Ertuğrul Özkök’ün Alman kankası Diekmann Uber belgelerine takıldı 

18
Reklam

Ertuğrul Özkök kendisine bilgi sunulması amacıyla özel olarak davet edildiği Harvard Üniversitesi’nde alanının en yetkin uzmanlarından Prof. Gökhan Hotamışlıgil’den karaciğer hücresiyle ilgili heyecan verici bilgiler alır ve kendi ifadesiyle ‘hayatının en önemli günlerinden birini yaşar’ iken, Almanya’daki kankası Kai Diekmann da hayatının en zor günlerini en zararla atlatma mücadelesi vermekte.

Herhalde haberi olmuştur; konuyu en ayrıntılı aktaran dünya gazetelerinden biri de Amerikan Washington Post çünkü.

Kai Diekmann, tıpkı bir zamanlar ülkemizde Ertuğrul Özkök ne idi ise, Alman medyasının amiral gemisi Bild’in yayın yönetmeni olarak mesleğinin zirvesinde bir gazeteciydi. Tam 15 yıl boyunca o görevini sürdürürken, bir yandan da Özkök’ün yönettiği Hürriyet gazetesinin de yayın kurulunda üyelik görevini yürütmekteydi.

Diekmann Hürriyet yönetiminde söz sahibiydi, Özkök de Bild’e köşe yazılarıyla katkıda bulunuyordu.

Eş zamanlı olarak ikisi de konumlarını kaybettiler…

Özkök şimdi eşine mektuplar yazıyor ve o mektupları internet üzerinden paylaşıyor. Bu arada bir TV kanalında haftalık programı da var.

‘‘Acaba Diekmann şimdilerde ne yapıyor?’’ merakımı bir türlü gideremezken, birdenbire şu sıralarda Batı dünyasını derinden sarsacağa benzeyen bir skandal haberinde adıyla karşılaşıverdim.

Meğer Kai Diekmann yalnız Bild’ten ve Hürriyet’ten maaş almıyormuş, Uber fimasının da maaşlı elemanıymış…

Reklam

Daha önce ‘Panama Papers’ adlı 40’tan fazla ülkenin devlet ve hükümet üyeleri, yüksek bürokratları ve iş insanlarının adlarının karıştığı finansal bir skandalı ortaya çıkartan Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (International Consortium of Investigative Journalists, ICIJ) örgütü, bu kez ilgisini serbest taksicilik firması ‘Uber’ üzerine çevirmiş bulunuyor.    

ICIJ 100 ülkede 280 araştırmacı gazetecinin işbirliğiyle uzun erimli çalışmalar yürüten bir meslek örgütü.

Uber, dünyanın pek çok ülkesinde, var olan izinli taksilere rakip olarak faaliyet gösteriyor. Milyarlarca dolar değerinde bir firma. Aslında bir bilgisayar programı Uber. Cep telefonunuza indiriyorsunuz ve oradan sizi bulunduğunuz yerden bir başka yere götürecek bir araç talep ediyorsunuz. Program kendisine bilgilerini önceden vermiş geniş araç filosundan bulunduğunuz yere en yakın olanlardan birini derhal size gönderiyor. Seyahat ücreti, önceden programa yüklediğiniz kredi kartınızdan ödeniyor.

Araç filosuna eli yüzü düzgün aracı olan herhangi bir kişi katılabiliyor.

Dünyanın her ülkesinde varlığını sürdürmeyi amaçlayan Uber, kuruluşuyla birlikte, büyük bir güce sahip oldu. Var olan taksilerin şoförleri ve örgütlerinin şiddetli tepkilerine muhatap olmayı göze alarak…

Hatta belgelere göre, yararına kullanmak üzere çatışmacı ortamı teşvik ederek…

Taksicilik her yerde kuralları olan bir meslek. Örgütleri de var. Hemen her ülkede taksi sayısı sınırlı. Uber’in sınırsız sayıda serbest şoför ve araç filosuyla rekabete başlaması var olan taksi sistemini her ülkede ayağa kaldırdı.

Çatışmalar bile çıktı.

Reklam

Başgösteren şiddetli itirazları bastırmak için Uber’in büyük bir karşı hamleye başvurduğu yıllar sonra ifşa edildi.

Sistemi kendilerine de izin verecek tarzda yeniden dizayn ettirebilmek için her ülkede en etkili kişilere hulul etme girişiminde bulunmuş Uber. Bunun için kesenin ağzını sürekli açık tutmuş… Her ülkede en etkili kimse, onu, kendilerine serbest çalışma izni sağlamak ve mümkünse çalışmalarını yasal hale getirmek üzere ikna faaliyeti yürütmüş…

Tabii tamamen duygusal yollara başvurmayı da ihmal etmeyerek…

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Uber’in sempati taarruzu başlattığı dönemde ülkesinin ekonomi bakanıymış. Paris başta olmak üzere ülkenin bütün illerindeki şoför örgütlerini karşısına almayı da göze alarak Uber’den yana tedbirlere onay vermiş Macron

Türkiye’de de konu Uber’in ülkeye ilk girişiyle birlikte hararetli tartışmalara yol açmıştı, hatırlayacaksınız…

Ekmeğini taksicilikten kazananlar ile Uber şoförlerinin çatışmalarına da tanık olunmuştu.

Uber ülkemizde en etkili kişiye ulaşmanın ve onu ikna ederek kendilerine yasallık kazandırmanın yolunu arayıp durmuş. Birileri Uber’e Cüneyt Zapsu’yu tavsiye etmiş; onun eskisi kadar etkili olmadığını öğrenmişler ve 150 bin dolarlık anlaşma bozulmuş. Ardından ismi bir ara başka vesileyle çok geçmiş iş insanı Ekin Alptekin ile Türkiye’yi büyükelçi olarak Washington’da temsil etmiş Namık Tan’ın kurucusu oldukları firmayla anlaşmışlar. En son olarak da bir müteahhitin kapısını çalmışlar…

Bu arada Mehmet Şimşek ve Ali Babacan’la da görüştükleri araştırmacı gazetecilere ulaştırılan belgelerden anlaşılıyor.

Benim fark ettiğim, Uber yönetiminin dünyanın öndegelen insanlarının yıllık buluşma mekanı olan Davos’u ilişki ağlarını genişletmek için kullandıkları…

Gazetecilere hulul edip lehte yazı yazdırmak çabasına girdikleri de anlaşılıyor.

Kendilerine para karşılığı hizmet sunanlar da aldıkları yüklü meblağları hak etmek için tanıdık gazetecilerin adlarını ‘‘Ona yazılar yazdırdık’’ diye firmaya bildirmiş olmalılar.

Ertuğrul Özkök erkekte sakal ve bıyık sevmez ama kankası Kai Diekmann’ın son hali bu..

Ancak Ertuğrul Özkök’ün Almanya’daki kankası Kai Diekmann o türlerden değil. Bild’in başındayken Uber’de de maaşlı eleman olarak resmen çalışmış. Belgeler bunu gösteriyor. Kendisi de konunun peşine düşen meslektaşlara ‘‘Evet çalıştım, ne olacak’’ tarzında cevap vermiş zaten.

Patronundan prim olarak değil, Uber’den doğrudan maaş almış Kai Diekmann… Hakkında yazılar yazmış, servisi ve firmayı övücü Twitler atmış…

Uber’le ilgili tam 124 bin belge üzerinde aylarca çalışmış ICIJ örgütü mensubu gazeteciler. Konuya ilişkin Amerikan Washington Post ve İngiliz Guardian gazetelerinde çıkan uzun araştırma ürünü haberlerin altında çok sayıda gazetecinin imzası bulunuyor. Türkçe haber arayanların kaynağa erişmesi zor; yayın hakkını almış olan Deutsche Welle’nin Türkçe internet sitesine erişim mahkeme kararıyla yasak…

Harvard’ta Murat Ülker ile birlikte bilgilendikleri hücre araştırması sonrasında yakın dostu Kai Diekmann’ın da adının karıştığı ‘Uber’ skandalı konusuna eğilme fırsatı bulacaktır Ertuğrul Özkök

Konuyu bir de ondan öğrenmek isterim.

ΩΩΩΩ

Reklam

18 YORUMLAR

  1. İstanbul lunun derdide sorunuda ekonomik ulaşım!
    Metro hafif raylı sistem ve trafik !!!
    Uberi biberi isotu ipeği bizene kardeşim😠
    Kim kimden tuz biber bir fincan kahve almışsa..
    Ortaya çıkıyor işte 🤗
    Eninde sonunda 🙂

  2. İSTANBUL – UKOME
    İstanbul’daki taksi sayısını açılımı Ulaşım Koordinasyon Kurulu olan UKOME beiirliyor.
    Daha doğrusu belirlemiyor
    Nüfus artışı ve ekonomik gelişmeye ayak uydurması gerekir iken sırf muhalif belediye olan İstanbul Büyükşehir belediyesine vatandaşın ulaşım probleminin altında kaldığını düşündürmek için ilgili–ilgisiz atadığı bürokratlar aracılığı ile bunu yapıyor.
    İktidarın, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin elini kolunu bağlayarak topal ördek haline getirme niyeti açık.
    Ancak taksi sayısını yeterli hale getirmeyerek Uber’ in önünü açma hamlesi de olabilir mi ?

  3. DÜNDEN KALMA BİR KAPAKLIK:
    “H.B.
    13 Temmuz 2022 At 18:55
    Siyasetçilerin işi zor değil! taa ki insan olsalar ve nefslerini kontrol edebilseler (ki buna her türlüsü girer; “partizan nefs” ki buna muhalefet partileri de dahildir, “etnik nefs” ki kürtçüler de buna dahildir, “cemaati nefs” ki masonlar da buna dahildir, “askeri nefs” ki darbeciler de buna dahildir……). Bunlar bizim ülkemizdeki kronik kaos halini oluşturanlara örnek teşkil eder. İnsanın nefsini kontrol edememesinin toplumda yarattığı sorunlar ve bunların topluma maliyeti çok büyüktür. Bunlar en net bir şekilde “Akıl*İman Sentezi” gözlükleriyle görülür….

    Kabul edilmiş alalade anlamıyla siyaset kazanmasa doğruluk kazansa diyorum. Boris tecrübeli bir politikacı olmuş olsa da hataları son dönemde iyiice kabarmıştı. İhlalleri tahammül sınırlarını aştı. Orada sistem sağlam olduğu için hata yapan kişileri, kişilikleri barındırmıyor. Bizde barındırıyor. Çünkü sistem diye bir şey yok henüz.

    Bizim için en uygun sistem “Akıl*İman Sentezi”nin oluşturacağı sistem, evladiyelikten öte bir şey! Neyse, vakit darlığında kısa keseyim.

    Yorumu Cevapla
    H. Gayret
    14 Temmuz 2022 At 10:40
    Sayın HB “Orada sistem sağlam olduğu için hata yapan kişileri, kişilikleri barındırmıyor.” demişsiniz de elhak öyledir!
    Yalnız bir başbakanın atadığı bakanların bu kadar kısa bir sürede peşpeşe istifa ettikleri yetmezmiş gibi bir de adaylık yarışına filan girmeleri biraz sistemik bir arıza varmış gibi göründü bana ama neyse…
    Bir kişiyi suçlama kolaycılığı varken işi büyütmenin de alemi yok tabii:)
    Hem gavurun arızalı düzeni bile bizim düzgün çalışan sistemimizden daha iyidir öyle değil mi?

    Yorumu Cevapla”

    • Sayın HBnin hezeyanlarını düzeltmeye devam:
      “cemaati nefs” ki masonlar da buna dahildir,”
      Masonların neyini gördün de çamur atmadan geçemiyorsun?
      “cemaati nefs” ki fetöcüler de buna dahildir,” diyemediğin için olabilir mi?
      1dolarlık mankurtlara tek sözün yok gelmiş burda ona buna iftira ediyorsun!
      Allahtan kork emi, türk masonları türk milletinin yanındadır, müfteri herif!

      • Sn H. Gayret ağzını bozma uslubuna dikkat et!!! Kullandığın tür ifadeler serbestse aşağı kalmam, bak ona göre… Anlayışın kıtsa “bu konuyu açabilir misin de” yardımcı olayım.

        Evet, “cemaati nefs” konusuna masonlar da dahildir. Ülkenin bir bütün olarak gelişememişliğine katkıda bulananlar arasında bunlar da vardır. Ülkeye yarar konusunda çoğunluğu gözetmeyip, aralarında elit bir sınıf oluşturan, kendi aralarında paslaşan, avantaj oluşturarak kapitalin kaymağını paylaşan küme küme her grup, nihai analizde, milletin aleyhinedir (bütünün değerlerine ters düşen ayrıcalıklı her grup gibi). Milletinin yanında gözükmek zor bir şey değildir. Neticede partizan cemaatinin içinde kendine avantaj temin eden biri olarak sen de milletin yanında gözüküyorsun. Dar kafalılığı bırak da meseleyi daha geniş açıdan, milletin bütününe hitab edecek şekilde ele almağa çalış, OK!

    • H.Gayret üstadımız maşaallah diyelim felsefe yapmadada bir numarasınız sanki farabi ibni rüşd ibni sina konuşuyor helal olsun zatı alinizi her alanda bu kadar mükemmel nasıl yetiştirdiniz bu işin sırrı nedir efendim

      • Kenyalım,
        felsefe yapmaya gerek yok mal meydanda;
        gözünün önündeki hakikatlere burun kıvırıp görmezden gelen allameler,
        önlerine gelene iftira atıp duruyorlar işte…
        Eşşeğimin alnı sakar, kendi adını başkasına takar!

  4. “Ertuğrul Özkök’ün Almanya’daki kankası Kai Diekmann”ın sakal ve bıyığı bir kadında olsaydı da pek şık görünmezdi kanımca…

  5. Mevcut durumda bir kişide 100-200 taksinin kontrolü olabiliyor!
    U.. firmasında şirket olarak resmi görünen hesabı vergisi istenip alınabilen bir muhatap ta var! Lakin..
    Bu durumu fayda zarar, rekabet, serbest çalışan şöför sınıfı, kendi taksisinde şoförler çalıştıran kayıtlı kişiler… Vb yönlerden de kurala bağlayıp sağlamlaştırmak lazım.
    Yarın x firmasının fahiş fiyat yada haksız rekabete neden olacak uygulamalarını nassı önleyecek sin? Önleyebilecek misin? Hani kanun hani kural nerde yaptırım gücün???

    • Bu örnek çok masum görünen bir örnek olmuş.
      Mazallah bir ülkenin BB’ını ayarlayıp seçimde bir iki tırı vırı duygusal işler!!!
      İşte burda nassı E.Özkök basın çalışanları için zehir hafiye olabilirse,
      Siyaset sahnesinde kim olmalı? Keskin kılıçlı biri bu gün var yarın yok!
      İmam hoca desen iki cümle ettirmiyolar camide mimberde..
      Eeeee!?
      Kim olacak diğer birimlerin alanların zehir hafiyeleri?
      İşte sorun burada belkide!

    • ÇÖZÜM ŞU:
      “yolcu
      14 Temmuz 2022 At 06:49
      vergisini odedikten sonra HERKES neden calismasin ki?”

      EVET, GEÇERLİ BİR EHLİYETİ VE YETERLİ BİR ARABASI OLAN HERKES, VERGİSİNİ ÖDEDİKTEN SONRA NİYE TAKSİCİLİK YAPAMASIN Kİ?

      ÇÖZÜM ARAMANIZA GEREK YOK, ADAM OLUN YETER!

      • Vergiyi kime ödüyoruz? Ertuğrul Özkök’e ödedikleri vergi yeter mi yoksa jöleliyede mi ödememiz gerekiyor. Küçük vergiler Ertuğrul’a büyük vergiler jöleliye miydi yoksa. Oldum olası bu büyük mükellef küçük mükellef kavramlarını hep karıştırıyorum.

  6. Bu gün Fehmi Beyin tarzına pek uymayan bir yazıyla karşılaştık !
    Yazı , UBER korsan taksicilikle ilgili gibi görünse de işin içinden kişiler de çıkıyor ; bildiğimiz kadarıyla Fehmi Bey , genellikle kişilerden hele hele isim vererek pek bahsetmez !
    Acaba perde arkasında bilmediğimiz başka bir şey mi var !?
    Olabilir de …

    • Mucib ney perdenin arkası önü mü kalmış, kimin ne halt yediği kabak gibi ortada değil mi?
      Sabah akşam politikacılara söven gasteci taslakları bilmem kaç tane maaş alaraktan devamlı sipariş yazılar yazmışlar, reklam metni gibi haberler yapmışlar hepsi bu!
      Ne tarzı, perdesi bilader?

  7. vergisini odedikten sonra uber neden calismasin ki? Turkiye de taksiciler ve meslek.orgutleri despot bir yapiya sahip oncelikle bu mesele konusulmalidir. ayrica meslek orgutu yonetimlerinin kesinlikle sure ve donem sinirlamasina tabi olmalari gerekir. cunku yillardir. ayni isimler.ayni meslek orgutlerinin basinda duruyorlar. bu durum otoriterlesmeye ve tekduze yonetim olusmasina sebeb oluyor. bu durum kesinlikle cozulmelidir.

    • Dur yolcu!
      “sure ve donem sinirlamasi”nın bi işe yaramacağı kesin, başka bir önerisi olan?
      Şimdi bazı sivrizekalılar, bütün taksicileri okutup yükseklisans doktora filan yaptırsak bu iş kendiliğinden çözülür demesinler, bozuşuruz!!!!

    • Çok haklısınız.Herturlu devlet veya toplumsal kurumun başında 2 dönemden fazla yöneticilik yaptırılmamali.Adamlar çivi ile çakılmış gibi koltuklardan kalkmiyorlar.Guc zehirlenmesi kurumları içten kemirerek bozulmasına sebep oluyorlar.

      • Ahmet bey bir de nüfusu tamamen yaşlılardan oluşan ülkeler var, mesela japonyanın %60ı ihtiyarmış, geri kalanı da çoluk çocuk maraba takımı zaten, en azında böyle ülkelere bir ayrıcalık tanınamaz mı? Ne biliim 4-5 dönem gibi falan…
        Yoksa ingiltere gibi yetişkin göçmen vatandaşları filan mı kabinede istihdam etsinler, ya da direk imf nin memurları mı baksın işlere?
        Efendim?

Comments are closed.