Cumhurbaşkanı “Yüzde 70 alırım” demiş… Referandum AK Parti için çetin sınav…

61

 

Son genel seçimde (1 Kasım 2015) AK Parti’nin oyu neydi?

Yüzde 49.49; yuvarlak hesap yüzde 50…

Cumhurbaşkanlığı seçiminde (10 Ağustos 2014) AK Parti adayı Tayyip Erdoğan ne kadar oy almıştı?

Yüzde 51.79; buna da yuvarlak hesap yüzde 52 diyebiliriz.

En son halkoyuna sunulan (12 Eylül 2010) anayasa değişikliği paketinin halktan aldığı oyun oranı neydi?

Yüzde 57.88; bu da yuvarlak hesap yüzde 58 eder…

Tablo şu: Yüzde 50… Yüzde 52… Yüzde 58…

AK Parti’nin ve sunduğu tekliflerin aldığı halk desteği…

Nisan’da yeni referandum var

Nisan ayı başında gidilecek referandumun sonucunun da çantada keklik olması gerekir.

Öyle olacak mıdır dersiniz?

İyi haber alabilen kaynaklar, parti ve hükümette “Çok çalışmazsak bu defa zora düşebiliriz” tedirginliği yaşandığını bildiriyor. Kampanya sırasında iki unsurun önem taşıyacağı hesap ediliyormuş: Ekonomi ve terör…

Ekonomide bazı olumsuz gelişmeler var, ama sandığa gidilene kadar vatandaşları fazla sıkboğaz edecek bir hale gelmeyebilir…

Teröre gelince… “Terör eylemlerinin varlığı seçmeni karşı cepheye mi iter, yoksa iktidar partisinin istediği istikamette oy kullanmaya mı sevk eder?” sorusu önemli. 1 Kasım ve 7 Haziran seçimleri arasındaki 9 puanlık fark, istikrarı bozan her unsurun iktidar partisine yaradığının göstergesi…

Yalnızca ekonomik sıkıntılar da, yalnızca terör eylemleri de, hatta bu ikisinin bir arada kendini göstermesi de, ‘Hayır’ cephesinden çok ‘Evet’ kampanyasını yürütenlerin işine yarayacaktır…

“İki unsur önemli” değerlendirmesini yapanlar müsterih olabilirler.

Paketi anlatmak.. İşlerinden olanlar..

Ancak, önümüzdeki referandumda, halkın dikkat edeceği bir başka unsur ile AK Parti’nin kemikleşmiş sayılan kitlesini zayıflatan bir gelişme de herhalde rol oynayacaktır.

Anayasa değişikliğinin zorladığı yeni sistemin niteliği ile sayıları 140 bine varan ve her gün artan uğursuz darbe girişimi sonrasında görevden alınanlar ve cezaevlerine düşenler…

Yeni getirilmek istenen ‘sistem’ ile ilgili muhalefetin kamuoyunun kafasını karıştırmak için kullanabileceği malzeme çok ve bunlar, etkili bir kampanya ile, anayasa paketini Meclis’ten kolayca geçiren partilerin (AKP ile MHP’nin) seçmen kitlesini etkileyebilir.

Özellikle de MHP’nin…

MHP Meclis oylamasında da çok fire verdi, ama tabanının “Partimiz bu paketi niye destekliyor?” sorusuna verilen cevaplardan tatmin olduğu söylenemez.

Belki MHP kadar değil, ama AK Parti seçmeninde de bu konuda aydınlanmayı bekleyenlerin sayısı az değil.

Çetin bir kampanyaya tanık olacağımız kesin.

AK Parti’yi düşündürmesi gereken esas sorun ise, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlayan ‘tasfiye’ hareketinin yol açtığı kafa karışıklığıdır.

Darbe ile ilişkili olan, talimatını veren, planlayan, icrasına katılan, yapılanı onaylayan, bulunduğu yerde ileride de zarar vereceğine kesin olarak inanılan kişilerin devletle ilişkilerinin kesilmesine fazla itiraz edecek çıkacağını sanmam.

Buna karşılık, AK Parti yönetim kadrosu ile bakanlar ve milletvekillerine kadar iletilen, sayılarının daha şimdiden 65 bin kadar olduğunu kurulmasına karar verilen Komisyon’a sunulacak dosyalar vesilesiyle öğrendiğimiz ‘mağduriyet’ iddiaları ise ihmale gelmez.

Sadece işlerini, pek çoğu aşlarını kaybettiği için değil, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ve ailesine yönelik yok etme, demokrasiyi ketmetme, TBMM’ye saldırı, 250’ye yakın insanın hayatına kast etme girişimleriyle ilintili sayıldıkları için… tasfiyeye uğrayan pek çok insan ve tabii aileleri de.. kendilerine reva görülen davranışı hazmedemiyor.

Ben yine de uyarayım

Devlet izniyle kurulmuş bankasına para yatırdı diye..

Siyasilerin vaktiyle övme yarışına girdikleri eğitim faaliyetlerine katıldıkları veya paralarıyla destek verdikleri için..

Medya kuruluşlarında yazdıkları veya konuştuklarından dolayı..

Pek çok insana ‘zararlı’ gözüyle bakılıyor…

Aynı işi görebilecek herkese açık programlar varken.. ve darbecilerin de o gece aralarında o programlardan biriyle (WhatsApp) haberleştikleri ortaya çıkmışken.. sanki “Bunlar benim adamım, gelin yakalayın” dercesine ve başka ne amaçla olduğu tam anlaşılmadan kullandırılmış bir uygulamayı akıllı telefonlarına indirdikleri için.. zarar görenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Unutmayalım: Bu insanların yakınları da oy kullanacaklar referandumda.

Dost uyarısına da tahammül edilmiyorsa.. referandum hâlâ çantada keklik sayılmalı mı?

Katıldığı seçim, aday olarak önüne getirdiği cumhurbaşkanı ve referanduma sunduğu anayasa paketi ile.. sandığın hep yüzünü güldürdüğü bir parti AK Parti; bu defa en zorlu sınava hazırlanıyor…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kampanyayla ben yüzde 70 alırım” dediğini de yine iyi haber alan kaynaktan —Abdülkadir Selvi’den– öğreniyoruz

Hesaplarını iyi yapmak zorunda AK Partililer…

Bizden uyarması.

ΩΩΩΩ

 

 

61 YORUMLAR

  1. Sendikada sadece dört ay üye kalan iki yıl önce de sendikadan çıkmış yeni öğretmen; hakkı, hukuku bir kenara bıraktık diyelim, hangi akli gerekçeyle ihraç edildi? Mebin ihraç listelerine isim ekleyenlere ekleme gerekçeleri soruluyor mu? Yoksa herşey tamamen keyfi mi? Bu keyfilik yüzünden aynı kurumun farklı ilçeleri keyfine göre farklı kriter uyguluyor mu?

  2. Mağduriyetler konusunda Dediginiz çok doğru fakat. Maalesef ateş düştüğü yeri yakıyor .ben insanlarin kendi canı ve cebine dokunulmadığı müddetçe evet diyeceğini üzülerek ön görüyorum. Referandum dan maalesef evet görünüyor ama sürpriz de olabilir .

  3. Fetönün ve çevresinin ilacı olsa başına sürerdi, kaç seçim geçirdik, görülüyor ki toplam etki alanı ile yüzde 1i geçmedi. Hatta onlarla mücadelesi sebebiyle, akparti oylar kazandı.
    Bu anayasanın hiçbir faydası olmasa bile (ki sistemin taşlarının oynaması için yeterli işlev görecektir), chp,hdp ve fetö bu anayasaya hayır diyorsa, iki farklı ve rakip partinin istişaresi ile ortaya çıkan bu metine benim oyum evet olacaktır. Sınavlarda soruları çözerken bazen, yanlışları eleyerek doğruya ulaşırsın.

  4. “Allah’tan baska birseyden korkmam” Ya da Sonuc evet olacaktir – aynen Erdogan’in dedigi gibi.

    Sonuc normalin uzerinde bir oranla Evet olacaktir. Normalin uzerinde olacaktir cunki, normalde AKP ya da Erdogan’in her istedigine evet diyeceklerin yaninda, yakini magdur olanlar da evet diyeceklerdir, hem de buyuk bir caresizlikle. Evet derkenki mantiklari da, bu adama, ‘son’ istedigini de verelim de, artik kendi de rahata ersin ve bize de huzursuzluk vermeyi biraksin olacaktir. Lafta, “Allahtan baska kimseden korkum yok” diyen halk, tavir ve davranislari ile adeta, ‘Allah’tan baska herseyden ve herkesden korkarim; bir tek Allah’tan korkmam’ demektedir. Bu, baglamda aklima gelen, halkimiz arasinda yaygin bir diger deyis de, “Zora beylerin borcu var” deyisidir.

    Bu ‘kalite’deki bir halktan beklenen kendi ipini kendisinin cekmesidir. (Halk’a kendimi de dahil ediyorum. ) Erdogan’in %70 alirim demesinin sebebi de budur. Gecmiste, nerdeyse herkesin gozu onunde olan, ‘fantastik’ sifati ile tanimlanablecek yanlislarinin, kendi kabahati olmadigini halka birden fazla sefer kabul ettirebilmistir. Kendine guveni de oradan kaynaklanmaktadir.

    Bu guven ile, yukardaki izah ettigim, ‘hastalikli’ haleti ruhiye birlesince, netice yuksek oranda evet olacaktir.

    Bekleyip gorecegiz….

  5. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bu anayasa değişikliklerini savunurken, “… Atatürk ve İnönü’nün hem partili, hem milletvekili, hem tarafsız olduğunu kabul etmiyorlar mı? Bunlar nasıl Atatürkçü” diyerek CHP’yi eleştirdi. Atatürk’e saygım sonsuz, ama ben 1900’lerin anayasını istemiyorum. Atatürk bugün yaşasaydı, o da istemezdi. Onun ideali modern ve demokratik bir toplumdu, zamanına uygun bir sistemdi. Bu ideale en uygun sistem neyse onu isterdi bugün de. Biz de onu istiyoruz. Modern toplumlardaki kadar, hatta daha üstün bir demokrasi istiyoruz.

    Nuray Mert bu konuda şahane bir yazı yazdı Cumhuriyet’te. Bu yazı sebebiyle diğer Cumhuriyet yazarları onu eleştirdiler, hatta Cumhuriyet’ten atılmasını önerdiler. Fakat tespitleri çok çok yerinde. AKP bugün maalesef Kemalistlerin de özlemini duydukları bir arkaik sistemin sadece ideolojisi farklı bir versiyonunu uygulamaya koymaya çalışıyor. Yani yok aslında birbirlerinden farkları. İşte o yazı:

    http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/660657/Tam_zamani__eski_defterleri_acalim.html

  6. Milletimin oy kullanırken baktığı tek kıstas var, cebindeki parası… Aksi yorumlar boşşş… Bunu bilen Hükümet esnafa para dağıtıyor… Ama önümüzdeki günler para dağıtılarak toparlanamayacak şekilde berbat… Referandum bu berbat günlerin tetikleyicisi olacaga benziyor

  7. Soru şu: Mevcut durumdan, yani fiili başkanlıktan, memnun muyuz?

    1) KHK’lar ile istenen her türlü düzenleme/yasaklama/yargılama/yürütme, meclise yani milletin vekillerine sorulmadan yapılıyor. Dernekler, TV’ler, gazeteler, üniversiteler kapatılıyor, insanlar sürülüyor, atılıyor, mallarına el konuyor. Yani yasama paydos.

    2) AYM ve mahkemeler hukuka göre değil, yürütmenin keyfine göre kararlar veriyor. Mahkemeler on kere karar değiştiriyor, yürütmenin keyfini tam tayin edemedikleri için. Yani yargı paydos.

    3) Devlet kadroları liyakata göre değil, yürütmenin keyfine ve sadakate göre, taraftarların gücüne göre dolduruluyor. Örnekleri çok, işte mülakatlarda “Reis kim?” sorusu, bazı bakanlıkların bazı cemaatlere tahsisi, yada MHP’ye başkan yardımcılığı, bakanlık, kadro rüşvetleri, vb. Bu eninde sonunda devlet paydos anlamına gelir.

    4) İllerde valiler, kaymakamlar, diğer devlet görevlileri devletin değil AKP’nin temsilcileri olarak hareket ediyorlar, buna mecburlar (Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kaymakamı TV’den azarlaması). Bu hoş bir görüntü değil. Bunu yıllarca eleştirdik, CHP’nin valisi, il başkanı, vb. diye. Bugün durum ondan da kötü. Üstelik seçilmiş belediye başkanları içeri alınıp yerlerine AKP’li kayyumlar atanıyor. Bu nasıl bir demokrasidir. Yerlerine seçilmiş kimse bulunamadı mı?

    5) Şirketlere kayyum atama, insanların mallarına el koyma uygulamaları. Bunlar, mahkemeler yargılama yapmadan yapılan uygulamalar. Bu her türlü insan hakkının paydos edilmesi demek.

    6) Asıl önemlisi bir KORKU CUMHURİYETİ’nde yaşıyoruz. Herkes korku içinde, yarın başıma birşey gelir mi diye yaşıyor. İnsanlar terör beni de bulur mu diye düşündüğü kadar, acaba devletin gazabına uğrar mıyım diye de düşünüyor. Yani güvenlik ve huzura paydos.

    Bu şartlarda yaşamaya HAYIR diyorum. Aklı selim milletimiz de bu gidişe HAYIR diyecektir. Hem de yüksek bir oranla. HAYIRlı cumalar.

  8. Ha EVET çıkmış ha HAYIR çıkmış…ne fark eder ki…zaten henüz EVET denilmediği bir dönemde olduğumuz halde EVET denilmişçesine kararlar alınmıyor mu? OHAL ilan edilmedi mi? OHAL uzatılmadı mı? Ha Cumhurbaşkanı ilan etmiş ha Hükümet? Ne fark eder ki? Sonuç olarak EVET çıkarsa resmi bir sistem değişikliği olacak HAYIR çıkarsa fiili olarak zaten var olan sistem değişikliği devam edecek. Üstelik üst sistem (laik-Kemalist Cumhuriyet) değişmedikçe alt sistem değişmiş ne fark eder ki? Bizler boşuna oyalanıyoruz…alt sistem üzerine ha bire tartışıyoruz, bu arada üst sistemden bahseden hemen hiç kimse yok…Adalet olmadığı sürece benim için artık her şey birdir…EVET olsa da bir HAYIR olsa da bir…

  9. Aslında fazla hesaba gerek yok,bileşenler ortada son beş yıldır hükümetin bir tane bile kayda değer başarısı yok,15 Temmuzun bile madur ayağına yatmak-hukuk dışı her türlü aksiyonu kendi çıkarları doğrultusunda ohali getirmek adına yapıldığına inananlardanım, 17-25 aralığın aktörlerinin dokunulmazlığı olmamasına rağmen hiç bir savcı korkudan adım atabilmiş değil, yol-Su-elektrik yaptım gibi amelevarimsi prezantasyonlar yapmak karın doyurmuyor, milletin parasıyla yapılan hizmetlerle düzeltilen – aldatılan tek milletiz, kamuda 3 kuruş gelir 5 kuruş yaşantı resmen lale devri; tarım ilçe md-ilçe müftülüğü-ilçe milli eğt md lerinin altında bile lüks makam araçları,rüşvetsiz kayırmasız bir tane bile kamu ihalesi yok, çiftçilik ve hayvancılık yapıyorum mazota ödediğim parayla yılda 3 hane geçinir lanet olsun hepsine lanet olsunki Yüce Allah topunu ters yüz etsin, bu insanlar o kadar aptal değil F.Koruda bunu demek istemiş zaten akp nin bu sefer işi zor derken, şahsi kanatim evet çıkma olasılığı çok zor fakat rakamsal olarak evet çıkma ihtimali çok yüksek kalem nasıl olsa bu düzenbazlarda! RTE de buna güvenip %70 diyor zaten.hepinizi öpüyrm yurdumun güzel insanları saygılarımla…

  10. sayin koru refah parti̇si̇nden butarafa ak parti̇ye oy vermi̇ş bi̇ri̇ olarak yaziyorum bu referandumda parti̇leri̇ düşünerek oy kullanmayacağim demokrasi̇ni̇n geleceği̇ i̇çi̇n oy vereceği̇m . ve kesi̇nli̇kle hayir vermeyi̇ düşünüyorum . geti̇ri̇lmek i̇stenen si̇stem bi̇r nevi̇ padi̇şahlik . düşüneli̇m bi̇raz i̇lerki̇ dönemde farkli görüşte bi̇ri̇ başkan olursa acaba şi̇mdi̇ başkanliğa evet di̇yenler ne düşünür ?

  11. Referandum toto revaçta.Tabiatiyle hepsi duygu ve taraf olma güdümlü şahsi tercih ve-veya tahmin.
    Amerika”nın yenden keşfi için Kristof Colombun ruhunu çağırma seansları gibi abesle iştigal…
    Matematik gibi somut ve kesin bir bilim varken,niçin varsayımlara ve olmayana ergi metoduna takılıp kalınıyor?
    Analitik bir yaklaşım için hukukçu olmağa gerek yok,Hukuk otoritelerin kahir ekseriyeti bu nevzuhur,anayasa değişikliğini hukukun dışında,tek adam otoritesi inşasına yönelik bir girişim olduğunu ısrarla söylüyor.
    Oralara boyumuz ulaşamayacağına,o derin meselelerin sade vatandaşın boyunu aşabileceği kabulüne göre,biz konuyu basite ve görünüre indirgeyelim.
    *Tayyip Erdoğan faktörü,15 yıldır,”hikmeti hükümet”etmenin başat aktörü değil miy di?
    *Herzaman suyun başında olduğu halde,su istenildiği debide ve yönde akıtılabildi mi?
    *Bu süreçte,”koalisyon” bahanesi var mıydı?
    *İstediğini emreden,istediğini veren muktedir bir lider olarak,önünde engel var mıydı?
    *Üçte ikisi “başarısız” bulunan bu süreç avantaj mıdır-dezavantaj mıdır?
    *Tartışılmayacak açık başarısızlıklar yanısıra,bir de örtülü başarısızlıklar var ki,artık kamufle mümkün değil
    *Bir de gri renkli ara bölge var:15 Temmuzla ilgili cevapsız kalan sorular…O belalı gecenin karanlığının yeterince aydınlanamayışına rağmen,”aaattım!” denilerek,sorgusuz .sualsiz,”bir solukluk”tabirnce,işsiz ve hürriyetsizliğe
    mahkum edilen onbinler ve vurgun yiyen yüzbinlece yakınları..Bu devasa sosyal travmanın nelere müncer olacağı zamanla anlaşılacaktır(TEMİZLİĞE(temize değil!)giden kadın Savcı gibi..)
    *”Yol kesene kılıç verilmez” ise,Gelecekte,başa geçebilecek olan desbot bir başkana nasıl teslimolunur?Her can gibi,sayın Cumhur Başkanı da fani değil mi?.
    *Şiiri tersine çeviriyor “evet” ihtimali:YENİ HAL MUHAL-YA ESKİ HAL, YA İZMİHLAL!..
    *İçeriği gibi,çıkarılması için izlenen metot da sakıncalı: Anayasa,JET gibi değiştirilmez,olabildiğince mutabakat aranır,arandı mı?..Değişikliğin meclis süreci denetameli: Oy kullanmayla başlayıp, rezalet derekesine yakın skandal olaylar..sağlıklı bir sonuç beklenemeyeceğini pekiştiriyor;Çünkü,”Perşembenin,gelişi-Çarşambadan bellidir.” Parça,bütünü gösterir.
    *Devasa iç ve dış gaileler varken,sosyal barışa ençok ihtiyaç duyulan bir zamanda,bu gerekliliği ortadan kaldıracak heveslere,kaprislere yer olmamalıdır.
    *Ve sosyal medyada dönüp duran yenidost-eski rakimlerin,o günlerdeki karşılıklı dozajı ağır atışmalar..
    —-
    Sayın Koru”nun makalesinin başındaki “oy verme” temsili görüntüsü, çok isabetli, adeta tek başına bir makale..
    Seçmenler, sanki ROBOT!… Öyle görenler için,E….

    • Gerçekten çok kaliteli bir yazı olmuş Orhan bey. Kaleminize ve elinize sağlık . Eğer Evet oyu yüzde 35 ı geçerse ki geçemez ben hiçbir seçimde yanılmadım . Bugüne kadar halk tabakasina dokunulmadi . Ve halk akp yi tuttu . Bu kez şartlar çok farklı asla ama asla o belli aileler hemde en uzak arabasına kadar hayır diyeceklerdir . Esnafa para veriliyor mu . Kime veriliyor . Esnafim ben ama bir aracimi elden çıkarabilmek için ( pert olan araç ) 130 bin tl ödeme yaptım borç harcla . Asla vatandaşa esnafa acimada yok güvende yok. Esnaf sen beni yaşatmak için varsın . Ve benim kudretimi sana gosterecem demekten başka bişey değil. Vergi dairesine de sgk yada gittiğim her yerde öcü görmüş gibi mi yoksa suçlu muamelesi mi gördüm bilemem ama 130 bin tl ödedim . Hemde bu kezde bu yoklukta . 3 yıl önce aracım calinip sakallilar yani şimdiki ismiyle IŞİD e gittiğinde yazık senin malını koruyamadik teselli ikramiyesi verelim denmesi . En mantıksız uygulamalar güçlü için çok haklıdır ama en mantıklı şeyler güçlü için suç unsuru olabilir . Adalet olmayınca korkmak lazım . Her yerde dalkavuklar cirit atarken gerçek vatanseverler susmuş bekliyor . Bekleyelim bakalım

  12. 74 yaşındaki Ahmet Türk bugün eli kelepçeli hastaneye götürüldü. Resimleri basında var. Anayasa teklifi MHP işbirliği ile referanduma götürülüyor. AKP’nin Kürt seçmeni bunlardan etkilenmeyecek mi?

    Sayın Fehmi Koru Habertürk’teki yerini kaybedince, sayın Tayyip Erdoğan Türkiye’de basın özgürlüğünü bitirdi diyerek noktamı koydum.
    Sayın Ahmet Türk’ün hapse konulması ile de, sayın Tayyip Erdoğan kendine karşı olan Kürt politikacıları etksiz hale getirmek istiyor diyerek nokta koydum.
    Bu iki olay benim için önemli dönüm noktalarıdır.

  13. Bugünler ileride tarihe kara günler olarak geçecek günler şüphesiz. Bir darbe ki; encamını Genelkurmay başkanı ve Mit başkanından öğren(e)mediğimiz (!) sırlarla dolu kara bir gece. Ve sonrasında “tabanı ibadet” deyu vasıflandırılan ve bu sınıf masumları vuran bir zulüm. Başta Diyanet camiasının “zulme rıza zulümdür” fehvasına uygun hareket etmesi! Bunca cemaatin ve Nur mesleğini icra etmeye çalışanların sessizliğe gömülüp “seyir” katına çıkmaları! Demek ki “korku ve çekingenlik” hassası imana ve amele müteallik işleri de dizayn edip yerle bir edebiliyormuş. Bunu da gördü canım memleketim. Ve önemli bir anekdot:
    Bediüzzamanın talebesi Topal Hafıza bugünler için söylediği “İleride sıkıntılı ve büyük bir nifak dönemi gelecek. Tutuklamalar olacak, belki cezaevlerinde yer kalmayacak. Dışarıdakiler bile çok sıkıntılar yaşayacak. Sen de o dönemi görecek, belki tutuklanacaksın” demiş. Bediüzzamanın dediği gibi de olmuş. Hakim efendi “Bunları bildiğine göre demek ki darbeyi buralarda organize ettin” gerekçesiyle tutuklamış 86 yaşındaki hafızı. Şu an cezaevinde. Demek ki neymiş. Bediüzzaman bu ifritten günler için “nifak dönemi” demiş. Aziz milletimize bir hatırlatma vesilesi ile…

      • ben de üç kez okudum…ama bu ibret dolu yazı bana acı bir tat verdi…ümmet adına üzüldüğüm için…fitne dönemlerine hazırlık olamadığımız için…değil sadece Nurcular Müslümanlar birbirinden kopuk ve duyarsız olduğu için… Müslüman Müslümana zarar verdiği için…tek ümidim B. Said Nursi’nin “Ama sonra hizmetlerin çok artacağı güzel bir dönem olacak inşallah” sözüdür…İnşallah bu fitne döneminden sonra hangi tarikat veya cemaatten olursa olsun bütün Müslümanlar hep birlikte İslâm’a hizmet ederler….

    • Fitneyi çıkartan, devlete ve millete savaş açanlara hiç sözünüz olmayacak mı? Hırsızın hiç mi suçu yok? Bediüzzaman hzlerinin birçok talebesinin, pensilvanyadaki malum şahıs ile ilgili ortak görüşlerini de paylaşıverseydiniz. Kötü bir örnek tek başına durumu yansıtmaktan uzak. Milleti bu hale düşüren fetöcülerin ıslah olmasını, olmuyorsa bize zarar vermeyecek hale gelmeleri için dua edelim. Allahu teala, hain, munafık, kafir topluluğa karşı bize yardım lutfetsin ve gafillerin zararından muhafaza buyursun.Amin.

  14. sayin koru ayni yakin kisiler bahsettiginiz 3 secimde de o insanlarin yakinlariydi ve onlar oy vermediler zaten… bu minvalde bylock kullananlarin yakinlarinin sayica bi etkisi olduguna inanmiyorum.. sayica etkilerine bakmak icin hakan şükür İdris bal vb lerinin aldiklari oylara bakmak yeterli.. ayrica cb ve 1 kasim da wtkilerini gormek icin yeterlidir… bylock u dur bende indireyim diyen kimse yoktur.. abisi ablasi mitevellisi indir dedigi icin indirmistir…

    • Fetöcülerin yakınları, önceki seçimlerde, bizim çocuklar abuk subuk yerlere oy veriyor, maceracı bunlar diyordu. Ama tutuklamalar ve işten atmalar cana dokundu.
      İktidarın istikrarı ve vatanın geleceğini temsil ettiğini, devlet yönetiminin çoluk çocuk fantezisi e birakilnayacagini savunan aklı başında akrabalar, (Fetöcülerin yakınları) olanlardan gücendi.
      Şahsi guceniklik, milli hisleri bastırıyor.
      Önceki seçimlerde işten atılan yüzbin, içeri alınan onbinler olayı yoktu
      ….
      Ama her şeye rağmen sayın CB faktörü var.
      Seçim sihirbazı

  15. Yıllarca emek vererek öğretmen ol bir sendikada 3 aylık kaydın var diye hem ihraç edil hem de hain yaftası ye aylardır gözümün yaşı kurumadı bütün ailem ak partili idi .şimdi ise hayirciyiz

  16. Fetö, olaylarından sonra ak parti herhalde 3-4 seçim gördü. bu seçimlerin hiç birinde fetö’ye takılmadı. şöyle bir şey var. muhakkak fetö’den dolayı giden oylar var. fakat birde, fetö örgütü temizlendiği için gelen oylar var. herkes mhp nin tabanı hakında yorumlar yapıyor. bence herkes kendine baksın. şu sıralar, emekli ve devletten maaş alan kesim çok şikayetçi. maaşlarından yapılan kesintilere doğru bir açıklama yapılmıyor.

  17. Pedagoglar bir çocuğa yapılacak en büyük kötülüğün her istediğine evet demek, her davranışını övmek, her istediğini yapmak olduğunu söylerler. Her istediği yapılan çocuk sonunda merhamet duygularını kaybetmiş, bencil bir narsiste dönüşür. Onu normal hale getirmek de çok zordur. Maalesef şimdi AKP’nin başına gelen de budur. Halk her istediğine evet demiş ve her durumda destek olmuştur. AKP artık “ne yaparsam yapayım beni desteklemek zorundasınız” modundadır. Kendisine yapılmış adi bir kötülüğe (15 Temmuz) abartarak tepki vermekte, insanların mallarını, işlerini ellerinden almakta, yüz bine yakınını mahkeme etmeksizin resmi gazetelerde tüm dünyaya terörist olarak ilan etmekte ve yüz binlercesinin ekmeğiyle oynamaktadır. Ayrıca bunun da ne kadar büyük bir acıya neden olduğunu “ne mağduru, mağdur mu var” diyerekten anlamak istememektedir. Bakalım insanlar oğullarının, kızlarının, gelinlerinin, akrabalarının, arkadaşlarının AKP eliyle mağdur edilmesine evet diyecekler mi? Ben şahsen bu konuda bir şey söyleyemiyorum. Referandum sonuçlarını bekleyelim.

  18. Bu referandum hem ülkemiz için hem de AKP için kırılma noktasıdır.
    Eğer EVET çıkarsa AKP daha fazla otoriterleşecek, daha çok dediğim dedik uygulamalar içine girecektir.
    Bunun sonucunda ülkeyi şimdikinden çok daha şiddetli bir ekonomik kriz sarsacaktır. Çünkü para otoritenin arttığı yerden kaçar.
    Şayet HAYIR çıkarsa AKP ye kendine çeki düzen vermesi için bir fırsat tanınmış olacak. Eğer bu fırsatı değerlendirebilirse daha uzun yıllar iktidarda kalmaya devam edecektir.Ancak bunu düşük bir ihtimal olarak görüyorum. Çünkü AKP giderek ilk kuruluşundaki hedeflerinden uzaklaşmakta bir ortak akıl hareketinden daha çok tek aklın egemen olduğu bir yağcılar ve evet efendimciler topluluğuna dönüşmektedir.
    HAYIR çıkması AKP nin otoroiterleşmesini engelleyecek tek yoldur.
    2010 referandumunda “Yetmez ama EVET” demiştim.
    Bu referandum için ise her zamanki gibi milletimizin sağduyusu galip gelsin ve HAYIRlısı neyse o olsun diyorum.

  19. Merhaba,
    uzun süredir Fehmi Bey’e ulaşmak istiyorum ama bir türlü ulaşamadım.
    Bâb-ı Âli ile ilgili bir kitap çalışması hazırladım. Kitabımda Fehmi Bey’in de biyoğrafisi yer alıyor. Fehmi Bey’in biyoğrafisinde düzeltilecek noktalar ya da hatalar varsa düzeltip kitabımda gerekli yere koyacağım. Bu arada kitabımı Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş hocamıza ithaf edeceğim. Çünkü kitap çalışmama Nevzat Hocamız öncülük etmişti. Allah gani gani rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Malum 15 Temmuz’da kalp krizi sonrası onu kaybettik. Bu yüzden de kitabımı Nevzat Hoca’ya ithaf edeceğim. Hatta kitabımda Nevzat Hoca da yer alacak. Onun da ilginç anıları var kitabımda.
    info@fehmikoru.com mail adresinize mail atıyorum ama mail adresinizde bir sıkıntı var sanırım. Ne hotmail ne de gmail hesabından mail gitmiyor.
    Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.
    Dönüşünüzü bekliyorum.

    Mehmet ŞAHİNCİLEROĞLU
    Gazeteci
    mail adresim: mehmet_sahin1987@hotmail.com

  20. Bu referandumdan zorlanmadan bir evet sonucu çıkar kanaatindeyim. %70 evet çıkmasa da %60 çıkar.

    MHP tabanı, Ak Parti’ye hayırcı MHP milletvekillerinden daha yakın. MHP tabanı Sayın Bahçeli’ye uyacaktır

    Fetöye sempati duyanlar zaten 1 Kasım seçimlerinde de Ak Partiye oy vermemişti. Hatta diğer partilere oy verilmesi için çalışma bile yapmışlardı.

  21. cumhurbaşkanı kampanya ile % 70 alırım derken insanların yeni sistemi tanıdıkları ve anladıkları zaman oy vereceklerine olan inancını dile getirmiş olmalı ki bu çok mümkün. çantada keklik bir referandum olduğunu kastettiğini sanmıyorum. zira araştırmalarda bu kadar açık ara görünmüyor kendisi de örüyordur….
    bence iktidarın en büyük kazancı bu ülkede olan muhalefet anlayışı hatta yoksunluğudur. insanlar sadece daha iyi bir yönetime ikna oldukları zaman tercih değiştirirler. bunu duydukları zaman değil güvendikleri zaman yaparlar. son 15 yılda akp seçmenini daha iyi bir yönetime ikna eden olmadı. buna niyet eden bile olmadı. herkes yerinden memnun görünüyor. bir de türk insanının ideolojik hassasiyeti muhafazakar eğilimi de dikkate alınırsa bunu yapmak ta zaten zor görünüyor. dolayısıyla ekonomi, terör, demokrasi zafiyetleri oyları sonucu değiştirecek miktarda etkilemez çünkü alternatifi olmayınca neyi değiştireceksiniz… mağduriyet meselesinin çok hassas olduğunu çocuğuna süt ekmek götüremeyen masumların mağduriyetinin elbette KABUL EDİLEMEZ olduğunu söylemekle beraber bunun bu geçiş aşamasında sıfır hatayla olmasının mümkün olmadığını da konunun maalesef son derece karmaşık olması sebebiyle kabul etmemiz gerekir, sabıra ihtiyacımız var ve yakında bu konuyla ilgili bir rehabilitasyon ve geniş bir kesime tolerans geleceğine yürekten inanıyorum. nitekim ciddi sayıda işe geri dönüşler oluyor…sonuçta bu kişiler de oylarını mütedeyyin kimseler oldukları için pek te hoş karşılanmayacakları yere vermek zorunda kalacaklar…es kaza iktidara gelinse olmaz ya faraza diyelim ilk işi mütedeyyin kimselerin canını sıkmak olacak yerlerden başka seçenekleri maalesef yok işte…hasılı kelam benim gibi fetöcü tanıdığı olmayan akp li MHP li parti çalışanı tanıdığı olmayan sıradan vatandaş kimseler için seçenekler pek fazla değil değil mi…bizler daha iyi yönetilme tekliflerine açık olmakla beraber şimdilik mevcut durumu daha iyiye götürecek seçenekleri de statükomuzu koruyarak değerlendireceğiz…
    bu referandumda herkes meramını çok iyi anlatmak zorunda ki bizde durumu tam kavrayalım. işin asıl kısmında bence MHP var, kendilerini başkanlığa destek vermeye ikna eden sebebleri halka anlattıkları takdirde tabanının desteğini çekeceğine inanıyorum…diğer seçenek zaten öldük bittik mahvolduk gazelleri dinlemekten ibaret. hem sokağa çağırıp hem iç savaş tehditleri sıralamaktan ibaret…sadece sorun vadeden hiçbir çözüme yanaşmayan bir anlayıştan ibaret…
    benim sayın koruya bir önerim olacak…referandum tercihini dolaylı anlatımından biliyoruz. metin belli olduğuna göre her gün bir yada iki maddenin üzerinde durarak o maddeler hakkındaki görüşlerini ayrıntılı bir şekilde tartışmaya açsa iyi olmaz mı ?
    son sözüm vatana millete hayırlı huzurlu sakin bir referandum süreci dilemek olsun…kavga yok, kardeş kardeş…

  22. Bir kısım “ünlüler” evet kampanyası başlatmışlar.
    Sayın Koru daha iyi bilir, kerametleri kendilerinden menkul bu zevat 28 Şubat döneminde de sürekli 10. Yıl marşını okurlardi.
    Mehmet Akif merhumun ‘Acem Şahı’ şiirinden bir beyiti geldi aklıma.
    -Bu müdhiş velvelen İran’ı daim inletir sanma.
    “Muzaffersin!” diyen sesler bütün hâindir, aldanma-

  23. Bu yaşananlari anlamak mümkün mü. ..kim anliyabiliyor. .amalar cevap olabilir mi…Şayet vicdanlar ölmedi ise %98 özürlü birinin tutuklanmasıni izah edebilir mi…yada kuyruklara sokularak ümit verilerek alınan dilekçelerin nereye gittiğinin izahı var mı. ..yada sendika üyesi olmuş birkaç ay kalmış çıkmış biri işinden olurken..Bu yapının içinde olup oraya üye olmamış birisinin işine devamı nın izahı var mı. .ve canı yanmamis birilerinin evlerin içleri yanarken tanımadan bilmeden herkesi aynı kefeye koyup mağdur edebiyatı var demelerinin izahı var mı. ..beyler bayanlar kabul edin veya etmeyin bir zulüm var ve çoluk çocuk ağlıyor. .evrensel hukuk bunu duymuyor sizde duymuyor saniz. ..Herkesi yaratan duyacak. .kul zulme der kader adalet eder….bekliyoruz

    • bazılarımız dinler arası dialog fırıldakları çevrilirken bunu hoş görmedi. sınav sorularını çalan zihniyetin okullarına çocuklarımızı göndermedi. papanın elini öpen, israilden izin alınacak diyenlerin kermeslerinden alışveriş etmedi. la ilahe illallah yeter gerisi gerekmez diyenlerin dini toplantılarına gitmedi. evlerine ateş düşsün diyenleri eliyle diliyle GÖNLÜYLE destekleyip devlete zarar vermesine maddi MANEVİ yardımcı olmadı. belki bu nedenle bazılarının canı yanmamıştır. bedduadan sıçrayan kıvılcımlar evine düşüp alev almamıştır. böyle kimselerden olup ta evlerine ateş düşen varsa bu mağduriyettir kabul edilemez fakat bunu ayırmak için zamana ihtiyaç var.cemaat üyeleri herşeyin karışması için her şeyi yapıyorlar suçu masumların üzerine atıyorlar.. öfke kendilerine döneceğine hükümete dönünce de bundan nemalanan yine cemaat oluyorlar…hem herkese zarar veriyorlar hem de faturasını başkalarına kesilmesini sağlıyorlar…gerçekten masum ve suçlunun ayırılması için zamana ihtiyaç var, aklı selim olmak zorunda….bu zamanı iki tarafında yapıcı geçirmesi gerekir. öfke nefret ve bedduanın kimseye faydası yok işte…hele ki bumerang etkisi düşünülürse…

      • Didem hanım size Müslümanca bir soru sormak istiyorum, insanlar suçlu bile olsa malına mülküne el koyup doğmamış Çocuklarına zulüm etmek rızkını kesmek iş bulamasın diye fişlemek dinimizde yeri nedir acaba, haksızlıkları desteklemek hak mıdır, peygamber efendimiz (SAV) nasıl davranırdı. Ben 40 yıldır Avrupada yaşayan biri olarak Adalet duygum kabül etmiyor bu kadar zulmü. Unutmayan bu zulüm de bir gün geri döner nasıl cematin yaptığı haksızlıklar geri dönüyorsa. Üzüldüğüm islamcılık öldü diyenlere söyliyecek bir şeyimiz kalmadı bu günkü sözde islamcılar sayesinde.

        • suçlu olanların malları mülkleri nasıl ele geçmiş önce onu bir düşünmek gerekmez mi… devleti yıksın diye ödenen paralarla alınmış olabilir mi ya da toplanan fakir fukaranın dişinden tırnağından arttırdığı parayla… ben bilmiyorum siz biliyor musunuz…

      • Hangi zaman. .. aylarca içerde kalınan. .işsiz gezilen çoluk çocuğa yalan söylenen zaman mi…giden zaman size ait olmayınca ne kolay bunu söylemek. ..Ayrıca bunları yazincaya kadar keşke sorulara bir izah getirseydiniz daha isabetli olmazmiydi. .hala amalarla karsimdasiniz…

    • Referandumdan evt veya hayır çıkabilir 2010 dakı referandumda evet çıkmışdida ne oldu? Şimdi o işlerine gelmediği için başka anayasa getiriyorlar bir kaç yıl sonrada bunu değiştırırler! Nasıl olsa milleti uyutmayi biliyorlar. FAKAK bir şeyi bilmiyorlar Allahın adeletini.Zalimlerin zülmüne uğramış miliyonları sindirerek zülümlerinin her geçen gün’de dozunu artırarak devam edeceğine makam mevkilerine güvenenler, bu iş tersine döndüğünde bu kez onlara zülüm ettikleri aciyacak onlari şu an alkışliyanlar ise onlara en ağır darbeyi vuracak. Bunu görmek için fazla geriye gitmeğe gerek yok en iyi örneklerden sadece birtanesi Emin Çölaşanın yazılarını okuduğunuzda görürsünüz.Nisan hanim sizin gibi mağdurlarin yardımcısı sizin kuyruğa girerek verdiğiniz dilekçeyi ondan çok daha önce aldığına emin olun ve evvel
      Allahın izni ile sizin gibi mazulumların kazanacağınıada emin olun.Ha buna emin olmakla birlikte hakkınızı her yerde arayın bunu yaparkende sadece Allaha sığının ve Allahtan korkun kuldan değil.Allahtan korkanlar neler yapmaz! Yalan söylemez,iftira atmaz, insanlara makam veya mevkileri için değilde insan olduklari için değer verir,zalimin yanında değil (zalim olan kendi babasi olsa bile) mazlumun yaninda olur vb. Sizin ve sizin gibi bütün mağdurların,mağduriyetinin tez günlerde Allah tarafindan mükfatlandırılmanız ve eski güze günlerinizden daha güzel günlere kavuşmanızı Yaratıcımız yüceler yücesi Rabbimizden niyaz eder ve helal kazaç bol rızıklar dilerim.Amin.Allaha emanet olun.

  24. okur yorumlarını takip ediyorum. takip ettiğim gazeteler içinde okur yorumlarına en çok yer veren ve iktidara yakın olan bir gazetede ve sayın korunun sitesinde bile, troller+nemalananlar+ saflar= hayır diyecekler/4 çıkıyor. yani bunların toplamının oranı hayır diyeceklerin dörtte biri. O da iktidara yakın olan yerlerde. diğer gazetelerde ise bu oran %5’i geçmez. şu sıralarda bir internet sitesi (galiba mhp kökenli) anket başlattı. ankette hayır oylarının oranı %95ler civarında. Bu işin birinci kısmı
    İkinci kısmına gelince, akp ilk yıllarında belli sol ve alevilerden bile oy almışken, bu kesimler oy vermeseler bile, akpye olumlu bakarken, sonraki yıllarda akpnin çeperinden ilk dökülenler bu kesim oldu. bunları gülenciler, sonra davutoğlucular terk etti. bunlara partiden kovulan gül, arınç, çelik vb. isimleri de ilave edin. hernekadar dikkate alınmasalar da, arınçın deyimi ile, bunların da, az da olsa, bir “özgül ağırlık”ları var. bütün bunlara da ilave olarak, genel olarak gidişattan memnun olmayan ve işlerin daha da kötü gidebileceğini düşünen, akpyi yavaş yavaş sorgulayan bir tabanı var. Bu duruma göre, evet oyu çıkacağını kim, nasıl düşünüyor anlamak mümkün değil. Evet oyunun çıkması mümkün değil. Hesap ortada. kim, neye göre, nasıl hesap yapıyor bilemiyorum. ancak normal bir referandumda evet oyunun çıkması mümkün değil. sadece uzaydan akpliler var ve onlar gelip oy kullanırlarsa durum farklı olabilir.

    • Hamza Bey merhabalar,

      Tuttuğunuz istatistik kulağa hoş gelse de, örnek uzayı çok dar. Websitelerine her yaştan, her kesimden insanın yorum yaptığını varsayamayız. Örnek uzayınız olan yorumcu dağılımının, Türkiye’nin seçmen dağılımını yansıttığına emin olmak lazım önce. Bunun için anketlerde ilk olarak “hangi partiye oy verdiniz?” gibi sorular sorarak, ankete katılanların 50%’sinin Ak Partili, 30%’sinin CHP’li olması sağlanmaya çalışılıyor… Sağlanamasa bile basit matematiksel işlemlerle o oranlara projeksiyon yapılıyor. Kolay bir iş değil.

      Anket şirketleri bu işi iyi yapıyorlar. Ama şu an yapılan anketlere inanmıyorum şahsen. OHAL altında, ekonomik kriz ortamında, kısaca sağlıklı ruh halinin olmadığı ortamlarda insanların doğru söylediğini bilemeyiz. Ya da her an fikirlerini değiştirebilirler. Bu seçim sürprizler doğurabilir. Ne olacağını ancak referandum gecesi anlayacağız gibi geliyor.

      Saygılarımla..

      • Ahmet bey merhaba. Okur yorumlarının bütün seçmeni yansıtmadığını ben de biliyorum. Ancak Özellikle sizin siteniz ve karar gazetesindeki (bunlar islamcı çevre) okur yorumlarının büyük bölümü başkanlığa karşı. orantı olarak ben trollar+nemalananlar+saflar= hayırcılar/4 diye yazdım. bunlar kesin rakamlar değil. ancak başkanlığı destekleyenlerin oranı gerçekten çok düşük bu yorumlarda. Pek çok yorumcu akp’ye oy verdiğini ancak başkanlığa karşı olduğunu belirtiyor. Hürriyet gibi tarafsız bir gazetede ise akp destekli yorum sayısı çok çok daha da az. eli internet tutan insanlar arasında evet desteği bu kadar azken referandumdan evet çıkma ihtimali yok. benim tezim bu.
        ikincisi ise, akpnin önceki seçimlerde aldığı oyların oranı belli. burdan bazı alevi ve solcuların oyunu + gülencilerin oyunu + davutoğlu destekçilerinin oyunu + gül, arınç, çelik vb için verilen oyları da düşeceksiniz. ilave olarak gidişattan memnun olmayan akp tabanını düşeceksiniz, bahçeli taraftarlarını ekliyeceksiniz. %50 evet çıkma ihtimali yok. en fazla, “normal oylamada” %35 tahminim. taş çatlasın %40.
        İlave bir bilgi daha, sizin sitenizde verilen, gülenin darbe girişimi hakkındaki konuşmasında önemli bir noktadan bahsediliyor. gülen, “bunların oyunun %35 civarı olduğundan bahsediliyor” diyor. kendi sitenizdeki linke tekrar gözatabilirsiniz.
        O linkteki konuşmanın altından da epey su aktı. O zaman %35 civarı ise bugün daha düşüktü.

      • Taha bey bence oylar hayır veya evet olsun fatketmez. Bu işi terefolara bir kaç kedi ğöndererek hallederler. Not: ben bu tahminimi sizin tespitleriniz ve biraz da kendi tecrübeme dayanarak yaptım. Hoşca kalın.

  25. Sayın Fehmi KORU bey kaleminize sağlık çok önemli ve yerinde bir konuya temas ettiniz. Kimsenin oyu çantada keklik olmamalı. Kimse kendi vatandaşına zulmetmemeli, oğlunun suçundan babası kardeşi potansiyel suçlu olarak değerlendirilmemeli. Teşekkürler saygılar efendim.

  26. Şöyle bir soru ile başlamak geçti aklımdan:

    Sayın Erdoğan olmasaydı eğer ‘sistem’ değişikliği söz konusu olur muydu?

    Yada, sayın Erdoğan, ”sistem değişikliği ülkemizin geleceği için son derece faydalı olacaktır, hele bunu bir gerçekleştirelim, ilk seçimde ‘başkanlığa’ aday olmayacağım. ..Kardeşim Gül’ü veya Binali Bey’i, … başkan olarak görmek aziz milletimden en büyük arzumdur” der ise ..referandum kampanyasında. ..Halkın tercihi ne olur?

    Kampanyanın yükü sayın Erdoğan’ın omuzlarında olacaktır.
    Hükümet, bu yükün altına ekonomik iyileştirme argümanları ile girecek ve ekonomide referandum vadeli iyileşmeler görüyor olacağız.
    Her zaman birinci önceliği ekonomi olan halkımızın ‘beka’ sorunu olmadıkça, terör ve olayları ikinci gündemi olacaktır, mutat hale gelen şehit cenazelerinde olduğu gibi..

    Ekonomik tedbirler beklenen etkiyi göstermez ise eğer, Allah korusun ‘Vatanın, milletin bekası’ temalı terör olayları.. ..”1 Kasım ve 7 Haziran seçimleri arasındaki 9 puanlık fark, istikrarı bozan her unsurun iktidar partisine yaradığının göstergesi…” ..Terör. ..Allah korusun!

    Ama, ama ya tersi olur ise eğer, ‘HAYIR’ çıkması halinde, şimdiden merakım, ‘eski hal muhal, yeni hal ya fiili durum ya da fiili durum’ olmaya devam mı edecek? 2019 daha çok var çok..

    Sayın Koru’nun, ‘dost uyarısı’, ‘bizden uyarması’ vurguları, referandum sonrası Başkan’a, ‘dostane uyarılarımı dikkate almanız beni ziyadesiyle mutlu etti’ hazırlığı gibi geldi bana.

    Daha öncede yazmıştım, ‘Cumhur-başkanlık’ ülkemize- milletimize hayırlı olsun diye, aynı fikirdeyim.

  27. Eğer her şey, alınacak oya göre belirleniyorsa, arkasında yatanı da bu ortamı yaratanları da merak etmek gerek. Ortada çelişkili durumlar var ve adeta 15 Temmuz olayları bir kurmaca gibi anlaşılabilecek türden, gözlerden kaçmıyor. 7 Haziran seçimleri öncesi ve sonrasında gelişen olayların 11 Kasım seçimlerine nasıl etki ettiği ve bombalar patladıkça oyların yükselmesi ile bombaları patlatanların neden ortaya çıkarılamayışlarının bağlantıları var mı? Merak konusudur ve üzerinde durulması gerekir.

  28. Nisan Ayında yapılacak referandum çok kritik bir durumdur. Özellikle HDP, CHP ve Tutuklu yakınlarının görüşleri merak konusu… Ak Partiyi tekrar zirveye çıkarmak için Ünlüler ve Futbolcular devreye girmiş, neymiş: “Evet” diyeceklermiş. bırakın milletin kafasını karıştırmayın ve kimseyi zan altına bırakmayın. Ya işinizi bırakın siyaset yapın ya da işiniz ne ise işinizi yapın. Benim tahminim

    Evet % 43
    Hayır % 57

  29. Mhp tabanının hayır diyeceğini Ak Parti de biliyor. Ekranlarda “evet diyorum” diyenlerin bir kısmının, İşinden ihraç edilenlerin birinci dereceden akrabalarının tamamının, ikinci üçüncü dereceden akrabalarının ise bir kısmının doğal olarak hayır diyeceğini Ak Parti de biliyor. Daha önce ekonomi diyerek oy vermiş olanlar da elbette ki hayır diyecekler. Dolar, akaryakıt, gıda, giyim vs.. Kimse aptal değil.

    Ama tabi siyaset böyle bir şey. Göz göre göre yalan söyleme ama utanmama sanatı. Tek yapılması gereken sandıklara ve sayımlara sahip çıkmak. Ekranlarda sabahtan akşama kadar göz göre göre yalan söyleyen insanlardan her şey beklenir. Adil bir seçim olduğu taktirde aklın yolu elbette ki birdir.

  30. Anayasa gibi toplumsal mutabakatla ortaya çıkacak metinler aceleye gelmemelidir.Aceleye gelmemelidir.%50 yi aşan bir oranla geçtiğini düşünelim,gerikalan%? Yokmu sayıcağız. Geçmiştede onlar yapmıştı bize sormadılar şimdi sıra bizde mantığıyla bizlerin yaşamış olduğu dışlanmışlığı (mazlumiyeti) ötekilere! yaşatmaya hakkımız yok diye düşünüyorum. Kaldıki fazla değil bir dönem sonra ipi göğüsleyen isim kim olur bilemeyiz. Cumhuriyet tarihi boyunca bu kadar karizmatik tuttuğunu koparan kaç Erdoğan çıkarabildik? Yarınlar ne getirir bilemeyiz. Bence sayın Erdoğan kendinden sonrasınıda düşünerek bir daha tüm maddeleri gözden geçirmeli. Toplumun sağduyusuna güvenim tam yalnız iletişim kanalları kapalı olduğundan geçmişte olduğu gibi gelecektede manipüle edilebileceğini göz ardı edemeyiz. Bu kadar sorunlarımız varken nedir bu Acele? birçok insan gibi bende anlamış değilim.

  31. Yazınıza katılıyorum. Ayni durumdayım. 15 yıldır arkasından gittiğim AKP’yi terk ettiğim gibi ayrıca düşmanı oldum. İktidar ne diyorsa tersini yapmaya çalışıyorum. Son zamanlarda birikimimi $’a geçirmeye başladım. Aile toplantılarında ise bir no AKPaleyhtarlığı. Artık AKP düşmanı oldum. HAYIR’lısı olsun

    • akp ye düşman olmakla devlete düşman olmak aynı şey değildir. ekonomik sıkıntı olsun millet işini aşını evini kaybetsin belki oyları düşer demek doğru bir şey değildir…yanlışlardan HAYIR’lı sonuçlar çıkmaz. zaten çıkmadı da değil mi ?

    • yüzbinlerce insanı mağdur ettiğinizde bu potansiyel olarak milyonlarca oy kaybı demek. Ben ihraç edilen bir öğretmenim tek bir kriter var o da sendikaya üye olmak. 1 kasım seçimlerinde akp ye oy verdiğini bildiğim yakın akrabalarım babam, 2 kardeşim, kaynanam, 2 bacanak, 2 baldız, 2 kayın, 3 teyze, 3 enişte, 4 halaoğlu var.arkadaşlarımı ve komşularımı saymıyorum.akp nin20 oyu kesinlikle HAYIR a gidecek. 300 bin kişi doğrudan etkilendi( ihraç -açığa alınma -okulunun kapanması -kayyum olayları vs.) yakın çevresi ve akrabaları katarsak 20000000 (iki milyon) oy demek. benim tahminim evet oyları 42-48 bandında kalacak…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here