassa orta yaş ve üstü okurlarınız için.
    Yazılarınıza ara vermenizden bu yana sizi epey özlemiştik. Umarım bu yazar- okur yolculuğu daha nitelikli bir şekilde devam eder. Kalın sağlıcakla.
    (Not: Bu arada attığım hiçbir mailime cevap vermediğinizi belirtmek isterim.)

  24. Halkın kahır ekseriyetinin elinde akıllı telefon ve internet varken söyleyecek sözü olanların mecra bulamamaktan şikayetçi olmaları kolayciliktir.mecra bulamayan gazeteciler internet ortamında AÇIK OTURUM bile yapmalılar

  25. Öncelikle okurlarınıza verdiğiniz bu saygıdan dolayı teşekkür ederim. Okurlarla muhatap olabilmek kendine güvenin de bir sonucudur. Karşısına çıkabilecek bir sürü saçma sapan yazılar, yorumlar, olabileceğini bilerek okurunu muhatap almak gerçekten cesaret ister. Bu yüzden sizi hem tebrik hem de takdir ediyorum. Ayrıca Anadolu insanı İLİM SAHİBİ OLMASA DA İRFAN SAHİBİDİR. Bu yüzden yapılacak yorumlar sizin de dediğiniz gibi mutlaka bir anlam ifade eder, bir değeri vardır.
    Özel bir rica: Taha Kıvancı da aramızda görmek isteriz.

  26. Üstadım güzel bir yazı olmuş. İnternet dünyasında haber sitesi ya da blog açmak cesur bir eylem. Bu eylem süreklilik kazanırsa ancak amacına ulaşıyor. Eğer bu çabanız hiç bıkmadan devam ederse 1 yıl sonra belki de tahayyül bile edemeyeceğiniz rakamlara ulaşacaksınız. Bir kuşak sizle büyüdü. Ve hala yeni gelen ve medyaya ilgi duyanların sizden öğreneceği çok şeyler var. O kuşakları sizden mahrum etmeyin. Medya için sevimsiz günlerden geçiyoruz. Sizler de kenara çekilirseniz medya üzerindeki kara bulutlar daha da artacak. Usta bir yazar olarak bu yolda devam edin.
    Sizi izlemeye devam edeceğiz…

  27. Bir habere yorum getirmek için bilgi gerekli, düşünmek gerekli. Bu iki özellik bizde az. Siyasi güç, ekonomik güç bizi değiştirdi, daha bilinçli insanlar yaptı zannetmiştim. Yanıldığımı görüyorum. Bu mesele sizin kadar bizim de meselemizdir.

  28. Siz habertürkten ayrıldığındanızdan beri habertürkü okumuyorum (sayfanın geç aşılması ve reklamlardan bunalma gibi sebeblerde var tabiki…) özlemiştik sizi hayırlı olsun diyelim..

  29. sayın fehmi koru yazılarınız yaklaşık 15 yıldan beri büyük zevkle takip ediyorum. Size snsür uygulanmadığı yılllarda da tv programlarınız hiç kaçırmadım. ben bu yorumlar sayesinde okuyucu ile yazar arasında kurulacak ilişkinin her iki tarafıda besleyeceği kanısındayım. iyiki varsınız. düşünceden sözden neden bu kadar korkup yasaklıyorlar bu egemenler için anlaşılır bir şey. ancak günümüz dünyasında artık nafile çabalar bunlar. ben bir okurunuz olarak sizden öncelikle ekmek kadar su kadar hava kadar ihtiyacımız olan onurlu bir barış konusunda yazmanız. barış o kadar elzemki gerisini düşünmek bile istemiyorum. bu ülke tüm farklılıkları ile bir arada eşit özgür onurlu bir şekilde yaşamasını becerebilirse emperyal güçler geldikleri gibi giderler. tarihte kürtler ve türkler bunu başardı. onun için bu birlikteliği parçalamak için üzerimize üzerimize geliyorlar. şimdilik bu kadar tekrar hoşgeldiniz sizi seviyoruz canıgönülden Vangölü Maviliğiyle..

  30. Üstadım güzel bir yazı olmuş. İnternet dünyasında haber sitesi ya da blog açmak cesur bir eylem. Bu eylem süreklilik kazanırsa ancak amacına ulaşıyor. Eğer bu çabanız hiç bıkmadan devam ederse 1 yıl sonra belki de tahayyül bile edemeyeceğiniz rakamlara ulaşacaksınız. Bir kuşak sizle büyüdü. Ve hala yeni gelen ve medyaya ilgi duyanların sizden öğreneceği çok şeyler var. O kuşakları sizden mahrum etmeyin. Medya için sevimsiz günlerden geçiyoruz. Sizler de kenara çekilirseniz medya üzerindeki kara bulutlar daha da artacak. Usta bir yazar olarak bu yolda devam edin.
    Sizi izlemeye devam edeceğiz…

YORUM YAP