Ülkemizde siyaseti hakkıyla kim yapıyor?

35

Yazının başlığındaki soruya cevabı hemen girişte kendim vereyim: Siyaseti ülkemizde en iyi AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yapıyor. Karşısına çıkan badireler partisinin çatısından kiremitler uçursa bile, o ne yapıp edip seçmenlerin yarısını arkasında tutmayı başarıyor. 

Siyaset yapanlar açısından en önemli başarı, iktidarı elde edebilmek ve orada kalmayı sürdürebilmektir. 20 yıldır iktidarda bulunan Tayyip Erdoğan bu başarının müşahhas timsali… 

Kendi partisinden seçmen kayması yaşanıyor yaşanmasına, ancak o olumsuz gelişmeden kaynaklanan eksikliği son seçimlerde yanına MHP’yi alarak telafi edebildi. 

MHP’nin kendisine yarayacak kadarını yanına alarak… 

Devlet Bahçeli’nin Meral Akşener ve arkadaşlarıyla tehdit altına düşmüş MHP’deki liderliğini sağlamada en büyük rol Tayyip Erdoğan’ın…. 

Meral Akşener’in genel başkanı olduğu ve MHP’den zaten kaçacak oylarla merkez parti arayan seçmenleri çatısı altında buluşturan İYİ Parti de, bu yönüyle, Tayyip Erdoğan’a çok şey borçlu. 

Her şeyi kontrollü götürecek değil ya, kendi partisi içerisinden AK Parti’ye rakip çıkmayacağı düşüncesi Gelecek ve DEVA Partilerinin kurulmasıyla boş çıktı. Ancak daha önce ısrarla uzak durduğu politik tercihleri gündeme getirerek yeni partilerin AK Parti seçmeninden beklenen ilgiyi görmelerini büyük çapta engelleyebiliyor.. 

Şapkadan çıkan tavşanlar

Reklam

Yine de kaçaklar var, ekonomi kötü ve tabanda çözülmeler yaşanıyor. Şu sıralarda birbiri ardına gündeme taşıdığı her yeni vaat, ekonomik sıkıntıları unutturmayı ve bu gidişi tersine dönüştürmeyi amaçlıyor. 

Karadeniz’de doğalgaz yatakları bulma, yerli ve milli otomobil ve aya seyahat projeleri ilgiyi partisi üzerinde tutmayı tek amaç haline getirmiş bir parti liderinin atakları olarak değerlendirilmelidir. 

Dikkat edilirse, bunların hepsi uzun vadeye yayılan vaatler… 

İlk seçim, önceden kararlaştırıldığı üzere 2023’te de olsa, aniden iki ay sonra yapılması süreci de başlatılsa, kimsenin o zamana kadar gerçekleşmesini beklemeyeceği türden vaatler bunlar… 

Etkili olmasına etkililer ama… 

Ayasofya’yı ibadete açma gibi yerine gelmiş vaatler sayesinde seçmenin zihninde “Bunlar da yerine gelecektir” izlenimi yerleşiyor. 

İçeride, siyasi çıkışlarıyla parti örgütünü hizadan ayrılmamaya, halkın yarısının AK Parti’ye oy vermeye devamını sağlamaya çalışırken, Türkiye’nin ilişkisini sağlam tutması gereken ülkelerin kamuoylarını da ihmal etmiyor Cumhurbaşkanı Erdoğan

Hukuk reformu.. Ekonomik reform..

Reklam

Bunlar dış kamuoyuna dönük hesaplar… 

Ekonomi yönetimine yeni simaların getirilmesi ve uzun yıllar üzerinde ısrar edilmiş dolar-faiz eksenli politik tavırdan bir çırpıda vazgeçilmesi bile dışarıya dönük hesaplarla ilgili düzenlemeler… 

Gündeme birdenbire 1921 tarihli ‘Kanun-u Esasiye’ye uygun yeni bir anayasa yapma beklentisini taşıması ve konuyu tartıştırmasını da içe ve dışa verilen mesaj hesaplarıyla birlikte düşünmek gerekiyor. 

Dikkatlerin belli bir konu üzerinde yoğunlaştığı her dönemeçte şapkasından yeni bir tavşan çıkararak dikkat dağıtmayı başaran bir politika sihirbazı var AK Parti’nin başında… 

Muhaliflerini hep savunmada bırakıyor. 

“Cumhurbaşkanı başkanlık sistemini beğenmediniz mi, yeniden parlamenter sisteme mi geçilmesini istiyorsunuz; ondan da önce, henüz Cumhuriyet kurulmamışken, İstiklal Savaşı’nı sürdürmekle meşgul Meclis’in yaptığı anayasa ne güne duruyor, onu benimseyelim” tezi de etkili bir yeni tavşan… 

Böylece mevcut sisteme yönelik eleştirileri telaffuz edilemez hale getiriyor Tayyip Erdoğan

Muhalefet mi? 

Anamuhalefet kendi içerisinden kendisine rakip olacak yeni bir-iki parti çıkmasının bile önüne geçemiyor. Muhalefetin muhalifliğine soyunan eski CHP’liler için “Saray’ın partisini kuruyorlar” diyerek dolaylı yoldan AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın siyasi başarısına şapka çıkarmakla meşgul anamuhalefet… 

Siyasi akıl son 20 yıldır hep iktidarda oldu, şimdi de orada; aynı akla muhalefet de sahip olana kadar denklemin değişmesini beklememek gerekiyor. 

ΩΩΩΩ 

Bu dünyadan ve İstanbul’dan Kadir Topbaş geçti 

Sonunda ancak tepeden inme bir müdahaleyle yerinden olsa da, görev yaptığı yıllar içerisinde belediye başkanı olarak İstanbul’a hizmet etti Kadir Topbaş. Kalıcı eserler bırakmaya çabaladı. 

İstanbul’u ve İstanbullu’yı sevdi, İstanbullu da onu her seferinde oyunu vererek takdir etti. 

Vefatından önceki son birkaç ayı korona ile mücadele ederek geçirmiş. Salgının aramızdan aldığı değerlere onun adı da yazıldı. 

İyi insandı Kadir Bey, Allah rahmet eylesin. 

ΩΩΩΩΩ

35 YORUMLAR

  1. bu günkü didem kuz hn’ın yazdıkları nambır van.
    karşısında belki hiç anlamayan, fakat onu da (yanlış yada eksik te görsek) muhatap aldığı vatandaşıda bi kulvara sokabilmektir belkide başarı!
    belkide ne söylersen söyle..

  2. Ben yazara katılmıyorum. Çok büyük bir dalga geliyor. Ve bu dalga herşeyi silip süpürecek. Halk perişan, anayasa falan kimsenin umurunda değil. Tek dert var geçinmek. Ama çok başarılı olduğu iddia edilenlerin buna dönük bir çalışması yok veya çok yetersiz. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan

  3. Siyaseti ülkemizde en iyi AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yapıyor.

    Bir soru’da benden olsun.
    PKK, ve Filistin olmasaydı Erdoğun bütün bunları becerebilrmıyd?

    2010 , Mavi Marmara.
    2011,seçim zaferi.

    Yenildiği 2014 Haziran seçimler ve barış masasını vurulan tekme. Akabinde PKK????!!!! Tarafıdan şehit edilenler ve yenilenen Kasım seçimler’inın zaferi.

    Bir hatırlatma daha.PKK’nın beli kırılmış ve bitirilmek üzere’iken, siyasetciler PKK’nın tekrar belini döğrultabilmesi için
    Barış adı altında ateş kes ilan ederek, eşeklerin sırtında içeriye soktukları ve yollara döşedikleri bombalar’a mudahale etmesinler diye zamanın Güneydoğuda görev yapan karakol komutanlarına emır verenler kimlerdi?

    Muhtura veren Komutanla sır görüşme yapanlar kimlerdi?

    Son olarak, yukarda bir kısmıni ve şmdiye kadar yapılmış olanları.
    Açıkcası bu tehlikeleri 2007 den daha önce gören ve şahit olan Abdullatif Şenere! İnanmayan bizim gibi millette ancak Erdoğan gibi siyasetçıler yakışır.
    15 Temmuz’da Şehit olanlara otopsi yapılmadan gömenlere tek kelime laf etmeyen ve edenleride terörist ilan edenlr’de gene bu millet değilmiydi.
    Herkes laik olduğu gibi yönetılır.

    Mâlum Dişgüçler, bizi iztemiyor.
    Biz kafamız’da bu kadar çalışiyor.

  4. “İyi insandı Kadir Bey,” evet! Gerçekten iyi insandı. Allah rahmet eylesin.
    Zalimler için yaşasın “DÜNYA” CEHENNEMI.
    iyiler hakkın Rahmetine kavüştuğunda arkasın’dan herkes onu Rahmet anar.
    Ya zalimleri?

  5. bu yazıdan rte nin koltuğunu korumak adına yapamayacağı şey olmadığı anlaşılıyor.olanlara bakılırsa gerçektende öyle mideniz alsın almasın.hepsini anlayabiliyorum ancak bunları din ekseninde millete sunmasını iğrenç olarak görüyorum.dini bile araç olarak kullanabilecek yapısı var. olan finden yzaklaşan yeni nesile oluyor. Uygur Türklerine yapılanlar hakkında hiçbir beyanda bulunmaması dini ve milli hassasiyetini ortaya koyuyor.

  6. Sayın Yazar tespitiniz çok doğru, Türkiye tarihinde Erdoğan’ın ikinci bir örneği yok. Çok başarılı bir siyasetçi… Ancak son dönemlerde partide ciddi bir erime var. Bununla birlikte millet ittifakı iktidara alternatif olmaktan çok uzak. İktidar olsalar bile bu günleri mumla arayacağımız kesin.
    Ak Parti kuruldu kurulalı hiç bir oyunu ondan esirgemeyen biri olarak söylüyorum, partimiz keşke 2002 ruhuna tekrar dönse. Ülkemizde adam bolluğu mu var, onca başarılı siyasetçi ve teknokrat tamamen küstürüldü, partiden uzaklaştırıldı. Cemil Çiçek’in ifadesiyle tövbeyi nasuh yapmak lazım. Parti yönetimi her şeyi gözden geçirmeli, kendisine oy kaybettiren ne kadar yönetici varsa tamamen yönetimden uzaklaştırılmalı. Daha özgürlükçü bir anayasa işe alımlarda torpilin sıfır seviyede olduğu bir sistem, liyakatı esas alan bir sistem kurulmalı. Sınavlar tamamen merkezi olmalı. Rektörlerin sultasına son verilmeli. Bunları yapmak zor olmamalı. O zaman görün partinin oyu nasıl tavan yapıyor. Mesela marketler zinciri, esnafı bitirdi. Zenginlerle fakirler arasındaki makas günden güne açılıyor. Buna yasal bir düzenleme yapılamaz mı? Benim gördüğümü mutlaka parti yönetimi de görüyordur umarım. Saygılarımla…

  7. sn.koru bu dünya imtihan yeri yarın huzur-u mahşer de hesap vermek de var.
    çocuğunu komşuya bırakıp intihar eden genç karı kocanın hesabı kime sorulacak.
    siftah etmeden kepenk kapayan hatta ekmek teknesini hiç açamayan esnafın çektiği sıkıntı kime sorulacak.
    insanlık dışı şartlarda kömür madenin de çalıştırılan ve orada ölen 301 madencinin hesabı kime sorulacak.
    hakkıyla siyaset halkın ve hakkın hukukunu kul hakkını korumak için yapılır.

  8. Ben yaşım gereği olarak ; 1960 dan bu yana ülkemizde yaşanan siyaseti , biliyorum ,gördüm ve kendimce değerlendirebiliyorum . Bundan öncesini yaptığımız inceleme ve araştırmalardan tarihi olarak biliyorum.
    Almanya’nın gelmiş geçmiş en büyük siyasetçilerinden ve devlet adamlarından olan Willy Brant , başbakan iken özel sekreterinin adının bir casusluk olayına karışması üzerine , konunun kendisiyle en ufak bir ilgisinin olmamasına rağmen görevinden istifa eder !
    Bizdeki siyasete gelince Neyzen Tevfik’in hicvini hatırlamamak elde değil:
    Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler;
    Kimi alçak,kimi hırsız , kimi deyyus dediler.
    Künyeni almak için partiye ettim telefon,
    Bizdeki kayda göre o şimdi mebus dediler !
    Selamlar ,saygılar

    • İnternete baktım, Neyzen Tevfik kimmiş diye! 1879 yılında doğmuş. Yani Mustafa Kemal Atatürk Paşamızdan iki yıl önce doğmuş. Neredeyse 1.5 yüzyıl geçmiş aynı şeyleri konuşuyoruz. Pek bir ilerleme yok! Acaba neden?

  9. tarihte uzun yıllar iktidarda kalmış nice liderler var.
    mussoliniler, hitlerler, thatcherlar, kaddafiler, ömer beşirler, kohlar, markeller uzun süre liderlik yaptılar. kimi ülkesine refah sundu, kimi yoksullaştırdı.
    başarının kriteri uzun yıllar iktidar olabilmek değildir.
    ne pahasına olursa olsun iktidarda kalabilmek te değildir.
    bir liderin başarısı topluma sunduğu hizmet ve kalıcı değerlerdir.
    kendisi gidecek, eserleri kalacaktır.
    ya rahmet ile ya da lanet ile anılacaktır.
    bugünkü rakamlara bakarsak ülke maddi ve manevi büyük bir çöküntü yaşamakta, rakamlar her alanda gerilediğimizi göstermektedir. yolsuzluk ve yoksulluk adeta ete kemiğe bürünmüştür. israf hat safhadadır. dev projeler adı altında ülke kaynakları yandaş ve sermaye gruplarına peşkeş çekilmektedir.
    hepsinden kötü, insanlar kutuplaştırılmış, herkesin birbirini hainlikle, terörist olmakla suçladığı bir ortam yaratılmış, toplumdaki sevgi ve kardeşlik duygusu katledilmiştir.
    bu başarı ise 10 puan üzerinden tam puan veriyorum.

    sayın CB istanbula ihanet ettik dedi.
    ve gerçekten istanbula karşı çok büyük ihanet edildi.
    kadir topbaşın ölümü bir ibret değilse nedir???

    • Didem hn evet ekonomi dip yapmış durumda çok büyük sıkıntılar var. Kaynakların buyuk bir kısmı alt yapıya ayrılırken adaletsiz paylaşımlar yapılmış bunların hesabı sorulmalı mutlaka .Hesabı soracak kim yargı neden soramıyorlar cevap baskı var , görevlerini yapamıyorlar diyeceksiniz. Peki baskı yapılıp istifa eden bir tane savcı veya hakim duydunuz mu ? Neden duyamıyoruz susuyorlar mı ? neden onların gelecekleri bu ülke için sınırda şehit edilen insanlarımızdan daha mı değerli sorarım size ve cevap istiyorum .
      Demokrası diyoruz insan hakları diyoruz kabul en mükemmeline layığız .Peki KAVALA için ortalığı ayağa kaldıran batı GARA da şehit edilen KATLEDİLEN 13 masum için neden kılını kıpırdatmaz .13 masum un canı içeride yatan DEMİRTAŞ tan daha mı değersiz sizce . Sorarım size bu 13 masum ingiliz Amerikalı veya Alman olsaydı sizce
      devletleri ne yapardı nasıl bir tepki verirdi.
      Evet gelecek te AKP iktidarı değerlendirilecek iyisiyle kötüsüyle . 20 yıldan beri ülke yi yöneten bir iktidar halen en muhalif araştırma şirketi tarafından bile % 35 in üzerinde oy oranı ile açıklanıyorsa oturup bir düşünmemiz gerekir. ?

      • cevap isteyen olmuş ta yok mu demişiz.
        memnun olunmuyor o başka.
        öncelikle ekonomi dip yapmış değil, dip yaptırılmış. israfa harcanmış, yandaşlara peşkeş çekilmiş o da yetmemiş 130 milyar dolar kaybolmuş. ekonomiler dip yapmazlar, her türlü kaynağı olan bizim gibi ülkelerde ancak kötü yönetilirse dip yaptırılır.
        güçlüden hesap soramazsınız.
        sesinizi çıkaramazsınız.
        sadece işten olunmuyor maalesef, işi bırakıp gitmek kolay, kimler gitmedi, sürgün edilmedi. istifa eden çok insanımız var, ya da sürülen duymayan bir siz kaldınız demek.
        ama iş bununla bitmiyor işte sesinizi çıkaracak olursanız sürüldüğünüz yetmiyor bir de üstüne hain, fetöcü, ajan oluyorsunuz. mahkemeler, cezalar…insanlar fert değiller, herkesin evi ailesi çoluğu çocuğu var. dürüstümüz çok ama yozumuz da çok. bunu da kabul etmek lazım. ön tekerlek nereye arka tekerlekler oraya, yozlar da gittikçe çoğalıyor doğal olarak.
        hepimiz yazıyoruz işte, rakamlar veriyoruz. şimdi beni susmakla suçlayabilir misiniz? keşke siz de yazsanız. susmasanız.
        kavala kimse için değerli değil ahmet bey, sadece siyasi bir malzeme. yargılayamadığınız için yüzümüze vurulan bir kağıt kadar değerli. o kadar.
        13 şehide gelince.
        burda müsade edin de ben sorayım.
        soru sorması gereken benim, siz cevap verin, verebilirseniz…
        6 yıldır kayıp bu insanlar neden bunca yıldır kurtarılmadılar?
        koskoca ordusu olan türkiye bir terör örgütünün elinden 6 yıldır bu insanları pazarlıkla da mı kurtaramadı?
        6 yıldır bu insanlar kaderlerine terk edilmişken batının umursamasını neden umalım?
        çiftlik banka yüzbinlerin kandığı bir ülkede yaşıyoruz. yüzdeler anlam ifade etmez. hitler de yıllarca bütün ulus tarafından desteklendi, faşist diktatörleri bile destekleyen yüzdeler tarihin her zamanında olmuştur. şimdi olduğu gibi gelecekte de olacaktır.

        • her akşam televizyonlarda izlemiyor musunuz
          çiftçiler traktörlerine haciz geldiğini anlatıyor, sağlıkçılar ek ödeneklerini alamadığı için protesto yapıyor, birileri çıkıp sit alanları talan ediliyor diye bağırıyor, esnaf zor durumda, emekliler geçinemiyor
          gencecik bir evli çift açlıktan intihar ediyor,
          ama siyasiler en aymaz harcamaları itibar peşinde kolayca yapıyor.
          ve siz şimdi kalkıp kendi insanına sahip çıkmayanları bırakıp batının sahip çıkmasını mı bekliyorsunuz? onları mı kılını kıpırdatmamakla mı suçluyorsunuz?

          • sadece siyasetçilerle ilerlemez. Siyasetçilerin tümü aynı tornadan çıkmışlar yok birbirlerinden farkları. zannediyormusunuz ki SN erdoğan gitse yerine başka biri gelse herşey düzelecek.
            Düzelme toplumla birlikte olur , üniversitesi , odaları , sivil toplum kuruluşları , düzelme top yekün olmalıdır.
            Belediyeler değişti İBB muhalefete geçti sorun bakalım ihaleleri kimler alıyor ne değişti. Bir sorgulayın .

    • HDP’den yapılan yazılı açıklamada ise “Ne yazık ki, görevlilerinin yaşam ve özgürlüğü için üzerine düşen diplomatik ve insani sorumlulukları üstlenmekten kaçınan iktidar, maksadı ve hedefi belirsiz bir askeri operasyon ile yaşamlarını riske attığı ve sonunda ailelerine naaşlarını teslim ettiği kayıpların sorumluluğunu, bu süreçte daima ailelerin yanında durmuş olan partimize yükleme çabasına girişmektedir. Bunu hiçbir vicdan kabul etmez.
      ÜLKEMİZİ İÇTEN VE DIŞTAN YERİN DİBİNE SOKANLARA SORMAK LAZIM .
      YUKARIDAKİ AÇIKLAMAYI OKUDUNUZ MU .TEPKİ YOKSA KABUL EDİYORSUNUZ DEMEKKİ
      AP HERHALDE TURKİYEYİ KINAYAN BİR KARAR ALIR ABD SENATOSU BİLDİRİ YAYIMLAR .ÜLKE DÜŞMANLARI DA DOSTLARINI TASDİK EDER .
      YAŞANAN BUNLAR İŞTE

      • 18 yıl düzgün işleyen adaletle karar veren bir yargı mekanizmasını işletmek için yeterli bir süreç idi, lakin geldiği yere bak.
        keyfe keder kararlar verecek şekilde yargı kurgulanmasaydı bugün hdp sorunumuz olmazdı değil mi? hdp var çünkü rantable, onun üzerinden rant devşiriliyor, bir ülke de yasalar vardır, karşı gelen cezalandırılır. partiye milyonlarca lira servet akıtılıyor, kırmızı plakalı arabalarla gezdiriliyor, yüklü maaşlar ödeniyor ve açıklamalarına tepki bekleniyor.
        devlete millete karşı suç işleyen varsa beslemeyin, ultra lüks arabalarda gezdirmeyin, fakir fukaradan kestiğiniz paralarla yüklü maaşlarını ödemeyin.
        üstelik yargılayın.
        buyrun tepki…
        18 yıl içinde toplamda 2 kez akp ye oy verdim, ben kendimi affedemiyorum. oturun biraz da siz kendinizi yargılayın.

  10. “Devlet Bahçeli’nin Meral Akşener ve arkadaşlarıyla tehdit altına düşmüş MHP’deki liderliğini sağlamada en büyük rol Tayyip Erdoğan’ın….”
    Yanlış tespit.
    Bahçeli’nin koltuğunu korumasındaki en önemli faktör 15 Temmuz 2016’daki o hain girişim. 15 Temmuz sayesinde Bahçeli sallantıdaki koltuğunu koruyabilmişti.
    Sonradan 15 Temmuzun aydınlatılmasını neden istemediler bir türlü aklım almıyor.
    Halbuki ak-kara, hain-masum, yararlanan-mağdur ortaya çıkarılsa ne güzel olurdu.

  11. Yaparsa Ak Parti yapar.
    Cumhuriyet Tarihinde ilk kez Ayçiçek yağı ithal ediyoruz
    Yaparsa AK Parti yapar.

    AK Partinin Aya çıkmasını destekliyorum.
    Ayda çok boş alan var Şimdiden Beşli çetenin heyecanı artı. DEV, DEVASA alanlar yapmanız için size yeterli alan.
    Öyle Uzay aracı yapsınlarki %15 kemikleşmiş partizanları ile Tümden Aya uçarlar.

  12. Sayın Koru ,

    Amin diyelim merhuma.

    Sahneyi kuran O , tipleri yaratan O , senaryoyu yazan O. rolleri dağıtan O !

    Âlemlerin rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz! Tekvir 29 .

    Bizim dilememiz ise sunulanlardan birini tercih etmekten ibaret .
    Başarım ancak ALLAH’tandır. Hud 88 .

    Herkes yapması gerekeni yapacak.

    Her iş Ona döndürülür, öyle ise Ona ibadet et, Ona güvenib dayan. Senin Rabbin yapmakda olduğunuz şeylerden gaafil (ve habersiz) değildir
    Hud 123

    Selametle kalın !

  13. ”Siyasi akıl son 20 yıldır hep iktidarda oldu, şimdi de orada; aynı akla muhalefet de sahip olana kadar denklemin değişmesini beklememek gerekiyor.”
    aslında yazarın bu tespitine ne yorum yapmaya gerek var nede ansiklopedi yazmaya.
    lakin, çorbaya tuz atmadan içmeye kalkar ve alşkanlık haline gelirse, sodyum eksikliği başgösterir. yine gidersin çinden batıdan kalsiyum çun iğnesi yap bana der yalvaırsın.
    tuz aklar hep şöyle karşımıza çıkar bazen. şu dönemde de birlik olmak lazım canım. hain bunlar hain le başlar. yıllardır kaçbin insanın canına mal olan yanlışlıklar ve meşhur dış güçlerin ihtirasları oyunları bir türlü algılanamaz.
    herne düşüncede olursak olalım, Bahçelinin duruşu direnci bu ülke için gereklimi gerekli, Sayın RTE vuruyor mu vuruyor. kazanıyor mu kazanıyor.
    her iki yapılanda bu partilerede ülkeyede kazandırıyor mu kazandırıyor.
    işte püf noktası da burada başlıyor. onlar vin vin yaparken sen ne yapıyorsun?
    kendi bahçendeki gümüşleri altına, çilekleri ejder meyvesine, portakalları avokadoya hatta ormadaki menengiçleri fıstıkağacına çeviriyormusn mesela?
    Yoksa genceck fidanları kıran, kökünden söken yaban dmuzlarını mı izlemeye aldın örneğin?
    Büyükşehirlerdeki bir atımlık kazancının hiç bitmeyeceğini sanan birzamanların prenslri kontları, imparatorlarımı seni aldatan?
    ”ey oğul bensana okoltuğa oturamazsı demedim, adam olamazsın dedim” diye bir babanın dünyanın hiçbir şeyiyle tarif edilemeyecek örneğini mi vereyim?
    demem o ki; hiçbir koltuk vazgeçilmez değildr. sandalyeden düşer diye beklnen İmamoğlu bak yürüyor, ayakta. bıraksalar angaranın bağlarını AOÇ’de kar altında çiçek açtıracak Mansur gidiyor kaldırımdan uslca yavaş yavaş.
    ne kadar soğuk olsada ince ince yağan kar taneleri sarı güllerin, çikeklerin üzerine yağsada, hepsi aynı basamakta.
    ortada birisinin ayaklarının altına 10 cm yüksek olsun diye koyarlar sadece bir tabure.
    seni var edecek olanda yok edecek olanda sende var olan,
    demek:vira alabanda.

  14. İnsan yapılarından tabiatla en uyumlu eserlerin değirmenler ve gemiler olduğunu düşünüyorum.Tabiatla ahenk içinde oldukları için olsa gerek onları hayal etmek bile huzur kaynağı.
    Tabiatı,ahengini bozmadan imar etmek te insanın yeryüzündeki varlık sebeplerinden biri.
    Tabiatın ahengi içinde, o ahenge yapılan her türlü ahenk katkısı da insanlar için ayrı bir huzur ve mutluluk kaynağı.

    Siyaset kelimesinin Arapça seyis (at bakıcısı) kelimesinden türediği söyleniyor.Türk dilleri içerisinde yer alan ve -At- kökünden türemiş olan “Atkarma” (aktarma değil) siyaset ve idare, “Atkarmak” (aktarmak değil) ise siyaset yapmak, idare etmek, icra etmek, muvaffak olmak sözcüklerinin de benzer anlamları karşıladığı söyleniyor.

    At ile insanın ilişkisi de insanın tabiatla ahenk içindeki uyum ilişkilerinden bir diğeri.

    Siyasetin bir başka tanımı da “belli bir toplumda çatışma halinde olan düşüncelerin uzlaştırılması faaliyeti” şeklinde.Bu tarif te toplumun ahenginin sağlanmasına işaret ediyor.

    Buradan gerçekte,siyasetin ‘toplumun ahengini sağlama faaliyeti’ olduğu ortaya çıkıyor.Toplumun ahengi ise içinde yaşadığı ve karakterini şekillendiren çevresiyle uyum halinde huzur içinde anlaşmasından geçiyor.
    Buradan da siyasetçiler arasında toplumun ahengini kim en iyi sağlıyorsa onun iyi bir siyasetçi olduğu,kim de ahengini bozuyorsa onun da iyi bir siyasetçi olmadığı sonucunu çıkartabiliriz.
    İyi bir siyasetçi olmak kolay iş değil.Eskiden “ateşten gömlek” benzetmesiyle benzetilmeyi hak edecek kadar zor bir iş.Ali Bulaç’ın https://alibulac.net/2021/02/08/ahlaki-krizimizin-sebepleri-4/ yazısının okunmasını tavsiye ederim.

    Devlet Bahçeli “Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak.Ezber ve şablon konuşmalar geçmişte kalacak” minvalinde sözler söylemiş.Doğrusu hayli yüksek perdeden abartılı bir tonla sarf edilmiş ezber ve şablonik beyanlarıyla hafızalarımızda özel bir yer edinmiş kendisinin bu sözlerini bir özeleştiri olarak görme temayülü içerisindeyim. Ancak alışmışın alışkanlıklarını terk etmesinin zorluklarının da farkında olduğumdan kendisinin bu değişim çabasında ne ölçüde başarılı olacağını kestiremiyorum.Başarılı olmasını dilerim.

    • çok iyi niyetlisiniz hocam. Gara’da yapılan esir kurtarma operasyonu tam bir fecaat. bu beceriksizliğin üstünü “guru gürültü” yaparak örtmeye çalışıyor.

  15. Demokrasi olmuş olmamış, anayasa olmuş olmamış; şu bu olmamış olmamış, pek önemli değil. Yanlış kararlarıyla, nihai analizle ülkenin eğitim, bilim-teknik, üretim/ekonomik bakımdan geri kalmasına katkıda bulunmuş hiç bir lider siyaseti hakkıyla yapabilmiş, ülke adına hayırlı bir lider değildir.

    Bu ülkede, siyaset, koltuk ve güce ulaşma uğruna yalancılığa indirgenmişse bunları hakkıyla yapanlara siyasetçi demek doğru olmaz. Hepsi yalancıdır. Siyaseten doğrular izafidir, ancak kendilerini kurtarabilir.

    Kurulalı beri ülke yönetimi yabancılardan oluşan 50-60 kişilik profesyonel ekiplere 10 ar yıllık sürelerle verilmiş olsaydı (Askerlik/Milli savunma, Kültür Bakanlığı ve Din/Diyanet türü hassas konular haricinde) ülkeyi onlar idare etmiş olsaydı (bizimkiler düşük sorumluluklarla bu ekipleri çokçası seyredip yardımcı olmakla görevli kılınmış olsalardı) 25-30 yıl gibi çok daha kısa sürede gelişmiş bir ülke olurduk. Ülkede ne bir darbe, ne de asıp-kesme ve ne de kavga-gürültü olurdu.

    Topbaş’a Allah rahmet eylesin..

  16. 1- Bu gün , sevgililer günü münasebetiyle hiç olmazsa konuya şöyle kıyısından köşesinden temas edilebilirdi ama maalesef yok !
    2- Siyaset cambazlığıyla ilgili açıklamalara gelince ; doğrusu tam olarak ne demek istendiğini ben anlayamadım yani takdir mi tekdir mi yoksa tamamen bir durum tespiti mi ! Ancak şu da var ki sanki içteniçe bir takdir var gibi görünüyor zira bu cambazlığın ne kadar faziletten yoksun olduğuna dair bir ima bile yok ! Farkında olmadan böyle bir hata yapılmış olabilir mi , onu da bilemiyorum zira sözler insanın içinin bir nevi aynasıdır ! Yani oldukça yadırgadım .
    Herkese selamlar .saygılar.

  17. Üstadım, başarmak güzel bir şey; 20 yıl iktidarda kalmak ise büyük bir başarıdır. Bardağın dolu tarafından baktığın zaman doğrudur. Yalnız şunu da sorasım geliyor; bu ekiple ve bu üslupla 2002 yılındaki seçimi alabilirmiydi ve ondan sonraki seçimleri. Daha da acısı son İstanbul ve Ankara seçimlerinde devletin bütün imkanlarıyla, medyanın seferberliğiyle İstanbul’ u nasıl verdi. Bunu da başarı hanesine yazmak gerekir. Chp’ nin oyunu İstanbul gibi bir yerde kimse %50′ nin üzerine çıkaramamıştı, sağ olsun bizim reis çıkardı. Gerçek başarı nedir biliyor musunuz; 94 yılındaki mahalli seçimlerde sizi her kesim yok sayarken siz mahalli seçimlerde büyükşehirlerde belediye başkanlarını alıyorsunuz, bu da rahmetli Erbakan hocanın başarısı. Herkese, saygılar…

  18. Başta “tepeden inme bir müdahale ile yerinden edilen” bedelini de İBB’yi kaybetmekle -diğer belediyelerde de olduğu üzere- ödeyen AK Partinin nazik, merhum İBB Başkanı Topbaş’a mağfiret, rahmet dileyerek ifade edeyim ki; bu türden, siyasetin hakkının gasp edilerek yapıldığı şekline de Erdoğan’ın siyasi hamlelerinde şahit oluyoruz.

    MHP’nin kendisine yarayacak kadarını yanına almak ve Bahçeli’yi siyasi arenada tutmak adına yapılan yargı hamlesi ile yapılamayan parti kongresi de… Zahir; 2001’de Bahçeli’nin erken seçim hamlesine ve AK Partiyi iktidara taşıyan bir siyasi atmosferin doğuşuna katkısına karşılık, bir jest idi yargı eliyle yapılan Bahçeli’yi siyaset sahnesinde tutma hamlesi.. kötü de olmadı hani; bugün kardeş kardeş iktidarı paylaşıyorlar! Anlamadığım, Perinçek neyin karşılığı, hangi fedekarlığının karşılığı iktidara yamanmış durumu?

    “Meral Akşener’in genel başkanı olduğu ve MHP’den zaten kaçacak oylarla merkez parti arayan seçmenleri çatısı altında buluşturan İYİ Parti de, bu yönüyle, Tayyip Erdoğan’a çok şey borçlu.” diyor ya Sn. Koru.. İyi de, Akşener bu borcunu fazlasıyla ödedi, ödüyor zaten: Birincisi; MHP’den kopanların bir merkez partisinde toplanmasının önünü, kurduğu İYİ Parti ile merkezin oluşumuna engel olarak kesmiş oldu; ikincisi ve en önemli olanı da 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylıkta ısrar ederek Millet İttifakının oluşumunu sekteye uğrattığı ile… Anlık durumlarda isabetli kararlar almak siyasetçinin feraseti ise de, uzun vadeli siyaseti düşünememekte siyasilerin bir garabeti olsa gerek. Akşener acul davranıp yanlış kararlar vermeseydi, merkez siyasetin lideri konumunda olabilirdi bugün.

    Tamam; Sn. Erdoğan siyasetin hakkını vererek yapan günümüzün en iyi politikacısı.. peki, ‘siyasetin hakkını yiyerek yapan en iyi politikacı kim’ sorusuna nasıl cevaplar verilir acaba?

    Hani, AK Partinin kurucu kadrosu bugün nerede? Onlar hangi yanlışlarının bedelini ödüyorlar?

    Ya Baykal? Siirt seçiminin yeniden yapılmasının yolunu açan ve Erdoğan’ın milletvekili olmasını sağlayan? Onun hakkı da partisinin genel başkanlığından uzaklaştırılarak mı ödenmiş oldu? Deniz Baykal Siirt seçimine direnseydi başına daha başka ne gelirdi ki?

    Bu kadar örnek yeter.

    Şimdi asıl soru şu: Siyasi etiğin ayaklar altına alındığı, politika için her şeyin mubah sayıldığı siyasi bir düzlemde, Erdoğan bu kadar başarılı olmasını başka da neye borçlu?

    Söyleyeyim, daha önce de vurgulamıştım:

    a) Demokrasiyi içselleştirememiş bir devlet yapımızın oluşu ile; yeri geldiğinde kuvvetler ayrılığı, yeri geldiğinde de kuvvetler birliği uygulamaları geliştirerek demokratik erklerin işlevselliğini ortadan kaldırmak; özellikle “Yargı bağımsızlığını” gerçekleştirememek..

    b) Ülkemizin seçmen yapısı: Demokratik sisteme geçişten (1950’ler) bu tarafa siyaset yüzde 30 sol, yüzde 70 -kendi içinde ayrışık- sağ-muhafazakar iki kutuplu bir yapı ortaya çıkarıldı. (Günümüzde yüzde 50-50 gözükse de bu oran sağ-sol ayırdında hala kendini muhafaza eder).

    Benim sitemim sağ-muhafazakar kesime… Yer yer devletin siyasete müdahalesi ile Başbakanının, bakanlarının idama gönderildiği, bir çoğunun da hapsi boyladığı, siyasi yasaklar ile devletten uzaklaştırıldığı, kurduğu hükümetlerin işten el çektirildiğine ve seçimlerdeki siyasi ağırlığına, devleti öncelemesi/yüceltmesine rağmen Türk siyasetini anlamamış, onu dönüştürecek ergenliğe bir türlü ulaşamamış olduğudur.

    Kendini elit, Cumhuriyetin kurucusu addeden, sağ-muhafazakar kesimi yok veya ikinci sınıf sayan, ülkemizin uluslararası arenada ve demokratik yürüyüşüne katkı sunamayan sol cenahı geçtim; ya! sağ-muhafazakar seçmen; 1950’den bu tarafa senin oylarınla kurulan hükumetlerin, senin devlet mefkurene/anlayışına, ahlak ve irfan anlayışına, demokrasi emeline uygun ne gibi başarılar elde ettiler de sen alkışlandın, takdir edildin? Bunu hiç sorguladın mı? Sadece dindar, imanlı siyasetçileri iktidara taşıman yeterli mi oldu?

    Sonrası?

    Onların iktidarı elde ettikten sonra demokrasiyi ıskaladıklarını, yalana-yanlışa, yolsuzluğa başvurduklarında onları sorguladın mı? Hesap sordun mu?

    Cevap kocaman bir “HAYIR”. Demek ki hep kullanıldın ya da hep kişisel/grupsal menfaatini güttün. (Bu arada, ben de o sağ-muhafazakar seçmene aidiyetimi izhar edeyim).

    Nitelikli seçmen olmadıktan sonra sağ veya sol fark etmiyor. Böyle bir siyasi ortamda da siyasi başarı elde etmek zor olmasa gerek. Bu başarıya şapka çıkaranlar da başarının uluslararası denkliğini sorgulamalılar bence.

  19. Hadi bizimkiler inanıyor ya muhatabımız olan ülkeler inanıyor mu acaba söylenenlere. Tabi onlar menfaatini önceliyor olabilir ama ben inandıklarını hiç sanmıyorum. İnanmak için sadece söylenene bakmıyorlardir herhalde geriye dönüp baktığımızda tam bir tezatlar bolluğu ile dolu. Ne kadar iktidarda kalabilirsin 10-20-30-40 sene kazandirdiklarin kadar kaybettirdiklerinin de muhasebesini yapmalı mevcut yapi

  20. Yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Bütün bunlar ülkede muhalefetin olmadığını gösteriyor. İktidar dikkatleri gerçek gündemden uzak tutmak için havadan, sudan, aydan, gazdan hayal gündemler atıyor ortaya herkes balıklama atlıyor. İktidar çok sıkışınca Kanal İstanbul’a atlıyor, yine herkes atlıyor. Yazık güzel ülkemize ve milletimize… Hergün 20 saat çalış, hep insanlığa hizmet et, istersen sırtında tüm müslümanları hacca götür, insanlar seni sadece bazı icraat ve sözlerle hatırlar.

  21. Cem Toker muhalefeti tanımlarken “majestelerinin muhalefeti” diye tanımlıyor. Yani muhalif görünümlü iktidar destekçileri. İktidar çok daha zora düşerse şimdiki ortak gibi açıktan destek de verebilirler.

    Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ikilisinden Ali Babacan’ı daha samimi buluyorum. Ahmet Davutoğlu yüzüne tükürüldüğü için hınçla hareket ediyor gibi bir görüntü veriyor. Yani hissi ve dolayısı ile dönebilir.

    Ancak her ikili de “oyumuzu verecek başka bir yer mi var, alternatif var mı?” sözüne cevap vermiş oldular. Aynı zamanda bu sözü söyleyenlerin çoğunun samimi olmadıkları iki partiye verilmeyen yüksek destek ile ortaya çıkmış oldu. Yani halkımız tüm yanlışlarına rağmen güçlüden yana.

  22. “28 Şubat bildirisini ben yazdım”, “28 Şubat size karşı değildi ki” sözleri ile o günleri savunan adam, şimdi de Doğu Türkistanlıları, Uygurları her gün televizyonlarda terörist ilan ediyor ve Çin yönetiminin yaptığı insan hakları ihlallerini savunuyor.

    En son İyi Parti Meclis toplantısında konuşturulan kızcağızı terörist ilan etmiş. İyi partililerden ise bir tepki, bir dava yok. RTÜK de bir şey yapmıyor.

    Aynı şahıs acaba Filistinlilere terörist dese ve her gün İsrail’i savunsa yine televizyonlara çıkmasına müsaade edilir miydi? Bir de televizyonlarda kimin konuşacağına nasıl karar verildiği ve yapılan listelere girmenin zorluğu düşünüldüğünde insanın üzüntüsü bir kat daha artıyor. Doğu Türkistanlılara yapılan gerçekten büyük bir ayıp. Savunmuyorsunuz bari hakaret ettirmeyin.

  23. Ülkemizde siyaseti hakkıyla kim yapıyor sorusuna verecek bir cevabım yok. Ancak elhak siyasette adam harcamayı en iyi kimin yaptığını biliyorum. Dolayısı ile hayırsever varlıklı ve işleri oldukça yerinde olan ve binler ısrar, dil dökme ile siyasete ikna edilip İstanbul’a hizmet hakka hizmettir sloganları ile İBB Başkanlığı yapması teşvik edilen merhum Kadir Topbaş’ın ölümü ile merhuma rahmet dilemek istedim. Bu vesile ile kendisi ile tanışma fırsatım olmamasına rağmen Türkiye’nin siyasette karakutusu kabilinden son 20 yıla tanıklık eden merhum Topbaş’ın hatıralarını yazıp yazmadığını veya kişisel sohbetlerde anlattıklarını derleyecek bir aile ferdi olup olmadığını çok merak ediyorum. Birer birer siyasetin karakutuları vefat edip ileride vakanüvis titizliği ile bugünleri yazacaklara birer sergüzeşti hayat veya siyasette şahit olduklarım kabilinden şehadet bırakmışlar mıdır? Merak ediyorum. Halbuki birbiri peşisıra musallaya yatan Topbaş merhum gibi son 3-5 sene içinde kendilerine reva görülenlerin bir ibranamesi olarak hüsnü şehadet olacak evrakı mühimmeyi biz dirilere bırakması gerekmez mi? Elbette gerekir ancak maalesef nadiren gün yüzüne çıkar böyle hatırat. Halbuki bugün hüsnü şehadete ihtiyacı pek çok olan merhum gibilerin hatıratları bugün gün yüzüne çıkmayarak, İstanbul’a ihanet edildi töhmetini ancak Mahkeme-i Kübrada müdafaa ile üstünden kaldırabilecektir. Allah rahmetiyle yaptığı ihlaslı işleri karşısına çıkarsın inşaAllah.
    ”Öyle ki o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.”Hakka-69

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız