İktidar zorda, zorluğu aşabilmek için önünde tek seçenek var: Sistemi eski haline getirmek…

40
Reklam

Kamuoyu araştırma şirketlerinin bulguları iktidar cephesi için iyimser olmayı zorlaştırıyor. AK Parti’nin çekirdek seçmeninden de kaçışlar başladığının ilk örnekleri alınıyor da ondan. 

MHP’nin seçime yalnız gittiğinde Meclis’te temsil edilebilmek için yeterli gördüğü yüzde 7 barajı yetersiz kalabilir; oyu giderek o orana yaklaşıyor çünkü. 

Cumhur İttifakı’nın (AK Parti ile MHP’nin) toplam oyu da Millet İttifakı’nın (CHP, İYİ Parti ve Demokrat Parti’nin) toplam oyundan daha az.

Görüntü böyle.

Her araştırmasını medyayla paylaşmadığı bilinen KONDA’nın son anketi nasıl olduysa gazetelerde yayımlandı. Araştırmada “Bu pazar günü seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusunun cevabı da var ve tablo son zamanların iktidar açısından en vahim tablosu.

Okuyalım:

“Kamuoyu araştırma şirketi KONDA’nın Eylül ayı (son) anketinin sonuçları belli oldu.

Sonuçlara göre, Cumhur İttifakı’nın oyu yüzde 41.6’ya gerilerken, Millet İttifakı’nın oyu yüzde 2.8 artış ile yüzde 44.1 oldu. 

Reklam

AKP’nin ise temmuz ayında yüzde 36.1 olan oy oranı eylül ayında yüzde 32.7’ye indi. MHP’nin oy oranıysa yüzde 8.9’a düştü. 

Millet İttifakı’nda CHP’nin oy oranı yüzde 25.6’dan yüzde 24,8’e inerken İYİP’in oy oranının yüzde 15.7’den yüzde 19.3’e çıktığı kaydedildi. HDP’nin oy oranıysa yüzde 11.7. Temmuz ayında HDP’nin oy oranı yüzde 11.2 olmuştu.”

İttifaklar olmasa ve yüzde 10 barajı yerinde kalsa Meclis’e yalnızca dört partinin milletvekili sokabileceği anlaşılıyor: AK Parti, CHP, İYİ Parti ve HDP…

MHP baraja takılıyor.

İktidar cephesi oylarındaki düşüş eğilimi aynı hızla devam edebilir.

Neden?

Sistem değişikliği iktidara yaramadı

Uzun uzadıya seçmenin gözünden düşmeyi getiren yanlışlıkları yazmaya gerek görmüyorum. “Neden?” sorusuna verilebilecek her şeyi açıklamaya yeterli en kısa cevap şu: Cumhurbaşkanı hükümet sistemi yüzünden…

Reklam

Sistem değişikliği sonucunu doğuran halkoylaması 2017 yılında yapıldı. Sistem değişikliği yüzde 51.41 oy oranıyla kabul edildi. Halkoylamasından önce yapılan (1 Kasım 2015) genel seçimde AK Parti yüzde 49.50 oy alabilmişti. Halkoylaması sonrasında yapılan (son) genel seçimde Cumhur İttifakı’nın (AK Parti ile MHP’nin) oyları yüzde 53.66’ydı; aynı seçimde Tayyip Erdoğan yüzde 52.59 oy oranıyla ilk turda cumhurbaşkanı seçildi.   

KONDA anketine göre, bugün seçim olsa, Cumhur İttifakı ancak yüzde 41.6 oy alabilecek.

Önünde anayasa engeli bulunan Tayyip Erdoğan bir kez daha aday olabilse bile yeni sistemin şart koştuğu yüzde 50+1 oranını tutturması hayli zor.

İttifak halinde seçime gidildiğinde, KONDA verileri sandığa aynen yansıdığı takdirde, Millet İttifakı daha fazla milletvekili çıkarabilecek.

AK Parti iktidarı kaybettiği gibi, adayını cumhurbaşkanı seçtirmeyi de başaramayacak.

Bu durumun da sebebi aynı: Cumhurbaşkanı hükümet sistemi yüzünden…

Kendim ettim, kendim buldum

Sistem değişikliği yapılmış olmasa, AK Parti 20 yıla ulaşan iktidarının getirdiği bıkkınlık yüzünden bir miktar oy kaybetse bile, yeni sistemin ek yanlışlıklara sebebiyet vermesi yüzünden başgösteren yıpranmaları yaşamayacak, muhtemelen Meclis çoğunluğunu da kaybetmeyecekti.

Ve yine muhtemelen adayını cumhurbaşkanı seçtirmeyi de başarabilecekti.

Cumhurbaşkanı hükümet sistemi ile kendi eliyle- belki 2071’lere kadar uzayabilecek- iktidarını ilk seçimde zora soktu AK Parti.

Bu durumu artık AK Parti yönetiminde bulunanlar da görebiliyor ve çareyi anayasayı az oy alsalar bile iktidarda kalabilecekleri biçimde değiştirmenin yollarını arıyorlar.

AK Parti’nin anayasa değişikliği hamlesinin altında bu düşünce yatıyor. 

[Hep unutuluyor. AK Parti 2002 seçiminde yalnızca yüzde 34.42 oyla iktidara gelebilmişti. O seçimde bir tek CHP yüzde 19.42 oyla Meclis’te temsil hakkı elde edebilmiş, diğer partilerin hepsi yüzde 10 barajına takıldığı için AK Parti yüzde 34.42 oy almasına rağmen 550 üyeli Meclis’e 365 milletvekili sokabilmişti. (CHP’nin 177 milletvekili vardı. 8 de bağımsız milletvekili Meclis’e girebilmişti). Toplam oyların üçte biriyle Meclis’te üçte ikilik bir milletvekili varlığı elde edebilmişti AK Parti.]

Önceki akşam katıldığım YouTube üzerinden yayın yapan Gerçektivi programında bu gerçeği anlattığımda kaçınılmaz soruyla karşılaştım: Nasıl oldu da AK Parti iktidarının sonunu getirebilecek bir süreci kendi eliyle başlattı? Bu aklı AK Partililere kim verdi?

MHP ya da daha açık ifadeyle Devlet Bahçeli verdi bu aklı.

Bir ara sıklıkla başkanlık sistemine geçme arzusunu dışa vurmuş olsa da, başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti sözcüleri, sonunda arzularını gerçekleştirmenin sayısal imkansızlığını görüp konuyu soğutma yoluna gitmişlerdi.

Nereden gerektiyse, öyle bir ortamda, MHP lideri Devlet Bahçeli, başkanlık sistemine geçilmeyi sağlayacak şekilde anayasayı değiştirmek için AK Parti’ye destek vereceğini açıkladı. Halkoylamasına MHP’nin desteğiyle gidildi ve sonuç alındı.

O sırada başlayan iki parti arasındaki yakınlaşma yeni sistemin en temel şartı olan ‘yüzde 50+1’ oranına ulaşabilmek için ittifak oluşturmayı da getirdi.

Cumhur İttifakı öyle doğdu.

Yoksa çare eski sisteme dönüş mü?

İttifakın ancak bir seçimlik hayrını görebildi iki parti.

Birlikte vücut verdikleri yeni sistem yüzünden, AK Parti ve MHP, kamuoyu yoklamalarına göre, bir sonraki seçimde iktidarı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.

Muhalefet iktidarın gündeme getirdiği anayasa değişikliğine karşı çıktığı takdirde, ittifakın sandalye sayısı yeterli olmadığı için o girişiminde de sonuca ulaşamayacak AK Parti. Zorlarsa halkoylamasına gidilmesi gerekecek.

Halkoylamasından nasıl bir sonuç çıkar dersiniz?

Yoksa yol yakınken AK Parti de muhalefetin arkasına takılıp henüz iktidar elindeyken ‘güçlendirilmiş parlamenter sisteme’ dönüşün yolunu açmayı mı yeğler?

[Partisi içerisinde de bu yönde görüşler olduğu, AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ihtimali kendiliğinden gündeme taşıyıp kesin ifadelerle karşı çıkmasından anlaşılıyor.]   

Önümüzdeki günler, haftalar ve aylar sürprizlere çok açık.

ΩΩΩΩ

Reklam

40 YORUMLAR

  1. Sayın Koru, siz Zeki bir insansınız. Bu nedenle sizin algı operasyonu yaptığınızı düşünüyorum. Çünkü Erdoğan sistemi kendisinin iktidarını düşündüğü için değil ülkesini düşündüğü için değiştirdi. Yoksa yüzde 35 ile iktidarı almak varken yüzde ellibir i getirmek hangi mantıkla açıklanabilir. Üstüne bir de iki dönem kuralını getirerek. Siz de bunun sebebini biliyorsunuz ancak artık muhalif olduğunuz için her türlü açık gizli yönlendirmelerinizi yapıyorsunuz.

    • Erdoğan kendisi ve iktidarını değil de ülkesini düşünüyormuş..komik olmayan bir fıkra.Saray’ın içinde dönen dolapları bilsen..

      • Sarayın içinde dönen fırıldakları açarmısınız. Fuat avni de kalmadı ama. Hangi hayali fıkradan bahsediyorsunuz. Şu altın kaplamalı tuvalet klazetinden mi.

        • Komik olmayan fıkra diye yazdım, hayali fıkra diye anlamışsınız. Daha okuduğunuzu anlamıyorsunuz. Sarayı yapan kişi 200 milyon doları yurtdışına kaçırmış mı kaçırmamış mı? Bu öğrenebildiğimiz dönen dolaplardan bir tanesi, kim bilir başka ne dolaplar dönüyor. Ayrıca saraydaki dolapları bilmek için sarayda yaşamak veya saraydan birilerini tanımak gerekmiyor. Sen klozet nakaratına devam et!

  2. Milletin ihtiyacı güçlendirilmiş vesayaet sistemi değil..
    Enflasyon ve işşizlik.Hükümet bu iki sorunda 2023 e kadar mesafe katederse
    seçimi % 100 çoğunlıkla kazanır.20 yıllık başarılarnı halkımız nankör olmadığı için kabul ediyor.
    Bidon ve dostları boşa ümitleniyorlar.Halkımız firasetli ve sağduyuludur…

    • Milletimiz Ondokuz yıl önce kırkbeş liracık olan öğrenim kredisini 650 liraya yükselten en düşük emekli maaşını 1500 lira yapan ve bütün dünyanın kıskandığı icraatları gerçekleştiren iktidarın en azından 2071 e kadar devam etmesini gönülden arzulamaktadır milletimiz malum zihniyete devleti teslim edecek kadar aklı selimini kaybetmedi elhamdülillah

  3. En. Yolcu! Devlet en büyük sosyal örgüt olarak nüfusunun tamamının bileşenleriyle oluşur. Devletin idaresi de tüm nüfusu temsilen bir kişiye tevdi edilmiş durumda. Bu seçilmiş idareci de devleti her bir görev alan için ayrı ayrı oluşturulmuş kurumlar aracılığıyla yönetir. Askerlik kurjmu(TSK), Kolluk kurumu, (Polis teşkilatı), Adalet Kurumu….gibi liste uzayıp gider.

    Bu kurumlar da kendi içlerinde farklı görev birimlerine ayrılırlar ve her bir birim ve bağlı oldukları kurumları iktidar partileri kadar da muhalefet partilerini temsil eden kişiler yönetirler. Yani devletin yönetiminde iktidarın olduğu kadar da muhalefetin payı vardır.

    Şimdi soru: Kemal Kılıçdaroğlu geçenlerde cesur bir savcı aradı ama bulamadı. Halbuki adalet kurumunda görev yapan bütün savcılar ak partili olmadıklarını herkes biliyor, aksine ben mevcut savcıların çok az bir kısmının ak partiyi desteklediğine inanıyorum çoğu savcı CHP’yi desteklediğinden eminim. Yani Kemal Kılıçdaroğlu istese kendi partilerine yakın bir savcıyı görevlendirebilir. Ama o bunu yapmayarak CHP’de cesur bir savcı bulunmadığını tüm dünyaya ilan etmiş olmuyor mu?

    Uzatmayım; demokrasilerde devleti iktidar kadar da muhalefet yönetir. Ama bizde muhalefet büyün işleri iktidar partisine bırakarak ona destek oluyor. Bence iktidardan daha çok muhalefet eleştirilmeli. İktidar bütün suçlarını muhalefetin desteğiyle işleyebilir çünkü. Muhalefet desteklemese iktidarlar suç işleyemezler. Suçta da ortaktırlar, faydalı icraatlarda da ortaktırlar.

  4. Anketçiler savaşı başladı desenize.
    Fehmi bey konumu gereği herhalde millet ittifakına yakın anket şirketlerini yayınlamaya özen gösteriyor. İki gün önce Cumhur ittifakına yakın Optimar da anket yayınlamıştı

    AK PARTİ: Yüzde 39,0
    CHP: Yüzde 24,0
    MHP: Yüzde 10,9
    İyi PARTİ: Yüzde 9,9
    HDP: Yüzde 9,1
    MEMLEKET PARTİSİ: Yüzde 2,1
    TÜRKİYE DEĞİŞİM PARTİSİ: Yüzde 1,6
    BBP: Yüzde 0,8
    YENİDEN REFAH PARTİSİ: Yüzde 0,8
    DEVA PARTİSİ: Yüzde 0,7
    SAADET PARTİSİ: Yüzde 0.6
    GELECEK PARTİSİ: Yüzde 0,4

    Her köşe yazarı kendine yakın hissettiği anketleri köşesine taşıyor.

  5. Araştırma sonuçları arasında nedense diğer partilerin durumu belli değil.
    Hala AKP nin %32,7 ve MHP nin de %8,9 oy oranına sahip olması ise gerçekten düşündürücü!
    Doğrusu bu seçmenin aklına mantığına hayret etmemek elde değil ; ne diyelim , o ne diyorsa doğru odur !
    Bir ilahiyat profesörü bile ‘ehveni şer ‘ diyerek siyasi iktidara destek verdikten sonra söylenecek bir şey kalmıyor ki !
    Herkese selamlar , saygılar

    • Ali bey anladığım kadarıyla yüzde 1 civarında dolaşan partilerin birini destekliyorsunuz. Saygı duyarım. Düşündürücü olan hala muhalefetin bir umut vaat etmeyişi değilmi. Bir de bu açıdan bakın. 20 senelik iktidarı hala bu millet umut olarak görmesinin neyini sorguluyorsunuz ki. Sizin aklınız mantığınıza göre bu millet muhalefete neden güvenmiyor.

      • Fatih kardeşim , her şeyden önce ilginize teşekkür ederim .
        Benim gönlümde inanın hiç bir parti yok , ben biraz da adaylara bakarak oy vermeyi tercih ediyorum.
        Muhalefet hakkındaki görüşlerinize ben de katılıyorum , doğrudur , umut vermiyor .
        Ama 2002 seçimlerinde , AKP nin ; çok yeni, kadrosu ve teşkilatının tam olarak oluşmamış olmasına rağmen seçimi kazandığını da hatırlatmak isterim.
        Son olarak ben AKP nin ilk on senlik icraatının bazı hatalara ve acemiliklere rağmen genel olarak başarılı olduğunu ama son on senesinin ise maalesef
        kötü olduğunu belirtmek isterim .
        Sizin de gördüğünüz gibi durdukça ülkeye zarar veriyor , kim gelecek , ne yapacak korkusuyla bu kötü gidişe razı olamayız herhalde , öyle değil mi !
        Selamlar , iyi geceler efendim

        • 2002- 20013 asketi vesayet veya türevleriyle, 2013 ten sonra parelel yapı mücadelesiyle 2016 dan sonra ismi fetö olan ekiple uğraşıldıktan sonra ,fetö destekçisi Abd nin yaptırımlarıyla uğraşılırken son iki senedir pandemi süreci uğraşıldıktan sonra illaki yolunda gitmeyen durumlar olacaktı ve oluyor. PKK, pyd, Suriye,göçmenler durumunu saymadım bile. Herşeyin ötesinde vatandaşı ilgilendiren durumun başında şu an ekonomi geliyor. Eyvallah bunu herkes görüyor. Ama vatandaş bu sorunun çözümünü muhalefet çözer demiyor. Çözecekse bu iktidar çözer diyor. Vatandaşın büyük çoğunluğu muhalefete hala güvenmiyor. Bütün mesele bu. Kimse sorun yok demiyor.
          Elinde en iyisiyle devam eder vatandaş.

  6. Sayın Koru ,
    iktidarlar yıpranır , bu son derece doğaldır. Oy veren kitlenin unsurlarının beklentileri yerine gelmeyince alternatif arayışı da başlar. Daha seçime çok var. Son 6 ay önemli. Ekonomik olarak rahatlama , kurlarda gevşeme , nisbi bir alım gücü artışı , balık hafızalı kitleleri geçmişi unutturmaya sevk edebilir. Kendi başına yüzde otuzun üzerinde oyu olan bir liderden bahsediyoruz. Öyle ortada bitmiş bir şey yok.
    Diğer taraftan velevki muhalefet bloku kazasın. ABD, Trumph a dört yıl tahammül etmedi mi ? O da gelir geçer , Türk demokrasisi yol katetmiş olur. Dünyalık peşinde koşanlar herşeyi dünyada bırakır gider .Herkes bir gün ilahi mahkemede yaptıklarından ve yapmadıklarından hesaba çekilir .

  7. “Uzun uzadıya seçmenin gözünden düşmeyi getiren yanlışlıkları yazmaya gerek görmüyorum. “Neden?” sorusuna verilebilecek her şeyi açıklamaya yeterli en kısa cevap şu: Cumhurbaşkanı hükümet sistemi yüzünden…”
    diyor sayın koru.

    seçmenin gözünden düşmeyi getiren yanlışlıkların sistemle hiç bir alakası yok, bilakis.
    seçimi kaybetmeye neden olacak yanlışlıkların! ise elbette sistemle alakası var.
    bunu ayıralım bence.
    doğru ve yerinde kararları alabileceğiniz, seri hareket edebileceğiniz bir sistemi milletin faydasına değil de bir grubun adına hayırlı olacak şekilde kullanırsanız seçmenin gözünden düşersiniz, sistem de aleyhe döner.
    tersi olabilirdi,
    milletin hayrı doğrultusunda kullanılsaydı % 49 lar bugün % 59 lara belki fazlasına evrilirdi, her şey niyete bağlı.
    niyet hayır, akıbet hayır.
    niyet bozuksa, akıbette bozuk oluyor.

    “Sistem değişikliği yapılmış olmasa, AK Parti 20 yıla ulaşan iktidarının getirdiği bıkkınlık yüzünden bir miktar oy kaybetse bile, yeni sistemin ek yanlışlıklara sebebiyet vermesi yüzünden baş gösteren yıpranmaları yaşamayacak, muhtemelen Meclis çoğunluğunu da kaybetmeyecekti.
    Ve yine muhtemelen adayını cumhurbaşkanı seçtirmeyi de başarabilecekti.
    Cumhurbaşkanı hükümet sistemi ile kendi eliyle- belki 2071’lere kadar uzayabilecek- iktidarını ilk seçimde zora soktu AK Parti.”
    diyor sayın koru.

    çok şükür ki sistem değişikliği yapıldı.
    yapılmamış olsaydı iktidar şimdi olduğu gibi yine her istediğini istediği gibi kurgulayıp yapabilecekti, ülke yine içinde bulunduğumuz içler acısı durumda olacaktı ama mağduru oynayıp, tüm sorunların sebebini -başkan olamadım-sorunsalı ile açıklanabilecekti.
    beni başkan yapsaydınız dolar 10 tl ye dayanmazdı,
    beni başkan yapsaydınız üç kişiden biri işsiz olmazdı,
    beni başkan yapsaydınız dünyada en yüksek faizi veren, insanların gelip para koyduğu 3 gün sonra çantasını doldurup gittiği ülke olmnazdık,
    beni başkan yapsaydınız dünyada en yüksek enflasyon seyreden ülke olmazdık,
    beni başkan yapsaydınız, tarım bitmez, çiftçilik ölmezdi,
    beni başjkan yapsaydınız, ülkede ne kadar kazanan şirket varsa hepsinin off-shore hesabı olamazdı,
    beni başkan yapsaydınız kamu israfında dünya rekorları kırmazdık.
    diyebilirlerdi.

    artık tüm güç ellerinde olduğu halde
    sınırdan geçen afgan göçmenlerden tutun, THK nun bile içinde bulunduğu içler acısı hali 20 yıl sonra bile chp ye link etmeye çalışıyorlar.
    geçenlerde ismail kahraman laiklik anayasa da olmamalıdır dedi de anayasanın ilk dört maddesinin değişmesini isteyen chp diyebiliyorlar.
    lakin her şeyin tek elde, gücün bir kişide olduğu yerde kaçabilecek bir alan yok, bu sistemle suçlanabilecek kimse yok.
    hasılı kelam;
    sistem değişikliği bizler için bir aysberg gibi, üstü şer ama altı hayır.
    bunu da sayın bahçeliye borçluyuz.

    • saygın anket şirketleri trend-leri ortaya koyuyor.
      trend devamlılık anlamına geliyor, düşüş ya da yükselişin istikrar kazanması demek oluyor.
      iktidar, eylül 2020 den bu yana oy kaybediyor. net. düşüş yönünde istikrar kazanmış.
      muhalefet ise oylarını arttırıyor. net. yükseliş yönünde istikrar kazanmış.
      muhalefetin parlayan yıldızı ise, iyi parti.

      chp nin oyu % 25 bandında ve ne yapsa seçmenini arttırmayı başaramaz. bagaj meselesi. ufak tefek dalgalanmaları saymazsak kemik seçmenini koruyor.
      iktidardan kopuş hızlı, insanlar kime oy vermeyeceğine karar verdi o nedenle kararsızlar yüksek görünüyordu, mevcut olası seçmen oyları kararsızlar dağıtıldıktan sonra olan rakamlar ve kararsızların önemli bölümünün de hepsi anketlere yansımasa da e iktidarın oyu ne j-kadardır?
      bence fazla değil.
      tercihleri belirmeye başladı. son anketler oyların merkez sağa yerleşmeye başlayan iyi partiye yöneldiğini gösteriyor.
      kısa bir süre önce %13-14 bandında iken hedefimiz 20 bandı diyen akşenere gülenler vardı, oyları 20 ye dayandı.
      artacaktır.
      kararsızların içinde karar değiştiren seçmen dışında ilk kez oy kullanacak gençler var,
      nereden bakarsak bakalım iktidarın işi zor görünüyor gerçekten.
      ne yazık ki doları da, enflasyonu da tutacak bir argüman olmadığından yükselişleri sürecektir. bu kış ekonomik açıdan çok ama çok zor geçecek.
      maalesef yüksek kur, yüksek enflasyon, yüksek işsizlik daha da yükselecek.
      israf ise artık geri dönülemez bir alışkanlık çok acı ki, o da sürecek ve yükselecektir.

      iktidarın anket şirketi optimarın, iktidar sözcüsü gibi konuşan başkanı bile iktidarın oy kaybı yaşadığını itiraf ediyor, zaten rakam bunlar, ne kadar abartabilirsiniz değil mi?
      sonuç ta bir tuik olamazlar, saygın pek çok diğerleri var.

      “Önümüzdeki günler, haftalar ve aylar sürprizlere çok açık.”

    • “hasılı kelam;
      sistem değişikliği bizler için bir aysberg gibi, üstü şer ama altı hayır.
      bunu da sayın bahçeliye borçluyuz.”
      Altı üstü hayır, devlet bey nasıl 2001 krizinden ülkemizi sahili selamete çıkardıysa, başkanlık sistemiyle de milli iradeyi zirveye taşımayı bilmiştir, hem de muhalefetteyken!
      Takdir edilmesi gereken bir fedakarlık ve görkemli bir başarı varsa o da mhp liderine aittir, cumhur ittifakı ise bütün türkiyenin satılmış mandacılara karşı şanlı dayanışmasıdır!
      Yaşasın tam bağımsız büyük türkiye!
      Yaşasın ezilen halkların dayanışması!
      Yaşasın türkiye liderliği!
      Yaşasın başkomutanlık!

      • “Takdir edilmesi gereken bir fedakarlık ve görkemli bir başarı varsa o da mhp liderine aittir, cumhur ittifakı ise bütün türkiyenin satılmış mandacılara karşı şanlı dayanışmasıdır!” mış.

        şanslı günündesin,
        “saçmalama” demekle yetineceğim.

  8. YAarkadaş herkes hemfikir değil mi eğer eski sistem olsa sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN isterse ömrünün sonuna kadar cumhurbaşkanı kalır diye …ee isteseydi yapardı da neden yapmadı .. çünkü devletin menfaati bu sistemi gerekli kıldı … başka kimse yapmazdı DEMEK Kİ NEYMİŞ .. SAYIN BAŞKAN DAHA BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN BU SİSTEMİ GETİRDİ … KÜÇÜK OLSUN BENİM OLSUN ESKİ ANLAYIŞI TAMAMEN TERKETTİ … DEMEK Kİ NEYMİŞ … ANLAYANA TABİİİ

  9. Her iki durumda da -“Cumhur İttifakı’nın oyu yüzde 41.6’ya gerilerken, Millet İttifakı’nın oyu yüzde 2.8 artış ile yüzde 44.1”.. olduğu halde yapılacak ilk seçimde, demek, ilk turda her iki ittifakta cumhurbaşkanı adayını seçtiremiyor ve ikinci tura kapı açılıyor.

    Henüz taşlar yerine oturmuş değil: Yeni sistemin yönetimde yetersizliği/gereksizliği kanıksandığı halde, yüzde 50+1’in Türkiye şartlarında yüksek bir baraj olmasıyla siyasi istikrarı sağlamaya engel teşkil ettiği ve kutuplaşmaya yol açtığı; kışın girmesiyle hayat pahalılığının, özellikle enerjide ve bağlı olarak diğer emtiada meydana gelecek aşırı fiyat artışlarından adımız gibi eminken; dış politikada iki kutup arasında salınım yapıp git-gel yaşayıp, özellikle Suriye’de sıkıştığımız gelen şehit haberleriyle kendini belli ediyorken; içeride işsizlik -genç işsizler- rakamları tavana vurduğu halde, pandemi, öğrencilerin yurt sorunu ve ekonomik sıkıntıları, ailelerin belini büktüğü böyle sosyoekonomik bir durumda ittifakların oy oranı fifti-fifti. Oy oranlarında daha keskin bir iniş-çıkış olmalı değil miydi?

    CHP’nin oyu azaldığı halde Kılıçtaroğlu ittifakın cumhurbaşkanı adayı pozlarını vermekte; İYİ Partinin oyları neredeyse CHP’nin oylarına yaklaşacağı sırada, Akşener “cumhurbaşkanı adayı değilim” dercesine nasıl ve hangi şartlarda gerçekleşeceği belli olmayan parlamenter sistemin başbakan adayı olacağını açıklayarak “attan indi, …” gibi bir tarzda ya hedef küçülttü, ya da geri adım attı.. Manidar. Akşener’in Bahçeli gibi Erdoğan’a akıl veren bir hocası olmadığına göre o bunu neden yaptı?

    Gülünç ya da ilginç gelebilir; ben, millet ittifakının oy oranının yüzde 50’lere yaklaşmış olması halinde bile, cumhurbaşkanı adayının Sn. Kılıçtaroğlu, rakibinin de Sn. Erdoğan olması durumunda, millet ittifakının zora düşeceğini ve hatta adayının seçilemeyebileceğini öngörüyorum. Birinci nedeni; seçmen yelpazesi bakımından sağ-muhafazakar seçmen -ekonomik buhrana rağmen- Akşener’in seçmen gözünde pasifize kaldığı, ittifakın ana gövdesini CHP ile HDP’nin oluşturduğu bir bloktan desteğini esirgeyecektir. İkincisi ise, siyasi yetenek, tecrübe ve atraksiyonlarıyla -sağlığı el verirse- Erdoğan’ın karşısında Kılıçtaroğlu’nun sönük ve düşük bir profil sergileyeceğidir.

    Anlamış değilim; millet ittifakı (partiler dışı) “ortak bir aday” kararını koruyorlarken, Kılıçtaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı imiş gibi resim vermesi, Akşener’in -2018 seçiminde çok ısrarlı olması ve daha düne kadar bu kararında kararlı görüntüsü veriyor olmasına rağmen- ani bir kararla yelkenleri suya indirmesi ve bunu, partisinin daha da büyüyeceği ile başbakanlığa talip olmakla açıklaması hangi hesabın gereğidir?..

    Sanki burada bu iki lideri böyle davranmaya kanalize eden ve onları böyle davranmaları gerektiğine inandıran bir “siyaset mühendisliği” çalışması var gibi hissediyorum.

    Gerekçem; AK Parti ya da Erdoğan’a “MHP ya da daha açık ifadeyle Devlet Bahçeli verdi bu aklı.” cümlesi.

    Tabi ki, burada Sn. Bahçeli’nin “akıl hocalarının” kimler olduğu düşünülmelidir. “Getirin yasa değişikliğini yapalım” diye Bahçeli’ye akıl veren ve Başkanlık sistemine geçişle Erdoğan ile partisini esir alan akıl.

    Sanırım bu “akıl” cumhur ittifakın iktidarda kalmasını önümüzdeki dönem için de istiyor ve hesapları buna göre; bu yüzden hem Akşener’e hem de Kılıçtaroğlu’na ilk adımı yanlış attırmış oldular. Bununla şu anda millet ittifakının adayı Kılıçtaroğlu’dur, Akşener geri adım attı görüntüsü var siyaset arenasında, halk nezdinde.

    Millet İttifakı’nda CHP’nin oy oranı yüzde 25.6’dan yüzde 24,8’e inerken İYİ Parti’nin oy oranının yüzde 15.7’den yüzde 19.3’e çıktığı kaydedildiğine göre atılan adımlar sizce de yanlış değil mi?

    Millet ittifakı tabir caizse “siyaset üstü” yada bir cumhurbaşkanı ortak adayı ortaya çıkarmadıkça yanlış adımlar atmaya devam edecek, cumhur ittifakının, ittifakın iki seçimlik hayrını görebilmesinin yolunu açacaktır. Nispeten ilk yolu açan da bu tür yanlış adımları olmuştu muhalefetin.

    • İktidarın bölücü hamlelerinden kendilerini korumak için ittifak üyesi olarak anılmak istemeyen partiler var. Bu partiler seçim tarihi netleşince millet ittifakında yerlerini alacaklar ve en az %60 ile seçimi kazanacaklar. Sonuçta seçimlere iki parti giriyor millet ittifakı partisi ve iktidar kanadı partisi. Ve herkes bunun bilincinde.

    • Hasan bey “yüzde 50+1’in Türkiye şartlarında yüksek bir baraj olmasıyla siyasi istikrarı sağlamaya engel teşkil ettiği…”
      buyurmuşsunuz da;
      yüzde 50+1’in sağlayamadığı siyasi istikrarı yüzde kaçla sağlamayı düşünüyorsunuz eski sistemde???
      Efendim?
      Koalisyon filan mı yaparız?
      Ee, istikrar demiştiniz?
      Almanya, erdem, uzlaşma kültürü filan mı?
      Git yat allahını seversen…

  10. SİS

    Siz dağılıyor, oğuzhan asiltürk ün rahmetli olması, meral akşener in adaylıktan vazgeçmesi 2023 ün önünü bidenci muhalefete iyice açmış durumda. Selahattin demirtaş’ın vetosunun kabul edilmesi hdp nin de ittifakta sorun çıkarmayacağı anlamına geliyor.
    Yaklaşmakta olan gerçekten yaklaşıyor. Ak partinin yeterince önlem almadığı için hendeklerin açıldığını eleştiri amaçlı söyleyenler “hendeklerin önünde diz çökeceksiniz” diyenin önünde diz çöküyor. Aponun mektubu nasıl okunur diyenler “aponun heykelini dikeceğiz” diyenlerin safında yer tutuyor.
    Kafayı gariban göçmenlere takmışlar, sahiden ülkemizden 6 milyon civarındaki göçmen gönderilince 6 milyon kişilik iş alanı mı açılacak sanıyorsunuz. Herkes iş bulacak türkiye güllük gülüstanlık mı olacak sanıyorsunuz, aç kalırsınız aç!

    CUMA MESAJI
    Zahid bu gün Cumadır
    Yanan sadre şifadır
    Seladır hem bela’dır
    Cümleten Cumamız mübarek olsun

    • “Ak partinin yeterince önlem almadığı için hendeklerin açıldığını eleştiri amaçlı söyleyenler…”

      sözlerinin altını doldurabiliyorlar,
      yeterince önlem alınsaydı hendekler açılabilir miydi?
      dünyanın en iyi ordularına sahip bir ülke için “evet” diyemeyeceğimize göre???
      bu durumda geriye sadece yeterince önlem alınmadığı için hendekler açılabildi gerçeği kalıyor
      ve bu hendeklere ortalaması 25 yaşlarında 1000 şehit verdik.

      “hendeklerin önünde diz çökeceksiniz” diyenin önünde diz çöküyor-muş.
      “Aponun mektubu nasıl okunur diyenler “aponun heykelini dikeceğiz” diyenlerin safında yer tutuyor-muş”
      sahi mi?
      kim-miş bunlar?
      hangi resim, video, beyan paylaşabileceksiniz?
      belki paylaşırsınız da bizde bir 10 katıyla cevap veririz.
      altını dolduramadığımız her şey bir üfürük sonuçta, bir sanrı ve hayal mesabesinde.
      bu bize bir seçmen profili veriyor.
      1 euro 10 tl yi geçmiş,
      utanılacak bir şey değil mi?
      bir euro veren, 10 tl alıp gidiyor.
      utanç verici değil mi?
      tatlı hayat türkiye, kim için?
      yabancılar için.
      gerçekler acıttığından olacak hayaller kurgulanıyor.
      vatan, millet sakarya paranın pul olmasında değilse nerdedir, pardon da.

      6 milyon seçmenin oy verdiği bir partiyle her bir oyun kıymetli olduğu bir seçime giderken bütün partiler kapalı kapılar ardında görüşüyorlar,
      anlaşmaya çalışıyorlar.
      gerçekleri kabul etmek istemiyorsanız keyfiniz bilir.
      ama vatan millet sakarya yaveleri okumayın.
      kimse yutmuyor.

      kafayı gariban göçmenlere takmışlar-mış.
      kiml takmış?
      neden takmış?
      akp seçmeninin göçmenlere bakışını kamuoyundan bir araştırın bence.
      “daha çok göçmen alacağız ” beyanının kendi seçmenindeki karşılığı anketlere yansıdıktan sonra beyanın nasıl “artık daha fazla göçmen alamayız” değişikliğine uğradığını bi takip edin isterseniz medyadan.
      ülkeye gelen insanlar elbette misafirimizdirler,
      ama gidebilecek durumda olanların ülkesine dönmesi, kendi ülkesine katma değer sunması doğrudur, teşvik edilmelidir. aksini savunmanın vatan sevgisiyle bağdaşır bir yanı yoktur. ekonomik yaklaşım devede kulak kalır, beyanı abesle iştigaldir.

  11. Cumhur ittifakının bir anayasa değişikliğini halkoylamasına götürecek çoğunluğu da yok sn. Koru.Yani zorlama imkanı yok.En az 360 mv gerekiyor çünkü.

    • Bu mesele “bekâ” meselesi!
      Yancı muahalefet her türlü desteği verir.
      Zaten güya kendileri hazırlamış gibi “kaza süsü” vermeye başladılar.
      Anayasa değişikliği oylamaları zaten gizli yapılıyor.
      Lolipop maddeleri de var.
      Tabii ki seçmen için.

  12. YANCILAR DA BU DURUMU GÖRDÜ.
    Yandaş kavramı belli. Sınırlarını çizmek, içini doldurmak kolay. Her koşulda iktidarı destekleyenler.
    Siyasi partiler bakımından hukuken iktidar ortağı olmasalar da “görev tanımları ” gereği bu işi Allah var gereği gibi yapıyorlar.
    Yandaş siyasi partilerin diğer adı “küçük ortaklar”
    Bir de asıl üzerinde durulması gereken benim “yancı” dediğim “kripto yandaş” ta diyebileceğimiz partiler var.
    İktidar için hayati konuları, seçmen kitlelerine ülke için de hayati imişçesine taktim ederek “bekâ” sosu ile seçmenlerine yutturanlar.
    Sanki uygulanan Anayasa maddesi varmış gibi Anayasa değişikliği hazırlığına başladılar.
    Bence bu hazırlıkları promterden okurlar ise daha gerçekçi olur
    “Bu değişiklikleri bu iktidardan sonra hayata geçireceğiz” diye bir açıklamaları yok.
    “Derhal” uygulanacak tüm değişiklikler iktidarı ayakta tutma girişimleridir.
    İktidarı seçime zorlayacak eylem dışında herşey hayat öpücüğüdür.
    Yargıdaki işbirliklerini sağır sultan bile biliyor.
    Ben olsam sahte kur’a yoluna başvururdum.
    Bizim yancılar da işbirliklerini fütursuzca yapıyor.
    Aman geç kalmayın.
    Sadece siyasi destek yetmez, biraz da dolar getirin.

  13. “Sistem değişikliği sonucunu doğuran halkoylaması 2017 yılında yapıldı. Sistem değişikliği yüzde 51.41 oy oranıyla kabul edildi.”
    DOĞRUDUR!
    “Toplam oyların üçte biriyle Meclis’te üçte ikilik bir milletvekili varlığı elde edebilmişti AK Parti.”
    DOĞRUDUR!
    “Yoksa yol yakınken AK Parti de muhalefetin arkasına takılıp henüz iktidar elindeyken ‘güçlendirilmiş parlamenter sisteme’ dönüşün yolunu açmayı mı yeğler?”
    YANLIŞ!
    YOK ÖYLE YAĞMA!
    TIPIŞ TIPIŞ HERKES SANDIĞA!
    BAŞKOMUTAN %50+1’LE SEÇİLİRSE BAŞKOMUTANDIR!!!
    İTİRAZI OLAN???

    • Sayın h gayret!
      Bizleri 50+1 çıkışınızla yine ters köşe yaptınız.
      Kızılelmacılar’ın kazığını beğenmişsiniz.
      Yakında “yolsuzluk hırsızlıktır” derseniz şaşırmayacağız.
      Referandumda 2’5 milyon sahte oy kullanılmıştır,
      İktidara gelirken derinciler 2 milyon olmayan oy vermiştir derseniz de.
      Ha gayret.
      Olacak bu iş.
      Ümitsiz vak’a değil.

  14. İşleri başkası yapıyorduda sorumluluk başkalarındaydı,
    Birisi parlak bir fikir attı ortaya da işte batıya gidilince trlamp bizi ben başganım siz songan da falan da fiştan da..
    Bu nedenle başgan olsun, isterse kanunda yazmsın nizamda okunmasın..
    Geçin bunları.
    Artık A partisini başka, B kişisini başka okumak iyi olur bence.
    50+1 le seçilebilecek kaç kişi var bu ülkede? Yüzde 50,01 Seçilme ihtimali olan kim olabilir acaba?
    Particilik üstü bir durum olan ülke kaç tane?
    Bu olasılıklar hep olacaktır bu bölgede.
    Sen karar vereceksin şuna önce:
    -piramit mi dikmeye devam?
    -kule mi çıkmaya selam?
    -hendek mi kazmaya merak?
    -çukurları kapatmaya, delikleri tıkamaya, eksik gedikleri tamamlamaya mı niyet?
    Kendi ayakları üstünde durmak deyince herkese sopa göstermek mi anladığın?
    Yoksa, anlaşarak konuşarak doğruyu bulmak mı istediğin?
    Karar veremedin mi?
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk
    İsmini yaz tahtaya,
    Dön dön bak, dön yine bak.

  15. İktidarın iki yüzlülüğü, siyasi yolsuzluğu, beceriksizliği bu kadar bariz ortaya çıkmışken, artık milletten teveccüh görmeleri imkansız. Bu iktidar bitti. Abbas yolcu. Hangi yolu denerlerse denesinler ters tepecektir.

    Burada muhalefetin hata yapmaması ve birliği bozmaması gerekiyor. Kürtler ve HDP de küstürülmeyecek. Hepsi de mümkün görülüyor. Akşener oldukça dirayetli ve akıllı muhalefet yapıyor. Şimdiye kadar oyuna gelmedi. Unutmayalım MHP’yi AKP’ye mahkum eden Akşener oldu. Parti içinde bayrak açtı. Akp mahkemelerini devreye sokmasaydı, Bahçeli diye bir siyasetçi olmayacaktı meydanda. Bitmişti çoktan. Ama Akp onun ömrünü uzatarak kendi ömrünü de uzatmış oldu. Ancak sonuçta iki mevta diye bakıyoruz bunlara. Ne kendilerine ne de Türkiye’ye bir faydaları olamaz artık. Doğal ömürlerini çoktan tamamladılar. Entübe olarak güya sürünüyorlar ama Türkiye’ye çektiriyorlar. Gerek var mi artık, çekin fişini bitsin bu eziyet.

    Bundan sonrası kolay değil. Türkiye’yi sistem olarak belirsizliğe mahkum ettiler, üstüne borç üstüne borç yaptılar, bununla da kalmadı Türkiye’nin bütün kredisini bitirdiler. Yüksek enflasyon, yüksek işsizlik, yüksek ülkeden kaçış, yüksek eğitimsizlik ve yüksek belirsizlikler. Yazık ettiler bu güzelim ülkeye. Ancak hepsinin hesabını verecekler. Söke söke.

  16. Sayın koru buda Optimarın anket sonuçları Optimar halkımıza en çok beğendikleri siyasetçileri de sormuş.

    Erdoğan yüzde 32.9’la birinci sırada gelirken onu yüzde 16.4’le Mansur Yavaş takip ediyor. Ekrem İmamoğlu burada üçüncülüğünü korumuş. Yüzde 6.9 alan İmamoğlu’nu yüzde 5.5’le Kılıçdaroğlu takip ediyor. Yavaş ve İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nun önündeki yerlerini koruyorlar.

    Meral Akşener’in yüzde 5.3 aldığı ankette, Demirtaş ise 5.0’la altıncı sırada geliyor. MHP lideri Bahçeli 4.1’le yedinci sırada.

    Partilerin oy oranları

    AK Parti’yi 10’ar puan düşürme başarısını gösteren anketçilerin yürüttüğü algı operasyonu bozulacak ama bağımsız bir kamuoyu araştırma şirketi olan Optimar’ın araştırmasındaki sonuçlar farklı.

    Kararsızlar dağıtıldığı taktirde AK parti yüzde 39 çıkarken CHP’nin oy oranı yüzde 24 çıkıyor. Dağcılar, Everest’in tepesine tırmandı ama CHP bir türlü yüzde 25’in üstüne çıkamıyor.

    İYİ Parti-MHP konusu

    MHP’nin yüzde 10.9 çıktığı ankette İYİ Parti yüzde 9.9 oranında çıkıyor. Optimar anketlerinde İYİ Parti’yle ilgili sonuçlara itirazımı biliyorsunuz. Abartıldığı kadar değil ama İYİ Parti kısmen bir yükselişte. Ama MHP konusu da önemli. Her seçim öncesinde MHP baraj altında gösterilir seçim yapılır MHP yüzde 10’un üzerinde çıkar ama kimse çıkıp yanılmışız demez. Seçim sürecine girildi, MHP üzerinde yine aynı anket oyunu oynanıyor. Hakkında kapatma davası açılan HDP’nin oy oranı ise yüzde 9.1 çıkıyor.

  17. Dünkü 200 milyon dolarlık bağıştan devamla … Çabuk unutuluyor bu bağışlar. Bu ne ilk, ne de son. Hatırlayalım, 17-25 Aralık mini darbe denemesinde de ortaya çıkmıştı böyle büyük bir bağış. Suudi Arabistan’dan bir seferde 100 milyon dolarlık bir bağış, iktidarın beslemesi TÜRGEV’e tek çek olarak gelmişti. Suudlar bizi çok seviyorlar dediler geçtiler gittiler. Suudlar paralarını dinlerinden imanlarından daha çok severler. Sizin gibi çulsuzlara niye bağışlasınlar. Paralarımız, evet bizim vergilerimizden, alıntı terimizden çalınan paralar, böyle dünya turu atarak, uzak Man adalarından, Suud çöllerinden dolaşarak geliyor, hop besleme yandaşların cebine giriyor.

    Eee, illa bunlar ortaya çıkacak, illa bu iktidardan gidilecek ey yolsuzlar, illa bu hesaplar söke söke verilecek ey beslemeler. Kuzu kuzu burada hesabını vereceksiniz, tüyü bitmemiş yetimin kursağından çaldıklarınızı tek tek ödeyeceksiniz. İlla bu hesabı vereceksiniz. Az kaldı.

    Bu yargılamalar açık ve şeffaf bir şekilde TV’den canlı yayın olarak yapılacak. Tüm dünya da izleyecek. Türkler nihayet bir işi becerdiler diyecek herkes.

    Deniz Feneri de tekrar gündeme gelecek mi? Şimdiki yolsuzluklar yanında kırıntı bile değil ama elbette gündeme gelecek. Herşeyin başı orası. Gurbetçileri söğüşleyip üstüne yatan ve öyle iktidara çöreklenenler bu hesapların da tekrar açılacağını bilsinler. Kesin bir şekilde o hesaplar sorulacak, sorulması lazım. Demokrasi olacaksak, halının altına süpürmeyeceğiz hiç bir pisliği.

    Şimdi birisi başlayacak yine, İBB’de bilmem ne. Eliniz armut toplamasın. Atayın bir kayyum İstanbul’a. Hadi hodri meydan. Boş konuşmayın. Bir telefona bakar o iş.

    • Deniz Feneri davası yıllar önce kapandı Ender bey, belki sizin haberiniz yok ama reis Almanya ile 2011 yılında 6 adet U-214 sınıfı Deniz altı için anlaşma imzaladı gemi de her bir şenizaltı için 200 milyon Euro’yu aşan fahiş fiyatlarla. Bunu duyan Yunanistan Almanya’yı Türkiye’ye savunma sanayi ihracını yasaklaması çağrısında bulundu. Almanya AB ülkesi Yunanistan’ı ikna etmek için çok ileri teknoloji silahlarla donatılmış askeri araç temininde yardımcı olacağı sözzünü vererek ikna etti.

      Almanya’dan alınan U-214 sınıfı ilk denizaltı reis sınıfı Denizaltı adıyla Türk donanmasına teslim edildi. Geri kalan 5 denizaltı da 5 sene içinde tamamı teslim edilecek.

      Yani Deniz feneri davası Almanya’ya fazladan ödenen yaklaşık 1.5 milyar Euro ile kapanmış oldu.

      Yunanistan şimdi U-214 sınıfı denizaltıdan çok daha gelişmiş ileri teknoloji ile donatılmış modern denizaltılara sahip. CHP uyusun dursun.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız