Taşlar yerinden oynayınca değişimin nereye kadar varacağı ortalık durulmadan belli olmaz

40
Reklam

Karar gazetesi bugün ‘‘Sıra Sisi’de’’ manşetiyle çıktı.

Kinayeli bir manşet.

Manşeti atanlar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2017 yılından bu yana ilişkilerin buz soğukluğunda olduğu Suudi Arabistan’ı ziyaretinden dün medyaya yansıyan fotoğraftan etkilenmiş olabilirler.

O fotoğrafta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Suudi Arabistan’ın fiili lideri Veliaht Prens Muhammed bin Salman (MbS) kucaklaşırken görülüyor…

Tam sayılmayacak bir kucaklaşmanın fotoğrafı bu. 

Fotoğraf ve o fotoğrafın çekilmesini sağlayan ziyaret dün Batı gazetelerinde de yer buldu.

Ziyarete gereken önemi vermeyen Arap basını, özellikle de Suud gazeteleri…

Dünkü Suud gazeteleri ziyaretin ikinci gününe dair haberi ilk sayfalarından vermedi; Şark’ul Avsat gazetesinde ziyaretle ilgili haberi birinci sayfasında göremeyince gözlerim içeri sayfalara kaydı, orada da çok arandım. Gazete dün Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerine değil, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ihtilaflı konulara geniş yer vermişti.  

Reklam

Şark’ul Avsat’la aynı gruptan İngilizce Arab News gazetesi de, muhtemelen bir gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkeye gelişi ve Mekke valisi tarafından havalimanında karşılanışını ilk sayfasında değerlendirdiği için olacak, MbS ile kucaklaşma fotoğrafını kullanmadığı görüşme haberini 7. sayfasına layık görmüştü.

[Gazetede ilk gün ziyaretle ilgili hiçbir köşe yazısı yoktu; kendisine sürekli katkıda bulunanlardan Sinem Cengiz’in ‘Suudi Arabistan ile Türkiye’nin saatlerini ayarlama zamanı’ başlıklı yazısını ziyaretin ikinci günü -dün- değerlendirdi Arab News.]

Belli ki, Suudi Arabistan, iki ülke yönetimleri arasındaki buzları eritme amaçlı ziyareti fazla önemli gösterme niyetinde değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyarete başlamadan önce ve hareket ettiği gün yaptığı Suudi Arabistan’la ilişkileri onarma ve yeni dönemde işbirliği alanlarını genişletme amaçlı sıcak mesajları, Arab News’de, gazetenin Türkiye muhabiri Menekşe Tokyay imzalı haberde kendisine yer bulurken, ev sahibi ülke yöneticilerinin yeni dönemle ilgili ne düşündüklerini öğrenmemize yol açacak bir bilgi gazetede yok.

Muhammed bin Salman’ın gelişme hakkında ne düşünüyor olabileceği ancak yarı-kucaklaşma fotoğrafına bakılarak çıkartılabiliyor.

Haberde ülkemiz ekonomisinden ‘nakit sıkıntısı çeken’ diye söz edilirken, bu ziyaretle başlaması beklenen önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan’ın ‘Vizyon 2030’ projesi kapsamında Türk müteahhitlik firmalarına yeni iş imkanları açılması ihtimali ile ülkenin Türk savunma sanayiinin ürünlerine pazar teşkil edebileceği beklentisi öne çıkartılıyor.

[Menekşe Tokyay, iki hafta önce de, Türkiye’nin Washington büyükelçisi Murat Mercan’ın İsrail’de yayımlanan bir yazısından hareketle, AK Parti hükümetinin İran politikasının farklılaşmaya başladığına dair izlenim alındığını Arab News’da haberleştirmişti. Ben de Türkiye-İsrail ilişkilerini ele aldığım bir yazıda o haberi değerlendirmiştim.]   

Neyse, Birleşik Arap Emirlikleri [Cumhurbaşkanı Erdoğan oraya da gitmişti] ve İsrail [Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’u ülkemize davet etmiş, Herzog da Ankara’ya gelmişti] ile yakınlaşmadan sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan’la yakınlaşma amaçlı üçüncü önemli hamlesi de bu son ziyaretle gerçekleşmiş oldu. 

Reklam

Gerçekten de sıra Mısır’la ve darbeyle iş başına geldiği günden beri ilişkilerin hiç de iyi olmadığı Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yakınlaşmada.

Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Ortadoğu politikasını revize ederken üçüncü adımı bu alanda atmaya kararlı görünüyor; ancak aynı kararlılık mesajı şimdiye kadar Mısır’dan alınamadı.

Filistin’de Hamas’a bakış ve o örgütle araya mesafe konulması İsrail ile yakınlaşırken gündeme gelmiş, ziyaret öncesinde İstanbul’da katledilen gazeteci Cemal Kaşıkçı’yla ilgili açılmış davanın dosyası Suudi Arabistan’a gönderilmişti. Mısır’a ve Cumhurbaşkanı el-Sisi’ye bir jest olarak da, ülkemizde Arap dünyasına dönük yayınlar yapan bazı özel televizyon kanallarının yayınlarını engelleme işlemi başlatıldığı biliniyor.

İstanbul’u mesken tutmuş TV kanallarının Arapça yayınlarıyla Müslüman Kardeşler örgütü propagandası yaptıkları iddiası Mısır tarafından ifade edilmekteydi.

‘Arap Baharı’ diye adlandırılan Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri rejimlerini sarsma istidadı gösteren gelişme, Mısır’da 1950’lerden beri devam edegelen askeri ağırlıklı rejimi de sarsmış, Hüsnü Mübarek sokakların etkisiyle devrilince yapılan ilk seçimde Müslüman Kardeşler ağırlıklı bir yönetim ülkede iş başına gelmişti.

Cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Mursi de Müslüman Kardeşler mensubuydu.

Abdülfettah el-Sisi kendisini savunma bakanı atamış Mursi’yi devirdi, iş başına gelir gelmez de Müslüman Kardeşler örgütünü yasadışı ilan etti. 

El-Sisi’nin Türkiye’den beklediği, Körfez’deki Arap ülkeleri gibi Türkiye’nin de Müslüman Kardeşler’i ‘terör örgütü’ olarak gördüğünü açıklaması.

Bunu yapana kadar Türkiye ile ilişkilerini yumuşatmaya istekli görünmüyor Mısır.

Türkiye ise, bu kadar ileri bir adım atmak yerine, Müslüman Kardeşler ile irtibatlı oldukları iddiasına muhatap kişi ve kurumların ülkemiz topraklarındaki faaliyetlerinin alınan tedbirlerle kısıtlanmasına razı olunması beklentisinde.

Galiba Kahire’den bir büyükelçi için agreman talep edildi, ancak onayı için Mısır fazla istekli değil.

Ne olabilir?

Ortadoğu’da İsrail, Körfez ülkeleri ve Mısır arasındaki mevcut sacayağına dördüncü olarak Türkiye’nin katılabilmesi için bu adımın da atılması gerekli ve diğer üçüyle kurulan ilişkilerin Türkiye’nin çoğu ekonomik ağırlıklı beklentileri istikametinde sonuç verebilmesi de Mısır’la ilişkilerin iyileşmesine bağlı.

Hiç değilse öyle görünüyor.

Karar gazetesinin kinaye kokan manşeti yakında meydana gelecek gelişmeyi haber veriyor.

ΩΩΩΩ

Reklam

40 YORUMLAR

  1. “ahmet
    30 Nisan 2022 At 11:22

    Ama yok ortada
    adam yok program yok yok yok yok.
    Ozaman oy da yok .”

    “Y.K.
    30 Nisan 2022 At 17:13

    Eyyamcılık yapacak halim de, niyetim de yok.”

    ENDERCİM PİYASADA ADAMDAN BOL NE VAR, BOY BOY ALTERNATİFLER VAR, SEÇ BEĞEN AL DİYORSUN AMA AHMET ARKADAŞ PEK ÖYLE DÜŞÜNMÜYOR?
    SAYIN YK DA HER FIRSATTA SADECE İKTİDAR DEĞİL MUHALEFET DE GİDİCİ DİYOR,
    O ZAMAN SENİN HEM DE ÇOK VAR DEDİĞİN ALTERNATİFLER DE GİDİYOR!
    YOKSA AHMET “yok yok yok yok…” DERKEN HAKLI MI?
    YA DA BİR İHTİMAL DAHA MI VAR, NE DERSİN?

  2. Yönetenleriyle muhalifleriyle herşeyi biraz abartılı yaşamıyor muyuz sizce?
    Gıdayı nerdeyse fırından sıcak ekmeği bile ithal edeceklerdi nerdeyse🤗
    Ortadoğu’dan gümbür gümbür bela geliyorum diyordu, bizimkiler durdular namaza, hemde Şam’da 😯
    Araplar Türkiye Türkiye diye takla atıyorlar, bize göre onlar tu kaka😠
    Siz hiç İran’ın Akdeniz kıyısında denize gireceğiz türü bir gafını duydunuz mu hiç?
    Putin’in lazkiyede saray yapma niyeti!!!??
    Biz Yunanistan mıyız ki (arkasında aeropa tutuyor ipini) başka bir ülkenin terör dediğine hayır öyle değil! Diyelim!!!???
    Kimsenin toprağında bizim gözümüz yok ki başkalarının toprak heveslerine he diyebilelim.
    Hele muhalefete bişey diyecek yok, hükümet ne derse …
    İnceldiği yerden kopsun ipi sanki, ha koptu ha kopacak gibi😠
    Dik durun eğilmeyin hiçbiriniz. Ne içerde ne dışarda.
    Savaşmayın kavga etmeyin barış olsun tek dileğimiz.
    Ekonomi yönetenlerin problemi, biliyorsan yanlış gideni, ifşa et yeterli.
    Sen biliyorsan daha iyisini güzelini, çıkar vitrine süsle gelini.
    Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim “işte bak burası çok önemli” 😂😂😂

  3. Eski AKP milletvekili, Kavala kararını adaletsizlik bu ya diye Twitter’dan eleştirmiş. Eşi hanımefendi Uşak valisiymiş. İçişleri bakanı gece yarısı aramış ve istifasını istemiş. Vali haberim yok ne tweet’i, benim bir dahlim yok istifa falan da etmem demiş. İçişleri bakanı sabahına valiyi görevden almış merkeze çekmiş. İşte Akp’nin adaleti. Alamadıkları öcü, birilerinin eşinden alıyorlar. Bunların hukuk anlayışları da bu. Suçluysa sülalece suçludurlar. İçişleri GBT yaparken de böyle diyordu. Tespit ettim o kişinin yakını CHP üyesiymiş. İyi halt ettin. Yani bunları savunsanıza eyyyyy iktidar ve otorite sever düşkünler. Evet bizim adalet anlayışımız böyle çağ dışı ve geri diye övünsenize.

    • Endercim, kurum amirine saygısızlığın ve kamu personeline yakışmayan hareketlerde bulunmanın cezası disiplin yönetmeliğinde bellidir, beğenemiyorsan istifa edersin, ok?

    • Hayret Yaa! Adaletsiz dünyadaki bir ülkede o kadar adaletsizlikler varken siyasi adaletsizliklere kafayı takmak pek iyi getirmez o ülkede. Bunuda en iyi bilmesi gereken siyasi muhalifler olmalı. Karı-koca kavgasına bak şimdi!

      Kadın: Benimde başımı yaktın. Sen ne biçim adamsın?
      Adam: Adaletin yokmu dünyam
      Kadın: Senin dünyan değilim artık
      Adam: Ben senin dünyanım o zaman
      Kadın: Bir baltaya sap olamadın
      Adam: Seçimler seneye canikom
      Kadın: Canikondan başlatma
      Adam: Orhan abimiz! batsın bu dünya!

  4. Yolsuzların yolunmasına çok güldüm. Sarayın depolarında tutulan, çocuklara dağıtılan oyuncakları, hırsız bir ekip 5 yıldır düzenli bir şekilde çalıp satıyormuş dışarıda. Sorgularında çocuklara dağıtıyorduk demişler. Bir seferinde hesaplanan 1 milyon TL değerinde oyuncak götürmüşler. Burası Türkiye’nin en sağlam korunan yeri bu arada. Kuş bile uçurmuyorlar. Ama hırsızlara kilit tutmuyor işte.

    • Hayret Yaa! bunda gülünecek ne var? Reisin özel kalemi, özel koruması olmayı becerenler varken hırsızlığı becerenler neden olmasın. Üç cent’e muhtaç ülkede hırsız kılığına girmek şaşılacak bir şeymi?

  5. Yıldıray Oğur yine uzun ve detaylı özetlemiş ülkenin vahim adalet durumunu ortaya koyan son hukuk faciasını yazarak:

    https://serbestiyet.com/featured/bir-zatla-ilgili-verilen-karar-90796/

    Kavala’nın Gezi davası ile başlayıp, oradan berat edip, sonra casusluktan esir tutulması, sonrasında ondan da berat edip, tekrar Gezi direnişinden yargılanıp, nihayet ömür boyu hapis cezası almasını çok detaylı yazmış. Bu cezayı örgütlü yapabilmek için de 7 ilgisiz kişiye 18’er yıl ceza vermiş bu hukuk komedyası.

    Ülke adına, hepimiz adına, insanlık adına yüz karası. Sisi’nin, MbS’in, katillerin ve yolsuzların dostlarından da bu beklenirdi elbette. Adaletsiz bir ülkede yaşıyoruz. Ama bitcek hepsi bitcek yakında ve roller değişecek. Buna yüzde yüz eminiz. Çünkü hep öyle oldu. “Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor” diyenlere bugün herkes lanet okuyor.

    • Valla endercim yıldırayın bu “yine uzun ve detaylı özetleri”ne doyum olmaz, o bıraksın sen yaz, öyle yani:)
      Sn.bernar arkadaş en azından arada bir etyene filan da atıf yapardı, seninkisi hepten ucuzculuk artık…

    • Hayret yaa! ‘Sisi’nin, MbS’in, katillerin ve yolsuzların dostlarından da bu beklenirdi elbette’ diyorsun. Ya bunun ABD olduğunu bilmiyormusun. Adaletsiz dünyadaki bir ülkede yaşıyoruz desene göreyim seni ama diyemezsin. Çift standardlı adaletin o kadar. ‘Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor diyenler’ ülkenin adeletten yoksun satılmış darbeci askerleri değilmiydi. Darbeci askerler tepebaşlarıyla penisilvanya karargahını kullanarak koalisyon halinde yine darbe yapmağa kalkmadılarmı. Ha Sisi takımı, ha onlar. Ne farkeder. ‘Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor’ diyenlerin Sisi takımından bir farkı varmı? herkes lanet okuyormuş!

  6. Ben şimdiye kadar Fehmi beyın, trollerin yazılarını yayınlamasına bir anlam veremiyordum. Demekki okumadığımdan dolayı’imiş.
    Bunlar gerçekten 2011 genel seçimlerinden sonra organize bir şekilde ellerine tutuşturulan küfür ve hakaretleri yapıştırıyorlarmış.
    Fehmi beyde okurlarına bunların kalitelerini sergiliyormuş.
    Bugün iki tanesini okudum beni gülme kırızi tuttu.

    • Hayret yaa. küfür ve hakareti görünce gülme krizine mi tutuluyorsunuz. Hay küfür edenlerin bol olsun mu demeliyiz size. Sizin sergilenmeyen yorumlarınız olmasa hadi neyse. Fehmi bey demek sizin her yazdığınıza müsade etmiyor ..

  7. Dış politika konusundaki gelişmeler Karar gazatasının ve Fehmi beyin zoruna gitmiş gibi görünüyor. Fehmi bey 4-5 senedir Türkiye yanlızlaştı bu iktidarın gitmesi gerek diye yazıyor. Son gelişmeler Fehmi beyi endişeye sevketmiş. Fehmi beyin Erken seçim öngörüsü yanlış çıkmıştı. Türkiyenin yeniden atağa geçmesi de Fehmi beyi şaşırtmışa benziyor.

    • Yerden göye kadar haklısınız.
      Nedenine gelince! Sıradan birisi olarak benide endişelendiriyor. Sn, Koru Tanınmış Dünyada saygın bir gazeteci olarak günde 40 kılığa giren dünyayı bize güldüren birileri tarafından batırılan bir ülkenin vatandaşı.
      The Independent İstanbul muhabiri O görûşmeyi yazarken Erdoğanın önceden Prens için sarf ettiklerinin hepisinin linkinide veriyor ve bizim
      bunlara rağmen halen daha 30% bir oy potansihali olmasıde Türk halkının caheletini sergiliyor.
      Bakın yazının başlığında
      Bir kaç sene içerisinde Salman karşısında Tükürdüklerinin Salman ona nasıl yallatığını İsbatliyor.
      Buyrun burdan yakın!
      Haberin başlığını sizin gibi Erdoğan ile gurur duyan birisinene cevap olarak yazdım sonunu da size hediye olarak yazayım yazının ortasıni zaten siz biliyorsunuz eyyyy prens vb.

      “Amerikan medyası tarafından yayınlanan hesaplara göre, Suudi veliaht prensi de, eski ABD başkanı Donald Trump’ın damadı ve fiili Körfez temsilcisi Jared Kushner ile yaptığı görüşmelerde Erdoğan’ı “tehlikeli bir İslamcı” olarak nitelendirdi.”

      BAKINIZ! EErdoğan sadece ülkeyi değil dinimizide siyasete alet ediyor.

    • İktidar üç cente muhtaç. Atak falan yaptığı yok. Enflasyon resmî yüzde 60 larda. Yani ne gibi bir atak bekliyorsunuz. Türkiye’nin insanlarını ucuz köle olarak vermekten başka sunabileceği bir ortaklık yok. Ayrıca Türkiye hala yalnız. Kimsenin dost edindiği falan da yok. Yazıda belirtildiği gibi gazetelerine haber bile yapmıyorlar. Ayrıca katillerle darbecilerle dostluk da tam bu iktidara yakışır bir durum. Girdiği yeni yolu ve yeni yol arkadaşları budur aynen. O yüzden şaşıracak bir durum da. Onu çarkçı yalaka basın düşünsün nasıl dönecekleri konusunda. Yalasın yutsunlar dün tükürdüklerini. Özgür dünyadan ise hiç pas yok yine. Kimse yüzüne bakmıyor bu düşük iktidarın.

  8. KABİLE REİSLİĞİ HÜKÜMET SİSTEMİ
    Kur 10 TL’nin altında iken, ekonomik nedenlerle günlük intihar eden “kişi” sayısı, biri kamu görevlisi olmak üzere en az 10 idi.
    Bu sayı kur ile korele yani orantılı.
    Bu sayının bu gün ne olduğunu bilen yok.
    Tüm kurumların birinci görevi 1984 romanındaki Gerçeklik Bakanlığı gibi çalışmak olunca
    doğru-dürüst hiçbir rakama ulaşılamıyor.
    Bir insan neden intihar eder?
    Sadece kendini anlatamadığı için değil, kendini anlatma imkan ve ihtimali görmediği için intihar eder.
    İntiharlar Siyasal islamcılara göre “reklam” için imiş.
    Bu dramatik tabloyu bile “ti” ye alabilecek kadar insanlıktan uzaklaşmışlar.
    Kimse sorunlarını ve sorunların kaynağını anlatamıyor ve anlatma ihtimalini de görmüyor.
    Ne diyelim?
    “Kabile Reisliği Hükümet Sistemi” anlatılmaz, yaşanır.

  9. Herhalde bu fotoğrafları müslüman kardeşine üç gün küs kalmamak hadisi ve gelmekte olan bayrama dargın girilmemek girizgahı ile birlikte sunacak gayretkeş troller olacaktır. Biz ise paraya sıkışık ve yılışık bir siyasetin, dış itibarımızı Makyavel misal paraya giden her yol bize mübahtır şeklinde pespaye ve paçoz bir tarza mahkum ettiğini üzülerek görmekteyiz. Kılavuzu karga olan kazuratı mahbub kabul etmek gerekir.

    • Sebil abi hatırlarsan kesikbaş cinayetini takip eden günlerde sayın yazar arabistanda esen yenilikçi özgürlük rüzgarlarını arap basınından bizlere de aktarmıştı;
      artık araba sürmelerine izin verilen çarşaflı kadınları, testereli prensin çölün ortasında yeni yaptırmakta olduğu ultralux şehirler,
      hatta körfez şeyhlerinden birinin kerimesinin taa amerikalara büyükelçi olarak atanmasını ve kulağında retro bir telefonla ofisinde objektiflere poz verişini filan ballandıra ballandıra anlatmıştı kendisi burada…
      “…o fotoğrafı müslüman kardeşine üç gün küs kalmamak hadisi ve gelmekte olan bayrama dargın girilmemek girizgahı ile birlikte sunmamak ne mümkün?”
      Oruç oruç adamı günaha sokmayın da…

      • Hapise Ahmet Emin Yalman suikastı azmettiricisi olarak alınan NFK ve Osman Yüksel Serdengeçti, Hüseyin Üzmez’e “Emin Yalman’ı neden vurdun” diye sorar. Üzmez “Sen öyle istersin diye düşündüm” der. Necip Fazıl, Hüseyin Üzmez için Osman Yüksel Serdengeçti’ye döner ve “Görüyor musun Osman ‘Ayağa kalk Sakarya’ dedik bizi bir kişi anladı; lakin o da yanlış anladı, amuda kalktı” demiştir. Arif olana bir işaret yeter. Mübarek ramazan bayramlık ağzımı açtırma benim gayretli.

  10. Erdoğan:”Düşman üretme değil dost kazanma sürecindeyiz.”

    Bu söylemden ne anlıyoruz?

    1.Ya dost ya da düşman olunacak.

    2.Herşey bir süreç meselesi.

    3. Süreçleri güncel ihtiyaçlar belirler. Iç politika veya nakit sıkıntısı gibi.

  11. Mehmet Barlas bugünkü yazısında ‘Riyad gazetesi, ilk beş sayfasını bu ziyarete ayırdı.’ cümlesi var, gazeteler ilgi göstermedi diyorsunuz, acaba Riyad gazetesine bakmadınız mı?

  12. Eski Arabistan kralı; 10 Kasım 2007 günü Türkiye’ye ziyarete geldi( Başka gün yokmuş gibi !) , kendisini , protokole aykırı bir şekilde , havalimanında cumhurbaşkanı A. Gül ve başbakan RTE karşıladı , ayrıca Çankaya’da resmi tören yapıldı , bunlar yetmedi , yine cumhurbaşkanı ve başbakan tarafından otelinde ziyaret edilerek devlet şeref madalyası takdim edildi(Sebebini kimse bilmiyor) .Bütün bunlara karşılık kral protokol gereği olmasına rağmen Anıtkabir’e gitmedi !
    Öldüğü zaman da 7 gün milli yas ilan edildi , bayraklar yarıya indirildi ! Oysa Türkiye’de çeşitli tarihlerde , çeşitli yerlerde meydana gelen bir çok toplu ölümlerde böyle bir yas ilan edilmedi !
    Bu arada ; RTE nı , alanda Cidde valisi karşılarken , A.Gül’ün cumhurbaşkanı olarak Arabistan’a yaptığı ziyarette de kral tarafından havalimanında karşılandığını da belirtmeden geçmeyelim !
    Yaaa.. işte böyle !

  13. maşallah yine Erdoğan güzellemesi yaptınız, gerçek niyetlerinizi gayet güzel belli ettiniz, ancak ne yaparsanız yapınız Türkiye’nin ve Erdoğan’ın dünyadaki yerini küçültemeyeceksiniz, barışma teklifinin onlardan geldiğini saklayarak milleti aptal yerine sokamayacaksınız, zaten yerinin neresi olduğu örnek gösterdiğin gazeteden belli, ama şunu iyi bilin ki başaramayacasınız.

    • Yahu bu rezaleti yazmasındansa hiç yazmasın daha şerefli olur. Sadece bu başlık Erdoğanın kalitesni ve para ıçin nasıl tükürdüğünü yaladıığından bahs ediyor ve yerin dibine sokup çıkariyor.

      HaberlerDünyaOrta Doğu
      Bir zamanlar düşman, şimdi arkadaş: Türk cumhurbaşkanı ve Suudi prens kar ve siyasi kazanç peşinde koşuyor

      • Bu yazi ilemi övüniyorsunuz?😟
        “https://www.independent.co.uk/news/world/middle-east/turkey-saudi-arabia-erdogan-khashoggi-mbs-b2068304.html”

    • Türkiye yeni G20’den düştü. Her türlü sıralamada dipleri buluyor. Örneğin AİHM’de dosya sayısında birincilikten ikinciliğe düşmüştük (Rusya gelince bizi geçmişti), şimdi Rusya’yı çıkardılar, yine “şampiyonluk” bizde. Ülkenin yeri dipte her alanda, bu yeri çok beğenenlere layık elbette. Ama biz beğenmiyoruz, en kısa zamanda başaracağız ve bu sefil durumdan ülkeyi ve kendimizi kurtaracağız. Bltcek bitcek, bu kene gibi yapışanlar da ülkenin yakasından düşcek. Ha gayret!

  14. Temel, ters yönden gittiği otobanda keyifle ilerlerken polis radyosundan yapılan canhıraş anons dikkatini çeker,
    – Dikkat, dikkat! Sayın sürücüler ters yönde ilerleyen tehlikeli bir araç var ! Dikkat, dikkat …
    Temel keyfini bozmadan gevrek bir kahkaha atmış ,
    – Ula uşağum ! Ne birisi, hepisi, hepisi!
    Evet, sadece Sisi değil, hepisi , hepisi ! Şimdi sırada Umman var !
    Atatürk döneminde Balkanlar’da ( Galiba Bulgaristan olacak) yapılan bir askeri manevradan (Tatbikat) sonra verilen yemekte ; Mareşal Fevzi Çakmak , protokolde , Fransız Gn.Kur.Bş.
    ndan sonrasına planlanmış .Bizim askeri heyet, Çakmak’ın mareşal olması nedeniyle duruma itiraz etmiş ancak sonuç değişmeyince meseleyi Atatürk’e bildirmişler .
    M.Kemal Atatürk şöyle talimat vermiş,
    – Sıra değişmezse derhal orayı terk edin !
    Bunun üzerine yapılan görüşmelerde yemek ayaküstü kokteyle çevrilir !

  15. Saçma şeylerden iyidir. Bu şaşkınlığın sebebi yıllardır süregelen devlet geleneği olabilir mi?
    Artık bir devlet var! Bir de devletin başındaki. Tamam da bu makamda oturanın siyasi kişiliğin yok ki Biden den makrondan bir farkı!
    Artık böyle 🤗. Anlarsınız! Anlar ama anlamaz dan gelirsiniz! Anlıyormuş gibi yapıp karnından konuşursunuz!…
    Her ne diliyle konuşursanız konuşun, isterseniz kuş dili olsun
    Sizin vazifeniz ne olabilir mesela?
    – denetim!
    – hesap sorma!
    – kamuoyuna yanlış bir şey varsa duyurma!
    – kanuni eksiklikleri tamamlattırma!
    – yanlış usulsüz bir anlaşma vesaire varsa hukuki yaptırıma başvurma!
    – halkın vergisinin tam adil eşit bir şekilde toplanması ve aynı şekilde harcanmasının…
    aamaaaan boş ver yaaa
    Siz keyfinize bakın
    Bu gün kangi tytro oyunu vardı bakiiimm.

    • Şaşkın arkadaş “Bu gün kangi tytro oyunu vardı bakiiimm.” diye sormuşsunuz da;
      biliyorsunuz son yıllarda herkes başımıza senaryo yazarı ve tiyatro eleştirmeni kesildi, o yüzden böyle uluorta repertuar, oyun, dekor, sahne filan diyerek mevzu açmasanız iyi olur;
      Yoksa maazallah buralarda olay çabuk çıkar yani, ben uyariim de…

      • Amerikan saçmalıkları olmayan hayali metavörs uydurma dilimlerini seyretmek modası geçti bile yazar bile usanmış netflisk filmlerinden
        Bir tek sen bıkmadım figüranlıktan
        Amerikan yadan kanadadan bile usandılar bıktılar bir sen bir de bıkmadınız fatih.
        Trol ile troliçeler bile pes etti bu saçmalıklar dan.
        Siyesetçilerde sevecek yakında ciddiyeti seçim tarihi açıklandığında inşallah.
        Bakacaklar ki gidiyorlar …
        Hepbirlikte😂
        Anca beraber kanca beraber
        Değilmi ya🤗
        (Trollerinizide alın gidin diyeceğiz ama sıkılırız sizsiz inan burda).

  16. İster misiniz karar gastesi de yarın şöyle manşet yapsın:
    “sıra kılıçdaroğlunda”
    Haber fotoğrafında da bay kemal iki elini havaya kaldırmış olduğu halde beşlik simit gibi sırıtarak RABİA işareti yapıyor olsun!!!!
    Yapamazlar, yemez…

      • Endercim hatırlarsan dersimli kemal seçim otobüsünün üzerinden çevredeki insanları bozkurt işareti yaparak selamlıyordu bi ara, helalleşme neyim derken bi bakmışsın eller rabia!
        Ne dersin, olamaz mı?

  17. Başta sn KORU siz olmak üzere muhalefet yaşanan gelişmelerden rahatsizsiniz.
    Evet geçmişte kavga etmek yanlış idi kabul ancak yanlıştan dönmek de erdem değil midir?
    Neden bu kadar eleştiriliyor anlayamıyorum.
    Size göre ozaman 6 milyon Yahudiyi fırınlarda yakan Almanya ile İsrail asla barismamaliydi
    Paris i varsovayi vs şehirleri bombalayip ülkeleri tarumar eden
    60 milyon insanın ölümüne sebep olan Almanya ile asla barisilmamaliydi.
    Ülke iliskilerin de ezeli dostluk ve düşmanlık yoktur.Sadece çıkar ilişkileri vardır.Yonetim geçte olsa bunun farkına vardı.Zararin neresinden donulurse kardır.Elestirmek yerine teşvik etmeli.SİSİ den önce ESAD. İle barisilmali bu çok daha öncelikli.

    • Bu işler kendiliğinden doğal seyrinde özgür iradeyle olmuyor, bir fırtına esiyor ve köksüz ağaçlar fırtına kuvvetiyle sağa sola kaykılıyor. Bu size normal geliyorsa henüz fırtınayı hissetmediğinizdendir Ahmet bey, Allah fırtınalardan kasırgalardan esirgesin.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız