Altı liderin buluştukları masada bir eksiklik vardı… 

37
Reklam

Millet İttifakı’nı oluşturan üç parti ile onlarla birlikte hareket edecekleri düşünülen diğer üç muhalif partinin liderleri dün gece bir kez daha bir araya geldi. Beş saat süren toplantılarının ardından yayınlanan açıklama altı partinin bir arada bulunma kararlılığının ilanıdır.

Cumhur İttifakı’nın seçim sistemini değiştirme yoluyla Millet İttifakı’nı dağıtma amacının, hiç değilse şu aşamada, bir işe yaramadığı anlaşılıyor. Altı muhalefet partisinin lideri, açıkladıkları metinle, ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ için çalışacaklarını bir kez daha güçlü biçimde teyit etmiş oldu.  

Kendileri ve ülke açısından doğru olan da buydu.

Türkiye’nin son yıllarda karşı karşıya kaldığı devasa sorunlar birkaç yıl önce kabul edilen yeni sistemden kaynaklanmakta. Sorunların daha kolay ve hızlı çözümü vaadiyle gerçekleştirilen yeni sistemin kendisi öncekilere ek olarak yeni sorunlar üretiyor.

Demokrasilerde böyle ortamlarda görev muhalefete düşer. Altı parti adına yayınlanan mutabakat metninden muhalefetin ana gövdesinin bu gerçeğin farkında olduğunu anlıyoruz.

İşleri kolay değil; tam tersine hayli zor.

Ülkenin içinde bulunduğu ortam değişimi çağırıyor. Ekonomi, dış politika, toplumsal uzlaşı gibi temel konular kötü yönetimle doğrudan ilgili. Paramız pula dönmeden, kamu kaynakları akıllıca kullanılarak insanların geçim derdine düşmesi engellenebilir, ikili ve çoklu ilişkiler bir oraya bir buraya savrulmadan doğru zeminde oluşturulabilir, ayrıştırma yoluyla kitleleri kardeşi kardeşe küs hale getirmenin önü açılmayabilirdi.

İktidarın bu alanlarda her yaptığı yanlıştı.

Reklam

Bugün bütün temel konular ancak makyajla olumlu imiş gibi gösterilebiliyor. Ekonomik açıdan hem bireysel hem de devlet olarak zayıflamış durumdayız. Ayrıştırmacı yaklaşım demokrasiyi tartışmalı hale getirerek Türkiye’nin itibarını sarsan görüntülere sebep oluyor. Ekonomisi zayıf, toplumu ayrışmış bir ülkenin dış politikası da maceracı olmak zorunda; nitekim öyle.

Gözler böyle bir durumda ister istemez muhalefete çevriliyor.

Orada müşahede edilen gerçek ise şu: Muhalefet, sorunlara çözümler üretebileceği konusunda henüz kitleleri ikna edebilmiş değil.  

Kamuoyu yoklamaları iktidardan kaçışın muhalefet saflarına doğru olmadığını, oraya doğru olanın da sınırlı kaldığını gösteriyor.

AK Parti’nin ve küçük ortağı MHP’nin önceki seçimlerde aldıkları oyları koruyamadıkları belli; ancak, kendisini ‘kararsız’ veya ‘fikri yok’ olarak tanımlayan hala geniş bir kitle var. O kitle iktidardan kopmuş durumda, ancak kendine muhalefet saflarında bir yer bulabilmiş değil. Muhalefet saflarında yer alan partilerden birine de oy verebilir, AK Parti’ye bir kez daha şans tanıması da mümkün.  

CHP’nin oylarında sözü edilmeye değecek bir kıpırdanma yok.

İYİ Parti’nin oylarının da doyum noktasına ulaştığı görülüyor. Ne kadar çaba gösterilirse gösterilsin, AK Parti’den kopmaya hazır oylar oraya gitmekte tereddütlü…

Yeni kurulan iki parti ile Saadet Partisi’nin muhtemel oyları da bu üç partinin muhafazakar seçmenin yeni adresi olmada beklenen başarıya ulaşamadığını belli ediyor.

Reklam

Muhalefet cephesinde adı konulmamış bir sorun ya da altı liderin yer aldığı o masada bir eksiklik var.

O masayı zenginleştirmeleri, uzaktan-yakından bakan seçmene -özellikle de muhafazakar seçmene- ‘‘Hah, şimdi oldu’’ dedirtmenin yolunu bulmaları gerekiyor.

Görünen o ki, muhalefet, başarısını, kendisini seçmene cazip hale getirmede değil, iktidarın hatalarında arıyor. Ekonomi iflas edecek, dış ilişkiler tahammül edilemez boyutlara ulaşacak, toplum ayrıştırılmaya kafa tutacak ve muhalefet bunlardan yararlanarak seçimden muzaffer çıkacak…

Hayal gerçek olabilir, ama ya olmazsa? Ya seçmen kararını yeniden iktidar cephesinden yana kullanırsa?  

Görünen köye kılavuz gerekmez; muhafet cephesinin buluşmaları ardından yayınlanan açıklamaların hedef kitleyi etkilemesi için bir arada bulundukları masanın takviye edilmesi gerekiyor.

Yeni bir yüz mü yoksa tanınmış bir siyasi figür mü, bilemem; ancak eksikliğini hissettiğimin, orada bulunması farkındalık yaratabilecek biri olduğuna eminim.

Dün akşam masanın etrafında beş saat geçiren altı lider de benim gördüğüm eksikliğin farkına varmışlar mıdır?

Umarım, varmışlardır.

ΩΩΩΩ

Reklam

37 YORUMLAR

  1. TEK DERTLERİ
    Yandaşıyla-yancısıyla muhalefetin de tek dertlerinin ve endişelerinin,
    mevcut “derin avrasyacı-kızılelmacı” yapının varlığını devam ettirmek olduğu kanaatindeyim.

    • Avrasyacı kızılelmacı dediklerinizin hepsi NATO’cu. Nato’nun programını uyguluyorlar. Türkiye iktidarıyla muhalefetiyle bir NATO ülkesi.

      Zeynep Gürcanlı geçen hafta bir yazısında rand corpration’ın 2019 raporundan bahsediyordu. “Amerika’nın etkili olduğu bölgelerde gerilimi genişletmeliyiz” tavsiyesinde bulunduğunu yazıyordu.

      Düşünce kuruluşları kurumlara tavsiyelerde bulunur ama her zaman böyle mi yapar. Bazen de nihai kararları kamuoyuna duyurma işlevi görmez mi?

      • Karadeniz’de başıboş dolaşan serseri mayınların anlamı şu bana göre; Putin NATO ülkelerine şu mesajı veriyor Karadeniz de gemi yüzdüremezsiniz burası benim bölgem demek istiyor. Putin bu mesajı Amerika’nın gerilimi yayma stratejisinden faydalanarak veriyor.

  2. GÜLÜYORUM

    G özünüze mi sokalım daha
    Ü stten aşağı doğru baksana
    L afı getirdiğim yer belli😁😃

  3. Muhalefet Kitleleri ikna etmiyor veya etmek istemiyor.Ana muhalefet sözcüsü her salı çıkıp aynı şeyler tekrar edip duruyor. yani muhalefet salı günleri grup konuşmalarını muhalefet yapıyormuş gibi gösteriyor. Her hafta min min baska bir şey yok.Baksanıza kararsızlar partisi oy oranı bütün partilerin oy oranından daha yüksek insanlar her şeyden muzdarip ama karşısında sorunlarını çözecek güçlü bir irade yok.önceden iktidara oy vermiş insanlarla konuştuğunuzda herseyin farkinda, buyuk kopuslar var ancak hala kime oy verecek, onu ikna edecek karşisinda lider yok.Ben bile kime/kimlere oy vermeyeceğim kesinlikle belli ancak kime vereceğim belli değil hala ikna olmuş değilim. Muhalefet üzerindeki ölü toprağını atması lazim.

  4. Türkiye hiç bir problemini çözemeyen aciz bir ülke görüntüsü veriyor. En başta Kürt problemi elbette. Terör problemi. Bunu özellikle çözmek de istemiyor. Bunu çözmek elbette mümkün. Ama rant çevreleri, güvenlik bürokrasisi, ırkçı faşist politikacılar ve onların azınlık ama azılı taraftarları buna izin vermiyorlar. Çünkü buradan besleniyorlar. Terör kadar bu terörün ekmeğini yiyen geniş bir rantçı kesim var. Terör biterse bunların yapacakları bir iş yok. Ülkeye katacakları bir artı yok. Hepsi çöp olacak, bir değerleri kalmayacak. O yüzden bu terörü alttan alta destekleyen, gerekirse iki bomba patlatan da onlar. Bu sefilce siyasete payanda olmayı attık reddetmek gerekiyor. Muhalefet Kürt meselesini artık korkmadan, özgürce tartışmalı ve bu faşistlere pabuç bırakmamalı. Yıllardır aynı saçma söylemlerle geldiğimiz yer faşist bir diktatörlük. Tek adam, tek parti, dikta kısaca. Meclis de etkisi ve yaptırımı kalmayan göstermelik bir oyun. KHK’larla yönetilen bir muz cumhuriyeti. Buradan ne düzgün bir ekonomi, ne gelişme, ne de geleceğe dair bir umut doğar. Benim umurumda değil elbette. İşimi dolara bağladım. Ama bu ülkenin gelecek nesillerini aynı sefil yönetimler ve beceriksizler karşılayacak ve kendi yandan çarkçıları hariç herkesi mutsuz edecekler. Bu mirası onlara bırakmak istemiyorum. Tamamını yere gömmek ve bir daha burunlarını çıkarmasınlar istiyorum. Bu kendi kendine olmayacak. Siyaset daha cesaretli ve dönüşümcü yapılmadığı sürece sadece vaktimizi ve geleceği kaybediyoruz.

  5. Bu adam anlaşılan skandallarla gündemde kalmaya çalışıyor. Ne demişti. Alışacaksınız bana. Muhalifler alışmışa benziyor. Adam doğru söylemiş ama herşey çok güzel olacak. Kendisi için her şey çok güzel oldu yani.

    Doğal felaketler sırasında gittiği tatiller ve yediği yemeklerle çokça tepki çeken İBB Başkanı İmamoğlu bu kez belediyeye ait bir tekne nedeniyle gündemde.
    İmamoğlu’nun belediyeye ait olan ve çevre denetleme görevi yürüten Çevre 1 isimli tekneyi kendisine makam aracı olarak tahsis ettiği ortaya çıktı. Başkan, bu araçla evden işe-işten eve ve bazı ziyaretlerine deniz yoluyla gitti, toplamda 256 kez sefer yaptı. İzlediği rotada günlük yakıt maliyeti 12 bin liraya ulaşıyor. Şimdilij toplamda 3 milyon 72 bin liraya ulaşmış.

    Başkanın ilk işi İBB’ye ait bazı araçların israf oldukları gerekçesiyle Yenikapı’ya dizilerek sergilenmesiydi. Yerine gelecek başkan da imamoğlunun yatlarını sergileyecek herhalde.
    Başkan Bodrumu ayağına getirmiş. Adam daha napsın.

  6. Esas kavga şimdi başlıyor.
    Yeni seçim yasası Kılıçtaroğlu ve Akşenere yarayacağı kesin. Küçük partiler kendini ağırdan satıyordu. Şimdi hesap kitap değişti. Küçük parti liderleri meclise girenilmek için Chp den milletvekili olmaları gerek. Chp nin şu anki milletvekilleri durumdan hiç memnun değil. Liste dışı kalmaktan korkuyorlarmış.

  7. Yazarın eksikliğini hissettiği şey, altı liderin üzerinde masanın tam ortasında Abdullah Gül ün olmamasıdır. Sayın yazar bu eksikliği hissetmektedir. Ancak bu eksiklik hiçbir zaman giderilemeyecektir. Çünkü seçimi kazanma ihtimali olduğundan Sayın Kılıçdaroğlu değil Abdullah Gül babasına bile adaylığı kaptırmaz. Yolunu kaybetmiş olan küçük liderlerede günün sonunda düşen Sayın Kılıçdaroğlu’na destek vermektir.

    • Nuri bey, o masanın çevresindeki mütekait zevatın hepsini toplasanız bir gül etmezler,
      kendisi tek başına aday olsa(bağımsız) bunlardan daha çok oy alabilir kanımca…
      İtirazı olan?

  8. GÜL, gül dedi güle, gül gülmedi gitti;
    GÜL, bülbüle; bülbül GÜLe yar olmadı gitti..

  9. Yuvarlak masa”yı ya da diğer adıyla “6’lı ittifak”ı yan yana getiren gücün yeni ABD Başkanı Joe Biden olduğunu bilmeyen var mı?

    Fehmi beyin elsikliğini hissettiği kişi kim olabilir?

    1- Biden mı?
    FETÖ darbesiyle devrilmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, muhalefet aktörlerini yan yana getirip destekleyerek devireceğini ilan eden bir isim.

    2-Demirtaş mı?
    Kılıçdaroğlu’nun danışmanı olan İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, ziyaret ettiği Selahattin Demirtaş’ı barış insanı olarak ilan etmiş ve önümüzdeki günlerde Meclis’te yerini alacağını söylemişti. Chp bugünlerde Silivri ye ziyaret trafiğini yoğunlaştırmış.

    3-Abdullah Gül mü?
    Fehmi beyin Gül ısrarına ragmen bu saatten sonra Millet ittifakı Gülü düşünmez.

    4-Rahmetli Erbakan mı?
    Dün Temel Karamolaoğlu”Bugün Erbakan hayatta olsa kesinlikle CHP ile birlikte olurdu” demiş. Erbakan mezarından çıksa Temele bir güzel gulu gulu dansı yaptırırdı.

    5- İmamoğlu mu?
    Adam kendi kendini bitirdi zaten. İstanbulda bir daha aday yaparlarmı orası meçhul. Dün fıkra gibi açıklama yapmış. “Eksiğimiz olabilir. Hatamız da olabilir. Yanlış da yapabiliriz. Çıkar “özür dileriz”. Yalan, dolan, talanla toplumumuzu kandırmayız. Ahlaklı siyaset için ant içtik.” En çok buna güldüm. Ama Kılıçtaroğlu imama gülmemiştir bile.

    6-Cindoruk mu?
    Kılııçtaroğlu Cindoruğu ziyaret etmiş. Cindoruk da Chp benim partimdir zaten demiş. Demirelin yanında yetiştiği belli dün dündür bugün bugündür. Cindoruk ortak aday olarak kendini işaret mi acaba.

    Fehmi beyin eksikliğini hissettiği kişi kim olabilir. Fehmi bey kuyuya taşı attı ama bul bulabilirsen şimdi.

    • Tarik okumadığınız belli. CHP demokrasiye geçişten sonra ilk defa Ecevit ve Erbakan ile iktidara geldi. Şimdi de Karamollaoğlu ile olacak elbette. CHP çok uzun süre iktidara gelmedi. Ülkenin hali ortada. Artık zamanı gelmiş demek ki. Ama asıl meselemiz iktidar değil zihniyet. Devleti rant paylaşım sahası olmaktan çıkarıp ülkenin gerçek problemlerine çözüm bulacak bir yapıya dönüştürmek gerekiyor. Bunun için de sağlam kurallar. Yolsuzlara ve otokratlara izin vermeyecek bir düzen. Bu zor değil. Dünyada örneği pek çok.

  10. Sn yazar masanın 7. Ortağı HDP mevcut aslında,ama cumhurbaşkanı adayı olarak sn GÜL de ortaya çıkarsa belki bu maya tutar.

  11. Muhalefetin işbirliğinde , Fehmi Beyin değindiği eksikliğin yanında bana göre çok daha önemli ve daha büyük bir eksiklik HDP nin olmayışı ve dışlanmasıdır !
    Bunun gerekçesi veya sebebi ne olursa olsun bence yanlıştır , doğru değildir .
    Evet, HDP nin terör örgütüyle istese de istemese de bir şekilde irtibatı veya iltisakı bulunduğu , örgütün doğrudan veya dolaylı olarak maddi ve manevi baskısı altında olduğu doğrudur ; bu parti bir türlü millet partisi de olamadı !
    Ancak bütün bunlara rağmen 15-16 milyon insanın partisi olduğunu, takriben 6 milyon seçmene sahip olduğunu ve her şeyden önemlisi kapatılma davası açılmış olsa da mecliste grubu bulunduğunu da unutmamak gerekir.
    Gayet tabii ki bunları ittifaka dahil etmenin başta AKP tarafından suistimal edilmesi ve bazı seçmenleri kızdırması olmak üzere getireceği bir takım sıkıntılar olabilir .
    Ama yukarıda da dediğim gibi bu insanları , bu kitleyi, bu seçmeni sürekli olarak bu şekilde dışlamak mı lazım yoksa içimize alıp ikna etmek , yanımıza çekmek , ülke sorunlarına onları da ortak etmek , varsa dertlerini de dinlemek mi lazım !
    Bu meyanda şunu belirtmek gerekir ki daha önce denenmeye çalışılan ancak siyasi iktidar tarafından içi boş bırakılan ve ayrıca suistimal edilen , PKK tarafından da fırsata çevrilmeye çalışılan ‘çözüm süreci ‘ çok doğruydu, çok yerindeydi , ne yazık ki heba edildi , gitti, yazık oldu !
    Sorunu görmemezlikten gelmek, halının altına süpürmek veya üstünü örtmekle maalesef sonuç değişmiyor.
    Herkese selamlar, saygılar

  12. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ortak bildiri yayınlayan 6 parti liderlerinden biri olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “O bildiriyi hangi büyükelçiye redakte ettirdin açıkla” dedi.

    Benim bildiğim Soylu Ankara da daha kimseyle görüşmeden Balıkçı köşelerinde kulis yapanları ifşa ettiği gibi yakında bunu da patlatır.

    Şaırıyor muyuz ?Hayır.Boşuna kasetle getirmediler.Boşuna Biden dostlarımız demiyor.

    • Sayın soylunun önce 10.000 dolar rüşvet alan milletvekilini açıklaması gerekmiyor mu?
      televizyon ekranlarında evlerinden ayakkabı kutuları çıkan siyasilerden açık açık alenen bahsetmedi mi?
      kendi hakkında pek çok iddia yok mu?
      hangi birini yazayım?

      • O çıktı çoktan Metin Külünk olduğunu sağır sultan bile duydu da .
        İddiaya cevap veremeyen şuda bu olsa ile cevap veriyor.
        Kendi hakkındaki iddiaları yazın yazın.Köpürtün Atlet sevicilerin iddilarını
        Reise kolsuz bırakmak isteyenlerin 3 hedefi var.Soylu,Hakan Fidan ve Akar.
        Birde Ahmet Dönmez döneğinin de iddilarını sıralayın.Hoca(!) darbe yapmak istemedi ama Akar onu ikna etti diye.
        Bir tek iddia edenleri sorgulamayın olur mu?.
        Bir de ortada iddia dan öte faş olan gerçekleri .
        Sahi bir büyükelçi ne zamandır beri Anakara da hiçkimseyle görüşmeden İstanbul beledeyi ile 2 kez görüşmüş birde bunu açıklayın

  13. “Görünen o ki, muhalefet, başarısını, kendisini seçmene cazip hale getirmede değil, iktidarın hatalarında arıyor. Ekonomi iflas edecek, dış ilişkiler tahammül edilemez boyutlara ulaşacak, toplum ayrıştırılmaya kafa tutacak ve muhalefet bunlardan yararlanarak seçimden muzaffer çıkacak…”

    Amaçları buymuş Fehmi Bey özetlemiş 6 lı masanın .(Birde gizledikleri ortak var ki onun açık beyanlarını alsak yandık.).

    Aylardır bu kadar çapsız ve geleceklerini ülkenin batmasına bağlamış bir masa övülüp duruldu.Bu masa Gül e “gel direksiyona geç” derse puri-pak olacak öyle mi?.

    Hayalleri , vizyonları ,yapacakları “ülkenin batması ” olan Biden dostu bir masadan bu ülkeye gelse gelse “Haçlılar namusunuza dokunmaz” koalisyonu çıkar.

  14. H.Gayret kardeş , sen yoksa Ay’da mı yaşıyorsun; bak yukarıda Didem Hanım ne diyor ,Fehmi Bey ne diyor ! Onlara neden cevap veremiyorsun ,neden hep kendi havandan çalıyorsun !
    Allah aşkına her gün şu AKP yi allayıp pullamandan , yağlamandan, cilalamandan , yeregöğe sığdıramayışından vallahi gına geldi yahu !
    Senin başka işin gücün yok mu ? Yeter artık !

  15. bizim çoğulcu akla ihtiyacımız var vesselam.
    bizden lider çıkmıyor, bir ülkenin liderinden ülkeyi madden, manen yükseltmesi beklenir. bu ülkede kuşkusuz sevilen güvenilen liderlerimiz oldu ama beklediğimiz sıçrama, arzuladığımız yükselme olmadı, bunu sağlayacak bir lider de gelmedi.
    akp nin ilk 10 yılı çoğulcu bir akıl, bir parti ve bir takım yönetiyor olduğundan belki bugüne göre kıyas edilmeyecek kadar iyiydi,
    ama bugün ülkeyi tek adam yönetiyor gerçeğiyle yaşadığımız durum kelimenin tam anlamıyla
    büyük bir fiyasko,
    gerçek bir başarısızlık öyküsü…
    paramız tarihinin en değersiz olduğu an utancını yaşıyor.
    hazinemiz boş, 5 centimiz yok.
    yüksek enflasyondan hiper enflasyona geçmek üzereyiz,
    en yüksek faizi ödeyen ülkelerden biriyiz,
    makyajlı işsizlik rakamlarımızla bile en yüksek ülkelerden biriyiz,
    sefalet endeksinde avrika ilkel kabileleriyle aynı sıradayız,
    gelir dağılımındaki eşitsizlik rekor seviyede
    dolayısıyla gini katsayısı nedeniyle borç bulmakta, almakta zorlanıyor ve çok yüksek faizlerle para bulabiliyor,
    dünyada kamudan en çok ihale alan şirketler türk şirketleri
    hak, hukuk, adalet, ifade özgürlüğü yolsuzluk endekslerini hiç karıştırmıyorum bile,
    ülkede deizmin ve ateizmin arttığı gerçeğinden söz açmıyorum bile…
    talanın göcek koylarına kadar vardığına değinmiyorum bile…
    açlığın, sefaletin, kutuplaşmanın boyutlarından söz etmedik bile.
    bizden başarı hikayeleri çıkmıyor maalesef bir talan hikayesi çıkıyor.

    ben bir vatandaş olarak sistem konusunda çok hassas değilim, iyileştirilmiş başkanlık sistemi gibi iyileştirilmiş parlamenter sistem de benim için fark etmez, yeter ki kontrol ve denge sistemleri güçlü olsun, doğru çalışsın. gecenin bir vakti, ülkenin para dengesini elinde tutan adam sebepsiz, nedensiz işten el çektirilemesin, bir imzayla ülkenin en güzel yerleri partililere peşkeş çekilemesin, hazinenin başına ülkeyi yönetenlerin eşi, damadı, eniştesi gelemesin, hazinedeki para istenildiği gibi harcanılmasın, kontrolsuz, koşulsuz israf yapılamasın, işler ve ihaleler gizli, kapaklı dağıtılamasın, ülkenin kaynakları kişilere, vakıflara, derneklere aktarılamasın ve kimse ömür boyu görevde kalamasın.

  16. Ortak aday çıkarmak elbette en zor iş burada. Ancak yapılabilir. Ve yine ancak adayın siyasetin dışından getirilmesi kesinlikle doğru olmaz. Ekmek için Ekmeleddin ile bunu denedik ve olmadığını görmemiz lazım.

    Daha önce de örnek verdim. ABD’de Biden tek aday değildi demokrat partide. 10 aday yola çıktı. Sonunda parti Biden’de uzlaştı. Ve adet olduğu üzere Biden diğer rakip adaylardan birisini kendine yardımcı yaptı. Biraz şu siyasetin nasıl medeni bir şekilde yapılacağını öğrensek artık. Ve bu adaylar hemen her konuda fikirlerini gizli açık ortaya koydular. Biden’a Türkiye’yi ne yapacağı bile incik cıncık soruldu. Muhalefetle çalışacağını bile daha adaylığı kesinleşmeden söyledi. Bu kadar derinlikli, adaylar sonuna kadar her konuda çok detaylı sorgulanıyor orada. Şimdi biz elimizdeki parti başkanlarının bile görüşlerini doğru dürüst bilmiyoruz. Kürt meselesine nasıl bir çözümleri var. FETÖ diye 5 yıldır ata ata bitiremedikleri bir problem var. Bu konuda görüşleri ve çözüm önerileri nedir. Siyasetin finansmanı, yönetimde şeffaflık ve hesap sorulabilirlik, demokratik siyaset, yönetimde liyakat gibi onlarca çözümsüz probleme net olarak ne çözüm öneriyorlar bilmemiz gerekiyor.

    Fakat bunlar hiç konuşulmuyor. Sistem öyle mi olsun böyle mi gibi bir garip tartışma, rant nasıl bölüşülecek kavgası ve gereksiz bir sürü boş laf. Sonuç? 100 yıllık Kürt problemi çözümsüz. 6 yıllık FETÖ ve cemaatler problemi çözümsüz. Alevi problemi çözümsüz. Mülteciler problemi çözümsüz.

    Bu problemleri çözmek rantçıların işine gelmiyor. Tam tersine bu problemlerin devam etmesini istiyorlar. Siyaset bunlara çözüm bulmak için değil de, rant kavgası için yapıldığı sürece bu ülkenin burnu bu çukurdan çıkmaz. Hepinize afiyet olsun.

    • Endercim ziyade olsun da,
      “Biraz şu siyasetin nasıl medeni bir şekilde yapılacağını öğrensek artık.”
      demişsin ama aynı şey senin için de geçerli, öyle değil mi?
      “Daha önce de örnek verdim. ABD’de Biden tek aday değildi demokrat partide. 10 aday yola çıktı. Sonunda parti Biden’de uzlaştı. Ve adet olduğu üzere Biden diğer rakip adaylardan birisini kendine yardımcı yaptı.”
      Bu önermen gayet yerinde ve uygulanabilmesi için de çift turlu seçim olması lazımdır;
      onu da başkanlık sistemiyle birlikte bu iktidar sağladı öyle değil mi?
      Evet bence de” Biraz şu siyasetin nasıl medeni bir şekilde yapılacağını öğrensek artık.”

      • Herşeyi tek adama ve tek partiye bağlayınca bu işlerin nasıl berbat edildiği ortada. Anlatmaya gerek yok görüyoruz. Bağımsız bir Meclis, bağımsız yargı, bağımsız kurumlar, bağımsız basın olmadığı sürece başkanlık diktatörlükten farklı değil. Azerbeycan da diktatör seçiyor, Kazakistan da, bilimum orta Asya diktatörlükleri de. Seçim demokrasi için ön şart ama yeter koşul değil. Bunu anlamadınız hala.

    • Çözümdür sayın Ender. Kim demiş TR’de aday kıtlığı var diye? Her telden çalan var hemde, açık seçik fikirleri ve yapacakları da belli!
      Tek ortak yapacakları meşhur diş güçlerin gösterdiği hedefe doğru yürümeye devam 😠 hepside.
      Yürümesini bilmeyeni yolda yarım bırakıyorlar zaten 🙂
      Ha o mesele var en batıdaki mesele ile adadaki diyorsan ki birde,
      Onuda hallettirirler aradan çıkarırlar merak etme.

  17. Elbette o masadan tebessüm ederek ayrılıyor olmaları milleti güldürecekleri anlamına gelmiyor. Millet ancak kendini güldürecek bir aday ile ortaya çıkmalarına halinde ittifakın samimiyetine itibar edecek yoksa her partide bulunan sivri tiplerin akla zarar açıklamaları ile seçim sürecinde çok fazla prensip örselenip, sandığa gidene kadar ittifak kolayca cerbezeli lafazanlar tarafından zayıflatılabilir. Bunu gören ak godamanlar tüm güçleri ile milletin beklediği üç harflinin ismi zikredilmesin diye önlem üstüne önlem için çalışıyor. Beyhude gayret boş mesai, gayretli kılavuzu yandaş medya olanın elbette burnu her daim bir şeye batacaktır. Teemmel

  18. Her değişimin bir sancılı kısmı mutlaka olur.
    Demokrasilerde muhalefet ne iş yapar bilemem ama,🤗 bizim muhalefetin işini iyi yapmadığı kesin☺️.
    En azından bunca zamandır (20 yıla yakın) yapamadığı delilli tespitli kanıtlı🤔.
    Yapılan yanlışlar satırı açtırma, söyletme bana doğruyu 😆.
    Partiye kaydı bile olmayanları aday adayı göstermekle başladılar desem…
    Robin Hud Tarkan Malkoçoğlu Atatürk RTE yaratılmaz! Kendileri doğal olarak doğar! desem sanırım yeter.
    “……gerçek ise şu: Muhalefet, sorunlara çözümler üretebileceği konusunda henüz kitleleri ikna edebilmiş değil.” demiş yazar.
    Demek ki muhalefet seçmene rehberlik hizmeti verememiş!
    Yani halk kendi işini kendi görecek gibi!..

  19. Sayın yazar “…Türkiye’nin itibarını sarsan görüntülere sebep oluyor.” derken;
    son günlerde yabancı liderlerin ülkemize iyice artan ziyaretlerini kasdetmiyordur herhalde?
    Ya da savaşan tarafların başka memleket yokmuş gibi dürüst arabulucu olarak gelip türkiyede görüşüyorlar diye mi itibarımız sarsılıyor?

    • Ülkemizin değil ama “Türkiye ne yaptığını biliyor mu” yalnız vs vs türü kuru sıkı kara propaganda yapanların itibari sarsılıyor diyelim

      • türkiye’de koca koca bakanları önüne yatıran Zarrap amerikada yaşadığı kral hayati için gerekli parayı hala türkiye den çektiği haberlerine rastlıyoruz. zarrap amerikada iran lobusiyle de yakın ilişkilerini sürdürdüğü konuşuluyor. anlaşılan amerikanın yaşlı Bidan’ı tek bir zarrapla hem türkiye’yi hem de iran’ı sıkıştırıyor. halk bank davasını günü geldikçe yakın bir tarihe erteliyorlar.

        sanki bunlar olmamış gibi şimdi de başka yaptırımlara maruz kalmış rus oligarklarla iş tutma yarışına girilmiş.

        madem ne yaptıklarını biliyorlar hadi anlat o zaman ne yapıyorlar.

        • Bk Baran cığım o çok güvendiğiniz Biden den önce açıkaca hem Türkiye hem İran hem ABD adına çalışan Zarrabı ABD ye alınca siz ABD severler dört köşe oldu.Yok Türkiye ye ambargo olacak yok swift den çıkarılacak .
          Ha birde hiç alakasız bir bürükratı resmen şantajla konuşturmak için alıkoydu ki bizde Papazı alıp takas ettik ve ellerinde patladı (Papazı beğenmeyenler tarihte ne zaman ABD ajanı nı almış da takas etmiş ).
          Hakan Atilla yı 30 yılla yargılıyorlardı .Papaz kadar ceza verebildiler ve o dava sümen altı marş marş .Ha o dava birer bire haşhaşilerin burdan götürdükleri iddianame olduğunu söylememe gerek yok.İşin ajanlık boyutunun anlaşılması açısından

          Ellerinde patlattığımız Halkbank davası ile gelip bizi hele şu savaş ortamında sıkıştıırabileceklerini hala sanıyorsan sen bu ABD ye çok güvenme derim .
          O gün yapamadıklarını bugün sıkar yapmaya .
          Ha o oligrakları da alır masada pazarlık konusu yaparız.O eski Türkiye yok.İyi belle.Çok güvenme .Onlara çok güvenenlerin sonu uçak körüğüdür.Bilgin ola

          • Mübariz Mansimova yaptığınız gibi mi yaparsınız. Peki Putin Rus mayınlarını Boğaz önlerinde niye yüzdürüyor acaba! Bırak büyük ticaret gemilerini balıkçı gemilerini bile Karadeniz’de yüzdüremiyoruz. Ama sen çok memnunsun durumdan.

          • Bak hep sorulara sorular karşılık veriyorsun hep soracaksın değil mi?.Ne kadar da Halkbank davasına güvenmiştiniz ?.ama haçlılara güvenilmez
            Yukardaki lere cevap verde ben bunlara da cevap vereyim

            ama dur veryim.Putin in çıkardığı savaşın sebeibine de RTE ye mi attın.
            Putin de aynı Biden de aynı bizim için .İşimize gelenle aşık atarız.
            Sen Biden cisin diye bizde başka bir haçlıyı mı tutmamız lazım .

Comments are closed.