Yapmamaları gereken ne varsa yapıyorlar.. Avrupalılara nezaket dersi vermek bize düşüyor..

24

Koskoca Almanya.. ondan daha önemsiz saymamız için herhangi bir sebebimiz bulunmayan Hollanda.. Galiba bu listeye Avusturya’yı da ilave etmemiz gerekiyor…

Bu üç ülke, politikacıları eliyle ulusal itibarlarını yerle bir ettiler…

Son üç gündür gelişen ve dün zirve noktasına varan gerilimin sonunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanı, Hollandalı polisler tarafından yolu kesilip kendi ülkesinin başkonsolosluğuna gitmesi engellenerek Almanya’ya geri yollandı.

İnanılır gibi değil, ama oldu.

Anlayış gösterelim.. Tamam ama…

Yine bu üç ülke, çok önceden belirlenmiş ziyaretlerini iptal ederek kapılarını Türkiye’den gelecek bakanlara kapattılar.

Savaş durumunda, birbirinin gözünü çıkaracak kadar düşman ülkeler arasında bile var olan diplomatik nezaketi.. Avrupa’nın medeni bilinen ülkeleri.. Türkiye’ye karşı hatırlamaz hale geldiler…

Hepimizin öfkemizin tepemize vurmasına yol açan bir durum bu.

Biraz daha nazik olabilselerdi tedirginliklerini anlayışla karşılayabilirdik.

Avusturya yeni seçimden çıktı, ancak Hollanda ile Almanya’nın işbaşındaki hükümetleri çetin bir seçim dönemecindeler. Hollanda’da yükselen değere dönüşen ırkçı ve İslam-karşıtı partiye (PVV) malzeme vermeyi ve kıl payıyla kazanılıp kaybedilebilecek seçimden onun başarıyla çıkmasını istemiyor Rutte hükümeti.

Sadece Hollanda değil, benzer bir durum Almanya’da da söz konusu. Başbakan Angela Merkel Türkiye ile ilişkileri yürütüş biçimi yüzünden muhalefet tarafından sürekli eleştiriliyor. Orada da önceleri esamisi okunmayan partiler yükselişte ve Merkel‘in koltuğu da sallantıda.

İki ülke, Hollanda ve Almanya’da iktidardaki partiler, bu yüzden, Türkiye ile ilişkilerinin mümkün olduğu kadar seçim kampanyasında kullanılmasını engelleme çabasında.

Türkiye’nin referandum kampanyasının bakanlar eliyle ülkelerine taşınmasına itirazları bu yüzden…

Dediğim gibi, biraz daha nazik olabilselerdi, bu durumları anlayışla karşılanabilirdi.

Maalesef ‘yeni normal’ diye de adlandırılan günümüz değerlerinde en büyük kayıplardan biri diplomasi alanında yaşanıyor. Güçlü liderlerin yönetimdeki ülkelerin diplomatları, neredeyse her ülkede, sistem içerisindeki eski güçlerini kaybediyorlar.

İçişleri bakanından aile bakanına kadar bütün siyasiler başka bir ülkenin içişlerini de ilgilendiren konularda olağanüstü rahat konuşabilirler; onların ileri konuşmalarına kulak verenler dışişleri bakanının sonunda devreye girip durumu düzeltmek üzere kollarını sıvayacağını bilir…

Ancak bu defa öyle olmuyor.

Her ülkenin dışişleri bakanı diğer bakanlar kadar meydandalar ve tartışmayı diğerlerinin bıraktığı yerden alıp çok daha ileriye onlar taşıyor.

Peki de arayı kim bulacak?

Cumhurbaşkanı? Başbakan?

Tartışmaların içine çekmediği tek bir devlet adamı kalmamışa benziyor.

Savaş olsa ancak o zaman böyle bir durum yaşanır.

Herhalde bizimkiler aklını peynir ekmekle yememiştir

Kimileri Türkiye’yi ve iktidar partisini suçlamak için kullanıyor bu olayı.

Referanduma gidiyoruz ya, Türkler’in ikinci vatan olarak seçtikleri ve yaşadıkları ülkelerdeki oyları ‘Evet’ yönüne çekmek amacıyla gerginliğin AK Parti ve hükümet tarafından yapay olarak yaratıldığını iddia edenler çıkıyor.

Pek çok yönden makul değil bu iddia.

Avrupa’da yaşayan Türkler içinde bulundukları toplumla kavgalı hale gelmek istemez. Karşılıklı çıkarlar ülkelerin iyi ilişkiler içerisinde bulunmalarını gerektirir ve iyi ilişkilerin bulunduğu ortamlar Avrupa’ya yerleşik Türklerin lehinedir.

İlişkiler kötüleşirse…

Bundan en büyük zararı çoğu içinde yaşadıkları ülkenin de vatandaşı olmuş Türkler görür…

Hiçbir hükümet bilerek isteyerek Avrupa ülkeleriyle kavga edip orada yaşayan vatandaşlarının sempatisini kazanamaz.

Hollanda’da ve Almanya’da şimdi iktidarda bulunan hükümetler Türkiye açısından rakiplerinden daha olumlu politikalara sahip; onlarla takışarak rakiplerinin seçimlerden iktidar çıkmasını sağlamanın Türkiye’ye ne faydası var?

Ayrıca.. Referandumda ‘evet’ oyu kullanılmasını isteyen AK Parti ve ülkeyi yönetenler.. Avrupa’nın tavrına karşı çıkıyor da.. ‘hayır’ oyu kullanılmasını isteyen ve bunun için çaba gösteren muhalefet partileri Avrupa’ya ‘‘İyi yapıyorsunuz” mu diyor?

Tam tersine.. muhalefet Avrupa’nın davranışını en şiddetli biçimde kınamakta iktidarla yarış halinde.

CHP’nin söylemi farklı olsaydı belki.. ancak şimdiki söylemle.. oyların olduğu gibi iktidara yönelmesi beklenemez.

Bir nokta daha var: Ekonomi…

Almanya.. Hollanda.. Avusturya.. ticari ortaklarımız…

Politikacılarıyla söz düellosu yapılan ülkeler Türkiye’nin ticari ortakları… İhracatımızın büyük bölümünü bu üç ülkeye yaptığımız gibi, doğrudan yabancı sermaye girişinde de ilk sıralarda yine bu üç ülke geliyor.

Aklı başında bir politik kadro, durduk yere veya referandumda birkaç bin oy fazla çıkarma hesabıyla, ülkenin ekonomisine zarar verecek bir tepki göstermez.

Ne olacak şimdi?

Şu ana kadar olanlar ülkemiz açısından iyi değil.

Evet, Hollanda’yı, Almanya’yı, Avusturya’yı ve diğerlerini yaptıklarından ötürü kınayalım, ayıplayalım… ancak yine de bu gerginliği ortadan kaldırmak galiba bize düşüyor.

Diplomasi devreye girmeli.

ΩΩΩΩ

24 YORUMLAR

  1. Bu gelişmeleri, Avrupanın Türkiye düşmanlığı şeklinde görme kolaycılığına düşmek büyük bir hata ve basit bir hameset anlayışıdır. Elbette içinde Türkiye düşmanlığı da vardır. Amma, Biz içeride Paralel yapı diyerek bazı oluşumlara karşı bir tutum içine giriyorsak, elin oğlu da Paralel ülke anlayışı içindeki bir politikayı kabul etmeyecektir. Etmesini de beklemeyelim. Seçim sathında olan bir ülkede iç politik tartışmaları iyi okuyamıyorsak, yada o ülkelerin içindeki siyasi tartışmaları değerlendirmeden Türkiye düşmanlığı gibi kolaycı bir yaklaşım yanlışa sürükler bizi. Şimdi olduğu gibi. Unutulmaması gereken bir durumda, şu anda o ülkelerde bulunan çifte vatandaş olan ve bürokraside belli yerlerde olan Türkiye vatandaşlarını da zora soktuğunu görmek gerekir.

  2. Bu işin bir plan dahilinde olduğu anlaşılıyor. Görünen islamafobi, yapılmak istenen Avrupa birliğini bizi dışlayarak kurtarmak olabilir. Alet olmamamız lazım.

  3. Sermaye ile Devletler arası çatışmada Sermaye her gün biraz daha gerilemektedir.15 Temmuz darbesi ve Trump’un başkan olması Sermaye’yi çıkmaza sokmuştur. Sermaye son barutunu kullanmaya hazırlanıyor. Doları harcayarak üçüncü cihan savaşını çıkarma çabasında.
    Avrupa ‘Evet’ten rahatsız. AB’de parlamenter sistem hakimdir. İngiltere’de krallık, ABD’de başkanlık sistemi hâkîmdir. Sermaye onlara dayanarak dünyayı fethetmiştir. Ne var ki beklenmedik güçler ortaya çıkmıştır. AB Sermaye’ye karşı kurulmuştur. Sovyetler Sermaye karşısında yıkılmıştır. Çin Sermaye’ye karşı güçlenmektedir.
    Türkiye’de ‘Evet’ oyunun çıkması, Türkiye’nin de ABD ve İngiltere ülkelerinin yanında yer alması anlamına gelir. İşte bu durum bu üç etkin gücü rahatsız ediyor. Sermaye bunu bildiği için doları kullanarak AB devletlerindeki yöneticileri veya kara merkezlerini çocukça davranışlara sevk ediyor. Ne yazık ki Türkiye hükümeti bunları idare edemiyor. O da Sermaye’nin oyununa geliyor.
    Durup dururken başkanlık oyununun neden ortaya çıktığını şimdi anlamaya başladık. Türkiye bu sayede ikiye bölündü. Bir taraftan olağanüstü hal uygulaması ile ‘Hayır’ desteklenirken, diğer taraftan Erdoğan’ı istismar ederek ‘Evet’ destekleniyor. Bu yalnız Türkiye’nin içini değil dünyadaki Türkiye’yi de çıkmaza sokuyor.
    Türkiye’nin yapacağı iki şey vardır. Birincisi, olağanüstü hali bu akşamdan itibaren kaldırmadır. İkincisi, Cumhurbaşkanı ve AK Parti’nin 180 derece doğruya dönerek ‘Evet’ politikasından vaz geçmeleridir. “Ben Bahçeli’nin isteğine uyarak baskı ile bu yasayı meclisten geçirdim. Size de baskı yapmak istemiyorum. Devlet olarak, Cumhurbaşkanı olarak ve hükümet olarak çekimseriz. Evet deseniz siz yasalaştırmış olursunuz, ‘Hayır’ deseniz de biz sizin iradenize uyarız.” demelidir.
    Avrupa’da yapılan çocukça hareketleri ise Avrupalıların değil Sermaye’nin yaptığını kabul ederek cevap bile vermemelidir.

  4. Sayın Fehmi Koru,Avrupalı müttefiklerimizin legal bir devletin bakanlarına yapılanın neden terör örgütüne ve yandaşlarına yapılmadığını çok iyi bilenlerdendir. Yazının içine bunları da serpiştirse de şu anlamayanlar anlasa. Hala kendi devletinin bakanını suçlayıp iktidarı karalama çabasında olanlar, sizler ki hesapları karıştırıp haklı olduğumuz noktada bile dik duramayanlar,bari dik duranların yanında olsanız. Didem KUZ hanımefendinin yazdıklarını birkaç kez dikkatle okuyun belki bir şeyler çıkar.

  5. Benim anlamadigim gücümuzün yetmediğine niye ilk basta bu kadar diklenip daha sonra da sut dökmus kediye donuyoruz.Ya gücumuz yetene kadar sabretmeyi ogrenmeliyiz ya da ilk bastan bu kadar diklenmemeliyiz.Sabir sabir sabir

  6. Hollanda’nin yaptigi hem ayip hem de surreal denebilecek duzeyde. Ancak ben bu tip tepki verebilecekleri bilindigi halde niye Turkiye’nin isi zorladigini dusunuyorum. Sayin Fehmi Koru olayi Avrupa’da yasayan Turklerin tamamen rasyonel dusunecegini/dusunebilecegini farz ederekten yorumlamis ama bu ongoru gercekci mi? Bu olaylarin sirf yurtdisinda degil yurticinde de “Evet” oylarini arttiracagi asikar. Su andaki hukumetin uzun vadeli herhangi bir seyi dusunecek ne vizyonu, ne mecali ne de arzusu var gibi gozukuyor. Hele bir “Evet” ciksin sonra kervan yolda duzulur mantigi hakim gibi. Gercekten AKP’nin bu hale gelmesine cok uzuluyorym. Hala Turkiye icin buyuk bir firsat ve potansiyel bu parti ama resmen kendini islevsiz kilmak icin elden ne geliyorsa yapiyor.

    Kisacasi hem Avrupa’daki kimi ulkeler hem de Turkiye kafasi kesik tavuk gibi saga sola kosturuyor, anlamsiz bicimde. Ama bizim asil derdimiz ve konumuz Turkiye.

  7. Yazı ve ifadelerdeki tutarsızlıklar fikirlerinin kabulüne ve savunulmasına engeldir. Sayın Koru’dan genel beklenti fikirlerinden ziyade yıllardır alışılmış olan üslubunda yazmasıdır.
    Avrupa ülkelerinin rezaletinin son olaylara has olmadığı herkesçe malum. Halkımıza şiddet ve huzursuzluğu reva gören örgütlerin faaliyetlerine gösterilen müsamahanın zerresi vatanımız hakkında söz sahibi meşru kişilere gösterilmemekte. Olabilir bu onların çıkar ve düşüncelerine uygundur. Hem bizim hemde başka ülke yöneticilerinden tarafsızlık DEĞİL ama adaletli davranış beklemek herkesin hakkı. Ancak o ülkelerin politikacılarına gösterilen anlayışın kendi politikacılarımıza (muhalefet-iktidar) göstermeyişimiz ne kadar adil?
    Terör örgütlerinin yanına bu ülkelerin tavırları da katılınca hayır kampanyasını yürütenler en az evet diyenler kadar iknada zorlanacaklardır. Bu ülke ve örgütlerin halkımız ekseriyetinin gözündeki yeri bellidir, değişmez.
    Bazı iddialara gelince; Bunları itiraz için dahi konuşmak yanlış bence. Bu iddia sahiplerinin emellerine hizmet etmektir. Eğer yöneticilerimiz terör örgütlerin eylemlerini istediği gibi durdurup başlatabiliyorsa, birbirine zıt fikirli kişileri darbe yaptırarak darbe yapabiliyorsa, yabacı ülkelerin (Alamanya mesela) önde gelen yönetici ve politikacılarını istediği gibi yönlendirip istediği sonucu alabiliyorsa= dünyanın yeni süper gücü biz olmuşuzda haberimiz yok! Selametle

  8. Tam da şu sözlerinizle ilgili bir sıkıntı yaşıyoruz;
    “Aklı başında bir politik kadro, durduk yere veya referandumda birkaç bin oy fazla çıkarma hesabıyla, ülkenin ekonomisine zarar verecek bir tepki göstermez.”
    Yani dediğimiz vasıfta bir kadromuz olsaydı elbetteki bu durumlara düşmezdik.

  9. Türkiye’de refarandumu kazanmak için nerdeyse herşeyi mübah görürken, üç gün sonra seçime gidecek Hollanda hükümetinin de kurallar dışına çıkabileceğini öngörmemiz gerekirdi veya bunu bilerek oraya gittik. Hollanda’yı suçlayalım ama kendi üslubumuzu ve davranışlarımızı sorgulamazsak, bugün Hollanda ile yaşadıklarımızı yarın bir başka ülke ile yaşarız ve sonuçta tüm Avrupa devletleri ile aynı duruma düşebiliriz. Az önce gazete haberlerinde okudum, Isveç’te Mehdi Eker’in toplantısı iptal edilmiş.

    Kafamda cevap bulamadığım bir soru var. Bakan Kaya, kendisine gelme denildiğı halde neden Hollanda’ya gitti? Hollanda’dan yurt dışı edilmesi Türkiye’yi ve Hollanda’daki Türkleri zor bir duruma düşürdü. Biz Alman milletvekilerine incirlik’teki kendi askerlerini ziyaret etmelerini yasaklamıştık. Bu yasağa rağmen gelselerdi onlara hoşgeldin mi diyecektik?

  10. Bana göre protestonun da bir adabı olmalıdır. Savaş, cami ve bireysel ibadet dışında tekbir getirmek ne derece doğru, hele protestoda kullanılması ne derece isabetli tartışılmalıdır.

  11. Onlarla iyi geçinmek zorundayız ekonomiden dolayı.. Biz kafa tutacak güce daha sahip olamadık. Olsaydık bunu yapamazlardi.

    Adamlar dün akşam sıkı yönetim ilan ettiler… Hani özgürlük ülkesiydi bunlar.. Hani bunları kendi icimizdeki irlandalilar Avrupalıları çok dürüstler iyiler diye sevenler bunların ne kadar adi olduklarını görsünler. Düştüğümüz duruma bak Hollanda gibi ufacık bir ülke bizim istanbul gibi bir şehir ülkesinin bakanlarımıza yaptıklarına.. Fehmi Abi sakın bir daha bu ab ülkesini övme. Bunlarin ne olduğunu en iyi bilenlerdesin.

    Pek çok selam ve dua ile..

  12. Hep savuna geldiğiniz (m e d e n i )
    Avrupa gerçek yüzünü gösterdi .
    Anlamak güç doğrusu neden bukadar tepki gösteriliyor herhangi bir partinin oralarda taşkınlık çıkarmadan vatandaşlarıyla buluşması normal deyilmi

    Böyle yapılması ister istemez geçmişe götürüyor insanı

    Suriyede Türkiyenin menbiçe oparosyon yapmasını engelleyenler.

    Şuan avrupada iş başında onların aynı zihniyet oldukları belli.

    Başkanlık sistemi avrupayı niye rahatsız eder aceba ?

    15 temmuzun hainliğnin arkasında da aynı güçlerin olduğu aşikar .

    Yalnız bizler hani bir sözvarya diklenmeden
    Dik durmamız lazım kavga etmeden makul ölçüler içinde

    Bizi yalnızlaştırmaya çalışıyorlar

    Daha Abdülhamid Han dan alamadıkları hınçlarını bizlerden çıkarmaya çalışıyorlar

    Ya bir Abdulhamit çıkarırlarsa korkusu sarmış durumda avrupayı
    Bizlerin ve yöneticilerin onurlu ve adaleti olmaları mecburidir hile hurda hainlikle bu
    Ülkeyi kalkındıramayız kararımız Evet

    • Yaptiklari yanlis ve ayip, katiliyorum.

      Ama ya biz?

      Turkiye’de mesela yeni bir kilise acilmasi ne kadar zor, misyonerler cuzzamli gibi goruluyor. Oldurulduklerinde, siddete mazur kaldiklarinda tepki vermeyi birakin cok buyuk bir kesim “hak ediyorlar” diye dusunuyor. Sonra gidip falanca yerde yeni bir cami yapimina ruhsat verilmedi haberleri yapiliyor -ki sonucta o tip kararlat bulunulan ulkenin mahkemelerince bozuluyor, zaten bir suru cami yapimini da onay veriliyor-. Sadece bir ornek bu.

      “Abdulhamid kafasi” (burada aslinda kendisinden degil onu sembollestiren zihniyetten bahsediyorum) Turkiye’ye fayda getirmez. Ancak meclisin kapatildigi, Balkan topraklari’nin kaybedildigi (bunu da lutfen ulkenin buyuk zararlara ugramasi seklinde dusunun) gunlere goturur.

  13. pek çok kişi olanlara şaşırabilir, ben fazla şaşırmıyorum. uzun zamandır batıda islamafobinin yabancı düşmanlığının müthiş altyapı çalışmaları yapılmaktaydı. reklamlarda filmlerde basında siyasette gizliden açıktan insanlar manipüle ediliyordu. yine uzun yıllardır proxy savaşlara terör örgütü olarak kendilerinin bile tanıdıkları örgütlere büyük destek veriliyordu. başka ülkelerdeki ajanlar iç savaşları kışkırtıyorlardı. sonuç yükselen ırkçı zihniyet. avrupanın her yerinde…öncelikle türkler hedef. çünkü çoğunluktalar. üstelik ülkeyi yönetenlerde onlara itaat rayından çoktan çıktılar. kendilerinde bile olmayan havaalanı bile yapmaya başladılar. bazı şeyler de hat meselesi değil mi…

    belki ülkelerindeki referandum toplantılarına tarafsız karşı çıkarak her toplantıya hayır diyerek daha yumuşak daha kabul edilebilir bir tutum izleselerdi belki anlaşılabilirdi. oysa pkk nın ve chp nin hayır toplantılarına izin veriliyor. üstelik her kolaylık sağlanıyor. hani sattıkları demokrasi…hani haklar özgürlükler…nerde ifade özgürlüğü…polis ne olduğunu anlamaya çalışan sonra da protesto eden türklere de saldırdı. işte Avrupa… dediğim gibi beni şaşırtmadı zira bu elbiseyi giydiler ama bir türlü üzerlerine oturtamadılar yakında da çıkaracaklar zaten…2 büyük dünya savaşını çıkarmayı başardılar ama akıllanarak çıkmayı başaramadılar… 3. savaş da kapımızda yine…ırkçı zihniyet eninde sonunda insanları savaşa taşır. özellikle almanya Avusturya geçmişleri itibarıyle insanlığa yaptıkları işleri göz önüne alarak en dikkatli ülkeler olması gerekirken bugün yine sorunun başı olmaya devam ediyorlar. bugün terör örgütlerine en çok bu ülkeler silah malzeme siyasi destek sağlıyorlar bu ülkeler kıtalarda toplu katliamları finanse ediyorlar. sonra bize dönüp ahlak taslıyorlar…bu olaydan sonra bakalım hangi demokrasi dersini verebilecekler…bakalım hangi ülkeler hak ve özgürlüğün arkasında durabilecekler bu duruma ses çıkarabilecekler…başka bir ülkenin bir bakanını kendi vatandaşlarıyla buluşmasını engellerken o hal ilan edenler başka ülkelerdeki ohale karışmaya artık nasıl cesaret bulabilecekler…………

    asıl sıkıntı ise içimizdeki yabancılar. türk olmaya yabancı olanlar gerek burada yaşayan gerek dışarıda yaşayan bir taife… her daim yabancı olmayı bizzat ülkesine karşı tavır takınmayı ne olursa olsun kendi ülkesini kötülemeyi ülkesine kötülük yapanların yanında durmayı kendine şiar edinmiş olanlar…fehmi bey onlara haklılığı falan anlatmaya gerek yoktur, doğruyu göstermeye mantıklı olanı dillendirmeye…boşa çabadır çünkü o döner dolaşır yine kendi insanına yabancı kalacak kendi insanını suçlayacak hatta yabancının yaptığı haksızlığı mazur görecek bir ileri giderek haklı bulacak bir yol bulur çünkü bu asli bir durumdur düzeltilmesi neredeyse imkansızdır. durumu olduğu gibi kabullenmek gerekir…

    • Hükümeti eleştirenleri ülkeyi eleştirenler olarak gören zihniyete demokrasi anlayışı az gelişmiş ülkelerde sık rastlarız. Ifade özgürlüğü sınırlı ülkelerde insanları bu şekilde kolayca susturmak maalesef ülkemizde hala (21. Asırda) geçerli!

      • ben anlatmak istediğimi son derece açık yazdım. kendi anladığı demokrasi anlayışı ifade özgürlükleri anlayışı ve / ve ya hükümet – devlet ilişkilerinden bağımsız bir şeyden bahsediyorum. o zaten lafı döndürür dolaştırır mezkur yere getirir…değiştiremez…

      • ben derdimi çok net yazdım. kendi anlaması olan demokrasi ifade özgürlüğü hükümet-devlet ilişkisinden ya da eleştirisinden bağımsız bir şeyden bahsediyorum…üstelik savunulacak ya da inkar edilecek bir şeyden bahsetmiyorum bir durum saptaması benim ki…

  14. Evet üstümüze düşeni yapıp Hollanda ya giden uyuşturucu trafiğini daha çok engellememiz lazım. Malum Hollanda da uyuşturucu kullanımı serbest ve adamlar kafayı bulmuş durumda. Tüm bu işler bu yüzden !!!!

  15. Neden ? Hollanda , Almanya ,İsveç v.b. ülkeleri neden böyle yapıyor.. Bu içeride evetin mi yoksa hayırın mı işine yarıyor… Elbette evetin işine yarıyor.. Saflar sıklaştırılıyor.. Kararsızlar evetçilerin yanında yer alıyor… AKP Her seçimde aradığı sistematik düşmanı bu seçimlerde dışarıda buldu.. Mağdur oldu. Mağdurun yanında duygusal olarak yer alan milletimiz yavaş yavaş evet saflarına katılmaya başladı. Batının bu tutumu evetçiler tarafından milliyetçi söylemler ve dini söylemlerle birleştirilecektir.
    Hal böyleyken pekiyi batı neden böyle bir tavır takındı..? Demokratik , batı kulübünde olan bir ülkeye ekonomik ambargo uygulanması , dışlanması mı daha kolay yoksa otoriterleşmiş bir lider etrafında kenetlenmiş bir ülkeye yemi?…. İkinci olasılık kuvvetle muhtemel.. Ülke olarak dışarıdan borç alan , yarı mamulü , tam mamul haline çeviren ekonomimizi önümüzdeki bir kaç yıl içinde yıkmalarının önünü açıyorlar…Aldıkları kararlar sonucunda esas hedeflerine biraz daha yaklaştılar…. İktidar için bu bir sorun teşkil etmeyecek.. Çünkü bu FETÖ yok mu Bunlar bizim aramızı bozdular diyecekler…. Sorumluluğu Üzerlerinden atacaklar… Batı ile ilişkilerimiz 16 Nisana kadar iyice gerilecek.. Bu bir başlangıç….

  16. Diploması devreye girse de girmese de, referandum açısından bakıldığında, AkParti temsilcileri her türlü engellenirken CHP temsilcileri gitmekten kendileri vazgeçiyorsa “mağdur” edilen evetçiler demektir ve bu durum kesinlikle evet oylarını zıplatır. Hayırcılara düşense şu deyim: Yandı gülüm keten helva.

  17. Bu olaylar dünyadakı politikacilar’ın kalitesini gösteriyor.
    Fehmi bey,bizim politikaciların dışarıdaki vatandaşlarına ne kadar değer verdiklerini bu vesile ile bizlere göstermiş oldular.
    Yakında diğer ülkelerde bu kervana katılırsalar bunada şaşırmamak gerek. Onlar bize meydan okumiyor, biz onlara meydan okuyoruz!
    Siz o ülkeleri enayi yerine koyup ve orlarda yaşiyan kendi vatandaşlarınızı fişlemek içinde oralara casuslarla birlikte çuvallarla para gönderip bölüp birbirine düşman ettirip kaos çıkardığınız zaman sizi böyle kapılarından kovmalarına zemin hazırlarsınız.
    Gerçekden bu bölüme işini AKP çok iyi beceriyor Önce Kendilerini MSP yi şimdide MHP ve BBP yi böldüler, maşallah matamatikleri çok kuvvetli.
    Yurt dışında yaşayan Türkleri şindiye kadar hiç bir kuvvet bu kadar bölmemiştı bu da AKPnin büyük çabaları sonunda gerçekleşmiş oldu! Kendilerini cani gönülden tebrik ediyorum, sizin sayenizde dişardaki Türkler tarafından Türklerin iş yerleri, evleri, ve canlarına verdikleri zaraadan dolayı boş olan hapishaneler epeyce resident edindiler.

    .

  18. Peki turk hukumeti bu muameleleri haketmedi mi sizce? Misal hollandayi elestirdikleri seylerin katbekatini kendileri yapmiyor mu yurticinde? Bence bugunler akpartinin iyi gunleri. Gun gelecek yurtdisi gezisi yapamayacak konuma dusecekler. Ulkenin itibarini da birlikte goturecekler. Maalesef…

    • Genelde katiliyorum bu yoruma. Ne yazik ki Turkiye’nin gidisati iyi degil. Diger ulkeler bizi seviyor, sevmiyor, yikmaya calisiyor v.s. onemli degil. Onemli olan durumu dogru analiz edip, sogukkanli bicimde gucumuzun sinirlarini bilerek cikarimiza en uygununu yapmak. Kabadayilik yapmak da pek cikara uygun durmuyor.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here