Amerikan parmağı yoksa bu yazıların anlamı ne?

18
ABD savunma bakanı Ashton Carter ile Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, dün

 

Dostlarla buluşmak üzere erkenden gittiğim restoranda, bir tanıdık “Amerikalılar kızıyor, ama kızmaya hakları yok” sözleriyle yanıma yaklaştı. Kısa bir girişten sonra da, “Aylar öncesinden Türkiye’de darbe beklediklerini, hatta istediklerini yazmışlar işte” dedi.

Akıllı telefonundan gönderdiği kupüre bakmadan “Wall Street Journal’dan mı?” diye sordum. Hayır, Washington Times gazetesindenmiş gönderdiği kupür…

Birkaç masa ötemizde iki Amerikalı, Türk dostlarıyla sohbeti koyulaştırmıştı.

Ralph Peters
Ralph Peters
Haritacı Peters

Amerikalı dostlarımız, teknolojik ilerlemede ülkeleri önde gittiği halde, bugünün dünyasının darbelerin moda olduğu eski günlerden farklı olduğunu anlamakta zorlanıyorlar. İnternet ve akıllı telefonlar sayesinde, herkes, dünyanın başka yerlerinde neler olup bittiğinden haberdar şimdi.

O sayede de ABD’de bazı çevrelerin Türkiye’de askeri bir darbe beklentisi içerisinde olduğunu ve bunu gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında ilân ettiklerini biliyoruz.

Ralph Peters adlı eski asker, 16 Temmuz günü, darbe girişimi başarısız olduğu anlaşılıp, Beyaz Saray ve ABD Dışişleri Bakanlığı adına yumuşak da olsa kınayıcı açıklamalar yapılmaya başlandığında, çıktığı Fox-TV ekranlarından, “Obama ile Kerry gâfil; Türkiye’deki darbe girişimi başarılı olmalıydı” yorumunu yaptı, sonra da “Türkiye’nin son umudu da öldü” makalesini yazdı.

Aynı kişi, 2005’ten bu yana, çizdiği ve Anadolu’nun büyük bir bölümünü Türkiye’den ayrılmış gösteren yeni Ortadoğu haritasıyla tanınıyor.

Ralph Peters'in haritası (2005)
Ralph Peters’in haritası (2005)

Fox televizyonu da –Türkiye’deki Fox-TV gibi– Rupert Murdoch’a ait.

Tanışımın akıllı telefonundan WhatsApp üzerinden kupürünü gönderdiği Washington Times’ta çıkan yazı Guy Taylor imzalı. Tarihi 7 Nisan 2016. Yani 15 Temmuz’dan yaklaşık üç ay önce.

Mr. Taylor, uyarılmasına rağmen, Türkiye’de darbenin eli kulağında olduğunu düşünerek yazmış makalesini.

Kendisini uyaran da, geçen dönem Meclis’te CHP sıralarında oturan, şimdilerde Washington’da bir düşünce üreten kuruluşta görevli Aykan Erdemir.

Herhalde “Ülkenizde darbe olursa başarıya ulaşır mı?” gibi bir soruya şu cevabı vermiş Erdemir: “Askeri yönetimle AK Parti arasında bir tercih yapmaları istenirse, insanlar, seçilmiş hükümetin, yani AKP’nin yanında yer alır…”

Öyle de olmadı mı?

Yine de “Rusya medyası Türkiye’de darbe dedikodusuyla dolup taşıyor” demekten kendini alamıyor Guy Taylor.

Dion Nissenbaum, güvenlik uzmanı
Dion Nissenbaum, artist değil güvenlik uzmanı
Bu da WSJ’dan Dion Nissenbaum

Wall Street Journal’de Dion Nissenbaum imzasıyla çıkan “Türkiye’de generaller yükselişte” başlıklı yazısından, darbeden iki ay önce, “Türkiye: Askeri darbe kapıda mı?” başlıklı bir rapor sayesinde haberdar oldum.

Peter Korzun imzalı rapordan…

Nissenbaum Washington’da ismi bilinen bir güvenlik uzmanı. Oradan bakınca, biraz da uzman sayılan bizden birileriyle konuşunca, “Generaller geliyor” sevincine kapılmış.

Bizden bir uzman, son zamanlarda ekranlardan hepimizi her gece aydınlatan Metin Gürcan, “Türk ordusu” demiş Nissenbaum’a, “Erdoğan’ı frenlemek, ona karşı denge ve denetim (check and balances) getirmek isteyebilecek tek güç…”

Wall Street Journal yazarı ilginç bir tespitte bulunuyor. Nissenbaum’a göre, Türk ordusunun etkisinin yeniden artması Cumhurbaşkanlığı yerleşkesine kadar tedirginliklere yol açmış…

Tedirginliğin sebebi?

“Generallerin Erdoğan’ı devirmek isteyebileceği tedirginliği bu” diyor.

Ne zaman ve nerede yazmış bunu: 17 Mayıs 2016’da; Wall Street Journal’de…

Söylemeye gerek var mı, bilmem, ama ben yine de kayda geçireyim: Nissenbaum’un yazısını yayımlayan Wall Street Journal gazetesi de, Fox-TV gibi, Rupert Murdoch’a ait.

Söze “Ekonomi berbat” diye başlıyorlar
Raporun sahibi Korzun
Raporun sahibi Peter Korzun

‘Stratejik Culture Foundation’dan Peter Korzun’un raporunda Türkiye’nin ekonomik durumunda bozulmalar başladığı daha girişte yer buluyor. Özel sektör borçları almış başını gidiyormuş… Turizm sektörü yere çakılmış… TL’nin değerini kaybetmesi her vatandaşın alım gücünü zayıflatmış…

Giriş, “Türkiye’de ekonomi bozulmadan darbe olmaz” diyenleri hazırlamak için…

Siyasetteki tıkanıklıklarda temel sorunu Cumhurbaşkanı Erdoğan olarak ilân ediyor Korzun. Ardından askerlerin ‘fren’ işlevine sözü getiriyor. Suriye’nin kuzeyinde tampon bölge kurulması, Suriye ve Irak’a asker gönderilmesi planlarına yüksek rütbeliler karşı çıkmış…

Bakın rapor nasıl son buluyor: “Türkiye bir dönüm noktasında. Zaman değişim zamanı. Aşağıya doğru gidiş bir biçimde durdurulmalı. Türk halkının önünde basit bir tercih duruyor: Ya çılgınlığı akılla ve hikmetle değiştirip barış ve refaha ulaşacaklar, ya da şimdi olduğu gibi aşağıya gidiş devam edecek ve iç-savaş ile yok oluşun dumanı içinde kaybolacaklar. Erdoğan’ın iktidarda olduğu bir ülkede gelecek yok gibi görünüyor…”

İyi mi?

Michael Rubin, darbe bekledi
Michael Rubin, darbe bekledi
En darbeci Rubin

Aynı raporda görüşlerine yer verilen bir isim, vaktiyle Pentagon’da çalıştığı özellikle belirtilen, American Enterprise Institute’ten Michael Rubin.

Rubin, şu sıralarda, ABD ordusunun rütbelilerine dersler veriyor.

Şimdiye kadar alıntılar yaptığım Amerikalı kalemlerden çıkmış ‘darbe bekleyen’ yazıların en kıdemlisi ona ait. 24 Mart 2016 tarihinde –darbe girişiminden 4 ay önce– Newsweek dergisinde çıktı. Başlığından niyet dışa vuruyor: “Türkiye’de Erdoğan’a karşı bir darbe olacak mı?”

“Olur mu veya olabilir mi?” değil, “Olacak mı?”

En baştan, “Türkiye’de durum kötü ve daha da kötüye gidiyor” diyor Rubin ve anlatmaya ekonomiden başlıyor…

Yazının bir yerinde, denk düşürüp, şu soruyu ortaya atıyor: “Türk ordusu Erdoğan’ı devirir ve etrafındakileri parmaklıklar arkasına gönderirse, bunu başlarına bir şey gelmeden başarabilirler mi?”

Cevabı da hemen yapıştırıyor: “Evet.”

ABD seçimle meşgul olduğu için Obama yönetimi darbe yapanları azarlamaktan öte bir şey yapamazmış zaten…

Afakanlar bastı

Birbiri ardına bu zırvaları alıntılarken benim içimi afakanlar bastı.

Ne günlere geldik.

Dün Washington’da ABD savunma bakanı Ashton Carter ile birlikte basının karşısına çıkan Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, “Türkiye’deki darbe girişimi bir emekli Amerikalı generalin işi” haberini yalanladı. Dunford, ithamın odağındaki Gen. John Campbell’in dostu olduğunu söyledikten sonra, “O öyle bir şey yapmaz” dedi.

Gen. Campbell de, “Darbe girişimi sırasında ben New York’ta televizyoncu Geraldo Rivera ile bira içiyordum” açıklamasını yaptı.

Şimdi aldı mı beni bir merak:

Rupert Murdoch, WSJ ve Fox-TV'lerin sahibi
Rupert Murdoch, WSJ ve Fox-TV’lerin sahibi

Acaba başta Rupert Murdoch olmak üzere Ralph Peters, Guy Taylor, Dion Nissenbaum, Peter Korzun ve Michael Rubin bizdeki darbe girişimi sırasında ne yapıyorlardı?

ΩΩΩΩ

18 YORUMLAR

  1. Unutmadan,

    Bence Amerika’nın resmi politikasının ve politikacılarının kesinlikle bu işte parmaği yok. Ancak ve ancak bu yazilar birilerinin paralariyla yazdırılmış, sığ yazılara benziyor. Obaman yönetiminin böyle birşeyi onaylamayacağını siz de çok iyi biliyorsunuz. Kişisel bağlamda bazı askeri kişilerin, bağımsız destekleri olmuş olabilir ama sen adam ol da satma ülkeni.

    Ben içerdeki kansıza bakarım. Nasıl yıllardır seni eğiten devlete ve millete silah sıkarsın? Suçluyu içeride aramalı bence.

  2. sayin.koru sizi yillardir okurum
    Arastirmaciliginiza hayranim

    Assgidaki.iddia fasonmu.sizce
    Beli yukarisida asagisi ile zincirlemedir ne dersiniz
    Samaniniz ve fikirleriniz.icin.mutesekkir oluruz
    saygilar

    Sir Edward Garnier was paid £115,994 by the Gulen movement
    PAUL ROGERS/THE TIMES
    A British MP accepted tens of thousands of pounds to write a report for an arm of the group accused of orchestrating the failed Turkish military coup, before promoting its agenda during a Commons debate.

    Sir Edward Garnier, the Conservative MP for Harborough, was paid £115,994 in February last year to co- research and author a document titled A Report on the Rule of Law and Respect for Human Rights in Turkey.

    The research was commissioned by the Journalists and Writers Foundation (JWF), an Istanbul-based group set up in 1994 after a meeting between Fethullah Gulen, an Islamist cleric who…

  3. Son zamanlarda bazı Türk gazetecilerin yaptığı gibi yazınızı New York Times’a göndermenizi tavsiye ederim. Olaylarda nasıl Amerika parmağı olduğunu onlara da açıklayın. İletişim imkanlarının zirve yaptığı günümüzde herkes hakikatleri görsün ve duysun.

  4. darbe girişiminin arkasında cia olduğu iddia ediliyor ya 1975 yapımı “akbabanın üç günü” adlı film cia’ in içinde “farklı gruplar” olduğunu iddia ediyor.
    …velev ki darbe girişiminin arkasında cia var. ama “hangi cia”?

  5. Ralph Peters’ın yorumu çok sığ. Darbe başarısız olmakla birlikte İslamlaşma da durdurulmayacak diye çok basit bir yorum yapmış. Ralph Peters daha hâlâ 90’larda takıla kalmış. Alman Stern dergisi yayım yönetmeninin yorumu beni daha çok ürküttü: “Türk halkı olmayan bir demokrasiyi, demokrasi adına kurtardı.”

  6. Tüm yazıların tarihi İsrail ile varılan anlaşmadan önce. Bütün o yazıların amacı Erdoğan’ı İsrail gazı için ikna etmekti. Erdoğan da hem İsrail’e hem de Rusya’ya aynı anda kapıyı aralayınca darbeciler bölündü. Bu arada İsrail’deki gazı çıkarıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya satacak firmanın bir ortağı Rupert Murdoch.

  7. Süleyman Özışık suçlananlar hep yaver acaba ‘siz üstlenin nasılsa biz sizi bir darbeyle kurtarırız’ garantisi mi aldılar diye soruyor.
    Askerin Ak parti den rahatsızlığını bilmeyen yok. Muhtıralar, Abdullah Gül’ ün cumhurbaşkanlığı, davete gelmemeler, içlerine sindirmemeler vs. Şeref Malkoç bugün tarihi bir hata yaptı. ‘Neden askeri okullardan darbe heveslileri yetiştiriyoruz? Bu durumda neşter atılmalı eğitimleri düzenlenmeli’. Bu malum çevreler için alarmların en gürültülüsü dür.
    Mesela bu ilk darbe teşebbüsü ile rejimin çoktan düşman ilan ettiği din tandanslı bir gurup temizlendikten sonra ikinci ve başarılı bir darbeyle iktidardaki öteki düşman temizlense siz bu ‘derin akla’ şapka çıkarmaz mısınız? Bir taşla iki kuş ve ülkenin 40 yıllık islami hafızanın resetlenmesi. Akıl akıldan, el elden üstündür.

  8. Özellikle son 3 yılda, kendi elleri ile yaptıkları işleri, rte tarafından yapılmış şeklinde göstererek, halkın iyiliği için rtenin gitmesi gerektiği reklamını yapıyorlar.
    işin kötüsü bu son 3 yılda yapılanlar, sizin bir önceki yazınızda bahsedilen ve ordu hariç diğer devlet kademelerinde çalışan kişiler tarafından yapılmadı mı?
    devletin tüm kurumlarını işlevsiz ve itibarsız göstermek için bu kurumlarda çalışan fetö bağlantılı kişilere talimatlar verilmedi mi?
    darbe 15 temmuzda ordudaki fetöcüler tarafından yapıldı ancak darbenin altyapısı özellikle son 3 yılda tüm türkiyedeki fetöcüler tarafından yapılmadı mı?
    şimdi abd tarafından gelen bu “tahmin”ler de gösteriyor ki, bilinçli şekilde yapılan ayarlamalar, hocasının emrini uyguluyor zannederek abd kölesi olan kişiler tarafından uygulanmış ve memleket kıskaca alınmış. burada tek kurtuluş 17-25 aralıktan sonra rtenin çağrı yaptığı
    (http://www.aljazeera.com.tr/haber/erdogan-cemaat-tabanina-seslendi)
    cemaat tabanının bu işten vazgeçmesi idi ki maalesef bu işi yapmadıkları görünüyor.
    Selametle…

  9. ABD’li yüksek siyasi profilli entellektüeller , her zamanki gibi dünyada her bölgenin dizaynında var olmaya devam ediyorlar. Çünkü o alanda birbirlerinden fazla farklılıkları olmayan başka grup temsilcileri ile(İngiliz,Fransız..) birbirinin ayağına basmadan yürümeye devam ediyorlar. Kendilerinden rol çalma ihtimali olabileceklere bölgeselde olsa rol vermemek için ellerinden geleni yapmaya çalışmaları normal. Yoksa ipin ucuna başkalarıda takıldığında bsşka sorunlarda çıkabilir. Bölgesel yada küresel alanda yeni oyuncuların sahneye çıkması kolay olmasa gerek.

  10. Bu yazıdan anladığım kadarıyla darbe girişimi ABD derin devletinin(ABD yi elinde oynatan yahudilerin) işi, feto de bu işi uyguladığına göre fetö ve ABD derindevleti aynı safta. Merak ettiğim fetö bu işlerin 30-35 sene öncesinden içindemiydi sonradan mı satın alındı?

  11. İyi tarafından bakmak lazım demekki abd liler artık iç siyasetimizi iyi okuyamıyorlarmış ve artık yönlerdirme yapamıyorlarmış.Bence abd çok pişman 🙂 kandırıldılar.:)

  12. Ameriklalılar, Türkiye’de işler kötüye gittiği zaman neden akıllarına ilk önce asker ve darbe geliyor. neden muhalefeti düşünmüyorlar.Amerikalılar, Türkiye’de işler kötü gidiyor derken acaba Türk-Amerika ilişkileri kötüye gittiği için mi böyle yorumlarda bulunuyorlar. bunlar, kendi çıkarlarının iktidarda olması için padişahlığa bile razı olurlar.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here