‘Cumhur ittifakı’ kendi karşısında bir ittifak cephesi görmek istiyor

14

İktidar partisi önümüzdeki yıl yapılacak üç seçimde de kendisine yarar getireceği hesabıyla ‘cumhur ittifakı’ adıyla bir cephe oluşturdu. Bu yolla hem ittifak içerisinde yer alan MHP’nin baraja takılsa bile Meclis’te temsilini garanti altına almış oldu, hem de aynı yolla en az 13 fazla milletvekili çıkarmayı umuyor.

Partiler tek çatı altında seçime girdiklerinde sadece birinin yüzde 10’dan fazla oy alması diğer ittifak partileri üzerinden baraj tehdidini kaldırıyor; milletvekili sayısı hesabında kullanılan d’Hondt sistemi ise ipi önde göğüsleyen partiye fazladan milletvekilleri kazandırıyor…

Hesaplar tutar ve Anayasa Mahkemesi de bu amaçla çıkarılan yasayı anayasanın ‘eşitlik ilkesi’ne aykırı bulmazsa ‘cumhur ittifakı’nın seçimlerden üstün başarıyla çıkmaması için ortada görünür bir sebep yok.

Birleşerek sandık şanslarını artırmak varken muhalefet partilerinin ittifak yapmaktan uzak durmaları da, hemen anlaşılabileceği üzere, ‘cumhur ittifakı’nın yararına…

İyi de, durum böyleyken, neden sevinmiyor, sevinecek yerde muhalefeti de ittifaka zorlamaya çalışıyorlar?

İkinci cephe isteniyor

Saadet Partisi’nin de ‘cumhur ittifakı’ içerisinde yer alması isteniyordu, o uzak kalmaya ve demokrasi dozu ağır basan bazı ilkeler üzerinde mutabakat sağlamak üzere bir platformla yetinmeye karar verince ona ‘‘güle güle’’ dendi.

Dendi, ama iş orada bitmedi. Şimdi de, iktidar partisinin itibar ettiği kalemler, ‘cumhur ittifakı’ dışında kalan partileri tek çatı altında birleştirme çabası içerisindeler.

Neler neler yazıyorlar, bir bilseniz.

CHP başı çekecek, HDP son dakikaya kadar ‘gizli ortak’ olarak kalacak, Saadet, iYİ Parti,  DP, DYP, ANAP ve daha ne kadar seçime girme hakkı kazanmış parti varsa, hepsi tek bir çatı altında buluşup seçime öyle gireceklermiş…

Girerler girmezler, gerçekten hiç önemli değil; eğer ‘cumhur ittifakı’ için yapılan hesaplar doğruysa ve gerçekten tek pusulada çok parti olarak buluşmak hepsine yarar sağlayacaksa, o partilerin de biraraya gelmeleri hiç değilse beni şaşırtmaz.

Beni şaşırtan, kendi hesaplarını yaparak ittifak çatısı altında buluşmaya karar verenlerin başka partilerin yararını bu kadar düşünüyor olması…

Hatta aynı hesaba göre, diğer partilerin ayrı ayrı seçime girmeleri durumunda ittifak çatısı altında buluşmuş olanlar bundan çok daha karlı çıkacakları halde, onların da ittifak kurmalarının arzu edilmesi bana oldukça anlamsız görünüyor.

CHP ve HDP’nin ya da CHP ile Saadet Partisi’nin veya üçünün birden İYİ Parti ile birlikteliğinin bu partilerin seçmenlerini ‘cumhur ittifakı’ cephesine yönlendireceği beklentisi olabilir mi?

İlk akla gelen ihtimal bu.

Ancak aynı tehlike AK Parti ile MHP birlikteliği için de varit değil mi?

Kim tarafından yapıldığı bilinmeyen kamuoyu yoklamalarına göre onların durumu öyle değilmiş.

Okuyalım:

‘‘AK Parti seçmeninin yüzde 95’i MHP ile ittifak yapılmasından memnun.
MHP seçmeninin de yüzde 86’sı da AK Parti ile birlikte seçimlere girilmesini destekliyor.
Yani ‘Cumhur İttifakı’ tabandan da tam destek bulmuş durumda.’’

Bu satırları bugün çıkan ‘cumhur ittifakı’ adına muhalefeti cepheleşme yönüne sevk etme amaçlı bir yazıdan aktardım.

İttifak için formül tek değil

CHP ve diğer muhalefet partileri de yine araştırmalara bakarak kendileri için hangi yolun daha yararlı olacağına karar verirler.

Bir bakmışsınız, beklenenden çok farklı ancak yapanlara daha yarar getirecek ittifak formülleri de zaman içerisinde ortaya çıkabilir.

En yakın seçim nasıl olsa bir yıl sonra.

Arada düşünmek için daha çok zamanları var o partilerin…

14 YORUMLAR

  1. Nifak peşindekil tahammülsüz sansürcü zihniyet farklı düşünenlerin yorumlarını sansürlemekle meşgul….
    Her zamanki gibi…

  2. Yada Recep Tayyip Erdoğan (reis) dağınık tabela partilerini bir araya getirip her birinin barajı aşmalarını sağlaypı mecliste temsil edilmelerini sağlıyordur. Ola ki TBMM içindeki muhalefet partilerinin yapamadığını yapıp memlekete fayda sağlarlar. Belki de Sn.Cumhurbaşkanı sizin sandığınızın aksine bu ülkeyi gerçekten seviyordur. (ironi değil) Sanıyorsunuz ki reis her yaptığını şahsi siyasi hesapları için yapıyor. Siz şikayetci değilmisiniz gerçekten onlarca baraj altı partinin olmasından. Siz şikayetci değilmisiniz memleketin hiç bir sorunu için bir proje üretmeyen siyasi particiklerden. Bu sayede muhalefetin de iktidarı alması kolaylaştırılmış olmuyor mu ? MEcliste çoğunluğu sağlayamasalar bile bu yolla (ki bu yolu yeni yönetim sistemi açmıştır ve o sistem de Sn. Cumhurbaşkanı sayesinde hayata geçirilmiştir) yürütmeyi kazanabilirler. Mecliste 15 parti bile olsa yürütme tek elden yapılır ve istikrar adına önemli birşeyler olur. Bakın Kaç avrupa ülkesinde aylardır iktidar sorunu var. Üstelik de demokrasisini oturtmuş teamüllere sahip ükleler ama anlaşamıyorlar iktidar ortaklığında. Siz ocakmeya.com yazarları, bu ihtimali de düşünebilirsiniz belki de Recep Tayyip Erdoğan sizin kadar belki sizden bile fazla seviyordur bu ülkeyi. Ne dersiniz olmaz mı..

  3. Seçim yasası değişmemiş ve ittifak yolu açılmamış olsaydı muhalif partilerin Birleşmeyi düşünmeleri gerekirdi. Madem ittifak yolu açıldı o hâlde muhalif partilerin yapmaları gereken şey hemen ittifak yapmaktır. İktidar bu konuda niye istekli ve ısrarcı olsun ki? İttifak yapmazlarsa İyi Parti ve Saadet’in baraja takılma ihtimali var. Karamollaoğlu da Akşener ve Kılıçdaroğlu da ellerini çabuk tutmalı ve derhal ittifak yapmalılar. Elbette bu ittifaka HDP dahil edilmemeli. Bu arada Karamollaoğlu bazı transferler yapmalı. Gül, Arınç vs. Saadet’e katılmalı ki yakaladıkları muhalif esinti rüzgara, mümkünse fırtınaya dönüşsün. Böyle bir kutlu rüzgarın yakalanması, kıvılcımın aleve dönüşmesi durumunda şöyle bir sonuç bekliyorum:
    AKP: 36,40 – CHP: 24,68 – Saadet: 13,57 İyi Parti: 12,34 – HDP: 10,65- Diğer: 2,46 (MHP: 1,23 – BBP: 0,91 – Vatan: 0,32)
    Veya şöyle:
    AKP: 38,29 – CHP: 24,35 – Saadet: 12,50 İyi Parti: 11,22 – HDP: 10,76- Diğer: 2,88
    Veya:
    AKP 35,79 – CHP: 24,13 – Saadet: 14,75 – İyi Parti: 13,02 – HDP: 10,35- Diğer: 2,06

    Cumhurbaşkanlığı için de en uygun aday, eğer kabul ederse Sezai Karakoç. Abdullah Gül bu saatten sonra ve bu çekingenlikle aday olmasın artık. Karakoç 85 yaşında. Yaşlı ama şahsiyet, ahlâk ve mistik karizma sahibi. Eğer Karakoç kabul ederse İktidar şaşıracaktır. Çünkü Karakoç farklıdır. Cübbeli, jöleli, fesli muhteremlerden farklıdır… İktidarın ve yandaş medyanın hiçbir şekilde kara çalamayacağı biri… Diyelim seçildi. Bırak bin odalı sarayı köşkte bile yaşayamaz. Bir ev tutar. Sabah gelir köşke, akşam gider. Uruguay mıydı, Paraguay mıydı neydi… Yoksa Bolivya mıydı? İşte bu ülkelerden birinin böyle mütevazı bir cumhurbaşkanı vardı. Küçük bir evde az bir gelirle yaşayan bir adam… İşte Karakoç ta öyle olur. Eğer Karamollaoğlu, Karakoç’u aday göstermeyi akıl ederse siz görün iktidarın ve yandaş medyanın hâllerini… Evet, iktidar değişsin ki bu ülke nefes alsın. Kemal bey anlayışlı bir adam. Karakoç’u kabul edecektir.

    • Saadet’in yapacağı en iyi şey, başta Gül olmak üzere Ak Parti dargını isimleri derhal partiye davet edip yeni bir ruhla seçmenin karşısına çıkmak.Toplumun önemli bir kesimi(elbetteki sağ seçmen) böyle bir oluşum beklentisi içinde.Ak Parti kendisine küstürdüğü isimlerin sevenlerini partiye küstürdüğünü fark edemiyor.

  4. Sayın Fehmi Bey çok Ustaca yazıyorsunuz.
    Cumhur ittifakını eleştiriyorsunuz. Ama Bunu belli etmiyorsunuz.

    Örneğin ” …demokrasi dozu ağır basan bazı ilkeler üzerinde mutabakat sağlamak üzere bir platformla yetinmeye karar verince ona ‘‘güle güle’’ dendi..”
    ülkemizin yararına olan bir ittifaka katılmayanları daha fazla demokrasi yanlısı gösteriyorsunuz

    *…

  5. İttifak hesaplarında şu anda siyasi partiler mezarlığında olan partilerin ( ANAP , DYP , DP ) sanki bir etkisi armış ve sonucu doğrudan değiştirme potansiyeli varmış gibi yapılan değerlendirmelere ve yazılara gülüp geçiyorum. Ölüyle ittifa mı olur ? Şu anda bu partiler zaten TABELA PARTİSİ . Şu anda İTTİFAKLAR oluyor ve konuşuluyorsa
    AKP , MHP , CHP , İYİ PARTİ , SAADET , BBP den bahsetmek fazlasıyla yeterli . Diğerleri hikaye.
    CHP nin bağımsız olarak gizli HDP ittifaklı , SAADET ve İYİ nin ittifak yapacağı bir durum faydalı olabilir. CHP nin kayığına binen SAĞ partilere seçmen iyi gözle bakmıyor. CHP seçmeni de aynı şekilde. O yüzden SAADET – İYİ ittifakı iyi olur gibi görünüyor.

  6. Bahse konu edilen Kamuoyu yoklaması – yapılmış olsa da olmasa da – GERÇEĞE yakın bir vakayı ortaya koyuyor. AKP ve MHP seçmeninin kültür, dünya görüşü ve yaşayışında – istisnalar dışında – ne gibi farklar vardır, sayar mısınız ? AKsine, AZAMİ Müştereklik mevcuttur.
    Ak Parti karşıdakileri neden ittifaka zorluyor ? Seçmen tercihi ve davranışındaki zıtlık, diğer parti seçmenleri arasında daha çok, daha fazla da ondan. Böyle bir ittifak, oy verilirken, kendini daha da hissettirecektir. Diğer taraftan, Başkanlık sistemlerinin ÖZÜ iki partili mekanizmalardan müteşekkildir (oluşmaktadır). Fazlası sistemin arazıdır, istisnai ve yararsız bir çabadır. AKP bu gerçeği kuvveden fiile (pratiğe) çıkarmıya çalışıyor.
    Sol ve dini inancı ve eylemi daha da kıt çevreler, tu-kaka dedikleri, hepten es geçtikleri Saadet Partisini, neden bu kadar büyütmeğe ve parlatmaya başladı ? (Tarih tekerrür ediyor).Bu eylemleri
    ne zamana kadar sürecek ? Saadet, AK Parti ittifakına yönelse, namussuz fikir silahı – kim bilir – nelere alet edilir, acaba ?
    Bu mukayeseler, Medyanın ve siyaset ehlinin ne kadar çirkef olduğunu ortaya koymaya yeter de artar.
    . Kutuplaşma, karşısındakinin fikrine ve inancına peşin hükümle saldırmak ve namertlik ve karşıyı (ve hayat tarzını) küçümsemek ve karşının inancını hırpalayıcı tavır ve davranışlar sergilemekle ortaya çıkmaktadır. Saygı ve edep noksanlığı.
    Öte yandan, CHP ve HDP diğer partilerle, nerdeyse, ASGARİ müştereke bile sahip değildir..

  7. SERMAYE OYUNU
    Mekanikte bir kanuna göre, çok hızlı giden bir aracın sürtünme kuvveti çok aza indiğinden basit bir etki ile – küçük bir hayvanın çarpması ile mesela – araç devrilebilir. Oysa durmakta olan bir aracı deve gibi büyük bir hayvan bile deviremez.
    Sermaye, yönetebilmek için iki partili sistemi kullanır. Önce ikiye böler. Sonra onları eşit seviyeye getirir. Az bir miktar dolar ile devletleri yönetmeye devam eder. Türkiye’deki çabalar hep bu istikamette olmuş, askeri darbeler bunun için yapılmıştır. Mahkemeler bunun için partileri kapatmıştır. Başkanlık sistemi de bunun için getirilmiştir.
    Şimdi de iki ittifakla cepheleri birleştiriyor. Güçlü MHP ve güçlü HDP cephesi oluşmuş gibi. Buna rağmen Ak Parti ile yarışacak durumda değil. Saadet Partisi bunun için muhalefet cephesinde bırakılıyor. % 1 bile oy alamayan SP oyları önemlidir. Çünkü Ak Parti’nin oylarını bir çakıl kadar da olsa bölebilecek yalnız Saadet Partisi’dir.
    Saadet Partisi muhalefet cephesinde yer almalı ama adayını kendisi göstermelidir. Bu namaz kılan bir orgeneral olmalıdır. Erdoğan’ı desteklemelidir. Yoksa hiçbir Milli Görüş’çü bu oyuna gelmez. Ben dahil.

  8. Gündemdeki ittifak meselesinde en şeffaf oynayan oyuncular Akp ve Mhp dir. Herşey hepimizin gözü önünde olup bitti ve 15 temmuzdan sonraki dayanışmalarına bakıldığında doğallığı çok açık olduğundan da kimseyi yadırgatmadı. Ama bir de diğerlerine bakarsak görünen ile gerçeğin tamamen farklı olduğunu hemen hissedebiliyoruz. Örneğin ilkeler ortaklığı yapmak istediklerini söyleyerek yaptıkları toplantının esas amacının ittifak esaslarını konuşmak olduğu apaçık ama gizlemeye çalışıyorlar. Mevcut ortamda herşeyin cumhur ittifakı lehinde olduğunu farkettikleri için olası bir erken seçimden çok korkuyorlar ama Alp ve Mhp erken seçim istiyor algısı yaratarak erken seçim ihtimalini sıfırlayıp zaman içinde kuvvetlenebilecekleri sanısıyla ümit yaratmaya çalışıyorlar. Kısacası söyledikleriyle düşündükleri aynı değil. Halbuki ittifakın koalisyona göre en demokratik ve tercih edilen yanı partiler tarafından düşünülen ve vaad edilenlerin seçimden önce şeffaf ve açık olarak halka duyurulup yapılan ortaklığın seçimde halkın onayına sunulmasıdır. Ve esas olarak farklı fikirdeki partilerin asgari müştereklerde birleştiğinin bir göstergesidir ve bütünleşmeyi sağlar. Farklı ortak fikirlerde ittifaklar olması ise zannedildiği gibi kutuplaşmaya sebep olmaz tersine bir pilin artı ve eksi kutupları gibi bir enerji ortaya çıkarır. Kutuplaşma ortak hedefte birleşen farklı ittifakların olmasından değil, bir ittifakın ortak hedefinin doğrudan ve sadece karşıdaki bir şahsı veya gurubu olumsuz anlamda ve yok etme amaçlı hedef almasından doğar.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here