BAE İsrail’i tanıdı, diğerleri sırada.. Mossad başkanı Katar’a gitti… Bölgemizde neler oluyor?

20

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile İsrail arasındaki yakınlaşma sizler için sürpriz miydi? Bir süredir aramız şekerrenk olduğu için bunu BAE’ye has bir girişim görüp “Zaten onlardan başka ne beklenirdi?” kabulüne kendinizi teslim etmemenizi dilerim.

İsrail ile yakınlaştı diye en keskin itiraz sadece iki ülkeden geldi: İran ve Türkiye… Doğal olarak Filistinliler de gelişmeyi protesto ettiler. Buna karşılık, 24 Arap ülkesi var ve bunların hiçbirinden BAE’ye dönüp “Ne yapıyorsunuz?” diye karşı çıkan olmadı.

Yakınlaşma, BAE tarafından “Filistin Devleti’ne giden yolu kolaylaştırmak amaçlı” olarak sunuldu.

İki ülke arasındaki yakınlaşmayı sağlayan Donald Trump BEA’yı birkaç hafta içerisinde bir başka Arap ülkesinin daha takip edeceğini duyurdu.

Daha önce Arap ülkelerinden Mısır ve Ürdün İsrail’le diplomatik ilişki kurmuşlardı, şimdi onlara BAE de katılmış oldu.  

Sıradaki ülkenin İsrail-BAE yakınlaşmasını tasvip ettiğini açıklayan Bahreyn olduğu söyleniyor. İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu’yu ülkelerinde ağırlamakta mahzur görmeyen Oman ve Fas da perde gerisinde yürüttükleri ilişkileri resmiyete dökmek için sıradaymış. 84 yaşında ve hasta Kral Salman vefat edip yerine veliahtı Muhammed bin Salman geçerse, Suudi Arabistan’ın da İsrail ile anlaşan ülkeler kervanına katılacağına garanti gözüyle bakılıyor.

Yarın öbürgün “İsrail Suudi Arabistan’a büyükelçi atadı” haberini işittiğinizde şaşırmayasınız diye bu bilgileri sunuyorum.

Türkiye’nin en yakın olduğu Arap ülkesi hangisi? Katar değil mi? Şu günlerde Katar ve İsrail arasında da daha önce pek farkına varılmamış temaslar sürdürülüyor.

Reklam

İsrail istihbarat örgütü Mossad’ın başındaki Yossi Cohen ülke yöneticileriyle görüşmek üzere birkaç gün önce Katar’ın başkenti Doha’daydı. Bu onun oraya ilk gidişi de değil. Geçtiğimiz Şubat ayında İsrail ordusunun Gazze’den sorumlu komutanı Herzi Halevi ile birlikte Doha’daymış Cohen.

Gerçi müzakere tek maddeliymiş; Mossad, Hamas görevlilerine maaşlarını ödeyebilsin, ihtiyaç sahiplerine yardım yapabilsin ve en önemlisi Gazze’nin enerji ihtiyaçları karşılanabilsin diye Katar’ın yapmakta olduğu para yardımını devam ettirmesini istemekteymiş

Müzakeredir, “Tamam, yardıma devam edelim” cevabından sonra neler konuşulduğunu bilemezsiniz.

On yıl önce, on yıl sonra

Yine de bana garip gelen bazı ayrıntılar var.

BAE’nin İsrail ile yakınlaşmasına yakından bakalım.

Hafızalarınızı biraz olsun zorlamanızı isteyeceğim:

On yıl önceye, 20 Ocak 2010 gününe gideceğiz. Dubai Havalima’nına bitişik Al Bustan Rotana Hotel’in 230 numaralı odasında bir ceset bulundu. Hayatını kaybeden kişi bir Arap’tı ve ölüm raporuna ‘beyin kanaması’ sonucu öldüğü yazıldı.

Reklam

Dubai’deki otelde öldürülen kişi Filistinli’ydi, Hamas’ın öndegelenlerinden Mahmoud al-Mabhouh’tu ve Dubai’de öldürülmüştü. 

Filistinli Mabhouh’u 27 kişilik bir Mossad vurucu timi, 20 yıl önce bir İsrailli askeri öldürdüğü için, Dubai’de infaz etmişti.

Mossad içerisinde oluşturulmuş ve tarihi sebeplerle ‘Caesarea’ adı verilmiş elit vurucu timi değişik ülkeler pasaportlarıyla Dubai’ye gelmiş, otelde eylemlerini gerçekleştirmiş ve geldikleri gibi de ellerini kollarını sallayarak ülkeden ayrılmışlardı.

Eylemdeki Mossad imzası ortaya çıkınca BAE yönetimi büyük bir tepki göstermiş, isimlerini tespit ettikleri 11 İsrailli ile birlikte Mossad’ın o günlerdeki başkanının uluslararası yargı önüne çıkartılmasını talep etmişti.

Zaten o kanlı olaydan bir yıl önce de, yine aynı BAE yönetimi, Dubai’deki uluslararası tenis turnuvasına gelmek isteyen İsrailli tenisçi Shaar Pe’er’e vize vermemişti.

Ne oldu da, on yıl önce araları buz gibi olan iki ülke, aralarında hiç böyle olaylar yaşanmamış gibi, yakın dost haline gelebildi?

Türkiye’yi ‘düşman’ bilip İsrail’le ‘dost’ nasıl olunabiliyor? [Merak bu ya: Türkiye ile düşmanlaşmanın İsrail ile dost olmayla bir ilgisi olabilir mi?]

Arap ülkelerine askeri silah ve malzeme satışına karşı çıkan İsrail’in BAE’nin ABD’den almak istediği askeri uçaklara onay vermesinin ilişkilerin ısınmasına katkıda bulunduğu, BAE’nin ülkedeki muhalifleri takipte kullandığı bir bilgisayar programını İsrail’in sağladığı gibi gerekçeler yakınlaşmaya sebep olarak sayılıyor.

Yine de bu gelişmeleri ilginç ve biraz da garip buluyorum.

Öylesine sorular

Hemen yanı başımızda meydana gelen bu ilginç ve garip gelişmeler Ankara’da sürpriz etkisi mi yaptı acaba?

Kısa süre önce Doha’yı bir günlüğüne ziyaret eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yakın dostu Katar Emiri’nin İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu’nun gönderdiği Mossad başkanı Yossi Cohen’i ülkesinde ağırladığından haberdar mıydı sözgelimi? Katar’ın Gazze’ye ve Hamas’a yaptığı yardımları İsrail’in ricasıyla yaptığı Türkiye tarafından biliniyor mu?

Adını bu kadar anmışken Hamas ve Türkiye ilişkileri konusunda İngiliz basınında çıkan bir haberi de duyurmak isterim.

İktidardaki Muhafazakar Parti’ye yakın Daily Telegraph gazetesinde önceki gün (14 Ağustos 2020 tarihinde) yayımlandı haber. Türkiye, Hamas’ın operasyonel unsuru 12 Filistinli’ye vatandaşlık ve tabii pasaport vermiş bu habere göre. 

Gazete bu haberi, Türk vatandaşı haline gelen bu Filistinlilerin, bizlerin vizesiz seyahat edebildiğimiz ülkelere gidip terör eylemleri yapmaya hazırlandığı iddiasıyla birlikte sunmakta.

Gelin de benim gibi “Ne oluyor?” diye sormayın…

ΩΩΩΩ

20 YORUMLAR

  1. Muhtemelen yazar yarin Joe Biden tartismalari uzerinde yogunlasicaktir, Ben simdiden ciktimi yazim 😉
    Bir cogu gibi benim de merak ettigim ny’a ait bu videoyu kim/ler niye simdi piyasaya surdu, maksat ak partiye iyilik mi idi, hic sanmiyorum.
    Joe Biden iddiali but aday secilme ihtimali oldukca yuksek biraz som agizli olduguda biliniyor.
    Michael Rubin gibiler turkiyenin Joe Biden ‘in secim kampanyasina el altindan destek verdigini iddia ediyor..bi video ile acaba agresif soylemler beklenmis midir erdogan Dan Biden aleyhine arayi daha da kizistirmak icin ?

  2. J. Biden’e gelince!

    Bizdeki muhalefet düşman başına! İçlerinden bir tek mantıklı soruyu Kılıçtaroğlu sordu “AMA” o soru bana Kerem Kılıçtaroğlunun ağzından çıkmış gibi geldi. Neyise gende güzel bir soru, yalnız o video 16, Aralık 2019. Basına açıklanması Ocak 2020.
    Aralikta gazetecilerin sorularını cevaplarken. Açıklama yapiyor kimler bu savaşlardan rant elde ettiklerinden tutunda bir NATO ülkesinin NATONUN kurulmasına sebep olmuş
    NATO DÜŞMANI olan ülke ile beraber olması ve nato silahlarının kullanılması gibi endişeleri dile getiren sıradan birisi değil NATO için en fazla yardımı yapan bir ülkenin Başkomutanlığına aday olan bir şahıs ” Trumpin yaptığını kabul edilemez olduğunu ve Erdoğanın’de NATO ülkelerinin ve askerlerinin can güvenliğini tehlikeye atması’nı kabul edilemeyeceğini kendi başına buruk kimseyi dinlememesinden dolayi onun gitmesi gerektiğini anlatırken illgal değil
    onun karşisindaki muhalefete destek verermenin en uygun çözüm olduğu cevabını veriyor.
    Bizdeki amiral gemisinin havuzu Dürüsts ise o vidieonun tamamını tercüme etsin ondan sonra meydan okusun.

    Bunlar kadar yalancı sözleri saptıran iftiraci mahluk şimdiye kadar dünyaya gelmemiş.
    3 Hafta önce Davutoğlunu Hakan Şüküre söylediklerine H Ş kendi YouTube kanalında cevap verdi bende o videoyu izledim.
    H Ş ve eski yugoslav futbolcu Haci bir futbol kulubünü satın alacklarmiş ve siporucu yetiştireceklermiş vb,bv.
    O arada Reis H Şüküre telefon ediyor ve ofisine çağırıyor zorla M Vekiliğine aday olmasi için ikna ediyor.
    HŞ millet vekili maaşine elini dahi sürmeden Süriyedeki Türkmenlerden tutunda Şamil Taytarında bildiğı Antepte bilme hangı kurumlar hepsini sıra ile saydi zaten maaşı direk o hesaplara yatiyormuş.
    Daha sonrda aynen şöyle söyledi.
    Bu iftiracıları Allaha havale ediyorum. Benim bütün kaznımlarıma el koydula
    hasta babami hapislere attılar.
    H Şükür TC ihtidarin’nın yaptığı zûlmü anlatiyor.

    Ertesi günlerde Havuz Hakan Şükür Fetoculara bõyle sõyledi diye maşet attı.
    Eğer zeree kadar korkunuz yoksa o videoları yayınlayın.
    Halktan neden bu kadar korkuyorsunuz?

    Bizde atılan oltaya balık gibi atlayan bu muhalefet olduktan sonra bunlar dah çoook milleri soyarlar.
    Türkiyenin her iline Fabrika değil Saray yaparlar.
    Van Gõlü manzaralı havuz yazarına gõre muhdeşem manzara ve havasi olan mütavazi saraylar yaptırırlar.

    • Hakan Şükür ve Arif Erdemi de terörist yaptılar ya !

      Metin Oktay, Bülent Korkmaz, Hakan Şükür.
      Hakan Şükür liglerin ve milli takımın gol kralı.
      Gol kralına laf yok. Helalsin Hakan.
      Senden terörist olmaz, sen gol kralısın.

  3. İHANET EDENLER KIMLER?
    Suçluları uzakta değıl yakında arayın! Çûnkü suçlular size nefesinizden daha yakın….

    İsrail ilk kurulduğu zaman!
    İsraili ilk taniyan Filistin olsaidi!
    1- İsrail bu kadar filistinli genci şehit edermiydi?
    2-Gene İsrailliler bu kadar Filistin topraklarını işgal edermiydiler?
    3- İki yüzlü! İSLAM ÜLKELERI LİDERLERİ Filistinlilerin kanları ile uzun yıllar insanları aldatabilirmiydiler?
    AynenTürkiyedeki gibi fakır fukara çocuklarının kanlar ile bir değil beş değıl onlarca saraylar yaptırarak çevresi, akrabaları, ve hemşerilerine lüks hayat yaşata bilirmiydiler.

    Yasar Arafatın diş işleri bakani, eski Mısır milli takım kalecisi olan İlk eşinden boşanmadan bir arada yaşmış ve eşinden boşandıktan sonra evlendiği 2.eşi Arap asılı Amerkali bir hanim iki çocuktan sonra o hanimda adamın çapkılığı, üşkağatciliğn, ve yalancılığından dolayı ayrılmış.
    Ayrıldıktan sonrada çocuklarına yakın bir ev tutmuş 2000 yılından sonra çıkan büyü savaşta çocukların babasını yardımı ile çocuklaride alarak ABDye dönmüş.
    Daha sonra O hanım anılarını paylaştığı kitabinın adını tam hatırlamiyorum! Midil Easte Amerkali bir annemiydi neydi.
    O kitap’ta Rahmetli Yasar Arafatı Dürüst,Zekali ve çok çalışkan olduğunu ve nasıl zehirlediklerini anlatiyor. Ben o kitabi 2008de okudum. O zaman Arafatın zehirlendıği falan gündemde dahi yoktu.
    Filistinli ve İsrailli yõneticiler hiçde medyaya yansıtıldığı gibi değil.tam tersi her zaman birbirleri ile gizli ilişkileri samimi imiş.

    Yasar Arafat barış yapak için görüşmeler yaparken iki taraftanda barış karşıtları büyük savaşı çıkardilar. Zaten onun içinde Arafatı zehirlediler.
    Arafatın zehirlenmiş olduğunu yazar şöyle anlatiyor. ABD de yaşiyan Arafat ve yazarın arkadaşı filistine gidiyor, Arafat ve kabilesi akşam yemeği yerlerken Arafat abdeli misafirine kendi tabağından yemesini rica ediyor ve ikisi ayni tabaktan yemek yiyiyorlar. Adam abdeye dõdükten sonra bu hanıma yemek olayını anlatiyor, ertesi gün Arafat ve adam bir kaç saat ara ile õlüyorlar.
    Yazar kitabında yetkililere olayı araştırılması için çağrı yapmiştı.

    Filistinlilere 70 yıldır İslam ülkeleri maddi yardım yapiyorlar, o yardımları bizde dahıl genelde Müslüman ülkelerde olduğu gibi baştakiler ve çevreleri yiyiyorlar.
    Ben, bunlara Kanada İngiltere ve ABD de şahit oldum. Filistin devleti gõrevlilerin kendi çevrelerini)Okul için gõnderiyorlar buralarda “tıpkı milli kaleci gibi”kadın kız, yeme içme her türlü pisliği yapiyorlar vegeride dönmiyerek buralarda kaliyorlar.
    İşte barış istemeyen bunladan başkası değil.
    Ben WWP epeyce isimler verdim WWP üyesi olan Filistinli kadınlar hepsini ortaya çıkardılar.
    Barış Trump Netenyahu veya BAE değil onların pisliklerini ortaya çıkaran Analar kan emicilere e…gibi yaptıracaklar.

  4. Kimseyi pek ilgilendirmiyor
    Kudüs ne olaki
    Güneydeki sevdiğimiz ülke Var
    Papazın beslendiği özgürlükler ülkesi var (!)
    Sanal alemde pek islamcılar maşallah ama dostları ürtükmeyelim nede olsa Tayyip’i muhalefete destek vererek devirecekler
    Yat yat yat çevirme var
    Ölü balık numarası

  5. Joe Biden’ın 9 ay önce Erdoğan aleyhine söylediği bir sözü şimdi tekrar gündeme getirdiler ve havuz medyasının tüm haber kanallarında tartışıp duruyorlar. Belli ki bir merkezden talimat gelmiş ve toplu propaganda ayini başlattılar.

    Hayırdır. Düğün değil seyran değil Co Baydın 9 ay önce ne diye Erdoğana laf soktu diye de tartışılmaz ki!

    Yakında çok olumsuz bir gelişme bekleniyor da kendi beceriksizliklerini örtmek için bahanesini önceden mi hazırlıyorlar acaba?

    “Tüm dünya üzerimize geliyor, işte görüyorsunuz. Fakat biz eğilmeyeceğiz. Biz bize yeteriz…”

      • Hadi chp atladı, esas muhatabı akp niye cevap vermedi? Ayrıca Trump resmen Erdoğan’a hakaret etti. Ne yaptılar?
        Siz esas RAND’çı Katar Emiri ile BOP Eşbaşkanı olarak siyasete atılan Erdoğan’ın kankalığı üzerine kafa yorun!

  6. bae son yillarda israille yari acik yari kapali iliskilerini normallesme niyetini son yillarda cesitli sekillerde dillendiriyor iken su anki cikis malumun resmi olarak ilani olmus oldu.
    (mesela “dark matter” “nso group” cok ciddi maaslarla binlerce yahudi guvenlik uzmanin calistigi (8200)sirketler uzundur bae ye hizmet veriyor, ulkedeki ve bolgedeki sakincali kisi ve liderlerin telefonlarini dinlemek ve gerektiginde saldirmak ile gorevli )
    bae’nin basindakiler musluman kardesleri resmi olarak terorist olarak gordugu gibi hamasa da aciktan olmasa da ayni gozle bakiyor.
    amac biraz da turkiye ve katari (hamas uzerinden) teror sponsoru olarak koseye kitlemek.
    netanyahu ve trump icin sorunlu bir secim donemi geliyor sanirim biri kasim da digeri nisan da iste onlara malzeme de cikar iste .
    israeil ile ve dolayisiyla trump ile cikar iliskisi olan suudlu caninin bu show icin de olmadigini dusunulemez elbette.

  7. Ethem Sancak, Talip Öztürk gibi bilim-teknoloji-sanayi eğitimi ve iş hayatlarında da böyle tecrübeleri olmayan kişilere tank yaptırmaya kalkan, spor akademisi mezunu bir güreşçiyi Vakıfbank yönetim kuruluna atayan bir ‘yeni Türkiye’ de yaşıyoruz. Merkez Bankası rezervleri, enflasyon oranı, kalkınma hızı, Korona raporlarında rakamlar ile oynanıyor. Daha nice örnekler vermek mümkün.

    Savunma sanayinde yapılanların yerli-milli oranlarında hülle yapılıyor. Örneğin bir savaş gemisi işi yandaş bir ana müteahhide veriliyor. O da işleri yerli mühendislik firmalarına taşere ediyor. Bu mühendislik firmaları da temsilcisi oldukları yabancı teknoloji şirketlerinden proje desteği ve gerekli malzemeleri satın alıp ana müteahhide fatura ediyor. İş bitimi bu faturalar toplandığında savaş gemisinin yerli-milli oranı kağıt üzerinde %70 çıkıyor. Gerçekte ise ençok %30 oluyor.

    Erdoğan’ı finanse eden Katar, Müslüman ülkeler içinde RAND’ın (CIA başdanışmanı şirket) ofisi olan tek ülkedir. Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt hatta Suudi Arabistan zamanında İngiltere’nin kurduğu petrol şirketi ülkelerdir. Mısır ve diğerleri de emperyal Batı’ya bağımlıdır. Geçmişte bu denkleme uymak istemeyen Irak, Suriye ve Libya’nın ise durumu ortadadır.

    Kısacası sanayi devrimlerinden bu yana Dünyada ne olup bittiğini anlamak çok zorlaştı. Artık alaylı subay da olmaz alaylı yönetici de. Üniversite diplomasını gösteremeyen bir liderle Türkiye yönetilemez.

  8. Biden “Erdoğan’ın bedel ödemesi lazım. Benim (geçmişte) yaptığım gibi halihazırda mevcut durumdaki (muhalefet) liderliğindeki unsurlarla doğrudan temasa geçip Erdoğan’ı yenmeleri için onların daha güçlü bir konuma getirmeli ve onlardan daha fazla yarar sağlamaya çalışmalıyız. Darbeyle değil ancak seçim süreciyle” ifadesini kullandı.
    Yaşadığımız olayları daha fazla açıklayacak nasıl bir ifade olabilir.
    Erdoğan düşmanları ve muhalefetin söyleyecek bir sözü varmı.

    • Elbette muhaliflerin söyleyecekleri söz var.

      (1) Trump ya da Putin, Erdoğan’a güzellemeler çetiğinde, muhalifler, “Alın işte. Adamlar, Türkiye’nin başında Erdoğan’ın olmasını istiyorlar. Çünkü, bu işlerine geliyor.” falan mı demeliyiz?

      Tarımdan ekonomiye, eğitimden yönetim sistemine kadar, Erdoğan’ın izlediği politikalara ve yönetim tarzına ilişkin, bilgi ve gözlemlerimiz olmasın mı? Siyaset konuşmayı bir kenara bırakıp, ABD, Rus, Çin gibi ülkelerin yöneticilerinin ağzından ne çıktığına bakıp karar verelim o zaman.

      (2) Biden, Türkiye’nin üyesi olduğu NATO’dan ve Batı ittifakından uzaklaşıp Rusya’ya yanaştığı için, Suriye’de, orada burada ABD ile kendisinden beklenen işbirliğine yanaşmadığı için vs. Erdoğan’a takmış olabilir, onun iktidardan düşmesini isteyebilir. Ya da, otoriter bir rejim kurduğu için. Derdi nedir, bilmiyorum.

      Bu, otomatik olarak, Türkiye’nin doğru ve bağımsız bir dış politika izlediği anlamına mı gelir? S400’ler nerde örneğin? Niye unutuldu -ya da unutturuldu bu konu?

      (3) Biden Erdoğan’a karşı diye, nuhalefete daha çok destek olmamız gerekir falan filan dedi diye, biz muhalifler NATOcu ya da ABD maşası mı oluyoruz? Maşa olmadığımızı kanıtlamak için muhalifliği bırakıp Erdoğan’ın arkasına mı dizilelim? Herif, “Darbe ile değil, seçim ile” türü saçma sapan ifadeler kurdu diye, biz muhalifler mi utanıp bir köşeye çekilsin?

      (4) Kendimizce bir beyine ve akli meleklere sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Erdoğan iktidarının başarısını ya da başarısızlığını o beyinle ve o akılla değerlendirmek istiyoruz, değerlendiriyoruz da. Biden da Erdoğan’a karşı diye, bunu yapmaktan vaz mı geçelim?

      (5) Putin, “Türkiye ve Rusya yakın tarihte hiç olmadığı kadar yakın işbirliği içinde. Doğal gaz boru hattı, savunma sistemleri konusunda stratejik adımlar atıyoruz. Astana süreci, Suriye’deki koordineli işbirliğimizin güçlü bir ifadesi. Erdoğan iyi bir partner.” falan dediğinde, siz, Reisçiliği bırakıp muhalefet saflarına mı katıldnız?

      Dış politikada kazancımız ne, kaybımız ne, buna bakarız.
      Sanayi, tarım ve hayvancılıkta neredeyiz, buna bakarız.
      Yolsuzlukta yoksullukta neredeyiz, buna bakarız.

      Daha bir düzine kritere bakarız.

      Sorunlara akla yakın, inandırıcı çözümler sunuluyor mu, buna bakarız.

      Sonra da, “Beceriksiz, hamasetten gayrı bir başarısı olmayan sıradan bir siyasetçi. Gitmeli.” deriz.

      Bunu söylemek de, anamızın ak sütü gibi de helaldir.

    • Trump’ın Erdoğanı desteklemesine ve Erdoğan’ın da Trump’ın kazanması için kampanya yaptırmasına ne diyorsunuz Ahmet bey? ( benim kendi kanaatim bana ne şeklinde.)

    • Erdoğan hayranlından biri ne diyiyor?
      O yaziyi AA yayınlamiş hükmet gõrmedi ise Bidena Muhalefer niye cevap vermedi? Vay be!konu erdoğanin kabadayılığı olunca! Maaşlı sõzcüler uyumasıda bir sakınca yok,
      suçlu muhalefet.😁😁😁
      Baydının konuşması
      Havuzun çevrisi ile benzerlikleri olmasada dedikleri bunlar.

      “Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan’a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz şeyler hakkında sesimizi çıkarmalıyız. Yaptıklarının bedelini ödemeli. Bazı silahları ona satıp satmayacağımızla ilgili, bir bedel ödemeli. Özellikle de üzerinde F-15 uçurarak çözmeye çalıştıkları bir hava savunma sistemleri olduğunu düşündüğümüzde. Bunlar hakkında çok endişeliyim.

      Ama hâlâ, geçmişte yaptığım gibi, onlarla (muhalefet) doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurlarını destekleyip onları Erdoğan’ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, darbe ile değil, seçimle.

      • Çevrinin devamı.
        Yalnış anlaşılmasın! Çevriyi kopiledim bana ait değil.
        (Erdoğan ve partisi) Dağıldı, İstanbul’da dağıldı, peki biz ne yapıyoruz? Oturup teslim mi olacağız? Yapacağım son şey ona Kürtler konusunda boyun eğmek olurdu. Onunla Kürtler konusunda birkaç kez görüşmüştüm. O dönemde henüz üzerlerine gitmiyorlardı.

        Her neyse, şunu açıkça belirtmeliyiz… Günün sonunda Türkiye de Rusya’ya bağımlı olmak istemez.

        Çok endişeliyim, çok endişeliyim. Hava sahalarımız ve onlara erişimimiz konusunda da çok endişeliyim. Bölgedeki müttefiklerimizle bir araya gelerek onun bölgedeki faaliyetlerini tecrit etmek bizim için çok çaba gerektiren bir iş. Özellikle de Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri gibi uğraşması çok uzun süren birçok diğer konu… Ama cevabım şu; evet endişeliyim.”

  9. Bir ülke ile küstüm oynayıp, diğerlerininde seni takip edeceğini sanmak!
    Ticaret sıfır, elçilik ilişkiler sıfır, ortak yatırımlar sıfır, eldevar SIFIR.
    Öteki her türlüsünü senin hakkınıda alarak 100.
    Oysaki çin işi japon işine ihale verirsin,
    Uygurlu geçlerden üç mühendis, 30 işçi de getirmeden gelme! dersin.
    Kudüse elimi kolumu sallayarak gireceğim, filistinlilere bir çuval erzak katık gönderiyorum bunu dağıt, kameraya çek, adamada sor: bir diyeceğin varmı? (Allah razı olsun gibi..)
    Türk siyaset kültürü hayli zengindir, aç bak. Gomonizm gelecekse bile biz getiririz gibi.
    Sen yap, yanlışsa halk sana söyler merak etme.

  10. En kötü barış en başarılı savaştan daha iyidır.
    InşAllah, bundan sonra ANALAR AĞLAMAZ.
    Darısı başımıza.

    Bunlara ne olduki barışmak zorunda kaldılar?

    Analar birleştığı için! Olmasınmı?

    Analar’ın sılogani (FERYADI) demek daha uygun olur.
    Women Wage Peace.
    “Barış oluncaya kadar savaşacağız….(mucadele edeceğiz)

    Analar barış oluncaya kadar
    İsrail ve Arap parazitleri ile savacaklarına 2014 yılında yemin ederek başladılar düşmanlarına (bit) demek daha uygun olur, çünkü onlar insan kanı ile besleniyorlar.)

    Müslüman, Müsevi, ve Hırıstiyan kadınlar bir araya gelerek bu derneği kurmuşlar
    Bu ANALAR Netenyahu ve Trumpi hiç sevmiyorlar.

    Her yıl Mart ayında israil meclisinin önune Analar Çadrı kuruyorlar. Ekimde kaldıriyorlar.4 dilde hizmet veriyorlar İgilizce, Arapca, İspanyolca ve Hebrewca.

    Bayağı mucadele verdiler ve veriyorla geçen yaz Afrika, Avrupa, ve Avusturalyaya gittiler.
    Gazza şeridinde konserler falan veriyorlar.

    Women Wage Peace – September 2019

    https://youtu.be/ZcLNPI0d
    Sq4

    https://youtu.be/jJueGP55tj8
    https://youtu.be/YyFM-pWdqrY

    WHO ARE WE – WOMEN WAGE PEACE?
    Women Wage Peace was founded in the summer of 2014 in the aftermath of Operation Protective Edge.
    WWP is the largest grassroots movement in Israel whose purpose is to promote a political agreement, involving women in the process (in the spirit of UN Resolution 1325). Today the movement has more than 44,000 members

    THE GOAL OF OUR MOVEMENT
    To bring about the resolution of the Israeli

    • Her Yıl binlerce filistinliyi öldür topraklarını al evlerini başına yik kadınlarına tecavüz et sonra gel İsrailli kardeşim barışalım.Daha öldürülecek çok insanımız yıkılacak çok evimiz var.bunu mu istiyoruz.lutfedik bir haritaya baksanız 40 li yıllardan günümüze değişen sınırları görseniz buraya aynı yorumu yazarmiydiniz .

      • Maalesef 40’lı yıllardan buyana değişen o haritanın yarısı Filistinlilerin İsraillilere sattıkları topraklar! Bir de Araplar İsraile üç kere savaş açtı (1948, 1967, 1973) ve üçünü de kaybederek İsraile meşruiyet kazandırdılar. BAE ve benzerleri ise devlet sayılmaz zaten. Vaktiyle İngilizlerin kurduğu şimdi yönetimi ABD’de olan petrol şirketi devletçikleri. Kurucularının sözünü dinlemeyip de ne yapacaklar?

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız