‘Büyük müjde’.. Karadeniz’de doğalgaz bulunmuşsa seçimler erkene alınır mı? Alınırsa şaşırmam…

51

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Cuma günü milletimize vereceğimiz müjdeyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum” cümlesini sarf ettiği duyduğunda ben bir grup dostla birlikteydim. Müjdeli haber, çoğu siyaseti yakından izleyen dostların muhtemel beklentilerini dile getirmelerine vesile oldu.

En safları benmişim; ‘yeni bir dönem’ müjdesini hukuk ve adalet alanında atılacak adımlar olarak yorumladığım için… Benim dışında herkes maddi bir beklenti içerisindeydi.

Telefonlar çalışmaya başladı.

‘Cumhur İttifakı’nın en küçük ortağı Vatan Partisi’nin lideri Doğu Perinçek’in “Müjdeyi cumhurbaşkanımıza bırakalım, ama Zonguldak açıklarında doğalgaz bulunduğunu öğrendik” dediği öğrenildi.

Ardından da Bloomberg kaynaklı haber ortama ulaştı: “Türkiye Karadeniz’de enerji kaynağı buldu.”

Bu defa benim ağzımdan “Erken seçim bekleyebiliriz” sözcükleri döküldü.

Libya, Suriye, Irak, Doğu Akdeniz…

Şarkıdaki “Bana her şey seni hatırlatıyor” nakaratı gibi şu sıralarda meydana gelen her şey bana erken -hatta baskın- bir seçim ihtimalini hatırlatıyor…

Reklam

Her kesimin ağzına ayrı ayrı bal çalınan bir dizi girişimle zaten tanışmıştık, bugünü kurtarmasa da yarınların ekonomisini rahatlatacak yeni bir gelir kaynağı bulunması müjdesi herkesin görüşleri üzerinde muazzam bir etki yapacaktır.

Birlikte olduğum dost grubunun ‘siyasete yakın’ olduğunu belirttim ya, haberin ‘Karadeniz’de doğalgaz bulunması’ olarak kesinleşmesi “Daha önce de benzer müjdeler almıştık” tespitiyle karşılanmasına yol açtı. AK Parti’nin iki eski enerji bakanı dönemlerinde de Karadeniz’de araştırma gemileri dolaştırılmış ve her birinin ardından “Doğalgaz bulundu” haberleri kamuoyuyla paylaşılmış…

Onları hatırladığımı söyleyemem, ancak bu defa en yetkili ağızdan verilecek müjdeli haberi unutacağımı sanmıyorum. 

Dostlardan biri haberin doğru olabileceği konusunda hepimizi uyardı. Bu defa daha ciddi bir araştırma söz konusuymuş. İşin içinde tecrübeli bir İngiliz şirketi de varmış. “Petrol fiyatları akıl almaz derecede dibe vurunca denizde kaynak arama gemileri fiyatları da çok ucuzladı; şimdi seferde olan gemiler eskilerinden teknoloji yönünden bayağı güçlü” görüşü de aynı dost tarafından ifade edildi.

Libya’da verimli petrol ve doğalgaz yatakları var ve askerlerimiz orada; ancak o bölge Ruslar tarafından işgal edildi.

Suriye’nin kuzeyinde de askeri varlığımız bulunuyor ve Ruslarla ortak devriye görevi yapılıyor. Fakat Suriye’nin kuzeyindeki petrolün çıkarılması işini YPG/PYD örgütü bir Amerikan şirketine ihale ediverdi.

Irak’ta da enerji ihtiyacını karşılamaya yarayacak verimli kaynaklar bulunuyor, ancak sınırın o yönündeki yönetimlerle de son zamanlarda aramız fazla iyi değil. Geçen hafta savunma bakanı çok önceden kararlaştırılmış bir program gereği Irak’ı ziyaret edecekti; Bağdat yönetimi son anda o ziyareti tek taraflı olarak iptal ediverdi.

Doğu Akdeniz’de aramalar sürüyor sürmesine, ancak orada da Yunanistan ve Avrupa Birliği ile sorunlar yaşanıyor. Bu arada Mısır ile Fransa da Türkiye karşısındaki cephede yerlerini aldılar.

Reklam

Karadeniz’de herhangi bir hasmane tavır beklenemez. “Karadeniz’de doğalgaz bulundu” haberi ‘büyük müjde’ etkisi yapacaktır.

Ne kadar büyük?

2023 olarak belirlenmiş cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinin birkaç ay sonraya alınmasını düşündürecek kadar büyük mü?

Soru bu. Bu sorunun akla getirdiği ihtimalin ciddiliğini ‘müjde’nin verileceği önümüzdeki Cuma günü yapılacak açıklama sonrasında meydana gelecek havaya bakarak anlayabileceğiz.

Pek çoğumuza, bu çok sayıdaki insan arasında ben de bulunuyorum, halktaki desteği azaldığı fark edilen ‘Cumhur İttifakı’ partilerinin, iktidardaki varlıklarını 2023’e kadar devam ettirmeleri mümkünken, seçimleri öne çekerek ömürlerini kısaltma sonucunu doğurabilecek bir siyasi yanlışlığa sapmaları akıl dışı görünüyor.

Anayasayı farklı okuyup bir sonraki seçimde, ne zaman yapılırsa yapılsın, Tayyip Erdoğan’ın iki dönemini doldurduğu için aday olamayacağını ileri sürenler de var.

Bu itirazları biliyor fakat yine de daha önce ertelenmiş pek çok girişimin şimdilerde birbiri peşi sıra hayata geçirilmesini ‘seçim tarihinin erkene alınması’ ihtimali dışında yorumlamakta zorlanıyorum.

En sonuncusu Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasıydı o girişimlerin…

Her iktidar kendisine puan kazandıracak türden girişimleri seçim öncesine bırakır.

Ayasofya’nın açılması AK Parti’ye en az üç puanlık bir hayat öpücüğü kazandırmış olmalıdır.

O üç puan 2023’e kadar erir gider. Özellikle de ekonomideki kötü gidiş devam ederse…

Seçim tarihinin erkene alınmasının -tabii alınacak olursa- tek sebebi ekonomiden gelen kötü sinyallerdir.

“Karadeniz’de doğalgaz bulundu” türü bir müjdenin etkisiyle bugünün ekonomik sıkıntıları görmezden gelinebilir.

‘Yarın her şey daha iyi olacak’ beklentisi siyasette önemlidir.

Tabii, seçim tarihini erkene almak, yeni kurulan ve çekirdek kadrosunda eski AK Partililer bulunduğu için iktidar cephesinden oy alabilecek yeni partilerin önünü kesmeye de yarayabilir.

Cumayı bekleyelim.

Dost meclisinde birisi -bu ben değildim- “Müjde Ayasofya’da kılınacak Cuma namazı çıkışında mı verilir?” diye sordu.

Ne dersiniz?

ΩΩΩΩ

51 YORUMLAR

  1. “Ne kadar büyük?
    2023 olarak belirlenmiş cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinin birkaç ay sonraya alınmasını düşündürecek kadar büyük mü?”

    Seçimlerin bikaç ay sonraya bile olsa ötelenmesi ancak savaş durumunda ve allah korusun ağır bir acziyet veya doğal afet durumunda gündeme getirilebilir ki bu ihtimaller bir iktidar için en kötü durumdur.

    “Her iktidar kendisine puan kazandıracak türden girişimleri seçim öncesine bırakır.”
    Yazarın bu ifadesi, eski türkiyenin kıytırık siyaset esnafına özgü şapkadan tavşan çıkarma seramonilerine dayanan kof bir iddiadır; belki bunun tek istisnası aponun paketlenip ecevitin eline verilmesiyle koltuğunu tekrar sağlamlaştırmış olmasıdır ama sonunun nasıl olduğunu hepimiz hatırlıyoruzdur değil mi?

  2. Cumhurbaşkanı Çarşamba günü “Cuma günü büyük bir müjde açıklayacağım” demekle büyük bir hata yaptı. Artık ne söylese şüpheyle karşılanacaktır. Zira gerçek bir müjde olsa çıkar Cuma günü bunu söylerdi.

    Neden böyle yaptığının yakında ortaya çıkacağını sanıyorum.

  3. Yazarımız bir seçim diye tutturdu lakin bu seçimin neden yapılacağını pek anlayamıyorum.Hükümet istediğini yapıyor ,istediği kanunu çıkarıyor, neden seçime gitsin?Seçime gittiginde bundan daha mı çok oy alcak;onun belirtisi de yok.Neden seçim?Karadeniz de bir enerji bulunduysa ülkemiz adına güzel bir şey.Verilen müjdeye değer.Yalnız petrol çıkan ülkelere baktıgım zaman hep geri kalıyor.Biz kalmayız inşallah.Ülkemiz de verilecek bir müjde varsa eğitim alanında ve gelir dağılımının adaletli bir şekilde paylaştırılabilmesi.Hukuk ve adaletın tam işleyebilmesi,Üretken bir toplum olmamız.İsraf denen belanın önüne geçilmesi…

  4. Şu yapılan yorumları okuyunca Erdoğan’ı sanki darağacına götürmekte başka çare yok gibi geliyor.biraz düşünseniz acaba bu 3 gemi alınmamış olsaydı biz gazı rüya tabirleri ile aradık.Lutfen biraz insaflı olun.yapilan iyi şeyleri de görün.acaba kiraladığınız hangi gemi ile arama yapabilirsiniz .beyefendiler şirketlere emir verip o gemileri çekmezler miydi.surekli olumsuz lakirtilar ruh halinizin aynası oluyor.

    • Aklınıza gelen o sapkın arzulara sahip sapıkları burada değil, C. İttifakı’nın etrafındaki gayr-ı resmi ‘dostlar’ınız arasında arayacaksınız. Hezeyanlarınızı bu türden sorumsuz imalara vardırmayın.

      Daha bir yıl önce vatan hainliğimizden girip zilletliğimizden çıkan, bizleri ülkenin bekasına tehdit ilan eden sizin gibi fanatiklerin de dönüp iktidar muhaliflerine “El insaf!” demeleri tuhaf kaçıyor.

      Beceriksiz, halkın sorunlarına kayıtsız, ilkesiz, tutarsız, samimiyet ve sahicilik fukarası, AK Parti’nin içini boşaltıp tek adam olduğundan bu yana hamasetten ve havuz medyasının inandırcı kılmak için her türlü rezilliği sergilediği akla ziyan iddialardan başka bir şey üretememiş, her vaadi balon çıkmış bir siyasi parti lideri.

      Pek çok muhalifin söylediği bu. Ve o pek çok muhalifin pek çoğu da vakti zamanında AK Parti’ye hem oy vermiş hem de sahip çıkmış insanlar.

      Oturun laga luga yerine bize asgari ücretten, enflasyondan, milyonlarca insana ne zaman ve nasıl iş olanağı sağlanacağından söz edin. Tarımı niye bitirdiniz, mercimeğinden buğdayına neden her şeyi ithal eder olduk, bunu açıklayın.

      Uçuyoruz kaçıyoruz, 7 düvele karşı savaşıyoruz, muhalefet Amerika’nin Biden’ı ile iş kotarıyor, ve daha bir dolu saçma sapan konuyu siyaset diye yutturmaya kalkışıyorsunuz. Biz yemeyince de böyle sağduyu yoksunu ithamlara baş vuruyorsunuz.

      Hangi gaz?

      N. Mengü’nün güzel ve haklı alaycılığı ile söyleyelim:

      Neden bizi daha ilan edilip açıklanmamış müjdeyi beğenmemekle suçluyorsunuz?

      “Trakya’da gaz bulduk, köşeyi döndük!” aldatmacasını işitmedik mi?

      Aşağıdakileri okuyun, sonra dönüp cevap verin -verebiliyorsanız eğer: Hani nerde 2019 ve sonra 2020’de bulunan gaz?

      …………….

      Adam, Habertürk TV editörü Olcay Aydilek. 8 Mayıs 2019’da, Bloonberg TV’ye telefonla bağlanıp, “Trakya’da bulunan gaz rezervi Türkiye’yi bağımlılıktan kurtarır mı?” sorusunu yanıtlıyor:

      “20 trilyon metreküp. Yanlış söylemiyorum: 20 trilyon metreküp. İzleyicilerin kafasnda oluşsun diye söyleyelim, en büyük rezervlere sahip Rusya’nın, ikinci büyük ülke İran’ın rezervlerine yakın bir rezervden söz ediyoruz.”

      Bundan yaklaşık bir yıl sonra, 10 Mart 2020’de, Sabah gazetesi “müjde”yi manşetten veriyor. Vukuat mahalli yine Trakya. Okuyalım:

      “Trakya’dan müjdeli haber: Türkiye’nin enerjideki tarihi hamleleri meyvesini veriyor. (. . .) Bulunan gazın, Trakya bölgesinin yaklaşık 15 yıllık doğal gaz ihtiyacını karşılaması bekleniyor.”

      Aynı müjdeli haber, aynı heyecanlı ifadelerle, aynı gün Yeni Şafak, Milliyet ve irili ufaklı havuz medyası gazete ve haber sitelerinde de var.

  5. Mansur yavaş Millet ittifakın adayı olursa: Hem sağ kesimden (MHP, iyi parti deva ve gelecek partisi) hem de sol kesimden (CHP HDP ve Tkp) oy alacaktır. Bu ekonomik kriz nedeniyle bizzat Berat Albayrak yüzünden Cumhur ittifakı seçimi kaybedecektir. Saygılar sevgiler Nusret Karaca

  6. Muhalif yorumcu arkadaşlar ayıp ediyorlar. Kusura bakmayın ama bizim neyimiz eksik diğer otoriter devletlerden. Hepsinin gazı var, petrolü var, var oğlu var. Biz burda enseye tokat zorla halkın parasıyla otoriter rejim kurmaya çalışıyoruz. Ayıp ayıp.
    Bakın Venezüella’dan İran’a, Rusya’dan Türkmenistan’a hepsinin doğal kaynakları var ve diktatörleri halka muhtaç değiller. Yani anlayacağınız böyle züğürt ağa diktatörlük canımıza tak etti. Hiç olmazsa tröllerin maaşları dolgun ödenir arkadaşlar. Lütfen laf sokmayın, yok bu kaçıncı doğal gaz, kaçıncı müjde vs. Ona kalırsa biz kaç defa Musul Seferi yaptık, kaç defa Şam taraflarına revan olduk ama elde kalan harcanan paralar, gelen şehit tabutları ve çok sayıda gariban mülteciler oldu.
    Haydi hayırlısı, enseyi karartmayın, vardır illaki bir müjde. Beklemeye devam.

    • Hakan bey! “Hiç olmazsa tröllerin maaşları dolgun ödenir arkadaşlar.”
      Size bu konuda müjdeli bir haberim var… 3 Kasım 2020 ABD seçimleri ‘ne kadar troller’in maaşları dolar olarak ödenecek.
      Bu sabah Trump’ın 2016 seçim kampanyasını yürüten adami tutukladılar.
      Halktan toplanan seçim parasından 1 mili doları cebe atmış diye! Halbuki işin aslı Rusyali trollere õdenen para….

  7. TCMB faiz kararını açıkladı ve politika faizini %8,25’de sabit tuttu. Bunu bekliyordum zira TCMB bağımsız karar veremiyor. Bu Erdoğan’ın “faiz nedendir, enflasyon sonuçtur” garabet iddiasından kaynaklanan siyasi itibarını korumak için alınmış bir karardır. Fakat bunun sonucunda döviz kurları uçabilirdi, zira enflasyonu düşünce net faiz negatif durumda.

    İşte Erdoğan’ın Çarşamba gününden Cuma günü büyük bir müjde açıklayacağım demesi ve sonra da el altından “doğalgaz bulundu” haberini sızdırmasının nedeni buydu.

    Evet Erdoğan bu tarz siyasette çok becerikli. Fakat hayatın gerçeklerini böyle ayak oyunlarıyla değiştiremezsiniz. Bu yöntemler ile sorunları ancak bir süre ötelersiniz. Şimdi Cuma’yı bekleyelim ve görelim neymiş! Her dediğine peşinen inanmayacağız elbette, doğruluk derecesini araştıracağız. Aksi takdirde bir yorumcu arkadaşın dediği gibi “doğal gazi” oluruz.

  8. Evet Fehmi Bey ,bir süreden beri siz bu erken seçime bayağı kafayı taktınız ! Yani olursa olur ,olmazsa olmaz ! Hepimiz onunla mı yatıp kalkacağız ! Müjde konusuna gelince ; petrol ve doğalgazla ilgili biz daha önceleri çok hikayeler dinledik ; bunlar arkadaşlarınız tarafından söylenmiş olmasına rağmen maalesef siz de aynı oltaya takılmışsınız ! Selam ve saygılarımla.

    • İlave olarak şunu da belirtmek istiyorum :Allah aşkına memleketin müjde verilecek bir tarafı mı kaldı , neresinden müjde gelecek ! Gökten tonlarca altın yağarsa işte bu hem mucize hem de büyük bir müjde olur. Herkese selam ve saygılar

  9. Bir Cumhurbaşkanının Çarşamba günü yaptığı konuşmada size Cuma günü müjdeli bir haber vereceğim demesi normal değil.
    Yine bir şeylerin peşinde olduğu açık. Yoksa böyle atraksiyonlara ne gerek var.

    Ben yine de “Cuma müjdesini” dikkatli bir şekilde önyargısız dinleyeceğim, sonra elimden geldiğince detaylı araştırmalar yapacak ve ona göre bir kanaate varacağım. Doğalgaz falan derken gaza gelmemek lazım.

    Ayrıca kayda değer ölçüde bir petrol veya doğalgaz kaynağı bulunmuş olsa bile oyumu neden Erdoğan’a vereyim ki? Millet İttifakı Hükümetlerinin bu rezervleri çok daha verimli ve dürüst bir şekilde kullanacağını düşünürüm.

    Gazı da yağın da sahibi Türk Milleti’dir. TC kanunlarına göre kendi arsanda petrol çıksa bile sahibi Devlettir. Arsa sahibine ancak kamulaştırma bedeli ödenir. (Kaynak : TPAO yayınları, makaleler)

  10. Bir Cumhurbaşkanı/Başbakan ne diye Çarşamba günü çıkar da Cuma günü size bir müjde vereceğim der? Eğer gerçekten verilecek bir müjde varsa siyasete açılan Ayasofya’da Cuma namazını kıldıktan sonra mikrofonların önüne geçer müjdeyi verirsin.

    Fakat Çarşamba ile Cuma arasında Perşembe var. Bugün TC Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Mevcut faizler enflasyonun altında yani net faiz negatif ve yabancı sermaye kaçabilir. Bunun benzeri 1994’de Tansu Çiller başbakan iken yaşanmıştı. Çiller faizi artırmamak konusunda direnip MB’na baskı uygulayınca döviz kurları 2 katına çıkmıştı.

    Erdoğan da “faiz nedendir, enflasyon sonuçtur” diye defalarca konuştuğu için MB başkanını bile değiştirdi ve faizleri suni olarak indirmeye ve döviz kurunu sabit tutmaya çalıştı. Bu uğurda MB’nın 60 milyar dolar dövizini harcattı. Bu şartlarda MB gerektiği kadar faizi artırmaz ise döviz kurları uçabilir. Faizleri artırır ise de Erdoğan uçabilir.

    İşte bu “müjdeli haber” in Çarşambadan çıtlatılması ve güya saklandığı halde el altından “Karadenizde veya Akdeniz’de doğalgaz bulundu” diye haberin yayılmasının sağlanmasının nedeni budur. Para piyasaları böyle bir haberden doğal olarak olumlu yönde etkilenir ve döviz kurlarının uçması bu sayede ‘ertelenmiş’ olur.

    Doğalgaz gerçekten bulundu mu meselesini ise ayrı bir yorumda ele alacağım. Bu işler basit değil ; çıkartma maliyeti, rezerv miktarı, ürünün kalitesi v.b. birçok etken var. Ayrıca çıkartacak teknoloji şirketi de doğal olarak ortağınız olacak. Bir yerde rezerv için 170 milyar metreküp diye bir haber vardı. Türkiye’nin yıllık tüketimi 50 milyar metreküp zaten. Kısacası net bilgilere ihtiyaç var, öyle gaza getirici müjdeli haber falan diye bitmez bu iş.

    • Sayın fkt bu lafı
      “faiz nedendir, enflasyon sonuçtur”
      nerenden uyduruyorsun bilmiyorum ama şunu çok iyi biliyorum;
      “yüksek faiz olan yerde yüksek enflasyon vardır!”

    • gercekten çok güzel analiz ettiniz tebik ederim bencede ilk sırrı kucuk ortak açık ettigine göre kesinlikle inanmam bana kalırsa spikalosin borsada yabancıları tuta bilmek
      ama keske herkes sizler gibi itiyatli yaklaşsa erdoganin oy aldigi kesim akilini rafa kaldirmis havuz medyanın akımına kapilmis kesim tam gaza dolduruşa gelen kesim ama fehmi beyede katılmamak elde degil aksam sabah yeni kurulan partilerin ønunu nasıl kesileceğinin hesabini yapıyorlar

  11. Daha bulunan gazın ve petrolün Türkiye için bölge için ne getirteceğim götüreceğini en ufak yorumlamadan RTE ye yarayacak seçime gidecek yorumu çok eğlenceli
    90 yıldır açılamayan Ayasofya yı seçim için açtı
    Seçim için doğalgaz buldu
    Nükleer silah geliştirsek daha yorum yapmadan seçimde yaradığı İçin buldular diyeceksiniz
    Rte ile kafayı bozmuşsunuz

  12. İşin rayından çıkacağı, Yorum Sayfası Mahallesi’nini sükünetinin gideceği, mahallenin karşıacağı belli gibi. Böyle durumlarda, ego, gurur falan demiyecek, “İsteyenin bir yüzü. . .” diye düşünecek, sn. H. Gayret Bey’in kapısını çalıp ricacı olacaksınız:

    Her nedense homur homur olup küfürbaz sözlerle mahallemizin kapılarını zorlayan arkadaşları şöyle etrafınıza bir toplasanız, F. Bey’in bir baskın seçimi muhtemel görmesi yüzünden memleketin bir seçime gitmeyeceğini, sergiledikleri öfke nöbetinin anlamsız olduğunu bu arkadaşlara şöyle tane tane anlatsanız, mümkün mü?

    Bence, buranın kıdemli çavuşu olarak, bu arkadaşlara öfke nöbetine tutulmuş halde ileri geri laf edip iki cümlelik yorum yazmanın Erdoğan’a zerrece yararı olmayacağını, bunun panik ve telaş alemeti olarak görülebileceğini, doğru olan şeyin sakin kalıp mümkün olduğunca uzun yorumlarla neden erken seçim falan yapılmayacağını anlatmaları olduğunu söyleyin.

    “Pek anlayacakmış gibi durmuyorlar, ama bir deneyeyim” derseniz, temenni ve ricanın zaten bundan ibaret olduğunu, yersiz bir iyimserlik ya da beklenti durumlarının olmadığını, naçizane belirtmek isterim, Efendim.

    Hadi bi el atın, bi deneyin H. Gayret Bey.

    • Erken ya da değil, tekrar ya da baskın, ya da normal; seçimden kaçan lider değil eyyamcıdır!
      Sandık her şeydir! Başka “bir şekilde” iktidar olmak mümkün değildir! Kendi iktidarına sahip çıkmak, milli iradeye gözkulak olmak seçtiklerimizin temel vazifesidir! Çok şükür, bugün için bir otorite boşluğu ya da yönetsel bir zaafiyet söz konusu değildir…

  13. Bu konu, bu baslık ve sn yazarın secim beklenti sinden öte, vatandaşın beklentisi bence daha önemlidir.
    Nedir vatandaşın beklentisi?
    Seçimden önce ister trampla ister potinle ittifak kurun, ama lakin seçimden sonra kartları yeniden dağıtın! Möhimdir!
    Suriye de petrol bulunmuş, Esed değilde terörist ihale veriş!
    Irakta gaz bulunmuş, seninle aranızı bozup kendileri anlaşma yapmış!
    D.akdenizde tam m da birşeyler bulacakken! Tüm avrupa Amerika Rusya hepsi birden birbiriyle dost oluverip ittifak kurmuşlar!
    Uyanın da balığa gidelim.
    Seçim geciktikçe benim zararım büyüyorsa, eski kuralları istediğim gibi değiştirebilir durumdaysa helvanın ateşini yak..
    Yarınlar daha güzel olacaktır.
    Fakat daha farklı bir bakış, ucuz arama gemileri, tacizleri engellemek için yanında koruma gemileri, hele birde yabancılar ile bizde bir ittifak kurarsak!
    Derhal kanal İstanbul (her gemi boğazdan geçemiyor) yapılır, yaninda katar katar kondular,
    Hem kanal kenarı ile pidenin kenarını geveler gibi geveleyerek, hem de belki bir platform sahibi oluruz daha ne istiyorsunuz?

  14. sayın serdar turhan bey in yorumuna aynen imzamı atıyorum ,zaten nurhan isimli gedikli yorumcu gibiler SAYIN BAŞKANIMIZ TAYYİP ERDOĞAN DENİZDEN YÜRÜSE , BU ADAM YÜZME BİLMİYOR DİYENLERDEN de . inanın tayyip erdoğana yarayacak diye trilyon dolar getirecek herşeyi ismezler bunlar .ALLAH cc ıslah etsin , not. benim yorumlarım nasılsa yayınlanmıyorda yinede 10 dakika dursa yeter

    • Değerli kardeşim, önce selam eder değerli katkıların için şükranlarımı sunarım. Bahsi gecen kişiyi de, diğer gediklileride emin ol hiçkimse sevmez, sevmek zorunda da değil.
      Lakin bu kişilerin birisi amerkanyadan bizim bilmediğimiz (bilmememiz için hertürlü filimin çevrildiği) haberleri, digerleri gecmisin mahrem bilgilerine kadar, hatta gayretli yazarlar canını verecek kadarülkesini seven, koruyan bilgileri, hakaretleri yapıyor ve yanlısları ajans jet hızıyla bildiriyorlar!
      Sende tık yok! Ben kimi tercih edeyim elini vicdanına koy ve söyle.
      Birine mesaj ileteceksen yandaslı kısımlara gideceksin, büyükk harf kullanmanada gerek yok orda. Allah zihin aciklığı versin, dilediğine tez zamanda kavusasin inşallah.

  15. MADDE 7- 2709 sayılı Kanunun 101 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “A. Adaylık ve seçimi
    MADDE 101- Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir.
    Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.
    MADDE 116- Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.
    Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.
    Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.
    KAYNAK:TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN.
    Kanun No. 6771 Kabul Tarihi:21/01/2017      
    Anayasanın 101.maddesine göre bir kimse ,isterse bu kişi Erdoğan olsun,en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.Ancak,anayasanın 116.maddesine göre meclis üye tam sayısının beşte üçü çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesi,yani erken seçim kararı verilirse,2 defa cumhurbaşkanı olan kişi 3. defa tekrar aday olabilir,seçilirse cumhurbaşkanı olabilir.Erdoğan,2 defa cumhurbaşkanı seçildi.Ancak bu ona göre kesmedi,yani yeterli olmadı.Niyeti 3.defa aday olabilmek.Seçim normal zamanında , erken seçim olmadan yapılırsa;Erdoğan ın 3.defa cumhurbaşkanı adayı olması anayasanın 101. madesine göre imkânsız.Erdoğan ın 3. kez aday olabilmesi için,Meclisin erken seçim kararı alması gerekiyor veya anayasanın 101. maddesi Erdoğan ın tekrar aday olabilmesine imkân verecek şekilde değiştirilmesi gerekli.AKP ve MHP oyları toplamı erken seçim kararı almalarına veya 101. maddeyi değiştirmeye yetmiyor.Zillet ittifakı olan cumhur ittifakı dışından desteklenmeleri gerikiyor.Şimdiye kadar İP Erdoğan a yeşil ışık yaktı.İP e göre Erdoğan ın 3. defa aday olabilmesi mahsurlu değil.Onun için, Erdoğan İP lilerle gizli saklı görüşmeler yürütüyor.milliyetçi mukeddesatçı ve dindar geçinen zillert ittifakı,bir dizi eylemler içine girdi.Ayasofya nın camiye çevrilmesi,Osmanlıların hilafet düzenini geri getirme hamlesi bu dizi eylemler arasında.Buna bir de Karadeniz de doğal gaz sondaj çalışması eklerlerse,ki bu Rusya nın tavrına bağlı, erken seçime gitme hamleleri tamam olacak.Sonra sıra İP in desteğiyle erken seçime gitmek olacaktır.AKP iktidarının erken seçime gitmekten başka şansı yok.Başka türlü Erdoğan 3. kez Cumhurbaşkanı adayı olamıyor.Ancak,anayasanın 101. maddeesi Erdoğan ın istediği şekilde değiştirilirse,ki o iş için de İP in desteği gerekiyor, o zaman seçimler zamanında yapılır. Saygılar.

      • O bilgilerin hepsi yanlış hamza bey, hatta bilgi kırıntısı bile değil hepsi safsata! Eğer meseleyi doğru bi şekilde anlamak istiyorsanız; a.gülün ikinci dönem için adaylığını engelleyen ve emekli olmasını sağlayan aym kararına bakınız!

  16. Erken seçim yapmak İçin yıllardır hiçbir hükümetin bulamadığı petrolü bulmuş bu Tayyip
    Seçimi kazanmak İçin herşeyi yapar bu

    Diyecek kadar gözler dönmüş
    Birazdan buna benzer yorumlarla süslenecek aşağısı
    Herkesi aptal zannediyor bu Taife
    Uzun uzun yazınca da analiz yaptıklarını
    Yaw he he

    • Mim bey! Bunlar bilir….cünkü bunların işleri bu.

      Aralık 2016 “Efendim Çin hükümeti Uygurlardan çok rahatsız”
      İlker Başbuğun Çindeki Türk iş adamlarının sorunlarını dinlediğı toplantısında sorunlarını anlatan zatu alem ondan senele önce Uygur bölgesini görmeden gene havuz kanallarından birisinde Uygurların uzaktan yakından alakası olmayan yaşam tarzını anlatması gibi.
      Her zaman ellerine verilen emirleri gelip buralarda yaziyorlar.
      Yakında Rusyali TROLLER ile birlikte aylar sürecek kamplarına başlarlar.
      Hatta ucundan kulağından yapılmaya başlandi bile.
      Tıpkı yıllar önce çinin zülümlerine çanak tutmak için yapılmış yorumlar gibi.
      Sosyal medyada eleştiri dahi Normal vatandaşa yasaklanmış fakat bunların iftira ile birlikte küfürü miliyonlarca Twitter ve
      yorum adi altında herkesi kendileri gibi zanetikleri için çok zekiler yaaa… reklam yapacam diye baltayi taşa vurduklarından haberleri dahi olmiyor. 😁

      .

      • Ben çok gülüyorum Bernar Bey,Hiç asabım bozulmuyor
        Hele size.
        sabahtan akşama yazıyorsunuz hemde nasıl asabi bir şekilde
        Nasıl bir öğretmen edasında
        Herhalde geçiminizi bu yazılarından sağlıyorsunuz.
        Ona buna guguk kuşu demeler.
        Bir guguk kuşu değilsinz ama Papağan gibi aynı şeyleri tekrarlıyorsuuz.
        analiz yaptığını zannediyorsuuz.
        Ara sıra “Kral çıplak” demek için birsini soruyorum.bazılarının asabını bozuyorum galiba
        Neden burayı okuyorum diye merak ediyorsan oda bana kalsın
        Baş analistim.
        Niye okuyorum derseniz .
        Nabız tutuyorum.Taktikleri görüyorum.

  17. İnanması biraz güç, ama Abdülkadir Selvi de dağıtmış, ne söylediğini bilmiyor. Bugünkü yazısını nasıl sonlandırdığına bakar mısınız?

    “Bloomberg News, Türkiye’nin Karadeniz’de bir enerji kaynağı keşfettiğini duyurdu ama ben yine de cuma gününü iple çekeceğim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjdesinin ne olduğunu bilmiyorum ama bir müjdeye çok ihtiyacımız olduğundan eminim. İlaç gibi gelecek.”

    Adam açık açık, “Bir müjdeye “çok ihtiyacımız olduğundan eminim” diyor. Yetmiyor. “İlaç gibi gelecek.” diye bitiriyor yazısını.

    NİYE?

    Niye bir müjdeye “çok ihtiyacımız var”?

    NEYE?

    Neye “ilaç gibi gelecek” o müjde?

    Bu, “Ülkede işler b.b. gidiyor” demek, Selvi farkında bile değil.

    Erdoğan, ekonominin tırmanışta olduğunu, pandeminin pekala da kontrol alıtında olduğunu, dış politikada başarıdan başarıya koşulduğunu söylüyor.

    Selvi, Erdoğan’ın dinlemiyor mu?

    Dinliyor ama inanmıyor mu?

    Niye bir müjdeye çok ihtiyacımız olduğundan eminsin, Selvi?
    Müjde neye ilaç gibi gelecek, Selvi?

    Sen konuş, biz dinleyelim!

  18. 6 gün önce Muharrem İnce’nin çıkışına ‘Savulun Battal Gazi Geliyor’ yorumunu yapmıştım.Buradan mülhem devam :’Savulun doğal gazi geliyor!’

    • Bu arada muhalefetin de aklını başına toplaması lazım;yeni bir ‘Çekilin!Seçim Gazi Geliyor!’filminin kahramanı olmamak için (hani şöyle kafa,kol sarılı,hastabakıcıların desteğiyle koltuk değnekleriyle zar zor yürür vaziyette olanından…)

  19. “Bu defa daha ciddi bir araştırma söz konusuymuş.”
    Söz konusu olması “DOĞRDUR”

    İşin içinde tecrübeli bir İngiliz şirketi de varmış.”

    Bu İngiliz şirketimi yoksa bizdeki gemiciklermi?
    Sayın Koru’nun, tesbiti doğru.
    Müjdeden hemen sonra Gemicikler filisunu Karadenize gönderırler, havuzun kanallarında o gemicikleri İngiliz gemileri diye HALKA seçim bitinceye kadar yutururlar.

    Zaten şimdi Trump’ı kazandırmak için kolları sıvadılar.
    Bu arada 3 ülkenin ortaklaşa görev yapacak troller’inin parasını merak ettim acaba dolar olarakmı ödenecek? Büyük bir ihtimal dolar’dır. Çünkü seçimlere 73 gün kaldı.
    Video’yu servis ettiler arkasından övgüler düzdüler, şu an dostlarına yardım ediyoler.

    Büyük bir ihtimal 74. Günü troller bizdeki seçimler için çalılşmaya başlar.
    O aradada gemiciklerden oluşan
    Filo seçimden sonra unutulur gider.

  20. Sayın Koru’nun bugünkü yazısını, adeta bir kuyumcu titizliği ile, iki defa okudum. Ne sezip ne hissettiğimi büyük ölçüde kendime saklayarak, onun bugünkü yazısına konu edindiği “Cuma müjdesi” ile ilgili kanaatlerimi paylaşmak istiyorum. Bundan önce, sayın Koru’nun yazarlığına ilşkin bir kaç cümle kurup, kanaatlerimi paylaşmaya geçeceğim:

    (1) Fehmi Bey, ona sık sık kızan insanların bile belli bir konuda ne düşündüğünü merak edip okumadan edemedikleri seçkin bir yazar değil yalnızca.

    (2) Uzunca bir süredir Koru’nun diğer medya organlarından uzak, düşüncelerine sadece kendi sitesindeki köşe yazıları dolayısıyla erişilebilir bir aydın olması, pek çok insanın kritik bir noktayı unutmasına, ya da yeterince önemsememesine yol açıyor: Sayın Koru, aynı zamanda, başta Erdoğan gelmek üzere herkesin mutlaka takip etmesi, yeni bir güne onun köşe yazısı ile başlaması gereken sıradışı bir GAZETECİ, GÖZLEMCİ ve ANALİST. (Bunu ıskalayan Ahmet Bey gibi yorumcular, sayın Koru’nun bizlerle tercihlerini, beklentilerini paylaştığı yazılar kaleme aldığını düşünüyorlar -farkında değiller, yanlış yapıyorlar.)

    Daha önce de altını çizerek kendi çıkarsamamı paylaşmıştım: Hiçbir siyasal iktidar, ülkeyi bir erken seçime götürüp götürmemek konuunda yegane karar verici durumunda değildir.

    Erken seçim, adı Erdoğan olur, kısa bir süre önce istifa edip başbakanlık koltuğunu yitiren İngiliz muhafazakar parti lideri olur (ismini hatırlıyor musunuz?) başka birisi olur, bir siyasal iktidarın başındaki kişinin, “Gidelim, yararımıza olacak görünüyor” ya da “Gitmeyelim, yarar değil zarar göreceğiz görünüyor” türü kanaat veya çıkarsamaları üzerinden gerçekleşmez.

    Bu denli basit bir şey değildir.

    Öyle olsaydı, iki yılı aşkın bir süredir burada “Yerel seçim sonuçları bir deprem etkisi yaratacak ve Erdoğan iktidarı bunu takip eden bir ya da iki yıl içinde bir erken seçimle nihayete erecek” deyip durmaz, böyle bir çığırtkanlığın müneccimlik ve maskaralık olduğunu düşünürdüm (Faysal İnci bey, bu yorum sayfalarında, yaptığım şeyin cahil cesareti olduğunu söylemişti o zamanlar -H. Gayret kardeşim de onca zamandır kendisine özgü o hoş alaycılığı ile dangalakça düşlere kapıldıımı söyleyip beni aklımı başıma devşirmeye davet ediyor. Hem yerel seçim sonuçları, hem de tekrarlanan İstanbul seçimi sonucu onu duraksattı büyük ölçüde, “Bu herif çok da desteksiz atmıyor gibi gibi” moduna geçti, ama gaza geldiği durumlarda yine söylüyor bunu.)

    Bir baskın seçim muhtemel mi?

    Fehmi Bey’in işaret ettiği, birbiri ardına gelen hamlelere şimdi de keşfedilen bir doğal gaz rezervi müjdesi eklenip baskın seçime mi gidilecek?

    Olabilir, bana da muhtemel görünüyor.

    Ben, aylardır, “Bu yıl içinde, değilse, 2021’in sonbaharına sarkmadan bu iş biter, Erdoğan 2021 sonbaharını göremez” diyorum.

    Diyelim, bu ikisi de olmadı.

    Diyelim, baskın seçim de olmadı, 2021 sonbaharına da sarktı Erdoğan’ın iktidarı.

    Yanılmış mı olacağım?

    Madara mı olacağım?

    Hayır. Meselemiz, bir siyasal iktidarın serüvenini gözlemek ve o gözlemden yola çıkarak muhtemel yazgısı üzerine söz ve fikir üretmek. Gözlemek, ekonominin de dahil olduğu en az yarım düzine alanda ülkeye ve topluma bakmak demek.

    Ben, “muhtemel” bir yazgıdan değil, “kaçınılmaz ve mutlak yazgı”dan söz ediyorum:

    Erdoğan, erken seçimle iktidarını yitirecek. Partisi dağılacak.

    Diyelim baskın ya da erken seçime gidildi ve Erdoğan yeniden seçildi.

    Ne diyeceğiz?

    “Erdoğan yine seçim kazandı. Bir 5 yıl daha iktidarda.”

    Bunu düşünüp bunu mu söyleyeceğiz?

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiğindeki ve Erdoğan seçildiğindeki özgüven patlamasını hatırlıyor musunuz? Hem Erdoğan hem de taraftarlarında? O günlerde bunları temkinli olmaya davet etseniz, 2020 Ağustos’unda iktidarın ne durumda olacağını öngörüp anlatsanız, sizi ciddiye alırlar mıydı?

    Erdoğan’ın bir erken seçim sonucu iktidarını kaybedeceğini, partisinin dağılacağını söylemek, gerçekleşmesi çok arzu edilen bir beklentiden mi ibaret?

    Ben salak mıyım?

    S. Turhan’ın kurulmuş guguk kuşlu duvar saati gibi tek cümlelik “Papaz nerde papaz?” ‘yorum’undan dan ilham alıp, “Erken seçim olacak, Erdoğan gidecek” diye yazar geçerim. Ne gerek var günde üç posta yorum niyetine uzun uzun ‘saçmalayıp’ yorulmaya?

    “Cuma müjdesi”nin boş mu yoksa dolu mu çıkacak?

    Muhalefet, “balon çıktı” derse de inanmayın.

    Erdoğan, “Vallahi bu seferki balon değil. Bakın harbi söylüyorum” derse de inanmayın.

    Müjdenin içinin boş mu dolu mu olduğunu, dış basından, konunun uzmanlarından, ekonomide tersine ve istikrarlı bir dönüşten ya da balona verilen radikal tepkiden anlayacağız.

    Müjdenin içi boş da olsa dolu da olsa, o müjdenin arkasından bir baskın seçim gelirse, müjdenin Erdoğan’ın elinde patlayacağını da söylemeliyiz.

    Aklını tümden havuz medyasındaki şaklabanlara teslim etmiş olanları bu saatten sonra gerçeklere uyandıramazsınız. Ama, işlerin pek de anlatıldığı gibi olmayabileceği kuşkusunu yaşayıp “kararsızlar” bloğuna doğru kaymış AK Parti seçmeninden en az yüzde 1 ya da 2’yi kararsız kategorisinden çıkarır bu “Önce doğal gaz, sonra seçim” oyunu. Muhalefete de vermez, ama sandığa da gitmez.

    “Başımıza talih kuşu konmuşsa ve ülkenin yazgısını değiştirecek rezervler bulunmuşsa, seçime gitmenin alemi ne? Otur oturduğun yerde, talih kuşunun rantını ye. . .” diye düşünmez mi zaten kuşkuya düşmüş seçmen?

    Reisçiler oturup kalksınlar, Cuma müjdesinin verileceği saate kadar dua etsinler müjdenin boş çıkmaması için.

    Değilse, fena halde gidicisiniz.

    • Demokrasinin belli kuralları vardır.secimi yaparsın sonra secilenin icraatlarını beklersin.nasil ki sn Erdoğan’ın İstanbul seçimini tekrarlanması büyük hata idiyse bugün erken seçim istemek de benzer bir hatadır.cunku şu an beklenti Erdoğan gitsin de ne olursa olsun.oysa onun dışındaki liderlerde Cumhurbaşkanı olma cesareti bile yok (şekil a kilcdaroglu)bekleyin kardeşim halk iyi veya kötünün kararını bir sonraki seçimde verir.Dunya büyük bir değişimden geçiyor fırtına büyük bu fırtına kaptansiz gemi ile geçilmez.erdogan öfkesi gözleri kör etmiş belli grubun gözlerini.3 koyunu gudemeyenlere bu ülke bırakılacak bir ülke degil

      • Bence hiç ellemeyin, dağınık kalsın, Ahmet Bey. Ucundan köşesinden toparladığınız sanısıyla bir şeyler söylediğinizde, daha bir dağıtıyorsunuz.

        “Nasıl yani?”

        Şöyle efendim:

        1946 yılındaki seçimi bir kenara bırakırsak, Türkiye’nin siyaset tarihinde ilk erken seçim, Mendres liderliğindeki Demokrat Parti’nin tek başına iktidarda olduğu 1957 yılında, Demokrat Parti’nin talebi ve kararıyla olmuştur.
        12 Eylül sonrası dönemde iktidara gelen Özal ve partisi ANAP, siyasi yasakların kaldırılmasına ilişkin referandumdan EVET (yani, “Yasaklar kaldırılsın”) çıkınca, ülkeyi erken seçime götürmüştür.

        Peki 2007 yılında erken seçim kararını alan parti ve o partinin lideri kimdi, Ahmet Bey?

        Peki, adı Erken Seçim Partisi’ne çıkmış parti hangisidir ve lideri kimdir?

        Bana kızmayın. Bir karşı argüman geliştireceğim telaşıyla aklınıza ilk gelen şeyi söyleme refleksinizden uzak durmaya çalışın.

        Ben, “Valla yine olmadı be Ahmet Bey” demeğe getirdiğimde gerilip homur homur oluyor, beni de üzüyorsunuz.

        Siz boş verin “demokrasinin belli kuralları”, “belirsiz kuralları” muhabbetini, ve -o da mümkünse- bugün yanıtının merakına düşüp size sorduğum soruya ilişkin bir şeyler söyleyin.

        “Hani nerde soru? Ben soru moru görmedim. . .”

        Burda, Ahmet Bey:

        [Ahmet 20 Ağustos 2020 At 07:31]: Sn koru yatip kalkıp seçim diyorsunuz.Nekadar çok istiyorsunuz bu seçimi.Neden seçim olsun.Onumuzde bunca sıkıntı varken seçim niye.
        [Bernar 20 Ağustos 2020 At 09:52 ]: Ülkede ne sıkıntı var ki “Önümüzde bunca skıntı varken” diyorsunuz, Ahmet Bey? Erdoğan’a inanmıyor musunuz? Ekonomi gayet iyi. Pandemi kontrol altında. Ve çatır çatır bağımsız bir politika izliyoruz dış siyasette. Erdoğan üfürüp yalan söylemiyor herhalde. Öyleyse? Nerden çıkarıyorsunuz bu “Önümüzde bunca sıkıntı varken ” lafını? Ne sıkıntısı? Bir bildiğiniz varsa paylaşın, biz de bilelim.

      • ahmet! böyle saçma sapan yazıp da insanı ilkokul öğretmeni olmaya zorlama. benim işim gücüm var. seçimler yapıp sonra birdahaki seçimi beklemek demokrasinin değiş faşizmin kuralıdır.
        – hitler diye, moduro diye, esad diye, kerimof diye isimleri hiç biryerde duymadın mı. en azından sisiyi duysaydın. a haber sana bunları söylemedi öi yoksa demokratik ülke örnekleri olarak mı anlattı?

    • Sanki yine ipe un seriyorsun ve 2021in güzü olmadı 2022nin başı diyerekten sıvışmaya hazırlanıyorsunuz sn.bernar! nadiren haklı olduğun durumlardan biri olduğunu kabul etmek zorundayız maalesef…

      • Evet ama yetmez, sn. Gayret. Yani, doğru ama tam doğru değil: Çünkü kafama öyle estiğinde ipe un, başka türlü estiğinde una ip seriyor, gönlümü hoş tutuyorum.

        Bunda şaşırtıcı ya da kınanmayı hak eden bir durum mu var? Demedi mi Serdar Turhan “Boş gezenin boş kalfası, gelmiş burda yorum diye günde üç posta saçmalayıp duruyor” diye?

        Adamımın dünyadan haberi yok: Okullar şu ara tatile bir girsin, o günde üç posta yorum üçe mi katlanır, beşe mi katlanır, görüp öğrenecek. Müjdeli haberi de, bir Ayasofya kartpostalını arkaplan yapar, bir Cuma çıkışı açıklar, videosunu da sosyal medyada iki tur döndürürüm 🙂

        Malumunuz, ara tatile girildiğinde, bu güzelim Asya plajlarında, palmiye ağaçlarının gölgesinde bir elimde şampanya kadehi, diğerinde Erdoğan’ın pek bir bayılıp sabah kahvaltılarından eksik etmediği ejder meyvası, tembel tembel hayatın tadını çıkarırken, günde iki üç yorum ayıp olur 😉

        Velhasılı, Ergenekoncu amiral paşanızın içeriden dışarı yolladığı mesajda söylediği gibi, “O kadar da boş değiliz yaa!”

  21. Bilimadamları, Karadeniz’de bulunan hidrojen sülfürden elektrik üretmeyi başardılar. Bu keşif, yeni ve çevre dostu olan enerji kaynakları arayışı içinde olan mucitleri umutlandırdı. Karadeniz sularının yüzde 90’lık bölümünde hayatın gelişmesine imkan vermeyen hidrojen sülfür, ekonomiye inanılmaz katkılar sağlayabilecek yenilenebilir enerji kaynağı olabilir. Bunu Sofya Kimya Mühendisliği Enstitüsü’nden prof. Venko Beşkov söylüyor. Yürütülen çalışmalara Gürcistan ve Romanya’dan bilim adamları, Bulgaristan tarafından ise Bilimler Akademisi BAN katındaki Kimya Mühendisliği ve Okyanoloji Enstitüsü katılıyor. Prof. Beşkov’un sözlerine göre Karadeniz’de hidrojen sülfür kaynakları yaklaşık 4,5 milyar ton olarak değerlendiriliyor. Yapılan hesaplamalara göre denizde bir yıl içinde oluşan hidrojen sülfür miktarı, Bulgaristan’ın ithal etmekte olduğu doğalgaz miktarının 10 kat üzerindedir.Kaynak:Bulgaristan Radyosu.Çeviri: Tanya Blagova.

    Bloomberg haber ajansı, Türkiye’nin Karadeniz’de bir enerji kaynağı bulduğunu, bulunan kaynağın “büyük ihtimalle doğal gaz” olduğunu duyurdu.
    Reuters’a konuşan bir yetkili ise biri “ciddi büyüklükte” olmak üzere Karadeniz’de iki bölgede enerji kaynağı bulunduğunu belirtti.Kaynak:BBS NEWC TÜRKÇE.
    Enerji Enstitüsü’nün bildirdiğine göre Türkiye, Batı Karadeniz’de, Romanya ve Bulgaristan’ın yıllardır petrol ve doğalgaz çıkardığı Tuna Bloğu’nda sondaj çalışmalarını başlatıyor. Sondaj, Türkiye ile Romanya ve Bulgaristan deniz yetki alanlarının birleştiği hatta yakın bir noktada yapılacak. Kaynağını Tuna deltasının yüzyıllık birikiminden alan, basınca dayalı ısıdan kaynaklı doğalgaz ve petrol rezervlerinin bulunduğu Tuna Bloğu’nda Romanya yıllardır doğalgaz ve petrol çıkarıyor.Kaynak:SPUTNIK TÜRKİYE.
    Ortaokul 2 veya 3. sınıfta iken(1967-68 yıllarında) Fen Bilgisi öğretmenimiz Karadeniz konusunu işlerken,Karadeniz in altında büyük revezli petrol ve doğalgaz yataklarının bulunduğunu söylemişti.Rusya nın (Rusya nın adı o zaman Sovyetler birliği idi)Karadeniz den petrol ve doğal gaz çıkardığını da söylemişti.Ancak çıkarmaya yürek ister.Çünkü, Rusya sahiplendi.

  22. Sn koru yatip kalkıp seçim diyorsunuz.Nekadar çok istiyorsunuz bu seçimi.Neden seçim olsun.Onumuzde bunca sıkıntı varken seçim niye.Tamam anladık Abdullah Gül’ün aday olma ihtimali var ama bunun için ülkeyi 1 yıl patinaj yaptırmaya değer mi

    • Ülkede ne sıkıntı var ki “Önümüzde bunca skıntı varken” diyorsunuz, Ahmet Bey? Erdoğan’a inanmıyor musunuz? Ekonomi gayet iyi. Pandemi kontrol altında. Ve çatır çatır bağımsız bir politika izliyoruz dış siyasette. Erdoğan üfürüp yalan söylemiyor herhalde.

      Öyleyse?

      Nerden çıkarıyorsunuz bu “Önümüzde bunca sıkıntı varken ” lafını?

      Ne sıkıntısı?

      Bir bildiğiniz varsa paylaşın, biz de bilelim. 🙂

  23. https://www.google.com/amp/s/www.yenisafak.com/amphtml/ekonomi/siirtte-heyecanlandiran-gelisme-112-milyon-varillik-petrol-bulundu-3518688
    – muhtemelen, ahmet, serdar turhan ve necip güven anlıyamadığı için petrol çıkarılmadı. bunlar oetrol bulunduğunu bir anlasalar, hepimiz petrol şeyhi oluruz.
    – galiba birkez daha petrol bulunduğuna göre bernar bey haklı. yakında seçim olabilir.
    – keşke her sene seçim olsa. böylece her sene petrol bulabiliriz. her sene doların belini kırabiliriz. her sene aya 4 şeritli yol yapabiliriz.
    – yerli arabanın da önceki seçimlerde seri üretime başlanacağı haberlerini alıyorduk.
    – her sene seçim yapsak, 40 kere söyleyince gerçekleşir atasözü gerçekleşir, böylece 40 seçim sonrası gerçekten petrol buluruz.
    – seçimleri hersene yapmadığımız için petrol bulma süresi uzuyor.
    – yalnız petrol bulunsa da bulunmasa da hep 50 liralık benzin alacağız. çünkü iktidarda mhp- akp var.
    – venezuellada dünyanın petrolü var ama venezüella halkı yine de hep 50 liralık benzin alıyor.
    – yani, petrol bulundu açıklamalarına pek sevinmeyin.
    – öncelikle, petrolün sonraki seçimde tekrar bulunmayı bekleme ihtimali epey yüksek.
    – diyelimki petrol hata yapıp türkiye vatandaşı oldu. bizim için yine birşeyin değişmeyeceğinin garantisini veririm.
    – akp- mhp iktidarı beni hiç yanıltmadı. o derece güvenilirler.
    – bir de koleksiyon yapma hobisi olan varsa, koleksiyonuna epey bir “petrol bulundu”, “bor hazinesi” vb küpürler ekleyebilirler. fırsatı kaçırmasınlar.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız