“Gençlik AK Parti’ye oy verir mi?” sorusuna cevabım: Neden versin?

25

Ülkenin nüfusu içerisinde en kalabalık bölümü teşkil ettiği bilinen gençlerin iktidar partisinden uzak durduğu, politikalarını beğenmediği, önüne sandık geldiğinde oy tercihini farklı partiler için kullanacağı yolundaki değerlendirmeler yanlışmış…

AK Parti’nin iltifatına mazhar yazarlar durumun hiç de öyle olmadığını, olamayacağını o kadar keskin ifadelerle yazıyorlar ki, yazdıklarını okuyunca benim bile ikna olasım geldi.

YouTube azizliği

Konuyu biliyorsunuz: Sınavlar haftasında sosyal medya platformu YouTube kanalında gençlere hitap etti AK Parti genel başkanı sıfatını da koruyan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve canlı program boyunca bazısı hoş kaçmayan gelişmeler yaşandı.

“Bizden oy yok” gibi tepkiler geldi…

Organize bir tepkiymiş bu. Öyle olduğu da, tepki gösteren sayısının o sırada yayına dinleyici olarak katılanların sayısından daha fazla olmasından belliymiş. Hem sonrasında program dünyada en fazla izlenenler listesine girecek kadar ilgi görmüş.

Bunlardan çıkarılan sonuç, gençlerin hala AK Parti çizgisinde konumlandıkları oluyor…

İkna edici görünse de aklı başında olan partililerin bu söylemi satın almadıklarını umarım. Kendilerine sunulan bu teselli edici yaklaşıma kanarsa, iktidar cephesi, ilk seçimde büyük bir sürprizle karşılaşabilir.

Reklam

AK Parti iktidar olduğu gün doğmuş olan bir çocuk 18 yılın sonunda oy kullanabilecek bir seçmen haline gelmiş bulunuyor. ‘Genç seçmen’ denildiğinde akla gelecek kitlede yer alanların neredeyse bütünü siyasete ilgi duyacak yaşa geldiklerinde iktidarda AK Parti’yi görmüş insanlar…

Eğitimlerini AK Parti iktidarında aldılar, onun kurduğu yeni üniversiteler yüksek öğretim yapmalarını da sağladı.

Dünyanın dört bir tarafındaki akranları gibi, Türkiye’de yetişen gençler de, internetten yararlanıyor, vakitlerinin çoğunu sosyal medyaya ayırıyor ve bizler kadar yoğun biçimde takip etmeseler de gelişmelerden haberdar oluyorlar.

Genç ne ister?

Bu noktada cevabı aranması gereken soru şu: Günümüz genç kitlesinin, oy kullanma çağına geldiklerinde hazır buldukları siyasi, sosyal ve ekonomik yapıdan mutlu olmaları mümkün mü?  

İşsizliğin, özellikle de had safhaya çıktığı görülen genç işsizliğin huzursuzluğu bile iktidar kadrolarının uykularını kaçırıyor olmalı.

Genç insan gelecekten umutlu olmak ister; bugün umut en nadir bulunan değer.

Buldukları ilk fırsatta kapağı başka ülkelere attığı görülen gençler o kitle içerisinde en kabiliyetli ve iyi eğitimli kesimi teşkil ediyor.

Reklam

Siyasi ortam, hukukun günlük hayata dönük yüzü yaşını başını almış olanları rahatlatıyor mu da, gençlerin kendilerini içerisinde buldukları şartları yadırgamadıklarından söz edilebilsin?

Özgürlüklerin daraltılması, hakların kullanımı konusunda karşılaşılan kısıtlamalar, yasakçı yaklaşımlar en fazla genç insanı rahatsız ediyor. Uzunca bir süre internet ansiklopedisi Wikipedia’ya erişimin yasaklandığı dünyadaki tek ülke durumundaydı Türkiye. Sosyal medya kullanımı yüzünden birilerinin gözaltına alındığı, haberlere erişimin önüne engeller çıkartıldığı günlük sıradan haberler arasında.

AK Parti, darbe girişimi, imam hatipler

Gençlerin gözlerini açtıklarında karşılarında buldukları AK Parti de yok bugün. Yalnızca kuruluş felsefesini geride bırakmadı AK Parti, kuruluşta yer alan kadrolarını da tasfiye etti. 2000 başlarında, AK Parti kurulur veya iktidarı devir alırken her türlü hakarete uğramayı göze alarak ona destek çıkanlar ortada yoklar, o hakaretleri savuranlar ise bugün AK Parti tarafından makbul vatandaş muamelesi görüyorlar.

[Yıldıray Oğur’un dün Karar’da yayımlanan yazısında en çıplak haliyle bu gerçek sergileniyor. Okumanızı tavsiye ederim.]

Hain darbe girişiminin gençler üzerindeki etkisi? 

Girişim sonrasında dünyanın en sinsi, en kötü niyetli, en kanlı suikastlarını göze alabilen, dini ve dini duyguları kullandığı için insanları en kötü işleri yapmaya kolaylıkla sevk edebildiği ileri sürülen bir örgütle mücadele edilirken, kendilerinden ancak ‘örgütün kurbanı’ olarak söz edilebilecek geniş bir kitlenin de ağır mahkumiyetlere muhatap edilmesinin o etkiyi zayıflattığını düşünüyorum.

Sayıları binlere ulaşan imam hatip okullarında okuyan milyonlarca gencin tercihlerinin de tekdüze olacağını sanmıyorum.

En kalabalık seçmen grubu oy kullanabilecek yaşa gelmişler ile 30 yaş arasındaki kitle. Bir sonraki seçimde, sandık başına gidip oy kullanmaya karar verirlerse, iktidarı belirleyecek olanlar işte o gençler.

AK Parti gençlerin oyunu almayı düşünüyorsa, günümüz gençlerini iyi tahlil etmek zorunda.

Vaktiyle en ağır eleştirilerine muhatap olduğu bugünün makbul tipleri galiba buna izin vermek niyetinde değiller.

ΩΩΩΩ

25 YORUMLAR

  1. Muhalefet bir konuda önemli bir hata yapıyor. Bahçeli ve arkasındaki güçlerin Erdoğan’dan zerre kadar haz etmedikleri açık. Onlar kendi tanımlarına göre ‘Beka’ sorunuyla uğraşmak için bugüne kadar seçim kazanma becerisi olan ve 17-25 yolsuzluk operasyonları ile zayıflayan ve 15 Temmuz 2016’da iyice gardı düşen Erdoğan’ı yönlendirilebilir bir ortak olarak kullanıyorlar. PKK ile yapılan amansız mücadelede de doğru davranıyorlar. Fakat dış politikada M.K.Atatürk gibi değil Enver Paşa gibi hareket ediyorlar. İç politikada ise bölücülük yapıyorlar ama buna mecburuz modundalar.

    Kısacası muhalefetin “Beka söylemi tutmadı” değerlendirmesi yanlıştır. Cumhur İttifakı son seçimi bu sayede kazanmıştır. Mevcut durumda ise oylarının %25’in altına düşmesi gerekirken hala %40 bandında tutunabilmelerinin nedeni de ‘kısmen’ doğru tarafları da olan beka söylemidir.

    Bu konuya devam etmekte fayda var. Zira beka var, baka var. Muhalefet var mahalefet var.

  2. Tarih önünde yerden göğe kadar haklıyken, insanı yerin dibine sokacak kadar haksız duruma düşmek bu olsa gerek tespitinin, altına Leonardo da Vinci’ye atfedilen şu sözü ”Nothing strengthens authority so much as silence ” eklemek ve hepiniz ”silence of the lambs” suçlusunuz demek istiyorum.

  3. Kılıçdaroğlu da konuşmuş bugün gençlere seslenmiş ikdara geldiğimizde Yök ü kapatacağız. Aynı anlarda Abdullah gül ve aveneleride gençlere yönelmiş. İntifadayı başlatmışlar. Chp Abdullah Gülü aday gösterdiğinde yeni sistemde ülkeyi Chp mi yönetecek yoksa deva şifa ip hdp mi.
    Davutoğlu, Gül ve babacan ortak akıl kalmadı istişare bitti onun için ayrıldık diyorlar röportajlarında.

  4. Fehmi bey, Gençlik neden oy versin demiş.Vermez tabi.😝Daha seçime 3 sene var.
    Gençlik Chp nin Cumhurbaşkanı olarak aday göstereceği Abdullah Gül e koşarak oy verirmi. Neden versin. Abdullah gül konuşmuş eskiye dönüyoruz parlementer sisteme geçeceğiz. Gençler de akın akın koşuyormuş.

  5. Benimki de bir fikir. Şimdi yorumcular bana da trol diyecek belki ama 🙂 olsun desinler. Abdullah Gül’ün çıkışıyla yakın günlerde yazmaya başlamanız da mı tesadüf acaba 🙂

  6. Yıldıray Oğur’un yazısı gerçekten çok göz açıcı…”bugünün makbul tiplerini” öğrenmemize vesile oldu.

    Bunların AK Parti eliyle etkili makamlara taşınması, AK Partinin kuruluş ilkeleri ve söylemi ile ne kadar çelişik duruma düştüğünü gösterdiği gibi AK Partinin başkalaştığını ve sanki, değil “muktedir olmak” iktidar bile olamadığını; iktidarda olup gibi gözüken ve fakat hükümette karar merciinin, resmi ortağı olan MHP ve gayr-ı resmi olarak ise, etkili/yetkili kurumlara atamalarda etkili olan/olduğunu sandığımız Perinçek ekolü v.b. olduğunu salık veriyor. Belki başkaca da bir perde gerisi “devletlü heyeti”…

    Evet; ben, uzunca bir dönem resmen iktidar olan ama muktedir olmasını beklediğim AK Partinin, artık uzunca bir zamandır iktidarı bile paylaştığını düşünenlerdenim. 2015’lere kadar AK Parti ve yönetimine etmediğini, demediğini bırakmayan Bahçeli bugün devlet yönetiminin en etkili elemanıdır. Kaldı ki, iktidarın gayr-ı resmi ortaklarının elinde, AK Partinin bu hale evrilmesine sebep çok ciddi dayanakları olmalı AK Parti ve yönetim kadrosunu onlara bağımlı kılacak kadar.

    Bu ve buna benzer cümleleri çok kurduk daha evvel; tekrarı usandırıcı da olabilir. Nitekim, bütün bunlara rağmen AK Partinin halk nezdinde, hele özellikle dindar-muhafazakar kesimde büyük oranda karşılığı var ve bu kendini muhafaza ediyor. Tabi ki yeni oy kullanacaklar ile beraber orta yaş grup, bu kesim içinde hatırı sayılır bir çoğunluğa tekabül ediyor.

    Netice itibariyle en yakın bir genel seçimde, yeni oy kullanacak ve biraz daha ileri yaş genç seçmenin oyları partilere dağılacak. Bu kitlenin oylarını kemikleşmiş bir yapıda önce HDP, ardı sıra MHP ve sonrada AK Parti devşirecektir. Çünkü; her üç partide söylemini, milliyetçilik, milliyetçilik ve hamaset, milliyetçilik ve manevi duygular üzerine ideolojik olarak inşa edecektir. Seçim dönemlerinde bu duygusallık zirve yapıtı/rıldı/ğında gençler için aş, iş ve gelecek ikinci planda kalabiliyor. Bu da bir nevi “toplum mühendisliği” işlevidir.

    Şimdi, benim üzerine en çok kafa yorduğum konu ise şu; 2000 öncesi hükümetleri üzerinde açık veya örtülü bir vesayet her an kendini hissettirir ve gösterirdi; bu AK Partinin ilk iktidar yıllarında da böyleydi. Acaba diyorum ki; “devlet vesayeti” AK Parti hükümetlerinin üzerinden hiç eksik olmadı da biz/ler/mi hep öyle sandık…
    Bir keresinde şöyle yazmıştım; ‘Evet; 28 Şubat bin yıl sürmeyecek ama on yıllarca süreceği kesin! diye.

  7. “AK Parti iktidar olduğu gün doğmuş olan bir çocuk 18 yılın sonunda oy kullanabilecek bir seçmen haline gelmiş bulunuyor.”
    Sayın korunun bahsettiği çocuklar bugün sadece seçmen değil akpartinin 18e düşürdüğü yaş sınırı sayesinde seçilebilme hakkına da sahip. Üniversite harçlarını kaldıran ve her şehre birkaç üniversite açan akparti sayesinde bugün gençler yükseköğrenim için yurdışına gitmekten kurtulduğu gibi, gidenler de zaten korona salgınıyla birlikte dünyanın en gelişmiş havayolu thy ve askeri ambulans uçağımızla yurda döndüler.
    Şimdi nasıl cumhurbaşkanını halk seçmesin diye paralayanlar seçimlerde ihsan ekmeloğlu için yaldır yaldır oy kullanıyor, başkanlık sistemi gelmesin diye biyerlerini yırtanlar hiçbişey olmamış gibi m.ince için harıl harıl oy veriyorlar; elbette bahsi geçen gençliğin de kendilerine bunca nimeti ve demokratik haklarını kazandıran bu iktidara oy vermelerini bekleyemeyiz… iyi de kime oy versinler ki?

  8. Son bir iki günkü yorumların ışığında,
    Türkiye’de ve dünyada
    Popülist liderlerle bir sorun yaşıyor muyuz?
    Evet.
    Gittikçe otoriterleşiyorlar mı?
    Evet.
    Bir önceki liderler dünyaya bir katkı, barış, refah sunmuşlar mı?
    Bir sonraki adaylar arasında güçlü bir vizyon sunan var mı?
    Dünya büyük bir değişim geçiriyor, bu arka plan mı liderleri otoriterleştiriyor yoksa liderler mi otoriterleşerek bu değişimin bir parçası oluyor?
    Pişmiş soğumuş bir yemek ortaya koymaktan çok yeni tarifler hasılı kelam yeni perspektiflerle durumu zenginleştirmek lazım.

  9. Fehmi Bey in Tek tip gençlerden bahsetmesi eksik kalmış. Tek tip yaşlı olmadığı gibi, tek tip orta yaşlı da yok.
    Son seçimlerde yeni oy kullanan 4 milyon genç vardı.son seçimden önceki gençler ve 2023 yılında gerçekleşecek seçimde yaklaşık 10 milyona yakın genç olacak.Herhalde bir parmak şıkıldamasıyla bütün gençlerin oyu bir partiye gitmeyecek. Gençlerde ikiye bölünmüş durumda aynı Fehmi beyin ve bizlerin yaş grubunda olduğu gibi.
    Gençlerden Hdp ye, Chp ye, İp ye Mhp ye Akp ye Sp ye yeni kurulmuşlara oy eşit çıkar.Ama Akp ve Mhp ye göre Chp Hdp İp Sp Gelecek.Deva. grubuna daha çok oy geleceği kesin.
    2 partiye karşı 6 parti.Gençlerin oyu da dağılacak.Son teknolojik gelişmeler iha siha akıncı ekektrikli araba ve sağlık alanındaki başarılar gençlerin bir kısmını etkilemiş durumda

  10. projesiniz ama bu millet projelere asla izin vermeyecek. hepinizin kim olduğunu iyi biliyoruz.eskiden kandırıyordunuz ama artık o günlere geçti.içinizin dışınızın farklı olduğunu öğrendi millet. Reisi yedirmeyiz bedeli ne olursa olsun unutmayın.

    • Gelen kandırmış giden kandırmış ama hâlâ oyunu görmekten bahsediyorsun.
      Tosuncuklar, jet fadıllar soyup soğana çevirmiş ama hâlâ oyuna gelmeyiz diyorsun.
      Hakikaten ilginç bir karaktersiniz.
      Perinçekgiller, devletgiller de sıraya girdi. :))

    • Siz Reisi yedirmeyiz derken Reis mevcutları yedi bitirdi.Sonra da 10 ar lira verin diye kapımıza dayandı.
      Telefonuma belki 10 tane mesaj geldi.85 yaşındaki Kaynanamın telefonundan daha demin onlarcasını temizledim bu mesajların.

  11. Fehmi Koru hocam, Yeniden yazmaya devam etmenize sevindim. Sizin yazılar olmayınca; sözcü yazarların makaleleri ile yetindik. Sizin gibi tarafsız bir yazar makalesi okuduğumuz için çok mutluyuz. Allah, tüm dünyayı bu covid19 belasından bir an önce kurtasın inşallah…..

    • Yani sayın korunun yazıları yerine sözcünün çerçöpüyle yetindik demek yerine keşke hiçbişey demeseydiniz nusret bey, ilahi sabah sabah siz de keş sayın rne gibi “merhaba” deseydiniz kendisine:) kavgada söylenmez arkada bu laf…

  12. Tam 12 den vurmuşsunuz.Evet ben de bir Ak Partili olarak bahsettiğiniz tehlikenin farkındayım.Bahsettiğiniz yeni monşörler,partinin de zihniyetinin de içine ettiler maalesef.Acilen toparlayıcı bir el gerek yoksa asıl tehlike,ülkenin yeteneksiz koalisyonlara kalması ve çarçur edilmesi tehlikesidir.Kurban (aldatılmış) gençlere derhal iadei itibarları verilmeli ve gençliğe kucak açılmalıdır.

  13. İlçemizin en fanatik AKP taraftarlarından birinin oğlu ile tanıştım.
    AKP karşıtlığını gördükçe, konuşma içinde babasının bahsettiği kişi olup olmadığını isminden başka mesleği, gözlük şekli vs. birkaç kez teyit etmek zorunda kaldım.

  14. mhp ve akp; milleti sürekli uyutmak için;Türkiyeye eroin üretiyorlar.

    Bahçeli 15 Temmuz 2016 da MHP lilere “6 ay içerisinde Tûrkiyeyi erdoğandan kurtarmak için bana destek verin” demişti…
    Şimdi kendi fanatiklerinide erdoğancı yaptı…
    4 yıl bitmek üzere, bahçeli Türkiyeyi kurtarmak yerine erdoğana peşkeş çekti.
    Erdoğan, Bahçeli ve Perinçek üçleri oynuyorlar.

    Allah için doğruyu sölemek gerekırse, Erdoğanın akp’si rekor üstüne rekor kıriyor.
    Son rekoru,Troller’i Twitter den kovdurma rekoru.

    Zaten ADALET mülkun temelidir; yazısını ALDATMAK mülkün temelidir olarak algiladıkları için Milleti kandırma rekoru zamanların en popiler rekoru olarak hep zirvede.
    Allah CC gençleri tez günlerde ÜÇÜZLER’IN ELLERINDEN kurtarsın.

  15. MERHABA…
    (Bizim Balkanlarda örfümüz böyledir, böyle deriz…)
    MERHABA…
    (İyi ki yeniden yazmaya başladın…)
    MERHABA…
    (Epey özlemiştik…)
    MERHABA…
    (Selam…)
    RNE

  16. Ben bizim mahallinin geçlerine sordum;

    ” biz devlet partisi istemiyoruz, millet partisi istiyoruz. Ak parti milletle arasına mesafe koydu, devletleşdi. Zorba devlet istemiyoruz, zorba parti de istemiyoruz” dediler.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız