Fransa seçimine benzerse cumhurbaşkanı seçiminde Tayyip Erdoğan’ın şansı var

22
Reklam

Seçime gidilirken ‘Millet İttifakı’ çatısı altında buluşması beklenen altı muhalefet partisinin lideri dün akşam DP genel başkanı Gültekin Uysal’a konuk oldular; üçüncü aylık toplantıları öncekiler gibi uzun -altı saat- sürdü.

Onların görüştüğü saatlerde, Fransa’da, ilk turunda adaylardan hiçbirinin gerekli ‘%50+1’ şartını sağlayamaması üzerine ikinci tura kalan cumhurbaşkanı seçiminin sonucu belli oldu. 

İkinci turun galibi Emmanuel Macron

Macron geçerli oyların %58.2’sini aldı.

Rakibi Marine Le Pen’in de partisinin ve kendisinin geçen seçimdeki oyunu artırdığı görüldü: %41.80…  

Herhalde dün akşam iftar sofrasında buluşan liderler bu sonuç üzerinde de durmuşlardır.

Ülkemiz, cumhurbaşkanının halkın oylarıyla belirlendiği iki seçimi geride bıraktı, üçüncüsüne hazırlanıyor. AK Parti’nin adayı olan, ikincisinde MHP tarafından da desteklenen Tayyip Erdoğan, her iki seçimde gerekli oy oranından fazlasını alarak ilk turda seçilmeyi başardı.

Bayağı farkla.

Reklam

Seçim ilk turda sonuç verdiği için herhangi bir tartışmayla karşılaşılmadı.

Oysa Fransa turlar arasında geçen iki hafta boyunca bir gerçeğe uyandı: En fazla oyu alan ve ikinci tura kalan iki aday ülke ve halk için en iyi seçenek değildi. İlk tur, toplumu, diğer adayın seçilmesini engelleyecek adaya yönlendirmeye yaradı. Sağcılar Macron’u, sağcı olmayanlar da Le Pen’i durduracak aday olarak gördükleri için diğer adaya yöneldiler.

Adaylar arasında onlardan daha fazla göz dolduranlar bulunduğu halde, ikinci tura Macron ile Le Pen bu sebeple kalabildi.

İkinci turda da halkın önemli bir bölümü Macron’a, ülkeyi beş yıl boyunca iyi yönettiği için değil, Le Pen kazanamasın diye oy verdi.

Fransa’da son dört seçimdir insanlar hep aynı güdülerle oy kullanıyorlar ve Françoise Holland, Nicolas Sarkozy ve Emmanuel Macron gibi hafif siklet adaylar öyle seçiliyorlar.

Buradan baktığımız zaman bile, Fransa gibi halkı soldan Françoise Mitterrand ve sağdan da Jacques Chirac gibi isimleri cumhurbaşkanı seçmiş bir ülkede Macron’a razı olunmasına anlam vermekte zorlanıyoruz.

Fransa’da böyle de bizde durum farklı mı olacak?

Ülkemizde yapılacak bundan sonraki seçimde benzer bir durumla karşılaşılırsa şaşırmayalım.

Reklam

İlk turda sonuç alınamayabilir ve ikinci tur kimin ülkeyi daha iyi yönetebileceğinden çok kimin seçilmemesi gerektiği üzerinde yürütülen bir kampanyaya ve ona uygun bir sonuca yol açabilir.

Daha şimdiden böyle bir senaryonun hayli mümkün olduğunun işaretleri alınıyor.

Bunu neye dayanarak ileri sürüyorum?

Kamuoyu yoklamalarına…

Elimde MetroPoll araştırma şirketinin her zamanki titizliğiyle yürüttüğü son (Mart 2022) ‘Türkiye’nin Nabzı’ araştırması var.

Her zamanki gibi, halka, “Bugün seçim olsa…” diye başlayan varsayıma dayalı sorular yöneltilmiş. Ortaya çıkan tabloya göre, ülkemizin AK Parti arkasından en kalabalık siyasi grubunu, “Kararsızım” diyen veya oy kullanmayacağını bildiren ya da protesto oyu vereceğini söyleyenler teşkil ediyor.

Bu grup halkın %23.1’i…

AK Parti’nin çıplak -kararsızlar dağıtılmadan- alabileceği oy oranı %26.4… (Bir önceki aydan 2 puan artış söz konusu.]   

Cumhurbaşkanlığı seçimine gelince…

MetroPoll araştırmasının ortaya koyduğu sonuçlar göz açıcı.

Yapılacak ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde HDP’nin aday çıkarıp çıkarmaması en önemli unsur. HDP aday çıkardığı takdirde muhtemel adayların hiçbiri ‘%50+1’ oy alamadığı için ilk turda seçilemiyor. 

İkinci turda muhtemel adayların bazıları –Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ve Meral AkşenerCumhur İttifakı’nın muhtemel adayı Tayyip Erdoğan karşısında seçimi kazanabilecek gibi görünüyor; fakat az bir farkla.

Kemal Kılıçdaroğlu partisi yönetiminin beklediği gibi aday olursa seçim başa baş geçecek gibi…

Zaten bu tabloya ve Fransa’da son üç seçimde yaşananlara bakarak, aday olarak ismi zikredilenler arasında geçecek bir cumhurbaşkanlığı seçim yarışında, halkın tercihinin ‘ülkeyi en iyi kimin yöneteceği’ üzerinden değil ‘kimin seçilmemesi gerektiği’ üzerinden belirleneceğini düşünüyorum.

Bir taraf “Erdoğan seçilmesin”, diğer taraf da “Aman ha, bu seçilirse kazanımlarımız gider” propagandasıyla seçmen önüne çıkacaklardır.

Aynı araştırmada, halkın ezici sayılabilecek çoğunluğunun -%75’inin- ekonominin kötü yönetildiği kanaatine sahip olduğu görüldüğü halde, iktidar cephesinin adayı bütünüyle şanssız değil.

Daha çarpıcı bir sonuç da, AK Parti’nin muhtemel oyunun ekonomik sıkıntıların en sert hissedildiği son ay içerisinde, bir önceki aya göre 2 puan artması ve bu artışı da daha önce kararsız olduğunu ifade etmiş seçmenin sağlamasıdır.

AK Parti’den koparak kararsızlar safına geçmiş ve henüz farklı bir partiye oy verecek kararlılığa ulaşmamış olan seçmen, en ufak bir iyimser havadan etkilenerek eski partisine dönebiliyor.

Yüzde 2’lik oynama bunu gösteriyor.

Biliyorum, her ayın sonuna doğru bir araya gelerek birliktelik mesajı veren muhalefet liderleri henüz cumhurbaşkanı adayı belirleme aşamasında değiller; bu konuyu ısrarla gündem dışı tutuyorlar. Ancak, her an sürprizlere açık bir siyasi zemin bulunduğu gerçeğini hatırlayıp, ufaktan da olsa, konu üzerinde kafa yormaya başlasalar iyi olacak.

Özellikle Fransa seçimi ve sonucunu iyi değerlendirmelerinde yarar var.

ΩΩΩΩ 

MetroPoll’ün Mart 2022 araştırmasından iki ilginç tabloyu dikkatlere sunuyorum:

Partilerin kararlı seçmen oyları..
Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalır ve Erdoğan karşısına hangi aday çıkarsa sonuç ne olur?

ΩΩΩΩΩ

Reklam

22 YORUMLAR

  1. “Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in Polonya ve Baltık ülkeleri liderleriyle Kiev’e dayanışma ziyaretinde bulunma isteğinin Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy tarafından geri çevrilmesi, Berlin’in Rusya-Ukrayna politikasının Almanya için doğurduğu olumsuz sonuçları gösterdi. Mevcut koalisyon hükümetinin olduğu kadar önceki federal hükümetlerin de Rusya politikası konusundaki yanılgıları Berlin’in bu duruma düşmesine neden oldu.” (aa)
    EVET, RUSYAYA SALDIRIR FİLAN DİYEREK UKRAYNAYA SİLAH AMBARGOSU UYGULAYAN YÜCE ALMANYA DUVARA TOSLAMIŞ GÖRÜNÜYOR!
    EH, NE DE OLSA DEMOKRATİK ÜLKE,
    YANİ OTOKRAT OLMAYAN BİR YÖNETİMİ VAR, KİME SİLAH SATIP SATMAYACAĞINI YA DA GAZINI KİMDEN ALACAĞINI KENDİSİ BİLİR TABİİ…
    İTİRAZI OLANLAR???

  2. Onlar Millet itifakı değil Erdoğan’a destek itifakı.
    İtifakın 1.ve 2.Büyük ortaklarının projeleri “Atatürk bizim KIRMIZI çizgimiz” Demekten öteye gitmiyor.(Atatürk yaşasaydı bunlari meclise dahi sokmazdı)

    7 ay kadar sosyal medyada dolaştım ve birde ne göreyım Millet itifakı resmen Ak trollerin güdümünde. Hepsini Ak troller yönlendırıyor.
    AKP ve taraftarları tek bir muhalifi dahı aralarında barındımiyorlar ve hemen o meşhur ocu bucu iftirasını yapıştırıyorlar ve kapılarını önüne koyuyorlar.
    Diğer taraftan Akp ne yapiyor? ak troller’e maaş ödiyerek maddi yardımı yaparken; Muhaliflerinin tamami buna yazarlarda dahıl sayfalarını, sitelerini,space’lerini adeta onların hizmetine adamışlar. Tıpkı 6 senedır Sayın korunun Sitesinde yaptıkları propogandalar’i iftiraları,hakaretleri harfi harfine sansure takılmadan yayinlanırken bizlerin gerçekleri ifade ettiğimiz yazılar sansürlenmesi gibi.

    Havuz muhalefeti 24 saat kötülerke ihtidari övüyor. troller ise ortalıkta terör estiriyor. Muhalif basın yayın ve yazarlar’ platformlarını’de tepe tepe kullaniyorlar.
    Türkiyede Erdoğanın tuzağına düşmiyecek tek bir kişi bulamassınız.
    15 temmuz darbesine darbe girişimi olarak kabul eden bir milleti DÜRÜSTLER değil ancak yukardaki özelliklere sahiple yönetır….

  3. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında aktif rol oynadığı belirlenen askeri öğrencileri cezaevinde ziyaret etmek için Adalet Bakanlığı’na başvurdu.

    Adalet Bakanlığı tamam dedi

    Ancak daha önce randevu almayıp izin verilmeyen kurumlara zorla ziyaret gerçekleştiren Kılıçdaroğlu’nun; bakanlığın ziyarete izin verileceğini bildirmesinin ardından bu ziyaretten vazgeçmesi de ayrı dikkat çekti.

    Şov yapamayacağını anladı. Fetöcüleri yine sattı.

  4. Geçen akşam Kılıçdaroğlu elektriği kesik olan bir eve ziyarette bulunmuştu.
    Bugün ortaya çıktı.
    O akşam ziyarete gittiği evin elektriği kesik olmadığını Sabancının sahip olduğu elektrik dağıtım şirketi açıkladı.

    Gittiği akşam evin elektriği kesik değilmiş. Evin elektrik şalteri kapatılmış.

    Adamın işi gücü tiyatro, yalan dolan. Elektriği kesik ev bulamamış ki o eve gitmiş.

    Meral Akşener, Kılıçdaroğlu ile dalga geçmiş. Demiş ki Kemal bey elektriği ödeyemiyorsan ben ödeyeyim diye tiye almış.

  5. Makron yada Merkel. Putin yada Biden. Yok birbirinden farkları. Ama bizde öyle mi?
    Acaaip bir siyasi yelpazemiz var. Tıpkı bir tavuskuşu mübarek 🙂
    Kuyruk tüylerini bir açmaya görün siz.
    Onlarca insan yurtdışına gider, Dr mühendis teknoloji öğrenci bilimum mütemmimi
    Fakat biz lambalar sönük, kalorifer çalışmaz TV bilgisayar hak getire.
    TV lerde birinci haber bu🤗
    Ortada bir direk vardı eskiden Anadolu’nun toprak damlı evlerinde. Şimdi çok şükür öyle bir ev kaldımı ki bilemem. (Köyden indik enson şehire.)
    Şehirdeki orta direğin çocukları heves etmekte. Çocuk gidecek illede batıya işte.🤗. Ne yapacak ne etcek Ayşe teyze?
    Son bi gayret o kaldı! (Eskiden idi adı: kefen parası).

  6. Mansur Yavaş dışında , mevcut muhalefet adayları içinde adı zikredilenlerin hiç bir şansı yok.
    Yeni adaylar olmalı. Artık heyecan kalmadı
    .

  7. “Adaylar arasında onlardan daha fazla göz dolduranlar bulunduğu halde, …..
    İkinci turda da halkın önemli bir bölümü Macron’a, ülkeyi beş yıl boyunca iyi yönettiği için değil, Le Pen kazanamasın diye oy verdi.”!!!!
    😯👺👹💰💪🏃🐩😨☹️😵👽
    Bizim seçimlerde de benzer şeyler olmaması için bir sebep var mı?
    *Bir yanda halkın büyük bir bölümünün istediği….🤗
    *Diğer yanda arkalarını döndükleri anda….
    *Sonuçta yeni! nin:
    farkı olmalı değil mi?
    -fark: seçmene verilecek güven! Zeka! İşbilirlik!
    -istenmeyen: sevmediği istemediği insanların hertürlü zarar gördüğü bilinen! görülen! şeyleri bir türlü👂duymak işitmek istemeyen!!!
    tıpış tıpış oy vermeye gidebileceğini! düşünebilen! sanan!!!
    Sandalyenin arkasına astığı cekete benzettiği!…
    İnsanları görmek istemediğimiz belkide🙂

    • İstenmeyen! Ürkütücü gelen! Korkulan! Kendi partisinin değil sadece tüm yurdumuzun insanının yapmasının istenmediği!!!!
      Ve büyük çoğunluğun aslında yazılı olmayan bir konsensüs oluşturduğu ortak dilek ve istekler nelerdir acaba?????¿¿¿¿¿??????¿¿¿¿¿??????
      *Ben yaptım oldu!?
      *Ben/biz böyle uygun gördük!?
      *Herşeyin doğrusunu ben/biz biliriz!?
      *Siz bakmayın batılı medeniyet canavarların yaptıklarına😯 aslında onlar demokrasiyi! adaleti! eşitliği! hakkı hukuku!😯😯😯 çok iyi uyguluyorlar! (Hadi yaa😠).
      *Bizde ülkemizi bölüp parçalayanlara he diyelim!
      *Açalım tüm defterleri (onlar açmasın biz daha demoktatız) bizim zararımıza olanları bazı gastelere bavulla gönderelim😠!
      *Üsler füzeler batıdan da alalım kuzeydende!
      Eee?
      Bir sıra sınırın dışına surlar füzeler dikenli teller
      Bir sıra sınırın içine…

  8. YANLIŞ

    Öncelikle kararsız seçmenin orantısal dağılımı yanlış bir yöntem. Kararsızların çoğu ak partilidir. Kamuoyunda ve sosyal medyada ekrem İmamağlunun trolleri o kadar baskın saldırıyor ki insanlar akpartiliyim demeye korkar oldu. Yargılanacaksınız, kaçacaksınız, çocukları bile yargılanacak sözleri insanları ürkütüyor. Recep ivediklli ilyas salmanlı kanaat önderlerine sahip muhalefet ibadet aşkıyla destek veren yüzbin fötöcü trol ile birlikte bütün olumlu yönleri bastırıp olumsuzları ön plana çekmeyi başarıyor.
    Sonuç olarak muhalefet kim başkan olmasın diye oy verirken cumhur ittifakı kim ülkeyi daha iyi yönetir inancıyla oy verecek.
    Not: davutoğlu bütün cumhurbaşkanlarının, bakanların mal varlığı araştırılsın demiş. Cısss, bu fevri çıkışlarla 6 ganyandan atılması yakın, Düşünsenize, m. kemalin istanbulda iken beyoğlundaki birahanelerde bira parası bulamadığından yakındığı anıları var. Birde öldükten soraki mal varlığını karşılaştırırlarsa, eyvah eyvah ahmet hoca ne yaptın sen?

    • Mustafa Kemal’in ölümünün üzerinden 84 sene geçti ; hiç utanmadan hala onunla aklınsıra bir bağlantı kurup çamur atmaya kalkıyorsun , üstelik bir de dindar geçiniyorsun !
      İnsanda biraz vicdan olur , utanma olur , ayıptır ayıptır !
      Yazıklar olsun !

      • MUCİB BEYİN DİKKATİNE!
        “H.B.
        23 Nisan 2022 At 21:38
        O da yerine göre doğrudur. Dozunu bilmek haddi aşmamak lazım. Hristiyan dünyasında yanak uzatma kültürü devam etseydi Avrupada kendi aralarında milyonlarca insan ölür müydü. Son örneklerinden işin en günceli Rusya-Ukrayna. Hele hele işin başında Putin gibi göz dönmüş, cehennem çukuruna düşmüşler varsa. Bu ay yaşanan “Paskalya” olayı hristiyanlıkta kutsal bir olaydır. Ateşkes için araya girenlere Putin hiç aldırmadı. Cehennem kaçkınlarına hangi dinden olursa olsunlar böyle şeyleri anlatamazsın. Putin Stalin’in yolunda. Bütün taşkıntılıklar insanın “Nefs”ini kontrol edebilmesiyle ilgili. Bütün insanlığa gönderilmiş Kuran’da bu konunun “en büyük cihat”olarak neden bu kadar vurgulandığı ne kadar açık!

        Putin kadar gaddar olmasa da dinden pek haberi olmayan bizimkilerin dünyasında da bir çok örnek vardır. Elinde muaazam imkanlar olup da kullanmamışlar arasında niceleri geldi geçti. Biri M. Kemal Atatürk Paşamızdır. O kültürü devam ettiren partisi CeHaPe’dir. Çarşambayı takip eden Perşembe misali onyıllar sonra açığa çıkan AkePe de aynı dertten mustarip olduğunu göstermiştir. Yanağına tokat yediği dedelerinin intikamını almakla meşguller. Bütün siyasetleri misliyle bütüne zarar vermekle eşdeğer. Nefs kontrolsüzlüğünün sözümona dindarların başına bela olduğu nice örnekler vardır.

        İşte onun için “Akıl*İman Sentezi” diyorum da pek anlatamıyorum. Bir tarafta işin içinde “iman”ı görenler var, tüyleri diken diken oluyor. Diğer tarafta işin içinde “Akl”ı görenler var; tüyleri diken diken! İşte yeni bir sayfa açıldığında bu polarizasyonu, bu kutuplaşmayı başaran bugünlerin geleceğini kestiremeyen M. Kemal Atatürk Paşababamızdır. Neymiş! ileri görüşlüymüş! İşin acı tarafı ona hala dört elle sımsıkı sarılanların ona bir faydası yok!

        Yorumu Cevapla”

  9. Yorumlarınıza aynen katılıyorum.Bizim Fransa’dan önemli bir farkımız var.Bunuda göz önünde bulundurmalıyız.İlk tur, parlemento seçimleriyle beraber yapılıyor.Eğer her hangi bir ittifak parlamentoda çoğunluğu sağlarsa seçmenlerin bir kısmı istikrar boyutunu düşünüp çoğunluğu sağlayan ittifaka yönelecektir.Seçim sistemindeki son değişikliğin amaçlarından biri budur.iki ittifak aynı oranda oy alırsa Cumhur ittifakı 30-40 fazla vekil çıkarıyor.Daha ilgüncini söyleyeyim Geçen seçimdeki şehirler arası oy dağılımı değişmeden MHP ve İyiparti aynı oranlarda mesela % 7oy alsa MHP 30, İyiparti 10 civarında vekil çıkarabiliyor.

  10. İsmi yorulmasın yıpratılmasın diye 11.Cumhurbaşkanının ismi eğer anketlere konulmuyorsa buna şaşırmam, ancak koyup da açıklamıyorlar ise buna şaşırırım. Aklın yolu bir, açık ara sefalet istismarcısı Katalina’yı senatoda yenerek tarihte anılmaz bir bozuk şahsiyete çeviren, eski dava arkadaşı Çiçero’ dan başkası değildir. Haliyle güzel bir gelecek için her mecrada sakince tartışılsın isteniyor ise burada hakaret yazıcı trollere, değil aklı selim ile yorum yazanlara öncelik verilmeye devam edilmelidir. Yoksa küfürbaz, yavuz hırsız gelir ev sahibine kapına neden çift kilit koydun diye hesap sormaya kalkar. Teemmel
    Ps: trollere sansür konusu sadece şaka amaçlı yazılmıştır yoksa trollerin en güçlü muhalefetten daha faydalı olduğuna cumhur frankfurt olayında görmüş bulunuyoruz ‘master’s voice’ troller her mecrada aksülamel yapmakta bu dahi sahiplerince çok iyi biline…

    • Sebil abi “İsmi yorulmasın yıpratılmasın diye 11.Cumhurbaşkanının ismi eğer anketlere konulmuyorsa buna şaşırmam, ancak koyup da açıklamıyorlar ise buna şaşırırım.” demişsiniz de;
      halen kaçıncı cb görevde, ya da yeni seçilecek olan kaçıncısı oluyor?
      Nasıl olsa bilen de yok.

  11. Altı parti seçim sonucunda ülkeyi ortak yöneteceklerini ilan etseler, şimdiden içlerinden birisini CB adayı, diğerlerini de CB yardımcısı olarak atayacaklarını deklare etseler nasıl olur? En fazla oy alan CHP, o zaman Kılıçdaroğlu CB olsun. Artık beraber yönetmeyi öğrenmek gerekiyor. İktidar bir partinin ve kişinin eline verilmemeli. Yoksa AKP durumuna düşecekler. Yolsuzluk, hırsızlık, ve her türlü siyasi ahlaksızlık. Yolsuzluk ve hırsızlık olmasa zaten ülke hem kalkınır hem de refaha erer.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız