Seçim tarihi erkene alınacak alınmasına da, iktidar adayını mı değiştirecek?

29
Reklam

Şaşırmayın, iş, yazımın başlığındaki sonuca dayanabilir. İktidar cumhurbaşkanı adayını değiştirmek zorunda kalabilir.

Ben burada “Erken hatta baskın seçim kapıda” yazdıkça dudak bükenler, dünden itibaren, kendileri “Galiba erken seçim olacak” beklentisini telaffuz etmeye başladılar. 

Dün ne oldu da fikir değişti?

Evet, tam da öyle; fitili ateşleyen, iktidarın küçük ortağı MHP’nin lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında, “İster zamanında ister erken yapılsın biz seçime hazırız” cümlesini kullanması oldu.. 

Bahçeli’nin çıkışlarıyla 2002 ve 2018 seçimlerinin tarihlerini erkene aldıran siyasi kişilik olduğunu hatırlayanlar, demek ki, seçimin erkene alınabileceğini kabul edebilmek için onun bu yeni çıkışını bekliyorlarmış…

Herhalde Devlet Bahçeli ile AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasındaki ikili görüşmelerin son zamanlarda sıklaşması da kanaatin değişmesinde önemli bir payın sahibidir. İktidarın büyük ortağının sözcüleri, Numan Kurtulmuş ile Ömer Çelik de, seçime değinirken ‘erken’ sözcüğünü telaffuz etmiş, ancak onlara fazla kulak verilmemişti. MHP lideri ile birlikte onların sözleri de değer kazanmış oldu.

Türkiye’de seçim tarihinin erkene alınabileceği konusunun şimdikine benzer biçimde gündeme girmesi, sonunda seçim tarihiyle oynanmayı getiriyor. Hep böyle oldu çünkü.

Yalnız bir tuhaf durum da yok değil.

Reklam

İktidarın her iki ortağı seçimin zamanında yapılması ile tarihinin erkene alınması arasında bir fark bulunmadığı kanaatini ileri sürüyorlar. Oysa, arada dağlar kadar fark var.

Zamanında yapılacak seçim için bu yılın Haziran ayının ortası beklenecek. Dün açıklanan memur ve emekli maaşlarına yapılan ve ‘büyük müjde’ gibi sunulan zammın %25 oranıyla sınırlı kalmasının meydana getirdiği hayal kırıklığı, özellikle mutfak enflasyonunun hayatı zehir edecek kadar pahalı hale getirmesiyle daha da derinleşecek.

Demirel’in “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur” veciz ifadesini iktidar sahipleri kulaklarında küpe olarak taşırlar.

O veciz ifade önümüzdeki seçimde bir kez daha doğrulanabilir.

Hükümet açısından seçimin tarihini erkene almak, her şeyden önce, en az zararla sandıktan çıkma ihtimaliyle ilgilidir.

En önemli konu ‘ekonomik gerekçe’ gibi görünse de, tarihi erkene alınacak seçim ile zamanında yapılacak seçim arasında başka farklar da var.

Muhalefet bir süre önce erken seçim tarihiyle ilgili ‘En geç Mart ayı sonu’ şartını açıkladı. İktidar cephesi erken seçim kararının Meclis’te alınabilmesi için gerekli 360 milletvekiline sahip değil; o yol denenecekse muhalefetin desteğine ihtiyacı var.

Seçim tarihi muhalefetin istediği gibi bu yılın Nisan ayından önceki bir tarihe alınacak olursa, 6 Nisan 2022 tarihinde muhalefetin yoğun itirazlarına rağmen çıkartılan seçim yasası bu seçimde uygulanamıyor. 

Reklam

Eski ile yeni seçim yasaları arasında muhalefetin lehine farklar var. 

İktidar seçim tarihini Meclis’ten geçirerek erkene almayı istediği takdirde muhalefetin desteğine muhtaç; bunu sağlaması ise ancak seçimin üç ay içerisinde ve eski seçim yasasıyla yapılmasıyla mümkün olabiliyor.

Bazı akl-ı evveller ülkeyi seçime götürmenin başka bir yolu bulunduğunu, cumhurbaşkanının da Meclis kararını beklemeden istediği zaman ülkeyi seçime götürebilme yetkisi olduğunu hatırlatıyorlar.

Doğrudur, cumhurbaşkanın seçim tarihini erkene çekme yetkisi var.

Ancak anayasada var olan ve Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesini imkansız kılan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” (m. 101) cümlesini geçersiz kılmanın yolu, yine anayasada (m. 116) yer alan “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” cümlesinde ifadesini buluyor.

Yani?

İki kez seçilmiş -biri 2014’te, diğeri 2018’de- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi, ancak seçim tarihinin Meclis tarafından erkene alınmasıyla mümkün olabiliyor.

Seçim tarihini erkene almak için iktidar sözcüleri tarafından ortaya atılan, Haziran ayının sıcaklığı, insanların o ayı tatil için değerlendirmesi ve hatta seçim gününün Ramazan’a denk gelmesi gibi gerekçelerin hiçbiri fazla önemli değil; en önemli gerekçe bu zikrettiğim.

Adaylık için başvuranlar hakkında karar verecek nihai merci olan Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), her biri mesleklerinin zirvesinde kıdemli hukukçu üyelerinin, adaylar hakkında karar verirken kendilerini anayasayla bağımlı hissetmeleri halinde, iktidar seçimdeki en önemli kozunu kaybedebilir.

YSK’nın her yönüyle dökülen İstanbul seçimini yenileme kararına benzemez bu konu.

Cumhurbaşkanı tek bir imzayla seçim tarihini erkene aldığında ülke onun istediği zamanda seçime gider, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan o durumda üçüncü kez aday olamaz ve iktidar cephesi ondan başka bir ismi aday göstermek zorunda kalır.

İktidar sözcülerinin “Seçim ha bugün olmuş ha zamanında yapılmış, fark etmez” diye özetlenebilecek yaklaşımının gerçekleri tam yansıtmadığını anlatmak için kalemimi fazla yorduğumu ben de biliyorum. Ancak, tarihlerle oynamanın gerisinde çok daha ciddi gerekçeler bulunduğunu daha kestirmeden anlatmak kolaya kaçmak olurdu.

Bu yazının başlarında seçim tarihinin erkene alınması konusunun iktidar ortağı iki partinin liderlerinin kısa sürede birkaç kez buluşmalarının ürünü olabileceğini ima etmiştim.

O görüşmelerde nasıl bir yöntem üzerinde mutabakata ulaşılmış olabilir?

Erken seçim kararını Meclis’ten çıkartma yöntemini tercih etmişlerse, o durumda muhalefetin desteğini almaları ve o zaman da seçim tarihini Nisan ayı öncesine çekmeyi kabul etmeleri gerekecek.

Yok, seçimde çıkardıkları yasanın geçerli olmasını istedikleri için 6 Nisan 2023 sonrasında bir tarihte ısrarcı olacak ve bunu Meclis’e gitmeden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yetkisini kullanmasıyla gerçekleştireceklerse, o zaman farklı bir aday bulmaları gerekecek.

Hangi yöntem üzerinde uzlaşılmış olabilir?

Yoksa, ikinci yöntemi ama anayasa engelini farklı yollarla aşma girişimini mi benimsemişlerdir?

İşte üzerinde düşünülmeyi bekleyen yeni sorular size…

ΩΩΩΩ

Reklam

29 YORUMLAR

  1. Hiç hayret etmiyorum, Erdoğan’ın karşısında olanların yıllardır mütedeyyin sağ cenahtan çıkmasından. Batı emperyalizmi demek Türkiye’de soldan değil fakat, sağdan milli görüşten çekinmiş; vasal devlet düzeninin yıkılıp yerine yerli ve milli devlet paradigmasına evrilmesine dönüşmesini sağlayacak olan… 1960 yıllarda bunu Türkiye’de genelin aksine ilerici olan sağ tutucu olan Kemalizm orijinli soldur. Gün gelecek halk sonunda kendi düzenini kuracaktır diyen İdris Küçükömer’di. Yine aynı kanı da olup da sol tarafından afaroz edilen Kemal Tahir üstaddı.
    Fehmi Koru gibiler Demirel gibi artık esamesi unutulan birinin ” boş tencerenin yıkamıyacağı iktidar yoktur” sözünden medet umuyor. yirmi yıl evveline kadar doğru olabilirdi. Demirel E5 karayolunu ancak Hereke’ye 40 . kadar yapabildi, çünkü ekonomi politiği doğru değil vasal bir devletin IMF’den % 9,5 faizli dolar kredisi ve komprador “işbirlikçi” burjuvazisine dayanan ithal ikamesi modeliyle Batı emperyalizminin montaj sanayi ile yüksek fiyattan geri teknoloji ürünlerini montajlayıp ülkeyi sömürmesine dayanan bir modeldi. Erdoğan’ın yeni ekonomik yol haritası ile düşük faiz politikası ile komprador işbirlikçi burjuvazisi yatırım yerine sermayesini dolar’a yatırırken yerli ve milli Anadolu sermayesi dolar’a değil yatırım yapıyor, istihdamı artırıyor, üretip, ihracat yapıyorlar ve 2022 yılında 254,2 milyar dolarlık ihracatı faizsiz Merkez Bankası’na 101 milyar dolar bozduruyor. Türkiye eğer 2023′ de de bunu başarırsa Türkiye batı emperyalizminin finansal operasyonu nu çöpe atarak bir çözüm üretmiş olacak.

  2. Trafoya giren kediler, geçerli sayılan mühürsüz oylar, boş yere yinelenen (yenilenen) seçimler gördük biz. Anayasa, babayasa, yürürlük tarihi vs işlemez. RTE başkanlığını sürdürecektir. Ne de olsa onun için her yol mübah…

    • İsrarla Erdoğan’ın aday değilim diyemezse şayet YSK’yı devreye sokup adaylığının reddini isteyeceğini söyleyenler var. Neye göre böyle söylüyorlar bilemiyorum. İsrail’de olduğu gibi kaybedeceğini düşünüp Mİttifakı iktidarını erken seçime zorlayıp bir iki sene aradan sonra tekrar Netanyahu gibi iktidar olacağını planlıyor desek Erdoğan için bir risk değil mi bu ve erdoğan bir sene için bile iktidardan düşmeyi göze alamaz.

    • Yahya bey, meclisin atadığı bir cb nin her yaptığı mübah oluyor da, siz de halkın doğrudan seçtiğini mi beğenemediniz? Alışırsınız alışırsınııız:))))

    • Evet çok iyi tanımışsınız ABD de Almanya da haçlı severler düşünsün artık

  3. Yıllarca demokrat bildiklerimiz içinde ne sabihcikler varmış Allahım.
    Allahtan fırsat geçmemiş ellerine.
    Şimdi eminim güvendikleri gülcüklerinden emir alan sabah kadar ışık yakan yeşil amerikancılar vardır.
    Yoksa bir sürü baharı bekleyen atlet sevdalıları aynı ağızdan toplu konuşmaz.
    Bunu 15 temmuz öncesi de görmüştük.
    “Şimdi asker olmak vardı” diyeni mi sorarsın.
    “Şafakta basacaklar akşama asacaklar ” diyeni mi?

    Hava onu gösteriyor. Yine sağda solda “poker ellerini kuyruklarını sallayarak (!)” belli ediyorlar.
    ama uyarması benden “tavuklar tarda sayılır”.
    Bu kez ama sadece sayılmayacaklar.

  4. Sayın yazar
    Türkiyenin gerçek gündeminden hiç yazmıyorsunuz yoksa yazmak mı istemiyorsunuz. Gazdan petrolden eyt den emekli memur zammından savunma sanayii ürünlerinden gibi vs vs..

  5. Troller’in sayıları kef için 800, 000., 1 miliyona çıkarılmadı?

    Sn. Koru’nun sitesindeki troller’ın sayıları sizi şaşırtmasın.
    Bu aralar iyce sıkıştılar, çünkü yabanci yazarlar dahı sosyal medyada Erdoğanın Yaptıklarını yaziyorlar ve altınada Doğrulari yazmak hakaret değildır. Notunu yazmayide ihmal etmiyorlar.

    Gerçı bu sitenin Trol mudaimleri okumadan başlığa bakarak parlak fikirlerini AKILLARICA bize dayatiyorlar.

    Sayın. Yazar kanunlari yaziyor onlar bunu dahi anlamiyorlar.
    YAZARIN ANAYASA MADDELERINI ANLAMIYAN TROLLER! yazının o kismıni buraya kopiledim ve -görebilmeniz içinde ayrıcada parmak işareti ilede gösterdım BUYURUN OKUYUN
    *******
    “Doğrudur, cumhurbaşkanın seçim tarihini erkene çekme yetkisi var.

    Ancak anayasada var olan ve Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesini imkansız kılan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir👉 (m. 101)!👈
    “TROLLER! ANAYASANIN BU MADDESINE NE DIYECEKSINIZ”👉cümlesini geçersiz kılmanın yolu, yine anayasada (m. 116) yer alan Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” cümlesinde ifadesini buluyor.👈

    • Cumhurbaşkanımızın adaylığının önünde anayasal ve yasal hiçbir engel yok. Bu yorumu yapanlar kendi yorumlarını anayasa ve yasa yerine koyarak, yorumlarını uygun bir sürecin işlemesini bekliyorlar. Fevkalade yanlış bir şey. Çünkü anayasa ve yasa kuralları kişilerin yorumlarıyla, içtihatlarıyla değişmez, değiştirilemez.
      Anayasamızın, cumhurbaşkanının seçimini düzenleyen 101. Maddesi ve parlamentonun seçimini düzenleyen ilgili maddeleri var. Cumhurbaşkanı seçimiyle, parlamento seçimleri yeni sistemde birlikte, aynı günde yapılıyor. Bunların yürürlüğünü düzenleyen de bir madde var. Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin maddenin yürürlük tarihinde; ‘…ilk yapılacak Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçim takviminin ilan edildiği tarihtir’, deniyor. İlk ilan edilen takvim ne? 24 Haziran 2018 seçimleri. Cumhurbaşkanımızın anayasanın bu açık hükmüne göre; girdiği ilk seçim 24 Haziran 2018 seçimidir. 18 Haziran 2023’de yapılacak seçim cumhurbaşkanımızın aday olacağı 2. seçimdir. Burada yoruma hacet yok, ihtiyaç yok. Bir kapalı, müphem durum da söz konusu değil.

      • İkincisi; cumhurbaşkanını önceden halk seçiyordu. Şimdi de halk seçiyor ama önceki cumhurbaşkanı, sembolik cumhurbaşkanı, yürütmenin sorumsuz kanadı. Şimdiki cumhurbaşkanı; yürütme yetkisi kendisinde olan, yürütme organı cumhurbaşkanıdır. İkisi arasında çok büyük fark var. Statüsü değişmiş. Bir de eskiden cumhurbaşkanı seçilenin partisiyle ilişiği kesilirdi. Şimdi partisiyle ilişiği kesilmiyor. Bu ne demek? Biz partili bir cumhurbaşkanı seçiyoruz. Bu da yeni bir statü. Yeni bir hak. Aday gösterme usulü değiştirildi. 100 bin seçmende aday gösterebiliyor. Yüzde 5 olan toplam partiler tek başına toplu aday gösterebiliyor.
        Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin, Sayın Abdullah Gül’ün 7 yıllık görev süresi konusunda, yapılan 5 +5 değişikliği sonrasında verdiği iptal kararında söylediği pek çok şeyden biri de şu; ‘siyasi haklarda geleceğe dönük yapılan olumlu değişikliklerden vatandaşların yararlanması engellenemez’. İki defa seçilme hakkı vermişsiniz. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi; ‘bu hak geçmişte kullanıldı, biz bir defa bundan mahsup edelim’ diyemezsiniz, dedi. Ayrıca, eğer Meclis bu yönde bir irade koysaydı, Anayasaya öyle bir istisna koyardı. Yasa koyucu, böyle bir istisna koymamış. Yürütme organı adaylığı yeni bir haktır ve bu hakkı siz anayasada hüküm olmadığı durumda, yorumla, içtihatla alamazsınız. Anayasa Mahkemesi’nin de içtihadı ortada.
        Parlamento tartışmaları 2028’de gündeme gelebilir. 2028 seçimleri geldiği zaman, parlamento seçim kararı alırsa, cumhurbaşkanımız 3. kez aday olabilir. Anayasa 3. kez adaylığın da önünü açık tutuyor. Onlar 2’nci kez çok görüyorlar ama bizim anayasamız 3’üncü kez aday olma ihtimalini açık tutuyor. Onlar şimdi, olmayan bir anayasa hükmünü varmış gibi göstererek, olmayan engeli varmış gibi göstererek, yorumla cumhurbaşkanımızın önünü kesmeye çalışıyorlar.

        • Anlamazlar, dinlemezler, görmezler zira asıl trolluk yapan kendileridir bu hukuk bilmezlerin

  6. Fehmi bey, üç yıldır erken seçim olacak diye yazıyorsunuz.Seçimlerin iki ay öne alınmasıyla üç yıldır devamlı yazdığınız ve yanıldığınız erken seçim aynı şeymi? İddiayla yazıyorum.Seçim 6 nisandan sonra olacak.Seçim kararını Tayyip bey alacak.Adayda Tayyip bey olacak.Bir iddianız var.Tayyip bey aday olamaz.Bunu sanki herkes kabul ediyormuş gibi yazıyorsunuz.Bunu Akparti kabul etmiyor ki.2017 de çıkarılan bir yasa nasıl 2014 için geçerli olabilir? 2017 de çıkan yasada tarif edilen başkanlıkla 2014 yılındaki aynı değil ki.2014 te yetkili merci başbakan.2017 yasasında Cumhurbaşkanı tek yetkili.YSK yasayı geriye yürüyemez.

  7. Ülkemiz başkanlık sistemine geçeli yıllar oluyor ama bazıları hala yenilen pehlivan güreşe doymazmış misali zırlayıp duruyor;
    seçimler geldi çattı, erken/baskın seçim muappeti yapanı mı ararsın;
    adam yine kazandı, acaba aday mıydı değil miydi diye senaryolar yazanı mı istersin;
    insan bazen gerçekten bunlara hayret ediyor:)
    Yirmi yıldır nato mermer sunta kafa, sonuç hep aynı…
    Erken seçimler eski türkiyede kaldı, ölüsevici arkadaşlar bilir;
    başkan hayattaysa seçimler vaktinde yapılır, değilse başkan yardımcısı kalan süreyi tamamlar:)
    Erken seçim isteyen bir başkan ya da tbmm;
    biz artık yorulduk, emekli olmak istiyoruz demiş sayılır; o yüzden kimse buna cesaret edemez!
    Mevcu devletbaşkanı ikinci dönem için en baştan beri doğal adaydır;
    eğer ikinci döneminde meclisin ezici çoğunluğu muhalefete geçerse ancak o zaman erken/tekrar seçim olabilir ki bu ihtimal de sıfırdır:)
    İkinci döneminde devletbaşkanı meclisi feshedip erken seçime giderse, kendisi de üçüncü kere aday olamaz, hepsi bu.
    Bence 2 dönem yerine 3 dönem aday olabilmesi daha iyi olurdu ama neyse…

  8. şu siyasetin rezilligine bakın ikisi de siyasetçi
    biri tek arama yapmadım diyor diğeri 40 kere tel araması var diyor.
    Kim yalan söylüyor.Bu yalanı atandan ulkeye hayır gelir mi.Birinden biri yalancı ve derhal istifa etmeli eğer zerre kadar haysiyet var ise,

  9. ADAY BELLİ MİHRİ BELLİ:)

    Sayın yazarı mı kıracak akparti, aday olarak Abdullah Gül’ü gösterirler olur biter. Yine de bir sorun var. Sayın yazar masa6 na da abdullah gülü aday olarak öneriyor. İster misiniz ikisi de ayrı ayrı gülü aday olarak açıklasınlar. O zaman masraf yapıp seçime de gerek kalmamalı. Çıkıp oturmalı beştepeye. İnsan dostların vefasına gerçekten hayret ediyor.

  10. Hayal içinde akıp geçti ömrü derbederim
    Bakıp bakıp da o maziye şimdi ah ederim
    Ne bir emel ne ümit var hayat bu muydu derim
    Bakıp bakıp da o maziye şimdi ah ederim

  11. Anayasanın yeniden seçilme hükmünü düzenleyen maddesi anayasanın yayınlandığı tarihten sonraki seçimler içindir. Anayasa metninin sonuna bakarsanız maddelerin geçerlilik tarihini gösteren bir tablo var.

  12. Allah aşkına seçimi geçimi boşverin, ihracatımız dolu dizgin giderken seçim yapmanın alemi mi var !
    Geçen sene yapılan 245 milyar dolarlık ihracatla cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık , evelallah dünyanın da ilk 10 ekonomisinin içine girmeye doğru koşuyoruz!
    Oleeeyyy.. yaşasın !
    ( Arkadaşlar kimse duymasın , lütfen aramızda kalsın, zira bu bir devlet sırrıdır!
    Ithalat da tam 354 milyar dolarla ve tabii 110 milyar dolarlık
    dış ticaret açığıyla
    cumhuriyet tarihinde rekor kırılmış!
    Aman ha , gözünüzü seveyim
    , ağzınıza mukayyet olun , başımız derde girmesin yani ! )

    • Trollere bir şey demem, ekmek parası yazsınlar ama sözcü nün köşe taşları da ihracatın karşısına ithalatı koymuşlar. Bunlar birbiri ile çelişen, çatışan şeyler mi. Yılda 50 milyar dolarlık enerji ithal ediyoruz ve bu sene doğalgazın fiyatın sekiz on katına çıkmış. İhracattaki başarıyı niçin gölgelesin. İthalatı ayrıca eleştiremez misiniz. Sözgelimi kılışdaroğlu ithalatı düşürmek için araçlardaki ve telefondaki özel tüketim vergisini düşürecek. Böyle yaratıcı şeylerle gelin halka.

    • Mucib bey, 20 yıl öncesine göre ihracatın ithalatı karşılama oranı neymiş onu da yazar mısınız?

  13. HESAP
    1–Muhalefetin hesabı:
    Muhalefetin seçimlerin 6 Nisan 2023 tarihinden önce yapılmasına onay vermesi için, şu andaki kafalarındaki kendilerinin alacağı oy ile;
    –İttifaklara imkan veren önceki seçim kanunu ile çıkarmayı hesap ettikleri milletvekili sayısı ile,
    – 6 Nisan 2022 tarihinde yürürlüğe giren, ancak Anayasadaki hüküm nedeniyle bir yıl sonra yani
    6 Nisan 2023 tarihinden itibaren uygulanabilecek, seçim barajını %7ye düşüren seçim yasasına göre muhalefetin çıkarabileceğini hesap ettikleri milletvekili sayısı.
    Ve herhangi bir durumda seçimlerin öne alınmasına onay verirler ise kamuoyuna bunu gerekçe olarak deklare edecekler.
    2–İktidarın hesabı:
    En hukuk dışı olanı yapacak.
    Yani en hukuksuz olan neyse onu yapacak.
    Buradan en hukuk dışı ihtimalin “Cumhurbaşkanı tarafından meclisin feshi ve Anayasanın açık 101 maddesine göstere- göstere muhalefet edilerek Erdoğan’ın 3. kez aday olması” olduğunu yazmıştım.
    Muhalefet ” 3. kez adaylığın Anayasal olması için, gel biz de destek olalım,meclis kararı ile seçimi öne alalım”
    dese dahi, bunu da kabul etmeyip iktidar açıkça hukuk dışı davranacak.

  14. Nasıl bir ülke bu bir seçim yapılacak hukukcuların yarısı Erdoğan seçilebilir yarısı seçilemez diyor. Allahım sen bize akıl fikir ver .Bir diğeri seçim yapılacak hala aday yok.
    Bu ülkeye nasıl anayasa yaparsan yap demekki olmuyor herkes kafasına göre istediği gibi yorumluyor.Yazık

    • Ahmet bey “hukukcuların yarısı seçilebilir yarısı seçilemez” filan demiyor, onlara soran da yok, seçmen iradesi de kimsenin tekelinde değildir! Halen tek cb adayımız var,
      muhalefetin adayının kim olacağının hiçbir önemi olmadığı için başvuruların son günü yine “gel bakalım buraya bilmem kim!” deyip çıkarırlar birini daha olur biter, aman yıpranmasın:))))

  15. Gündemimiz siyasi gelişmelerle o kadar dolu ki hayatı güzelleştiren ve zenginleştiren şeyleri kaçırıyoruz. Tek bir noktaya odaklanmak ise bizi her alanda daha gerilere itiyor. Gündemimizde çeşitliliği yakalayamazsak korkarız ki dünyaya at gözlüğüyle bakar hale geleceğiz.
    İnsanların ve toplumların zekâ seviyelerini belirten IQ puanı sıralamasında 2015 yılında 90 puanla 48. sırada olan ülkemiz yeni yapılan araştırmaya göre 86,8 puanla 76. sırada yer almış. Bu puan, kabul edilebilir zekâ seviyesinin bile altında kalıyor.

  16. Bir toplantı!.. (yapmaya bile gerek görmeyebilirler), şok kararlar!..
    -parlementer sistemee!..
    -aday olarak kardeşim!…
    -dostum esadd!…
    kankam..
    Neden olmasın?
    olmaması için bir sebep var mı???
    Not:şahsen ben bu kararı verecek makamda olsam!
    tek şartım şu olurdu:
    “2023 seçiminde ben seçime aday olarak sorunsuz amasız katılırsam!🤗.”

    • Bir siyasetçi nin aday olamaması! kadar abes bişey olamaz!
      (birtakım ayarlamalar kayırmalar ayrımcılıklar menfii durumlar bahane edilerek sakıncalı bulanlar olabilir)
      Ben şahsen korkmam böyle şeyden. çünkü olay tamda öyle değil!
      Alternatif e bakar seçmen önce!!!
      Benim tercihim ise şöyle dir hep:
      “Kılıçdaroğlunun tek başına sarayda oturup,
      -ben lütfettim %10’da benden!-“
      demesini içime sindiremem arkadaş!!!
      Bir tek bu gerekçe yeter bana😡.
      isteemeyooommmm!!!!

  17. bu dediğine kendin inanıyor musun acaba da sabah sabah bize zaman kaybettiriyorsun, erdoğan seçimi kazandı senin haberin yok, yazın yazabildiğiniz kadar, atış serbest,

  18. Sosyal medyada konuşan insanlar olaylardan etkilenen insanlar olduğu ve insanların da her şeyden etkilenebileceği varsayımıyla pek kimseyle tartışmam, kimseyle de konuşmam. Ama siyasi kimliği olan insanlar öyle trollükler yapıyorlar ki şartlandığım halde beni bile tahrik ediyorlar.

    Bir gün Kocaeli akparti il yönetim kurulu üyesi olduğu biosunda yazılı bir siyasetçi ağır küfürler savuruyor ben de ona sen siyasetçi değilsin, senin yaptığın siyaset değil sen düpe düz trollük yapıyorsun dedim, bana da küfretti o terör yaftasıyla. “Size de aynısından” notuyla küfür yazılı foto etiketi yapıştırıp gitti. Bana mı diyorsun bunu deyip henüz gün yüzü görmemiş sağlam mı sağlam küfrünü iade ettim tabi. Bana ne dese iyi, “sen vatan sever olsan susarsın, mümin olsan sabreder gene susarsın” diyor. Ona söylediğimi buraya yazmayım ama imkan olsa da Erdoğan’ın bizzat yüzüne söyleme imkanım olsaydı sus işareti eşliğinde gülmekten başka bir tepki veremezdi herhalde.

    Ben o diyalogtan şunu anladım, akp örgütü de her şeyin farkında ve bu farkındalık ile de anayasayı ihlal etmeyi tereddütsüz tercih edeceklerdir diyorum.

Comments are closed.