Bugün köşemi Taha Kıvanç’a bıraktım; o da Ukrayna merkezli teorisini duyurmayı yeğledi 

35
Zelenskyy 15 Mart’ta Doğu Avrupalı liderlerle yaptığı toplantıda..
Reklam

Tahmin edilebileceği üzere Ukrayna’nın merkezinde yer aldığı gelişmeleri mümkün olduğunca yakından izlemeye çalışıyorum. Yalnızca savaşan tarafların birbirlerine verdikleri zararı veya Batı ülkelerinin işgalci güç olan Rusya’yı zora sokma amaçlı aldıkları yaptırım kararlarını değil, olayın geleceğe dönük muhtemel sonuçlarını ve o sonuçların neye yol açacağını da gözlüyorum…

Ben bu savaştan bir ‘yeni dünya düzeni’ çıkacağı beklentisi içerisindeyim.

Kendimi bu konuda yalnız hissederken Washington Post gazetesinde Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov’un Rus kanalı RBC’ye verdiği uzun mülakattan cımbızla çekilip öne çıkartılan sözleriyle karşılaştım.

Şunu söylemiş Lavrov:

‘‘(Bu savaş) Ukrayna ile ilgili olmaktan çok hukuki dünya düzeni ile ilgili. (..) ABD bütün Avrupa’yı arkasına taktı. Bu modern tarih için çağ açıcı bir an. ‘Dünya düzeni’ nasıl bir şey olacak onun için savaşılıyor hissi alınıyor.’’ 

[Tercümeye ne denildiği tam yansıyamamış olabilir diye haberin o bölümünü orijinal haliyle aynen sunuyorum: ‘‘Lavrov, in his lengthy interview Wednesday, also took aim at the United States and said the conflict in Ukraine is ‘not as much about Ukraine as it is about the legal world order.’ / The U.S. has steamrolled all of Europe,’ Lavrov said. ‘This is an epochal moment in modern history. It reflects the fight for what the world order is going to look like.’’]

Evet, ‘dünya düzeni’ kavramını kullanmış Rusya dışişleri bakanı. O bu tespitte bulunuyor ve böylece Batı blokunu hareketlendiren ABD’nin niyetini anladığını belli ediyor. Bizim medyada ise, bu tespiti yerine, Lavrov’un sanki bugün-yarın bir ateşkes ve sulh durumu yaşanacakmış gibi bir havayı besleyen farklı sözlerine yer veriliyor.

Ortalık giderek önceleri farklı coğrafyalarda karşımıza çıkan yıkım manzaralarına benzemeye başladı. 

Reklam

Rusya’nın verdiği destekle Suriye ordusunun yakıp yıktığı Halep’e (2016)… Daha önceleri Felluce ve Musul’da (Irak) yaşatılan katliamlara (2004)… Hatta Birinci Çeçen Savaşı diye tarihe geçen ve Grozni’nin haritadan silinmesine kadar varacak vahşete sahne olan çatışmaları da (Aralık 1994-Şubat 1995) hatırlatıyor…  

Mariupol ve Harkiv’de meydana gelen tahribat, yıkım Ukrayna’yı Suriye, Irak ve Çeçenistan manzaralarıyla tanıştırıyor.

Ukrayna Ortadoğu’da veya Kafkasya’da değil ama…

Daha önce NATO’nun hareketsiz kaldığı Avrupa’nın ortasındaki Bosna-Hersek’te de benzeri tablolar yaşanmıştı (1992-1995). Orada yaşatılan Sırp vahşeti de unutulamaz…

Ancak Bosna-Hersek’te öldürülen insanlar Müslüman’dılar; tıpkı Suriye, Irak ve Çeçenistan halkı gibi… Yıkılan yok edilenler de İslam uygarlığının eserleriydi…

Ukrayna halkının İslam ile bir ilgisi yok. Öldürülenler Müslüman, yıkılan, yok edilen eserler de İslam uygarlığına ait değiller…

Daha önceki çatışmacı ortamlardan dünya için ‘yeni’ denilebilecek bir düzen çıkmadı; çıksaydı arkasından şimdikine benzer bir hareketlenme ve onu izlemesi muhtemel bir toplu kabullenme meydana gelemeyebilirdi.

‘Yeni’ sıfatını hak edecek düzenin şeytanlaştırdığı bir güç olmalı, ancak onun toplumsal dinamiklerle irtibatı bulunmamalı.

Reklam

Önceleri o gücün ‘İslam’ olabileceği düşünülmüştür muhtemelen; nitekim eski düzenin hırpalandığı ve yenisinin ufukta belirdiği izleniminin alındığı 1991 sonrasında öyle bir ihtimal ortaya çıkmıştı.

Sovyetler Birliği’nin tarihe karışması sonrasında, Soğuk Savaş yıllarında ona karşı oluşturulmuş askeri güç olan NATO işlevsiz kaldığında, yapılan ilk NATO zirvesinde (Turnberry 1991) ‘aşırıcı İslam anlayışı’ diye adlandırılan bir yeni hedef üzerinde zihin temrinleri yapıldığını biliyoruz.

Afganistan’daki Sovyet işgali sırasında Batı tarafından örgütlenen ve silahlandırılan yerel güçlere destek vermek üzere ülkeye gelmiş yabancı militanlardan -o zaman bunlardan ‘Mücahitler’ diye söz ediliyordu- ‘el-Kaide’ adını alacak ‘aşırıcı İslam anlayışı’ tanımlamasına uygun bir yapılanma çıkartılabildi.

El-Kaide imzalı dünyayı sarsan 11 Eylül (2001) olayı ‘yeni düşman’ arayışına cevap teşkil etti.

Çok sonraları ‘IŞİD’ -veya DAEŞ– adını alacak örgüt, Batılı zihinler yanında örgütün eylem alanı seçtiği bölgemiz insanlarına da ‘İslamcı terör’ kavramını belletmeye yaradı.

Ancak, yeni düzenin el-Kaide ve IŞİD türü yapılarla zorlanan zemin üzerine oturuyor olması halinde yaşanabilecek sorunların dünya tarafından taşınması zordu.

‘‘Yeni düşman Müslümanlar’’ veya ‘‘Hedef İslam Dünyası’’ türü genel geçer kabullerin zihinlere yerleşmesini sağlaması beklenen akademik çalışmalara rağmen -burada Lewis, Fukuyama ile Huntington’u ve onların popüler kitaplarından yayılan etkileri hatırlayabiliriz- ‘yeni dünya düzeni’ konusunda son sözü söyleyebilecek güçler fazla aceleci davranmadılar.

Donald Trump ABD’nin başında bir dönem daha kalsaydı, belki o yönde bir gelişme yaşanabilirdi.

Joe Biden ile farklı arayışa kapı aralandığı söylenebilir.

Rusya yanlış zamanda çok yanlış bir adım atıp Ukrayna’yı topraklarına katmaya veya onu ‘uydu devlet’ haline getirmeye kalkışarak beklenen fırsatı verdi.

Hiç değilse bana öyle geliyor.

‘Yeni dünya düzeni’ için şimdinin aday hedef ülkesi Rusya olacak gibi.

Lavrov’un Rusya’da TV kanalına verdiği mülakattan Washington Post gazetesinin cımbızladığı cümleler, Moskova’da da benzer durum değerlendirmeleri yapanlar bulunduğuna işaret ediyor.

Ukrayna üzerinden yeni bir çağ açılmak istendiğinden, olanın dünyaya yeni bir düzen vermekle ilgisinden söz ediyor Lavrov.

Vladimir Putin aynı konuda ne düşünüyor acaba? 

Tuzağa düşürüldüğünü düşünüyor olabilir mi?

Pek çok kimse Ukrayna merkezli bir ‘devletler oyunu’na tanıklık edildiğinin farkında; hatta bunu merkeze alan senaryolar yazanlar arasında, Ukrayna’nın mesleği komedi artistliği olan cumhurbaşkanının tam da bu görevle iş başına getirildiğini ileri sürenler de var.

[‘Devletler oyunu’ deyimiyle, CIA adına 1950’lerde Ortadoğu’da karışıklıklar ve askeri darbeler düzenleme görevlerini üstlenmiş kadrodan Miles Copeland’ın aynı adlı anı kitabını (Nehir Yayınları, 1987) hatırlatmak istedim.]  

Zelenskyy ‘piyon’ ise, bu durumda Putin ne oluyor?

ΩΩΩΩ

Reklam

35 YORUMLAR

  1. Putin’in oligarkları da bizim yandaşlara dert oldu. Neden batı mallarına el koyuyormuş. Çünkü o oligarklar Putin’in cebi. Ortada oligark falan yok. Putin’in bu şekilde Rusya’dan çalıp çırptıkları 200 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.

    Sizi asıl bizim yerli milli oligarklar meşgul etsin, elalemin oligarkından size ne. Bir tanesi koşa koşa Moskova’ya gitti TV’ye çıktı, derdine neyse. Dert büyük elbette. Sonlarını görüyorlar.

    Putin’in oligarkları malum. Hepsi batıda boy gösteriyor. Ne yer ne içerler, hangi takımı satın aldılar falan biliyoruz. Ya bizim oligarkcıklar. Kim bunlar yahu. Nerde yaşarlar, ne yer ne içerler. Sosyete ve cemiyet haberlerinde görmüyoruz. Hangi mahfillerde dolaşırlar. Bir tanesinin annesi üzerine hazine adalarına taşıdığı paralardan 200 milyon doları mahdumun vakfına bağış yaptığını duymuştuk en son. Çok hayırseverler tabii ama nereye gidiyor bu paralar biz de öğrensek. Değil mi yandaşlar.

  2. ”’Fransa Ekonomi ve Maliye Bakanı Bruno Le Maire Fransız basınına verdiği demeçte, Fransa’nın Rusya Merkez Bankası’na ait 22 milyar euro (24 milyar dolar) değerindeki varlığını dondurduğunu bildirerek, “Rusya Merkez Bankası’nın 22 milyar euroluk varlıklarını ve Fransız finans kurumlarındaki özel kişilerin hesaplarındaki 150 milyon euroluk varlıkları dondurduk” dedi.”’
    Bu nasıl bir mantık Putin savaş ilan ediyor özel şahsın paraları donduruluyor.Bu ne korsanlık.

  3. ..Ukrayna merkezli bir ‘devletler oyunu’na.. ..Ukrayna’nın mesleği komedi artistliği olan cumhurbaşkanının tam da bu görevle iş başına getirildiğini!…
    *Tam da “cambazabak” oyunu gibi..
    **Faiz enf. kur !?
    ***Ekonomi ihracat ithalat işsizlik Sanayi….
    (Kısabir ara verip kendi içinde yetecek kadar üretim, gıda vs işlerle ilgilenmemize müsade ederler mi?)

  4. Her yazınızı zaten Taha kıvanç yazıyor.Sorgulayan olursa da farklı açıdan baktım komplo yazdım der geçerseniz.Ayağının yere basmasına gerek yok
    Bugünkü en hafif komplolu olanı.Bence bugünkü Fehmi koru yazmış.
    diğer tüm yazılar Taha kıvanç tan

      • Ben daha çok yorumları okuyorum.Tedbir yapmış “Haçlı sevdalıları(1)” hangi argümanlar elllerine tutuşturulmuş onları tespit ediyorum.
        Hangi argümanla fonlanmışlar ortalığı bulandırmaya çalışıyorlar.
        Her ne kadar bu tipler tedbir yapsada büyük çoğunluğu geveze olup ben burdayım diyor.

  5. Sayın Koru ,
    Komplo teorileri adı üstünde teoridir. Zira ispatlanamaz. Sosyal olaylar birden fazla faktör etkisi ile ortaya çıkar. Buna ana etkenler ve tali etkenler denir. Olaylar hiç hesapta olmayan yönlere savrulabilir. Yaşlı dünyamız da o kadar çok değişim yaşanmıştır ki bugün bu yaşananları farklı olarak değerlendirmek sadece bir ayrıntıdır. Yiyoruz , içiyoruz , yatıyoruz kalkıyoruz sonuçta monoton bir döngü içinde ömrümüzü geçiriyoruz dediğimde muhatabım her gün aynı yemeğimi yiyorsun? kahvaltıda yediğini öğlen yiyormusun , öğlen yedìğini akşam yiyormusun şeklinde itiraz etmişti.
    Herkes kendi doğrularının peşindedir. Çevre ve zaman ana faktörleden birerdir. Bireyin kendi dünyası da bir diğeridir. Tabi ki her etki bir tepki ile karşılaşacaktır ve bu durumdan nemalanacak birileri olacaktır. Biden , Rusya saldıracak derken emtialara yönelik alım emri verenler bu işten kazanç sağlayanlar oldu. Halk yığınları da zarar etti. Soru şu; esaslı bir emtia üreticisi olan Rusya ve başındaki bunları hesaplamışmıdır yoksa hesaplamamışmıdır ? pozisyon almışlarmıdır ?
    Bir tarihte bir siyasetçi bir diğerini eleştirirken adam konuşuyor borsa düşüyor adam konuşuyor borsa yükseliyor derken , daha sonra ki zamanda çok daha temel değişkenlere müdahele edildiğini gördük.
    Ya Putin , bir Afganistan bir Irak gibi değil de bir kaç ay içinde bu durumu sonuçlandırırsa bu işin sonuçları ne olur ? Kazanan ve kaybedeni kim olur ?

  6. Yazmayacaktım ama bunların açıklamalarını okudukça insanları nasıl aldattıklarını sorgulamadan edemiyor insan.
    İmamoğlu dün kameraların karşında:
    “Kar yağınca İstanbul’un büyük metropol olduğunu anladım” demiş.
    Bu adam hala nereyi yönettiğinin farkında değil mi?

    3 yıl geçti. Herşey çok güzel olacaktı. Seçimden önce bol keseden atmıştı. 38 ana başlıklı vaadi vardı. Gittiği heryerde liyakat diyordu, vaad diyordu, hizmet diyordu. 3 yıl içinde İstanbul ve Türkiye bunların Türkiyeyi nasıl yöneteceğini gördü.

    İyi oldu gelmeleri. Türk milleti ne menem şeyle kıyaslayacağını unutmuştu öğrendi. En önemlisi gençler de gördü.
    İstanbulu alan Türkiyeyi alır lafını değiştirdi İmamoğlu.
    İstanbula hizmet eden Türkiyeye hizmet edebilir olgusuna gelindi.
    Bir sürü vaadi vardı. Bol keseden attığını zamanla öğrendi İstanbullu ve Türkiye. Hatırlatmakta fayda var. Vaatlerinin bir kısmı şöyleydi:

    Vaat-İBB’de hiçbir işçinin ekmeği ile oynamayacağım, hiç kimsenin işine son vermeyeceğim. Kılıçtaroğlu da şeref sözü verdi üstelik.

    Sonuç- İBB yönetimi, 2021 Eylül ayı sonu itibariyle toplam 13.312 çalışanının işine son verdi. Bunların yerine toplam 44 bin 995 kişi işe aldı.

    Vaat- İstanbul’a her yıl 100 bin ağaç dikeceğiz.
    Sonuç-Konu ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadı. Bununla birlikte AK Parti döneminde şehir içinde yapılan dikey bahçelerin bakımını yapamayıp bir bir söktüler.

    Vaat- 100 bin araç kapasiteli otopark yapılacak.
    Sonuç- gören olmadı

    Vaat – Atatürk Olimpiyat Stadı ve çevresinin güneş enerji santrallerine dönüştürülecek. 
    Sonuç- duyan olmadı

    Vaat-Gaziosmanpaşa Bilişim ve Üretim Vadisi açılacak.
    Sonuç-O ne ki

    Vaat- Esenler’de Teknokent açılacak. 
    Sonuç-Uçuyoruz fıss

    Vaat- Kartal Bilişim ve Üretim Merkezi açılacak.
    Sonuç- Kartal da bildiğim kadarıyla taciz olayıyla ünlü.

    Vaat- Yeni evlenecek ihtiyaç sahiplerine 2.000 TL düğün hediyesi verilecek. 
    Sonuç- vay be

    Vaat-Evlenenlere beyaz eşya ve mobilya yardımı yapılacak..
    Sonuç- duyan olmadı

    Vaat -“Geçim destek paketi” geçim sıkıntısı yaşayan ailelere 2.020 lira yardım yapılacak.
    Sonuç- var olanlar iptal

    Vaat- Şehir Tiyatrosu sahne sayısı 2 katına çıkarılacak.
    Sonuç- tiyatro

    Vaat-15 Yeni kültür merkezi ve müze yapılacak.
    Sonuç- neeee

    Vaat -yüzme havuzu ve 30 kapalı spor salonu yapılacak.
    Sonuç- Bodrum da yüzerken iyi ama

    Vaat-İstanbul’da kentsel dönüşüm çerçevesinde her yıl 20 bin konut, 5 yılda 100 bin konut yapılacak.

    Sonuç İBB’nin kentsel dönüşüm bütçesi 6 kat düşürüldü. İBB sorumluluğundaki 9 riskli bölgedeki 3.888 bağımsız birim ile ilgili hiçbir adım atamadı. Yaklaşık 2.5 yılda toplam 260 konut yapabildi.
    Kaldı 999740

    Vaat- 10 ilçede, 10 adet Gençlik Merkezi kurarak gençlerin sosyal hayata katılımı sağlanacak.
    Sonuç- yav he he

    Vaat- Beylikdüzü – Sultanbeyli arasında TEM Otoyolu üzerinde Megabüs projesi yapılacak.
    Sonuç- Zaten yolda kalan otobüs ve metrobüsleri bilinçli şekilde bu duruma sokuyorlar diyesi geliyor insanın.
    Arızalı otobüs baya oldu, birikti onlardan bir proje yaparsınız artık.

    Vaat-500 km bisiklet yolu yapılacak.
    Sonuç- Keşke ufak atsaydın be başkan.500 metre falan da yeter yani.

    Hadi başkan bak geliyor seçim.

    Her işte bir hayır varmış. Artık gençler de orta yaşlılarda doğru düzgün bir kıyaslama yapabilir.

    • Balon çabuk söndü.
      Bir musibet bin nasihattan iyidir demişler.İstanbul 5 yıl kaybediyor ama sonunda memleket kazanacak.
      Maşallah şakayla birde başkan olsaydı.Mesela deprem olmuş paşam Alp dağlarında kayakta.
      Veya memleketi sel basmış O Maldivler de plaj keyfi yapıyor.
      Aman allahimmmm

  7. PUTİN’E ONURLU ÇIKIŞ
    “Onurlu çıkış” malumunuz, rakibinizin yenilgisini gölgeleyecek küçük tavizler için kullanılan bir deyim.
    5–0 lık bitecek bir maçta atılan bir “şeref golü” ile maçı 5–1 ile bitirmek gibi
    Bize ait bir deyim ile rakibe bir elma şekeri vermek.
    Uluslararası ilişkiler uzmanları, Putin’in Ukrayna işgaline bir an önce son vermesi için onurlu çıkış sayılacak taviz yada tavizler verilmesini öneriyor.
    Bu tavizlerle ilgili benim önerilerim şunlar:
    1– Zelinsky’nin istifa etmesi.
    2– Trump’ın Ukrayna başkanlığına atanması.
    3– Özel savcı Muller’in Ukrayna Adalet Bakanlığına atanması.

  8. KÜRESELCİLERİN AVRASYA HAMLELERİ
    Küresel kapitalistler Avrasya’ya oynuyor.
    Bu bağlamda stratejik hamleleri şunlar:
    1–Brexit. Yani İngiltere’nin AB’den çıkarılması.
    2–Türkiye’de 15 Temmuz projesi.
    3–ABD’de Trump’ın başkan seçilmesi.
    4–Afganistan’dan ABD’nin çekilmesi.
    Rusya’nın Ukrayna işgali, bu hamlelerin tamamını anlamsız hale getirebilir.

    • Kesinlikle tutarlı ve hepsi küreselcilere karşı milliyetçilerin hamleleri. Trump küreselci değil, Amerikancı ve içe kapanmacı. Tekrar gelirse, ki gelme ihtimali var görünüyor, dünyaya yeni bir şok yaşatacaktır. Putin de artık Türkiye’ye girer.

    • AB üye ülkeleriyle arasındaki sınırları tamamen kaldırmasıyla tamamen serbest ticaret bölgesi oldu. Çin’in küresel piyasalarda rekabet etmesi güç bir aktör haline gelmesiyle bölgesel ticaret anlaşmalarıyla AB ve ABD Çin’in liderlik ettiği serbest ticaret bölgesinden dışlanırak dezavantajlı duruma düştü. Buna karşın AB ABD ile sınırları ortadan kaldırma amaçlı serbest ticaret anlaşması yapmak istediyse de müzakereler sonuçsuz kaldı. Bu gün gazeteler Almanya’nın tekrar müzakereleri başlatmak istediğini yazıyor.

      İngiltere bölgesel ticari anlaşmalarla kendini sınırlandırmamak için AB’den ayrıldı. İngiltere’nin commonwealt ülkeleri ile birlikte dünya ticaretinde özellikle uzak yakın bütün kıtalardan sermayeye merkez olması nedeniyle özel bir konumu var.

      batı ülkelerinde olan insanı merkeze alan değerlerin Asya ülkelerinde olmaması ticarette batılı şirketler için rekabeti güçleştiriyor.

      Örneğin Avrupa ülkelerinde haftalık çalışma saatlerini daha da düşürme çabası görünürken Asya ülkelerinde 6 gün günlük 12 saat tam mesaiye itiraz bile edilemiyor. Bu da Asyalı şirketlere rekabette üstünlük sağlıyor.

      Rusya’nın dünyanın en büyük coğrafyasına hükmetmesi ve nüfuzu altındaki Türki iller gibi ülkelerde kurduğu sömürge düzeni de sahip olduğu doğal zenginlikleriyle ticaret dengelerinde haksız rekabete neden olması ve daha başka sorunlar Asya ülkelerini batının insani değerlerini kabule zorlanmaları sonucunu doğuruyor.

      Doğu-Batı ticaret savaşlarında 15 Temmuz’la Türkiye’yi koçbaşı yaptılar denebilir.

      Mevcut şartlar batılı ülkeleri yeni bir dünya düzeni kurmaya zorluyor.

      https://www.google.com.tr/amp/s/www.uikpanorama.com/blog/2021/08/26/transatlantik-ticaret-ve-yatirim-ortakligi-anlasmasi-ve-dunya-ticaretinde-kurallarin-yeniden-duzenlenmesi-uzerine-bir-degerlendirme/amp/

  9. Karşıya dikilen cam şişeye ateş edilir. Cam şişe tuz buz. Bakalım şişe camdan mı teneke kurumu!?
    “Yeni dünya düzeni’ için şimdinin aday hedef ülkesi Rusya olacak gibi.” Tespiti yerinde bir tespit. Önce doğudaki cumhuriyetlere bir tıkla sonra batıdakini yokla🙂
    Güneyden elini eteğini çekmesi için sibiryaya sür kendini😯😟🙃
    “Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olacak birileri”
    Beceremedi yaa oohh oh derken birileri,
    Sibiryaya kim! Giremeyecek ki?!?

  10. ‘Steamrolling’ buharlı silindirle ezmek anlamına gelir. O yüzden Lavrov’un söylediği cümleyi ‘arkasına taktı’ şeklinde değil, ‘ezdi’, ‘üstünlüğünü kabul ettirdi’, ‘hegemonyasına aldı’ gibi anlamak daha doğru olur.

  11. Putin’e batının bir oyun oynadığını düşünmüyorum. Putin bu yola bile isteye girdi. Batı bu konuda yeşil ışık da yakmadı kesinlikle. Kırım’ın işgali sırasında da aktif bir hareket yapmadılar ama özellikle Avrupa çok yüksek tepki verdi.

    Putin henüz Ukrayna’nın doğusundaki bölgelerin bağımsızlıklarını tanırken ABD defalarca Putin işgale hazırlanıyor diye uyarı yaptı. Uydudan izliyorlar çünkü tüm askeri hareketleri. O yüzden haberimiz yoktu durumu yok. Bunun olacağını biliyorlardı ve defalarca yapma diye uyardılar. Fakat Putin yapmaya karar vermişti ve yaptı.

    Putin, Kırım’da olduğu gibi iki itirazdan sonra bırakılacağını düşündü bence. Ancak Zelensky’nin ve Ukrayna halkının cesurca direnişi, Avrupa ve ABD’yi harekete zorlaması ile Putin’e dokunacak hareketler geldi. Silah yardımı, para yardımı, arkasından Rusya’ya güçlü ekonomik yaptırımlar işin yönünü değiştirdi. Bu sefer hür dünya daha aktif bir rol alma kararı aldı ve Putin’i bitirmekle sonuçlanabilir.

    Burada Türkiye’nin ve bazı Arap ülkelerinin Putin’e destek verir hareketleri not edildi ve yeni dünya düzeninde bunun da sonuçları olacaktır.

    • Ender bey
      Ukraynaya seni natoya alacağız sözü verip sonra cayan kim.
      Yardım edeceğiz deyip ortada bırakan kim.
      Bırakın allah aşkına sırf Rusyayı dize getirmek için Ukraynayı
      kullanmadılar mı ?
      Ayrıca ABD nin Irak a girişi ile Rusyanın Ukraynaya girişi
      arasındaki farkları sayarmısınız.
      Türkiye endoğrusunu yaptı.
      Batı neyi not edecek ? Suriyeli coçuklar ölürken duydukları acıyı mı ?
      Yoksa ukraynalı çocukların haykırışlarını mı ?
      Mesela basın özgürlüğünü mü not edecekler ? Basın susturulamaz değil mi ?
      daha onlarcasını sayabiliriz.
      Bu savaş Turnusol kağıdıdır.
      Ve savunduğunuz batının tüm çirkinliklrini ve gerçek yüzünü göstermiştir.

      • Elbette Irak işgali de savunulamaz. Tek fark var yalnız. Ukrayna bir demokrasi. Irak bir diktatörlüktü. Saddam halkını ezen ve öldüren acımasız bir diktatördü. Yapılması gerek bugün Rusya’ya yapıldığı ekonomik yaptırım olmalıydı. Ama o bile işe yaramayabilirdi. Çünkü Irak, Rusya kadar dünyaya açık bir ülke değildi. NATO için Ukrayna’ya söz verilmesi de belki doğru değildi. Rusya’nın buna karşı hamle yapacağı hep söylenmiş. Ama Kırım’ın işgali ne olursa olsun Putin’in vazgeçmeyeceğini gösteriyordu. Ukrayna ne yapsa memnun edemezdi. Tek çare direniş. Batı sonuna kadar destek vermeli ve şu anda veriyor görünüyor.

          • Bugün Irak dünden daha iyidir. Bunu Kürtlere sormanız yeterli diye düşünüyorum. Diktatörlere ne yapılmalı. Çok geniş bir konu. Her vaka ayrı bir durum. Tümü yok edilmeli mi? Elbette. Yüzde yüz. İnsanlık bunu gerektirir. ABD ne istiyor istemiyordan bağımsız bir konu. Onlar çıkarlarına göre karar verir, diktatörleri de çok destekmişlikleri var. Nasıl olacağına bu işin herkes kafa yormalı ama. Diktatörler sonuçta hem halkları hem dünya için bir tehlike.

      • Bu basın özgürlüğü konusunu anlamadım. Batı basın özgürlüğüne karşı değil. Ancak otokrat diktatörler karşı. Facebook Putin’in propaganda makinesi trollere engel koydu. Başka nasıl bir engel gördünüz. Şu anda burada yazıyor olmamızın sebebi de Türkiye’de basın özgürlüğünün olmamasıdır. Farkında mısınız bilmiyorum. Hepimiz ahmed, mehmed, Fatih, serdar, turfanda gibi isimlerle yazmak zorunda kalıyoruz.

        • Sen git ABD de darbe yap bakalım ,küllerini bulabilirler mi?
          Sen orada yazıyorsan ABD nin seni sevdiğinden değil.
          Senin gibilerin haçlılar namusunuza dokunmaz deemnizdendir.
          Yaşasın Türk devleti deyinde görün gününüzü anında uçak körüğünde yollarlar.
          O insan haklarıda mavi gözlüler için geçerlidir.
          Yoksa Irak ta ölen milyonlar sadece istatistiktir.

  12. Putin faşist bir diktatör. Bunu görmek işin Ukrayna’yı işgal etmesini beklemek gerekmiyordu. Daha önce de Kırım’ı, öncesinde Gürcistan’ı işgal etti. Güneyimizde Suriye’ye üs kurdu ve yerleşti. Suriye’de gerekeni yaptık diyenler bunun farkında bile değil. Rusya orada duruyor, birileri de uyuyor. Putin’i pek beğenen bizim otokrat/diktatör severler durumdan memnun olabilir ama Putin Türkiye’nin etrafını sarmış durumda. Yarın Türkiye’ye tehdit ettiğinde S-400 mühimmatını yine Putin’den alabileceğini düşünecek kadar da saf bu diktatörlük heveslileri.

    • ”Putin faşist bir diktatör. Bunu görmek işin Ukrayna’yı işgal etmesini beklemek gerekmiyordu.”
      Peki neden batı tüm oligarklarına göz yumdu ? madem biliyorlardı.
      Şimdi niye TUUU KAKA oldu ?

      • Oligarklar Putin’in para taşıyıcıları. Bir güçleri yok. Aynı bizdeki oligarklar gibi. Bizim oligarklar da Londra’da Avrupa’da uzak hazine adalarında götürebildikleri kadar malı götürüyorlar. Şimdi batı ne yapması gerekiyordu. Mallarına önceden mi el koysaydı ve hangi gerekçe ile.

    • Eğer bir plan vardıysa, ki inanmıyorum, Türkiye’ye bir rol biçilmemiştir. Türkiye bu savaştan etkilenecekler arasında en başta. Tavrına da çok bağlı. Kararsızı oynama süresi kısıtlı.

  13. Dünyanın romantik bir yer olmadığını, zaafa düşersek kimlerin neler yapacağını gösteren sarsıcı bir örnek oldu bu savaş.

    40 senedir dişe diş, kana kan mücadele verdiğimiz can düşmanımız PKK ile mücadelede Özellikle şu son 10 yılda gerçek yüzünü bütün çıplaklığıyla gördüğümüz FETÖ’yle mücadelede meşru haklarımızı kullanırken bize demediklerini bırakmıyorlardı.Rusya Ukrayna’yı işgal edince, ikiyüzlü Batı’nın bütün pulları döküldü.

    Rus oligarkların mallarına mı çökmediler, paralarına mı el koymadılar?Rus sporcuları mı kovmadılar, dünyaca bilinen Rus yazarların ünlü eserlerini mi yasaklamadılar. “Batı medeniyeti”, “demokrasi” falan diye yutturdukları her ne varsa 20 günde hepsini çöp ettiler.

    Biz FETÖ’cülere, PKK’lılara, üstelik de hukuki çerçevede tedbirler alınca hop oturup hop kalkıyorlardı.Şimdi daniskasını kendileri yapıyor!Üstelik dünyadan da kimsenin gıkı çıkmıyor.

    Adalet adalet diyenler nerde peki. Fıssss
    Demek ki neymiş…
    Kendileri isteyince her şey olabiliyormuş!
    Yine mi dış güçler diyenler
    Bir ülke nasıl heba edilir.
    Gördünüz!

    • işte bunu iyi anlatmak lazım.
      Erdoğan a çok kızabilirsiniz ben dahil birçok icraatını eleştiriyor olabilirim
      ama en azından Dünya beşten buyuktur ifadesi bile belli şeylerın yerine oturması
      için yeterlidir.Ki bu diğer ülkeler tarafından da görülmeye başlandı .japonya açıklama
      yaptı Birleşmiş milletler yapısı değişmeli diye.Bu başka ülkelerin de peşinden geleceğini
      göstermektedir.

    • Şu insanlardaki azme hayranım, hiç bir sırları gizli kalmadığı halde hala hiç kimsenin farkında olmadığı zannıyla büyük bir azimle iddialarını sürdürüyorlar. Halbuki şapka çoktan düşmüş kel görünmüştür:))

      Herkes her şeyin farkında bir tek muhalefet bu açıklık karşısında nasıl davranacağını şaşırmış görünüyor hepsi bu. Sonuçta iktidarıyla muhalefetiyle aynı planın fügüranları hepsi. Buna rağmen hiç biri burunlarından kıl aldırmıyor.

  14. Bu savaş ile sünya düzni değişir mi bilmem ama bizim çıkaracağımız çok şey var.
    Örneğin insan hakları diye bize dayatılan yalnızca Batı insanı için geçerli olan kavramlar
    ölen suriyeli ıraklı libyalı olunca gayet normal ama Ukraynalı hristiyan olunca yer yerinden oynuyor.
    Bizde basına yasak getirilince yer yerinden oynar ama basın rusya merkezli ise derhal kapatılmalı ve yasaklanmalıdır.
    İran nın komşuları asla onunla ticaret yapamaz yaparlarsa mahkeme yollarında süründürülür ama batı için söz konusu doğalgaz olunca ticaret serbest.
    Daha yüzlerce örnek verilebilir. Bu savaş batının nekadar ikiyüzlü olduğunu gösterdi umarım gereken dersi çıkarırız.

  15. Ülkemiz gibi 2-3 kutuplu ve çekişmeli bir dünya düzeninden küresel bir birlikteliğe geçiş mümkün olsa…Bunu başarabilecek bir dünya lideri çıksa…

  16. Bence Putin yeterince tecrübesiz olduğunu gösterdi. ABD onunla piyon gibi oynadı ve oynuyor. Tek adamlık böyle bir şey. Önce içine ettirirler sonra kafanı içine sokturup yalandırırlar. Afiyet olsun Putin.

  17. Sayın,Taha Kıvançı’ın yazılarını özlemiştim, bu yazı ile hasret gidermiş olduk.

    Tercumeler arasındaki fark.

    “(Bu savaş) Ukrayna ile ilgili olmaktan çok hukuki dünya düzeni ile ilgili. (..) ABD bütün Avrupa’yı arkasına taktı. Bu modern tarih için çağ açıcı bir an. ‘Dünya düzeni’ nasıl bir şey olacak onun için savaşılıyor hissi alınıyor.’’

    Lavrov, Çarşamba günü yaptığı uzun röportajda ABD’yi de hedef aldı ve Ukrayna’daki çatışmanın ‘Ukrayna ile ilgili olduğu kadar hukuk dünya düzeniyle de ilgili olmadığını’ söyledi. / ABD tüm Avrupa’yı buharlaştırdı,’ dedi. . “Bu, modern tarihte çığır açan bir andır. Dünya düzeninin neye bakacağı konusundaki mücadeleyi yansıtıyor.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız