ABD’deki yeni yönetim her ülkeyi zorluyor.. ‘Senkron hatası’ ülkeler için yakın tehlike…

17
Biden ve Erdoğan: Yüzler anlamlı
Reklam

Politikada -iç ve dış fark etmez- en tehlikeli durum senkron hatasıdır.

‘Senkron hatası’, yani doğru işi yanlış zamanda yapmak, gecikmek…

İsterseniz ABD ile ilişkilere bu gözle bakalım.

Önce Suudi Arabistan örneği 

Suudi Arabistan hayli yaşlı kralın tercihiyle Donald Trump’ın hoşuna gidecek bir çizgi izledi. Ona onun dilinden anlayan bir muhatap olarak genç bir veliaht prens atandı. Trump’ın ülkeye ziyareti bir panayır eğlencesi haline getirildi. ABD’li şirketlere, önemli bir bölümü peşin ödeme olarak yüz milyarlarca dolarlık silah siparişi verildi. Daha önce çeşitli bahaneler ileri sürülerek gerçekleştirilmesinden kaçınılan kadınlara yönelik reformlar bir çırpıda ve birbiri ardına hayata geçirildi. 

Trump da veliaht prensin muhaliflerine dönük vahşiliğe varan sert tavırlarına göz yumdu. ABD’de yaşayan ve Washington Post’ta yazan gazeteci Cemal Kaşıkçı İstanbul’da infaz edildi, Trump ses çıkarmadı. Bir kadın hakları savunucusu, Loujain al-Hathloul, sonraları uygulamaya konulan kadınlara araç kullanma hakkı verilmesini talep ettiği için, 2018’de cezaevine konuldu, Trump kılını kıpırdatmadı. 

Joe Biden’in seçimi kazanmasına Suudi Arabistan hazırlıksız yakalandı. Bir türlü senkronize olamadı. 1000 gündür cezaevinde tutulan kadın hakları savunucusu al-Hathloul ancak dün serbest bırakıldı.

Veliaht Prens değişme vaatlerinde bulunuyor, ancak uyum hep bir adım geriden geliyor. 

Reklam

Biden yönetimi Suudi Arabistan’ın Yemen’de yürüttüğü savaşa verilen desteği durdurduğunu açıklayarak işlerin eskisinden farklı gelişeceğine dair ilk sinyali vermiş oldu. 

Senkron bir türlü tutmuyor. 

Önümüzdeki günlerde MbS’nin geri plana çekildiğini, aileden bir başkasının onun yerine atandığını işitirsem hiç şaşırmayacağım. 

Türkiye’de durum nasıl? 

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Dr. İbrahim Kalın dün CNN International kanalından yeni dönem Türk-Amerikan ilişkileri konusundaki görüşlerini duyurdu: 

İlişkimiz saygı, ortak çıkar ve egemenliklerimizin karşılıklı tanınmasına dayandığı sürece iyi bir ilişkimizin olacağına ve Türkiye’yi yakından tanıyan, başkan yardımcısı iken ülkemize dört kez gelen Joe Biden’ın yönetiminde ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açılacağına inanıyoruz.” 

Washington’a verilen olumlu mesajlar bunlar… 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın önceki gün yaptığı, “Sorun S-400 ise, onu ‘Girit formülü’ ile, yani sistemi bir depoya kapatarak çözebiliriz” açıklaması da bu anlamda önemliydi. 

Reklam

Ancak yine de senkron hatası ihtimali var. 

Yeni dönemin Beyaz Saray’da Trump’ın oturduğu günlerden çok farklı olacağını tam fark etmiş değiliz. 

Osman Kavala başta olmak üzere cezaevlerinde uzun süredir bulunan tutuklular konusu ile Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan yeni rektöre itiraz eden gençlere orantısız güç kullanılması görüntüleri böyle bir ihtimali akla getiriyor. 

ABD ile ilişkiler Türkiye ve AK Parti iktidarı için önem taşıyor ise, hukuk alanında zaten sözü edilmiş olan reformlar için ciddi adımlar atılması yerinde olacak. 

Gecikmeli de olsa… 

Yeni dönem, Rusya ile ilişkileri gözden geçirmeyi, hatta reformlara engel çıkaran çevreyle yolları ayırmayı zorlayabilir. 

Her gecikmeli adım, senkronize hatası, farklı sorunlara yol açabilir. 

Tekrarlayayım: Yukarıdaki tespitlerim ve onlara dayalı temennim, eğer Cumhurbaşkanı sözcüsü Dr. Kalın’ın CNN’de söyledikleri iktidar adına bir politika tercihini yansıtıyor ve ABD ile ilişkileri iyi tutmak önemseniyor ise geçerlidir. 

Aslında ikili ilişkilerin sağlıklı bir zemine oturmasını sağlamada Türkiye’nin lehine bir durum var: 6 Ocak günü Joe Biden’in başkanlığa gelmesini engellemek için yapılmış darbe girişimi… 

Başından 15 Temmuz (2016) hain darbe girişimi geçmiş Türkiye kendisini Washington’a daha kolay anlatabilir. 

O konuda da ABD ile senkronize olmak gerekebilir… 

Son gelişme 

Bu yazıya başladığım sırada ülkemizle arasındaki saat farkı sebebiyle ABD’de henüz mesai bitmemişti. ABD dışişleri bakanlığı son dakika açıklamalarıyla Türkiye’nin verdiği olumlu mesajlar hakkında tavrını açıkladı. 

İlki, bakanlık sözcüsü Ned Price’ın düzenlediği basın toplantısında “Türkiye ile ortak çıkarlarımız yanında ihtilaflarımız da var” demesi ve S-400 konusu yüzünden konulmuş Türkiye aleyhindeki kapsamlı yaptırımları hatırlatması… 

Bir diğeri de, yine aynı sözcünün, basın toplantısından sonra Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını talep eden diplomatik nezaket sınırlarını hayli zorlayıcı bir yazılı açıklama yapmış olması…

Aynı açıklamada Henri Barkey’in Amerikan vatandaşı olduğu hatırlatılarak onun adının bir davaya karıştırılmasının temelsiz olduğu da belirtiliyor. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararları uygulansa ve ilan edilmiş ‘hukuk reformu’ zamanında gerçekleştirilmiş olsa idi böyle bir saygısızlığa meydan verilmemiş olurdu. 

Senkron hatası… 

ΩΩΩΩ

Reklam

17 YORUMLAR

  1. bu yönetim içeride gücünü korumak adına sürekli şov yapma niteliğindeki boş işlerle uğraşıyor ayrıca ona buna meydan okuyor.ama iş globale geldiğinde kem küm ediyor.hukuki ve ekonomik reformlar yapacağız diyor.reformdan ne kastettikleri malum aslında. olan bu ülkenin servetine ve itibarına oluyor.hiçbir işlerinde samimiyet yok.iflası öteleme amaçlı günü kurtarma derdindeler.bu durumun esas nedeni bu ucube başkanlık sistemidir.bu sistemi koruma adına akpnin vasıflı kadroları tasfiye edildi. ortakların şantajlarına boyun eğiliyor.özetle adaletin liyakatin olmadığı yerde böyle madara olunur.bunlar iyi günler daha.ya bu ortaklık bitecek yada ülke dünyadan soyutlanacak ve halka daha çok zulmedecekler.

  2. Başından 15 Temmuz (2016) hain darbe girişimi geçmiş Türkiye kendisini Washington’a daha kolay anlatabilir.

    yazmış sn koru

    ABD 15 temmuzu bilmioyor biz anlatacağız.

    15 temmuz sırasında görevde olan Bidengiller ne yapmış ne yazmış.

  3. Aslında bu günlerde gündeme bomba gibi oturan bir ‘uzay programı ‘ konusu var ; Hocamız yakında herhalde ele alacaktır ! Ben biraz ön almak istedim .
    Amerikalı ‘biz yakında Marsa gideceğiz demiş. Alman ise ‘biz de yakıtsız çalışan otomobil yapacağız ‘ diyerek projesini açıklamış .Fransız da geri kalmamış ‘ biz de atom bombasının etkisini yok edeceğiz ‘ diyerek sırasını savmış .
    Bizim Temel ise bütün bu olağanüstü projeleri dinlerken bir yandan da kara kara düşünüyormuş .Derken arkadaşları dürtmüşler ,
    – Heyy.. Temel ! Sizin ne gibi bir projeniz var ?
    Temel ; birdenbire , şimşek gibi kafasına çakan projesini büyük bir gururla açıklamış,
    – Uyy.. uşağum , piz cüneşe cideceyuk daa..!
    Arkadaşları hemen itiraz etmişler ,
    – Hop hop , yavaş ol Temel ! Güneşe gidilir mi hiç , güneş yakar , kavurur !
    Temel gayet rahat bir şekilde cevap verir ,
    – O gadar da enayi değiluk herhalda , piz da gece cideceyuk daa.. !
    Herkese selamlar ,saygılar

  4. ”chp kaldı yaya Ay’ a gidiyoruz ay’a” diye birşiir okudu bugün hemde Engin Altay.–))
    İnce’den gelen bir ince pil mi taktılar nedir? ağzım açık kaldı cümlelerden, kanalı değiştiremedim dinlemek zorunda kaldım sonuna kadar!
    senkranizsyon acaba bu gün pil olarak mı satılıyor da bizim mi haberimiz yok?
    -Akdenizde, Egede, suriyede, libyada (kıbrısı unuttu sanırım)..
    -Anayasayla ilgili bir sürü şey..
    Arkandayız sonuna kadarrr! diye bir içten bir derinden söylediki,
    keşke bir kaydı olsaydıda ordan aktarsam. çünkü bir farklıydı!
    Kova burcunu etkileyen gezegenlerle ilgili bir sürecin başlaması,
    uzaya kız kaçırma, pardon duble yol mu döşeyeceklerdi?
    aman boş ver haftaya geri değişirler nasılsa.

  5. fehmi bey uzun yılladır yazılarınızı okuyorum .begeni ile
    bu gün kü yazınız hiç olmadı cok özür küme düstünüz bence
    amerikadaki polisler orantılı güç mü kullanıyorlar görüyoruz inkar etmek mümkün degil
    bizde fetoyu istiyoruz veriyorlarmı

  6. 1- Özür dileyerek belirtmek isterim ki bana göre ‘senkron ‘ değil ‘senkronizasyon ‘ olması gerektiğini zannediyorum ; bilenler yardımcı olabilir .
    2- Bu S-400 konusunda bakanın yaptığı ‘ Girit modeli ‘ açıklaması ; bana , hemen hemen herkesin bildiğini tahmin ettiğim ‘ Ağa ile kahyanın bir şeyi yeme konusundaki iddialaşması ‘ fıkrasını hatırlattı ! Hem herkesçe bilindiğini ve hem de amiyane olacağını düşündüğüm için onu burda yazamıyorum; internette bol miktarda var .
    3- ABD dışişleri bakanı ise daha adamın endamını görmeden ahkam kesmeye başladı , yani cin olmadan şeytan çarpmaya benziyor ! Tabii ona çanak tutanların aslında bunu düşünmesi gerekir .
    Herkese selamlar , saygılar

    • “cin olmadan adam çarpma” deyişiyle bir ilgisi yok bunun hocam, aksine devlet mekanizmasının kesintisiz işleyişine iyi bir örnek teşkil eder bence. yani bu düşünceler amerikan bürokrasisinde zaten vardı ve bu düşünceyi temsil eden insanlar iş başına geldiler. yani dış işleri bakanı 10 yaşında bir çocuk da olsaydı aynı şeyleri söylerdi.

      türkiye yönetimi başka ülkelerle ilişkilerinde kurumlar arası yürüyen ilişkileri devre dışı bırakıp devletler arası ilişkileri kişisel ilişki düzeyine indirince böyle devam eder zannetti galiba. bunda geçmişten gelen anti-amerikancı tutumun etkisi büyük. şimdi de amerikan yönetimiyle iş birliği yapmayı çok istemelerine, bunun için de büyük çaba ve para harcamalarına rağmen bir türlü ‘senkron’ tutturamıyorlar. açıkçası aynı yönetimin senkron tutturması da mümkün değil bence. (senkronizasyon fıransızca, türkçeye senkron olarak geçmiş)!

  7. Türkiye’nin yapacağı en büyük hata S400 de geri adım atmaktır.Bunu yaptığı an bütün itibarını kaybeder.Haydut devletin tehditlerine boyun eğmek gerekir.
    Öte yandan SAYİN KORu
    dünya kendini ABD ye göre ayarlamak zorunda değildir.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız