Sürprizlerle dolu bir seçimin ardından… Esas sürprizi ise bundan sonra bekliyorum…

81

Bir seçimi daha geride bıraktık.

Her seçim sürprizlere açıktır, bu seçimde de sürpriz var mı?

Elbette var. Sürpriz olmasa adaylarının cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacağına ve şimdiye kadar hiç alışık olmadıkları kalabalıkları miting meydanlarında toplamayı başarmış partilerinin de milletvekili seçiminde büyük bir oy patlaması yaşayacağına kendilerini inandırmış CHP’liler gece boyunca uzun bir süre açıklanan rakamlara itiraz ederler miydi?

Bu seçimin tek sürprizi CHP’nin ve adayının aldığı düşük oy olsa yine iyi. İttifak arayışına gidilmesinin sebebi olarak bilinen ve kamuoyu yoklamalarında oyunda ciddi bir düşüş yaşanması öngörülen MHP’nin son seçimdeki oyunu koruması da bir sürprizdir.

Kampanyası olağanüstü ilgiye muhatap Temel Karamollaoğlu‘nun cumhurbaşkanlığında aldığı oyun azlığı yanında Saadet Partisi’nin oy bakımından hala dipte bir yerlerde kalması da öyle…

Sürpriz arayışına çıkıldığında ilk elde gözlere pek takılmayan bir ayrıntı daha var: Evet, Tayyip Erdoğan‘ın kişisel desteğinin partisinden birkaç puan ileride olduğu biliniyor; ancak bu seçimde neredeyse partisinden 10 puan önde yarışı tamamladı Cumhurbaşkanı Erdoğan; bu da bir ilk…

Ama başta söyledim işte, seçimler sürprizlere açıktır.

Seçimin kaybedenleri

OHAL ortamında gidilmesine, medyanın neredeyse tek sesli hale gelmesine rağmen, iktidarın ekonomik açıdan en zayıf durumdayken yakalandığı bir seçimin böyle bir tabloyla sonuçlanmasını herhalde kimse beklemiyordu. Beklemiyordu ki, seçimin kazananları, hemen ardından bu durumu en aşırı biçimde kutladılar.

Seçimin kaybedenlerini biliyoruz: CHP her zamankinden az bir oy alabildi… İYİ Parti ve lideri Meral Akşener bayağı yukarılara koydukları çıtanın hayli altında bir sonuçla yüz yüze kaldı… Saadet Partisi ve Temel Karamollaoğlu beklenen sıçramayı bu defa da gerçekleştiremedi…

Ancak AK Parti’nin aldığı oy da ‘hep ileri’ alışkanlığına ters; 2015’te yapılan ikinci seçim olan 1 Kasım’da aldığı oy (yüzde 49.5) yerine aynı yıl 7 Haziran günü yapılan seçimde aldığının (yüzde 40.87) biraz üzerinde (yüzde 42.5) oyla yetinmek zorunda kaldı AK Parti.

O iki seçim 550 milletvekilliği için yapılmış, 1 Kasım’da 317 milletvekili çıkarmıştı AK Parti; bu defa 600 milletvekili için yapıldı seçim ve AK Parti’nin milletvekili sayısı 292…

MHP ile ittifak halinde girmeseydi, AK Parti, bu seçimden 16 yıllık iktidarını kaybederek çıkacaktı.

AK Parti’yi lideri bile aklının gerisine itmişken ‘başkanlık seçimi’ konusunu canlandırmaya teşvik eden, 16 Nisan (2017) anayasa referandumuyla birlikte her dönemeçte onun yanında yer alan, ittifak oluşturma aklını ona veren, erken seçime zorlayan Devlet Bahçeli, partisinin oyu yüzde 11.1’de kalmasına rağmen (7 Haziran’da 16.3, 1 Kasım’da 11.90 idi oyu) bu seçimin en belirgin kazananıdır.

AK Parti’yi kendi eksenine yaklaştırarak bunu sağladığını özellikle hesaba katmamız gerekiyor.

Bundan böyle iktidarın ayrıldığı takdirde zora düşeceği ortağıdır MHP. Bu haliyle de bundan böyle cirminden çok daha büyük bir güce sahip olması tabiidir.

Halk neden böyle davrandı?

Sahi halk neden böyle davrandı?

Muhalefetin vaatlerini mi beğenmedi?

Sorunların onlara sebep olmuş veya en azından iktidarı boyunca üstesinden gelememiş iktidar partisi kadrosu tarafından çözülmesini mi arzuladı yoksa?

Aklıma ilk gelen ihtimaller bunlar.

Farklı bir ortamda gidilse ve şartlar bugünkünden değişik olsa idi sandığa yansıyan irade farklı ve sonuç da değişik olabilir miydi?

Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, balkon konuşmasında, “Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı da aldık” dediğine göre, seçimin sonucunu, coşkuyla sokaklara dökülerek kutlayan tabanından farklı değerlendirdiği anlaşılıyor.

Öyle de olmalı.

AK Parti hem düşüş halinde olduğu, hem de bir daha aynı anlayışı halktan göremeyebileceği için doğru değerlendirmeler yapmak zorunda.

Kampanya sırasında verdiği vaatler çok ve çeşitliydi, “Hemen yapacağım” denilenlerden başlayarak onları gerçekleştirme yolunda adımlar atmalı iktidar…

Tabii muhalefet de, en zayıf halinde yakaladığı siyasi iktidarı yerinden etmeyi neden beceremediğini, meydanlara toplayabildiği kalabalıklara rağmen oyunun neden düştüğünü mercek altına almalı.

İktidar ve muhalefet bunu yaparsa… Esas sürpriz diye işte buna derim ben…

ΩΩΩΩ

81 YORUMLAR

  1. bir partinin sicili bozuk olunca silinmediği sürece millet rağbet etmemekte. Geçmişte yaşatılan acıları adını anınca hemen hissediyorlar vaadlara ve konuşmalara kimse dikkat etmiyor.

  2. Bu ” GÜNLÜK ” , ” temcid pilavı ” gibi tekrarlanan münakaşa arenası haline getirilmemeii.

    Bizim bir Fizik öğretmenimiz vardı. ” problemi ANLAMAK, onu yarı yarıya ÇÖZMEK demektir” derdi. A.Hamdi bey, AKİT yazarı bir “kadın” ın uslubunca anlamış – ve BİLEREK, bildiği konuda yazmış – görünüyor.
    Teknoloji ve elektronik sahası, zamanımızda, hayli ilerledi. Seçim propagandalarının Caddelerde, Bulvarlarda, şehrin merkezi yerlerinde yapılmasına izin verilerek, HER NEVİ Kirliliğe yol açılması ve Vatandaşların işinden, gücünden, yolundan alıkonulması, EZİYET edilmesi, zaman kaybı hakiki ÇAĞDAŞLIKLA bağdaşmıyor. Bugün en ücra köylerde her türlü teknoloji hakim ve yaygın. Seçim propagandaları bu vasıtalarla yapılmalı ve yaptırılmalı, o övünülen MEDENİ Ülkelerde olduğu gibi. İngilterede Tony Blair’in seçildiği ve daha sonraları yapılan seçimleri hatırlıyan var mı ? ” TEMEL bey Bu uğurda ÇIĞIR açmıştır”.
    Halkımız, zaten, propaganda ŞARLATANLIĞINA OY vermiyor. Bir Partinin ve adamlarının 1 yıllık, birkaç yıllık söylem ve eylemlerine, hatta TARİHİNE bakarak oy veriyor. Atın binicisine göre kişnediğini de biliyor.
    (Bilhassa, Ateist olmıyan Kürtler, aleviler ve ve ehl-i sünnet Müslümanlar yakın tarihteki İSTİKLAL Harbinde ter dökmüş, CAN VERMİŞ ATAlarına karşı, CHP’nin – DİNE karşı KİNİ din edinerek – işlediği CÜRÜMLERİ, KATLİAMLARI hala unutamıyor ve gençlerine de unutturmuyor, müslüman kaldıkları müddetçe. Özgürlük, Batılılaşma adına bu geçmişi ile öğünen CHP’ye, bilerek, kimse OY vermez, vermiyor
    da. Bu CHP yüzünden, Batılılar ve batıcılar, karşı blokta bir hırsızlar, arsızlar, yolsuzlar, dinsizler, hapçılar
    bataklığı üretiyor, masum halka çaktırmadan. CHP bir Truva atı rolünü görüyor. D.Perinçek’in Partisinin perişanlığı ve modası geçmişliği ise, ortada, sürünüyor. ).
    Misal vermek gerekirse, hep söylüyorum : ” Millet neden TAYYİP, diyor ” . Aydın veya AKADEMİSYEN yahut Gazeteci geçinen birileri çıkıp da bu konuyu derinlemesine araştırmıyor, TEZ konusu yapmıyor. (Yapması gerekenlerin belki de işlerine gelmiyor. Yanılıyorlar, halbuki, tam da prim zamanı.
    Siyaset yarışmalarını, futbol yarışına benzetmek akıllıca bir şey değil. Elbette ilkelerin olacak. Ama, gerçekten, bazıları Hz.Musa doğru söylüyorsa da – ağırlık – Firavn da bizi doyuruyor, diyor. Madde ve tarafgirlik zamanla namus da sattırıyor. Gene de medeniyet, özgürlükler adına Sattırtanlar utansın.

    • Ne ilginç..!

      Benim fizik öğretmenim ise “sorunu anlamamak; sorunu hiç çözememek demektir” derdi.

      Dediği doğruymuş; defalarca yaşanarak görüldü…

      Sorunu anlamayınca; ona akıl yormak yerine;
      sorunu tartışanlara “kadın” diyerek aşağılamayı fazilet sanar kişi…

      Çünki milletten sakladıkları beyin muhtevasında;
      onlar için “kadın” aşağılık bir varlıktır ve o kelime;
      kendileri gib düşünmeyene küfür ve hakaret etmek için kullanılır.

      Böylelikle;
      “bilge kişi” ayaklarına yatıp malumatfuruşluk yapan şahısların ve
      onların zihniyet ve fikriyatının gerçek yüzü;
      kendi dilleri ve elleriyle ortaya dökülür..
      Tabii millet de…
      bu içi başka dışı başka “sahte bilge”lere ağzının payını verir.

  3. “Sen haklısın ey Musa ama firavun bizim karnımızı doyuruyor”diyor millet bence muhalefete mesela Temel beye olan ilgi gibi. benim bu seçimin sonucundan anladığım. Millet bu partiye ve cumhurbaşkanına mecbur hissediyor başkası gelirse ölürüz biteriz şu bu vs korkutularak alınıyor bu oy oranı başka aklım almıyor

    • Gene mi makarna kömür muhabbeti bilader? Kimilerinin 15 temmuzda istiflediği makarna stoklarının daha tükeneceği yok:) istersen bu firavun meselesini onlara da bi sor, bizim mahalleyi gördün işte…

  4. Bir kaç aydır,kafam dağılsın diye Fehmi Bey’i okuyorum.Yazılarından anladığım iki cümleyle:
    Seçimden önceki yazılarında:Bu seçimde sürpriz olma ihtimali sürprizi,sürpriz olur😊
    Seçimden sonraki yazısında:Fakat ben,esas şimdi sürpriz olma ihtimali sürprizinin sürprizini bekliyorum😊

  5. Bu seçimin fiili kazananı AkP MHP olmuştur. Doğru. Seçimin psikolojik zaferi ise SP’nindir. Hic olmayacak bir durumla CHP kontejanından meclise girmiştir. Mecliste temsil hakkı kazanmıştır.CHP de kazanmıştır. Psikolojik olarak. En azından bizde Erdoğan gibi kitleleri coşturabileceğiz inancı kazanmıştır. Ve CHP parti zihniyeti olarak yeni dönemde biraz daha muhafazakar kitleyle temas kurup onlara güven vermek gerekir diyecektir. HDP kazanmıştır. Hem fiili olarek hem psikolojik olarak kazanmıştır. Baskı tehdit ve engellemelere rağmen kazanmıştır. MHP kazanmıştır. Hükümeti kontrol altında tutabilmenin hazzını duyarak kazanmıştır. Kayıb eden Perinçektir. Kendisini adây gösterenler şaka yaptık der gibi oy vermeliştir..

  6. Ben ve Ailem Sayin Erdoğan’ın oylarini yüzde elli üç üstünde bekliyorduk(sizce çok ama bizce yetmez). Demek ki elimi taşın altına koyma vakti gelmiş ( karıncanin ibrahimi yakan ateşe su taşıdığı gibi). Aynı zamanda sizin siyaset hakkında yazmanızı bırakmayı bekliyorum. Bizler Fehmi Koru ağabeyimizi özledik. Bilge Fehmiyi istemiyor ve sevmiyoruz

    • yüreğinize sağlık, ama boşuna özlemeyin gelmez artık geri. Hatayı anlayabilmek büyük bir erdem gerektirir, bunu ilan edebilmek daha büyük erdem gerektirir.

  7. Bu seçimin sürprizi Fehmi Koru, Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan Coşkun’u aynı kulvarda birleştirmiş olmasıdır; Erdoğan karşıtlığı…

    • Allah Allahaaah ! Yok canııııım ..?

      Siz üçlü’nün farklı kulvarlarda koştuğunu mu sanıyordunuz şimdiye kadar…?
      Diğer 2sinin bulunduğu zeminde olabilmek için çok çalışıldı Patron üzerinde amma;
      başarılı olunamadı…

      “Ah ! alan ıhmaz” demiş atalar yaaa hani…
      Sonunda Patron da gitti…

  8. Duygularınızla hareket ederseniz,temennileriniz üzerine düşünce inşa eder,güneşi balçıkla sıvamaya kalkışırsanız,gözlerinizi gerçeklerden kaçırırsanız,umutlarınız da hayalleriniz de yıkılır.Hala aynı terane…Türkiye’nin iki gerçeği vardı ki ikisini de ıskalayan muhalefet ve Fehmi Koru yanılmaya devam edecektir.Birincisi Fetö,ikincisi de terör gerçeği. Muhalif kanattan hiç kimse seçmenin bu gerçeğini görmedi,buna Fehmi Koru da dahil.CHP-HDP , İP-Fetö paslaşmasını halk gördü ama muhalefet kuma başını sokarak görmemezlikten geldi.Yıllardır Ak Partiye oy vermeme rağmen bu seçimde ailemle oyumu MHP ye verdim.Benim gibi düşünen kişiler MHP nin oylarını artırdı. Bunu gözardı eden Fehmi Koru” Eğer ittifak olmasaydı Ak Parti oyları düşecekti” kanaatinde hala.Şundan asla kuşkunuz olmasın ki alternatif ortaya çıkana kadar Tayyip Erdoğan’ı kimse indiremeyecek.Bu muhaliflerde de bu özellik yok. Bir de şu ” Yandaş” kavramı yok mu? Bunu diyenler kimin “Yandaş”ı acaba?

  9. Sayın Koru
    Tayyip Erdoğan’ın partisinin 10 puan üzerinde oy aldığını bunun şaşırtıcı olduğunu yazıyorsunuz.MHP.nini cumhurbaşkanı adayı çıkarmadığını Tayyip Erdoğanı desteklediğini unuttunuz herhalde.Böyle bir hatayı acemi bir yazar yapsa bile hoş görülmezdi.

  10. Dikkati celbeden hususlar :
    – Tahminlerin hilafına, CHP’nin oyu düşük kalırken, HDP’nin pek de öyle düşmemesidir. Fakat, Selahaddin Demirtaş’ın almış olduğu oy, HDP’nin alabileceği azami oy miktarını göstermektedır. O halde, bu rakamın üstündeki oylarına dışardan (CHP cenahından) katkı sağlandığı apaçık sırıtmaktadır.
    – MHP’nin oyları , geçmişine nisbetle, düşük olsa bile, tahmin edilenlerin üzerinde kalmıştır. Bu demektir ki, (% 42’lik düşük AK Parti oylarına da bakıldığında) MHP’nin AKP’ye giden bir kısım oyları – baraj endişesi kalkınca, (nihayette de Ak PARTİYE YAZILACAĞINA GÖRE) – bu seçimde aslına rücu etmiştir.
    Bu yönden bakılınca, Ak Parti tek başına seçime girse idi – baraj var olduğu müddetçe, bu oylar AkPartiye gidecekti. bu ittifaktan rahatsız olan Ak Partili oylar da cabası. Nitekim, iki partinin toplam oyu, Ak Partinin 1 Kasım oylarına yakın düşmektedir.
    – İyi Parti Mecliste birlik ve bir varlık gösteremezse, sonraki seçimde yok olmuya mqhkkumdur.
    Saadet Partisi ve İyi Parti , sadece, ikisi ittifak kursa idi, oylarında çok daha büyük artiş olurdu. Dış Güçlerin ve dinsiz alevilerin kontrolündeki, DİN Düşmanlığı tescilli bir CHP, bu bu fırsatı engellemiştir.
    – Saadet Partisinin, üzerinde gölge gibi duran 85’lik Oğuzhan Asiltürk’ün tahakkümünden artık kurtarılma zamanı gelmiş ve geçmektedir. Evet, Saadet Partisinin hassasiyetleri vardır. Ak Parti ile çok açık din, AB, ahlak, aile-kadın, ceza, helal ve haram…. anlayış farklılıkları mevcuttur. Bu farklılık, şüphesiz genç nesillere intikal ettirilmiş olmalıdır. O halde, “ak sakallı” lar yerine, yaşı 50’yi bulmuş Gençlere Parti yönetimi emniyet edilmelidir, artık.
    Bazılarına göre, kürt partisinin Meclise girmesi nasılki gerekiyorsa, MECLİS’in seviye kazanması, genel ahlakın, ailenin ve gençliğin, ticaret hayatının ve şiddet karşısında kadının – ANAYASA’ nın emrettiği şekilde – korunmasının sağlanması, adalet ve merhamet duygularının yerleşmesi ve yeşermesi için -Eskiden olduğu gibi- MİLLİ Görüşe ihtiyaç olduğu meydandadır.
    Fatih Erbakan’ın da gönlü alınsa ve babasının geriye bıraktığı Partisinde söz sahibi kılınsa yarar sağlanamaz mı ?
    – MHP’ye mahkum gibi görünse de, bu seçim Ak Partiye, işbirliği ve katılım sağlıyacağı daha geniş bir zemin ve fırsat hazırlamıştır.
    – Milletin mesajı (anlaşılmak istenirse), birlik- beraberlik yanında,
    Avrupa Birliği uğruna ;
    genel ahlakı bozma
    ailemizi yıkma,
    gençliği ifsat etme
    kadınları nümayiş ve gezi aleti haline getirme
    – Kürt yurttaşlar da şunu diyor : “Kürt inadı inattır”. Irkçılık bizim, dinimizin, vatanımızın önündedir. Ne kadar yatırım yapsanız, boşuna. Bu meseleye kalıcı köklü çözümler getirin.
    Bu vesile ile şunu da hatırlatalım ki, M.Kemal gibi, Ecevit gibi -yapılan işin sonunu düşünmeden – “şeyhleri Güney-Doğudan kovma”nın ne demek ve ne gibi neticelere mal olmak gibi sonuçlar doğuracağını bilmeden ahkam kesmenin meyveleri yeni yeni tahsil oluyor. Bu vesile ile
    Eceviti de analım.
    – Seçim sistemi samimi bir şekilde değiştirilmeli, Partileşmeğe (parçalanmaya) yol açmadan – 1.Meclis’in seçimi gibi, yeni bir sistem geliştirilmelidir, artık.
    – Elektronik ve teknolojik TV çağında, bir parti, seçim propagandası yapıyor, diye, YURTTAŞ işinden, yolundan, ekmeğinden alıkonulmamalıdır
    Karamllaoğlu bu konuda bir çığır açmış,yol göstermiştir.
    Esas sürpriz ve sorgulama buralarda yapılmalıdır.

    • EVLİ ERKEKLER HEP HANIM KÖY lüdür.

      Karamollaoğlu’nun “BİR ÇIĞIR AÇIP, YOL GÖSTERDİĞİ” konusunda size katılıyorum Serdar Bey.

      Gereçekten… Temel bey;
      “İLKELER partisi SP” ‘ye; Müslümanlar arasında “İNGİLİZ TİPİ SEKÜLERİZM””i yayma yolu/çığırı açmış bulunuyor.

      “SEKÜLERİZM de nedir yaaa?” diye soracağını tahmin ettiğim için deyivereyim:
      sekülerizm; GÜNLÜK HAYATI, ALLAH’ı ve O’nun DİNİNİ YOK SAYARAK ( diğer bir deyişle inkar ederek) YAŞAMAnın YOLUdur.

      İşte Temel Bey’in açtığı çığır/yol; sizi bu MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE DİNSİZ YAŞAMAnın misyonerliğine soyundurması; bu SİNSİ GÖREVİ ilk defa açıkça dillendirmiş olmasıdır.

      Tabii siz şimdi “neden İNGİLİZ TİPİ” diye sorarsınız bana…
      O da KIBLE TAYİNİ için söylenmiş olmalı… Saygıdeğer eşi İngiliz asıllı yaaaa… İşte …

      Hani bizde evli adama “nerelisin ?” diye sorulmaz yaaa … Öyle işte…

      “Yersen yarar yemezsen ne yarar” diye
      bir atasözümüz var ya bizim hani….

      Yıllarca belediye başkanlığını ve milletvekilliğini yaptığı..
      Sivas’lı hemşerilerine bile YEDİREMEMİŞ bu…
      MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE salyangoz satıcılığı görevini…
      %1.29 oy alabilmiş hemşeri seçmenlerinde…
      Kendi sandığından ise ‘2’ (yazıyla İKİ) oy alabilmiş…
      O da kendisinin ve eşinin oylarıdır diye tahmin ediliyor…

      Yoksa o iki oyu da başkası vermiş olabilir mi sizce?
      Haaa ! Bir de şu İLKELER meselesi var deeee miii?

      Bir çığır da orada açılmış önder…

      An itibarıyla; bu seçimde kayda geçmiş tek seçim sahtekarlığı;
      Erzurum’da SP li gözlemci tarafından yapılmış …
      koskoca Türkiye’de…

      Temel Bey’in İLKELERİnden birisi de SEÇİMDE SAHTEKARLIK YAPMAK mıydı acaba?

      Bunu da bilse bilse en iyi SADECE Mösyö Bernar bilir…

      Yok yok klonu bilmez, yalnızca Mösyö Bernar bilir…

      Klonu o kadar akıllı değil çünki…

      • Oy ile galebe, gıybet ve iftirayı meşru kılar mı?
        Muzafferler elde ettikleri zaferle hakkaniyet ve sıddıkiyetlerini tescil edebilir mi?
        Sandıkta elde edilen zafer sıratta işe yarar mı?
        Mağlubiyet batıla mı yakındır?
        Eşi üzerinden bir siyasetçiye kirli ima ve ithamlar hangi müslümana yakışır ?
        Son söz:
        Bir partiye tabi olmak cennete girmek için yeterli mi?

        • Sandıkta elde edilen zaferin sıratla ne ilgisi vardır bilmem ama bu tarafta 3.köprü, marmaray, avrasya tüneli, körfez köprüsü vs. gibi projeler için gayet de lüzumludur sandık zaferi:) bir partiye mensubiyet değil ama bi hashasi örgütüne üye olmakla cenneti en azından garantiledigini düsünen bi yığın zombi dolaşıyor ortalıkta.

        • Rabbim akıl vermiş görelim bilelim muhakeme, düşünelim ve öyle konuşalım diye…
          Okuduğumuzu anlamadan -belki de hiç okumayıp birisinin dolmuşuna binerek-
          “Eşi üzerinden bir siyasetçiye kirli ima ve itham…” yalanını söyleyelim diye değil… Siyaset ve particilik hırsı ile böyle yalanlar ve yalandan mağduriyet üretenler;
          zaten milletten hakettiği cevabı almış.

          Önderinizin; İngiliz Krallığı gazetesi The GUARDIAN’a ikrar ettiklerinin ne anlama geldiğini tartışmak yerine;
          hemen, onların “yalan ve iftira” olduğu yalanına sarılmak;
          suç üzerinde yakalanmış olmanın verdiği bir telaşın eseri olsa gerek…

          Müslüman Türk Toplumu içinde ak sakalını öne çıkarıp “İslamcı parti lideri” maskesiyle oy iste;
          sonra da İngiliz Krallığı gazetesine dönüp,
          “bakmayın Türklere öyle göründüğüme; ben aslında sizin gibi “SEKÜLERim (yani TOPLUMSAL HAYATTA ALLAH’ın VE DİN’in YERİ OLMAMASINA İNANAN biriyim)” de …
          Daha da ileri gidip; -tıpkı sizin yaptığınız gibi ben de AB ile ilişkileri keseceğim. ABD ile ilişkileri geliştireceğim” diyerek biatını tamamla…

          Şu gerçek sizi ne kadar ilgilendirir bilemem ama;
          Müslümanlarla birlikte iken “Ben de sizdenim” deyip;
          İslam düşmanlarıyla bir araya gelince
          “Bakmayın onlara öyle söylediğime;
          aslında ben onlarla dalga geçiyordum;
          aksine tam ben tam da sizin istediğinizi istiyorum” deme
          tarzı iki yüzlü davranışın;
          Allah’ın kitabındaki adı “münafıklık”tır.

          Ayrıca görüyorum ki;
          Tıpkı fetullacı terör örgütü lideri ve çetesi gibi;
          siz de Ahiret’in, Sırat’ın, Cennet ve Cehennem’in babanızın tapulu malı olduğunu vehmederek;
          işinize gelmeyen şeyleri söyleyenleri…
          o kutsal değerlerle tehdit ederken;
          İngilizlerden bile aşırı gittiğinizin farkında bile değilsiniz.

          Çünki onlar bile (haşa) Allah’ın oğlu olabileceklerini düşünüp Cennet’ı , Cehennem’i Sırat’ı sahiplenerek sevmediklerini onlarla tehdit etmiyorlar.

          Çünki onlara göre bile (haşa) Allah’ın İsa’dan başka oğlu yok.

          Ne yani;
          Sırat’ı sağ-salim geçip Cennet’e girmenin yolu;
          SP ile birlikte ingilizlere biy’at edip,
          “seküler=DİNSİZ TOPLUMSAL HAYAT” istemekten mi geçiyor..?

          SP önderi Temel Karaollaoğlu’nun;
          uzun yıllarca belediye başkanlığını ve millet vekilliğini yaptığı,
          Sivaslı hemşerilerini bile inandıramadığı o İLKELER
          sadece bunları mı içeriyor?

          Herkesi kendileri gibi partizan biy’atçı vehmedip;
          bol yalanla süslü mağdur edebiyatı yapmak ve
          karşısındaki herkese (babasının malıymış gibi)
          Cehennem’i yakıştırmak;
          Allah’ın verdiği aklı çalıştırıp düşünerek hareket etmekten
          çok daha kolay geliyor demek ki …

      • Hayret ya, sen şimdi M. Kemal sekülerizminimi yoksa T. Erdoğan sekülerizminimi savunduğunu zannediyosun. Temel bey dini bütün bi insan, eşinin Müslüman olmasına vesile olmuş onu kazanmış. Senin böyle bir başarın varsa konuş! ve o 4-5 çocuk sahibi. Bi söylesene M. Kemalin kaç çocuğu vardı?

  11. Nihayet bu bir pirus zaferidir. Halkimiz herkesin boyunun ölçüsünü çok güzel vermiştir. Kimsecikler kara halkımızı beğenemiyor olsa da kuyumcu terazisi gibi maşallah…

    • Bilmediğin konularda kalem oynatacağına önce “pirus zaferi” diye bir araştırma yap sonra yaz.

      Böyle Saçmalamamış olursun.
      Yazdığı şeyin ne anlama geldiğini bilmeyen
      Yıkım Ekibi Tayfasından pek farkın kalmamış bu yorumunda.
      Çok şey mi istedim?

      • Zaferle değil seferle emrolunduk:) yıkım ekibi dediğin insanlardan henüz böylesine absürd bi tepki gelmediğine göre kendine bi gözat derim…

        • Hayret ya, tepki gelmediğine göre diyor. Bu gelmeyecek anlamına gelmez. Burada sık sık saçmalarsan eninde sonunda ceza biletini kesen olur. Nitekim oluyorda…

        • Tepki gelmemiş olması senin haklılığını değil onların da senin gibi ne yazdığını bilmeye gerek duymadan;
          ancak;
          basma kalıp cümleleri kopyala/yapıştır yöntemiyle buraya pompalayacak kadar sınırlı bir bilgiyle yetinmekte olduğunu gösteriyor..

          Bak klon Bernar bile meraklandı da şimdi;
          senin bilmeye gerek duymadığın “pirus zaferi”nin ne olduğunu öğrenmeye uğraşıyor.
          Klon Bernar sen “primus zaferi” yazarak ara adamım…
          pirus olarak değil 🙂

          • Hayret ya, sen bu kafa ve önseziyle sefere çıkmadan zafer kazanırsın! Pes yani pes! al birini vur ötekine…

  12. Sayın Fehmi Koru; önceki yazılarınızı da okudum, eskiden beri yazılarınız takip eder(d)im. Siz hangi gazeteye gittiyseniz onu takip ettim.
    Sizin için diyebileceğim galiba “metal yorgunluğu” yaşıyorsunuz.

    Seçimin Kazananı Belli.
    Kaybedenleri konuşalım..
    İYİ PARTİ: Çok gaz yedi. (Avrupa, FETÖ, Amerika vs) MHP oylarının % 70’ini alır zannettiler. Genel Başkanı meclis dışında kalmış bir milletvekili ne kadar takar acaba? Bana göre iyi partiden çok istifa gelir. MHP’ye geçmek için..
    CHP: Artık kaybetmekten zevk alır hale geldiler. Rakibini elemek için CB adayı yaptı , partiyi daha çok alevi partisi yapma yolunda kemal.
    HDP: Meclise sokmak için çok uğraştılar. AKP kaybetsin diye.. Şimdi asıl sıkıntı bu parti vekillerinde. Hadi kürt seçmen için çaba göster.. Yapmasa daha da birbirine düşecekler.
    SP: Tabirimi bağışlayın Kol gibi geçti. Zannetti ki vatandaş AKP’ye küsüp kendisine oy verecek. Rezilliği ile kaldı. Hızlı Tren göç sebebiymiş. Hastaneler insanı hasta ediyormuş. ya millet bir tarafı ile güldü..

    AB: Bizim iç işlerimize laf söyledikçe vatandaşlar olarak safları sıkılaştırdık.
    PKK-YPG vb: Artık Türkiye güvenli koridor adı altında eyaletler şeklinde suriye ve ırak’ı topraklarımıza katacak..

  13. sevgili dinleyiciler sevgili dinleyiciler
    ben dj iniz izzet yeni b
    efendim meral akşener kaybetti mi
    yahu kadının partisini kurduğu kaç ay oldu
    ve medyadaki aldığı süreye bakın allah aşkına o kadar ekonomik sıkıntı tarifeli uçaklarla gezmeler vs
    yine de ilk girdiği seçim de yüzde on barajını aştı
    bu sizce başarısızlık mı
    zaten kimse sayın akşener ilk turda yüzde 55 alır demedi ki
    kendileri bile yüzde 10 ile 12 arasında diyorlardı bizim oyumuz nitekim de o çıktı
    seçimin sürprizi tabi ki mhp nin aldığı oy
    onun haricinde kimse yanılmadı
    herkeste 1 2 hatta 3 4 puan düşüş var saadette bile akparti de bile
    hdp de bile
    chp ve iyi parti haricinde
    akp yüzde 42 aldı bence bir iki puan düşmüş kendi oyunda
    bunu da mhp den gelen oylarla tolare etti
    yani ortada ne büyük bir zafer nede büyük bir yenilgi var
    mhp ve iyi parti aynı ağacın dalları
    sayın akşener in aldığı oy bu şartlarda efsane
    seçimler hayırlı olsun vatana millete saygılarımla

    • İzet bey merhaba, MHP lilier veya ayni ağacın dalları kimin kazandığını çok iyi biliyor.
      Burdakiler sayin Koruya saldira dursunlar.
      Ben şu an çok meşgulum buraya kopileme yazılar yapiştırmaya devem edeceğim.
      Haoşca kalin.
      Son gülen tam güler.
      Sonun başlangıcı hayırlı olsun.

      • bence akp de ki çatlağı göremiyorlar akp yüzde 7 oy kaybına uğradı mhp tahminlerimiz dahilinde yüzde 5 alsa idi olay bambaşka yerlere giderdi
        tüm araştırma şirketleri yanıldı mhp hususunda
        ama akp de kanama var kılcal damar kanaması mı yoksa atardamar kanamasımı yoksa iç kanamamı bilemiyorum ama yüzde 7 kayıp bence çok fazla
        babamın partisi mhp ye muhtaçlar babam mhp mahalle temsilcisiydi de…ama filmin sonunda İYİLER kazandı

      • sayın Nurdan hanım FETÖ gibi umut dağıtmakta üstüne yok maşallah ne zaman gülecekler 1950 den beri gülemeyenler bundan sonra mı gülecekler seçim sonucunda.FETÖ de hapiste bulunan hainlere umut dağıtıyor uyduruk şeyler söylüyor peygamberimizi rüyasında gördüğünü aha bugün aha yarın diye umut dağıtıyor geçmişte değerlerine saldıranları fırsat bulunca da saldırmaya devam edecekleri bu millet asla iktidar yapmaz yapmayacak inşe Allah

  14. Sayın yazar; Hadi yorumcuları anladım da siz bir iki yıl öncesine kadar Türkiyedeki en makul ve en tarafsız gazeteciydiniz gözlem yeteneğiniz konusunda ise değerlendirme yapmam yahut takdir etmek bile haddimizi aşar. Lakin özellikle de saadet partisi konusunda çok ama çok yanıldığınız ortada. Gözlem yeteneğinizin zayıfladığını düşünmüyorum doğrusu. Bu minvalde CHP bizim söyleyeceklerimizi dikkate almayacağına göre size yazalım siz ötekilere aktarırsınız. Bunları söyleyeceğim çünkü iyi bir iktidar alternatifi olursa daha iyi yönetiliriz sonuçta rekabetsiz ortam kaliteyi düşürür ve düşürdü de. Bu çizgi iktidar olmak istiyorsa 1. Geçmişiyle yüzleşecek ve milletten samimiyetle hataları için özür dileyecek. Bunu samimiyetle yapmazsa mümkün değil bizlerden imkanı yok zırnık alamaz. 2. Matematik ve sosyoloji bilen adamlarla yürüyecek gerekirse kadrolarını genel başkanını değiştirecek etnik ve mezhepsel önceliklerini bırakacak. 3. Başka ülkelerin endişelerini kaygılarını dillendirmekten ziyade kendi halkının dertlerini, endişelerini, kaygılarını gözönünde tutacak. Bizler açlıkla yaşarız sefaletle yaşarız amma bayrağımızın en yüksekte dalgalanması bütün dertlerimizi unutturur. (Erdoğan bunu başaramamış olabilir henüz ama bu yolda ilerleyen tek kişi de odur.) 4. Öne çıkardığı adamlar tercihen lideri gerçekten çocukları sevecek samimiyetle bunu gösterecek çünkü sevgide samimiyetsizlik çok belli oluyor. 5. Milletin dini, örfi ve sosyal değerleriyle gerçekten içsel olarak barışık olacak. Özetle bu ve birkaç konuyu daha çözerse gerçekten daha iyi bir alternatif olabilir. Bu da kaliteyi getirir ve mevcuttaki kadrolar aşşağıdakileri daha iyi denetler adalet daha iyi işler, milletin malı daha az hortumlanır, yapanlar cezasını çeker. Sonuçta ben ve benim gibi düşünenler babamızın oğlu olduğundan Tayyibe oy vermedik. Hatta inanmazsanız ezici bir çoğunluğumuz makarna kömür türü çıkarlar için de oy vermedik. Vesselam.

  15. Her seçimden sonra seçimin kazançlı
    çıkan ve kaybeden partileri sıralanır.
    Bu doğaldır.

    Öte yandan seçmen isabetli bir seçim yapmışsa,memleketin hayrına olan bir
    tercihte bulunmuşsa bundan ülke olarak
    kazançlı çıkılmış olur.Bu da başka bir
    gerçek.

    Burada bir tespitte daha bulunmazsak
    konu bu platform açısından eksik kalır.
    O da şu:Fehmi Bey’in ve muhalif yorumcuların yaptığı analizler tutmadı.
    Seçim sonuçları beklentilerine cevap vermedi.Bunu da kayıtlara geçmek gerekir.

    • Doğru. Ben kendi adıma hem beklentilerimin gerçekleşmediğini, hem de yaptığım analizlerin doğru çıkmadığını kabul ediyorum. Erdoğan’ın liderliğinin eski sürükleyiciliğe sahip olmadığını, bu nedenle 1. turda işi bitiremeyceğini sanıyordum. Açık biçimde yanıldım. MHP yüzde 5-6’yı aşamaz diye düşünüyordum, yanıldım. AK Parti’den Saadet’e yüzde 2 dolayında bir kayış olacağı beklentisindeydim, bu da gerçekleşmedi.

      • Hayret ya, burada gerçekleri teslim etmek açısından boynum kıldan ince diyen bi tek sen varsın. Bu erdoğanın son dönemi. Hertürlü üçkağıdın döndüğü belediyecilikten geldi çıraklık ustalık derken zirvede emeklilik dönemine girdi. Bu reis gidip yerine temel reis gelseydi o da zaten emekli! Temel reis reyting peşinde olsaydı daha fazla oy alırdı. erdoğan reyrting işini iyi biliyor. Mesut Özdil ile fotoğraf çektirdi mesela. Motorsikletçi birinide tutup milletvekili yapmasıda buna işaret.

        • Lider diye kahvehane polemikçisi bulup onunla seçim kazanabileceğini sanacak kadar gerçeklerden kopuk yaşayacaksın, sonra, bilmem kaçıncı tokatı yedikten sonra homur homur olacaksın, o kahve ağzıyla bana bulaşmaya çalışacaksın. Sen Erdoğan ve Temel Bey’in yaşlarına takılacağına, 80 yaşını devirmiş, oy gitmeye mecali olmayan yatalak Deniz Baykal’ı Antalya 1. sıra milletvekili yazan partinle bir yüzleş önce. Bu seçimlerde 22 yaşında bayan milletvekili adayını milletvekili seçtirip meclise yollayan partinin hangisi olduğuna da bir göz at.

          • Hayret ya, bu seçimler sende pisikoloji diye bişey bırakmamış! sataşçak yer arıyosun! Baykal yol gösterdi diyosun öyle mi. Erdoğan da 80 yaşına kadar koltuktan ayrılmaz. Hapı yuttun o zaman…

  16. Beklemediklerim
    1- Bu seçimde beklemediğim iki şey oldu. Birincisi, Saadet Partisi’nin %10’lar civarında oy almasını bekliyordum. Milletvekili seçimlerinde oyumu ona verdim. Böyle olmadı. AK Parti’ye oy vermiş eski Milli Görüşçüler yine AK Parti’ye oy vermeye devam ettiler. Aslında bunda da halkım haklı idi çünkü Temel Karamollaoğlu Akevler’le görüşmeden, Adil Düzen’i merkeze koymadan seçim çalışmaları yaptı. Adayları koyamadı. Beklemediğim oldu. Saadet Partisi’nin de bir daha kendisini toparlayabileceğini sanmıyorum.
    2- İkinci sürpriz, MHP’nin oylarının %7’lere inmemesi şeklinde idi. MHP oylarının yarısını Akşener’e devredecek diğer yarısını da koruyacaktı. Böyle olmadı. Barajı geçti. Diğer sonuçlar ise beklenen sonuçlar idi.
    Cumhur ittifakı seçimden başarılı olarak çıkmıştır. Bu ittifakı belediye seçimlerine kadar götürürlerse belediyeleri de alırlar. MHP OHAL’i kaldırmayacağını beyan etti. MHP özel af istiyor. AK Parti bakalım ne yapacak?
    Bizim için değişen fazla bir şey yoktur. Akevler 5 yıl daha rahat çalışabilecek, İnşallah.

    • Hocam,
      “MHP oylarının yarısını Akşener’e devredecek diğer yarısını da koruyacaktı” yorumunuz dogru gozukuyor. Saniyorum bu gerceklesti. Yani MHP’nin oyunun yarisi (%5-%6 civari) Iyi Parti’ye gittigi buyuk bir ihtimalle dogru. Fakat bu kaybedilen oy kadari da AK Parti’den MHP’ye gitmis gibi durumda (AK parti oylarindaki %7 lik bir azalama var).. AK Parti’deki kayiplar CHP’ye gitmis olamza. Hele Saadet Parti’sine hic gitmis olamaz (Zaten SP’nin toplam oyu %1 civarinda). Belki bir miktar Iyi Parti’ye ve buyuk miktari da MHP’ye gitmis olmali. Sanki, 1 Kasim 2015 de MHP’den AK Parti’ye gidenler be sefer MHP’ye geri dondu gibi.

  17. öncelikle seçim sonuçları vatana millete hayırlı olsun.
    neredeyse % 90 civarında katılım oldu, bu bir demokrasi başarısıdır. seçimler her zamanki gibi hilesiz hurdasız münferit bir kaç saçma provakasyonun dışında sakin ve huzurlu geçmiştir. seçimlere gölge düşürmek isteyenler yine başaramadılar, yalanları yine ellerinde kaldı.

    her seçimde kazanan olur kaybeden olur, bu seçimin mutlak galibi kesinlikle erdoğandır. tartışmasız ve açık aradır. siyaset stratejik hamleler gerektirir ve Erdoğan bütün hamlelerini doğru oynayarak yine kazanan oldu, burada bir çok kere yazdık, incenin seçilmesiyle Akşener geri plana medya tarafından çekildi ve ince öne itildi diye. sandılar ki rüzgarı arkaya aldık. lakin chp nin genlerinde olan refleksler gün yüzüne çıkmakta gecikmedi, bu biliniyordu.
    türk halkının hassas olduğu güvenlik meselelerinde akıllı davranma feraseti chp de yoktur. terör örgütünün partisine yapılan güzellemenin kabul edilemez olduğunu kaç kere yazdım bilmiyorum. izmir de flamaları birlikte asıldı, o nedenle burada bile % 54 alabildi. aileden bir kişi hdp ye oy versin dersen kendini % 22 de bulursun, bir sonraki seçimde ise % 15 in altına düşmesini umalım. hdp den kurtulamamak hayal kırıklığı oldu elbette ama milliyetçi şahin oyların % 20 lerin üstüne çıkması mecliste onların başlarını kaldırmalarına izin vermeyecektir dolayısıyla bu oyların boşa gittiğini düşünmek yanlış olmayacaktır. hdp ye kürt seçmenin sıcak bakmayacağını en çok zararı onlara verdiğini defalarca yazdık ancak yazık ki kürt seçmenin teröre vermediği oyları maalesef veren bir zihniyet oldu. çok yazık oldu…asarım keserim hesap sorarım rütbe sökerim gibi klasik chp söylemlerinin halkta karşılığı iktidar oylarını konsolide etmektir bu kadar basittir. her seçimde kaybeden partiysen ve hala vaktini polemikle harcıyorsan yine kaybedersin, fena KEKlenirsin bu kadar basittir. % 30 u bir başarı olarak görüyor isen seni sistem gereği karşısına alıp ikili bir yarış tercih eden erdoğana teşekkür etmelisin bence…aksi halde bu oranları da göremezdin.

    ve bana kalırsa muhalefetin müzmin başarısızlığının en önemli sebeplerin den biri eski sisteme dönmek konusundaki tutumdur. bütün muhalefet partilerinin yaşadığı oy kaybı asıl olarak bana kalırsa iki sebebe dayanıyor. ilki hdp ye olan tutumlarının son derece kaypak ve riyakar olmasıdır, ikincisi ise sistem değişikliğini onaylayan % 51 in ne düşündüğünü umursamadan sistemi değiştirme tutumlarıdır. hdp ye karşı net bir tavır koysalardı ve sistem değişikliğini tam anlatamadık bir kez daha anlatacağız yine halkın fikrini alacağız halka soracağız diyebilselerdi daha iyi olurdu diye düşünüyorum. kimsenin fikrini sormadan iki yıl içinde eskiye dönmene izin verecek miyiz bakalım, hiç merak eden oldu mu???

    iyi parti ve saadetin oy kaybı benzer sebeblerle açıklanabilir, yine buradan defalarca yazdık erdoğanın karşısına gülün konumlanmasına, chp ile hoşbeşe, hdp güzellemesine muhafazakar seçmen sıcak bakmaz, bakmayacaktır, bakmadı. saadet aldığı 300-500 bin oyu da muhafazakarlardan almadı, kimden aldı bilmem…
    iyi parti iyi çıkış yapamadı, hayli sönük kaldı, ancak en büyük eksiklik kadrolarda yaşandı diye düşünüyorum. zaman içinde daha iyi bir pozisyon alabileceğini umalım.
    seçimlerde akp de oy kaybetti ki bu üstünde önemle durmaları gereken bir kayıptır. iktidara da bizim ciddi eleştirilerimiz var, ekonomiden tarıma, hukuktan eğitime. bunları aşacak olan yine akp dir diyor ve desteklemeye devam ediyoruz ama sabrın da bir sınırı olduğunun akıldan çıkmaması gerekir.

    eleştiriler bir yana bu ülke tercihini yaptı, artık cepheleşmeyelim, kutuplaşmayalım, birbirimizi incitmeyelim. türkiyenin hayrına olacak meselelerde birlik olalım derim. kavganın düşmanlığın kimseye faydası yok, yok işte…

  18. Hayret! Fehmi Koru, hala yorum yapabiliyor, hala kendisinin de büyük beklentiler içerisinde olduğunu fakat seçim sonuçlarını saklamaya çalışıyor.

  19. Öyle çok da süslü cümlelerle seçim sonucu izahı yapmanın faydası yok. Basit izahla netice aşağı yukarı şöyle:Kim(ler) kazandı,kim(ler) kaybetti? Bence sonuçlara Bahçeli dışında sevinen yok.Erdoğan MHP’ye mahkumiyetin sıkıntısını belli etti.İnce zaten vaziyetin farkında.Meral Hanım da Temel Bey de hayal kırıklığı yaşadılar.Demirtaş barajı aştığı halde Ak Parti’ye çelme takamadığı için sevinememiştir.%13-14 onu mutlu ederdi herhalde.Genel manada durumu okursak; İnce,sağ seçmene inandırıcı gelmedi.Ramazan ayında havuz başında şezlongunda bira hüpletirken gördüğü bir adama Anadolu seçmeni sırf Cumaya gidiyor diye oy vermez.Zamanında Baykal da çarşaflı ablalara rozet taktıydı ama fayda etmediydi.Meral Hanım samimiydi fakat İnce’nin meydana inmesiyle gölgede kaldı.Medyada yer bulamayışı da başka bir olumsuzluktu.Asıl hatası kendi dışında ses getirecek çapta kadrosu olmayışıydı.Temel Bey’i çok samimi buldum oyumu verdim.Ancak Ak Parti’nin oyunuz CHP’ye gider baskısının Saadet’i çarptığı anlaşılıyor.Temel Bey’in yaşı da genç seçmene ümit vermemiş olabilir.Bahçeli heybesini doldurdu,pupa yelken gidiyor.Bakalım satrançtaki yeni hamlesi ne olacak?Merakla bekliyorum.

  20. Seçimden iki gün önce yaptığım seçim tahminim şöyleydi:”Bu sayfanın müdavimlerinden olan ben, Koru’nun 3 Haziran 2018 tarihli ”İkinci tur olur mu? Seçimleri kim kazanır? İddiaya girmeyin derim” başlıklı yazısına yaptığım yorumda, tahminimi sayısal olarak değil de şu şekilde açıklamıştım: ” Ben Koru’nun söylediğinin aksine şimdiden iddiamı/tahminimi açıklayayım: Kısaca; birinci turda kıl payı seç(tir)ilen Erdoğan ve çok parçalı bir meclis… (bu arada 16 Nisan tahminim de şöyleydi: “EVET” oyları yüzde 51’e ulaşmaz, ulaşsa da yüzde 52’yi aşamaz şeklindeydi.)

    Tahminimde ”kıl payı ölçütüm de” yanılmışım..tahminimi, yüzde 50’nin üzerine bir ”tık” diyilebilecek, ancak bir puan düşünerek yapmıştım. Bir buçuk puan yanılmışım. Meclis dağılımında ise beklentim gerçekleşmiş oldu.
    Ülkemize, milletimize hayırlı olsun.

    Sosyal medya paylaşımımı da, ”Bahçeli’yi takdir Erdoğan’ı tebrik ediyor, Milletin kararına saygı duyuyorum” şeklinde yaptım dün itibariyle.

    Bahçeli’nin hakkını teslim edelim, arkasında kim/ne olduğunu veya gücünü nereden aldığını sorgulamadan, değil mi?
    Edelim, edelim; ki, bu tablonun mimarı o..Bahçeli.
    Ben şahsen, onun hakkını başından beri teslim edenlerdenim..ta ki 2001 de almış olduğu erken seçim kararından bu tarafa aldığı kararlar ile siyasete yön vermesinden… Ki, hep dillendirdim; ülke siyasetinin sıkıştığı yerden, onun araladığı kapı sayesinde çıktığını.

    Bu seçimin galibi, kazananı da Bahçeli’dir. ”Getirin yasal düzenlemeyi, görüşelim” dediği Başkanlık sistemi ile başlayan yakın dönem hamlelerini, 16 Nisan hamlesi ile devam ettirip, Cumhurittifakı ile şekillendiren, sonra da, sözünün arkasında durup dünkü tablo ile taçlandıran ‘o’ olmuştur.

    Erdoğan’ı, yaptığı ilk konuşmada ”morali düşük” gördüm. Bahçeli’nin ona böyle bir zafer sunmasından! olsa gerek..nitekim meclis çoğunluğunu kaybetti ve yasama faaliyetlerinde MHP’ye muhtaçlığı ortada. Kaldı ki, ilk demecinde Bahçeli ”MHP kilit partidir, denetleme ve dengeleme görevi de MHP’ye verilmiştir” dedi. Yani Cumhurbaşkan yasama faaliyetlerinin yanı sıra kararname hazırlamakta bile Bahçeli’yi dikkate almak zorunda kalacaktır. İşte bu yüzden Erdoğan için bu, buruk bir zaferdir.

    Şimdi önümüzde zorlu bir ekonomi sınavı var. Yüzde 42 dolayımındaki oy oranını belki ancak, ekonomiyi iyileştirerek artırabilecek AK Partiyi, Erdoğan’dan ayrı düşünebiliyor musunuz? Kendi aldığı oy ile partisinin oy oranı arasında devasa on puanlık bir farkı nasıl izah edebiliriz?

    Bu raddede benim en çok kühnüne vakıf olduğum şey ne söyleyeyim mi? Siyasi partilerimizin hiç birisinin, ağızlarına pelesenk ettikleri halde, demokrasi diye bir dertlerinin olmadığı..amaçlarının hep, demokrasi kılıfına gizlenmiş birer ideoloji partisi oldukları… Bir farkla ki, o da HDP’nin demokrasinin yanına ”barış” söylemini eklemlediği. Yani HDP’de, eylemlerine yakışmayan, aslında olmayan, ideolojisine kılıf olarak hazırladığı ”barış ve demokrasi” havariliği oldu.

    Tekrar, seçimler ülkemize milletimize hayırlı olsun.

  21. ERKEN SEÇİM ÖNGÖRÜLERİN HEDEF ÖTESİNE DÜŞMESİNİ SAĞLADI.
    VERİLERİN İŞLERLİĞİ, SÜRESİ, ÖMRÜ ERKEN DAVRANMA İLE HÜKME YÖNELİK TAHMİNLERİ GEÇERSİZ BIRAKTI.
    DEMEK Kİ ZAMAN, ZAMANLAMA HER ŞEYİ ALT ÜST EDEBİLİYOR.
    RTE/CB NIMIZIN BUNU ÖNGÖRÜP, PLANINI KANITLAMASI; STRATEJİSİNİN TUTARLI TAKTİKLERLE SÜRDÜRDÜĞÜNE BELİRGİN KANIT.
    VERİLERİ YERİNDE, ZAMANINDA, MÜTTEFİKLERLE KULLANMAK; ÜSTELİK BUNU TOPLUMSAL, ÜLKE DÜZEYİNDE YAPABİLMEK… LİDERLİK İÇİN YETERLİ İŞLEV OLMALI.

  22. sayın koru sizi sosyoloji konusunda uyarmıştım.eski koru olsa bu sonucu iskalamaz, sonucu cok önceden coskuyla tahmin ederdi.Koru’nun da cumhuriyet sonrasi muhalif tabanın sözcülerinden birkaç kişisi gibiyken şuan için ise ancak muhaliflerin tabanı üzerinde aldığı yenilgiden ders alır da eski yerine konumlanir.(gerci aydın doğan a yani müesses nizama yakinlasmasi bu durumu hizlandirdi.Calismadan kazananlara yakınlaşması ve onları sevmesi kendisiyle celisti, çünkü kendisi hep okuyarak, çalışarak öngörüleri tutarlı bir yerde idi) evet sayin koru mesajı aldiniz mi?

  23. Sadece Türkiye kazandı.
    Oy versin veya vermesin Erdoğan 81 milyon vatandaşa geçmişte de hizmet etti, gelecekte de hizmet edecek.
    Ekonomide de, dış politikada, terörle mücadelede de mükemmel olmasa bile olabilecek en iyi mücadeleyi Erdoğan’ın yapacağını millet teyid etti.
    Başkanlık sistemi milletten son onayı da aldı ve Erdoğanın doğal olarak bu sistemin kurucu başkanı olduğu da onaylandı.
    Erdoğan artık sadece Akp nin değil Cumhur ittifakının da lideri, Bahçeli de en başdanışmanı. Bu ittifaka zaman içinde toplumun diğer kesimlerinden ve meclis içinden İp ve Sp kökenli milletvekillerimden de doğal bir katılım olacaktır. Bu katılım illa resmen partiye geçmek şeklinde olmasa bile meclis içinde yasama çalışmalarında yardımlaşma, dayanışma, birlikte çalışma ve oylama desteği olarak ortaya çıkacaktır.
    Başkanlık sistemi meclisi artık yürütmeden tamamiyle ayırdığı için uzlaşma kültürünü genişletecek, siyasette normalleşmeyi getirecektir. Bunun ilk emarelerini Chp de yaşanacak değişim ve belki de bölünüp parçalanarak çoğalma hareketleriyle göreceğiz.
    Kısacası artık bundan sonra memlekette yeni bir tarzı siyaset geçerli olacaktır.
    Buna bağlı olarak da bundan sonra iç politikadan çok dış politika olayları gündemi işgal edecektir.
    Başkanlık sistemi miilletimize ve devletimize hayırlı olsun.

  24. Seçimlerin sunucu vatanımıza milletimize hayırlı olsun seçimin kaybedeni yok kazanani bütün Turkiye. bunun sevincini yaşayalım lütfen dua edelim bizi yoneteceklere Allah yar ve yardimcilari olsun

  25. Bence bu seçimin sürprizleri:
    (1) Muharrem İnce İstanbul’da 3.377.913 oy almış. Maltepe’deki mitingde 5 milyon kişi vardı. 1,622.087 seçmene ne oldu? Hadi 22.087 sini çocuk sayalım, diğerlerine ne oldu? Selahattin Demirtaş ve Meral Akşener’e gitmiş olması ile açıklayamıyorum çünkü onların aldığı toplam oy 1 milyon gibi.
    (2) Aynı biçimde Muharrem İnce’nin Ankara’da aldığı oy 1.242.572. Tandoğan’da 2 milyon kişi vardı. 700.000+ seçmene ne oldu?
    (3) Hayret CHP seçimde hile var diye bu sefer Anayasa Mahkemedine gitmiyor gözüküyor. Bu öncekilerden daha büyük bir sürpriz.

    • İzmir mitinginde toplananları yazmayı unutmuşsunuz.
      İzmir, Ankara ve İstanbul’daki miting meydanlarının yüzöçümleri belli. İstiyorsanız biraz çalışma yaparak google earth vasıtasıyla kendiniz de bir hesap yapabilirsiniz. Bu hesabı yapabilirseniz; rakamlarını verdiğiniz sayıdaki insanı o alanlara sığdırmanın mümkün olup olmadığını da görmüş olursunuz.

      • Ercan Bey, Izmir’deki iddia edilen ve alinan oylari da biliyorum. Oradaki fark daha az (yani 2M-1.5M = 500.000 gibi) oldugu icin yazmadim. Esasinda, ben bu rakamlari oyle pek de merak ettigim icin yazmamistim. Bu mitinglerde toplananla ilgili verilen bilgilerin ne kadar yanlis bilgi oldugunu ima etmeye calismistim. Benim dusuncem senin yorumun ile ayni yondeydi, fakat biraz daha acik yazabilirdim herhalde.

    • Hayret ya, hala hakan şükür! bu adil düzende ona oy çıksaydı o oy vereni bulup içeri atarlardı. Şakayla kaka olmaz bu memlekette bi sen öğrenemedin! Çok meraklıysan ona sen oy verseydin !

  26. Daha önceki yorumumda bu seçimde kazananlardan birisinin de Adil Gür olduğunu belirtmiştim. Evet, referandumla ilgili anketinde ciddi biçimde yanılmıştı, fakat bu seçimle ilgili anket sonucu (tahmini) neredeyse gerçek soranlarla aynı. Eskiden Fehmi bey secim sonunda arastirmacilarin anketlerini yayinlardi. Belki yine yayinlacaktir. Ben araştırma kuruluşu A&G’nin bu basarisini gorunce hemen paylasmak istedim.
    Gür’ün anket şirketinin araştırması 21-22 Haziran 2018 günlerinde Türkiye genelinde 7 coğrafi bölgede, 46 il, 252 mahalle-köy ve beldede, 18 yaş ve üstü 2.528’i kadın, toplam 5.054 kişiyle evlerinde yüz yüze görüşerek gerçekleştirildi.
    Yüzde 1.6 artı ve eksi hata payı ile açıklanan anket sonuçlarına göre Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vereceğini söyleyenlerin oranı yüzde 53.5 olarak çıktı. Muharrem İnce diyenler, yüzde 29.1, Meral Akşener diyenler yüzde 8.1, Selahattin Demirtaş diyenler ise yüzde 8.8’de kaldı. Temel Karamollaoğlu için yüzde 0.3 oy çıkarken, Doğu Perinçek diyenler yüzde 0.2 oldu.
    “Milletvekili Seçiminde Kime Oy Vereceksiniz?” sorusuna ankete katılanların yüzde 45.4’ü AK Parti cevabını verirken, yüzde 25.5’i CHP, yüzde 11.3’ü HDP, yüzde 8.3’ü İYİ Parti, yüzde 0.6’sı Saadet Partisi dedi.
    Adil Gür’ün anket sonuçlarına göre AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın oy oranı yüzde 54.2 olurken, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve DP’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın oy oranı ise yüzde 34.4.
    Gercek sonuclar (Ve A&G Anketi):
    Cumhurbaskanligi:
    Recep Tayyip Erdogan = %52.5 (A&G: %53.5); Muharrem Ince = %30.60 )A&G: %29.1); Meral Aksener = %7.30 (A&G: %8.1); Selahattin Demirtas=%8.30 (A&G: %8.8); Temel Karamollaoglu = 0.80 (A&G: %0.3).
    Milletvekili:
    Cumhur Ittifaki=%53.62 (A&G: %54.2); AK Parti %42.5 (A&G: %45.4), Millet Ittifaki = %34.04 (A&G: %34.4); CHP = %22.67 (A&G:%25.5); Iyi Parti = %10.0 (A&G:%8.3); Saadet Partisi=%1.35 (A&G:%0.6), HDP = %11.62 (A&G:%11.3), MHP = %11.13 (A&G: %8.8).
    MHP tahmini haric, oteki sonuclar neredeyse gercek oranlarla ayni. Tahmini zor bir secimdi. Bu nedenla takdir edip hakkini vermek lazim. Tabi, Adil Gur’e gore bu secimde hicbir surpriz yok olarak gozukuyor.

  27. *******
    ….
    Dut yemiş bülbül gibi, n’olcak şimdi burada?
    Bir seçim daha geçti, kim zararda kim kârda!

    Sonuçlar belli derken, sürpriz vâât üstüne!
    Koru’da pek güven yok, seçimlerin dünküne,

    Demokrasi hatrına, oy kulandı seçmenler,
    Net skorla kaybetti, muhalifiz diyenler !

    İyi ki öyle oldu, seçim şüphe kaldırmaz,
    Malum, hile diyen var, sonuçlara aldırmaz…

    Herkes bir hesap yaptı, hep birbirine karşı
    Ancak pek aldırmadı, hükmünü verdi çarşı

    İnce bey oy arttırdı, partisi geri gitti,
    Karşılıklı nutuklar; nutuklardan ibretti,..

    Demirtaş oy arttırır, terörden vaz geçerse,
    Bütün ülke canlanır, terör can çekişirse !…

    *******

  28. Bir seçim daha bitti. Hayırlı olsun. Lafi uzatmadan, kisaca ozetleyecek olursak:
    Kazananlar:
    Recep Tayyip Erdoğan
    Muharrem İnce
    MHP
    Adil Gür (Referandumdaki anket sonuçlarında çok yanıldıydı, fakat bu seçimdeki anket sonuçları/tahmini neredeyse tam isabetli).

    Kaybedenler:
    Temel Karamollaoğlu
    Abdullah Gül
    Kemal Kılıçdaroğlu
    Meral Akşener

    Kaybetmeyenler:
    HDP

    Kaybedenlerin bence neyi farklı yapmalıyız diye düşünmeleri gerekir diye düşünüyorum. Seçmeni cahil, eğitimsiz, kafasiz, ve Cumhurbaskanini diktator gibi suçlamalarin sonuç vermediği belli.

    • Ben HDP’nin de kaybedeler gurubunda olduğunu düşünüyorum, Faruk Bey. İnce’nin CB seçiminde aldığı oy ile CHP’nin aldığı oy arasındaki uçurum, CHP seçmeninden MV seçiminde HDP’ye çok ciddi oy gittiğini gösteriyor. Pek çok HDP’li CB seçiminde İnce’ye, pek çok CHP’li de MV seçiminde HDP’ye vermiş görünüyor. Bence, HDP hem hendek savaşı garabetinin, hem de partiyi marjinal Türk sosyalistlerine peşkeş çekmenin bedelini ödedi, ama CHP’den gelen stratejik oylar bu gerçeğin üstünün örtülmesini sağlıyor.

      M. İnce’nin seçimin kazananlarından olduğu düşüncesine de katılmıyorum. CB seçiminde yüzde 30’lara yaklaşması HDP’den gelen oylar sayesinde. Kılıçdaroğlu daha önceleri ne alıyor idiyse, İnce de aynı oyu aldı. Kendi seçmenini “Büyük oyun oynanıyor, Anadolu Ajansı eliyle oynanan bir oyun var! Daha oyların yarısı bile sayılmadı, Erdoğan çıkmış zafer konuşması yapıyor!” diyerek galeyana getirdi, zihinleri karıştırıp sonuçlar üzerine gölge düşürmeye çalıştı. Herkes çıkıp bir açıklama yapmasını beklerken ortadan sıvıştı, sessizliğe gömüldü. O lafları ettikten bir saat kadar sonra sonuçları kabullendiğini bir twit ile duyurdu! Son derece tehlikeli bir oyun oynadı, bereket hepimizin çok üzüleceği olaylar patlak vermedi. Samimiyetsizliği ile, hem güvenilmez bir tip olduğunu, hem de bir lider olamayacağını göstermiş oldu.

      Araştırma şirketlerinden KONDA’nın hakkını da yememek gerekir. KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, muhalif bir insan, ancak bu kimliğini yaptığı araştırmalara karıştırmayan, sekülerler tarafından her seçim öncesi “Moral bozma!” diye azarlanan bir araştırmacı.

  29. Beklentiyi çok yüksek tutarak kendilerini adeta aldatan muhalifler için sürpriz olmuş olabilir, ama onlar da hep aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamalarına rağmen bir türlü ders alamıyorlar. Bu sefer TAMAM diyenlere, dolara ve soğana bel bağlayanlara, hile yapıldı demek için hazır bekleyenlere, CHP ile ittifaka girişen Saadet’e olağanüstü misyon yükleyenlere, milletin gönlüne girmeyi başarmış Reis’i oradan indirebilmek için her yolu zorlayanlara milletin sandıkta tokat atacağı, ayakları yere basan herkesin öngörebileceği bir sonuçtu, öyle de oldu elhamdulillah. Bu süreçte burada türlü hakaretlere maruz kalmalarına rağmen hakkı ve hakikatı savunmak adına yorumlarıyla mücadeleyi bırakmamış olan bütün arkadaşlarıma en kalbî selamlarımı gönderiyorum.

  30. Bu seçimin galibi M İnce ve D Bahçeli.
    M İnce seçmenlerinden topladığı yardımlarla seçim çalışmalarını yapti.
    Reisde Devletin bütün imkanlarını kullanarak,babasını mali gib millete rüşvet verir gibi hediye çekleri kahveler dağitıp oy istedi.
    Eeey zaten Medya onun elinde,devletin hazinesi onun elinde yargı onun elinde bu seçimi o kazanmayipta, milleti Karamollaoğluna verdiğiniz oylar CHP ye gider diyde kandiran yalan makineleri ürettiği yalanlarına inana insanlar tabiiki Ksramollaoğluna deyil ona verecekler.
    Bütün bunlara rağmen MHP seçmeninden oy alamiyacağını anlayınca seçimden bir iki hafta önce neler vaad ettiğini bir kendisi bilir birde MHP seçmeni onlarin oylarınıda garatiledi yoksa onu oyuda partisinde olsa olsa bir iki puan fazla olacaktı.
    Sonun başlangıcı herkese hayırli olsun
    Onlar koltuk derdinde D Bahçelide Türkiye Cümhuriyetinin derdindr.
    Bundan sonra o ne diyecekse o olacak.

    • bu sitenin vicdani akli duygusu Nurdan hanim Allah sizden razi olsun ve korusun. burada ilk aradigim yorumcu sizsiniz. insallah birgun tanismakda kismet olur not. biz bu timarhane cadi kazani ulkesindeyiz

  31. “ADAM kazandı” Muharrem İnce

    Seçimin kaybedeni mi?

    Eskimiş tapon malları hayal mahsulü özelliklerle parlatıp burada bize kakalamaya uğraşan ve
    bütün öngörülerinin; içi boş hayal baloncuklarından ibaret olduğu ortaya çıkan
    kerameti kendinden menkul sahte demokrasi havarileri…

  32. Seçimlerin iki kazananı var: MHP ve T. Erdoğan. “CHP’liler bu işlerin bilmem kaç günde kaç miting yapmakla olmadığını anlamıştır herhalde” diyeceğim, söylediğime ilk ben inanmayacağım. Bu seçim sonuçlarının bahanesi yok. Ne TRT ve diğer TV kanallarında kendine yer bulamama, ne de bir başka şey bahane. Hile, oylar çalındı vb. iddialar yine sekülerlerin sekülerlere propagandası olarak kalır. Halka söyleyecek sözünüz yoksa günde 24 saat televizyona çıksan ne yazar? Saadet’in aldığı oy oranı beni üzdü. Partimden yüzde 3 oranında oy bekliyordum. Aldığı oy, seçimin sürprizlerinden biri oldu. M. İnce bir lider olamadığını trajik bir şekilde kanıtlamış oldu. Erdoğan’ın zafer konuşmasından sonra, “Ne oluyor ya? Daha oyların yarısı sayılmayı bekliyor!” diye seçmenlerine gaz verdi, 2. turun kesin olduğunu söyledi ve ortadan kayboldu. Bir saat sonra ortaya Fox TV’de bir gazeteciye yolladığı bir twit ile çıktı, seçimi kaybettiklerini doğruladı. Hem seçmenlerini yanıltıp manipüle eden, hem de ekranlardan ve mikrofonlardan kaçan bir adam durumuna düşürdü kendisini.

    Erdoğan zafer kazandı, AK Parti ne kazandı ne de kaybetti. Muhalefet, HDP dahil olmak üzere, ağır bir yenilgi daha aldı.

    • Öncelikle, “bu seçim sonuçlarının bahanesi yok. Ne TRT ve diğer tv tanallarında kendine yer bulamama, ne de bir başka şey bahane” sözünüze katılmıyorum. Bunun 2 nedeni var. 1: Ülkemizdeki tek yönlü bilgi akışı, muhalefetin halka ulaşmadaki güçlüğü ve devlet imkanlarının iktidar lehine kullanılması ülkedeki seçimleri etkileyici önemli bir faktör. Kuşkusuz tek başına herşeyi açıklamıyor. Ancak çok önemli. zaten önemli olmasa akp havuzdaki satılık adamları beslemez. niye para yağdırsın oraya. 2: Bir adaletsizliği, bir haksızlığı “…bahane değil” diyerek normalleştirmenin doğru olmadığını düşünüyorum.
      Ayrıca hilelerin de ne kadar etkili olduğunu kimse bilemiyor. Çünkü nerde ne kadar hile yapıldığı çok fazla tespit edilemiyor. çünkü devlet aygıtı bütünüyle akpnin elinde. Seçim sonuçlarının doğru olduğunun ispatı için ıslak imza deniliyor ama sandık görevlilerinin bile dövülüp toplu oy kullanıldığı bir ülkede ıslak imzaların ne kadar seçimin güvenliğini sağladığı ciddi bir tartışma konusu.
      – Ayrıca hdpnin “hendek savaşı garabeti…” nedeniyle kaybettiği yorumunuz da tartışmalı. (yanlış demiyorum tartışmalı diyorum). bugün benim okuduğum bir haber, hendek savaşlarının yaşandığı bölgelerde hdpnin oyunun yüksek olduğunu yazıyordu. önceki seçimlere göre durumu nedir bilemiyorum. Ayrıntılı incelenmesi gereken bir konu. belki o bölgelerde artmıştır ama başka bölgelerde etkisi tam tersi olmuş olabilir. Ancak kestirmeden “hendek garabeti”nin hdpnin oyunu düşürdüğünü söylemek yanlış diye düşünüyorum. Tekrar ediyorum, etkilemediğini de söylemiyorum. Ancak yorumu aceleci buluyorum.
      – hdpnin aldığı oy oranında chpli seçmenin oy vermesinin etkisi olabilir. Ancak sadece chpli seçmen değil, diğer muhaliflerin birkısmı da, barajı aşması için hdpye oy verdi. Mesela bir kişi, karar gazetesinde “ben mhpliyim ama bu seçimde hdpye oy vereceğim barajı aşması için” diye yorum yazmıştı.
      Tabi burdan şu sonuç çıkabilir hdpnin oy oranı aslında önceki seçime göre daha düşük. Ancak demirtaşın “seni başkan yaptırmayacağız” söyleminin olduğu dönem alınan oy zaten hdpnin normal oyunun üzerindeydi. bu nedenle hdpnin durumunu değerlendirirken bu gerçeği de hesap etmek gerekiyor.
      – Bence hem benim hem de pekçok kişinin yanıldığı en önemli nokta mhpnin oyları. mhpnin oyları, mhp ideolojisinin toplumdaki karşılığının mhpnin, hem geçmişte, hem de şimdi aldığı oyların çok çok üzerinde olduğunun bir ispatı. çünkü iyi partinin oylarının da aslında mhp ideolojisi içinde değerlendirilmesi gerekiyor.
      Ve mhpnin aldığı oylar, devlet bahçelinin bir başarısından ziyade, hem ideolojinin toplumdaki karşılığının aslında çok fazla olmasından hem de seçim ittifakının özelliğinden kaynaklandı. çünkü aslında mhpli olan akp seçmeni, cumhurbaşkanlığında erdoğana oy verirken, milletvekilliğinden kendi ideolojik görüşünden insanlara oy vermiş görünüyor. Seçimle ilgili daha yazacak çok şey var. Ancak konu dağılmasın diye öncelikle bunları yazdım.
      – Bir şeyi hem burda hem de bundan sonraki yazımda özellikle vurgulamak istiyorum. seçim sonuçları üzerinde ciddi ciddi düşünülmesi gerekiyor. düşünürken de “muhalefet seçimi neden kaybetti” noktasından değil, daha farklı bir bakışla düşünmek gerekiyor. Ayrıca, iyi parti, hdp, chp ve sp’nin de, kendilerinin röngenini seçmek açısından ve gelecek seçimlere hazırlanmaları açısından, bir anket çalışması yaptırması yaptırması gerekiyor. Seçim anketinin bu sefer seçim sonrası olarak yapılması gerekiyor. Yani oyunu hangi partiye verdin sorunun etrafına bunun nedenlerini bulmaya yönelik bir anket. hem de hemen.

      • -mhp ile ilgili bir ilave yapmak gerekiyor. mhp, akp ile ittifak yapmasa kendi başına seçime girseydi bu oyu alamazdı diye düşünüyorum. Sorun seçim barajı değil. baraj olmasa da alamazdı. çünkü mhp ideolojisine sahip seçmenlerin çoğunluğu için mecliste yer almak değil, iktidara aday bir partide olmak önemli. nitekim önceki yıllarda da dyp ve anapta yer aldılar.
        – mhp iktidar olabilir bir durumda olsa mhp ideolojisinin toplumdaki tam karşılığı işte o zaman ortaya çıkar. akp içinde daha epey bir mhp ideolojisine sahip insan olduğunu düşünüyorum.

      • Bak safa, reis reis diye veriyosun gazı, son bir ayı bernarda cevap vermekle harcadık! Şimdi de saadet falan deyip üstüne varma, valla kendin uğraşırsın:) gecen sefer gitme kal reis dedin, resmen basımıza kaldı haa… Hiç boşuna bize güvenme!!!

    • Bu seçimin salt kazananı varmıdır bilmem ama salt kaybedeni Saadet partisi ve Karamollaoğludur. Hiç beklemediğim bir sonuç oldu hakkaten, halbuki en sağduyulu mesajları veren, toplumdaki yaralara en optimum ilaçları öneren ve savunan Saadet lideriydi. Benim bu sonuçlardan anladığım; Türk milletinin muhakeme ile fikirlerinin çok az değiştiği, tarafgirlik duygusunu yenebilecek herhangi bir etkinin henüz ortaya konulmadığı… Bir diğer çelişkili durum MHP nin oylarının artması, bu nasıl mümkün olabildi? Ama şu da açık bir gerçekki liderlerin geneli sonlara doğru, duvarda en yüksek noktaya tırmanmak için gayret etmek yerine birbirlerini çekip düşürmeye gayret harcadılar.. Diğer taraftan izahı gereken en önemli husus, ekonominin bizim indimizdeki indikatörlerinin marjinal değişimi? Dolar neden -2 den sıfıra tırmanıverdi ve +3 açılan borsa -2 ye geriledi…

      • – temel beyin sağduyulu mesajlar verdiğine ben de katılıyorum. ancak 1: birtek kişi ile siyaset olmuyor 2: Birkaç günde verilen birkaç sağduyulu mesaj ile de siyaset olmuyor. Temel bey eskiden beridir benzer şeyler söylüyor olabilir. ancak kitleler temel beyi eskiden beri bilmiyor. Ben şahsen 1 tane konuşmasını dinledim.
        İnce için de, meral akşener için de benzer şeyler geçerli.
        – İnsanların iknası için, aynı şeylerin, farklı kanallardan tekrar tekrar söylenmesi gerekiyor.

  33. “OHAL ortamında gidilmesine, medyanın neredeyse tek sesli hale gelmesine rağmen, iktidarın ekonomik açıdan en zayıf durumdayken yakalandığı bir seçimin böyle bir tabloyla sonuçlanmasını herhalde kimse beklemiyordu.”
    Yazar hayal kirikligina ugramis anlasilan, hic te beklenmeyen birsey degildi bu sonuc. Tahmin etmesi hic de zor degil, sadece ulkeyi sosyal medyadan ve temennilerle manipule etmeye kalkanlara siz siz olun kulak vermeyin.

    “MHP ile ittifak halinde girmeseydi, AK Parti, bu seçimden 16 yıllık iktidarını kaybederek çıkacaktı.”
    Baskanlik sisteminde boyle olmayacagini herkes biliyor (mu acaba? yorumlar hala eski sistemi dusunerek yapiliyor.)

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here