13 canı rehin tutuldukları mağarada kaybetmek terör üzerinde derin düşünmeye sevk etmeli

32

PKK bir terör örgütü. Tutulan hesaplara göre, 1980’lerin başından itibaren en az 30 bin insanımızın canından sorumlu bir terör örgütü. Son 40 yıl içerisinde denemediği terör eylemi kalmamış bir örgüt. 

GARA mevkiinde bir mağarada rehin tuttuğu 13 insanımızı acımasızca katleden kişi veya kişiler ABD ve AB dahil dünyanın ‘terör örgütü’ olduğunu kabul ettiği PKK’nın mensupları… 

Terör örgütleri hedeflerine ulaşmak için en fazla kan dökme yöntemini kullanırlar. Mümkün olduğu kadar çok kan dökerek toplumu sindirmeyi, devleti köşeye sıkıştırmayı amaçlar terör örgütleri. ‘Terör’ denilen şey örgütlerin bu özelliğidir. ‘Terör örgütü’ diye adlandırılan yapılanmadan farklı bir davranış tarzı beklenemez. 

Devletler terör örgütleriyle hak ettikleri tarzda mücadele ederler. Bir yandan örgütün terör kapasitesini sınırlayacak ve ona öldürme imkanı vermeyecek kapsamlı bir mücadele sürdürür devletler, bir yandan da örgütün toplum kesitlerinde taraftar bulmasını ortadan kaldıracak tedbirleri alır. 

Hiçbir devlet terör örgütlerine müsamahalı davranmaz, ama yine hiçbir devlet terörün ilanihaye devam etmesini de istemez. 

Dünyanın dört bir tarafında, nokta vuruşlar yanında kitlesel eylemlerle terör estirmiş örgütlere muhatap devletler tarih boyunca hep olmuştur; bugün de bazı devletlerin mücadele verdiği terör örgütleri bulunduğu biliniyor. 

[Merak edenler için Wikipedia’da kapsamlı bir ‘terör örgütleri’ listesi var.]

Terörü en iyi bilecek ülke Türkiye, insanlar bizleriz 

Reklam

Bu girişi yapmamın sebebi, GARA mevkiinde tutulduklarını öğrendiğimiz çoğu devlet görevlisi olan 13 rehinenin PKK militanları tarafından katledilmesinin ardından başlayan değerlendirmelerin tutarsızlığına işaret etmektir. 

Terör örgütünden terör dışında bir davranış beklenebilirmiş gibi yorumlar yapılıyor. 

“Nasıl olur da insanları rehin alır, nasıl olur da rehin tuttuklarını öldürür?” sorularını akla getiren yorumlar… 

PKK bir terör örgütüdür ve terör örgütleri böyle davranır. 

İstedikleri sonucu elde etmek için 1980’lerin başında terör yöntemini benimsemiş lider düzeyindeki militanlar halen PKK’yı yönlendiriyorlar. Kendilerine ‘lider’ saydıkları kişi de 1999 yılı şubat ayından beri İmralı adasında mahpus. Lider düzeyindeki PKK kadrosu çoğunluğu itibarıyla İmralı’daki Abdullah Öcalan’la akran. Hemen hepsi 70’li yaşlarına erişmiş bulunuyor. 

Bu bir veri. 

Hayatlarının son 40 yılını bir dağa sığınmış olarak geçiren bir kadro bu. Hayatları terör eksenli. Terör eylemi yapsınlar diye devşirdikleri, gerekli gördüklerinde ölüme gönderdikleri genç insanları bulmaya devam ettikçe, bildikleri tek yöntemden vazgeçmeleri beklenemez. Tam tersine, yaşları itibariyle önlerinde fazla bir süre bulunmadığı için, daha da umarsız davranışlar sergileyebilirler. 

Devlet adına konuşanlar şu yakınlarda PKK’nın ölüm timi olarak kullandığı kesimin giderek daraldığı ve bitme noktasına yaklaştığı açıklamasını yapmaktalar. İçişleri bakanı sayıyı 250-300 olarak verdi. Oysa, GARA çevresinde başlatılan operasyonda etkisiz hale getirildiği duyurulan -bu, askeri dilde, ‘öldürülen’ anlamına geliyor- militan sayısı 53… 

Reklam

Anlaşılan, örgüt hala kendisine ‘ölüm timi’ olarak kullanabileceği gençler bulabiliyor. 

Terörle sınanan ülkelerde iktidarlar bazen yanılgıya düşüp konuyu siyasi çıkarları için kullanmaya kalkmış olsalar bile, ardından yaşanan olaylar o ülkelerde iktidarları soruna mümkün olduğunca geniş bir cephe oluşturarak yaklaşmaya yöneltti. 

İngiltere ayrılıkçı IRA örgütü ile baş etmeyi böyle başardı. 

Her ülkede terörle mücadele silahların susmasıyla sona eriyor. Silahlar susmadan terör mücadelesi sona ermiş hiçbir ülke bilinmiyor. 

Şimdi ne olacak? 

Aslında devlet aklı ne yapılması gerektiğini bizde de biliyor, ancak terör örgütü -daha doğrusu PKK’nın ihtiyar kadrosu- devletin o aklı devreye sokmasını her defasında engellemeyi becerdi. Yarım tedbirlerle terörü bütünüyle ortadan kaldırmanın imkanı yok. Böyle ortamlarda devlet en iyi bildiği yöntemi -silahlı mücadeleyi- sürdürür; bizde de yıllardır bu oluyor. 

GARA trajedisi sonrası ön plana çıkan yorumların sahipleri de, buna zaten hazır olan iktidara, daha keskin silahlı mücadele tavsiyesinde bulunuyor. 

İktidar ortağı olarak MHP’nin siyasi sistemdeki varlığı da siyasilere başka bir yolu deneme imkanı bırakmıyor. 

Hayatlarını rehin tutuldukları mağarada kaybeden insanlarımız altı yıl önce kaçırılmış. Bir mağarada her gün öldürülme tehdidi altında yaşayan insanların anne-babalarının, eşlerinin, çocuklarının, yakınlarının, sevdiklerinin ve kendilerini sevenlerin o kadar yıl boyunca çektiklerini düşünün. 

PKK, daha doğrusu bütün terör örgütleri, bu tür düşünceleri militanlarına yasaklayabiliyor. 

GARA’da meydana gelen ve büyük infiale yol açan türden bir olay her ülke iktidarının önüne iki seçenek çıkarır. Umudum, 20 yıldır ülkemizi yöneten kadronun teröristlerin niyetini doğru okuyup kolay yol yerine daha zor olanı, sağduyulu yolu seçmesidir. 

Unutmayalım: Silahlarını susturana kadar terörden kurtulunamaz. 

ΩΩΩΩ

32 YORUMLAR

  1. Ekranlarda salonlarda her şey güllük gülüstan. Keşke ülkemiz olsa kim istemez bir vatandaş olarak bizler yöneticilerimizin düşmanı değiliz. Adalet hukuk sağlık ülkemizde güçlü olsa. Küçük esnafı her yere mantar gibi açılan Avm bitirdi üstüne birde internet alışverişleri buda yetmedi pandemi. Yıllardır orta ölçekli tüccarlarımız ve esnaflarımız ülkemiz kalkınsın diye vergisini kısmadı ödedi. Tamam çağa ayak uydurmak gerekiyor o zaman o tüccarı esnafı da o çağa hazırlamak gerekiyor. Yönlendirmek gerekiyor.
    2 gün önce bankanın önünde sıra bekliyorum, hiç tanımadığım bir bayan elinde telefon nasıl ağlıyor, konuştuğu karşı tarafa tamam ne olur 1 ay daha idare et eşim iş den çıkarıldı başka bir yerde iş bulamıyor ancak çocuklara yiyecek almaya çalışıyoruz diye ağlayarak telefonda konuşuyor. Şimdi o kadının o halini çekip paylaşsam ben de o bayanda veya başkası da hemen terörist oluruz.
    İnsanların ekonomilerini düzeltmeden veya haksız kazancı ortadan kaldırmadan insanlar huzurlu mutlu olmadan salonlar dolsa ne olur dolmasa ne olur. Bir kesim sürünüyor bir kesimde lüks içinde yaşıyor. Bu doğanın kendisine de aykırı. Bunu bizler düzeltemezsek doğa gerekeni yapıyor çünkü haksızlık ÇOK.

  2. ABD meclis binası basılıp 1 polis 4 saldırganlardan olmak üzere toplam 5 kişi ölürken 100 kişiden fazla’da yaralananlar oldu.
    Olaylardan bir kaç saat sonra o binayi korumakla görevli polis amiri ölen ve yarlananlardan sorumlu olduğunu açıklayarak istifa etti.

    Bizde istifa etmek şöyle dursun, suçu başkalarına atiyorlar ve terfi aliyorlar.

    2016 yılınd kaçırılan vedat kaya 2017 de KHK ile polislikten atılıyor?
    Eğer bu olay ABD ve Avrupa Birliğinde olsidi 15 Temmuz darbesi kimler tarafından yapıldığ bir kaç saat içinde basın tarafından ortaya çıkarılmıştı.

    15 temmuz gecesi bitmeden binlerce kişi meslekrten atıldı.
    Demekki suçlular seneler önceden tesbit edilmiş.
    Tıpkı,2004 imzalanan Cemaatı bitirme pilanı gibi.
    Önce Cemaat sonra yol arkadaşları,Terörist ve vatan haini ilan edilerek inlerine girildi.

    Burdaki yorumcular 13 kişinin nasıl şehit edildiğini tartışa dursunlar bakalım.

    Şimdi sira HDP yi kapatmaya geldi.
    Arkasi’de iplik söküğü gibi gelir.

    Bir zamanlar bende (1980 öncesi) üyesi olduğum MHP taraftarları ne ile kandırılıyor? Vatan millet sakarya. Bundan sonra Bahçeliye karada ölüm yok.
    Alın size vatan millet sakarya.

    Anket şirketleri! Ne olursunuz, Allah aşkına susun! Sosmazsani hiç değilse Cumhur itifakını %60 gösterin. HDP ve İYi partiyide barajın altında gösterin.
    Gencecik evletlera yazık oliyor.

    Gerçi dün bu haberi internet’ten buraya kopilediğimde Bana saymadıkları laf kalmadı
    fakat ne o haber nede o liste hiç birisi baba ait değıldi. Yani haberi yapanlar liste ile birlikte yapmıştılar ve bende o liste doğrumi diye havuzda araştırma yaparak huvzda’da görünce bu siteye kopilemiştim. Fakat linkini vermemiştım sağ olsun bir yorumcu benim linkten daha güvenilir bir link verdi.
    O link.
    👇
    https://www.ahaber.com.tr/galeri/gundem/26-nisanda-ihrac-edilen-polislerin-tam-listesi/111

  3. Teröre lanet olsun bu tür eylemleri yapanların insanlık vasfını yitirmiştir
    Bu sorun otuz kırk yıldır çözülemiyorsa
    Birilerinin çıkıp da meydan okuması bu işin kısa sürede bitecek izlemi vermesi yabancı olduğumuz bir durum değil
    Bu durum kapatılmak istenen siyasi partinin kapatılmasına zemin hazırlar ve arkasından erken seçim
    Artık ekonomik sorunumuzda bitti
    Beka sorunu yine ülke gündeminin en önemli sorunu
    Uzaya da gidiyoruz
    Baş döndüren bir hızla yeni gündemler devam ediyor
    Allah sonumuzu hayır eylesin

  4. Müjde ile ilgili sorular:
    1- Terör örgütünün katliamı ile sonuçlanan rehine kurtarma operasyonundan bir gün önceki müjdenin asıl amacı bu operasyon mu idi?
    2-Müjdenin amacı bu operasyon ise, müjde açıklaması örgütün her türlü hazırlığı yaparak, operasyonun başarı ihtimaline darbe vurmaz mı?
    3- Müjdenin amacı bu operasyon değil ise, yani başka bir amaçla yapılmış olsa bile operasyonu yöneten birimlerin müjde açıklamasının terör örgütünün bu operasyon için değerlendirebileceğini öngörerek operasyonu ertelemesi gerekmez miydi?
    4- Müjde açıklaması yapan makam, müjde açıklamasını başka bir amaç ile yapmış ise, bu operasyondan bilgisine rağmen bu açıklama yukarıdaki sorularla birlikte değerlendirildiğinde büyük bir ihmal değil mi?
    5- Şayet müjde açıklaması yapan makam, operasyondan habersiz başka bir amaç için müjde açıklaması yapmış ise bu durum çok vahim bir yönetim boşluğu değil mi?

    • müjde açıklamasının operasyonun seyrine önemli bir etkisi yok, varsa da sözü edilecek kadar değil. MS bakanı ve üst düzey görevlilerin Irak ‘ta bir takım ziyaretlerinden sonra bölgeden haber yapan kürt gazetecilerin ifadesiyle “büyük savaş”a hazırlıklıklılarmış zaten. PKK’nin üst düzey bazı yöneticilerinin yaşadığı kampların da Gara’da bulunduğunu söylüyorlar. yalniz onlar harekatın karadan başlayacağını düşünüyorlarmış, hava harekatı onlar için de sürpriz olmuş. ilk hava indirme operasyonuna sert ateşle karşılık vermelerinden bölgede yoğun bulundukları anlamı çıkıyor. esirlerin ölümü de beklenmedik bu operasyonun şaşkınlığıyla PKK’nin esirleri bölgeden çıkaramama durumunda türk askerine zafer bahşetmemek için öldürdükleri anlaşılıyor. genaral rütbesindeki emekli askerler bu riski istihbarat tarafından siyasilere bildirmiş olacaklarından sorumluluğun tamamen siyasilerde olduğunu ifade ediyorlar.

  5. Bu gün ülkemiz için , milletimiz için gerçekten bir trajedi olan hatta belki de uzun vadeli
    bir felaket olan çok önemli , çok hayati bir konu ele alınmış .Ancak bu konunun bir köşe yazısı içinde işlenmesi çok da kolay değildir , zaten Hocamız da fazla ayrıntılara girmeden yüzeysel temas etmiş ; bu konu bana göre aslında bir akademik tez konusudur .Maalesef okuyucu yorumlarında da elle tutulur , gözle görülür pek bir şey bulamadım .
    Her şeyden önce gerek bu güne kadar ve gerekse son harekatta hayatını kaybeden bütün şehitlere Allahtan rahmet ve yakınlarına da sabırlar diliyoruz , gazilere de minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
    Son 35 seneden beri yani 1984 den bu yana devam eden bu terör musibetinin maddi ve manevi zayiatı yaklaşık olarak şöyledir :
    1- Resmi şehit sayısı 10 bin , sivil şehit sayısı 7 bin ;
    2- Öldürülen terörist sayısı 50 bin ,
    3- Resmi yaralı sayısı 25 bin,sivil yaralı sayısı 12 bin,
    4- Yapılan değerlendirmelere göre ekonomiye olan zararı 100 milyar dolar !
    Tabii ki hayatını kaybeden insanların , hayatlarının maddi bir bedeli olamaz !
    Genel anlamda Kürt isyanları ve Kürt terörü aslında 1860 yıllarında başlamış ve tarihin çeşitli dönemlerinde çeşitli şekillerde tekerrür etmiştir .Cumhuriyet döneminde 1925 de Şeyh Sait ve 1938 de Dersim isyanlarıyla devam ederek 1984 e dayanmıştır . Bu gün de dahil olmak üzere bütün bu isyanlarda ve terör eylemlerinde devlet haklı ve yerinde olarak silahlı kuvvetlerini yani silahlı mücadele yöntemini tam kapasiteyle kullanmış ancak hiç bir zaman tam anlamıyla kesin sonuç alınamamış ,sorun hep geçici olarak halledilmeye çalışılmıştır.
    Terörü besleyen nedenler , terörün ; sosyal , sosyoekonomik , sosyokültürel , siyasal, bölgesel şartlar, iç/ dış bağlantı ve destekleri ve buna benzer birçok faktörleri hemen hemen ya hiç dikkate alınmamış veya alındıysa da yeterli olmamıştır. Rahmetli Turgut Özal ile rahmetli Eşref Bitlis 1992 yılında bildiğim kadarıyla tarihte ilk defa bu konuları dikkate alarak terör örgütüyle oturup enine boyuna sorunu konuşmaya , görüşmeye karar verirler ancak Özalın erken ölümüyle bu düşünce tarihe gömüldü.
    Bundan sonra ise rahmetli Demirel ve Tansu Çiller döneminde yani 1992-1999 arasında yine klasik askeri yöntemlere dönülmüş ancak T.Çillerin ve aynı zamanda M.Ağarın değişik bir strateji ve taktik uygulamaları sayesinde terör örgütü hayatının en ağır darbesini yemiş hatta bitme noktasına bile gelmişti . Bu değişik stratejide , terörle mücadele için aynen örgütün taktiği tatbik edilmiş yani teşkil edilen özel harekat timleriyle belli sürelerle dağlarda gerilla yöntemi kullanılarak dolaşılmış ve savaşılmıştır.
    Bu yöntem hakikaten çok doğru ve çok gerçekçiydi .Zira TSK genel anlamda savunma , taarruz ..gibi klasik savaş yöntemlerine göre teşkil ve görevlendirilmiştir. Tabii ki terörle mücadelede buna göre eğitilmiş bazı özel birlikler kullanılıyor ancak görülüyor ki bütün bunlara rağmen maalesef 35 seneden beri mutlak sonuç alınamıyor .Nitekim benim bildiğim kadarıyla bu güne kadar muhtemelen 30 yakın sayıda sınır ötesi harekat yapılmıştır.
    Terör örgütü yukarıda belirtildiği üzre 2000 yılında bitme noktasında iken ve ayrıca yine 2009 da da tek taraflı ateş kesmek istemiş ancak muhtelif nedenlerden dolayı hem devlet ve hem örgüt tarafından bu durum maalesef değerlendirilememiştir.
    Ve nihayet 21.3 .2013 ila 22.7. 2015 tarihleri arasında takriben iki buçuk yıla yakın bir süre , terörle mücadele tarihinin en doğru , en gerçekçi ve mükemmel bir ‘çözüm süreci’ kararı alınmış ancak içinin boş bırakılması ve biraz da siyasi amaçlara alet edilmesi , örgütün de akılsızca bunu fırsata çevirmeye kalkışması yüzünden heba olup gitmiştir!
    Buna benzer son derece doğru ve son derece gerçekçi bir uygulama da ikna yoluyla bazı
    teröristlerin dağdan indirilmesidir ki 2020 yılında galiba 260 yakın ve yeni yılda da 30 yakın insanın hayatı ve aileleri kurtarılmış böylece teröre barışçıl bir yöntemle de dolaylı bir darbe vurulmuştur.
    Yorumun oldukça uzun olduğunun farkındayım, ben de oldukça yoruldum . Ancak konunun aslında akademik bir mevzu olduğunu yukarıda söylemiştim .Nitekim terörün karmaşık faktörlerinden hiç bahsedemedik.
    Arkadaşlardan özür diler selam ve saygılar sunarım

    • Yani, işin 1860lı yıllarda başlaması demek geri kalmışlığın iyice belirginleştiği, güçsüzlüğün çözülmüşlüğün başlangıç yılları demek ve daha sonra da Orta Doğuda petrolün yabancılar tarafından bulunup dikkatleri bölgeye çekmesi gibi önemli faktörler de var. İbn-i Saud’un (Suudi hanedanının kurucusu) 1902’de Osmanlılara karşı başkaldırısının altında da benzer sebeplerin yanısıra İngilizlerin uluslaş(tır)ma projelerine kurban gidilmişlik var. Ancak, onlar 1970 yıllarda başlayan İrlanda’daki 25-30 yıllık terör belasından kurtulmasını iyi bildiler. İnsan kayıplarının bin kusuru, ekonomik zararlarının 1 milyarı doları bulduğunu sanmam? O gün bugün, ne İrlanda ne de İskoçya’da ayrı birer ulus doğdu. Kaynayıp bir arada yaşanabileceğinin önemli birer örneği. Zaten, neticede insanlıkta birleşebilmek, aslolan. Hele de Allah’ı hesaba katarsan.

      Bilim-Teknik’e daha önce ısınan İngilizler’in bu düşünce modunda, Dünya’da istedikleri bölgeleri irili-ufaklı uluslar haline bölüp kontrol etmeleri gayet kolaydı. Bizimkilerin Misak-ı Milli deyip vurguladıkları görüşte zamanında biraz daha gayret edilebilseymiş. Irak ve Arabistanda o zamanlar yabancılarla ortaklaşa birer Türk-Arap hatta -Kürt Petrol şirketi pekala kurulabilirmiş. Bunlar olabilseydi Türk-Arap-Kürt hepsi müslüman, ekonomik hakları olan, Allah-vergisi tabi kaynaklarla hep birlikte büyüyecekti ve teröre sebep olacak pek bir durum gelişmeyecekti. Irak’ta yabancıların kurduğu ilk petrol şirketinin isminde ilginçtir ki Türk adı geçiyor. Ancak, bu tamamen diplomatik bir tedbir olarak düşünülüyor, bölgedeki yöre halkı özellikle Türkler ayaklanıp sorun çıkarmasın diye, nabza göre şerbet kabilinden (akan sular durur, yeter ki bizimkilere Türk densin, İngilizlerin bunu iyi bildiği genetik bir zafiyetimiz olsa gerek! arapları hallettiler daha sonra da Türk’e karşı Kürt!).

      O bölgede yüzyıllarca kutsal mekanların savunuculuğunu yapmış Türklerin o doğal kaynaklarda tabii bir hakkı var, bölgedeki bütün müslümanların. Ancak, bugün Saudi Prens MbS (Murderer bin Selman) bu kaynakların girdisini dedesinin özel malıymış gibi sadece kendi etnik nefsine yontuyor (tabii bunun da mahşerde ayrı bir hesabı yok değil!). Biz de dini, mahşeri bir kenara bırakıp ulus bir devlet kurmanın mutluluğu ile yetinmişiz.

    • “Mesele iki ağaç değil sen hâlâ anlamadın mı” demişti birisi.
      Ali bey, ”kahrolası bazı konular”da tıpkı yukardaki cümle gibi olabiliyor bazan. güney sınırımızda yaşananlar ne tek başına ”petrol” meselesi,ne tek başına iran, isrel, nede abd nede ortadoğu meselesidir bana göre. hele ki, etnik bir mesele hiç değildir.
      çünkü en kolay çözülecek mesele en sonuncu satırda yazan olurdu.
      trolin biri terorden beslenenler onu çözemez diye bozuk saatin günde bir defa doğruyu göstermesi gibi mırıldanmış mesaçının arasında..
      malesef ki bu konuyu beslenmeyende çözemez!
      nasıl çözülürderseniz: Öyle birisi çıkarsa o zaten parti mitinginde millete firüs bulaştırmadan hatta beyan bile vermeden,
      gözleriyle, duruşuyla, hareketiyle, asaletiyle
      haber verir merak etmeyin.

      • Bu isi cözebilen insan yada ekip cikar cikmasina da, hayatta kalabilirler mi ve o operasyon korunabilir mi?
        Asil soru bu.

        Gecmisteki orneklerine (covert operations) bakinca anliyoruz ki, bunlara karsi dayanabilecek, sürecin devamliligini sagliyacak, lokal teknik altyapi ve kapasite mevcut degil yada karsisindaki ic /dis olusuma göre cok yetersiz.

        Yoksa birinde ikinci denemede sonuca ulasirlarken, digerin de 40.ci da ulasilamamis olmasi pek akla mantiga gelen bi durum degil i!!

  6. Perinçek,Terörü bitirmek
    isteyenler’e karşı düşman terör ile beslenenler ise siper olan birisi. Yıkılmaz 3 lider sırası ile sayalım! Perinçek, Bahçeli ve Erdoğan…
    Rahmetli Özal terörü bitirmek için adım attı, karşılığını haytı ile ödedi.
    Kartal Demirağ isteseidi o salonda Õzalı öldürürdü. Öldürmedi ve Özala birinci elden olayları anlattı.
    Rahmetli Korkut Özal kardeşi öldükten sonra, bir televiziyon kanalında
    Özalın Kartal ile görüşmesini anlatmıştı.

    Trollerin haricinde Burada yorum yapan arkadaşlara nacizane bir tavsiyem olacak mümkün olduğu kadar Diş basını takip edin.
    Dış desdekli terör’i bitirmek zor değil…iç destekli terör zordur….
    terörörden beslenenler teröri bitirmezler.
    Boşuna umutlanmayın.
    Ekonomileri çökmüş iki lider İrakta Mesut Berzani Türkiyede Erdoğan bu opersyon ile biraz daha ömürlerini uzattılar.
    Tiren Kazasında yani hırsız yandaş mutahitlerin sebep oldukları ölümleri Sarayda top ve havai fişek atişıları ile kutlayan Erdoğan! 13 şehidin ölümünüde Rizede partisinin 7. kurultay mühdeşem töreni ile kutladı.
    Bu aradada dişarda yaptıklarınıde içerde perdelemış oldu.

    • Hayret yaa! Bacım senin de olayları birbirine karıştırarak ne yapıp yapıp bir yahudi gibi sonuçta sinekten yağ çıkaran birinden farkın yok (en azından verdiğin algı sinyali böyle). Nacizane tavsiyen sana kalsın. Her fırsatta Türk bayrağındaki kırmızıyı görmüş dişi bir boğa gibi işi bu dönemki ülke Başkanına getiren biri yok buralarda. Terör durumu iç destekli olduğu için bitirilmiyor deyip duruyorsun. Olur da bu kadar olmaz. Terör başlayalı neredeyse 40 yıl olacak bu Başkan aktif olarak 10-15 senelik biri. Af gibi bir şey bile bunun zamanında çıkarılmadımı. Çıkarıldıda ne oldu kıymetinimi bildiler sanki.

  7. Bu kaçıncı ölüm olayı. Siyasetçiler için bunun hiç bir önemi olmadığı bir çok olayda da toplumun piskolojini yönlendirmek için lanetleyen odakların parmağı olduğu biliniyor. Televizyon önündeki mikrofon başındaki ah vah lar hep teatral vazife gereği. Rol sırası gelen yetkili sırasını, verdiği gazla kontrol ettiği toplumun kısa süreli havasını almak görevini ifa ediyor. Neredeyse her ölümden haz duyulan fetişist bir ruh haleti mevcut hem siyasetçilerde hem de halkta.
    Bir devlet organizasyonunu terör organizasyonundan ayıran yegane özellik Hukuk’tur. Hukuksuz şekilde adeta rehine kuralları uygulayan aynı hukuksuz ölümlere sebep olan zihniyet iyi rolü oynayabilir ama biz neden inanalım ki. Son vaziyette tek fark elinizdeki propaganda gücü. Medyanız nerede kuvvetliyse orada szin öldürmeniz masum karşı tarafın öldürmesi suç oluyor. Örgütün toplum üzerinde etkili olduğu yerlerde aynı durum söz konusu. Olan yıllarca vatan millet sakarya ninnisi ile uyuyan biz zavallılara oluyor. Uyanınca artık ikindi vakti çoktan geçmiş oluyor.

  8. Avrupadaki terør ørgutleri birer birer lav edildi biz yine ayni beceriksizlikle hamasetle yola devam iki gun sonra unutulur ortaklari perincek direk konustu yas tutmayiz diye

  9. 13 insanımız kurtarılabilir miydi? illegal bir örğüt bitirilebilir mi? bir sürü soru ve anlamsız cevap.
    bir kale dörtbir yanından çevrilirse ne olur?
    cevap:kalede su gıda biter. mühimmat biter…
    fiş gider iş biteerr!
    -Suriyenin kuzeyi fıratın doğusunda devlet kurarlar, ordan da sana el sallarlar.
    orda senin süleyman şah türbe ve toprağın olduğu halde sende onlara kafa sallarsın tüh tüh diye.
    taa ki gara dan musuldan arkadan dolanıncaya kadar!
    -Atatürk’ün Hatay’ı almak için niçin mücadele ettiğini, süleymanşah türbesinin ne anlam taşıdığını, hatta yıllardır zorunlu misafir ettiğimiz suriyelilerin dıramını lay lay lom kahrol bidon kafasıyla izleyip anlayamamışsak eğer,
    devletin belkide direkt devlet başkanının insiyatifi ve aldığı risk ile afrin ve idlip pozisyonlarını hiç anlayamamış olma ihtimali çok yüksek. sonucunda da,
    ertesi gün koro başlar, ne işimiz var….
    Gidilmesin bir ileri iki geri. hep ileri hep ileri.
    Zor olanı asker yapar. politikayı, antlaşmayı, plan projeyi uygulamak ileriyi görmek düşünmek siyasetçiye düşer.
    bırakın herkes işini yapsın, rahat bırakın bilenleri.

  10. Hüda Kaya ve Oğlu nun derin ilişkileri.

    ####Nesli Sultan🇹🇷 (@TeskilattHafiye) Tweetledi: Gara’da İnfaz Edilen 13 İnsanımız İçin;
    “Bizimle pazarlık yapmadınız
    biz de onları infaz ettik” diyen.
    TBMM’de ki Terörist Hüda Kaya.
    **Oğlu Muhammed Cihad Saatçioğlu, Mustafa İslamoğlu’nun Akabe Vakfı’nda yöneticilik yapıyor.
    İslamoğlu, Kaya ve oğlunun ilişkileri çok derin… https://t.co/WwZJsv7pJD https://twitter.com/TeskilattHafiye/status/1361055094243012608?s=20###

  11. ülkemizde hakkıyla siyaseti kim yapıyor yazısına yazdığım yoruma ahmet bey yorum yazmış, 13 masum demirtaştan daha mı değersiz diye soruyor, sonra hdp nin yazılı açıklamasına ” tepkin yoksa kabul ediyorsun” demektir diyor.
    ortada bununla ilgili hiç bir konu yokken bambaşka konular üzerinde herkes yorum yazarken bu konuları açmamı ve tepki vermemi istiyor. yoksa kabul eden oluyorum. aklı sıra beni hdp yi kabul etmek ile suçluyor. yani beni terörize ediyor. madem akp yi eleştiriyorsun ben de seni hdp ile irtibatlandırırım diyor.
    dönüp yorumlara bakın.
    işte iktidarın bizi getirdiği yer.
    işte terörün ne kadar işe yaradığına dair bir mesel.
    ne kadar kullanışlı değil mi?
    hoşuna gitmeyen şeyleri söyleyenleri irtibatlandır ve suçla.
    oysa burada yüzlerce yorumum var benim. demirtaş, hdp, fetö ile ilgili yorumlarım 100 den fazladır. dönüp bir bak bakalım en ufak bir irtibat çıkaracak malzeme görebilir misin? aklı sıra bana milliyetçilik taslayacak. istanbuldaki evime kırmızı ışıkta geçtiğim için ceza geldi. dava açtım, uğraştım. cezayı ödeyip geçmek kolay benim için. ama ben kırmızı ışıkta geçmem. yasalara saygı gösteririm. kimsenin hakkına girmemeye çalışırım. kimseye bir kuruş borcum yoktur, ne devlete ne bir bireye.
    bunları neden yazıyorum.
    bu kadar kolay işte birini bir şeylerle irtibatlandırmak.
    devletin en üst kademesinden herkese terörist, hain, fetöcü, ajan, proje denirse halkın içinde işte böyle herkes birbirine bu gözle bakmaya, birbirini etiketlemeye başlar. oysa ben yorumlarımda eleştiri yaparken elimden geldiğince rakam vermeye çalışıyorum. kendim veremezsem link veriyorum. yanlış varsa düzeltin diyorum. rakamlar üzerinden eleştiri yapıyorum.
    herkesin işte böyle terörist olduğu yerde kim rahat eder.
    elbette teröristler rahat eder, tanınmadan dolaşırlar.
    teröre yapılan en büyük katkı onu genelleştirmektir.
    herkesi terörize etmektir.
    şehitlerimiz gencecik yaşlarda canlarını vatanları için veren birilerinin sevgili oğlu, sevgili kocası, sevgili babası,
    öldürdüğümüz teröristler küçücük yaşlarda evlerinin önünden kaçırılmış, dağlarda beyinleri yıkanmış, çocuklarını geri getirecek gücü olmayan ailelerin çocuklarıdır. nerden tutsanız elinizde sadece acı oluyor.
    bu acıyı kullananlara söyleyecek sözüm yok.
    burası sözün bittiği yerdir…

    • Didem Hn tepkim şahsınıza olmamıştır.Hiçbir zamanda şahısları hedef alarak yorum yazmam .Kabul edemediğim insanların çifte standardı.yanlış anşıldı isem ifadem haddini aştı ise özür dilerim.İnsanların olur olmaz yanlış bilgiler ve yorumlar ile sürekli ülkeyi ve yönetenleri hedef alması insanı rahatsız ediyor.Örnek mi EGM açıklıyor rahmetli atılmamış diyor , RESMİ GAZETE de atıldığına dair bir belge yok ama insanlar olur olmaz yalan ile toplumu yanlış yönlendiriyor.Sıkıntı çok büyük ülke ve toplum varlık mucadelesi veriyor .
      Dünyada kartlar yeniden karılıyor , ülkeler tarihten siliniyor sen ayakta kalmaya , varlığını sürdürmeye çalışıyorsun teknolojide biraz ilerliyorsun hemen ambargolar devreye giriyor.Sen teröristi Almanın silahı ile vurmaya çalışırken vatanı müdafa ederken izin verilmiyor ama onlar her türlü silahla insanını katlediyor.Demirtaş için koparılan fırtına masumlar katledilirken neden koparılmıyor. Tepkim bu isyanım bu .
      Birçoğumuza göre büyük yanlışlar var kabul fakat bunun hesabı olur olmaz iftiralarla değil sandıkta görülme li.

  12. Dünkü yani üniversitelerle ilgili yazı altına saat 01.24 teki yazımda gerekçelerimde rehine kurtarma operasyonunun önce silahlı yani askeri olmadığını düşünüyorum.
    Anlaşma ile teslime örgüt içi karşı çıkılarak katliam sonucu askeri operasyon yapılmış olma ihtimali üzerinde duruyorum.

    • ben de istihbarat birimleri pazarlık yapabilir mi, kuşkusu üzerinde duruyorum. istihbarat gizli bir faliyet, pazarlık aracı olamaz hocam. ama gene de belki bir bildiği vardır deyip geçiyorum.

  13. Hükümetin rehine kurtarmadaki performansı ve buna rağmen kuyruğu dik tutma çabaları hemen hemen tüm alanlarda tekrarlanıyor. Durum ekonomide de aynı, tarımda da aynı, eğitimde de aynı, adalette de aynı. Yani birleşik kaplar formülü işliyor. Yoksulluğu, yolsuzluğu ve yasakları önleyeceğim diye gelip hemen her şeyi yüzüne gözüne bulaştırmak ve hala iktidarda kalmayı istemek…. Ben söyleyecek söz bulamıyorum.

  14. SAYIN YAZAR İRA dan örnek vermiş de ira nın arkasında kimler vardı bu kalleş örgütün arkasında kimler var SAY SAYABİLDİĞİN KADAR …..

  15. hakkıyla yapılan siyasetin sonuçlarından, birisi ne diyelim
    terör önlenemedi diye muhalefet suçlanırsa
    bütün menfi hadiselerin sebebi muhalefet gösterilmesi
    yapılan her olumlu faaliyetin yapıcısı tek lider
    ve her şey seçim kazanma üstüne bina
    vatan elden gitse de liderimiz çok yaşa

  16. Kürtleri temsil iddiasında olan acımasız terör hangi parti iktidara gelirse gelsin bu topraklarda hoşgörülebilecek sürdürülebilir bir hareket değildir. İnsan ziyanlığıdır, kaynak ziyanlığıdır. Kendi kendini yıkıcı olduğu kadara ülkeye takoz teşkiliyle bir yere varamayacağı gibi dışarıya karşı Anadolu’yu rezil eden, ülkemize kötü gözle bakan yabancı odakların ekmeğine yağ sürmektedir. Suriye’deki yıkım sürecinin patlak vermesiyle bu radikal kürtler daha büyük hayallere kapılmış eşsiz bir fırsatı kaçırmıştır.

    Diğer bir çok sorun gibi, bu işlerin de ülke-yararlı olduğu kadar, insanı baz alan makul bir çözümü “Akıl*İman Sentezi” kapsamında ele alınabilir. Bu ne bir Ütopyadır, ne de bir fantazi…. sadece bir “Akıl*İman Sentezi”…

  17. Oslo süreci, Dolmabahçe senaryoları, Pkk’lı gizli tanık, TSK sanık, teröristlerin ayaklarına hakim göndermeler, Kobani için yollara adeta halı döşemeler, akil (ay pardon sakil) adamlar, sayın Öcalan, TRT’de Öcalan… Tüm bunları unuttuk, unutturulduk. Altı yedi yıldır teröristlerin elinde esir asker ve polisleri gizleyip, devletin en tepesindekine müjdeli haberle parti propagandası amaçlı operasyon yap, işi eline yüzüne bulaştırıp tüm rehinelerin ölümüne neden ol. 50 değil 250 terörist öldürseniz ne yazar. Bu ayıp değil devlete, insan olan herkese yeter. Ama ne yazık çoktandır utanma duygusunu yitirmişlerce yönetiliyoruz. TC’nin selası gece yarılarında okutulmuştur.

  18. İngilizce bilmeyenler için Linkini verdiğim haberin Türkçe çevirisi.
    ××××××
    Hollanda’dan Erdoğan’a şok suçlama
    Hollanda Güvenlik ve Terörle Mücadele Kurumu (NCTV), Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hollanda iç güvenliğini tehdit ettiği, selefiliğin yaygınlaşmasında büyük rol oynadığı ve gelinen noktanın endişe verici olduğu yönünde rapor hazırladı.

    NCTV’ye göre Erdoğan İslam dinini siyasi çıkarlar için kullanıyor ve cihatçı kurumlarla birlikte hareket ediyor. Erdoğan’ın bu eylemleri Hollanda’da bulunan Türk kurumlarını olumsuz etkiliyor.

    Yurtdışında yaşayan Türklerin Erdoğan’ın yönlendirmelerinden etkilendiklerini belirten NCTV, “Hollanda’daki çok sayıda Erdoğan taraftarı Türkiye’ye dernekler ile bağlı. Bu dernekler Türkiye devletiyle işbirliği halinde. Bu sebeple, söz konusu gruplar Hollanda’daki sosyal ve siyasal istikrarı etkileyebilir.” tespitinde bulundu.

    “Erdoğan kendisini Sünnilerin küresel lideri olarak konumlandırmak istiyor”

    Selefiliğin Suudi Arabastan kökenli olduğuna işaret edilen raporda, Erdoğan’ın Türkiye’yi İslam devleti haline getirmek istediği ve kendisini dünya genelinde “sünnilerin lideri” şeklinde konumlandırmak istediği vurgulandı. Aynı raporda Yeni Zelanda’daki cami saldırısından hemen sonra Erdoğan’ın anti demokratik açıklamalarının neticesinde Hollanda’da Gökmen T.’nin Utrecht şehrinde tramvayda 4 kişiyi silahla öldürmesinin arasında bir bağ olduğunu nun altı çizildi.

  19. Fehmi bey! Terör olmassa troller işsız kalır, onlar işsız kalınca Yalan ve iftira ürettikleri fabrikalari çalışmaz. Elimizde kendi iftira fabrıkalarında hayatlarını karartıklarına ait kendileri yazdıkları kapı gibi belgeler var
    Şerefli troller bizi yalancılıkla itham ederek akılarınca korkutup susturacaklarını zanetmiş olmalılarki, esip gürliyorlar.

    Aşağıdaki haber (rapor) muhatapları tarafından Dün yayınladı.
    Bugün birçok internet sitesi ayni haberi okurlarına duyurdular.
    ××××
    https://netherlandsnewslive.com/nctv-worries-about-the-role-of-erdogan-in-the-rise-of-salafism-in-the-netherlands/88870/
    ×××××
    https://verietyinfo.com/netherlandseng/concerns-in-nctv-about-erdogans-role-in-the-rise-of-salafism-in-the-netherlands/

  20. Bu acı olay 90 ların Tansu Cillerin Behçet cantürk gibi kürt aşiret ve siyasillerini inha hareketini n başlangıcı olacak gibi..tarih tekerrürden ibarettir.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız