Ayşenur Arslan’a “Söyletmen vurun” hamlesi yapanlar ne yaptıklarının farkındalar mı?

36
Reklam

Ülkemiz gerçekten ilginç bir ülke oldu.

Hz. Peygamber’in hayatını ilgi alanı olarak belirlemiş, ‘Siyer’ ilmine bir ömür vakfetmiş bir profesörün, en fazla ‘zühul’ sayılabilecek bir ifadeyi de içeren kitabı, aradan hayli yıl geçtikten sonra, şimdilerde, hocanın aleyhine kanıt olarak kullanılıyor.

Hem de Siyer hocası yedi yıl önce yayınlanmış kitabındaki itiraz edilen ifadenin yanlış anlamlara çekilebileceğini fark edip sonraki baskılarda o cümleyi çıkardığı halde…

Diyanet bile artık o ifadeleri içermeyen defalarca basılmış kitapla ilgili aleyhte bildiri yayınladı.

Aynen sanat dünyasının en sevilen isimlerinden birinin 2017 yılında çıkardığı bir albümde yer verdiği şarkılardan birinin bir mısrasının şimdi tepkilerle karşılanması gibi…

Şarkıcının evi önüne kadar gidip protesto edenler bile çıktı.

Hatta onu eleştirenler arasına Diyanet de katıldı.

İlginç değil mi bunlar?

Reklam

En az bunlar kadar ilginç taze bir olay bir gazetecinin başına geldi. Ayşenur Arslan televizyon programında Kıbrıs’ta suikasta uğrayan Halil Falyalı’yı konuklarıyla konuşurken, konu Türk Mukavemet Teşkilatı’na (TMT) gelince, “Suikastlarla bilinen illegal, yarı resmi bir oluşum” dediği için eleştiri oklarının hedefi.

AK Parti, MHP ve BBP Halk TV programcısı hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinde hükmünü bulan “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçunu işlediğini ileri sürerek ayrı ayrı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundular.  

“Ne var bunda?” diyeceklere hemen şunu hatırlatırım: TMT diye bir teşkilat tarihin hiçbir döneminde Türk devletinin bir kurumu olmadı. Kıbrıs’ta faaliyet gösteren bir örgüttü TMT. Dahası, 1957 yılında adada örgütlenmiş TMT, 1976 yılında mahiyeti ve ismi değiştirilerek kapatılmıştır.

Suç duyurusunu bundan dolayı ilginç buluyorum.

Sürekli ‘gizlilik’ perdesi altında kalmıştı teşkilat ve  önemli şahsiyetler kendileriyle arasında üyelik ilişkisi kurulduğunda bunu hep inkar etmişlerdi. 

TMT’yi, Adnan Menderes – Fatin Rüştü Zorlu ikilisi, Yunanlıların Kıbrıs’ta kurduğu EOKA örgütünün Türklere karşı terör faaliyetlerini dengelemek amacıyla gizlice kurdurmuşlardı.

Kurucu kadro Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde NATO tarafından oluşturulmuş Seferberlik Tetkik Kurulu’ndaki subaylardı.

Seferberlik Tetkik Kurulu sonraları ‘Özel Harp Dairesi’ adını alacaktır.

Reklam

Ayşenur Arslan’ın suçlanan cümlesi -TMT için olmasa da- Özel Harp Dairesi hakkında binlerce kez yazılmış, konuşulmuş, kitaplara da konu olmuştur.

İlk kadroda albay rütbesiyle yer alan İsmail Tansu, TMT tarihe karıştıktan sonraki hayatının önemli bir bölümünü, teşkilatla ilgili kamuoyunda dile getirilen ciddi eleştirilere karşı kendi gerçeklerini açıklamaya hasretmişti. [İsmail Kansu 2000 yılında yayımladığı ‘Aslında Hiç Kimse Uyumuyordu’ kitabında TMT’yi anlatır.

Yakın tarihimizi bilmeden böylesine hassas konulara yaklaşanların şaşıracağı bir bilgiyi de bu arada sunayım:

Ülkemizin ilk askeri darbesi olan 27 Mayıs (1960) ihtilali ile yönetimi ele geçiren askerlerin ilk işlerinden birinin, Kıbrıs’taki TMT’yi ve onun Türkiye’deki beyni olan kurulu ortadan kaldırmak olacağını öğrenen İsmail Kansu, ‘ihtilalin kudretli albayı’ olarak bilinen Alparslan Türkeş’e gider…

Türkeş kapatılma talimatını vermiştir.

İsmail Kansu’nun anlattıkları kendisini ikna etmiş olmalıdır ki, görüşme sonrası talimatını geri alır.

Şaşırdınız herhalde.

Neden Seferberlik Tetkik Kurulu’nu -ve tabii bu arada TMT’yi de- kapatmak istemişti ihtilalci askerler?

Okuyalım:

“Komitede benim de yakın arkadaşlarım vardı. Komite üyelerinden hiçbiri Kıbrıs’ta bir Türk Mukavemet Teşkilatı olduğunu, dairemizin Genelkurmay’da ne gibi görevler yaptığını bilmiyorlardı. Ancak dairemizin bazı gizli faaliyetlerde bulunduğundan kuşkulandıklarını fakat, görevinin ne olduğunu anlayamadıklarını tespit etmiştim. Hatta, komite dışındaki subaylardan bazıları gibi, komite içinden aşırı kuşkucu subaylar da çok ileri giderek dairemizin düşürülen Başbakan Adnan Menderes’in karanlık ve kirli işlerini yürüttüğünü sanmışlardı.”

Bir başka yerde, o günlerde kendilerinden “Menderes’in Gestapoları” diye söz edildiğini de kayda geçiriyor İsmail Tansu

Hayatını vakfettiği teşkilata yönelik saldırılara cevap vermek üzere kaleme aldığı kitapta bu konuda fazlasıyla ayrıntılar var (s. 232-233). 

Tansu 26 Aralık 2015 tarihinde 98 yaşında vefat etti. Kıbrıs’la ilgili araştırmaları bulunan Hasan Taş’ın vefatından kısa süre önce kendisiyle yaptığı görüntülü uzun mülakatta da bu olayın canlı anlatımı var. [Mülakata YouTube’dan ulaşılabiliyor.]

İşte böyle.

Ve bir not: İleriki yıllarda Özel Harp Dairesi adını alacak olan Seferberlik Tetkik Kurulu’na daha sonraki dönemde kuşkuyla yaklaşan pek çok kişi oldu. Hayatımın neredeyse bütününde bu alanda çıkan eleştirilere tanıklık ettim; bazen ben de tartışmalara katıldım. 

Unutulmayacak olay, Milli Selamet Partisi ile kurduğu koalisyonda başbakan olduğu dönemde Bülent Ecevit’in uğradığı şaşkınlıktı. 

Milliyet gazetesinde 28 Kasım 1990 tarihinde kendisiyle yapılan mülakatta yaşadığı şaşkınlığı şöyle anlatmıştı Ecevit:

“1974’teki başbakanlığım sırasında, zamanın Genelkurmay Başkanı rahmetli Orgeneral Semih Sancar başbakanlığın örtülü ödeneğinden acil bir ihtiyaç için birkaç milyon istedi. Benden istenen miktar örtülü ödenekteki paranın tümüne yakındı… Genelkurmay’dan bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım. ‘Özel Harp Dairesi için istiyoruz’ yanıtı geldi. Öyle bir resmi dairenin o zamana kadar adını bile duymamıştım… ‘Şimdiye kadar bu dairenin giderleri nereden karşılanıyordu’ diye sordum. O zamana kadar dairenin tüm giderlerini bir gizli ödenekle ABD’nin karşıladığı; ancak artık ABD’nin bu parasal katkıyı kestiği, o nedenle Başbakanlık’ın örtülü ödeneğinden para istemek zorunda kalındığı bana bildirildi… Özel Harp Dairesi’nin nerede bulunduğunu sordum. ‘Amerikan Askeri Yardım Heyeti ile aynı binada’ yanıtını aldım… Hayrete düşmem ve kaygılanmam herhalde doğaldı…”

Ayşenur Arslan’la ilgili suç duyurusunda bulunanlar bunları nasıl olur da hatırlamazlar, hayret.

Dedim ya, Türkiye çok ilginç bir ülke oldu.

ΩΩΩΩ 

Reklam

36 YORUMLAR

  1. İktidar yandaşlarının devlet içine yerleşmiş çeteleri, mafyaları, uyuşturucu kaçakçılarını, bahisçileri savunmaları elbette bizi şaşırtmıyor artık. Devlete abanınca herşeyini de savunmak zorunda kalıyorlar elbette. Düne kadar sövdükleri saydıkları da orada duruyor. Yüzsüzlük deyip geçiyoruz artık. Ne olduklarını hepimiz anladık. Boylarının ölçüsünü de almış olduk.

  2. iYİ GÜZEL DE BİR TELEVİZYONDA SUNUCU LUK YAPIYORSUN DA BU KADAR İNSAN CAHİL OLUR ..SANKİ KASABA TELEVİZYONU MUBAREK .. ORAYA DA ÇIKARMAZLAR YA NEYSE

  3. Bu hanımefendi ve şürekası benim için dahi sevimsiz bir figür çünkü gazetecilik değil gazetecilik kılıfında ki akitler gibi trollük yapıyor. Ancak eğer fikrin namusu varsa o fikrin savunulması da haktır ki bu memlekette çok yıllarca pek çok kötülüğün temel unsurlarından sayılan gladyonun, sahada ki uzantısı sayılabilecek seferberlik tetkik kurulu menşeili yapının savunması da anti amerikancı geçinen aktrollere düşmemeliydi diye düşünüyorum. Ülkeyi Neyzen Tevfik’in dediği gibi kurtarıcılardan kurtarmak gerekir. Kıbrıs’ın derin devlet uzantısı yapılarının ülke içinde gerilla faaliyetleri ile ne yaptığı veya yapmadığı tarihe ait bir değerlendirme konusu iken düzenli ordumuz geldiği an itibarı ile bu paramiliter milis güçleri Kıbrıs içinde nüfuz ve rant paylaşımı ile tam bir para militer metamorfoz ile hali hazırda pek çok haksızlığın da yegane kaynağını oluşturmaya başlamıştır. Tabuta sığmayıp, kendine özel sanduka çaktırılan falyalı mafyasının devlet destekli para militer yapılar ile içli dışlı olduğu, birkaç ay tutuklu kalmış mafyanın cenazesine nerede ise devlet töreni yapılacak kadar zevatın davet edilmeden katılmış olması ile anlaşılmaktadır.
    ”Herkes ölümü tadacaktır; yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak ancak kıyamet gününde verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılır da cennete konursa artık kurtulmuştur. Dünya hayatı zaten aldatıcı şeylerden ibarettir.” Ali-imran/185

  4. Sayın Fehmi bey, Ayşenur aslanı savunmak için takdire şayan bir savunma yapmışsınız tebrikler!!!

  5. Bugünden itibaren önümüzdeki hafta İyi parti ve İmamoğlu çokca konuşuşacak.
    Anlaşılan Kılıçtaroğlu- imamoğlu kapışmasında durumu 2-2 ye getirdi Kılıçtaroğlu.

    Bugünlerde Reklam ve medya satın alma ajansları arasında çok konuşulan bu konu Kemal Kılıçtaroğlunun kulağına kadar gelmiş. Güya. Kemal Kılıçtaroğlu çok çok sinirlenmişmiş. Hem yazıp hem oynuyorlar.
         Trol ordusu var deyip algıyı farklı yere kaydırmanın çabasında olan  CHP’de sosyal medya üzerinden yürütülen ve bolca bot hesap olduğu ortaya çıkan bir iletişim yürütülüyormuş.. Aynı şekilde, yandaş medyaya yönelik yayınlar için önemli bir bütçe ayrılıyor. Bu faturalar öyle birikmiş ki, genel merkez yönetimi faturayı iki büyükşehir belediyesine bölme kararı almış.
       Geçen yıl mayıs ayında CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ile görüşmelerinde bu konuyu iletir: “Genel merkezin medya ve tanıtım gideri 180 milyon lirayı buldu. Bunu bizim ödememiz zor. İkiye böldük, 40 milyon TL’yi Mansur Bey Ankara Büyükşehir Belediyesi üzerinden, 140 milyon TL’yi de siz belediye üzerinden ödersiniz.”
       İmamoğlu, konuyu halledeceğini söyler. Ama bir ay sonraki görüşmelerinde affını rica edip, “Şu sıralar İçişleri Bakanlığı, denetim ve kamuoyunun gözü çok üzerimizde. Bu kadar yüklü faturayı ödersek üzerimize daha çok gelirler. Bunu ya erteleyelim ya da siz başka formül bulsanız” diyen İmamoğlu’nu geri çevirmez Kılıçdaroğlu.
        Fakat gelin görün ki, bu konuşmanın üzerinden birkaç ay geçmeden CHP’li İmamoğlu’nun, İP’in medya ve tanıtım için harcadığı 80 milyon TL’lik faturasını üstlendiği ortaya çıkar!  Konu Kemal Bey’e kadar gider ve Kemal Bey buna çok sinirlenir.
     
    CHP kulislerinde, İP Lideri Akşener’in, CHP’li İmamoğlu’na abartılı iltifatının altında bu yüklü faturanın yattığı konuşuluyor. Rabbi yesir ve Fatih Sultan a benzetme meselesi.

      CHP’li belediyenin 30 Ağustos kutlama törenlerine CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun değil de İP Lideri Akşener’in katılmasının altında da bu yüklü faturanın yattığı konuşuluyor.

    Bu bilgileri kim yaydı sizce.
    Ekrem imamoğlu yürüyen merdivine ters binmiş kedi videosuyla 1-0 öne geçmişti. Kılıçtaroğlu Karda balık fotoğrafının yayınlanmasıyla durumu 1-1 e getirdi. İyi partinin ağzı bozuk milletvekilinin yönlendirmesiyle Hilton otelinde boğaz manzaralı odasında video çekimi yaparken fotoğrafını  Chp gençlik kolları yayınlamıştı durumu 2-1 e getirmişti imamoğlu. Hızlı bir karşılık geldi Kılıçtaroğlu durumu 2-2 ye getirdi.

      Maç zevkli geçiyor sayın seyirciler. İmamoğlundan hızlı bir atak bekliyorum.
     
    Merak ettiğim bir durumda kim bu Reklam ajansları.

    • MUhalefette böyle şeyler oluyorsa
      İktifa cephesinde olanları düşünemiyorum.
      Halkımız ise iki domates, gaz lambası, evde kabanla ısınmaya devam.
      Allah bu tür işlere Bulaşanları bildiği gibi yapsın.

    • Salman Rüşdi turkiyede olsa erdoğan karşıtı olsa ona bile destek olacak duruma düşmüşsünüz aynaya bakınca ben bu hale düşecek adam!!! mıydım diyor musunuz acaba

  6. ” Artık CHP de öğrenmeli ki demokrasi dediğimiz şey sadece ve sadece artık sandıktan geçmiyor. Bugün Kürt siyasi hareketi, nasıl yüzde 40 küsur ile gelmiş AKP iktidarını masaya oturtup bilek güreşi tutuyor. Arkasında silahlı mücadele var. Onun getirdiği bir gözdağı var. Silahlı ya da silahsız mücadele etmek, bedelini ödemek, gericiliğe, faşizme, baskıya, her türlü çağdışı ideolojiye karşı ödevimiz yapmamız lazım. Bu ülke çok kolay kazanılmadı, kolay vermemeliyiz. Her şey daha yeni başlıyor…”
    Bu satırların yazarını savunmak zorun da olmak size ceza olarak yeter bence …

  7. TMT VE GÜNÜMÜZ
    TMT ismini ilk olarak ortaokul yıllarımda (1976–1979) haftada iki-üç gün aldığım Tercüman gazetesinden öğrenmiştim.
    Bu kaynaktan edindiğim intiba Kıbrıs’ta Rumların saldırılarına karşı Türk halkını örgütleyen ve organize eden bir yapı olduğu idi.
    Para kaynağı Türkiye’den giden paralardır.
    Günümüzde ise Kıbrıs dendiğinde aklıma:
    – Kara para aklama
    – Kumar
    – Kokain
    – Fuhuş
    – Şantaj geliyor.
    Ülkemizde “Şehit ” edebiyatı yapanlar bu işlerin orta yerinde değillerse, en iyimser tahminle göz yumdukları kesin.
    Bu vesileyle başta Kıbrıs olmak üzere tüm şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyorum.

  8. Ayşenur Aslan yorumunuz çok değerli bir gazetecilik örneği.

    Böyle yorumlar insana gelecek için ümit veriyor.

  9. TMT hakkındaki söz konusu ifadenin arkasında bir kere bir artniyet , bir husumet olduğu bellidir ; burada bir iyiniyet yoktur .
    Televizyon programı yapan kişilerin bilgi ve kültürel yönden tam donanımlı olması ,konuştuğu konulara her yönden hakim olması gerekir.
    TMT nin ne şekilde ve ne amaçla ve nasıl kurulduğunu, ne gibi faaliyetler icra ettiğini , ne gibi hayati önemde görevler yaptığını vs. bilmeden suçlamada bulunmak, çamur atmak ayıptır, yakışıksızdır, ciddiyetsizliktir !
    Burada geçen ‘ Suikastlarla bilinen ‘ ifadesiyle ne demek istenmektedir ! TMT sadece ve sadece bu yönüyle mi bilinmektedir , böylesine önemli bir mücadelenin içi ancak bu kadar boşaltılabilir , ayıptır , yazıktır !
    Evet , o her şeyin karmakarışık olduğu dönemde bir kaç faili meçhul olay veya cinayet olmuştur ; rahmetli R.Denktaş’ın bu konulardaki açıklamalarında bunlar yer almaktadır .
    Ayrıca bu teşkilatın her aşamasında Türkiye de işin içindeydi , ‘ illegal’ veya ‘yarıresmi ‘ bir durum söz konusu değildir , devlet şimdi olduğu gibi o zaman da elinden gelen maddi ve
    manevi her türlü yardım ve desteği sağlamaya çalışmıştır .
    Kamuoyu önünde olan insanların her zaman ve mutlaka , ağzından çıkanı kulağı duymalıdır , duymazsa bedelini de ödemeye razı olmalıdır!
    Selamlar, saygılar

    • Bu arada 1974 harekatında, TMT ‘nin 20 bine yakın mücahitle göğüs göğüse ön cephede savaştığını da belirtmek isterim.

    • Tam Cem Yılmaz’lık bir konu bu, ama işte o da maalesef politik espri yapmıyor. Bence bu mesele seçim kazandıracak sloganı da barındırıyor ama işte gene maalesef CHP seçim kazandıracak sloganlara kafası çalışmıyor.

  10. Fehmi bey ne surette olursa olsun TMT zaman şartları gereği olması gereken bir kurum idi. Yaptığı eylemlerin tamamı da o zamanın şartları gereği uygundur. Şimdi kalkıp bu teşkilata terörist muamelesi yapmak kimsenin haddine değildir.

    • Halil falyalı’ya kimse terörist demiyor Osman bey, siz olayı yanlış anladınız galiba:))

    • Devlet içinde gizli örgütler elbette terörist muamelesi görecektir, görmelidir. Şeffaf ve denetlenebilir olmayan her yapı eninde sonunda yozlaşmaya ve illegal işlere gidecektir. Sonuçta teröristlerdir. Öyle olduğunu defalarca gördük. Türkiye’de aynı yapıların oyunlarını sürekli yaşıyoruz. Devlete çöreklenmiş bu çeteler ve teröristler temizlenmeden doğru dürüst bir demokrasi inşa edemezsiniz. Çünkü sabote eder bu çeteler sürekli. Yavru vatanın başına gelen de budur. Ağa paşasının tıpkısı ve piyonu olmaktan öteye gidemez. Her türlü pisliğini de oraya süpürürler.

  11. Sayın yazar “…Türkiye çok ilginç bir ülke oldu.” diye bitirmiş ama “eski türkiye”ye özgü bazı karanlık mevzuları getirip yeni türkiyeye yamamaya çalışmak biraz abesle iştigal olmuyor mu?

  12. Hayret etmemek elde değil. Bu iş eninde sonunda İttihat yerakkiye kadar varır demedi deme Fehmi bey☺️
    Gladyodan eoka ya susurlukta ayran içmeye hapisteki mafyaları ziyarete başbakanların ilk defa teşkilattan haberdar! Olmasına .
    Amaan konumuz A. Aslan?
    Sonuç olarak, masaya yatırılması aydınlatılması soruşyurulup karar rapor haline getirilmesi gereken…
    boşluk bilinmeyen çözümlemeyen hatta
    Çözülmesi gereken! alan var gibime geliyor.
    Kim mi çözecek?

  13. Kurtuluş savaşında Kuvayı Milliye örgütleri ne ise  Kıbrıs için TMT Kuvayı Milliyedir. Aslan TMT nin illegal bir örgüt terör örgütü olduğunu söylemesi Kıbrıs Türk halkını yaraladığı gibi, Rum ve Yunanistanda sevinçle karşılanmış. Ayşegül Aslan pek de ciddiye alınacak bir gazeteci değil. Sürekli polemik peşinde tipik CHP’li gazeteci. Bu kadar sallamasyon bir kişiliği dünyanın hiçbir medyası barındırmaz. Türkiye özgürlükler ülkesi kıymetinizi bilin.

    Ayşegül Aslan kim?

    Halj tv de ,Selahattin Demirtaş için ‘teröre uzaklığıyla bilinir’ diyen kadın.

    “Zenginin yatırım aracı nedir dolar, borsa, altın, konut. Fakirlerin ki de şudur; ahiret, cennet sabır. Onlar da öbür dünyaya yatırım yaptıklarını düşünüyorlar” diyen kadın.

    Terör örgütü PKK’yı Chplilere örnek göstererek “AK Parti’ye karşı silahlı ya da silahsız mücadele etmeliyiz.”  sözleri söyleyen kadın.

    Azerbaycan’a yollanacak Türk askerlerine her zaman olduğu gibi yine karşı çıkanlar da vardı. Onlardan biri de Halk TV’de program yapan Ayşenur Arslan oldu. Arslan “Bana sorarsanız gövde gösterisi muhalefet partilerini susturmak için” ifadelerini kullanan kadın.

    Charlie Hebdo’da yayımlanan ve Hz. Muhammed’i hedef alan skandal karikatüre Türkiye’nin karşı çıkmasını eleştirmişti. Arslan, ‘İslam aleminden ses çıkaran tek ülke olup, ekonomimizi sıkıntıya girmesini nasıl göze alıyorsunuz?’ ifadelerini kullanan kadın

    Ayşenur Arslan, PKK inlerinin yerle bir edildiği Pençe-Kartal operasyonu eleştirerek, “Bir televizyoncu olarak bir gazeteci olarak her gün televizyonda bunları son dakika son dakika görünce utanıyorum. Doğru değil bunlar ya!” diyen kadın.

    İYİ Parti’nin 15 Temmuz’dan sonra Yenikapı’da düzenlenen mitinge katıldığını söyleyen kadın.Arslan, İYİ Parti’nin 25 Ekim 2017’de kurulduğunu unuttu. Olmayan partinin mitinge katıldığını ileri süren Arslan, Millet İttifakı’nı cilalamak için bir yalan daha ortaya attı ancak bu kez kendi mahallesinin bile diline düştü. 

    Koronavirüs tedavisi gören Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkında Amerikan Hastanesi’nde tedavi görüyor’ yalanını gündeme getirmişti.
    Erbaş’ın şehir hastanesi yerine lüks ve özel hastaneyi tercih ettiğini iddia eden Arslan, birkaç dakika sonra ‘Evet şimdi uyardılar. Ankara’da öyle bir hastane yokmuş.’ diyerek kendini yalanlayan kadın.

  14. insan size hayret ediyor, Erdoğan olduğu müddetçe artık eskiden utanç olarak adlandırılacak sözler artık normal karşılanacak (CHP gelirse söylesinler bakalım), gazeteciler yalancılık araştırmalarında en utanç verilecek yerlerde çıkıyor, artık bunları aştılar, iftira hakaret konuşma dili oldu sanki, ayrıca artık bunlar yetmiyor Avrpa artık ajan yetiştirmeye ihtiyaç duymuyor, gazetecilik zırhı altında her türlü ihaneti, ajanlığı, aklınıza ne gelirse o mesleklerin hepsini üstleniyorlar, politikacılar şeref sözlerini, kur’ana el basmalar, noterden senet düzenlemeler yaparak oy alıyor sonra hiçbirinin yüzü kızarmadan gülücük maskelerini takarak bu defa yeni vaatler veriyorlar. Ne yazık ki çürüme önce gazetecilerde başlıyor sonra politikacılarda devam ediyor. Sonra ertesi gün melek kıyafetleri girip biz bu hale nasıl geldik vah vah çekiyorlar. Üstelik kendilerine en ufak bir ağır eleştiri yapıldığında mahkemelere koşuyorlar. Tekrar söylüyorum, kazara CHP iktidara gelirse, yemleri kesilirse sakın şimdiki gibi hareket etmeyin, sonra hapislerde çürürsünüz.

  15. Fehmi Bey, Evet belirttiğiniz gibi bir sorunlu tarafı var konunun. Ancak artık şunu anlamanız gerekiyor, 20 yıl Afganistan işgaline, milyonlarca insanın zarar görmesi, Irak da yalan kimyasal silah tehdidinin ortaya çıktığı bir dünyada yaşıyoruz. Eoka dan kim hesap sordu? Lütfen artık, batının demokratik yönüyle oluşmuş zihninizi formatlayin. Sizin mantıkla, bu topraklarda varlığımızı surdurmemiz mümkün değil.

      • Türk Mukavemet Teşkilatı, insanlarımızı öldüren , İslam’ı yok etmek için zulüm yapan EOKA ya karşı, milletimizi savunma amacıyla hareket etti. Kur’an da bir çok ayet, zulme karşı mücadeleyi ve savaşmayı emreder. Bu yapılanlarda savaşı başlatan taraf biz değiliz ki. Adalet, gerektiği zaman savaşmaktadır Kur’an a göre. Siz Kur’an a bütüncül bakın lütfen. İniş sırasına göre müslümanların en zayıf dönemlerinde bile, ilk surelerden kalem de bile peygamberimizden duruş bekleniyor. Kur’an ı, tek boyutlu anlamak, doğru analiz getirmiyor. Eğer biz saldırıyı baslatirsaniz, yazdığınız ayetlerle göre yanlış yapmış oluruz.

    • “Ey İman Edenler! Allah’tan Korkun ve Doğru Söz Söyleyin ki, Allah İşlerinizi Düzeltsin ve Günahlarınızı Bağışlasın.”
      (Ahzâb: 70-71)

      “Onlar O Kimselerdir ki, Emanetlerini ve Sözlerini Yerine Getirirler.”
      (Müminun: 8)

      “Allah Size Emanetleri Ehil Olanlara Vermenizi, İnsanlar Arasında Hükmettiğiniz Zaman Adaletle Hükmetmenizi Emreder.”
      (Nisâ: 58)

      “Allah’a İman Ettim de, Sonra da Dosdoğru Ol!”
      (Hadis-i Şerif)”

      EMROLUNDUĞUN GİBİ DOSDOĞRU OL!”
      (HÛD: 112)

      Peygamber efendimiz her şartta devamlı dosdoğru olmuştur.

      zamanın müşrikleri, kafirleri ona Muhammedil Emin(güvenilir insan) demişlerdir.

      Taliban ayakta kalmak için Uyuşturucu satmıştır. yanlış işlerle zafere ulaşılamaz.

      Davanda halkıysan sen doğru işler yap, senin en büyük destekleyen Allah olacak kimse seni yenemeyecektir.

  16. İktidar artık hiç bir söz söyletmemek için her türlü baskı, zorbalık ve faşizme başvuruyor. Sedef Kabaş’a 11 yıl 8 ay ceza istemiş savcı. Artık ifade hürriyeti bitti. Milli yüzücüye bakalım ne isteyecekler. Tam bir muz cumhuriyetine döndük. Söyleyeni içeri atıyorlar. Eyyyy, sen daha dün muhtar olamıyordun. Ne çabuk unuttun. Minareler miğferler giriyordun iktidara. Şimdi en ufak eleştirini içeri atıyorsun. Bize mahkemeler bağımsız numarası çekme. Biliyoruz hepsinin nereye bağlı olduğunu eyyyy …

  17. Ayşenur hanımın Tmt ye saldırma yada hakaret etme hakkı var.Ama partilerin yargıya gitme hakkı yok öyle mi?Türkiyenin hiçbir zaman TMT diye bir kurumu olmadı demişsiniz sonra bu kurumun olduğunu detaylı olarak izah etmişsiniz.Bir kurumun gizli olması,olmadığı anlamına gelmez.Devlet gizli kurumlarda kurar,kurabilir.

    • Düne kadar böyle demiyordu Akp. Şimdi devlete sahip olduğu zannına kavuşunca taraftarları gizli örgütlere de sahip çıkmaya başladılar. Düne kadar YÖK’e karşı çıkıp, yökün tepesine binince en fazla yökçü oldukları gibi. Yakında yok olunca bakalım ne diyecekler. Badem gözlüydü diyecekler elbette.

  18. Maraşlım, bir hamaset destanı nakşedildi bağrına;
    Yurdumun aslanları öldü iman uğruna;
    Ruhlarda bayraklaşan ALLAH için savaştır;
    Bu şehitler diyarı, işte bu yer MARAŞ’tır..

    Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun(1920) sene-i devriyesi-ÇETE BAYRAMI- kutlu olsun..

    <<>>

    • Nice bayramlara maraşlı! Yalnız bu maraş başka, kıbrıstaki kapalı bölgeyle alakalı bir mevzu ama neyse, nice mutlu bayramlara inşallah:)

  19. HIRSIZLARA
    “Hırsızlara, hırsız olduğunu hatırlatmazsan sana ahlak dersi vermeye kalkar” Fransız atasözü.
    128 nerede?
    Cezalandırmama garantili hırsızlık projeleri kimin?

  20. Şeyh Kemal Destanı

    Kılışdaroğlu faturaları ödemeyeceğim demiş. Dedeleri de m.kemal e vergi vermeyeceğim demişti.

Comments are closed.